Sehit yakinlari, gazi ve engellilere söz
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şehit ve gazi yakınlarımıza bir kez daha söz veriyorum. Bu onurlu ve ağır sorumluluk üzerimizdeyken, hangi şartta olursa olsun, sizlere sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hangi şartta ve dünyanın neresinde olursa olsun, şehitlerimizin makamlarını ihya, inşa etmeye devam edeceğiz. Ve hangi şartta olursa olsun, hangi zorluklarla karşı karşıya kalırsak kalalım, sizin o candan aziz evlatlarınızın emanetini ayakta tutmaya, o emaneti en iyi şekilde gelecek nesillere devretmeye kararlıyız" dedi.
Davutoğlu, ATO Kongre Merkezi’ndeki "Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası" töreninde yaptığı konuşmada, Myanmar’daki şehitliğin inşa ve ihya edildiğini hatırlattı.
Başbakan Davutoğlu, "Biz bir büyük millet ve devlet olarak tarihte eğer yer almışsak dünyanın neresinde olursa olsun al bayrak, bu devletin, milletin onuru ve izzeti için savaşmış ve şehit düşmüş kim varsa, onun başına bir mezar taşı, üzerine Kur’an-ı Azimüşşan ve al bayrağı iletmek üzere bu görevleri yürütüyoruz" dedi.
Davutoğlu, şehit yakınları ve gazilere şöyle seslendi:
"Myanmar’a ilk büyükelçi atadığımızda Dışişleri Bakanı idim. 2012’de, o zaman bu şehitlerimizin yerleri metruk haldeydi, verdiğimiz ilk görev, gelenektendir gelip bakandan talimat alırlar, verdiğim ilk görev, ’Talimatınız nedir’ diye sorulduğunda, ’Bu şehitliklerimizi bulacaksınız ve onlara cevapsız kalan mektuplarına atfen size, Anadolu’dan cevap getirdik ve iki kutsal emanet getirdik deyip, Kur’an-ı Azimüşşan ve al bayrağı onların huzurunda, oraya ebediyen kalmak üzere nakşedeceksiniz’. Şehit ve gazi yakınlarımıza bir kez daha söz veriyorum. Bu onurlu ve ağır sorumluluk üzerimizdeyken, hangi şartta olursa olsun, sizlere sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hangi şartta ve dünyanın neresinde olursa olsun, şehitlerimizin makamlarını ihya, inşa etmeye devam edeceğiz. Ve hangi şartta olursa olsun, hangi zorluklarla karşı karşıya kalırsak kalalım, sizin o candan aziz evlatlarınızın emanetini ayakta tutmaya, o emaneti en iyi şekilde gelecek nesillere devretmeye kararlıyız.
"Birçoğu evlerine kapanmışlardı"
Törende, 4 bin 682 "engel tanımayan cesur yüreklinin" atamasının gerçekleşeceğini anlatan Başbakan Davutoğlu, kendi hayatından bazı örnekleri de salondaki konuklarla paylaştı.
Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Kendi evladım gibi sevdiğim iki engelli yeğenim vardı, ikisini de daha sonra 20’li yaşlarda kaybettik. Onları her gördüğümde bir taraftan hayata nasıl tutunduklarını ama diğer taraftan da hayata tutunurken nasıl zorluklarla karşılaştıklarını aile olarak yakından müşahede ettim. Engelli tanımayan kardeşlerimiz açısından söylüyorum, 70’li 80’li, 90’lı yıllarda devlet bu vatandaşlarımızın, bu ailelerin yanında değildi. Ailelerin yanında olmak istese dahi onu yapacak gücü, kudreti yoktu. Ama bugün gururla, onurla söylüyorum, burada geçerken de birçok engel tanımayan kardeşimizle kucaklaştık, bütün engel tanımayan kardeşlerimizin yanında olabilecek kudrette olabilecek bir devlet ve o devletin görevlerini ifa eden kurumlarımız var. Bunun en çarpıcı göstergesi, engel tanımayan kardeşlerimizin sokağa çıkmış olması. Daha önce görmezdik, daha önce o engel tanımayan kardeşlerimizi toplantılarda, bir takım faaliyetlerde görmezdik. Birçoğu evlerine kapanmışlardı, bazen aile ve etrafı bile onlardan bahsetmeyi sanki bir eksiklikmiş gibi, üzerini örterek, suçlu şekilde yapabilirlerdi. Böyle bir şey söz konusu değil. Onlar diğer vatandaşlarımız ve diğer insanlar gibi her türlü hakka sahip olan ve hatta diğerlerinden farklı olarak, o hakların korunması bağlamında en fazla mazhariyete sahip olan kardeşlerimizdir."
"İşte müşfik, kudretli devlet burada"
Engellilerin hak ve hukuklarını korumanın da devletin görevleri arasında yer aldığını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "İşte müşfik, kudretli devlet burada" değerlendirmesinde bulundu.
Davutoğlu, "Yürüyebilen birinin yürüme engelliden daha güçlü olduğuna" yönelik bir algının oluştuğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Hayır. Bir kardeşimizden bahsedeceğim ki gerçek anlamda bir kahraman, onlarca, yüzlerce böyle örnek var ama sadece birinden bahsedeceğim, Senem kardeşimiz. Engelliler Haftası vesilesiyle AK Parti Genel Merkezi’nde yaptığımız sergide oradaydı. Karıncaya bir mektup yazmıştı, emin olun o mektup bugün değişik dillere tercüme edilip yayımlansa bir manifesto olur. Bir genç kızımız karıncayla hasbıhal eder, karıncayla hasbıhal ederken, kendi ruh halini o kadar güzel bir şekilde anlatıyor ki eğer biz bugün engellilerimize kucak açan, politika takip etmemiş olsaydık, muhtemelen Senem kızımız evinde, bir köşesinde hayata kahretmiş olarak dururdu. Ama onda gördüğüm öz güven, kendinden o kadar emin ki, kendisiyle o kadar barışık ki, haykırıyordu karıncaya yazdığı mektupla. Kendi zaafından büyük bir güç üretmişti, o bir zaaf da değil. Bu şekilde artık onlarca, yüzlerce vatandaşımız var. Çok iyi resim, karikatür yapan engellilerimizle geçen hafta buluşmuştuk. Hatta ayak parmaklarıyla resim yapan, benim de resmimi yapan bir engelli küçük kardeşimiz vardı. Ben ellerimle onu yapamazken, o ayak parmaklarıyla tabiri caizse bir mucizeye imza atıyordu. Neydi bu mucizenin arkasında? İrade, güçlü bir irade ve öz güven. O öz güveni sağlayan şey de artık toplumda engel tanımayan vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin bir güç, değer olarak görülmesi, idrak edilmesi ve onlara sahip çıkmanın onurlu bir vazife olarak görülmesi."
İmkanı olan bütün aileleri koruyucu aile seferberliğine davet eden Davutoğlu, "Gelin, bu çocuklarımızın hepsine sahip çıkalım. Her bir çocuk yetiştiren, bir umut fidanı toprağa dikiyor demektir. Hep beraber böyle bir kampanyayla sosyal hizmet kanundan istifade eden çocuklarımızın daha küçük yaşlarda aile şefkatine şahit olmalarına özen gösterelim" diye konuştu.
"Hiç kimse kimsesiz kalmayacak bu ülkede"
23 Nisan’da iyi imkanlara sahip olan çocuklarla törenler yapıldığını hatırlatan Davutoğlu, bu sene eşi Sare Davutoğlu ile çocuk tutuk evine gittiğini, çocukların ziyaretinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, "Ola ki şu veya bu sebeple şu veya bu suça iştirak etmiş olsunlar tutuk evindeki çocuklar. Hangimiz hata yapmıyoruz ki. Biz o yaşlardaki çocukları alıp o girdaptan doğru bir istikamete yöneltemiyorsak, bu onların suçu değil her şeyden önce bizim sorumluluğumuzdur" dedi.
Uyuşturucu konusunda ciddi mesafeler aldıklarını, bundan sonra bu çocuklara ve gençlere sahip çıkmak için bütün imkanları seferber edeceklerini sözünü veren Davutoğlu, "Hiç kimse kimsesiz kalmayacak bu ülkede" ifadesini kullandı.
Bugün 3 bin 163 kişiyi, Soma ve Ermenek’te hayatını kaybeden madencilerin de 26 yakınını istihdam edeceklerini bilgisini paylaşan Başbakan Davutoğlu, "’Bana sahip çıkacak kimse yok mu?’ diye bir yerden bir feryat yükseldiğinde hepimiz, geride kalan bu 78 milyon, ’biz varız’ demeli. Bende 78 milyon vatandaşımız adına, Türkiye Devleti Başbakanı olarak, Türkiye’de ve dünyada ’ya Rab, bize sahip çıkacak kimse yok mu, katından bir yardımcı gönder’ diye kimin çığlığını duyarsak, orada Türkiye Cumhuriyeti Devleti kudretiyle, şefkatiyle var olacaktır" diye konuştu.
Kamuda bugüne kadar 1 milyon 464 bin atama gerçekleştirdiklerini aktaran Davutoğlu, bütçe imkanlarının sınırlarını zorlayarak verimli ve üretken bir şekilde ne gerekiyorsa yapacaklarını, kamuda istihdam alanlarını genişleteceklerini kaydetti.
AK Parti iktidarı olarak, sosyal devlet politikasını her türlü popülizmden uzak şekilde sürdürmeye devam edeceklerini belirten Davutoğlu, şimdiye kadar atanan şehit ve gazi yakınlarının yüzde 70’inin 1995’ten bu yana, yüzde 79’unun ise AK Parti döneminde atandığını açıkladı.
Davutoğlu, ATO Kongre Merkezindeki şehit yakınları ve gaziler için iş kurası töreniyle, engel tanımayan 4 bin 682 kişiye iş imkanı sağlanacağını belirtti.
Engellilerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik her yere talimat verdiğini vurgulayan Davutoğlu, "Her bir engelli kardeşimizin yüzü gülene, kendi engelini unutup insanlığa mutluluk verecek gücü kendisinde görene kadar bu çabalarımız sürecek. Bu ülkede kimse sahipsiz değildir" diye konuştu.
Davutoğlu, engelli bir evladı veya kardeşi olup da onlara bakanlara bir müddet tatil imkanı tanıyıp, devletin bakım memuru göndermesini dünyada olmayan bir tavır ve asil bir davranış olarak nitelendirdi.
Başbakan Davutoğlu, "Bugün bizim sosyal politikalarımızı geçmişte anlamayanlar, bugün sosyal devlet anlayışıyla yaptığımız bu hizmeti taklit etmeye çalışarak bir takım vaatlerde bulunanların bütün bunlardan ders alması lazım. Önce engellilerimizin önüne gidip, son dönemde engelli kardeşlerimize yapılan hizmetleri onlardan dinlemeleri sonra, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geldiği düzeyi eleştirmeleri lazım. Engeli kardeşlerime söz veriyorum. Onların engel tanımayan tavırları, bize bir örneklik teşkil etmektedir. Onların talepleri ne ise karşılanacak ama kimse kendisini bu ülkede zayıf, eksik hissetmeyecek" ifadesini kullandı.
"Devlet bütün çocukların anne babasıdır"
Şu ana kadar 37 bin engelliye iş imkanı tanındığına dikkati çeken Davutoğlu, bugün yapılacak atamalarla iş sahibi olacaklara da başarı diledi.
Her çocuğun babası ve annesiyle büyümeyi, o şefkati hissetmek isteyeceğini ama şu veya bu gerekçeyle bundan yoksun kalan çocuklara da devletin şefkat göstermesi gerektiğine işaret eden Davutoğlu, "Devlet anne babası olsun veya olmasın, bütün çocukların anne babasıdır, bütün çocukların ailesidir" diye konuştu.
Özel iki koku olarak nitelendirdiği çocuk ve kitap kokusunda cennetin kokusunu hissettiğini ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Çocuk kokusundan nasibi olmayanların şefkatten bahsetmesi mümkün değil. Bir çocuğu alıp da ciğerlerine kadar kokusunu içine çekmeyen birinin devlet adamı olduğunda vatandaşına muhabbet duyması mümkün değildir. Gördüğü her çocukta kendi çocuğunu görmeyen birisinin devlet görevi yapması ahlaken de siyaseten de caiz değildir. Gördüğü her çocukta kendi çocuğunu göreceksin. İşte bu bilinçle, bu anlayışla 3 bin 163 çocuğumuza Sosyal Hizmet Kanunu çerçevesinde yetişmiş gençlerimize iş imkanı sağlayacağız."
"Hala çocuğun ışıl ışıl gözleri gözümün önünde"
AK Parti’nin Balıkesir’deki mitinginin ardından bir araya geldiği değişik toplum kesimlerinden vatandaşların arasında bir ailenin de yer aldığını aktaran Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bir aile, hala çocuğun ışıl ışıl gözleri gözümün önünde, Efe Can. Anne, baba Efe Can’ı 7-8 ay önce koruyucu aile uygulaması çerçevesinde yanlarına almışlar. Sapsarı saçlar, masmavi gözlerle çok güzel bir çocuk. Bütün çocuklar güzeldir ama ışıl ışıl bakıyor. Kucağıma aldım sarıldım, beni mutlu eden ne oldu biliyor musunuz, bana sarılmasından daha çok? O arada babası yani koruyucu aile anlamında babası odaya girdi, çocuk döndü ’Baba’ diye ta yüreğinden geldiği besbelli olan bir sesle babasına seslendi. Annesine döndü, ’Anne’ diye seslendi. ’Ya Rabbi’, dedim, ’Bu aileye bu dünyada ve diğer dünyada verilebilecek nimetlerin en güzelini ver.’ Madem ki bir çocuğu anne ve baba diye bu şekilde seslendirebildiler, kendilerine yöneltebildiler, muhabbet duyabildiler, bu aileden daha asil bir aile yoktur. Kucaklaştılar, bir çocukları daha varmış zannedersiniz ki bu çocuk hayatı boyu hep onlarla beraber oldu. Biz eğer şefkati ve muhabbeti sadece evimizde kendi çocuklarımıza gösteriyorsak, dışarı çıktığımızda şiddetle, nefret ve öfke dili kullanıyorsak kendi çocuğumuza gösterdiğimiz muhabbet de bir müddet sonra biter. Hatta bazı ailelerde kendi çocuklarına şiddet uygulayan bazı anne babalara da seslenmek istiyorum, işte bu güzel örnekler, çocukların hepimize ait olduğunu, dünyadaki bütün çocukların aslında masum olduğunu, esasta masum olduğunu ve en iyi hayat şartlarına sahip olma hakkına sahip olduklarını hepimizin görmesi lazım."
Notlar
Şehit yakınları, gazi ve engellilerin katıldığı törene, Başbakan Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ai Şahin de hazır bulundu.
Başbakan Davutoğlu konuşmasını yapmadan önce, engelli vatandaşlarla tokalaştı.
Davutoğlu’nun ve protokol konuşmaları işaret diliyle salondaki engelliler için anlatıldı. Bu arada salondaki bazı vatandaşlar "Engelli öğretmenler olarak size minnettarız" pankartı açtı.
Öte yandan, salondaki bir kadın, "İnşallah Sayın Başbakanım ilk atamayı benim oğlum için gerçekleştirirsiniz. Sahneye gelebilir miyim?" sözleri üzerine, Davutoğlu kadını sahneye davet etti.
Başbakan Davutoğlu konuşmasını tamamladıktan sonra, butona basarak ilk atamaları gerçekleştirdi. Atamaları gerçekleşen bazı şehit yakını ve gaziler ile engelliler, Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu ile hatıra fotoğrafı çektirdi.