‘Mursi’ karari son derece yanlis
Bostancı, "Mursi hakkında verilen idam kararına" ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mısır’ın, Ortadoğu coğrafyasında önemli bir ülke olduğunu belirterek, Mısır’ın istikrarı sadece Mısır için değil, çevre ülkeler için de önem taşıdığını bildirdi.
Naci Bostancı, "Mısır, şunu görmeli: Kendi iç istikrarını sağlayabilmesi, iç barışını temin edecek adımları atması ile mümkün. Mursi, seçimle iş başına gelmiş bir Cumhurbaşkanıydı. Darbe ile yönetime el koyanlar, onu darbe hukuku çerçevesinde yargıladılar ve müftünün onamasıyla idama mahkum ettiler. Bunun hukuken hiç bir geçerliliğinin olmadığı, darbe hukuku çerçevesinde alınmış bir karar olduğu çok açık. Böyle bir karar, Mısır’ın istikrarına ve iç barışına hiç bir şekilde hizmet etmez" diye konuştu.
Türkiye’nin yakın geçmişte yaşadıklarının Mısır için aslında ibretlerle ve derslerle dolu olduğunu vurgulayan Bostancı, konuşmasına şöyle devam etti:
"1960 darbesini yapanlar, 1961’de bu ülkenin başbakanını ve iki bakanını astılar. O yara uzun yıllar boyunca kapanmadı, hala da kapanmış değil. Mısır’la Türkiye’nin modernleşme süreçleri, demokratik tecrübeleri kısmen benzerlikler taşır, kısmen farklı unsurlar da var elbette. Türkiye’nin demokrasi tecrübesi, çok daha fazla parlamenter rejimle idare ediliyor. Mısır’ın daha kozmopolit bir sosyal yapısı var. Mısır’da iç barışı temin etmek çok daha dikkatli davranmayı gerektiriyor. Bu karar son derece yanlış, Mısır’ın geleceğine dinamit koyan bir karardır. Yöneticilerin geçmişe bakarak değil, geleceğe bakarak davranması doğru olacaktır. Bu şekilde davranıldığında kim darbe yaparsa, o diğerini yargılar ve ölüme mahkum eder. Mısır’ın durumunun ortadan bölünmüşlük arz ettiği anlaşılıyor. Yöneticilerin eğer bu bölünmüşlüğü gidermek ve Mısır’ın bütünlüğünü sağlamak gibi bir derdi varsa ki olması gerekir, bu kararın mutlak surette iptal edilmesi gerekiyor."
Naci Bostancı, "Bu kararı bölge barışı açısından değerlendirebilir misiniz?" sorusu üzerine, idam kararının sadece Mısır bakımından değil, aynı zamanda bölgedeki ülkeler bakımından da sorun doğuracağını kaydetti.
Kuzey Afrika ve Ortadoğu coğrafyasında İslam’ın, son derece önemli bir direniş ruhunu ve toplumları mobilize etme gücünü temsil ettiğini ifade eden Bostancı, şöyle devam etti:
"Arap baharı dedikleri hadisenin de çok temel temalarından birisini, İslami unsurlar oluşturuyordu. Batılıların İslam denildiğinde, her ne kadar homojen bir cihadist İslam algısı olsa da biz, İslamcı hareketlerin kendi içinde farklılıklar arz ettiğini biliyoruz. Bir taraftan İslam’la ilgisi olmayan ama İslami bir efekt gibi kullanan Sisi yönetimi gibi unsurlar var. Diğer taraftan demokratik tecrübeyi çok önemli gören, dünya barışını esas alan ve İslamiyeti barış dini olarak yorumlayan anlayışlar var. Bir de radikal ve şiddet yöntemini esas alan İslamcı hareketler var. Mursi’ye yönelik bu tavır, - batılılar da hesap etmelidir ki - bu radikal eğilimleri güçlendirecektir."