“Yeni sistem güçlü iktidari, sürekli istikrari garanti ediyor”
Başbakan Yıldırım, medeniyetin köklü kuruluşları olan vakıfların, asırlardan beri ihya olduğunu ve bugünlere geldiğini, garip gurebaya kol kanat geren toplumsal dayanışma ve sosyal kalkınmanın yapı taşları olduğunu söyledi.
Vakıfların veren el ile alan eli buluşturduğunu, merhamet ve şefkat yuvası olduğunu dile getiren Yıldırım, 1993’te kurulan EKEV’in özellikle son 10 yıl içinde önemli bir mesafe katettiğini dile getirerek,"Geldiğimiz nokta, bütün Erzincanlıları hatta bütün milletimizi gururlandıracak bir tablodur. Bugüne kadar 40 bin gencimize burs vermişiz. Bir özel vakıf için bu çok önemli bir başarıdır. 40 bin gencimiz, Erzincan ismiyle eğitimini tamamlamış. Erzincanlı hissetmenin keyfini yaşamış. Bu gençlerimiz geleceğimiz. Onun için gençlerimiz, bugünümüz, yarınımız, ülkemizin aydınlık yarınıdır. Gençlere yatırımın geleceğe yatırım olduğunu biliyoruz. EKEV bu konuda çok önemli bir başarıyı bizlere yaşattı." diye konuştu.
Erzincan’nın etrafının dağlık, ortasının bağlık olduğunu hatırlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Erzincan’ın bir evladı, Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı olarak bu çalışmaların içinde yer almış olmaktan da büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. İşte bu tablo bize her şeyi anlatıyor. 15 metrekarelik odalarda toplantı yapamazken burada bir anda 3 bin hemşehrimizin bir araya getirilmesi, yaptığımız işin ne kadar güzel bir iş olduğun ortaya koyuyor. Bu güzel ve hayırlı vakfın yaşatılmasında emeği geçen bütün hemşehrilerime minnettarlığımı ifade etmek istiyorum. Bugün aramızda bulunmayan ağabey ve kardeşlerimizi de rahmetle anıyorum."
Devletin, milletin hayalleri için var olduğunu ancak her şeyin devletin imkanlarıyla yapılamadığını belirten Yıldırım, "İhtiyaçlar sınırsız, kaynaklar sınırlı. O zaman ne devreye giriyor? O zaman vakıflar, sosyal sorumluluklar devreye giriyor. Vakıf faaliyeti iki türlü yapılır; kimisi vaktiyle, kimisi de nakdiyle hizmet eder. Vaktiyle de nakdiyle de hizmet edenin başımızın üstünde yeri var. Genç nesillerin elinden tutan, öğrencilerimizin ihtiyaçlarına koşan, en önemlisi en büyük yatırımı insana yapan köklü bir ocaktır EKEV. 40 bin öğrenci dile kolay. Sadece Erzincanlılarla değil, Türkiye’nin her tarafındaki gençlere elini uzatan ve desteğini sağlayan bir vakıftan, bir başarı hikayesinden bahsediyoruz. Üyelerimiz, 25 yıllık burs eğitim imkanlarından yaralanan öğrencilerimizi kendi evlatları gibi görüyorlar. Taşa ve toprağa yapılan yatırımın ömrü bellidir, 50 ya da 100 yıldır. Ancak insana yapılan yatırımın ömrü nesilden nesle devam eder. Onun için eğitim eğitim, eğitim, insana daha çok yatırım." değerlendirmesinde bulundu.
Eğitime ve insana yapılan yatırımın büyük önem taşıdığını vurgulayan Yıldırım, Doğu ve Güneydoğu’da terörün belinin kırılmasında insana yapılan yatırımın büyük önem taşıdığını söyledi.
"Hemşehrilerimizle gurur duyuyoruz"
EKEV ve ERSİAD’ın gençlere yapılan yatırıma büyük önem verdiğini, kız öğrenci yurtlarının ve bursların bu konuda atılmış en güzel adımlar olduğunu vurgulayan Yıldırım, "15 sene önce bunları konuştuğumuzda hayal gibi geliyordu ama AK Parti gibi EKEV de hayalleri birer birer gerçeğe dönüştüren vakfın adıdır. Hemşehrilerimizle gurur duyuyoruz." diye konuştu.
El ele vererek yaptıklarının daha iyisini yapmaya çalışacaklarını aktaran Yıldırım, "Unutmayalım mükemmel iyinin düşmanıdır. Mükemmele erişmek hedeftir ama iyiyi de ıskalamamız lazım. İyiyi mutlaka başarmamız lazım. Hayırda hasenatta Erzincanlılar her zaman ön saflarda. Sağolun var olun." ifadelerini kullandı.
EKEV’de hizmette, hayırda, hasenatta yarışın olduğunu, ihanete asla yer olmadığını belirten Yıldırım, "Bu vakıfta milleti için, ülkesi için aydınlık yarınları teslim edeceğimiz gençler yetişir. Bu vakıfta aklını kiraya vermiş hiçbir vatan evladı çıkmaz. Allah rızası için gençlerimize, geleceğimize yatırım yapmak istiyorum diyenler bu vakıfta yer alacak, sadece güzellikte hayırda yarışacaklar. Her şey şeffaf olacak. İşte Erzincan Kültür ve Eğitim Vakfı, böyle faziletli, böyle kutsi değerleri üzerinde yükselen bir yapıdır." diye konuştu.
Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Biz, tarihi kültürel birikimi, çok zengin bir milletiz. Asırlara uzanan şanlı bir geçmişimiz var. Çok önemli bir coğrafyada yaşıyoruz. İbn Haldun’un dediği gibi coğrafya bir kaderdir. Bu coğrafya bizim kaderimizdir. Siyasi, ekonomik, terör, bölgesel sorunlarla maalesef yıllar boyunca enerjimizin bir kısmını boşa tükettik. 2002 yılı milletimiz için bir milat oldu. Memleket sevdalısı, Türkiye sevdalısı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde başlattığımız kutlu yürüyüşte 16 yılı geride bıraktık. Geçen 16 yıl, Türkiye’nin hem kalkınmada hem büyümede siyasi tarihindeki altın yıllardır. Ancak, 16 yılın yine Türk demokrasisi için Türk siyasi hayatı için unutulmaz olaylarını da bu vesileyle zikretmek isterim. 16 yılı ülkemizi 3,5 kat büyüterek bugünlere getirdik. Bunları yaparken vesayetle, darbe girişimiyle, kumpaslarla da mücadeleyi elden bırakmadık. Tabiri caizse şeytan taşlamaktan vakit buldukça kalkınma için büyüme için milletimize hizmet için gayret ettik."
Yıldırım, 24 Mayıs 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 68. Hükümeti kurma görevini tevdi ettiğinde 45 gün geçmeden alçak FETÖ hain darbe girişimiyle karşı karşıya kaldıklarını hatırlattı.
Türkiye’nin cumhuriyet tarihinin en kanlı darbe girişimiyle yüz yüze kaldığını aktaran Yıldırım, "Asker kılığına girmiş alçaklar, milletin tankını topunu tüfeğini mermisini, milletin asil evlatlarına gözünü kırpmadan çevirdi. 251 şehit verdik. 2 bin 193 gazimiz oldu. Ancak, liderimiz, Cumhurbaşkanımız milleti bu alçak kalkışma karşısında meydanlara davet etti, Hükümet olarak dik durduk, milletimizle bir olduk, beraber olduk, darbecilere darbeyi vurduk. Türk siyasi tarihinde imkânsızı başardık. O gece Ay-yıldızlı bayrak inmedi, ezanlarımız dinmedi, demokrasimiz yaşamaya devam etti." diye konuştu.
Terörle mücadele
Bu olayın hemen sonrasında yaşanan terör saldırılarını hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:
"Terörle mücadele hem yurt içinde hem yurt dışında gittikçe büyük boyutlara ulaştı ve bir karar aldık. ’Yurt içinde terörle mücadeleyi savunma esaslı değil taarruz esaslı yapacağız’ dedik. Yurt dışında da terörü yerinde yok edeceğiz dedik ve Ağustos’un 24’ünde Fırat Kalkanı Harekatı’nı başlattık. Darbeden çıkmış, çok büyük darbe almış Türk Silahlı Kuvvetleri, El Bab’ta, Cerablus’ta Rai’de destanlar yazdı, terör örgütlerine hak ettiği cezayı verdi. Yurt içinde de taarruz esaslı mücadelemiz günden güne başarıyla sonuçlandı. Hatırlayın görevi aldığım ilk gün söylediğim bir cümle var; milletin içi rahat olsun, Türkiye’yi bu terör belasından kurtaracağız, terörü Türkiye’nin gündeminden çıkaracağız’ dedik. Elhamdülillah bugün bayrağımız Gabar Dağı’nda da Cudi Dağı’nda da Şemdinli’de de Hakuk’ta da Bestler Dereler’de de Ağrı Dağı’nda da dalgalanıyor. Devletin iradesi ve hakimiyeti yurdun her köşesinde var."
Türkiye üzerinde darbeyle sonuç alamayanların bu kez ekonomiyle üzerlerine geldiğini hatırlatan Yıldırım, "Yine hatırlayın 2016 Kasım-Aralık aylarında kur üzerindeki oyunlar ’Türkiye battı, Türkiye büyümeyecek, Türkiye 2017’de büyük bir krizle karşı karşıya kalacak’ diyenlerin sesleri hala kulaklarımızda ama sizin evladınız, onun Hükümeti, değişimin riyasetinde hızlı bir şekilde kararları aldık, ’kriz gelecek’, ’yerle bir olacak’ dedikleri Türkiye, dünyada büyümede bir numaralı oldu yüzde 7.4 büyümeyi sağladık." dedi.
"Büyümenin neresi sanal?"
Büyümenin sanal olduğunu iddia edenlerin bulunduğunu aktaran Yıldırım, "1 milyon 450 bin konut satılıyor 1 yılda. 2002’de 300 bine kadar konut satılıyordu. Neresi sanal? 9 bin traktör satılıyordu, 73 bin traktör satılıyor. Neresi sanal? Yani, bahane ararsan çok. Başarı ararsan kolay değil. Bahane her kişinin işidir, başarmak er kişinin işidir." diye konuştu.
15 Temmuz’u yaşadıktan sonra "Bu iş böyle olmaz. Sürekli müdahaleler, sürekli önümüzü, arkamızı, yanımızı kontrol ederek bu hayatı sürdüremeyiz. Bir değişikliğe ihtiyaç var. Bu darbeleri, vesayetleri Türkiye’nin gündeminden çıkarmaya ihtiyaç var." dediklerini belirten Yıldırım, tarihi anayasa değişikliğine karar verdiklerini söyledi.
O dönemde de kendilerinin iş başında olduklarını aktaran Yıldırım, 2016 Aralık’ta MHP ile beraber tekliflerini TBMM’ye getirdiklerini ve ocak itibarıyla da genel kurulda anayasa değişikliğinin kabul edildiğini anlattı.
Başbakan Yıldırım, kabul edilen değişiklikle 94 yıllık Türkiye Cumhuriyeti yönetim sisteminin değiştirildiğini ifade ederek, "Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçiş. Yani, yönetimde sadeleştirmeye gittik. İki başlılığı ortadan kaldırdık." dedi.
Yıldırım, 16 Nisan için kampanyaya başladıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
"Neler söylediler neler. Cumhuriyetin temellerine dinamit koymamızdan tutun, Türkiye’nin bütün kazanımlarının yok olacağına kadar her şey söylendi. Biz yaptığımız işten emindik. Meydanlarda, vatandaşım bana hep şunu söyledi; ’Seni anlamıyoruz Başbakan, kendi koltuğunu yok etmek için gece, gündüz kendini parçalayan bir adam daha biz görmedik bu Türkiye’de. Sen ne biçim adamsın?’ Ben de dedim ki ’Mesele memleket meselesiyse, mesele Türkiye meselesiyle bir Ali değil, bin Ali feda olsun.’ Elhamdülillah milletimiz bize güvendi, bu sistem değişikliğine onay verdi. Eskiden cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlayın, kapalı kapılar arkasında aday ararlardı. Dayatmalarla aday seçtirirlerdi. 2007’de yaşadığımızı unuttunuz mu? 367 icadını unuttunuz mu? Tilki fıstığı çıkardılar. 367 icadını önümüze koydular, ’Siz cumhurbaşkanı seçemezsiniz’ dediler. Çünkü milli egemenlik onların işine gelmedi. Biz de dedik ki; ’Vekiller seçemiyorsa asiller seçsin.’ onu da millete götürdük. Millet de kararını verdi, Ağustos 2014’te Türkiye ilk seçilmiş Cumhurbaşkanını, Recep Tayyip Erdoğan’ı seçti. Hemşehrilerim seçti, sizin de büyük katkınız var. Allah sizden razı olsun."
"Güçlü cumhurbaşkanı, güçlü başbakan"
Başbakan Binali Yıldırım, artık o günden sonra her şeyin değiştiğini dile getirerek, "Güçlü cumhurbaşkanı, güçlü başbakan. Elhamdülillah Cumhurbaşkanımızla bizim aramızda hiçbir sorun olmaz ama bu sistem kardeşi kardeşe düşman eder. Onun için bu değişiklik mecburdu, yapmalıydık ve nihayet 16 Nisan değişikliğinin ilk uygulamasını 24 Haziran’da gerçekleştireceğiz. 24 iyi bir sayı değil mi? Uğurlu bir sayı. 24, altının ayarı, 24, Erzincan’ın plakası. 24, bir günün saati. İnşallah 24 Haziran, Türkiye’nin aydınlık yarınları için yeni dönemin adı olacak ve yeni dönemde inşallah milletimiz 16 yıllık kazanımıyla durmak yok, yola devam diyecek." diye konuştu.
AK Parti iktidarı döneminde, 16 yılda Türkiye’nin 5,8 oranında üst üste büyüdüğünü, her yıl krizlere rağmen bunu gerçekleştirdiğini dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"1924’ten 2002’ye kadar ortama büyüme 5,7. Şimdi sorabilirler, ’Yani yüzde 0,1 büyüme yapmışsınız, fark yapmışsınız bunun için mi böbürleniyorsunuz?’ Ben size hesabı söyleyim, 1924’ten bugüne kadar eğer Türkiye AK Parti dönemi gibi 5,8 büyümüş olsaydı bugün milli geliri 2,6 kat daha fazla olacaktı. Başka deyişle 2,3 trilyon dolara ulaşacaktı, dünyanın 7. büyük ekonomisi olacaktı. İşte hesap bu kadar basit. Bununla neyi anlatmaya çalışıyorum, istikrarı, güveni anlatmaya çalışıyorum. İşte yeni sistem güçlü iktidarı, sürekli istikrarı garanti ediyor. Çünkü vesayetlerle, dayatmalarla hükümetler kurulmuyor, sandıkta inşallah 24 Haziran’da millet gidecek, oyunu verecek, sandıklar açılacak, Türkiye’yi kim yönetecek o gün belli olacak. Ankara’da o seymen oyunlarına mecbur kalmayacağız. İktidar sandıkta belli olacak, sandıktan sandığa millet kararını vermiş olacak. Bu seçimlerde sadece cumhurbaşkanı önemli değil, aynı zamanda Meclis’in de güçlü olması lazım. Eğer Meclis’te farklı bir tablo olursa, bu sefer yine sorun devam eder. O bakımdan ne diyoruz; güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye. Hedefimiz budur, şiarımız budur. Ben hemşehrilerime güveniyorum ve hemşehrilerim 24 Haziran’da ’İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün’ diye karar verecekler, ’Durmak yok yola devam’ diyecekler."
"24 Haziran bayramımızın da hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum"
Yıldırım, AK Parti’nin milletvekilli adaylarına ilişkin de bilgi vererek, "Serkan Bayram, bu sefer İstanbul birinci bölgeden, Rumeysa Kadak ikinci bölgeden en genç adayımız. Ayrıca İffet Polat Hanımefendi o da yine İstanbul’da adayımız. Erzincan’da bir kadro değişikliğine gittik. Yıllarca ülkemizin hızlı tren projelerine, altyapı projelerine hizmet eden Süleyman Karaman, Erzincanlılarla birlikte geleceğe hazırlandık." dedi.
Bu vesileyle Erzincan’dan bütün Türkiye’nin değişik yörelerinden gelerek iftar sofrasına iştirak eden, bu sofrada bir araya gelmelerine vesile olan hemşehrilerine şükranlarını sunan Yıldırım, herkesin yaklaşan Kadir Gecesi’ni ve Ramazan Bayramı’nı da tebrik etti.
Başbakan Yıldırım, "Şerife günü de Erzincan’da büyük bir iftarımız var. Orada bir araya geleceğiz, Erzincan’da hasret gidereceği inşallah, bayramdan sonra. 24 Haziran bayramımızın da hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum." diyerek, sözlerini tamamladı.