Saglik alaninda devrim yasandi
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’de son 12 yıl içinde sağlık hizmetleri alanında gerçek bir devrim yaşandığını belirterek, "Sağlık çalışanlarımızın sayısı 5-6 misli artmıştır. "Çağdaş bir toplum olarak en iyi şartlarda sağlık hizmeti alınması için bundan sonra da çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.
Başbakan Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu ile birlikte Hacı Bayram-ı Veli Camii’ne gitti. Davutoğlu ve beraberindekiler, sabah namazını kıldıktan sonra Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile birlikte Hacı Bayram-ı Veli Türbesi’ni ziyaret etti.
Daha sonra Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geçen Davutoğlu, burada doktorlar, hemşireler, hastane çalışanları ve hastalarla sohbet etti.
Davutoğlu, hastaneden ayrılırken basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bugünün 14 Mart Tıp Bayramı olduğunu hatırlattı. Doktorlar ve hemşireler başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutlayan Davutoğlu, insanlığın başlangıcından itibaren insanlığın var oluşu için çaba sarf eden mesleklerin başında tıp ilminin ve hekimliğin geldiğini söyledi.
Anne-baba-çocuk, hoca-talebe gibi doktor-hasta ilişkisinin de başladığı zaman bitmeyen ilişkilerden olduğunu dile getiren Davutoğlu, bu ilişkinin yoğunluklu bir muhabbet, sevgi ve fedakarlığı bünyesinde barındırdığını anlattı.
Davutoğlu, doktorlar, hemşireler ve bütün sağlık çalışanlarının verdikleri her hizmette, şifa niyetine, hastalarına insanlık adına büyük bir hizmet sunduklarını ifade etti. Bunu hayatı boyunca bizzat eşinden de gördüğünü vurgulayan Davutoğlu, bütün doktorların, hemşirelerin ve sağlık çalışanlarının ne kadar büyük fedakarlıklarla hizmet ettiklerini yakınen bildiğini aktardı.
Sağlık çalışanlarına teşekkür
Verdikleri hizmetlerden dolayı bütün sağlık çalışanlarına teşekkür eden Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Doktorluk mesleği saat tanımayan, gece-gündüz ayırt etmeyen bir meslektir. Sağlık çalışanlarımız, hemşirelerimiz aynı şekilde hayatlarının önemli bir kısmını nöbetlerde, hastanelerde, iyileştirdikleri hastalarla birlikte geçirirler. Biz de bu sabah erken bir saatte nöbet tutan doktorlarımızla birlikte olmak istedik. Bugün Demetevler Onkoloji Hastanesinde yaklaşık 1,5 saattir doktorlarımızla sohbet etmenin, hastalarımızı ziyaret etmenin derin huzurunu hissettik açıkçası. Özellikle hastalarımıza, doktorlarımıza, hemşirelerimize dönük olarak hizmet memnuniyeti bağlamında gördüğümüz mutluluk bizi daha da gururlandırdı. Bütün doktorlarımıza, hemşirelerimize, hasta bakıcılarımıza, sağlık çalışanlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum."
Tıp Bayramı vesilesiyle 2 gün önce de doktorlarla bir araya geldiklerini anımsatan Davutoğlu, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet konusunda önemli mesajlar verdiklerini kaydetti.
Davutoğlu, doktorluğun hiçbir karşılık beklemeden yapılan ulvi bir meslek olması hasebiyle her zaman fedakarlığa dayandığına dikkati çekerek, "Doktorlarımızın çalışma şartlarının iyileştirilmesi için de bazı tedbirleri, müjdelerimizi paylaşmıştık. Başta nöbet ücretlerinde yüzde 50’ye, yüzde 75’e kadar varan zamlar vesilesiyle. Nöbetlerin nasıl sıkıntılı ve zorluklar içinde olduğunu, özellikle doktor eşlerinin çalışırken nasıl hissettiklerini biliyorum. Burada doktorlarımızın eşleriyle de telefonla görüştük. Onların da bir kısmı nöbetteydi. Bu zorlukları da göz önüne alarak özellikle nöbet bağlamında fiili hizmet zammı ve yıpranma payıyla ilgili çalışma yapılacağını da geçtiğimiz toplantıda ifade etmiştim" değerlendirmesinde bulundu.
"Hep şifa vermelerini diliyorum"
Bu çalışmaların, en kısa zamanda tamamlanmasını istediğini bildiren Davutoğlu, manen her zaman teşekkür etmeyi borç bildikleri doktorların çalışma şartlarının iyileştirilmesi için imkanlar ölçüsünde hareket etmeye devam edeceklerini kaydetti.
"Hep şifa vermelerini diliyorum, güzel haberler vermelerini Allah’tan niyaz ediyorum" diyen Davutoğlu, hastanelerdeki şartların hep daha iyiye doğru gideceğini söyledi.
Davutoğlu, sağlık hizmetlerinin şu anda eğitimden sonra en fazla kaynak ayrılan alan olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye’de son 12 yıl içinde sağlık hizmetleri alanında gerçek bir devrim yaşanmıştır. Sağlık çalışanlarımızın sayısı 5-6 misli artmıştır. Şartlar gittikçe iyileşmektedir. Çağdaş bir toplum olarak en iyi şartlarda sağlık hizmeti alınması için bundan sonra da çalışmalarımıza devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Davutoğlu, Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi ziyaretinin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Sağlık çalışanlarına yönelik iki gün önce yaptığı açıklamaların nasıl karşılandığının sorulması üzerine Davutoğlu, ilk sorusunun "Açıkladığımız müjdelerden memnun musunuz?" olduğunu belirtti.
Davutoğlu, hepsinin teşekkür ettiğini dile getirerek, "Sadece nezaket gereği söylememelerini rica ettim. Memnuniyetlerini ifade ettiler. Eminim bütün doktorlarımız, hemşirelerimiz, sağlık çalışanlarımız bu müjdelerden memnun olmuşlardır" ifadelerini kullandı.
"Gözaltı, caydırıcı bir tedbir"
"Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet konusunda gözaltı süresi kararına ilişkin doktorlarla konuşma imkanı buldunuz mu?" sorusu üzerine Davutoğlu, şöyle devam etti:
"İki gün önce yaptığım toplantıda da vurguladım. Şiddetin her türlüsü büyük suçtur. Ama size ve yakınınıza şifa vermek için çaba sarf eden doktora, hemşireye, hasta bakıcıya uygulanan şiddetin gerçekten affedilir tarafı yok. Bu şiddetin engellenebilmesi için güvenlik tedbirlerini artırdık hastanelerimizde. Genellikle zaten acillerde oluyor bu şiddet. Bu tür şiddet uygulamalarında 24 saat gözaltı imkanı getiriyoruz. Bu da o anda, o fevri şartlarda ortaya çıkabilecek şiddetin yaygınlaşmasını imkansız kılacak caydırıcı bir tedbirdir."
Başbakan Davutoğlu, bu tür şiddet teşebbüslerine ve eğilimlerine karşı hem eğitim anlamında faaliyetler gerçekleştireceklerini hem de emniyet anlamında gerekli tedbirlerin alınacağını vurguladı.
Bu şiddetin daha çok alkol ve uyuşturucu bağımlılarında ortaya çıktığını belirten Davutoğlu, "Acil hizmet sağlayan birimlerimizde özellikle bazı kontroller yapılmak suretiyle mahsurlu kişilerin oraya girmemesi de dahil olmak, tabii hastalar hariç, hastalar için hiçbir şekilde hiçbir sınır yoktur, ama hasta refakatçisi gibi gelenler zaten şiddet uyguluyor. Bu konularda etkin tedbir alacağız" diye konuştu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, iki gün önceki toplantıda, şiddete uğrayan yaklaşık 40 doktor, hemşire ve hasta bakıcıyla görüştüğünü hatırlatarak, hepsinin anlattıklarının gerçekten üzücü olduğunu söyledi.
Konuya ilişkin etkin tedbirler alacaklarını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, gözaltı süresinin de bunlardan birisi olduğunu kaydetti.
"Şiddeti engelleyebilmek için ne gerekiyorsa yapacağız"
"Sağlık çalışanlarının yanı sıra öğretmenler gibi şiddete maruz kalan diğer meslekler için bir şey yapılacak mı?" sorusuna ise Davutoğlu, "Aynı şey geçerli. Hiçbir meslek bu konuda ayrıma tabii değil. Bütün meslekler için aynı şey geçerli. Toplumda şiddeti yok edebilmek, şiddeti engelleyebilmek için ne gerekiyorsa yapacağız" yanıtını verdi.
"İç Güvenlik Paketi’nden vazgeçtiğimiz anlamına kesinlikle gelmez"
Basın mensuplarının, İç Güvenlik Paketi’nin bir kısmının geri çekilmesine ilişkin sorusu üzerine Davutoğlu, şunları söyledi:
"İç Güvenlik Paketi, 4 ana unsurdan oluşuyordu. Bir, şiddet eylemleri esnasında alınacak tedbirler konusunda 16-17 madde. Daha sonra, emniyet teşkilatımızın yeniden yapılandırılması ikinci kısımdı. Üçüncü kısım, jandarma ve sahil koruma birimlerimizle ilgili maddeleri ihtiva ediyordu. Dördüncü ise nüfus ile ilgili düzenlemeler. Orada birçok kolaylaştırmalar, bürokratik sürecin kolaylaştırılması, basitleştirilmesi vardı. İlk 3 kısım bitti. Dördüncü kısım uzunca bir şey olduğu için tekrar komisyonda değerlendirilmesi ve bu yönde de eğer partilerin farklı kanaatleri varsa onların da göz önüne alınarak değerlendirilmesi için komisyona çektik. Bu, Özgürlüklerin Koruması ve İç Güvenlik Paketi’nden vazgeçtiğimiz anlamına kesinlikle gelmez. Bu konuda çalışmalar tamamlanır tamamlanmaz tekrar genel kurula gelecek ve kesinlikle bu dönem içerisinde yasalaşacaktır."
"Sadece ilgili arkadaşların yaptığı açıklamalara bakılmasını istirham ederim"
Başbakan Davutoğlu, Çözüm Sürecine ilişkin soru üzerine, Çözüm Süreci Kurulunu, Çarşamba günü topladıklarını anımsatarak, 1 Ekim sonrası hükümetin kurulmasının ardından kurulun oluşturulduğunu belirtti.
Kurulun, haziranda Meclis’in kabul ettiği bir yasayla oluşturulmasının uygun görüldüğünü hatırlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her 15 günde bir sürecin nabzını bu kurulda ben ve ilgili arkadaşlar takip ediyoruz. Bu anlamda hiçbir belirsizlik yoktur. Bazen ön almak şeklinde, bu şekilde yapılan açıklamalar sürece fayda vermiyor. Bunu defaatle söyledim, tekrar ifade ediyorum. Çözüm Süreci kurullarında yetkilendirdiğimiz arkadaşların yaptığı açıklamalar dışında hiçbir açıklamanın kıymeti harbiyesi yoktur. Bu ’16 kişi olacakmış’, şu şeyler olacakmış bunların hepsi spekülasyondan ibarettir, doğru değildir. Sürecin sağlıklı işlemesi için sadece ve sadece ilgili arkadaşların yaptığı açıklamalara bakılmasını istirham ederim, bütün kamuoyu açısından."
Çözüm Süreci’ni sürdürmekte güçlü bir irade sergilediklerine işaret eden Davutoğlu, hiçbir şekilde sürecin doğasına zarar verilmesine izin vermeyeceklerin vurguladı.
Bütün taraflara da sürecin doğası, akışı ve seyri konusunda yanlış anlaşılmalara vesile olacak konularda açıklamalardan uzak durmalarını tavsiye eden Davutoğlu, "Bu şekilde bir karar alınmış değil. Karar alındığı zaman ne şekilde, nasıl olacağına dair ki son kurulda bazı hususları, temel çerçeveleri çizdik, arkadaşlarımızı görevlendirdik. Bu çalışmalar kendi doğası içinde ilerlemektir" diye konuştu.