Seçme ve seçilme yasini 18’e indirecegiz
Erdoğan, ATV ve A Haber’in ortak yayınında soruları yanıtladı.
Başbakan Erdoğan, yerel seçimlere yönelik bir soruyu yanıtlarken, il genel meclislerinde alınacak oyların, partilerin Türkiye genelindeki oy oranlarını göstereceğini ifade ederek, partisinin, şu anda seçmenlerin genel seçim olsa kime oy vereceği, yerel seçimlerde kime oy vereceği konusunda çalışma yaptığını anlattı.
Erdoğan, anket sonuçlarına değinirken, "Hamdolsun, şu andaki görüntü iyi. Ama tabii, hedefimiz büyükşehirlerin çoğunluğunu almak istikametinde" diye konuştu.
"Bu tür muhalefetiniz olursa işiniz çok kolay"
"Diyelim ki hedefinize ulaştınız, başarılı oldunuz. O takdirde Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı mı kalacağı, yoksa Başbakanlığa geçeceği gibi tartışmalar ondan sonra mı başlayacak" sorusunu Erdoğan, şöyle yanıtladı:
"Her yaptığımız toplantıda, bu tür televizyon oturumlarında vs. illa bizi oradan köşeye sıkıştırma gayreti var. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili konuyu... Yani ben şimdi diyorum ki bunu Bahçeli konuşuyor da, bırakalım Bahçeli konuşsun bu konuyu. Bahçeli çünkü yerel seçimi konuşmuyor. ’Sen Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ne çıkamayacaksın’ diyor. ’Çankaya’da ayaklarının feri, dermanı kesilecek’ diyor. Biz şimdi yerel seçim yapıyoruz. Bırak yerel seçimi konuşalım. Yerel seçim için bu ülkede senin partin ne yapacak, onu anlat. Adam onu anlatmıyor, geliyor bunu anlatıyor. Ben de hamd ediyorum. ’Bu tür muhalefetiniz olursa, zaten işiniz çok kolay’ diyorum. Rahat rahat yola yürür, devam edersiniz."
"Siyasetin matematiğini de öğrenmiş değil"
Partisinin bütün teşkilatının yerel seçimlere odaklandığını ifade eden Erdoğan, 30 Mart’ın, millet nezdindeki bir güven oylaması olduğunu söyledi.
Erdoğan, "Bunu bir görmemiz lazım. Milletimiz ne diyor? Bakın şimdi matematik hesapları yapıyor. ’51 olursa, bu hükümet gider’ diyor. Bu yerel seçim ya, genel seçim değil. Ne gider? Hala bunu anlamış değil. Bundan önceki yerel seçimde 39 aldık, arkasından geldik 50 aldık. Niye gitmedik? Siyasetle matematiği karıştırdığı gibi siyasetin matematiğini de henüz öğrenmiş değil" değerlendirmesinde bulundu.
Meydanların diline çok önem verdiğini ve siyasette meydanların dilinin çok önemli olduğunu belirten Erdoğan, diğer liderlerin meydanlara çıkamadığını, sokak aralarında seçim koordinasyon merkezi açılışı, kahve toplantısı yaptıklarını anlattı. Kendisinin ise bunları çoktan tamamlamış olduğunu vurgulayan Erdoğan, 30’u büyükşehir olmak üzere 55 ilde miting yapmayı planladığını, bu sayının 60’a kadar yükselebileceğini kaydetti.
Erdoğan, yerel seçimler kapsamında gelecek günlerde yapacağı mitinglere ilişkin bilgiler vererek, final mitingini İstanbul’da yapacaklarını bildirdi.
"Hedef en fazla büyükşehir belediyesini almak"
"Yüzde kaç oy alırsanız kendinizi başarılı addedeceksiniz" sorusu üzerine Erdoğan, "Ben şimdi burada oran vermeyeyim. Şu andaki hedefimiz açık ara birinci parti çıkmaktır seçimden. ’Şu oran’ demek, yıldızları saymaktır. Hedef o değil, hedef birinci parti olmak. Bunun yanında bir de en fazla büyükşehir belediyesini almak. Bu 16 olur, 17 olur, 20 olur, 20’nin üzerinde olur. Burada hedef bu" dedi.
Erdoğan, 30 büyükşehrin, seçmenlerin yüzde 75’ini temsil ettiğine dikkati çekerek, bunun çok önemli bir oran olduğunu vurguladı.
Başbakan Erdoğan, "partisinin üç dönem şartının seçimden sonra mı gündeme geleceği" sorusu üzerine, bunun, şu anda gündemde olmadığını ifade etti. Erdoğan, "Bunlar Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, partinin kongresi ve üç dönem olayıyla ilgili karar, bir defa partimizin genel kurulunun yetkisinde olan bir şeydir, benim yetkimde olan bir şey değildir. Partimizi kurarken arkadaşlarımızla bu konuyu oturduk, konuştuk, değerlendirdik, dedik ki ’halkın bir de böyle beklentisi var. Nedir? Birileri genel başkan olarak koltuğa oturdu mu, bir daha burayı bırakmak istemiyor. Dedik ki bir farklılık getirelim" diye konuştu.
"Seçme ve seçilme yaşını 18’e indireceğiz"
Erdoğan, seçme ve seçilme yaşının 18 olması gerektiğini dile getirdiğinde, birçok kişinin kendisiyle dalga geçtiğini söyledi. Bu konuda çalışma yaptırdığı arkadaşlarının Almanya’dan Hollanda’ya kadar bütün ülkelerde seçme ve seçilme yaşının 18 olduğunu gördüklerini anlatan Erdoğan, "Genç kuşakların, bir tane, iki tane, parlamentoya girmesi önemli bir olay. Avrupa Parlamentosu’nda bakıyorsun 25 yaşında, geliyor orada bakanlık yapıyor. Bunu görmemezlikten gelmek kendi insanına bir defa hakarettir. MHP’linin bir tanesi, yanına o gençleri aldı, ’bunlar mı parlamentoya gelecek’ diyor. Benim gencim, MHP’ye gönül veren o genç kardeşlerim, bu adamların peşinden gidiyor. Sana değer vermiyor bunlar, seni adam yerine koymuyor" ifadelerini kullandı.
Partisinin, şu anda 25-30 yaş arasında 2-3 milletvekili olduğunu hatırlatan Erdoğan, bunun daha da artacağını bildirdi. Seçme ve seçilme yaşını da 25’e partisinin indirdiğine işaret eden Erdoğan, "Seçme ve seçilme yaşını 18’e indireceğiz, indirmemiz lazım. Çünkü bu, genç kuşaklara ayrı bir değer vermeyi getirecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, zor olanın seçilmek değil, seçmek olduğunu dile getirerek, "Hatırlayın, bir zamanlar, ’4 ayaklı eşeği Taksim Meydanı’na koysam seçilir’ diyen siyasiler çıktı bu ülkede. Bu ülke bunları gördü. Biz böyle bir şeyi göstermek istemiyoruz. Bugün 18, 19, 20 yaşında okumuş, yetişmiş, gayet yetenekli, cevval gençlerimiz var. Bunların önünü açmamız lazım" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin montaj görüntüleri izlendi
Programda daha sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin montajlanmış görüntülerinin hazır olduğu belirtilerek, Erdoğan’dan görüntülerin izlenmesini isteyip istemediği soruldu.
Erdoğan, "Montajın nerelere vardığını halkımın görmesi bakımından bunu çok önemsiyorum. Hiç istemediğiniz bir şeyle, sizi montajla vururlar. Bunu bir gösterirseniz, çok isabetli olur. Montajla neler yapılabileceğini göstermesi bakımından önemli" dedikten sonra iki lidere ait görüntüler yayınlandı.
Kılıçdaroğlu’na "Mustafa Sarıgül’ün yargılanması ve cezalandırılması gerekirdi", MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ise "Öcalan, barış ve özgürlük savaşçısıdır, terörist değildir" sözlerinin yüklendiği montaj görüntüler izlendikten sonra Erdoğan, "Dudak hareketlerine varıncaya kadar, dikkat ederseniz, kelimesi kelimesine... Yani o denli, bu iş artık profesyonelleşmiş. Ama bunu hala anlamak istemeyenler var. Bazı yerlerde bakıyorsunuz, ailemle ilgili, çocuklarımla ilgili bu tür iftiralar hala edepsizce, ahlaksızca yapılmaya devam ediyor. Benim evlatlarımın gırtlağından, boğazından haram lokma geçmemiş. Adam kalkıyor, ’şunu yaptı, bunu yaptı’ falan filan" ifadesini kullandı.
"Son çeteyi çökertinceye kadar mücadeleyi sürdüreceğiz"
Başbakan Erdoğan, "Seçimi kazandığınızı var sayalım. Nasıl bir son nokta koyacağız? Nasıl bir çıkış yapacağız" sorusu üzerine, çıkışın ilk etabının, karar mekanizmalarında paralel yapının temizlenmesi olacağını bildirdi. Bu yapıldıktan sonra sürecin aşağı doğru gideceğini kaydeden Erdoğan, bir taraftan da bunların yargıya sevk edileceğini anlattı.
Bu süreçte kendileri için Yargıtay’ın birinci derecede, Danıştay’ın ikinci derecede önemli olduğunu kaydeden Erdoğan, "Biz burada son çeteyi çökertinceye kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü bir defa bu dini bir cemaat falan değil. Saf, o alttaki takım var ya, onlar cemaat. Yoksa bu örgüt. Bunların demokrasi memokrasi diye de bir şeyleri yok. Kesinlikle vesayet rejimi. Bizim bu vesayet rejimini kabullenmemiz, bunlara prim vermemiz asla mümkün değil" diye konuştu.
"Bunlar için çok davalar çıkabilir"
Erdoğan, "Bu kararı devlet aldı, değil mi" sorusuna karşılık, konunun istişari bir kurul olan MGK’da da konuşulduğunu, milletin refah ve huzuru için ulusal güvenliğe tehdit olan son gelişmeler hakkında gerekli tedbirleri hükümetin alacağını söyledi.
"Bütün bunlara rağmen, hala Aydın Doğan medyasının paralel örgütle ittifak yapması, paralel örgütle bu kadar kol kola girilebilmesi, acaba Fethullah Gülen’e konuşmasında ’ilgilenmenizden memnun olduğum iki husus var’ dediği iki husus, Yargıtay’daki iki husus mu? Yargıtay’daki iki dava mı? Oradan mı acaba Aydın Doğan kilitlendi" sorusu üzerine Erdoğan, "Bunlar için çok çok davalar çıkabilir" dedi.