Kimsenin serefine laf ettirmem
Davutoğlu, konuşmasına, "cennet Burdur" olarak nitelendirdiği kenti, kentin manevi değerlerini ve döneminde Burdur milletvekili olan Mehmet Akif Ersoy’u selamlayarak başladı.
Burdur’un hayatında ayrı bir önemi olduğunu dile getiren Başbakan Davutoğlu, "Ben askerliğimi Burdur’da yaptım. Burdur’un suyundan içtim, ekmeğini yedim, hiçbir zaman Burdur’u unutmadım, unutmayacağım inşallah" diye konuştu.
Davutoğlu, 7 Haziran yaklaşırken herkesin muhasebe yapması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
"Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı yazarken ’Bir daha Allah bu millete İstiklal Marşı yazdırmak zorunda bırakmasın’ diye dua edip ruhumuza işleyen İstiklal Marşı’nı yazan şair. Düşünün bir an Mehmet Akif Ersoy 2002’deki Türkiye’yi görseydi, yani biz iktidara gelmeden önce, bir an cennetten nazar edip Burdur’a, Türkiye’ye baksaydı ne görürdü? Öyle bir ülke görürdü ki 70 sente muhtaç. Öyle bir ülke görürdü ki bir gecede yüzde 7 bin 300 faizle insanlar fakirleşmiş, öyle bir ülke görürdü ki esnaf yazar kasayı fırlatıp yere çarpıyor. Öyle bir ülke görürdü ki Sakarya’da deprem olmuş milletin bekasıyla ilgilenmesi gereken başbakan, o zaman rahmetli Ecevit, Başbakan Yardımcısı Bahçeli, Ankara’dan Sakarya’ya gidemiyor. Öyle bir ülke görürdü ki Türk Silahlı Kuvvetleri, hani İstiklal Savaşı’nı yapan o kahraman ordunun devamı olan Türk Silahlı Kuvvetleri, en küçük silah için bile hibe ya da satın almak için ülke ülke dolaşıyor. Bu tablo bize, Mehmet Akif Ersoy’a, yiğit Burdur’a yakışır mıydı?"
Alandakilerin "Hayır" yanıtının ardından, "Kim değiştirdi bu tabloyu, kim değiştirdi Türkiye’nin kaderini" diye soran Davutoğlu, "AK Parti" cevabını aldı. Başbakan Davutoğlu, "Öyle bir seslenin ki dün bu meydana gelip de Burdur’dan bahsetmeden, Türkiye’de 12 yıl yapılanları görmeden konuşmaya kalkışan Kılıçdaroğlu duysun. Memlekette bir tek taşı olmayan, taş üzerine taş koymamışlar duysun" ifadesini kullandı.
"Önce bütünlemeye gir"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini "başarı hikayesi" olarak nitelendirdiğini ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:
"91-92’de SSK’yı devraldı, SSK kar yapıyordu. 7 sene sonra bıraktığında SSK 1 katrilyon borçla devredildi. Şimdi karnesi zayıf olan yeni bir sınava girebilir mi? O zaman ne diyeceğiz, ’Önce bütünlemeye gir sonra sınıfı geçmeye bak’. Milletin huzuruna çıktığında önce arkanda bir başarı hikayesi olacak. Şimdi diyor ki ’Bana 4 yıl verin, 4 yıl sonra bırakacağım.’ Niye biliyor musunuz? 4 yıl bile dayanamaz, 4 saat bile bu memleket ona bırakılır mı? Niye istiyor? Çünkü SSK’nın parasını nasıl tükettiyse bizim biriktirdiğimiz hazineyi de tüketmek istiyor ondan. Mirasyedi. Biz bu mirası milletin alın teriyle buralara getirmişiz. 12 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımız başbakan iken uyku, dur, durak yok, o koştu biz koştuk. Şimdi yine koşuyoruz, milletimizle koşuyoruz. Hazinemiz bereketlenmiş, Kılıçdaroğlu da heveslenmiş. Yahu bu senin malın değil ki neye hevesleniyorsun? Hevesli mirasyedi. SSK’yı ne yaptığını biliyoruz. O zaman nasıl çıkıyorsun halkın önüne. Şehirlere geldiğinde demek lazım ki ’Önce oy vereceğin sandığı bul ondan sonra milletin huzuruna çık.’ Kendi aday olduğu seçimde oy kullanamayan, oy pusulasına dahi sahip çıkamayana millet emanet edilir mi? Ona bu emanet verilir mi?"
Alandakilerin "Hayır" karşılığı üzerine, "Kime verilir" diye soran Davutoğlu’na, kalabalık "AK Parti" yanıtını verdi.
Burdur mitinginde vatandaşlara hitap eden Davutoğlu, seçim kampanyasının ilk gününde Erzurum’da siyasi liderlere, "Birbirimizi eleştirelim. Ama saygı konusunda kusur göstermeyelim, hakaret etmeyelim. Şiddet kullanılmasın, kimse nefret dili kullanmasın" diye çağrıda bulunduğunu hatırlattı.
Erzurum’dan bu çağrıyla meşaleyi yakarak, meydanlara çıktıklarını anlatan Davutoğlu, "Bir taraftan HDP Van’da, Ağrı’da, Siirt’te, Türkiye’nin her yerinde ama özellikle Doğu’da Güneydoğu’da şiddet uyguladı. AK Parti konvoylarına saldırdılar. Buradan Doğu’da ve Güneydoğu’daki kardeşlerime de seslendim. Şiddete, baskıya izin vermeyeceğiz" diye konuştu.
"Biz kimsenin şeref konusunda bizi tahkir etmesine izin vermeyiz"
Osmaniye’de Bahçeli’nin memleketinde miting yaptığını anımsatan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Osmaniye’de bir sorum üzerine oradaki vatandaşlarımız yuhaladığında ’hayır’ dedim, bizde siyasi rekabet var ama yuhalamak ama kötü konuşmak yok. Bahçeli buna nasıl cevap verdi? Bir kaç gün önce Aydın’da, Ege’de mitinglerde bize ağır hakaretler yaptı. Şerefimizi tartışma konusu yaptı. Buradan Burdur’dan yiğitler diyarından sesleniyorum. Biz kimsenin şeref konusunda bizi tahkir etmesine izin vermeyiz. Biz dik dururuz. Her zaman söylediğim gibi bu yiğit insanlar, bu ülkenin yiğit insanları baş verir baş eğmez. Şimdi madem ki şeref konusunu açtı, o zaman Bahçeli bizi dinleyecek. Kimsenin hakaret etmesine izin vermeyiz, kimseye hakaret etmeyiz ama kimsenin AK Parti’nin şerefiyle oynamasına da izin vermeyiz.
Gelin Mehmet Akif Ersoy’u şahit kılalım, eğer Mehmet Akif Ersoy, Bahçeli’nin Türkiyesi’ne gelmiş olsaydı, memnun olur muydu? Namerde muhtaç olan bir ülkede şereften bahsedebilir miydi? IMF kapısında bekleyen bir Türkiye, şerefli bir Türkiye miydi? 6 sıfırlı para birimi şerefli bir Türk lirası mıydı? En ufak bir silahı bile alıyorduk tankı İsrail’e, namerde tamir ettiriyorduk. Namerde muhtaç olan bir kişi ya da ülke şereften bahsedebilir mi? Peki bu ülkenin şerefini kim iade etti? IMF’ye borç defterini kim kapattı? Türk lirasına değeri kim kazandırdı? Türk lirasına onuru şerefi kim kazandırdı? Bu aziz bayrağın arkasında oturanlar, uluslararası alanda borç istemek için oturuyordu, Ey Bahçeli."
Bahçeli’nin iktidarında Türk dışişlerinin kendi kırtasiyesi için para bulamadığını dile getiren Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı yaptığı için ülkenin o günlerde ne duruma düşürüldüğünü bildiğini söyledi.
Bazı büyükelçiliklere para gönderilemediğini aktaran Davutoğlu, "Kemal Derviş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazı yazıyordu, ’Bizim Hazine’de para kalmadı, kendi başınızın çaresine bakın.’ Bir diplomat bana neredeyse ağlayarak, şunu söyledi: ’2002’de tasarruf tedbirleri dolayısıyla paramız olmadığı için devlet evrakını dışarıda fotokopiyle kendi paramızla bastırıyorduk’ dedi. İşte o günlerden bugünlere zillet içindeki Türkiye’den izzet içindeki Türkiye’ye kim getirdi? Devleti kim izzetli kıldı? Milleti kim muktedir kıldı?" diye konuştu.
Bitlis’ten Muş’a giderken sağ tarafında yüzde 100 Türk yapımı geçen hafta silahlı kuvvetlere devredilen Atak helikopteri, sol tarafında bir başka Atak helikopterinin olduğunu anlatan Davutoğlu, "Allah’a hamdettim küçük silah hibeleri için yurtdışında kapılarda dolaşılan Türkiye’den kendi helikopterini yapan yeni Türkiye doğdu. Kimse düşünmeden bize izzetten, şereften bahsetmesin. Biz herkese izzet dersi veririz, şeref dersi veririz" ifadelerini kullandı.
"Onların söz verdiklerini, biz yaptık"
Bahçeli’ye "Buradan oturup Orta Asya’ya Balkanlara destan yazmak kolay" diye seslenen Davutoğlu,"Kırım Tatarlarına binlerce ev sözü verilmişti, onların iktidarında. Onların verdikleri sözleri biz yaptık. Gagavuz Türklerine su gitmiyordu. Onlara suyu 15 milyon dolara biz getirdik" dedi.
Davutoğlu, Makedonya’da Ali Koç köyüne gittiğine değinerek, şöyle konuştu:
"Benden ne istersiniz’ dedim. Dediler ki ’dağdan su gelmesi lazım, suyumuz yok.’ ’Hemen gelecek’ dedim. Şunu eklediler, ’Bizi bu dağlara bıraktılar, bekleye durun dediler, bu dağları bekliyoruz.’ ’Hemen suyunuz gelecek’ dedim. Dedi ki bana ’Sizden önceki iktidarda çok gelenler oldu, bu sözü verdiler, yapmadılar. Siz de yapar mısınız bilmeyiz.’ Dedim ki ’Bizim sözümüz farklı, biz söz verdik mi yaparız. Ali Koç köyü 6-7 ay sonra TİKA oraya suyu getirdi. Bizim dışarıdaki Türklere bakışımız budur, ecdat oraya bir Türk bırakmışsa bir evladı fatihan bırakmışsa onun gözyaşını biz sildik, onun camisini biz tamir ettik. Oradaki sultan diyarlarını, Kosova’da Sultan Murat Hüdavendigar’ın mübarek mezarını, türbesini biz restore ettik. Sen 3 yıl iktidardaydın Bahçeli ne yaptın, ne yaptın da şereften bahsediyorsun."
"Biz onlara edep dersi vereceğiz"
Mitinge katılan vatandaşların Bahçeli’yi yuhalaması üzerine Davutoğlu, "Yuhalamayın, biz onlara edep dersi vereceğiz. Bakın ben onlara şerefsiz demiyorum. Kimsenin şerefine laf ettirmem. Ben AK Parti Genel Başkanı olarak, Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve Demirtaş ile siyasi rekabet yaparım ama Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak onların da şerefi bana emanettir, bana. Onun için kimseye bu sözü sarf etmem ama kimsenin de bizim gözümüzün içine baka baka, tarihe ihanet edercesine bize hakaret etmesine izin vermeyiz. Bu al bayrağa itibarı biz kazandırdık, Türk lirasına itibarı biz kazandırdık" şeklinde konuştu.
Davutoğlu, "Biz, değil milletimiz şerefi bütün mazlumların şerefi için yola düştük ama onlar sustular. İsrail Mavi Marmara’da kardeşlerimizi katlettiğinde paralelcilerin başı, ’İsrail otoritesine saygı duysaydı’ dedi. Şimdi Demirtaş denilen tarih cahili ’Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır’ diyor. Biz bunlara bir ders verir miyiz? Bunlara tarihi öğretir miyiz? Kılıçdaroğlu da diyor ki ’İsrail’de neden büyükelçiliğimiz yok.’ Ey Kılıçdaroğlu, senin milletvekillerin zalim Esed’e dost oldu. İsrail ile dost olacaksanız bir diyeceğimiz yok. Ama biz zalimlerle dost olmayız. Şerefli olmak zalime dik durmakla olur" diye konuştu.
"Hoca Ahmet Yesevi’nin ahlakına sahip olmak gerekir"
Osmanlıcaya karşı savaş açanlara bir ders vermelerini isteyen Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bizim olduğumuz yerde devlet ile millet arasındaki bağlar en güçlü bağlar tahkim edilmiştir. Yine Bahçeli sesleniyor. Bana Diyarbakır’da ’Serok Ahmet’ demişler. Evet, bana Diyarbakır’da ’Serok Ahmet’ dediler. Erzurum’da da ’Dadaş Ahmet’ dediler. Sivas’ta ’Yigido’ dediler. Elazığ’da ’Elaziz’in hemşehrisi’ dediler, ’Gakgoş’ dediler. Her yerde biz, kimliğimizle varız. Burada, Osmaniye’de de Burdur’da da ’Toros’un evladı Yörük Ahmet’ diye çağırıyorlar. Diyor ki, ’Ağrı’da Ahmedi Hani, Osmaniye’de Ahmedi Sani’, doğrudur. Ben, Ağrı’da Ahmedi Haniyim, Osmaniye’de Ahmedi Saniyim. Hoca Ahmet Yesevi’nin yolcusuyum. Bu yolun tozu toprağı olmaya, baş koymuşum, baş. Hoca Ahmet Yesevi’nin adını anmak yetmez, Hoca Ahmet Yesevi’nin ahlakına sahip olmak gerekir. Hoca Ahmet Yesevi’de hakaret yoktur. Hoca Ahmet Yesevi’de edep vardır."
"Kimse kimseyi rencide etmeden eleştirsin"
Siyasi liderlere çağrı yapan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Hakaret olmadan konuşalım. Kimse kimseyi rencide etmeden eleştirsin. Şimdi birtakım kasetlerden, tekrar şantajlardan bahsediliyor. Şunu açık yüreklilikle söylüyorum; 2011’de olduğu gibi birileri eğer kaset üzerinden birilerini yıpratmaya kalkarsa ya da başka şantajlar ortaya çıkarsa, hangi partiden olursa olsun, hakkında kaset çıkarılan kim olursa onun yanında, şantajcıların karşısında olmaya varız. Ama aynı yürekliliği de muhataplarımızdan bekleriz. Birileri bize tuzak kuruyorsa, birileri özellikle paralel çete aman dikkat edin."
17-25 Ocak olayları ile Gezi Parkı olaylarının ve 6-7 Ekim olaylarının demokrasiye darbe vurmak için yapıldığını belirten Davutoğlu, dün, İstanbul Esenler’de yaklaşık 70 milyon fidan dikildiğini, İstanbul’a yeni bir şehir parkı yapıldığını, bunun olaylara katılan vandallara ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ders olması gerektiğini söyledi.
Davutoğlu, Burdur’a yapılacak yatırımların devam edeceğini belirterek, şunları söyledi:
"Tarihi bir proje inşallah, Burdur’a, bütün bu bölgeye kazandırıyoruz. Eskişehir, Kütahya, Afyon, Isparta, Burdur, Antalya tren yolunu, hızlı treni proje aşamasında başlatıyoruz. Burdur’dan Antalya’ya turizme inen ve Antalya’daki Burdurlularla Burdur’u birleştiren, kucaklaştıran hızlı tren projesinden memnun musunuz? Burdur’u İstanbul’a bağlayacak hızlı treni gerçekleştirebilmek için yeniden AK Parti iktidarı demeye hazır mısınız?"
Burdurlularla ahitleşen Davutoğlu, 3 milletvekili istediğini söyledi.
Mitingten notlar
Başbakan Davutoğlu’ndan önce kürsüye çıkan Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ise meydandaki kalabalığa atıfta bulunarak Burdur’un muhteşem gözüktüğünü, kentin tarih yazdığını söyledi.
Ülkenin, gençlerin geleceği için çalıştıklarını, büyük yatırımlar yaptıklarını dile getiren Bakan Kılıç, Başbakan Davutoğlu’nun kendilerine ’24 saat yetmezse 25 saat çalışacaksınız’ talimatı verdiğini ve bunu yerine getirmek için çalıştıklarını kaydetti.
Bucaklılardan davet
Mitingin yapıldığı Cumhuriyet Meydanı, Başbakan Davutoğlu posterleri, balonlar ve AK Parti flamalarıya süslendi.
Başbakan Davutoğlu alana gelişinde eşi Sare Davutoğlu ile platforma çıkarak alandakileri selamladı. Vatandaşlar Davutoğlu çiftini ellerindeki Türk bayrakları ve AK Parti flamalarıyla karşıladı.
Mitingin yapıldığı meydandaki binalara "Torosların yiğit evladı teke yöresinin başkenti güller, göller, gönüller diyarı Burdur’a hoşgeldin", "Birlikte daha güçlü Türkiye", "Reis ile çıktık Hoca ile devam yola" pankartları asıldı.
Davutoğlu alana gelmeden önce, meydandaki dev ekranda AK Parti hükümetlerinin kente ve yurda yaptığı yatırımlara ilişkin kısa filmler gösterildi. Davutoğlu konuşmasını omzuna aldığı yörük poşusu ile yaptı.
Davutoğlu’nun konuşması zaman zaman "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla kesildi. Alandaki bir grubun "Bucak Ahmet hocasını bekliyor" sloganları üzerine Başbakan Davutoğlu, "İnşallah Bucak’a da geliriz" karşılığını verdi.
Mitinge Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ile bazı milletvekilleri de katıldı.
Mitingin sonunda Başbakan Davutoğlu, beraberindekilerle alandakileri selamladı, eşi Sare Davutoğlu ile karanfil dağıttı.