Yükleniyor...

Inovasyonda siçrama yapmaliyiz

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefine atıfta bulunarak, "Eğer biz ilk 10’a gireceksek, küresel rekabette de yüzde 45’lerden mutlaka yüzde 10’lara doğru yükselmemiz, inovasyonda en azından yüzde 20’lere doğru yeni bir sıçrama yapmamız lazım. Aksi takdirde tekerlek patinaj yapmaya başlar ve kendimizi tekrar etmeye başlarız" dedi.

Davutoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ekonomi Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen "Türkiye İnovasyon Haftası 2014 İstanbul’da" yaptığı konuşmada, 2002’de AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye’nin ihraç mallarının büyük çoğunluğunun düşük ve orta düşük teknolojilere dayandığını dile getirdi.

Ortaokul, lise döneminde "Konya buğday ambarı", "Ege incir, tütün pazarı" denildiğine değinen Davutoğlu, belli kalemlerde, daha çok emek yoğun sektörlerde ihracat yapıldığını anlattı.

Davutoğlu, 60’lı yıllarda ithal ikamesine dayalı ekonominin, Türkiye’de iç pazara dönük ve rekabete kapalı üretimi teşvik ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rahmetli Turgut Özal ile başlayan dünya ekonomilerine açılma döneminde rekabet ister istemez gündemin birinci maddesi oldu. Zorlu süreçlerden sonra Gümrük Birliği’ne girdikten sonra daha çetin rekabet şartları oluştu. Tabiri caizse zorluk arttıkça ihracatçılarımızın ve sanayicilerimizin vizyoner bakışında da büyük bir atılım gerçekleşti. 2002’den bugüne baktığımızda artık düşük teknolojiye dayalı ürünlerin ihracatımızdaki payı gittikçe düşüyor. Toplam imalat sanayinin ihracatımızdaki payı yüzde 92,6, yüksek teknoloji yüzde 3,7, orta yüksek teknoloji ise yüzde 31,9. Yani yüksek ve orta yüksek teknoloji şu anda yüzde 35 civarına geldi. Bizim hedefimiz 2018 sonuna kadar bunu yüzde 40’a çıkarmak, ama mutlaka 2023’e geldiğimizde yüksek teknolojiye dayalı ürünlerin ihracatımızdaki payını yüzde 15’e çıkarmak. Aksi takdirde dünyada rekabet edebilecek imkanı bulamayız."

"Hükümet olarak üzerimize düşen her türlü gayreti göstermeye hazırız"

Türkiye’nin Gayri Safi Milli Hasıla’da (GSMH) dünya 17’ncisi, küresel rekabette 45’inci olduğunu kaydeden Davutoğlu, "İnovasyonda ise 54’üncüyüz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Eğer biz ilk 10’a gireceksek, küresel rekabette de yüzde 45’lerden mutlaka yüzde 10’lara doğru yükselmemiz, inovasyonda en azından yüzde 20’lere doğru yeni bir sıçrama yapmamız lazım. Aksi takdirde tekerlek patinaj yapmaya başlar ve kendimizi tekrar etmeye başlarız" dedi.

Davutoğlu, ihracatın 36 milyar dolardan 160 milyar dolara çıkmasının, varolan paradigma içinde sağlanan bir gelişme olduğuna işaret ederek, ihracatın 500 milyar dolara çıkması için paradigmatik bir sıçrama yapılması gerektiğini, bunun oluşacağı yerin de katma değerin artırılacağı yüksek düzeyli teknolojinin uygulanabileceği Ar-Ge, inovasyon, yeni buluş, uygulamalı yenilik alanları olduğunu söyledi. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye İnovasyon Haftası’nın gelenekselleşmesinin, yıllık bir muhasebe yapma olanağı sağlayacağını vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti:

"Artık Türkiye, kalıplarını aşan ve kalıpları içinde tutulamayacak ölçekte dinamik bir nüfusa sahip bir ülkedir. Bu dinamik nüfusu, insan gücünü, insan odaklı ekonomiyi, bilgi, teknoloji odaklı ekonomiyle birleştirmemiz lazım. Bu çerçevede hükümet olarak üzerimize düşen her türlü gayreti göstermeye hazırız, ama bu ortak bir seferberlikle başarıya ulaşacak bir hedeftir. Üniversitelerimiz, bilim adamlarımız, tasavvur gücü yüksek temel bilim kabiliyeti ve birikimi yüksek yeni bir nesil yetiştirmek durumunda, iş dünyamız, bu tasavvurları, tezleri, Ar-Ge’lerde teknolojiye dönüştürebilecek kabiliyete ve imkanlara sahip olmak durumunda, onların biriktirdiği bu imkanlarla birlikte hükümetimiz, devletimiz de bu imkanlara dayalı olarak vereceği teşvikle uygulayacağı dinamik politikalarla ticarileşme ve rekabet dünyasına şirketlerimizi açacak bütün imkanları hazırlamak durumunda. Topyekün bir seferberliğe herkesi davet ediyorum. Ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşması için yeni bir inovasyon seferberliği, uygulamalı buluş, uygulamalı yenilik seferberliği yapmamız gerekiyor."

Davutoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ekonomi Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen "Türkiye İnovasyon Haftası 2014 İstanbul’da" yaptığı konuşmada, özgür ve yenilikçi düşüncenin platformu olarak ifade ettiği haftaya katılanları ve salonu dolduran öğrencileri selamlayarak, bu haftayı gelenekselleştiren TİM ve Ekonomi Bakanlığı’na teşekkür etti.

İnovasyonun her şeyden önce düşünce yöntemi ve bir tür hayat tarzı olduğunu belirten Davutoğlu, "Hepinizi inovasyona davet ediyorum. İnovasyon güzel bir kelime, İngilizce olarak kullanıldığında da karşılığı olan bir kelime. Ama bu kelimenin güzel Türkçemizdeki karşılığını inove etmemiz lazım. Yani bir Türkçe karşılığı bulunarak, bu Türkçe karşılıkla anmamız lazım. Mesela Ar-Ge gibi. ’Uygulamalı yenilik’ ya da ’uygulamalı buluş’ şeklinde Türkçemizde de karşılığını bulmak ve onu kullanmak lazım" diye konuştu.

Davutoğlu, bilim adamı olarak siyasi hayata geçtiğinde, teoriden pratiğe geçişin bütün zorluklarını, çetrefilli aşamalarını bizzat gözleyerek yaşadığında, bu düşünce yönteminin ana safhalarını da anlama imkanı bulduğunu dile getirerek, uygulamalı buluş ve yenilik alanında beş aşama olduğunu, bunların her birinin hem eğitim hem düşünce dünyası hem iş dünyası hem de devlet karar mekanizması açısından önem taşıdığını anlattı.

Birinci kısmın tasavvur ya da hayal, ikincinin fikir ya da tez, üçüncünün uygulama ya da teknoloji, dördüncünün ticarileşme ya da pazarda karşılık bulma, beşincisinin de rekabet aşaması olduğunu vurgulayan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün bu aşamaları hakkıyla geçmemiş hiçbir yeni düşünce inovasyon alanında gerçek bir yenilik ortaya koyamaz. Bütün bunlar yerleşik ve statüko oluşturmuş bir düşünce biçiminin ya da bilim anlayışının değişimiyle irtibatlıdır. Devlet olarak, iş dünyası olarak ve iş eğitim alanında neler yapabileceğimizi ele alırsak, şu önemli hususları beyan etmekte fayda var. Birinci aşama tasavvur ve hayal etme aşamasıdır. Eğitimi sadece bir malumat yığını olarak gören bir zihin için ya da bir bilginin aktarım alanı olarak gören birisi için inovasyon orada bitmiştir. Çünkü var olan bir bilgiyi, üretilmiş bir bilgiyi aktarır. Yeni bir bilgiyi üretebilmek için önce düşünce yöntemi itibarıyla mutlaka temel bilimlere ve kurgusal bir zihne sahip olmak lazım. Devlet olarak bizim doğrudan takip etmemiz, özellikle akademisyenlerimizin ve genç bilim adaylarının üzerindeki durması gereken husus, bütün bu düşüncenin zeminini oluşturacak olan temel bilim alanlarında yetkin, özgün ve yeniliğe açık bir bilimsel bir birikim oluşturmaktır."

"Bilginin tasarımla yeni bir paradigmaya dönüşmesi gerekir"

YÖK Başkan ile görüşmesini anımsatan Davutoğlu, ilk olarak temel bilimlerdeki durumu sorduğunu söyledi. Temel bilimlerde, yani matematik, fizik, kimya biyoloji ve diğerlerinde gelişmemiş bir ülkenin teknolojide yenilikçi olamayacağını vurgulayan Davutoğlu, "Teknoloji aktarabilir ama yeni teknoloji geliştiremez. Üniversitelerimize çağrıda bulunuyorum. İnovasyonda eğer gerçek bir sıçrama yapacaksak, mutlaka temel bilim alanlarında ciddi bir yenilenme ihtiyacımız var. Maalesef üniversitelerimizde temel bilim alanları hala istediğimiz düzeyde değil. Uluslararası akademik katkı anlamında da temel bilimlerde, yeterli, özgün katkı yapabiliyor durumda değiliz. Buna bağlı olarak genç beyinlerin, bilim adamlarının o bilgilerden bir inovatif düşünceye geçiş için mutlaka tasavvur etme, tasarım geliştirme kabiliyetine sahip olması lazım" diye konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, akademisyenlik döneminde başarılı bir doçentin tez sınavında geçemeyince kendisine "Bilgi yetmiyor mu?" diye sorduğunu, ona "Bilginin olması yetmiyor. Bilginin mutlaka bir tasarımla bir tasavvurla yeni bir paradigmaya dönüşmesi gerektiğini, bilgilerinin kuru bir malumat mahiyetinde" olduğunu söylediğini anlattı.

Genellikle temel bilimlerde matematik ve fizik gibi alanların gerekli, bu alanların temel olarak inovasyona açık bir zemin oluşturulduğu düşüncesinin doğru olduğunu ifade eden Davutoğlu, "O olmadan olmaz ama bunun ötesinde sosyal bilimlerle veya edebiyatla matematiği bu anlamda ayırmak mümkün değil. Çok iyi kurgu kuramayan bir zihin yeni bir tez üretemez. Bilgi odaklı ekonomi dediğinizde işte inovasyon alanına girmiş oluyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.

İş adamlarına çağrı 

Başbakan Davutoğlu, iş adamlarından sadece teknoparklara değil, üniversitelerin temel bilim alanlarına da katkıda bulunmalarını isterken, şöyle devam etti:

"Üniversitelerimizin temel bilim alanlarına katkıda bulunun, burslar verin. O temel bilim alanlarında laboratuvar gelişimine özellikle katkıda bulunun çünkü bunun olmaması halinde üniversitelerimiz veya öğrencilerimiz için eğitim demek, sadece pratik meslek sahibi olacakları alan demek. Onun için birinci aşamada, yani tasavvur ve tez üretme, yeni fikir üretme aşamasında eğitim sistemimizi gözden geçirmeye ihtiyacımız var. Bu, bizim sorumluluğumuz. Hükümet olarak, yükseköğretim kurumu olarak, eğitim olarak ama aynı zamanda iş dünyamızın da buna gerekli katkıda bulunabilmesi lazım. Bu tasavvurdan fikre geçişle birlikte yeni bir fikir, yeni bir tez, yeni bir buluş ortaya çıktığında, bu buluş marjinal bir düşünce olmaktan çıkıp, bir gerçek keşif haline dönüşecekse burada uygulama aşaması geliyor. Yani Ar-Ge aşaması, teknoloji aşaması. O tezi mutlaka teknolojiye dönüştürecek o yeni düşünceyi teknolojiye aktaracak araçlara sahip olmamız lazım. Bu da Ar-Ge merkezleriyle olur."

Gerek 62. Hükümet Programı’nda gerekse sektörel programlarını ilan ettiğinde yaptığı konuşmayı hatırlatan Davutoğlu, Türkiye’nin Ar-Ge katkısını artıracak, Ar-Ge’yi ekonominin temel dinamiklerinden biri haline getirecek yeni bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, üretilen teknolojiye geçilmesi gerektiğine işaret ederek, teknoloji üretimine geçilmesi içinde o tasavvuru fikre, fikri uygulayama dönüştürecek zincirin kurulması gerektiğini anlattı.

"Hedefimiz en kısa zamanda yüzde 3’e ulaşmak"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 2002 yılında Türkiye’de 2 teknopark bulunduğunu kaydederek, konuşmasında şunları aktardı:

"Şu anda 41’i aktif 59 teknoparkımız var. 2002’de sadece 3,3 milyar lira Ar-Ge yatırımı vardı, şimdi 13 milyar lira. Yeter mi? Yetmez. Oran itibarıyla yüzde 0,55’ti biz geldiğimizde, şimdi 0,95. Hedefimiz en kısa zamanda yüzde 3’e ulaşmak. Gayri Safi Milli Hasıla’nın (GSMH) yüzde 3’ünü aşmayan ülkelerin ciddi teknoloji üretemediklerini de görüyoruz. 2002’de Ar-Ge’lerde çalışan toplam bilim adamımızın, uzmanımızın sayısı 29 bindi, şu anda 105 binde. Ancak bunlar yeterli değil. Daha ileri aşamaya geçmek için sektörel dönüşüm programlarında ilan ettiğimiz, Ar-Ge odaklı çalışmalara teşvik vermeye devam edeceğiz. Ar-Ge’ye dayanan her türlü faaliyeti de projeyi de en öncelikle teşvik alanları içerisinde gözeteceğiz. Uygulamada Ar-Ge’de bir başarı sağlandığında hemen sonrasında ticarileşme geliyor. En iyi teknolojik buluş bile insanların günlük hayatını değiştiren pratik bir alana dönüştürülememesi durumunda iyi bir teknoloji projeksiyonu ama uygulanamayan bir alan haline dönüşür."

Üniversite sanayi işbirliğiyle ticarileşmenin önünün açılması gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, hükümet olarak Ar-Ge’deki projelerin ticari alana aktarılması için özellikle reel sektördeki dönüşüm programları çerçevesinde atılacak adımların her zaman yanında olacaklarını ifade ederek, "Ticarileşme, sosyalleşme günlük hayata girişle bir inovasyonun cep telefonunda ne kadar büyük yeniliklerle ilk çıktığı anda bu ana kadar her bir yenilik aslında insanların günlük hayatını değiştirdi" diye konuştu.

"Teknoloje intibakta olağanüstü kabiliyetli ve istekliyiz" 

Başbakan Davutoğlu, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde çalışma arkadaşlarına "Acaba cep telefonu yokken diplomasi nasıl yapılır?" diye sorduğunu aktararak, şunları anlattı:

"Bir krizin çözümü için bazen bir günde 20 dışişleri bakanıyla görüştüğümü hatırlıyorum. 20 dışişleri bakanıyla cep telefonuyla... Eğer olmamış olsaydı diplomasi muhtemelen bu 20 görüşmeyi 5-6 günde yapmak durumunda kalırdım ve muhtemelen de o kriz o 6 günde büyür ve çözülemez hale gelirdi ya da yeni bir kriz başlardı. Teknolojinin, o güzel düşüncenin insanların normal hayatındaki ritmi de değiştirebilmesi, çabuk ticarileşebilmesi, çabuk kullanılabilir ve insan hayatını değiştirebilir nitelikte olması lazım. Bu çerçevede de Türkiye’de de aslında yeni fikir ve inovasyonu ticarileştirme konusunda, patent, markalaşma hususunda birtakım zorluklar var. Bunu istediğimiz ölçüde başaramıyoruz, burada ciddi bir sıçrama yapmamız lazım. Ama teknoloji kullanımında ve teknolojiye intibakta olağanüstü kabiliyetli ve istekliyiz. Çok kısa sürede teknolojiye intibak ediyoruz. O sebeple de dışarıda üretilen bir teknolojinin ticarileşmesi sebebiyle içeride hemen yaygın alan buluyor. Bu sebeple de bizim ithalatımızda yüksek teknoloji ürünlerin payı ihracatımızdaki paydan çok yüksek. Yüksek teknoloji ürünlerin bizim ithalatımızdaki payı yüzde 14,4, ihracatımızdaki payı ise sadece yüzde 3,7. Bu, şunu gösteriyor; biz teknoloji alıyoruz, hayatımıza intibak ettiriyoruz ama aynı hızda teknoloji üretip başkalarının hayatlarına girebilecek etkinliğe sahip değiliz. Yüksek teknoloji ürünlerin ithalatımızdaki payının, ihracatımızdaki payının neredeyse 5 misli olduğu bir durumda siz, inovasyon ülkesi haline dönüşememişsiniz demektir."

"Katma değeri yüksek alana geçmemiz icap ediyor"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, ticarileşme, markalaşma, patent hakları, fikri mülkiyet hakları da dahil olmak üzere yeni paradigmatik bir değişim yaşamak gerektiğine ve üretilen yeni fikirlerin teknolojiye aktarılıp uygulanması ve ticarileşmesi sonrası aşamanın rekabet olduğuna değinirken, ürününün dünyada rekabet edebilir niteliğe dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi. 

Davutoğlu, Türkiye’nin 500 milyar dolarlık rekabet hedefine ulaşabilmesinin içerideki üretimin teknolojik katma değerinin artırılmasıyla mümkün olacağını belirterek, "Türkiye’de 1 kilogram ihracatın karşılığı 1,5 dolar, Almanya’da, Avrupa’da 3,5-4 dolar. Şimdi bizim katkısı, katma değeri yüksek alana geçmemiz icap ediyor" dedi.

Plaket takdimi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye İnovasyon Haftası 2014 İstanbul" kapsamında düzenlenen ödül töreninde Ar-Ge, tasarım, marka ve girişim liderlerine plaket takdim etti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından, Ekonomi Bakanlığı desteğiyle ve Arçelik, Sabancı Holding, Türk Ekonomi Bankası (TEB) ve Türk Hava Yolları (THY) stratejik ortaklığıyla bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Türkiye İnovasyon Haftası 2014 İstanbul"un ikinci gününde, Ar-Ge, tasarım, marka ve girişim liderleri ödüllerini Davutoğlu’nun elinden aldı.

Arçelik AŞ Genel Müdürü Levent Çakıroğlu’na "Arge Liderliği" ve "Teknoloji Geliştirmede Liderlik" alanlarında 2 ayrı ödülün verildiği törende, "Müşteri Odaklı Hizmet İnovasyonu Ödülü"ne Brisa Bridgestone Genel Müdürü Hakan Bayman layık görüldü.

"En Yenilikçi KOBİ ve Girişim Bankacılığı" ödülünü TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici kazanırken, "Uluslararası Alanda En Başarılı Şirket" ödülü THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu aldı.

Törende, Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk’a "Marka Geliştirmede Liderlik", Aselsan Yönetim Kurulu Üyesi Celalettin Döver’e "Tasarım Geliştirmede Liderlik", Mimar Sinan Üniversitesi Rektörü Prof. Yalçın Karayağız’a "En Fazla Tasarıma Katkı" ve İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca’ya da "En Fazla Ar-Ge’ye Katkı" ödülü verildi.

Ayrıca, "Yılın En İnovatif Girişimi" ödülü Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan’a takdim edilirken, Aslanoba Capital Başkanı Hasan Aslanoba "Yılın En Aktif Melek Girişim Sermayecisi", Mehmet Erdem İnci "En İnovatif Ar-Ge Projesi" ve Seher Süleymanoğlu da "En İnovatif Tasarım Projesi" alanında ödüllendirildi.

Davutoğlu, ödül töreninin ardından stantları gezerek girişimcilerle sohbet etti.

Ekonomi Bakanlığı’nın yenilenen web portalı hizmette

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanlığı’nın yenilenen web portalı "www.ekonomi.gov.tr"yi hizmete açtı.

Ekonomi Bakanlığı’nın yenilenen web portalı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından, Ekonomi Bakanlığı desteğiyle ve Arçelik, Sabancı Holding, Türk Ekonomi Bankası (TEB) ve Türk Hava Yolları (THY) stratejik ortaklığıyla bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Türkiye İnovasyon Haftası 2014 İstanbul"un ikinci gününde Davutoğlu tarafından kullanıma sunuldu.

İçeriği, görselleri ve teknolojik altyapısı yenilenen portalla birlikte bakanlık hizmetlerinin vatandaşlara daha hızlı ve etkin ulaştırılması amaçlanıyor.

Söz konusu portalda bakanlığa ait bilgilerin yanı sıra borsa, döviz kurları ve emtia piyasalarına dair güncel veriler de anlık olarak takip edilebilecek.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.