O karanlik günler geride kaldi
Aydın, seçim bölgesi Adıyaman’da Kahta ilçesinde esnafı ziyaret ederek, partisinin seçim bürosu açılışına katıldı.
Aydın, burada yaptığı konuşmada, eskiden Kürt olmanın ve "Kürdüm" demenin suç sayıldığını belirterek, artık o karanlık günlerin geride kaldığını söyledi.
Paralel ve şer şebekelerin bir olduğunu ifade eden Aydın, geçmişte yaptıklarını tekrar yapmaya, millettin önünü kesmeye çalışacaklarını dile getirdi.
Koalisyon dönemlerinin geride kaldığını belirten Aydın, şöyle konuştu:
"Eski Türkiye’de faili meçhuller vardı, işkenceler vardı, Kürt yoktu, Alevi yoktu, tek tip insan vardı. Tüm bunların altında CHP’nin imzası vardı. Eski Türkiye’de IMF kapılarında dolanan hükümetler vardı. 16 ayda bir hükümetler değişirdi, koalisyonlar vardı. Memurlarının maaşını ödeyemeyen hükümetler vardı. Türkiye tarihinde en büyük küçülmesini bu dönemde yaşadı."
Aydın, bugün yaşanan sorunların tek sebebinin CHP olduğunu savunarak, CHP’nin bu ülkede kendisi dışında olan herkesi yok saydığını, camileri ahır haline getirdiğini ve bu milletin CHP’yi bir daha iktidar etmeyeceğini ileri sürdü.
AK Parti davasının kurucu lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milli eğitim müfredatında olan bir şiiri okuduğu için cezaevine atıldığını anımsatan Aydın, "Bu ülkede özgürlük varsa bunu sağlayan AK Partidir. Eskiden başörtülü kızlarımız okul bahçesinden içeri alınmıyordu. İkna odaları vardı, katsayı adaletsizliği vardı. Yani eskiden Türkiye karanlıktaydı. Fakat halk tercihini yaparak aydınlığı tercih etti" diye konuştu.
Aydın, HDP’nin seçim bildirgesinde yer alan zorunlu din dersi ve Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıracağı yönündeki vaatlerine de tepki göstererek, HDP’nin Ermeniler için okudukları Fatiha’yı Kobanililerden esirgediğini sözlerine ekledi.
Yetkisiz mahkemeden tahliye kararı
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, gazetecilere yaptığı açıklamada, 29. ve 32. Asliye Ceza mahkemelerinin aldığı tahliye kararını "skandal" olarak niteledi.
Kararın, paralel kumpasın devamı olduğunu ileri süren Aydın "Çünkü çok önemli bir soruşturma süreci devam ederken, 29. ve 32. Asliye Ceza mahkemeleri kanundan almadığı bir yetkiyi kullanmak suretiyle alelacele, adeta bir senaryo çizerek, karşılıklı paslaşarak ’bu yapıyı nasıl tahliye ederiz’ hesabı yaptılar" diye konuştu.
"Kumpasın devamıdır"
Aydın, kararda asıl gözde kaçanın ise "reddi hakim" talebi olduğuna dikkati çekti.
Bu kararın, İstanbul Adliyesi’ndeki bütün sulh ceza hakimliklerinin reddine yönelik bir girişim olduğunu ifade eden Aydın, şöyle konuştu:
"Hadi diyelim 29. Asliye Ceza Mahkemesi yetkisi dışında, hukuksuz bir karar verdi. Tahliye ve tutuklama kararlarını verecek başka bir asliye mahkemesini yetkilendiremez, görevlendiremez. 32. Asliye Ceza Mahkemesini görevlendirmiş ki böyle bir şey mümkün değil. Soruşturma aşamasında olan bir dosyayla ilgili tüm tutuklama veya tahliye kararları sadece ve sadece sulh ceza hakimlikleri tarafından verilir. Bir sulh ceza hakimliği reddi hakim olsa da bir sonrakine bu karar icra eder. İstanbul’daki tüm sulh ceza hakimliklerinde böyle bir sıkıntı çıksa dahi kararı en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu sulh ceza hakimliği vermesi lazım. Dolayısıyla bu bir kumpasın devamıdır diye düşünüyorum, bir hukuk garabetidir. Hukukçular tarafından çiğnenen bir hukuk garabetidir ve bir skandaldır."
"Paralel Yapıyla hareket eden anlayış kınanmalı"
Aydın, mahkemelerde kararların yangından mal kaçırırcasına, oldu bittiye getirilmeye çalışırcasına alındığını söyledi.
Yetkisiz ve görevsiz hakimliklerin verdiği bu kararların yok hükmünde olduğunu savunan Aydın, "Ne hak ve sıfatla hangi yetkiyi kullanmışlar. Ne hakla bir başka mahkemeyi görevlendirmişler. Kanundan doğan yetkiler kullanabilirler ve böyle bir yetkileri de zaten yok. Yetkisiz bir şekilde yetki gasbında bulunmuşlardır. Bunu kabul etmek mümkün değildir" dedi.
Muhalefetin, ’tüm dünyaya rezil olduk’ şeklindeki ifadelerinin hatırlatılması üzerine Aydın, bazı siyasi partilerin hukuk, adalet, demokrasi ve salt milli irade karşıtlığıyla hareket ettiğini ileri sürdü.
Muhalefetin bu beyanla kendilerini dünyaya ve Türkiye’ye rezil ettiğini anlatan Aydın, "Paralel Yapıyla hareket eden bu anlayışın mutlaka kınanması lazım. Bu sığ ve dar muhalefet anlayışıdır. Bu muhalefet anlayışını kabul etmemiz mümkün değildir. Zaten bu muhalefet böyle yaptığı müddetçe, milletin karşısındaki güçlerle ve milli iradeyi gasbeden şer şebekeleriyle birlikte olduğu sürece millet bunları iktidar yapmaz" ifadelerini kullandı.