Yükleniyor...

Torba Yasa çikana dek rahat yok

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, öğretmenlerin, madencilerin ve kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasından etkileneceklerin Torba Yasa’yla müjde beklediğini belirterek, "Bize destek versinler, Meclis’i engellemek yerine, vatandaşlarımızın mutlu bir haberi en erken şekilde almalarını temin edecek şekilde omuz omuza verelim. İktidar ve muhalefet olarak bu yasaları biran önce geçirelim" dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda 62. Hükümetin güvenoyu almasının ardından, AK Parti grubuna verdiği teşekkür yemeğinde konuşan Davutoğlu, parti grubunun, hiçbir fire olmadan, birkaç mazeret dışında yek vücut halinde Hükümet Programı’na destek verdiğini söyledi.

Farklı kanaatler olduğunda hep konuşacaklarını dile getiren Davutoğlu, özeleştiri yapılması gerektiğinde bir araya gelip özeleştiride bulunacaklarını, içlerinde bazı şeyleri açık şekilde istişare etmek istediklerinde bunu da yapacaklarını ifade etti. Davutoğlu, şöyle konuştu:

"İstişareler bittiğinde, dışarıya çıktığımızda herkes bilecek ve şahit olacak ki AK Parti, grubuyla, genel merkeziyle Türkiye’nin her sathına yayılmış neferiyle tek vücut ve tek beden gibi hareket eder. Tarağın dişleri gibi tek hedefe kilitlenmişizdir, omuz omuzayızdır. Aramızda özeleştiri yaparız, içimizde demokrasimizi güçlendiririz. Aramızda zamanla iki, bazen üç nesil olabilecek ilişkiler gelişecek. Nesiller arasında tecrübeyi edebe ve derin sosyal ahlakımıza dayalı olarak aktarırız. Yola çıktığımızda, yolun önündeki mayınlı tarlalara değil de yolu sonundaki hedefe kilitleniriz."

"Torba Yasa çıkana dek rahat yok"

Büyük fedakarlıkla AK Parti Grubu’nun tatil yapamadığını belirten Yıldız, buna rağmen kendilerine "rahat" vermeyeceklerini, Torba Yasa görüşmelerinin tamamlanması için pazartesi günü Meclis çalışmalarına devam edileceğini söyledi. Grup Başkanvekillerinin gerekli tedbirleri aldığını ifade eden Davutoğlu,  şunları kaydetti:

"Dinlenmeyi, 1 Ekime kadar yenilenmeyi hak etmiş olmakla birlikte toplumumuzun ciddi beklentileri var. Atama bekleyen öğretmenler, madenciler, kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması gibi konular var. Adım yeni genel başkan adayı olarak zikredildiği andan itibaren tweette bunlarla ilgili yoğun bir talep baskısı altına girdim. Bu mutlaka hepimize geliyor. Öğretmenlerimiz İstanbul’da karşıladıklarında ’Atama bekliyoruz’ dediler. Söz verdik, madem ki söz verdik, sözü yerine getiririz. Uyku uyumasak da yerine getiririz, tatilimiz kesilse de yerine getiririz."

Torba Yasa görüşmelerini en kısa sürede tamamlamak istediklerini vurgulayan Davutoğlu, muhalefet partilerine çağrıda bulunarak, şöyle konuştu:

"Bu konular sosyal talebi, halkımızın beklentilerini karşılayan yasalar. Öğretmenlerimiz, madencilerimiz ve kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasından etkilenecek vatandaşlarımız bizden güzel bir müjde bekliyor yeni yasama dönemi öncesinde. Bize destek versinler, Meclis’i engellemek yerine, vatandaşlarımızın mutlu bir haberi en erken şekilde almalarını temin edecek şekilde omuz omuza verelim. İktidar ve muhalefet olarak bu yasaları biran önce geçirelim.  Hiç kimse bu yasalarla ilgili olumsuz bir tutum içerisinde değil. Ümit ederiz ki muhalefet partilerimiz de bu çağrımıza kulak verirler ve en kısa sürüde bu yasaları geçiririz."

Rabbim utandırmasın

62. Hükümetin güvenoyu almasının ardından AK Parti grubuna verdiği teşekkür yemeğinde, Davutoğlu, güvenoyunun hayırlı olması temennisinde bulundu ve "Rabbim utandırmasın" dedi.

Davutoğlu, bu tarihi değişiklikte AK Parti grubunun gösterdiği vakur ve kararlı tavırı birlikte kutlamak istediklerini ifade etti.

Hayatın hızla aktığını, Bülent Gedikli’nin teyzesi ve halasının aynı gün içinde vefat ettiğini belirten Davutoğlu, "Tamamıyla doğal ölüm. Aynı anda olması tevafuk. Ama tam masaya oturmuşken Mehmet Muş kardeşimizin de bir güzel kız bebeği olduğu haberi geldi. ’Nişa’ bebeğe hayırlı ömürler diliyoruz" diye konuştu.

Davutoğlu, hayat ile ölüm nasıl iç içe geçmişse, masa etrafında, sohbette bir aradaysa, siyasi hayatta da birçok kendi içinde diyalektik, farklı görülen gelişmelerin birlikte yaşandığını anlattı. 

Aynı zamanda partilerin kurultaylar, kongreler yaptığını ve siyasi hayatın yeniden yapılandığını söyleyen Davutoğlu, "Biz bu siyasi hayatın yapılanmasını yeni Türkiye olarak isimlendirirken, aslında bu yapılanmanın tam da geniş kapsamlı bir yapılanma olmasına yaptığımız vurguyu da ifade etmek istedik" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Tam da geniş kapsamlı yapılanmadan kasıt, siyasi kültür değişimidir, siyasi etik değişimidir, milli iradeye bakış tarzındaki değişimdir. Aynı zamanda bununla birlikte bir kurumsal değişim, devletimizin milletle bir bütün halinde yeniden tanzim edilmesi çabası, arayışıdır. Ekonomimizin 12 yıllık başarılar üstünde tekrar sürdürülebilir insani kalkınma ilkesi etrafında inşa edilmesidir. Demokrasimiz, ekonomimiz ve stratejik vizyonumuz, biraz önce TBMM’de vurguladığım gibi yeni bir zemin üzerinde, bütün o başarılı 12 yıllık birikim temelinde ilerleyecek.

Çok kritik bir 2013 yılından geçtik, sınavlarla dolu. Bütün bu sınavları başı dik şekilde karşıladık, göğüsledik ve 2014 yılındaki esas meydan okumalara, yani mahalli seçimlere ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine tek bir yürek, tek bir akıl, tek bir zihin olarak girdik. Neticede Sayın Cumhurbaşkanımızın 30 Mart’ta partimizi seçimlere götürme iradesi ve kararlılığı yanında, özellikle 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı seçiminde sergilediği büyük başarıyla birlikte iki sınavı da geçtik."

"Ama bazen hani büyük cihad, küçük cihad ayrımı yapılır. Tabii biz bunu hadisi şerifin o anlamıyla kullanıyoruz" diyen Davutoğlu, bazen dışa ve içe dönük verilen mücadelelerin farklı psikolojiler gerektirdiğini vurguladı.

"Bir başka ortak ruh var" 

"Kendilerinin 1.5 yılda dışa dönük, Gezi provokasyonlarına karşı,17 Aralık, 25 Aralık provokasyonlarına karşı çok mücadele verdiklerini" dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Seçimden 3 gün önce ortaya atılan Dışişleri dinleme skandallarına kadar büyük bir dışa dönük mücadele içinden başı dik bir şekilde çıktık. Bu dışa dönük mücadelede muhatabımız olan ve bu mücadeleyi mayınlı bir tarlaya dönüştürmeye çalışan çevreler, bu sefer beklediler ve ümit ettiler ki biz içe dönük bir mücadeleye girelim ve kendi içimizde bir şekilde özgüvenimizi sarsan, enerjimizi tüketen bir mücadele alanına yönelelim. Beklediklerinin tam aksi oldu. Çünkü onların bilmedikleri ve anlamadıkları bir başka ortak ruh var, AK Parti grubunda, AK Parti kadrolarında. Bu ortak ruha nüfuz edemedikleri için bizim daha çocukluğumuzdan itibaren gerçek cihadın insanın kendi nefsine ve kendi içinde ahlaki bakımdan kendisiyle muhasebede olduğu bilinciyle yetiştiğimizi bilmedikleri için, hep kendileri için küçük mansıplar, mevkiler uğruna kardeşin kardeşe düşeceğini, AK Parti içinde ihtilaflar yaşanacağını hesap ettiler, ümit ettiler."

Davutoğlu, öncelikle bütün bu beklentileri boşa çıkardıkları, kendi içlerinde ahlaki erdemi göstererek, hiçbir dış mücadelenin içte herhangi parçalanmaya veya nefsi bir zaafa dönüşmeyeceğini ispat ettikleri için partililere teşekkür etti.

Siyasetin erdeminin başladığı yerin orası olduğunu belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Eğer kendi içimizde bu sınavı vere vere yürürsek, dıştan gelecek hiçbir etki bizi sarsamaz, aksine bizi birbirimize kenetler. Parçalanma bekledikleri anlarda milyonlarca vatandaşımız, büyük kitleler halinde Gezi provokasyonlarından sonra meydanları doldurdular. ’İçeride mücadele çıkar, ihtilaf çıkar’ dedikleri yerlerde, 30 Mart seçimleri öncesinde Türk siyasi hayatının en büyük mitinglerinde AK Parti kadroları omuz omuza verdiler. ’İhtilaf çıkar, cumhurbaşkanlığı seçiminde ne olabilir’ dedikleri yerde cumhurbaşkanlığı seçimini, Türk siyasi tarihinde alınabilecek en yüksek oyla, ilk turda ki bu da inşallah bir gelenek oluşturur, bundan sonra da bütün cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk turda, güçlü bir iradeyle şekillenir.

Güzel bir başlangıç oldu, onu gerçekleştirdik ama sonrasında, son 15 gün içinde açık söyleyeyim, eminim bundan 10, 20, 50 sene sonra Türk siyasi hayatını yazanlar, belki de en kritik dönemi, bu 15 gün içinde yaşananlar olarak zikredecekler. Çünkü çok büyük başarılara imza atmış bir kadronun, ortak akıl, vicdan ve ahlakının tarih sahnesine çıktığı bir 15 gün yaşadık."

"O omuzun arasına girebilecek hiçbir şeytani veya nefsi fitne olamaz"

Böyle bir tablodan sonra 1. Olağanüstü Büyük Kongre öncesi ve sonrasında çok ciddi tartışmalar yapacaklarını bekleyen ve ümit edenlere en güçlü cevabı verdiklerini belirten Davutoğlu, istişarelerin kendi kültürleri içinde seyrettiğini söyledi.

İstişarenin, bütün ilgili aktörlerin, fikirlerinin beyan edileceği ortamın sağlanmasıyla söz konusu olacağına işaret eden Davutoğlu, bunun, hem MKYK hem il başkanları arasında hem milletvekilleriyle yapılan toplantılarda tek tek gerçekleştirildiğini bildirdi.

"Bu istişare süreçlerinin neticesinde ki burada tekrar teşekkür ediyorum, bütün bu istişareye katılan arkadaşlarımıza, bu ağır sorumluluğu bendenizin zayıf omuzlarına yükleme kararı verdiniz" ifadesini kullanan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Tarihin bu çetrefil döneminde hiçbir omuz böyle bir sorumluluk karşısında yeterince güçlü değildir. Yeter ki o omuzu sağından ve solundan destekleyen başka omuzlar olmuş olsun. Eğer başka omuzlar varsa ve omuzlar bir saf halinde araya hiçbir fitneyi sokmayacak şekilde yan yana gelmişse, işte o zaman her omuz o yükü kaldıracak gücü kendinde bulur.  

Gösterdik ki biz siyasi tavır olarak, bu saflarda gerek milletvekillerimiz arasında gerek il başkanlarımız, belediye başkanlarımız, teşkilatımızın her birimi arasında omuzlarımız yan yana geldiğinde o omuzun arasına girebilecek hiçbir şeytani veya nefsi fitne olamaz. Bu sınavı geçtiğimiz için Allah’a hamdediyorum. Gerçek mücadelenin içe dönük ahlaki mücadele olduğu bilincini kaybetmediğimiz için sizlere de teşekkür ediyorum."

Davutoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda 62. Hükümetin güvenoyu almasının ardından, AK Parti grubuna verdiği teşekkür yemeğinde, "Görev bana burada, bu mekanda, ismim zikredilerek tevdi edildiğinde, ondan sonraki saat içinde Sayın Cumhurbaşkanımızla yaptığım görüşmede, bütün bu yeniden yapılanma sürecini partimiz içinde en kısa sürede, 15 günü geçmeyecek şekilde tamamlanması gerektiğini söyledim" ifadelerini kullandı.

Uzayan süreçlerin sadece sıkıntılara sebebiyet vereceğini belirten Davutoğlu, "Bugün sadece 62. Hükümetin güvenoyunu almış olmakla Meclis’teki görevimizi tamamlamış olmadık ama aynı zamanda hem Bakanlar Kurulu’nda hem Meclis grubunda hem MKYK ve MYK’daki yapılanmamızı da tamamlamış olduk" diye konuştu.

Davutoğlu, artık şu andan itibaren herhangi bir yeni seçim veya süreç gerektiren bir durum bulunmadığını söyledi.

Parti içinde, genel başkan yardımcılarının altındaki yapılarda, Meclis’te, doğal süreç içinde görevlendirmeler olacağını dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Hedefim benim şuydu, Bakanlar Kurulu’nu bir an önce, öncelikle teşekkül ettirmek. Olabilecek değişiklikler konusunda arkadaşlarımızın rızasını almak. Her bir arkadaşımla değişiklik öncesinde istişare ettim, rızalarını aldım, gönüllerini almaya çalıştım. Elhamdülillah, hiçbir gönül kırıklığı da olmadı, hepsine teşekkür ediyorum tekrar. Olur olmaz da aynı gün içinde hükümet programını yazmaya başladık. O hükümet programı birçok çevreden bir kitap olarak, bir kapsamlı çalışma olarak, hatta birçok arkadaş ’Kaç ay çalışıldı, kaç hafta üzerinde duruldu’ diye... Hayır, bir hafta içinde, 4-5 gün içinde onu tamamladık. Emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Gece boyu çalıştılar. Görsel olarak yenilenme, yeni bir çerçeve vermeye çalıştık. Birçok unsurlarıyla, neden bunu 4- 5 gün içinde gerçekleştirebildik biliyor musunuz? Çünkü elimizde bir müktesebat var. Aynı parti geleneğimiz gibi. Bir müktesebat üzerinde yeni programı yazdık. Yine bu müktesebat üzerinde yeni Türkiye’yi inşa edeceğiz. Ve hemen aynı gün MKYK içindeki istişarelerimizde bazı değişiklikler oldu. Onu da tamamladık. İlk Bakanlar Kurulu, ilk grup toplantısını geçtiğimiz pazartesi günü yaptık. Hükümet programını sunduk. Yasal zorunluluklar olmasaydı, bütün bu süreç aslında o gün bitmiş olacaktı. Yani bekleme, müzakere için yasal olarak gerekli olan süreyi bekledik."

Başbakan Davutoğlu, kongreden 5 gün sonra aslında bütün yapılanmaları, bugün yasal olarak da hükümetin güvenoyu almasıyla bu süreci tamamladıklarını kaydetti. Davutoğlu, bunun Türk siyasi hayatına geçecek önemli bir başarı olduğuna işaret etti.

Bu sürece katkıda bulunan ve yeniden yapılanma sürecinin sıhhatli bir şekilde gerçekleşmesine katkı sağlayan herkese teşekkür eden Davutoğlu, ayrıca kıdemli ve tecrübeli olanlar ile gençlere, kadın kollarına, gençlik kollarına da teşekkürlerini sundu. 

Davutoğlu, bugünlerde CHP kurultayının da yapıldığını anımsatarak, CHP kurultayının da partililere ve Türk siyasi hayatına hayırlı olsun temennisinde bulundu. Davutoğlu,  sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kurultaylar arasında yapılacak kıyaslamalar, arada, siyasetin gelişmesi bağlamında yapılacak kıyaslamalarda farklı siyasi kültürlerin ulaştığı sonuçlar bağlamında bir takım ipuçları verecektir. Eminim ve ümit ediyorum ki herkes bunları değerlendirir. Ama en önemlisi de sayın vatandaşlarımız, seçmenlerimiz değerlendirir ve AK Parti kadrolarının bir emanete nasıl sahip çıktılarını parti içinde ve tarihten gelen bu emaneti üzerinde nasıl titizlikte durduklarını, imzalarının arkasında nasıl sağlam durduklarını ki biraz önce genel sekreterimiz söylüyordu, bin 258 imzayla aday gösterilmiştim. Bugün bazıları gecikmiş olduğu için imzaların üzerinde, bin 382 oyla bana bu görev tevdi edildi. Bu güvenin ve kongremiz içinde delegelerimiz arasındaki ortak aklın nasıl işlediğini gösteren bir tablodur. "

"Meclis grubu, tatillerini büyük idealler uğruna terk etti"

Bu sürecin hem partilerin hem de Türk siyasetinin olgunlaşmasına katkıda bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, Meclis grubundakilere teşekkür etti.

Süreç dolayısıyla bu yaz neredeyse hiç tatil yapmadıklarını belirten Davutoğlu, büyük fedakarane tutumla, ailelerinden, eşlerinden hatta yeni evlenenlerin evlilik sonrası küçük tatillerinden bile fedakarlık ettiğini aktardı.

Bu fedakar tavrın aslında Meclis grubunun kendi şahsi tatillerini, rahatlarını büyük idealler uğruna nasıl terk edeceğini bir daha gösterdiğini ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Hiç birimiz tatil yapmadık. Hem grubumuz, AK Parti Genel Merkezde görevli arkadaşlarımız, Hükümet olarak bizler ama elhamdülillah öylesine bir bereketle bitti ki bugün artık geldiğimiz noktada bütün bu çileyi bizimle birlikte çeken ailelerimize, çocuklarımıza güzel bir hediye verdik. Başlarını öne eğdirmedik. Eve gittiğimizde hanımlarımız, eşlerimiz, beylerimiz, çocuklarımız, akrabalarımız ’Niçin daha önce beraber olduğumuz kardeşiniz ile ilgili şöyle bir ihtilaf yaşadınız?’ demedi. Tüm İstanbul sokaklarını vatandaşlarımızla birlikte dolaşmaya çalıştım, hiç kimse dönüp de ’Size bu yakıştı mı? Niçin ihtilafa düştünüz? Neden bu kritik dönemde, bu emanete sahip çıkarken şahsi ya da nefsi bir hesap içine girdiniz?’ diye gözümüzün içine bakmadılar. Aksine her kucaklayan vatandaşımız gözleriyle, emin olun sadece bana değil benim şahsımda, nezdimde, her birinize teşekkür etti. Bende şimdi bana iletilen bu teşekkürleri size arz ediyorum."

Yemeğe, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Numan Kurtulmuş ve diğer bakanlar kurulu üyelerinin yanı sıra AK Parti MKYK üyeleri ve bazı milletvekilleri katıldı.

Mercimek çorbası, Akdeniz salatası, Halep dolma, Beğendili bonfile ve Türk tatlılarının ikram edildi yemek, 1 saat 30 dakika sürdü.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.