Yükleniyor...

Vize serbestisini genisletecegiz

 

Çırağan Sarayı’ndaki Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) İstişare Toplantısı’nda konuşan Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı görevini aldığında büyükelçilere ilk talimat olarak, "Artık hattı diploması yoktur, sathı diplomasi vardır. Satıh ise bütün dünyadır. Bütün dünyada al bayağı dalgalandıracağız" dediğini ifade etti.

Davutoğlu, daha sonra ihracatçılarla bir araya geldiklerinde, "Artık hattı iktisat yoktur, sathı iktisat olduğunu, satıh ise bütün dünyadır" dediğini hatırlatarak, ihracatçıların bütün dünyada ekonomik faaliyetler yapmasından büyük memnuniyet duyduklarını kaydetti.

Bu girişimci ruhu destekleyecek olan ikinci ana unsurun, siyasi iradeyle ekonomik ve özel sektörler arasındaki uyum olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Sizinle 62. hükümet olarak temel yaklaşımımızı ve amacımızı paylaşmak istiyorum. 12 yıl içerisinde, Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde, olağanüstü bir performansla Türk ekonomisi, dünyada rekabet gücü süratle yükselen ve etkisini her yerde hissettiren, ülke içinde de büyük bir atılım gerçekleştiren bir dönem yaşadık. Şimdi, ikinci hamle döneminde diyebileceğimiz şekilde, 2023’e giderken niteliksel bir değişime ihtiyaç hissediyoruz. Yani, atıl kapasite kullanımıyla geldiğimiz noktayı bir adım öteye taşımak durumundayız. Orta gelir tuzağına yakalanmamızın ana sebebi de bu olacaktır. Nedir niteliksel dönüşüm? Mesela ulaştırmada, duble yollardan oto yollara geçiş. 25 öncelikli dönüşüm programı ki biraz sonra onun daha detaylı olarak onun ilk raporunu sizlerle paylaşacağım. Ulaştırmadan lojistiğe geçiş. Demir yollarının rehabilitasyonundan hızlı trene, hızlı trenden yüksek hızlı trene geçiş. Hava ulaşımının her alana yayılması. Eğitimde 7,7 olan öğretim ortalamasını mutlaka 14, 15 yıla çıkarılması. AR-GE faaliyetleriyle üretimimizin, sanayimizin, teknoloji yoğun üretim haline dönüşmesi. Burada bir kez daha son gelen rakamlarla sanayi üretimimizde yüzde 4,7 artış sağlayan sanayicilerimizi de buradan tebrik etmek istiyorum. İhracata geldiğinizde niteliksel dönüşümün esası, ihracatımızın katma değeri yüksek ve AR-GE yoğunluklu bir yapıya kavuşturulması. Bu bizim için hayati derecede önemli."

"Türk ihracatçıların performansı olağanüstü"

Başbakan Davutoğlu, sadece hacim olarak değil, hacmin karşılığı olan katma değer olarak da ihracatın niteliksel bir dönüşüm geçirmesine önem verdiklerini belirterek, "Bu bağlamda kilogram başına 1,5 dolar karşılığı olan ihracatımızın süratle 2023’e kadar 3 dolara ve şu anda Almanya’nın seviyesi olan 4,5 dolarak çıkarılması için birlikte yoğun şekilde çalışmaya ihtiyacımız var. Sizden en temel beklentimiz bu dönüşümü sağlayacak şekilde, ihracatımızın iç üretim niteliğini değiştirecek hamleler yapmanız" diye konuştu.

Bunun içeride üretim esnasında alınacak tedbirlerle alakalı olduğunu ancak dışarıdaysa son derece dinamik, "tabiri caizse vahşi bir rekabetin" seyrettiği uluslararası bir konjonktür olduğunu anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Dünya ekonomisi daralıyor. Bu ekonominin daralması karşısında bizim, bu ekonomiden aldığımız payı artırabilmemiz ancak ve ancak ihracat artışımıza bağlı. Bu konuda da Türk ihracatçıların performansı olağanüstüdür. Her birinizi tebrik ediyorum. Bakınız, geldiğimiz noktayı görmek açısından, bu dönüşümün ne nitelikte, hızda olduğuna dikkatinizi çekmek isterim. 1991’de Türkiye’nin toplam ihracatı 12 milyar dolardı. 2002’de biz devraldığımızda 36 milyar dolara ancak çıkarabilmiştik. Şimdi 158 milyar dolar. Yani artış aritmetik değil, geometrik bir artış haline dönmüş durumda. 90’lı yıllarda dünya ekonomisi ve ticareti büyürken biz, maalesef 12 milyar dolardan 36 milyar dolara çıkabildik. Dünya ekonomisi küçülürken ise 36 milyar dolardan 158 milyar dolara çıktık. Önümüzdeki dönemde G20 çerçevesinde yapılan çalışmalarla dünya ticaretinin dünyadaki ortalama büyümenin tekrar yüzde 2 ve daha üstüne çıkması durumunda inşallah 500 milyar dolara ulaşma hedefimizi gerçekleştirmek daha kolay olacak."

"Siz ne talep ediyorsanız, bizim için, Türk ekonomisinin geleceği açısından elzemdir"

Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin içinde bu yapısal değişimi gerçekleştirirken, uluslararası alanda rekabet gücünün de arttığına işaret ederek, "Sizlerin önünü açmak için birçok aracı devreye soktuk. Mesela YDSK diye yepyeni bir araç tabiri caizse devre girdi. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyleri. 18 ülkeyle şu anda imzaladık. Rusya ile vizelerin kaldırılması kimsenin düşünebileceği bir adım değildi. Ancak bir YDSK toplantısında birkaç dakika içinde bu karar alınabildi. Yani 2 ülkenin icracı bakanlıklarının bir araya geldiği yeni bir mekanizma ihdas ettik. Bu mekanizma üzerinden sizlerin sorunlarını bire bir çözme imkanına kavuştuk" ifadelerini kullandı.

 Bu kapsamda Serbest Ticaret Anlaşmaları’nı yaygınlaştırdıklarını aktaran Davutoğlu, daha önce Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği çerçevesindeki pazar genişletme faaliyetlerini diğer ülkelere yaymak konusunda olağanüstü bir çaba sarf ettiklerini söyledi.

Davutoğlu, ilkelerinin bu anlamda sınırları siyasi bakımdan genişletmeden ekonomik pazarı genişletmek olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü

"Herkesin sınırına saygımız var. Ancak Serbest Ticaret Anlaşmalarıyla YDSK’larla ve en çok önem verdiğimiz husus olan vize muafiyetleri politikalarıyla ekonomik hinterlandımızı genişletmeye çalışıyoruz. Biz iktidara geldiğimizde 42 ülkede vize serbestlik anlaşması vardı, şimdi 76 ülkede. Daha da genişleteceğiz. İstiyoruz ki ihracatçımız çantasını eline aldığında dünyanın her bir köşesine vize kaygısı olmadan seyahat edebilsin ve indiği zaman orada Türk büyükelçiliğini görebilsin. Onun için eğer biz dış temsilciliklerimizi 176’dan 229’a çıkartmışsak, bunun en temel sebebi sizin önünüzü açmak içindir. Türk Havayolları şu anda dünyada en fazla destinasyona uçan havayolu şirketi ise yine bunun arkasında sizin, siyasi iradeyle Türk Havayolları arasındaki ortak perspektifin ve sizin dünyaya açılımınızın en büyük payı var. Bu çerçevede çalışmalarımız arttırarak sürdüreceğiz. Siz ne talep ediyorsanız, önünüzü açmak, bizim için, Türk ekonomisinin geleceği açısından elzemdir. Bu bağlamda yine önem verdiğimiz hususlardan birisi ihracatımızın çeşitlendirilmesi. Dikkatinizi çekmek isterim, Türkiye eğer küresel krizi aşabilmişse bunda sizinle birlikte çok dinamik bir şekilde ve çok esnek bir şekilde pazarımız çeşitlendirmemizin önemli payı var."

"İhracatımız, çeşitliliğini koruyarak artışını sürdürüyor"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin 2000’lerin başlarında ihracatta yüzde 60’ı aşan şekilde Avrupa Birliği pazarına bağımlı olduğunu ifade ederek, "Şimdi bu oran yüzde 45’lere doğru indi ama Afrika pazarı yüzde 4’lerden 10’a çıktı. Öyle bir dinamik seyir takip ettik ki birlikte tabiri caizse bir radar takibi gibi Avrupa’da kriz başladığında 2008’de ufkumuzu komşu ülkelere çevirdik" dedi.

Komşu ülkelerle yapılan anlaşmalarla ihracatı bu yönde kaydırdıklarını, komşu ülkelerde siyasal kriz başladığında da süratle bu sefer Afrika’ya, Latin Amerika’ya Doğu Asya’ya açıldıklarını aktaran Davutoğlu, bunu hep beraber gerçekleştirdiklerini ve Türk ihracatının bu çerçevede çeşitliliğini koruyarak artışını sürdürmeye devam ettiğini kaydetti.

Davutoğlu, bu bağlamda ihracatın 1 milyar doları aştığı ülke sayısının 2002’de sadece 8 olduğunu, bu rakamın şu anda 34’e yükseldiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"1 milyar doları toplam olarak aşan ürün sayısı 2002’de 9’du, şu anda 37. Bugünlerde bütün şehirleri gezdiğimiz için ve her bir şehirde önem verdiğim rakamlardan biri ihracat değişimi. Dün Adana’da neredeyse 10 misli ihracat artışı sağlanmış. Hemen hemen her şehirde, ihracat artışının 5 kattan az olduğu şehir görmedim. Bazı yerlerde 10 misline de çıkmış. 1 milyar doları aşan ihracat yapan şehirlerimizin sayısı 5’ten 16’ya çıkmış. Şunu söylersek, 1973’te Türkiye’nin toplam ihracatı 1 milyar dolardı. Rahmetli Özal açılımı başlattığında ihracatımız 2,4 milyar dolardı. Şimdi 1 milyar doları aşan ihracat yapan şehirlerimizin sayısı 16. Bu bizim için önemli bir husus. Hem ülke içinde ihracat yapabilme kapasitemizi çeşitlendiriyoruz. Hem ülke dışında ihracat yapabilme kapasitemizi arttırıyoruz."

Çırağan Sarayı’ndaki Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) İstişare Toplantısı’nda konuşan Davutoğlu, ihraç edilen ürün sayısının 1737 olduğunu dile getirerek, bunun gurur verici bir rakam olduğunu söyledi.

Davutoğlu, cari açıkta geçen yıl içinde sağladıkları başarının sadece petrol fiyatlarındaki düşüşle izah edilemeyeceğini dile getirerek, bunun ihracattaki artışla da ilgili olduğunu ifade etti. Davutoğlu, ihracat yüzde 3,8 artarken ithalatın yüzde 3,8 gerilediğini, cari açığın yüzde 29 azalarak yüzde 45,8 milyar dolara gerilediğini, bunda da en büyük payın ihracatçılara ait olduğunu aktardı.

Niteliksel dönüşümü bir öteki aşamaya götürebilmek için stratejik bir planlama içinde değerlendirme yapmaları ve gelecek planlarını şekillendirmeleri gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin konuşmasında ifade ettiği hususlardan birçoğunun açıkladıkları "25 Öncelikli Dönüşüm Programı"nda bulunduğunu bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, bu programda, ihracatı ilgilendiren hususlar ve kamuoyuna aralık ve ocak aylarında ilan ettikleri 1258 eylemden ilk aşamada gerçekleştirmeyi düşündükleri eylemlerle ilgili ilk raporu paylaşma imkanı bulacağını kaydederek, "25 Öncelikli Dönüşüm Programımız içinde en fazla önem verdiğimiz hususlardan birisi, bir başlık, ithalata olan bağımlılığın azaltılması programı. Bu çerçevede ithalata olan bağımlılığın azaltılması konusunda son dönemde sağladığımız iyileştirmeleri ki yüzde 65,1’e yükseldi geçtiğimiz sene, inşallah 2018 sonunda bunu yüzde 70’e çıkarmaya kararlıyız" diye konuştu.

"İthalata olan bağımlılık azalırsa cari açık da düşecek"

Davutoğlu, ithalata olan bağımlılığın azalmasıyla cari açığın da düşeceğine işaret ederek, yine bu çerçevede orta ve yüksek teknolojideki ürünlerin ihracattaki payını 2018 sonunda yüzde 38’e ulaştırmayı hedeflediklerini aktardı.

"İş ve Yatırım Ortamının Geliştirilmesi Programı"nın öncelikli programları içerisinde yer aldığını belirten Davutoğlu, "Özel sektör yatırımlarının milli gelire oranını 2018 sonunda yüzde 19,3’e çıkarmayı, gayrimenkul hariç kümülatif uluslararası doğrudan yatırım tutarını ise 92,8 milyar dolara ulaştırmayı ve iş yapma kolaylığı endeksi sıralamasında ilk 40 ülke arasında girmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, tek tek son 4 ay içerisinde bu çerçevede attıkları adımları paylaşmak istediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Mart 2015 sonu itibarıyla bu 1258 eylemden 15’inin tamamlanmasını hesaplıyorduk, 15 eylemden 12’si tamamlandı. Ayrıca daha sonra tamamlamayı düşündüğümüz 29 adet eylem de tamamlandı. Dolayısıyla aralık ve ocak ayında ilan ettiğimiz 25 öncelikli programla ilgili eylemlerden 41’ini 3 ay içinde gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu 41 eylemden Üretimde Verimliliğin Artırılması Programı’nda 3 eylemi tamamladık. Bir, Verimlilik Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı hazırlandı. İki, İhracata Dönük Üretim Stratejisi kapsamında yatırım teşvik sisteminde gerekli düzenlemeler yapıldı. Bu çerçevede yüksek teknolojili ürünlerin üretimine yönelik konuların öncelikli yatırım kapsamına alınarak 5. Bölge Destek Oran ve Süreleri’nden yararlandırılmasına yönelik mevzuat tamamlandı. Yani teknoloji yoğun yüksek teknoloji ürünlerini nerede üretime dönüştürmek üzere planlanmış olursa olsun mutlaka 5. Bölge Destek Oran ve Süreleri’nden istifade edecek. Yine Ürün Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi çerçevesinde yaptığımız mevzuat değişikliğiyle ihracatçı şirketlerimizde tasarım departmanlarının kurulması ve geliştirilmesinin hızlandırılmasıyla tasarım ve ürün geliştirme projelerinin desteklenmesi mümkün hale geldi."

"İthalata bağımlılığın azaltılması konusunda 10 eylem tamamlandı"

Davutoğlu, ikinci ana öncelikli dönüşüm programı olması itibarıyla İthalata Olan Bağımlılığı Azaltılması Programı çerçevesinde de 10 eylemi son 4 ay içerisinde tamamladıklarını anlatarak, bu eylemler çerçevesinde firmaların orta ve yüksek teknolojili üretim yapması amacıyla yatırım destek programları başlattıklarını dile getirdi.

Bu yılın ilk çeyreği itibarıyla değerlendirilen 150 projenin 87’sinin desteklendiğine işaret eden Davutoğlu, bu kapsamda yaklaşık 75 milyon lira destek verildiğini aktardı.

Davutoğlu, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar’da yapılan değişiklikle İstanbul hariç bütün illerde demiroksit pigmenti üretimine dönük yatırımların bölgesel olarak desteklenmeye başladığını kaydederek, atıkların uygun koşullardan ekonomiye kazandırılması, geri dönüşüm, geri kazanım, ayırma ve toplama faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin yürürlüğe girdiğini bildirdi.

Atık elektronik ve elektrikli eşyalarla tehlikesiz atıkların geri dönüşümüne, geri kazanımına, toplanmasına ve ayrıştırılmasına yönelik tesislerin standartlarının, bu tesislere lisans verme ve lisans yenileme ölçülerinin detaylı olarak belirlendiğini ifade eden Davutoğlu, atıkların ekonomiye kazandırılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yurt içi çelik hurdası üretim ve tüketim projeksiyonu çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.

Davutoğlu, metal hurdaların modern tekniklerle mahalli idare birlikleri aracılığıyla toplanması amacıyla Atık Geliştirme Merkezi Tebliği’nin yürürlüğe girdiğini de belirterek, tebliğin yürürlüğe girmesinin ardından öngörülen süreler içerisinde belediyelerin alışveriş merkezleri, satış noktaları, üniversiteler, havaalanları, organize sanayi bölgeleri gibi noktalarda Atık Geliştirme Merkezi’nin kurulmasına ilişkin uygulama altyapısının temel mekanizmasının oluşturulduğunu bildirdi.

Tasarrufların artırılması ve israfın önlenmesi

Başbakan Davutoğlu, "Üçüncü alan olarak Yurtiçi Tasarrufların Artırılması ve İsrafın Önlenmesi Programı’nda 7 eylem tamamlanmış bulunuyor. Türkiye Sigorta Birliği’nin internet sitesinde Türkiye için tamamlayıcı ve destekleyici sigorta modelleri önerileri isimli rapor ve çerçeve planlama yapıldı. Yine, Uzun Vadeli Hayat Sigortaları Ürünlerinin Geliştirilmesi isimli bir çerçeve plan daha hazırlandı. Piyasa gözetimi ve denetimi etkinliğinin artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları yürütülüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Vergisel araçlarla tasarrufun özendirilmesi ve tasarrufların üretken yatırımlara yönlendirilmesi bileşeni çerçevesinde yatırımcıların, vergi indirimi desteğinden daha kısa sürede yararlanmalarını sağlamak üzere, yatırım döneminde kullanılabilecek vergi indirim tutarlarının artırılmasına yönelik düzenlemelerin yürürlüğe girdiğini ifade eden Davutoğlu, 31 Aralık 2014’te uygulaması sona eren vergi indirim ve sigorta primi işveren hissesi desteğindeki yüksek oran ve sürelerin 31 Aralık 2015’e kadar başlatılacak yatırımlar için uygulanmaya konulduğunu aktardı.

Davutoğlu, mali piyasa araçlarıyla tasarrufların özendirilmesine yönelik olarak çeyiz ve konut hesaplarına devlet katkısı uygulaması getirildiğini anlatarak, ISO 500 listesinde yer alan şirketlerin borsaya çekilmesi amacıyla söz konusu şirketlerden 50’sinin Borsa İstanbul yetkililerince ziyaret edilerek bu konuda teşvik edildiğini de kaydetti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, halka açık şirketler için Kurumlar Vergisi oranının farklılaştırılmasına yönelik çalışma yürütüldüğünü belirterek, bu şirketler için oran farklılaştırılmasına yönelik Bakanlar Kurulu’nca yetkilendirme yapıldığını söyledi.

"İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Programı’nda 4 önemli adım atıldı"

Davutoğlu, "İstanbul’da bulunmamız hasebiyle dördüncü alan olarak öncelikli program çerçevesinde, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Programı çerçevesinde 4 önemli adım atıldı" dedi.

Finansal ürün ve hizmet çeşitliliğinin artırılması amacıyla Takasbank bünyesinde Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu’nun 9 Ocak’ta faaliyete girdiğini dile getiren Davutoğlu, Borsa İstanbul bünyesinde işlem gören hisse senetleri ve özel sektör borçlanma araçlarına yönelik piyasa yapıcılığı sisteminin hayata geçtiğini ifade etti.

Davutoğlu, teknolojik altyapının güçlendirilmesi amacıyla Borsa İstanbul Ortak Veri Merkezi’nin entegrasyon çalışmalarının tamamlandığını kaydederek, kümelenme bölgelerinde fiziki altyapının geliştirilmesi çerçevesinde Bostancı-Dudullu raylı sistem bağlantısına ilişkin uygulama projesinin 16 Mart’ta tamamlandığı bilgisini verdi.

Kamu harcamalarının rasyonelleştirilmesi çerçevesinde cari harcamaların kontrol altında tutulmasını teminen genel yönetim sektörü cari harcamalarının 3’er aylık dönemler itibarıyla raporlandırılmasına ilişkin çalışmaların tamamlandığını aktaran Davutoğlu, Kamu Gelirlerinin Kalitesinin Artırılması Programı çerçevesinde vergi usul kanunu tasarısı taslağının hazırlandığını, İhbar Bildirim Sistemiyle ihbar bildirimlerinin elektronik ortamda alınması uygulamasının hayata geçirildiğini aktardı.

Davutoğlu, Çırağan Sarayı’ndaki Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) İstişare Toplantısı’nda, daha önce açıkladıkları "25 Öncelikli Dönüşüm Programı"ndan bahsetti.

"İş ve Yatırım Ortamının Geliştirilmesi Programı" çerçevesinde, madencilik sektöründe ruhsat güvencesinin artırıldığını ifade eden Davutoğlu, Maden Kanunu’nda yer alan ruhsat iptalinin gözden geçirildiğini söyledi.

Davutoğlu, "İstatistiki Bilgi Altyapısını Geliştirilme Programı" çerçevesinde 3 eylemin tamamlandığını, Resmi İstatistik Portalı’nın kurularak kullanıma açıldığını, Uluslararası Veri Gönderim Sistemi’nin kurularak veri gönderimine başlandığını, kurumların tuttukları idari kayıtların envanterinin çıkarıldığını ve Ulusal Kayıt Sistemi’ne dahil edilecek idari kayıtların tespit edildiğini dile getirdi.

"Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi Programı" kapsamında büyükşehir belediyelerinde destek masalarının kurulduğunu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca enerji verimliliği uygulamaları eğitim gruplarının belirlendiğini ve modüller oluşturulduğunu aktaran Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı çerçevesinde ilaç ve biyolojik ürünlerin klinik araştırmaları hakkındaki yönetmelik güncellendi. ’Sağlık Turizminin Geliştirilmesi Programı’ çerçevesinde Sağlık Bakanlığı’nca üniversite özel sektöre ait sağlık kuruluşlarını kapsayan bir medikal turizm envanteri çıkarıldı. Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu kuruldu."

Davutoğlu, "Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı"nda daha önce kararını aldıkları doğum hediyesiyle ilgili yasal sürecin tamamlandığını, çeyiz ve konut katkısıyla ilgili kararların uygulamaya geçirildiğini ifade ederek, "Kalkınma İçin Uluslararası İşbirliği Altyapısının Geliştirilmesi Programı"nda hukuki kurumsal ve beşeri altyapının güçlendirilmesi amacıyla kalkınma işbirliği temel politika ve strateji belgesi taslağının hazırlandığını anlattı.

"8 aylık değil 8 yıllık hükümet programı açıkladık"

Başbakan Davutoğlu, dönüşüm programı kapsamında yapılan çalışmaları detaylı şekilde anlatma ihtiyacı duyduğunu söyledi.

Normalde hükümetlerin seçimlere giderken uzun dönemli programlara ara verdiğini ve daha çok kısa dönemli popülist eğilimler içine girebildiğini belirten Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dikkatinizi şu noktada çekmek isterim, 62. hükümeti kurduğumuz günden itibaren biz 8 aylık bir hükümet programı açıklamadık. 8 yıllık 2023’e kadar sürecek bir hükümet programı açıkladık. Daha sonra orta vadeli programı açıkladık. 25 Öncelikli Dönüşüm Programı ile Türkiye’nin gelecek dönemde niteliksel dönüşümü sağlayabilmesi için atılması gereken adımları belirledik. Programlar açıklandığında, bunların kağıt üzerinde kalmayacağını belirttik."

Davutoğlu, son 3 ay içerisinde bu eylemlerden 41’inin hayata geçirildiğini özellikle ithalata yönelik bağımlılığın azaltılması konusundaki adımların birçoğunun uygulama alanı bulduğunu vurguladı.

"Yüksek gelir grubuna geçmek için değişime önem veriyoruz"

Başbakan Davutoğlu, AK Parti hükümetleri döneminde yapılan bütün programların, açıklanan bütün eylemlerin belli bir takvim içinde hayata geçirildiğini ifade etti.

Acil Eylem Planı ile başlayan sürece değinen Davutoğlu, şöyle konuştu:

"2002’de Acil Eylem Planı ile Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde başlatılan ilk dönüşümler meyvelerini daha sonraki dönemde verdi. Şimdi de biz Yeni Türkiye’yi inşa faaliyetinde ekonomimizin bir bütün olarak yüksek orta gelir grubundan yüksek gelir grubuna geçebilmesi için hem ekonominin bütününde hem de ihracat alanında yapısal bir değişime önem veriyoruz. Bugünkü istişarelerimizin özellikle bu dönüşümü teşvik edecek mahiyette ve ihracatımızın rekabet gücünü arttıracak mahiyette olacağına inanıyorum. Şu hususu bir kez daha vurgulamak isterim. Hiçbir konuda aylık ya da seçime ayarlı perspektife bakmadık. Sizlerle birlikte geçen sene 2 seçim yaşadık. Etrafımızda büyük kırılmaların yaşandığı jeopolitik dönüşümler, çatımalar yaşanıyor. Altı ülke şu anda ihracat pazarımız olan altı ülkede kamu düzeni maalesef yok olmuş durumda. Buna rağmen siz oralara giriyorsunuz, ihracat yapıyorsunuz. Buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti devleti bu istikrarsız ortamın, bölgelerin arasında bir istikrar adası olma hüviyetini sürdürüyor."

"Desteğinizle dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğiz"

Davutoğlu, hükümetlerin kısa dönemli seçim politikalarını uygulama lüksü olmadığını vurguladı.

Muhalefetin popülist yaklaşımlarla gerçekleşmeyecek birçok vaadi gündeme getirdiğini aktaran Davutoğlu, bir asgari ücret üzerinden yapılacak tartışmalara bütün sanayiciler gibi ihracatçıların da rasyonel ekonomi bağlamında ışık verici şekilde yorum getirmelerine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Asgari ücretin "İş verenlerle işçilerin bir araya gelerek kamunun bulunduğu bir ortamda optimum bir noktada belirlenmeye çalışılan bir ücret" olduğunu belirten Davutoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Burada yapılabilecek uygulamaların, popülist yaklaşımların ihracatımıza rekabetin ne kadar olumsuz yönde etkileyeceğini en iyi sizler bilirsiniz. Böyle bir dönemde seçime doğru giderken hükümet olarak Türkiye’nin orta ve uzun dönemde hedeflerinden hiç bir taviz vermeden rasyonel ekonomik politikalarla geleceği planlamaya devam edeceğinden hiçbir şüpheniz olmasın. Burada bugün gündeme getireceğiniz, sektörler bazında gündeme getireceğiniz her türlü talep göz önüne alınacak. Tek tek not edilecek. Onun için pek çok bakan arkadaşımızla burada birlikteyiz. Seçim sonrasında hükümet programımızda mutlaka yer alacaktır. Bundan hiç tereddüdünüz olmasın. Söz havada kalmayacak, kayda geçecek. Kayıt defterde kalmayacak, inşallah hükümet programlarına geçecek. Hükümet programlarında zikredilen hususlar da mutlaka uygulamalara geçecek ve Türkiye sizin de desteğinizle 500 milyar dolar ihracata ve dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girecek."

Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.