Yükleniyor...

Tüzel kisiligin cezalandirilmasi çözüm degil

 

Aydın, siyasi partilerin kapatılmasının doğru olmadığını ifade etti.

Türkiye’nin bir "parti mezarlığına" döndüğünü, bunun artık reel politikada bir anlamı olmadığını dile getiren Aydın, şunları söyledi: 

"Çünkü aynı şahıslar başka bir isim altında yeni bir parti kuruyorlardı. Değişen bir şey olmuyordu. Kapanan partiler oldu ama aynı düşünce, aynı misyon, aynı siyasi ideoloji farklı bir siyasi partide yine farklı bir isimle aynı şekilde devam ediyordu. Dolayısıyla çözüm, partilerin kapatılması, ilgili tüzel kişiliğin cezalandırılması değil. Çünkü partinin, parti isminin, tüzel kişiliğin bir kabahati yok. Peki kabahat kimin? Kabahat ve suç varsa, bu kapanmaya sebebiyet veren parti yöneticilerinindir. Dolayısıyla burada tüzel kişiliği cezalandırmanın reel politikada aslında karşılığı da yok. Kapatılmasının da çok doğru olmadığını zaten biz hep ifade ettik. Ama eğer bir parti yöneticisi bir suç işliyorsa, kanunları, anayasayı ihlal ediyorsa, kendi eylemleriyle kapanmaya ilişkin şeylerin odak noktası haline geliyorsa burada parti kapatmak değil, ilgili parti yöneticilerinin cezalandırılmasının daha doğru olduğu düşüncesindeyim."

Aydın, bunun tüzel kişiliklerde ve çağdaş demokrasilerde böyle olduğunu ifade ederek, "Diyelim ki partinin ciddi manada bir tabanı var, parti ciddi manada bir oy alıyor. Bir parti yöneticisinin kabahatinden dolayı bütün o partiye oy veren seçmenleri de partiyi kapatmakla cezalandırmış oluyorsunuz" dedi.

Aydın, Türkiye’de hiç kimsenin layüsel olmadığının, herkesin sorumlu davranması gerektiğinin altını çizerek, "Kanunlar ve anayasa karşısında herkes bu kurallara tabi olmak durumunda. Onları aşanlar, kanunları çiğneyenler kim olursa olsun muhakkak cezalandırılmalıdır" diye konuştu.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.