Iradesi olanla tuzluk olan ortaya çikti
Başbakan Erdoğan, AK Parti’nin Kütahya Zafer Meydanı’ndaki mitinginde Kütahya’nın "aziz milletin gurur şehri" olduğunu belirtti.
"Osmanlı şehri" diye nitelendirdiği kentin Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna şahitlik ettiğini bildiren Başbakan Erdoğan, "Aynı zamanda İstiklal Savaşımızın, büyük zaferin şehri. Kütahya emek, kadim bir tarih ve medeniyet şehri, Kütahya alimlerin, şairlerin, devlet adamlarının şehri. Bir kez daha bu şehirde bulunmanın, bu havayı teneffüs etmenin, şu coşkuyu sizlerle yaşamanın gururunu duyuyorum" diye konuştu.
Eski başbakanlardan merhum Adnan Menderes’in 1946 seçimlerinde hem Aydın’dan hem Kütahya’dan milletvekili adayı olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Sandıkta kazananlar kağıt üzerinde kaybediyorlardı. Merhum Adnan Menderes, Berin Hanım’a telefon ediyor, ’Seçimi kaybettik, Aydın’a geri dönüyoruz’ diyor. Berin Hanım ise şu cevabı veriyor, ’Hayır dönmüyoruz. Seçimi Kütahya’da kazandın, hayırlı olsun’ diyor. Maalesef 27 Mayıs 1960’da o meşum darbe yapıldığında Menderes yine Kütahya’daydı. Burada derdest edildi. Bu acı tecrübeye rağmen Kütahya umudunu, mücadele azmini yitirmedi, her zaman demokrasinin, milli iradenin yanında oldu. Kütahya, 3 Kasım seçimlerinden itibaren AK Parti’yi destekledi, AK Parti’ye her zaman rekor düzeyde oy verdi. Bizler de var gücümüzle sizler için hizmet, eser ürettik."
"Bizler de vefayı çok iyi biliriz"
Alandakilere, Kütahya’nın en büyük mahallesinin adını soran Başbakan Erdoğan, "Vefa Mahallesi. Kütahya, vefa nedir çok iyi bilir, bizler de vefayı çok iyi biliriz. Siz demokrasinin, milli iradenin arkasında durdunuz, bize yetki, görev verdiniz bizler de sizlere hizmet etmenin, size hizmetkar olmanın o emsalsiz gururunu yaşadık ve yaşıyoruz" dedi.
"30 Mart’ta sadece belediye başkanlarını seçmekle kalmayacak, demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkacağız" diyen Erdoğan, alandakilere "Var mıyız buna" diye sordu. "Evet" yanıtını alan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"30 Mart’ta yeni bir istiklal mücadelesinin zaferine hep birlikte ulaşacağız. 30 Mart’ta bu ülkenin millet tarafından idare edildiğini, egemenliğin millete ait olduğunu herkese bir kez daha göstereceğiz. Zira 1950’den beri bu ülkede bir mücadele var. Medya, iş adamları, elitler, seçkinler, çeteler, onlarla birlikte CHP ve statüko partileri ’Bu ülkeyi sadece biz yönetiriz’ diyorlar, ’Biz ne dersek o olacak’ diyorlar, ’Bu ülkede istikameti biz veririz, bu ülkenin rotasını biz çizeriz’ diyorlar. Bunun gerçekleşmediği zamanlarda darbe yaparak başbakan, bakan idam ederek demokrasiyi rafa kaldırarak, ülkeyi kaosa, istikrarsızlığa, anarşiye sürükleyerek demokrasiyi ve milli iradeyi tehdit ediyorlar. Ama biz, çok farklı bir şey söylüyoruz, merhum Menderes ne demişti? ’Yeter söz milletindir’ demişti. Biz AK Parti olarak ne dedik? ’Yeter, söz de karar da milletindir’ dedik. 12 yıl boyunca böyle geldik. 12 yıl boyunca ülkenin idaresinde sizler söz sahibi oldunuz. Birileri girdi mi devreye, girmedi. Siz karar verdiniz, siz bize istikamet verdiniz biz de sizin verdiğiniz istikamette yürüdük."
"Türkiye’de huzuru ve istikrarı bozmak istediler"
Başbakan Erdoğan, üç genel, iki yerel seçim ve iki halk oylamasında halkın huzuruna çıktıklarını belirterek, her seçimde kendilerine güçlü destek verildiğini hatırlattı. Halkın kendilerine ’Durmak yok yola devam’ dediğini ifade eden Erdoğan, "Bizler, Aşık Veysel gibi ’Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece dedik.’ Gideceğiz gündüz gece" ifadelerini kullandı.
Milletin karar vermesinden, milletin yetkili olmasından rahatsız olanların tuzak kurarak milletin iradesini yıkmak ve yıpratmak istediğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Önce Gezi olaylarını çıkardılar. Sokaklara döküldüler cam, çerçeve kırdılar, insanları tehdit ettiler, hakaretler yağdırdılar. Türkiye’de huzuru ve istikrarı bozmak istediler, Türkiye’yi dünyaya olumsuz göstermek, Türkiye ekonomisine darbe vurmak istediler. Orada başarısız olunca bu kez de 17 Aralık darbe girişiminde bulundular. Yine milleti, milli iradeyi hedef aldılar, milletin seçtiği AK Parti’yi, milletin hükümetini hedef aldılar. Paralel yapı, paralel devlet, 17 Aralık, 25 Aralık, ve bunlar bir istismar siyasetiyle bunu yaptılar. Ne yazık ki bunlarda takiye var, bunlarda yalan var, bunlarda nifak var, bunlarda fitne var ve ne yazık ki bunlar bu ülkede kendi inançlı kardeşlerine beddua edecek kadar ileri gittiler. Onların bedduası karşısında biz ne dedik? ’Bedduaya lanet duaya davet’ dedik. Farkımız işte bu."
Erdoğan, kendilerine karşı çok entere bir kampanya sürdürüldüğünü söyledi.
Yozgat’ta dün gerçekleştirilen mitingin bazılarını rahatsız ettiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Uluslararası medyayla yandaşlar... Ve çok enteresan sosyal medya, bu yandaş medya. Yaptıkları şey şu, oradaki o kalabalık o kitle onları rahatsız etmiş. Ne diyorlar biliyor musun? ’Başbakan’ı protesto için bekleyenler’ diyorlar. Yarın Kütahya’yla ilgili de böyle bir haber çıkarsa şaşmayın. Ne yaparlarsa yapsınlar, 30 Mart’ta sandıklarda bunlara gereken vereceğiz. Bunlar milli kurumlarımızı, ekonomiyi, milli birlik ve kardeşlik projemizi hedef aldılar. İşte biz bu oyunu bozduk, dik durduk, eğilmedik, taviz vermedik. Sizin emanetinizi koruduk. Şimdi sıra sizde. 30 Mart’ta sandığa giderek bu statüko partilerine, bu paralel örgütlere, Türkiye düşmanlarının maşası haline gelmiş bu kuklalara cevabı siz vereceksiniz."
"Hanım kardeşlerim kapı kapı dolaşmaya var mısınız? Gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ana kademe kapı kapı dolaşmaya var mıyız" diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sizin de kapılarınıza geldiler mi? Bu ara bazı ablalar kapı kapı dolaşıyormuş. Size de geldiler mi? Ne diyorlar? Onlara ne deyin biliyor musunuz? ’Biz şu anda devletimizin hükümetimizin bize yaptıklarını görüyoruz. Siz görmüyorsanız, bu konuda söyleyeceğimiz hiç bir şey yok. Ama biz şunu biliyoruz. Sadece Kütahya’ya AK Parti iktidarının şu 11 senede yaptığı yatırımın toplam tutarı ne biliyor musunuz? 6 katrilyon. A’dan Z’ye. Eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, enerji, tüm bunlar 6 katrilyon. Bugüne kadar acaba Kütahya’ya bu tür yatırımlar gelmiş miydi? Siz bize bu aklı vermeyi bırakın da eğer kurabiliyorsanız gidin partinizi kurun, meydanlara çıkın.’ Bunlara bunu söyleyin. Hep bir ağızdan milli iradeye saldırı düzenleyen medyaya karşı 30 Mart’ta son manşeti siz atacaksınız. Kardeşlerim sizin manşetinizden daha güçlü manşet yok. En yüksek manşet sizin manşetiniz. 30 Mart’ta unutmayın sadece belediye başkanı seçmeyeceksiniz, paralel örgütün oyuncağı olan CHP’ye, MHP’ye siz ders vereceksiniz.
MHP’ye bakar mısınız? CHP ile kol kola girmiş. Adaylarının uygunsuz görüntülerini yayınlayan, adaylarına şantaj yapan o paralel örgütle kol kola giriyor. CHP’nin genel başkanının o uygunsuz resimlerini yayınladıkları zaman yarım saatte onları kaldırtan bendim. Çünkü bizim kültürümüzde bu yok, bizim değerlerimizde bu yok. CHP’nin şu andaki genel başkan yardımcılarından bir tanesinin aynı şekilde...MHP’nin genel başkan yardımcısı, grup başkan vekili neyse aynı şekilde, biz kaldırttık. Şimdi el ele kol kola dolaşıyorlar."
"AK Parti’ye bastığınız mühürle milletvekili olanlar, gittiler başka yerlerden emir aldılar"
Başbakan Erdoğan, "Sokakları ateşe veren zulüm 1453’te başladı diyen, başörtülü kızımıza saldıran, bira şişeleriyle Türkiye Cumhuriyeti yazan, bayrağımızı ateşe veren bu gezicilere MHP sahip çıkıyor" diyerek, şunları kaydetti:
"Bu CHP, bu MHP iradelerini emanete vermiş durumdalar, kiraya vermiş durumdalar. Paralel örgüt elindeki ses ve görüntü kayıtlarıyla bu CHP ve MHP’yi şu anda teslim almış durumda. CHP ve MHP kendi iradesiyle hareket etmiyor, kendileri politika belirleyemiyor. Paralel örgüt, bunların önüne ne atarsa onunla idare ediyorlar. Paralel örgüt yolsuzluk iftirası atıyor, CHP ve MHP ona sarılıyor. Paralel örgüt, Kabataş’taki çirkin saldırıyı çarpıtıp bunlara veriyor, bu CHP, MHP onunla idare ediyor. Paralel örgüt, Türkiye’yi yurt dışında karalıyor, ülkeye ihanet ediyor, bu CHP, MHP onlara destek veriyor."
Erdoğan, vatandaşların bu oyunu bozacağını, tuzakları alt üst edeceğini, ’Biz milletiz, bu ülkenin sahibi biziz, bu ülkeye istikameti biz çizeriz’ diyeceğini vurguladı.
12 Haziran seçimlerinde Kütahya’nın yüzde 65 oy oranıyla AK Parti’yi destek verdiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ancak sizden yetki alanlar, sizin AK Parti’ye bastığınız mühürle milletvekili olanlar, gittiler başka yerlerden emir aldılar, talimat aldılar, belki de tehdit edildiler, belki de onlar da dinlendi. Belki de onlara şantaj yapıldı, AK Parti’den istifa ettiler. Bunlar sadece AK Parti’ye değil, kendilerine verilen oya, kendilerine oy veren millete, Kütahya’ya da ihanet ettiler.
"İradesi olanla tuzluk olan ortaya çıktı"
İşte ses kayıtlarında çıktı, bunlara ne diyorlar ’tuzluk’. Ses kayıtlarında çıktı ya, ben söylemiyorum. ’Tuzluk’ yani nereye koyarsan orada durur. Bir el gelir, bir yerden alır bir yere koyar. Tuzluk gibi bunların sesi çıkmaz, iradeleri yoktur, talimat alır, emir alır öyle hareket ederler. 17 Aralık darbesi eğer başarıya ulaşsaydı, eğer biz dik durmasaydık bu tuzluklar gidecek yeni bir parti kuracak ya da AK Parti’yi bölecek, Türkiye’yi istedikleri gibi tanzim edeceklerdi. İşte biz buna izin vermedik. Bu süreçte ak ile kara ortaya çıktı."
Başbakan Erdoğan, bu süreçte "iradesi olanla", "tuzluk olanın" ortaya çıktığını belirterek, "Bir zamanlar birileri de ne diyordu biliyor musunuz? ’Taksim Medyanı’na 4 ayaklı eşeği koysam milletvekili seçtiririm’ diyordu. Evet, bu ülkeyi böyle idare ettiler. Ama biz öyle bakmadık, biz ’adam gibi adam arıyoruz’ dedik. Ama biz de yanılmışız. Biz de yanılmışız maalesef. 30 Mart’ta bu tuzluklara emir ve talimat verenlere bunların yol arkadaşı CHP ve MHP’ye de siz cevap vereceksiniz. Kimin gündeminde nelerin olduğuna özellikle dikkat etmenizi sizlerden rica ediyorum. Bu CHP’nin, bu MHP’nin, onlarla birlikte yol yürüyenlerin gündeminde yıkmak var, tahrip etmek var, dedikodu var iftira var. Bizim gündemimizde ise yapmak var, inşa etmek var, imar etmek var. Onların siyaseti esersizlik siyaseti. Bizim siyasetimiz eser siyaseti" diye konuştu.