Yükleniyor...

Karayollari isçilerine kadro müjdesi

 

Davutoğlu, Ankara Spor Salonu’nda, Karayolları İşçileri ile Buluşma Toplantısı’ndaki konuşmasına, alın teriyle evlerine helal rızık götüren ve Türkiye’nin her bir köşesinden gelen emekçileri selamlayarak başladı.

Bugün emekçilerle hem bir bayram kutlaması hem de bir müjdeyi paylaşmak geldiğini vurgulayan Davutoğlu,  "Yarın 1 Mayıs. Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.  İnşallah biraz sonra vereceğim müjdeyle 6 bin 417 karayolları işçisinin kadrosu hayırlı olsun" ifadesini kullandı.

Emekçileri alnından öptüğünü belirten Davutoğlu,  "Allah bu alın terinin hakkını verenlerden eylesin. Bugün 30 Nisan, yarın 1 Mayıs. İnsan onurunun en önemli ayrılmaz parçası emektir. Eşrefi mahlukat olarak yaratılan insanın, diğer varlıklardan ayıran en önemli vasıflardan birisi, emeğin kullanarak dünyayı inşa edebilme kudretidir. Sizler de emeklerinizle ülkenin dört bir yanını birbirine birleştiren karayolları işçilerisiniz. Onurun en büyüğünü yaşıyorsunuz" dedi.

İnsan onurunun bir parçası emeğin hakkını vermenin, devletin asli görevi olduğunun altını çizen Davutoğlu, "Alın terinizin hakkı, alın teriniz kuramadan verilecektir. Bu bizim için kutsal bir destur, temel bir ilkedir. Kadim kültürümüzün temelini teşkil eden iki önemli prensip var. Der ki Resulullah, ’Hiç bir şey alın terinden daha hayırlı değildir’. Emekçiler için, işçiler için ve sonra işverene veya iş verecek olana der ki ’İşçinin hakkının alın terini kuramadan veriniz’. Biz bu kültürle yetiştik. Geleneksel kültürümüzden, inancımızdan gelen bu düsturu, temel ilkeyi harekete geçiriyoruz. Onunla birlikte çağdaş ve sosyal devlet ilkesiyle sendikal hakların gereğini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Bizler bu alanı  bir çatışma ve gerilim alanı değil, birlikte Türkiye’yi ve dünyayı inşa etme alanı olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Dünya’daki emekçilerin, 1 Mayıs Emek Dayanışma Günü’nü de kutlayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"1 Mayıs, bundan sonra 12 Eylül darbesinin yasaklamalarından bir daha etkilenmeyecek ve ebediyete kadar emek günü, dayanışma günü olacaktır. Buradan tüm işçi kardeşlerime, yarın alanlara çıkacak olanlara, yarın emek ve dayanışma günü için Türk-İş gibi Zonguldak’ta meydanlara çıkacak işçilere sesleniyorum: Yarını bir düğün gibi, şölen gibi kutlayalım. Emekçilerin emeğine saygı gösterilen bir aziz gün olarak kutlayalım. Sakın ola ki marjinal grupların, birtakım provokatörlerin oyununa gelmeyelim. Ben bir kez daha, 1 Mayıs 1977’de Taksim’de hayatını kaybeden vatandaşlarımız için buradan taziyelerimi sunuyorum. O kara bir gündü. O zaman ben lise son sınıftaydım ve o gün İstanbul’da nasıl kara bulutun, o güzel kentin üstüne çöktüğünü bugün bile hatırlarım. O gün provokatörler, Türkiye’yi kaosa yöneltmek isteyenler devreye girdiler ve kanlı bir pazarın yaşanmasına sebebiyet verdiler."

Davutoğlu, 38 yıl sonra o vahşete sebebiyet verenleri telin ettiğini, hayatını kaybedenleri rahmetle andığını dile getirdi.

"İlk fırsatta karanfillerle vatandaşlarımızı anacağım"

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Nitekim o kanlı olaylardan sonra, üç yıl içinde vatan evlatları ’sağcı’ ve ’solcu’ diye bölündü. ’Ocu’ ve ’bucu’ diye karşılıklı cepheleşmeler oldu, cepheler kuruldu, çatışmalar, kutuplaşmalar yaşandı. Benim okuduğum lisede, bir bu taraftan, bir diğer taraftan, iki genç insanın, Levent’in ve Kenan’ın ölümlerini halen hatırlarım. Onlar, taşıdıkları ideallerle ülkeyi yeniden inşa edebiliriz diye düşünüyorlardı ama provokatörler, bir nesli neredeyse yok edercesine bu kutuplaşmanın önünü açtılar ve sonra 12 Eylül darbesine giden yollar yavaş yavaş döşendi ve karanlık 12 Eylül darbesi yaşandı bu ülkede.

Şimdi tüm bu tecrübelerden sonra, yarın meydana çıkacak olan işçilerimize, gençlerimize, hangi siyasi düşüncede, hangi kanaatti paylaşıyor olursa olsun bu acı hatıraları da hatırlayarak bir daha ülkenin kutuplaşmalara, gerilimlere sahne olmaması için omuz omuza vermeye davet ediyorum. Gelin o hayatını kaybeden kardeşlerimizle birlikte analım. Gelin o yıllarda ’sağcı solcu’ diye kutuplara ayrılarak hayatlarını kaybeden gençlerimizi bir arada analım, tekrar bir daha bu tür kutuplaşmalara fırsat verecek olan, zemin hazırlayacak olan davranışlardan uzak duralım."

"Taksim’in, yarın, vatandaşları anmak için gelecek olan, sembolik anlamda gelecek olan herkese açık olduğunu" kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi:

"Gelsinler, karanfillerini koysunlar, hürmetlerini göstersinler. İlk fırsatta ben de gidip orada karanfillerle vatandaşlarımızı anacağım inşallah. Hem onları anacağım hem de tekrar tekrar çağrıda bulanacağım. 7 Haziran’a doğru seçime giderken, bu ülkede tekrar kaos çıkarmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Tüm kaybettiğimiz dostlarımızın, emekçilerin, gençlerin hatıralarını analım. Ama bunu yasa dışı gösterilerle bir çatışma ortamında yapmayalım. Değişik siyasi kanaatlere sahip olanlarla omuz omuza verelim ve bir daha kimse bu ülkeyi karanlık, çatışma ortamına götürmeyecek diye haykıralım. Provokasyon yapmak isteyenlere karşı ’inadına barış’ diyelim. Yeni darbe teşebbüslerine gitmek isteyenlere karşı ’inadına özgürlük’ diyelim. Emeğin hakkını korumak için, inadına ’emeğin onuru’ diyelim. Omuz omuza verelim. Bütün işçiler, bütün emekçiler, bütün özgürlük yanlıları, bütün vatandaşlarımız için yarın güzel bir gün olsun, bir bayram günü olsun."

Davutoğlu, Ankara Spor Salonu’nda Karayolları İşçileri ile Buluşma Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 12 yıl içinde Türkiye’nin olağanüstü bir kalkınma sergilediğinin altını çizdi.

2002’de Türkiye’de sadece 727 bin iş yeri olduğunu belirten Davutoğlu, ’’Şimdi 1 milyon 600 bin iş yeri var Türkiye’de. 12 yıl önce sadece 5 milyon işçimiz vardı. Şimdi 13 milyon işçi var Türkiye’de. 8 milyon emekçimize iş imkanı oluşturduk. Ayrıca 2008 yılından, küresel ekonomik krizden bu yana, 6 milyon yeni istihdam alanı açtık. Dünyada mucizevi bir örnektir. 2014 yılında bir milyon 400 bin kardeşimize, vatandaşımıza iş imkanı bulduk" diye konuştu.

"İlk taşeron uygulaması 1936’da başlamıştır"

Taşeron meselesinin AK Parti iktidarlarının çıkardığı bir mesele olmadığına dikkati çeken Davutoğlu, "Biz bunu avucumuzun içinde bulduk. Taşeron meselesini ilk çıkaran 1936 Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıdır. İlk taşeron uygulaması 1936’da başlamıştır" diye konuştu.

"Biz önümüzde bulduğumuz bu devasa problemi çözebilmek için birçok adım attık" diyen Davutoğlu, attıkları adımları şöyle sıraladı:

 "Her şeyden önce alt işveren olarak çalışan bu alandaki işçilerimizin haklarını tanzim ettik. Onlara alt işveren olarak üç yıllık sözleşme şartı getirdik. Ayrıca ücretli izin hakkı sağladık. Toplu iş sözleşmelerinden yararlanma hakkını taşeron işçilerimizi de kapsayacak şekilde genişlettik. Ücretlerin tam ve zamanında ödenmesi şartını getirdik. Kıdem tazminatlarının doğrudan kamu tarafından ödenmesi şartını da getirdik. Geçen sene 2014 Eylül ayında taşeron işçilerle asıl işçiler arasındaki eşitsizlikleri giderdik."

"Asıl iş yapan, taşeron işçisi olarak çalıştırılmayacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığında, 2014 Eylül ayında başlayan yasal sürecin tamamlandığını ve ilk defa taşeronların düzenlenmesi ile ilgili yasal bir çerçeve oluşturulduğunu hatırlatan Davutoğlu, "Bu yasal çerçeveye göre artık asıl iş yapan hiç kimse taşeron işçisi olarak çalıştırılmayacak. Net bir ayrım getiriyoruz, asıl iş yapanlar, yardımcı iş yapanlar. Bunları tanımlayacağız. Bakanlar Kuruluna bu yetki verildi. O günden beri tüm kurumlarımızla tek tek tasnif ediyoruz, belirliyoruz. Asıl iş yapılan alanlarda taşeron işçi uygulamasına son vereceğiz" ifadelerini kullandı.

Yardımcı iş hizmet alımı olan alanları da tek tek tanımlayıp sınırlandıracaklarını açıklayan Davutoğlu, "Belli ihtisas konularında yardımcı iş uygulamasına devam edeceğiz. Ama bunlar hiçbir zaman asıl işlerde çalıştırılmayacaklar. İnşallah seçim sonrasında bu konuda net adımlar atacağız. Bunun ilk adımı olarak karayollarında çalışan taşeron işçilerimize kadro imkanı veriyoruz" dedi.

"Bundan sonra sizin emeğinize ihtiyacımız var"

Bu karara ulaşmak için saatlerce görüşmeler yaptıklarını anlatan Davutoğlu, "Tek tek sizlerin ne şartlarda çalıştığınızı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızdan ve Ulaştırma Bakanlığımızdan dinledim. Açık bir şekilde gördüm ki karayollarında çalışan işçiler asıl iş yapıyorsunuz, yardımcı iş yapmıyorsunuz. Onun için de bu gerekçeyle ilkesel olarak sizlerin kadroya alınmasının bizim sorumluluk alanına girdiğine karar verdik" şeklinde konuştu.

"Bundan sonra sizin emeğinize ihtiyacımız var" diyen Başbakan Davutoğlu, işçilere şöyle seslendi:

"Daha çok yollar yapacağız çok. Sizinle 17 bin kilometre duble yol yaptık, şimdi bu duble yolların yanına binlerce kilometre otoyol yapmaya var mısınız? Şöyle alnınızın terini silerek bundan sonraki nesillere armağan olsun diye karayollarını, otoyollarını Türkiye’nin her yerine yaymaya var mısınız? İnşallah Türkiye’nin bir ucundan giren, bir ucundan çıkan ’bir yabancı dünyada bu standartta karayolu yok, bu standartta otoyol yok’ dedirtmeye var mısınız? Sizde bu aşk varken, bu yıllar bize cennete giden yollar olur inşallah. Bu yolları hep beraber katedeceğiz. Helal rızk ile güzel emeklerle inşallah geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz. Ülkemizi örnek cennet bir ülke haline getireceğiz inşallah."

"Bütün taşeron işçilerimize bu müjdeyi vereceğiz"

Bu ilk aşamadan sonra diğer yardımcı iş grubunda çalışan bütün sektörlerde de tek tek tasnif yapılacağını açıklayan Davutoğlu, "Seçim sonrasında yapacağımız düzenlemelerle, asıl işte çalışan bütün taşeron işçilerimize de bu müjdeyi vereceğiz" dedi.

Başbakan Davutoğlu "Tek kriterin asıl işte çalışıyor olmak" olduğunu ifade ederek, "Devletimiz muktedirdir. İşçilerimizin emekçilerimizin döktüğü alın teri ile daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti devletine hep beraber yürüyeceğiz. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Allah emeklerinizi bereketli kılsın" dedi.

1 Mayıs’ta çatışma

Yarınki 1 Mayıs kutlamalarına da dikkati çeken Davutoğlu, "Allah, yarın 1 Mayıs’ı hep beraber şölen içinde bayram olarak kutlamayı nasip etsin. Aramıza nifak sokup 1 Mayıs’ta çatışma çıkarmak isteyenlere fırsat vermesin" diye konuştu.

İşçilerden söz almak istediğini belirten Davutoğlu’nun "Yarını bir bayram, bir şölen olarak kutlayacak mıyız? Bayram ve şölen olarak kutlarken bir takım gruplar, marjinal gruplar provokasyon yaparsa onlara dur demeye var mısınız? Onlara fırsat vermeyeceğiz değil mi?" sözlerine, salondakiler "Evet" yanıtını verdi.

Başbakan Davutoğlu, sözlerini "Allah bu hayırlı müjdeyi güzel günlerde ailelerinizle birlikte yaşamayı nasip etsin inşallah. Eşlerinizle çocuklarınızla güzel bir 1 Mayıs, güzel bir gelecek temenni ediyorum. Ailenize bizden selamlarımızı iletin. Allah’a emanet olun" diyerek tamamladı.

Kadro müjdesi işçilere şapka fırlattırdı

Başbakan Davutoğlu, Karayolları İşçileri ile Buluşma Toplantısı’nın gerçekleştiği Ankara Spor Salonu’na girişinde işçilerin sevgi gösterileriyle karşılandı.

Konuşması sık sık ’’Türkiye sizinle gurur duyuyor" sloganları ile kesilen Davutoğlu’nun kadro müjdesini açıkladığı sözlerinin ardından salondaki işçiler şapkalarını havaya fırlattı.

Konuşmasının sonunda Davutoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ile sahnede hatıra fotoğrafı çektirdi.

Bu arada salona "Umutluyduk mutlu olduk", "İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz", "Yaşasın 1 Mayıs", "1 Mayıs bayramınız kutlu olsun", "Karayolunda çalışan işçilere müjde" ve "Hep birlikte nice 1 Mayıslara" yazılı pankartlar asıldı.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.