Türkiye-Ispanya Hükümetlerarasi 5. Zirvesi sonrasi yayinlanan ortak bildiri
ORTAK BİLDİRİ
(11 ŞUBAT 2014, ANKARA)
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve İspanya Krallığı Başbakanı Sayın Mariano Rajoy, Türkiye ve İspanya’dan Bayındırlık ve Ulaştırma, Çevre ve Şehircilik, İçişleri, Savunma, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlarına ilaveten, Türkiye ve İspanya’dan Dışişleri ve Ticaret Bakanlıkları Müsteşarlarının/Devlet Sekreterlerinin katılımıyla düzenlenen Türkiye-İspanya Hükümetlerarası 5. Zirvesi vesilesiyle bugün Ankara’da bir araya gelmişlerdir.
Türkiye ve İspanya arasındaki Hükümetlerarası Zirve Toplantıları 5 Nisan 2009 tarihinde İstanbul’da düzenlenen ilk zirve toplantısından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve İspanya Krallığı Başbakanı aşağıda yer alan Ortak Bildiri üzerinde mutabık kalmışlardır:
Taraflar ikili ilişkilerini daha da ilerletme ve güçlendirmeye verdikleri önemi teyit etmişler ve Zirve toplantılarının işbirliklerini yıllık olarak gözden geçirmek ve gelecekte gerçekleştirilecek ortak çabaları görüşmek için yararlı ve etkin bir platform sağladığını vurgulamışlardır.
Aynı zamanda, parlamentolararası işbirliğinin önemine dikkati çekerek, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi kapsamında son zamanlarda Türkiye ile İspanya arasında düzenlenen karşılıklı parlamento heyetleri ziyaretlerinin gerçekleştirilmesinin bu alanda yeni bir itici güç sağladığı hususunda mutabık kalmışlardır.
AVRUPA BİRLİĞİ
İspanya, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılımına yönelik desteğini ve taahhüdünü yinelemiştir. Taraflar, katılım müzakerelerinde yeni bir başlığın açılmasını memnuniyetle karşılamışlar ve Türkiye-AB katılım müzakerelerine enerji ve ivme kazandırmak için yerleşik uygulamalar ve koşullara bağlı olarak ek başlıkların açılmasına yönelik desteklerini ifade etmişlerdir. Taraflar, aynı zamanda Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nın imzalanmasını ve vize serbestisine yönelik diyalogun başlatılmasını memnuniyetle karşılamışlardır. Taraflar ayrıca, ortak eşleştirme programları, bilimsel ve teknik araştırmalar ile akademik ve kurumsal değişimler gibi katılım süreci tarafından sunulan bütün fırsat ve vasıtaları kullanma hususunda mutabık kalmışlardır.
TERÖRLE MÜCADELE VE İÇİŞLERİNDE İŞBİRLİĞİ
Taraflar, terörizmin her yerde barış ve güvenliğe yönelik en ciddi tehdit olmayı sürdürmesinden dolayı terörizmin her türünü ve her tezahürünü şiddetle kınadıklarını bir kez daha ifade etmişlerdir. Bu itibarla, her düzeyde ve tüm forumlarda terörizmle ve onun finansman araçları ile mücadeledeki eşgüdüm ve işbirliklerini güçlendirmeye yönelik niyetlerini yeniden teyit etmişlerdir.
Bu bağlamda, Taraflar uluslararası organize suç ağlarının mali suçlar, kara para aklama, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerinin terör örgütlerinin ve bunlara bağlı yapıların ana finansman kaynağı olduğu gerçeğinin altını çizmişlerdir.
Taraflar, 2009 yılında Madrid’de imzalanan Suçla Mücadelede İşbirliği Anlaşması’nın, bu anlaşma uyarınca kurulan İspanya-Türkiye Ortak Komitesinin Mart 2013’te Ankara’da düzenlenen ilk toplantısıyla da ispatlanan ikili işbirliğini arttırmaya yönelik önemini hatırlatmışlardır. Taraflar, operasyonel çerçeveye ve bilgi değişimine özellikle dikkat etmek suretiyle bu alanda işbirliğini daha da güçlendirme konusunda mutabık kalmışlardır. Taraflar, bu vesileyle Türkiye ve İspanya arasında ikili polis işbirliğini de övmüş ve birçok farklı AB TAIEX (Teknik Destek ve Bilgi Değişimi Mekanizması) ve Eşleştirme projesine birlikte katıldıklarını vurgulamışlardır.
Taraflar Birleşmiş Milletler ve Terörizmle Mücadele Küresel Forumu çerçevesindeki çok taraflı işbirliği de dâhil olmak üzere şiddet içeren aşırıcılıkla mücadelede ve radikalleşmeye karşı söylemlerin yaygınlaştırılmasında ikili eşgüdüme ihtiyaç bulunduğu hususunda mutabık kalmışlardır.
Taraflar terör mağdurlarına yardım edilmesi ve bu mağdurların tanınması konusunda mutabık kalmışlardır.
EKONOMİ-TİCARET
Taraflar son yıllarda ticaret ve ekonomik ilişkilerindeki hızlı gelişmeden memnuniyetlerini ifade ederek ve bu alanda işbirliğinin Türk-İspanyol işbirliğinin en önemli boyutlarından biri olduğunu kabul ederek, 2012 yılında 8 milyar Avro’yu aşmak suretiyleyüksek bir hacme ulaşan ve yılın ilk 9 aylık sonuçlarına göre 2013’te yeni bir rekora ulaşması beklenen ikili ticaretin yakın gelecekte 10 milyar Avro’yu aşma potansiyeline sahip olduğunu teyit etmişlerdir. Taraflar ikili ticaretteki büyümenin dengeli ve sürdürülebilir olmasını sağlamak amacıyla beraberce çalışma konusunda mutabık kalmışlardır.
Her iki taraf, İstanbul’da Ekim 2013’te açılışı yapılan ve Boğaz’ın altından Avrupa ve Asya arasında kurulan ilk demiryolu bağlantısı olan Marmaray demiryolu projesine iki İspanyol firmasının katılmasından duydukları memnuniyeti ifade etmiştir.
Her iki taraf da ikili yatırım akışlarından duydukları memnuniyeti dile getirmiş ve bu bağlamda fırsatları araştırmaları için şirketlerini teşvik etmeyi sürdürmeyi kararlaştırmıştır. Türkiye, İspanya’dan Türkiye’ye yatırım akışının geçtiğimiz yıllarda 8 milyar Avro’yu aşan seviyelere ulaştığını kaydederek İspanyol şirketlerinin büyüyen ilgisini memnuniyetle karşılamıştır. Türkiye, İspanyol şirketlerini Yatırım Teşvik programlarından yararlanmaya; yatırımlarını arttırmaya ve çeşitlendirmeye teşvik etmiştir. İspanya, son dönemde İspanya’da gerçekleşen Türk yatırımlarını memnuniyetle karşılamıştır.
Her iki taraf, yakın zamanda tescili yapılmış olan “Türkiye’deki İspanyol Firmaları Derneği”nin ikili ticaret ve yatırımı daha da geliştirmede önemli bir rol oynayabileceğini değerlendirmektedir.
Türkiye ve İspanya iş ilişkilerini her iki ülkenin ekonomik kalkınması için önemli olan sektörlerdeki ve belli ihalelerdeki şirketlerin varlığını artırarak kuvvetlendirme arzularını ifade etmişlerdir. Yakın zamanda Ankara’daki yeni metro hatlarından birinin Türk-İspanyol ortak girişimiyle tamamlanması işbirliği olanaklarının çok iyi bir örneğini teşkil etmektedir.
Her iki taraf, işbu Türkiye-İspanya Hükümetlerarası Beşinci Zirvesi’nde Ortak Ekonomik ve Ticari Komisyon (JETCO) kurulmuş olmasından duydukları memnuniyeti dile getirmişler ve bu Komisyonun Türkiye Cumhuriyeti ve İspanya Krallığı arasındaki ekonomik işbirliğinin daha da geliştirilmesi konusunda oynaması gereken önemli rol hususunda mutabık kalmışlardır.
Türkiye ve İspanya küresel olarak çok taraflı ticaret sistemine bağlılıkları doğrultusunda, üçüncü piyasalardaki işbirliklerini güçlendirme ve dünya çapında farklı bölgelerdeki ticari deneyimlerinden yararlanma konusundaki isteklerini dile getirmişlerdir. Taraflar, Türkiye’de kurulan İspanyol şirketlerinin Ortadoğu, Kafkasya ve Orta Asya’daki iş fırsatlarından kazanç sağladıklarını ve giderek artan bir şekilde bölgesel ofislerini Türkiye’de açtıklarını memnuniyetle kaydetmişlerdir. İspanya’da kurulmuş olan Türk şirketleri de diğer Avrupa pazarlarında, Kuzey ve Batı Afrika’da faaliyetlerini geliştirmek için bu konumlarından yararlanmaktadır. Her iki Taraf, İspanya, Latin Amerika, Karayipler, Afrika ve Doğu Avrupa gibi başka bölgelerde de işbirliğini arttırma isteğini teyit etmişlerdir.
Taraflar, daha fazla işbirliği için mali hizmetler, ulaşım, otomotiv, yenilenebilir enerji, çevre teknolojileri, savunma sanayii, inşaat gibi sektörler ve kamu-özel sektör işbirliği gibi alanları öncelikli alanlar olarak belirlemişlerdir.
Türkiye ve İspanya çok taraflı ticaret sistemine olan bağlılıklarını ifade etmişler ve Dokuzuncu Dünya Ticaret Örgütü Bakanlar Konferansı’nın başarılı bir şekilde sonuçlandırılmasından dolayı kendilerini tebrik etmişlerdir. Her iki Taraf kabul edilmiş olan Bali Paketi’nin Doha Kalkınma Gündemi müzakerelerindeki devam eden ilerlemenin önünü açacağını addetmişlerdir.
SANAYİ
Taraflar, sanayinin ekonomilerin hayat damarı olduğu ve bu nedenle de daha fazla geliştirilmesi gerektiği konusunda mutabık kalmışlardır. Taraflar sinerji arayan, özellikle iş kümeleri arasındaki temas ve işbirliğini destekleyen ve her ülkenin sanayi sektörünün değer zincirlerini güçlendiren uygun işbirliği kanallarını araştırma ve geliştirme konusundaki taahhütlerini teyit etmişlerdir.
Ayrıca her iki ülke de küçük ve orta ölçekli işletmeleri tarafından yürütülen girişimler ve faaliyetler için kurumsal işbirliği ve bilgi paylaşımı hatlarının oluşturulmasının teşvik edilmesi konusundaki taahhütlerini teyit etmişlerdir.
Taraflar savunma alanlarında ve otomasyon, yenilenebilir enerji ve çevre teknolojileri alanlarında işbirliği imkânlarının araştırılmasını kararlaştırmışlardır.
ULAŞIM-ALTYAPI
Taraflar, Türkiye’deki yüksek hızlı tren ve diğer önemli ulaşım ve altyapı projelerine ve İspanyol ve Türk devlet demiryolu kuruluşları tarafından geliştirilen eğitim programlarına katılımlarından duydukları memnuniyeti dile getirmişlerdir. Taraflar dünyadaki en büyük simgesel öneme sahip olan altyapı projelerinden biri olan Marmaray Projesini, Türkiye ve İspanya arasındaki işbirliğinin mükemmel bir örneği olarak öne çıkarmışlardır.
Taraflar, hem yüksek hızlı hem konvansiyonel raylı taşımacılıkta, aynı zamanda deniz taşımacılığı, lojistik, liman sektörü ve havaalanı altyapıları ile diğer ortak ilgi alanlarında yakın çalışmaya devam etme isteklerini belirtmişlerdir. Türkiye, gelecek on yıllık süreçte gerçekleştireceği büyük ölçekli yatırım projelerine daha fazla İspanyol şirketinin katılımını teşvik etmiştir. Taraflar, İspanyol ve Türk inşaat şirketlerinin üçüncü ülkelerde ortak projeler gerçekleştirmek için işbirliklerini geliştirmelerinin önemini vurgulamışlardır.
TURİZM
Taraflar, Türkiye ve İspanya’nın küresel turizmin önde gelen destinasyonları olarak, turizm alanında ilişkilerini ve işbirliğini geliştirmelerinin değerini takdir etmişlerdir. Taraflar, hem resmi seviyede hem de turizm alanında çalışan özel sektör grupları arasında işbirliğinin yeni yollarını araştırmaya karar vermişlerdir.
HABERLEŞME VE BİLGİ TOPLUMU
Taraflar, bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİTler) ekonomiyi ve ülkelerin verimliliğini harekete geçiren temel unsurlardan birisi olduğunu tanımışlardır. Her iki ülke, diğer önlemler arasında, yönetimler arası deneyimlerin paylaşılması, eğitimde işbirliği ve şirketler ile kamu kuruluşları arası karşılıklı iştirakler vasıtasıyla haberleşme ve bilgi toplumu alanlarında işbirliğini güçlendirme taahhütlerini tekrar teyit etmişlerdir.
ENERJİ
Taraflar, enerji sektörünün tüm alanlarında, özellikle ikili işbirliği bakımından büyük bir potansiyele sahip bir alt sektör olan yenilenebilir enerjilerde ve enerji etkinliği alanında işbirliğini geliştirmeye ve bağlarını güçlendirmeye istekliliklerini belirtmişlerdir. İlerleme yolunun teknik bilgi alışverişi, teknoloji transferi ve karşılıklı fayda sağlayacak uygulanabilir ortak projelerin tanımlanmasından geçtiğini takdir etmişlerdir.
SAVUNMA-GÜVENLİK
Türkiye ve İspanya, silahlı kuvvetleri arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi ve artırmayı kararlaştırmış ve bu işbirliğini düzenli istişarelerle geliştirme niyetlerini beyan etmişlerdir. Bu bağlamda, İttifak’ın “Bağlantılı Kuvvetler İnisiyatifi”nin özellikle iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilirliğini ve etkinliliğini geliştirdiğini değerlendirmişlerdir.
Türkiye ve İspanya dünyada, özellikle de savunma ve güvenlikte en yüksek önceliklerinden biri olan Akdeniz Havzası’nda ve komşu bölgelerde barışa, güvenliğe ve istikrara katkıda bulunma hedefiyle yoğun ve yapıcı bir stratejik diyalogu korumaya bağlılıklarını teyit etmişlerdir. Bu amaçla her iki ülke Okyanus Kalkanı, Etkin Çaba, ISAF ve UNIFIL harekâtlarında askeri güç konuşlandırmışlardır.
Bu amaçla her iki ülke, ikili alanda ve NATO çerçevesinde, stratejik vizyonlarının, müşterek tatbikatlara ve operasyonlara katılımlarının, endüstri alanında ve savunma programlarında işbirliklerinin koordinasyonunun ve her ülkenin stratejik vizyonlarının ortak noktada birleşmesinin önemini vurgulamışlardır.
Ayrıca, giderek artan önemdeki siber güvenlik ve siber savunma konuları da dâhil, geniş bir ölçekteki güvenlik sorunlarıyla baş etmekte ikili işbirliğinin öneminin ve bu konuda işbirliğine duyulan ihtiyacın altını çizmişlerdir.
Her iki Taraf, devam etmekte olan çeşitli müttefik harekâtları etkili ve etkin yürütme kabiliyetini muhafaza ederken NATO Kuvvetleri 2020’nin başarısı için hazırlanan orta ve uzun vadeli inisiyatiflere ve stratejilere duyulan ihtiyaca vurgu yapmışlardır.
Her ikisi de ikili ve çok uluslu silahlanma programları hakkında geniş deneyime sahip olan Türkiye ve İspanya, özellikle araştırma ve geliştirme alanında, aynı hedefleri paylaştıkları projelerdeki işbirliklerini derinleştirme arzusundadırlar. Her iki ülke silahlanma ve savunma teknolojisi sanayisindeki işbirliğini ilerletmekle ilgilenmektedirler ve bu bağlamda kara, deniz ve havacılık sektörlerinde gelecekteki bir işbirliğini araştırma niyetlerini beyan etmektedirler. Bu amaçla, düzenli ikili yıllık toplantılar düzenlenecektir.
Taraflar, Haiti’de istikrarlı ve güvenli bir ortamın yeniden inşası çalışmalarına katkıda bulunma maksadıyla, BM Haiti İstikrar Misyonu (MINUSTAH)’na kolluk kuvvetleri temin etme taahhütlerini yenilemişlerdir.
EĞİTİM-KÜLTÜR
Her iki taraf, eğitim alanında mükemmel düzeydeki işbirliğinden duydukları memnuniyeti dile getirmişlerdir. Taraflar, 3 Ekim 2013 tarihinde Türkiye ve İspanya Eğitim Bakanları tarafından imzalanan ikili İşbirliği Anlaşmasını bu alandaki ilişkilerini daha da geliştireceğini teyit etmişlerdir.
Erasmus programı çerçevesinde ve ikili düzeyde üniversiteleri arasındaki yüksek düzeyli işbirliğini övmüşlerdir. Türkiye, Türk üniversitelerinden yüksek lisans ve doktora derecesi almaları amacıyla "Türkiye Bursları" programına daha fazla İspanyol öğrencinin katılımını teşvik etmiştir.
Taraflar, kendi ülkelerindeki İspanyolca ve Türkçe dili ve kültürlerinin öğretimini destekleme konusunda mutabık kalmışlardır. Türkiye, İstanbul’daki Cervantes Enstitüsünün faaliyetlerinden duyduğu memnuniyeti belirtmiştir. İspanya yakın gelecekte Türkiye’nin Madrid’de Yunus Emre Kültür Enstitüsü açma planlarını memnuniyetle karşılamıştır.
Spor Konusunda İşbirliği Mutabakat Muhtırası taslağıyla bağlantılı olarak Taraflar bu alandaki işbirliklerini artırmak için müzakereleri sonuçlandırma arzularını ifade etmişlerdir.
DIŞİŞLERİ
Bölgesel ve uluslararası konulara ilişkin olarak Taraflar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı özellikle dikkate alarak, zorlukları, gerginlikleri ve küresel toplumun karşılaştığı fırsatları gözden geçirmişlerdir. Bölgedeki ve dünyadaki toplumsal ve siyasal dönüşüm sürecinin devam ettiğini teyit etmişler ve her yerde herkes için demokrasiyi, temel özgürlükleri ve eşit fırsatları teşvik etmek ve geliştirmek için ortak kararlılıklarının altını çizmişlerdir.
Taraflar, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sayın Feridun H. Sinirlioğlu ve İspanya Dışişleri Bakanlığı Devlet Sekreteri Sayın Gonzalo de Benito tarafından imzalanan Türkiye ve İspanya Dışişleri Bakanlıkları Diplomatik Akademileri arasındaki İşbirliği Mutabakat Muhtırası ile bağlantılı olarak, genç diplomatların eğitimi konusunda işbirliğini artırmaya ilişkin isteklerini dile getirmişlerdir.
MEDENİYETLER İTTİFAKI
Taraflar, Avrupa ve Akdeniz Havzası’ndaki gelişmelerin Medeniyetler İttifakına duyulan ihtiyacı daha da arttırdığını vurgulamışlardır. Kültürler ve dinler arasındaki kutuplaşma eğilimini zayıflatmanın İttifak’ın başlıca hedefi olduğunun önemini vurgulamışlar ve Avrupa’da ve diğer yerlerde yabancı düşmanlığı ve İslamofobi tehlikelerine karşı savaşma ihtiyacını kabul etmişlerdir.
AKDENİZ İÇİN BİRLİK
Bölgedeki ülkeler için diyalog ve işbirliği kurmak amacıyla önemli bir araç olarak Akdeniz için Birliğe olan bağlılıklarını yinelemişlerdir.
Taraflar ayrıca çatışmaların barışçıl çözümünün ve arabuluculuğun önemini ve bu konudaki öncü rollerini vurgulamışlardır. Türkiye 2010 yılında Finlandiya ile birlikte “Barış için Arabuluculuk Girişimi”ne öncülük ederken, "Arabuluculuk Dostlar Grubu" üyesi olan İspanya da Fas ile birlikte 2012 yılında “Akdeniz’de Arabuluculuk” girişimini birlikte başlatıp, belirli bir bölgeye odaklanarak Grubun çalışmalarını tamamlayıcı bir katkı sağlamışlardır. Her iki ülke de bölgesel ve küresel düzeyde arabuluculuk kapasitesine farkındalık sağlamaya ve bunu inşa etmeye bağlılıklarını yinelemişlerdir.
KIBRIS
Taraflar, BM’nin himayesinde müzakerelerin yeniden başlamasını memnuniyetle karşılamışlar ve Kıbrıs’ta kısa sürede müzakere edilmiş bir çözüm için desteklerini yinelemişlerdir.
İSRAİL-FİLİSTİN ÇATIŞMASI
Taraflar, İsrail-Filistin çatışmasının adil ve kalıcı bir çözümü için tarafların ve ABD’nin çabalarını memnuniyetle karşılamışlardır. Nihai bir barış anlaşmasına ulaşmaya yönelik desteklerini ve 1967 öncesi sınırlara dayanan iki devletli çözümüne olan tam bağlılıklarını teyit etmişler ve tüm taraflara çözüm şansını tehlikeye atabilecek adımlardan kaçınma çağrısında bulunmuşlardır.
İRAN
Taraflar, İran ile AB/3+3 arasında İran’ın nükleer programına ilişkin olarak varılan Anlaşmayı memnuniyetle karşılamış ve nihai, kapsamlı bir çözümün müzakere edilmesi için gereken süre ve ortamı sağlayacak olan mutabık kalınmış ilk tedbirlerin tüm taraflarca hızlı bir şekilde kabul edileceği umudu ile sonraki adımları ele almışlardır. Türkiye ve İspanya, İran’ın uluslararası topluma tam olarak dâhil olmasını sağlayacak olan uzun vadeli, kapsamlı çözüme ilişkin paylaşılan hedeflerine katkıda bulunması için mutabık kalınan tedbirleri karşılıklı olarak benimsemeye hazır olduklarını dile getirmişlerdir.
Taraflar, nükleer silah ve diğer kitle imha silahları ile bunların teslim araçlarından arınmış bir dünyaya bağlılıklarını vurgulamışlardır.
SURİYE
Taraflar, Suriye’deki krize ilişkin derin endişelerini dile getirmişlerdir. Suriye’de devam etmekte olan çatışmaya siyasi bir çözüm bulmayı amaçlayan Cenevre II sürecine verdikleri desteği yinelemişlerdir. Rejimin, varil bombaları ile savaş silahı olarak kuşatma ve açlığı kullanması dâhil olmak üzere, ayrım gözetmeksizin sivillere karşı gerçekleştirdiği saldırıları şiddetle kınamışlardır. BM Güvenlik Konseyine, rejimin artan vahşetine son vermek amacıyla bu konuyu acilen ele alması için çağrıda bulunmuşlardır.
Cenevre I Bildirisi uyarınca, Suriye halkının meşru taleplerini yerine getiren, karşılıklı rıza ile tüm güvenlik yapıları dâhil olmak üzere tam yürütme yetkisine sahip Geçici Yönetimin oluşturulmasını amaçlayan geçiş sürecinin hızlı bir şekilde sonuçlanmasının önemini tekrar teyit etmişlerdir. Ayrıca Suriye’nin egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü muhafaza ederek tüm vatandaşların din, mezhep ve etnik kökenlerine bakılmaksızın anayasal eşitlikten faydalandıkları demokratik ve çoğulcu Suriye’ye bağlılıklarını vurgulamışlardır. Esad ve yakınındaki yardımcılarının kanlı elleriyle Suriye’nin geleceğinde yerlerinin olmadığını da yinelemişlerdir.
İnsani yardımın artırılması ve Suriye’nin içine ve Suriye içerisinde tam ve serbest erişimin güvence altına alınması için somut ve acil olarak harekete geçmesi için uluslararası topluma çağrıda bulunmuşlardır. Esad rejiminin zulmünden kaçan çaresiz Suriyelilere yönelik olarak Türkiye’nin 700.000 kişi için barınak sağlayarak sürdürdüğü açık kapı politikasını takdir ederek, uluslararası toplumu, komşu ülkelerin insani ıstırabın dindirilmesine yönelik çabalarında bu ülkelerin yükünü paylaşmaya davet etmişlerdir.
KUZEY AFRİKA
Taraflar, Arap dünyasındaki demokratikleşme süreçlerinin, olumlu bir etmen olarak toplumlarının daha yüksek seviyede özgürlük, refah ve gelişim elde etmesini sağlayamaya katkıda bulunacağına güvenerek, bu demokratik geçişlere destek vermeye devam etme ve dayanışma gösterme konusunda mutabık kalmışlardır. Tunus halkını, demokrasiye geçişlerinde önemli bir başarı olan yeni anayasalarının kabulünden ötürü tebrik etmişlerdir.