“Milletimizin iradesini sindiremeyen anlayisi siddetle kiniyoruz”
Gül, AK Parti Gaziantep milletvekilleri ile Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, dün TBMM Genel Kurulunda yaşanan tartışmaları anımsatarak, CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’ye tepki gösterdi.
Millete söyleyecek sözü kalmayan CHP mensuplarının Cumhurbaşkanı makamı üzerinden politika yürütmelerini kınadığını belirten Gül, Ekici’nin söz aldığı GAP ve Kalkınma Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşmadığını ifade etti.
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve muhterem ailesine yönelik hakaretleri kendi hasta ruh halini yansıtmaktan öte bir anlam taşımamaktadır" diyen Gül, CHP’li Ekici’nin bölgedeki yatırımlar hakkında söyleyecek sözü olmadığını savundu.
Gül, "Bunların ülkeyle, milletle hiçbir alakası yok. Akif Ekici, hasta ruh haliyle şuursuzca sarf ettiği sözlerden sonra TBMM İçtüzüğü gereğince geçici olarak Genel Kurul’dan çıkarmayla cezalandırılmıştır. Kendisini savunmamıştır. Genel Kurul’dan, milletimizden, Sayın Cumhurbaşkanımızdan özür dilememiştir. Bu ayıp ona yeter. CHP Grubu tarafından Genel Kurul’dan kaçırılmıştır. Ekici’nin şov tutumunu Gaziantep ve Türkiye kamuoyu çok iyi bilmektedir. Bu tavrı hemşehrilerimizi ve ve gazi şehrimizi incitmiştir" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülke genelinde 21 milyon 871, Gaziantep’ten de 475 bin 535 oy aldığını hatırlatan Gül, Ekici’nin halkın oyuyla seçilen Cumhurbaşkanına yönelik sözlerini millete ve Gaziantep’e yapılmış hakaret saydıklarını bildirdi.
CHP’nin girdiği tüm seçimleri kaybettiğini, hakarete kalkıştıkları Cumhurbaşkanının halkın yüksek iradesiyle seçilmesini hala hazmedemediğini vurgulayan Gül, CHP’nin siyasi anlayışının milletin değerleri ve seçtikleriyle kavga etmekten ibaret olduğunun bir kez daha anlaşıldığını kaydetti.
Abdulhamit Gül, konuşmasına şöyle devam etti:
"CHP, teröriste terörist demekten kaçındığı halde, bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına hakaretten geri durmayarak, eski CHP olduğunu millete bir kez daha göstermiştir. Millete söyleyecek sözü kalmayan CHP mensupları, Cumhurbaşkanımıza hakaret politikasıyla kirli bir üslup içindedirler. Biz yeni Türkiye, yeni ve sivil anayasa, yargı bağımsızlığı, etkin ve hızlı yürütme diyoruz ama onların diyecek hiçbir sözü yok. Biz bunları konuşmayız, konuşturmayız diyorlar. Genel başkanları, grup başkanvekilleri, genel başkan yardımcıları hepsi aynı. Hepsi Bremen mızıkacıları gibi aynı notayı tekrarlıyorlar, ’istemezük’. CHP’nin, bu milletin hayrına hiçbir şey istediği vaki olmamıştır. Aynı filmi bir kez daha görüyoruz."
Yeni anayasa konusunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer CHP temsilcilerinin her fırsatta "masaya oturmayız" tavrını sürdürdüğünü anlatan Gül, yeni anayasa sözünü yerine getirmediğini savundu.
"Eğer siz masaya oturmayız nakaratını tekrarlar, milletin seçtiklerini hakarete devam ederseniz, bu millet sizi toptan masadan, Meclis’ten kaldıracak" ifadelerini kullanan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunların Akif Ekici gibi tetikçileri var. Bu tiplerin işi gücü hakaret, kirli siyaset. CHP temsilcileri bu kirli üslubu terk etmelidir. CHP, ülkemizin meşru temsilcilerine hakareti siyaset yapan anlayışla bir yere varamaz. Bu ifadeler; CHP’de yürütülen siyasetin nasıl bir ahlak zaafiyeti, edep yoksunu, seviye kaybı içinde olduğunu göstermektedir. Hakaret ve nefretle siyaset yapmayı alışkanlık halin getirmiş zihniyet, aziz milletimizden hiçbir zaman itibar görmemiştir, bundan sonra da görmeyecektir. Milletin kervanı yürümeye devam edecektir. Akif Ekici kendi edep, terbiye ve ahlaktan yoksunluğunu bu açılmasıyla ortaya koymuştur. O açıklamaya söylenecek çok söz var ama bizim ahlakımız, edebimiz, aldığımız terbiye ve siyaset anlayışımız o seviyeye inmemize izin vermemektedir."
"Bremen mızıkacıları gibi..."
Abdulhamit Gül, halkın oylarıyla seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve ailesine yönelik kullanılan saygısızca ifadelerin millet iradesine yapılmış hakaret olduğunu belirterek, "Bu hakaretleri CHP ve HDP, Bremen mızıkacıları gibi eş güdüm ve bilinçli kampanya içinde yapmaktadır. Ama söylenenleri milletimiz kaydetmekte ve bunun hesabını her zaman sormuştur, sormaya devam edecek. Tüm siyasilerin meşruiyetlerini borçlu oldukları halkın oylarıyla o makama gelmiş Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik bu saygısız ifadeler, sadece o makama değil, onu seçen milletimize karşı da yapılmıştır" değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasete girdiği günden beri kendisini millete adamış bir dünya lideri olduğunu anlatan Gül, Başbakanlığı döneminde girdiği her seçimden başarıyla çıktığını, halkın oylarıyla seçildiği makamda devleti ve milletimizi temsil ettiğini vurguladı.
Erdoğan’a "Milletin adamı" unvanını milletin verdiğini kaydeden Abdulhamit Gül, "Zira bu millet ona, o da bu millete sevdalıdır. Cumhurbaşkanımıza yönelik saldırı ve hakaretlerin amacı, ülkemizin 2023, yeni Türkiye, yeni sivil anayasa hedeflerini ulaşmasını önlemeye yöneliktir. AK Parti olarak bu hedeflerin sahibi biziz. Milletimiz de bizi gönülden desteklemektedir. Kimse ülkemizi ve milletimizi bu hedeflere ulaşmaktan alıkoyamaz. Cumhurbaşkanlığı makamına yapılan hakaret ve saldırılar, Cumhurbaşkanımızın şahsında devlete ve millete karşı yapılmıştır. Milletimizin iradesini sindiremeyen bu anlayışı şiddetle kınıyoruz " diye konuştu.
Gül, bir haber ajansında, AK Parti’nin anayasa çalışmalarında "Başkana tek taraflı olarak Parlamento’yu fesih yetkisi verildiği"ne ilişkin gerçekle bağdaşmayan haberler yer aldığını belirterek, şunları kaydetti:
"Bizim AK Parti olarak 2011 yılında önerdiğimiz model, karşılıklı fesih öngörüyordu. Bunun ötesinde tek taraflı Meclis’i fesih yönünde herhangi bir çalışma yoktur. Bizim sivil, demokratik anayasa çalışmamızı manipüle etmeye ve farklı yöne çökmeye yönelik bu tür haberler de gerçek dışıdır."
AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlarken, Anayasa Mahkemesinin (AYM) yapısını değiştirmeye yönelik çalışmaları olup olmadığı sorusuna, TBMM Anayasa Mutabakat Komisyonu ile ilgili bir süreç olduğunu hatırlattı.
Komisyonun kurulması halinde yargıya ilgili önerilerini masaya getireceklerini bildiren Gül, "Bu tür değişiklikler anayasa değişikliğiyle söz konusu olur. Anayasa çalışmamızda, doğrudan millete bağlı, seçilmiş başkan ve Meclis tarafından seçimi önceleyeceğimiz bir AYM çalışmamız zaten var. Bunun için anayasa değişikliği gerekiyor. Bizim sivil, demokratik, bağımsız yargı çerçevesinde yapacağımız çalışmanın içinde olacaktır. Şu anda herhangi bir çalışma yok. Anayasa çalışmamızın içinde önerilerimizi de kamuoyuyla paylaşırız" diye konuştu.
Gül, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın Anayasa Mutabakat Komisyonu ile ilgili çağrısına ne zaman yanıt verecekleri sorusuna, "Bugün, yarın Sayın Başbakanımız tarafından Meclis Başkanımıza cevabımızı veceğiz" karşılığını verdi.
CHP’nin Komisyona olumsuz yanıt vermesi halinde ne yapılacağı sorusuna karşılık Gül, şu ifadeleri kullandı:
"AK Parti olarak kendi irademizi hiçbir organ, partiye ve düşünceye ipotek etmeyiz. Duruşumuz nettir. MHP’nin, bu anlamda kendi iradesini CHP’ye bağlaması da özgün duruş değil. CHP’nin tavrı, yeni anayasa yapmak değil, mevcudu korumaya dönüktür. Madem yeni anayasa yapmaya niyetiniz yoktu, niye bu milleti yordunuz, niye Komisyona 3 üye gönderdiniz? Üçüncü oturumda CHP’nin masadan kalkması, anayasa yapma niyeti olmadığını göstermekte. CHP eski alışkanlıklarıyla mevcudu koruma hatta daha geriye gitme anlamında haksız bir demokrasi modelinin peşinde. Yeni şeyler duymaktan korkan, demokratik yeni modellerle yüzleşmekten çekinen, ürken bir CHP var. Önereceğimiz demokratik bir sistem olan yürütme modeli, bağımsız yargı ve insanı merkeze alan bir anayasa....’Bizim çizdiğimiz çerçevenin dışında hiçbir şeyi konuşturmayız’ diye dikte ettirici, buyurgan tavır CHP’ye yakışan bir tavır ama demokratik toplumlara asla yakışmayan tavırdır. CHP’nin vereceği cevaba bakacağız ama CHP katılmasa da MHP’nin içinde bulunduğu 3 partiyle anayasa çalışmalarını sürdüreceğimizi ifade ettik. Ama MHP, bu anlamda kendini CHP’nin bir vagonu olarak değerlendirecekse o da kendi takdirleridir.
Biz kendi çalışmamazı, partimizde mutfağımızı oluşturduk, bu konuda yetkin hukukçularla ve siyaset adamlarıyla çok iyi bir çalışmayı ortaya koyacağız. Anayasanın nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Biz kendi önerimizi Meclise sunarız. Anayasa Komisyonundan geçer. 550 milletvekilinin takdirine sunacağız. Öyle sivil demokratik anayasa yapacağız ki hangi partiden olursa olsun Mecliste milletvekillerimiz bizim önerilerimize destek vereceğine inanıyorum. Demokrasi halk için yapılır. Sonuçta tercihin bir şekilde millete ulaştırılması gerektiğini düşünüyoruz. Kaç çıkarsa çıksın, 400 bile çıksa, millete başvurulması lazım. Milletin vereceği karar ne yönde olursa, AK Parti olarak o yönde siyasetimizi ve yasa çalışmamızı yapacağız."
"En kısa sürede de bunu kamuoyuyla paylaşacağız"
Gül, "yeni Anayasa için vazgeçilmeziniz başkanlık mı?" sorusuna, kendileri için vazgeçilmezin bir darbe anayasası ile yönetilme utancından kurtulmak olduğunu bildirdi. Artık bu darbe anayasasından kurtulmak gerektiğini belirten Gül, "Bizim için önemli olan devleti değil, insanı merkeze alan anayasa ile milletin karşısına çıkmak istiyoruz. Milletimizin beklentisi de budur. Revizyon anayasası değil, reform anayasası düşünüyoruz" dedi.
Yargı bölümünde bağımsız yargıyı, hak ve hürriyetlerde insanı merkeze alan, hakları sınırlandırmadan geniş özgürlükçü bir anayasayı düşündüklerini vurgulayan Gül, yürütmede de etkin ve hızlı karar alma süreci olan Başkanlık sistemini önerdiklerini yineledi.
Şu anda yasamanın etkin olmadığını, düzenlemelerin yüzde 98’inin tasarı olarak geldiğine işaret eden Gül, şöyle devam etti:
"Şu anki parlamenter sistemde, yasama yürütmenin güdümünde. Parlamento daha etkin olsun, kontrol-denge sistemleriyle birlikte yasama yürütme birbirini kontrol etsin, dengelesin, denetlesin. Şu anda kamuoyunda sanki başkanlık sistemine geçilince parlamento olmayacak algısı yayılmaya çalışılıyor oysa parlamento daha güçlü olacak, belki seçim sistemiyle dar bölge daraltılmış bölgeyle her milletvekili daha etkin, güçlü olacak, yasama organı da daha denetleyici olacak. Yürütmede de aktif şekilde hükümet krizlerinin olmadığı sistemi öngörüyoruz. Biz asla diğer partiler gibi dayatmacı yaklaşım içinde değiliz. Önerimizi kamuoyunu paydaş edip milleti de hakem tayin edeceğiz. Başka dolambaçlı yollara girme tutumumuz olamaz. En kısa sürede de bunu kamuoyuyla paylaşacağız."
Gül, sürecin çok uzamamasından yana olduklarına ve önerilerini kamuoyuna anlatmak istediklerine değinerek, "Masanın bugün yarın tekrar kurulup kurulmamasına da bağlantılı olarak, AK Parti olarak en hızlı şekilde çalışmamızı yapıp, bir an önce bu darbe anayasasından kurtulacak şekilde anayasa teklifimizi sunacağız. Süre ifade etmek doğru olmaz. En kısa sürede çalışmamızı bitirip kamuoyuyla paylaşacağız" dedi.
"Teröre ve teröriste destek olan milletvekillerini..."
Dokunulmazlıklar konusunda ne yapılacağı sorusuna Gül, hiç kimsenin dokunulmaz olmadığına işaret etti.
"Ankara’da patlamayı yapan teröristin taziyesine giderek milletin yası yerine teröristin yasını tutan, teröriste silah taşıyan, sırtını teröriste dayadığını ifade eden, terör ve teröristi övenlere karşı mutlaka dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiği kanaatindeyiz" diyen Gül, en kısa sürede dokunulmazlıklarla ilgili konunun Genel Kurula gelmesini beklediklerini ifade etti.
Hiçbir demokraside terör ve şiddetin övülemeyeceğine dikkati çeken Gül, "Türkiye’de canımıza kıyan, teröre ve teröriste destek olan milletvekillerini parlamentoda görmek istemiyoruz. Milletimiz görmek istemiyor. Umuyorum ki en kısa zamanda anayasanın gereği yapılacaktır. Bizler de AK Parti Grubu olarak milletimizin beklentisi, ülkenin birlik ve beraberliği için gereken neyse adım atacağız, oyumuzu kullanacağız" dedi.
"Parlamentoda tiyatro oynanıyor"
Gül, AYM’nin nihai karar beklenmeden, tüm yollar tüketilmeden bireysel başvuruyu kabul etmemesi gerektiğini söyledi.
Gül, AYM’nin bu tutumuyla yargısal aktivizmin örneğini sergilediğini bildirdi. AYM’nin ne anayasa ne de bireysel başvuruda bu şekilde karar verebileceğine ilişkin düzenleme olmadığını vurgulayarak, "AYM’yi anayasaya uymaya davet ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleri hem AK Parti olarak bize hem de milletimizin duygularına tercüman olmuştur. Doğru ve yerinde açıklamalardır. AYM, ülkenin birliğine dirliğine kasteden, casusluk faaliyetine ilişkin yargılamayı basın hürriyetiymiş gibi değerlendirmekten kaçınarak daha milletin adına devlet bekası adına farklı karar vermesi gerekirdi. Doğru karar vermemiştir. Bu da kayıtlara adeta 367 kararı gibi geçmiştir. Hukuk adına üzücü ve tartışmalı bir karardır" ifadesini kullandı.
Gül, bir soru üzerine, TBMM İçtüzüğü’nü değiştirmenin elzem olduğunu belirterek, parlamentoda bir tiyatro oynandığını, ülke sorunlarının konuşulmadığını ileri sürdü. Kendilerinin acelesi olduğunu, millete hizmet etmek istediklerini, muhalefetin ise yasaların çıkarılmasını geciktirme peşinde olduğunu belirten Gül, şunları kaydetti:
"Anayasa kadar önemli olan İçtüzük çalışmasını partimizde de konuştuk, en kısa zamanda, bütçe çalışmalarından sonra İçtüzük değişikliği konusunda da adımları atacağız. Diğer partilerin katılımıyla bir komisyonla da olabilir ama biz her halükarda kendi taslağımızı hazırlarız ve Genel Kurula sevk ederiz."