Basbakan Binali Yildirim’in Izmir’de muhtarlar bulusmasinda yaptigi konusma metni
… vatandaş, belediye başkanını seçen de vatandaş. Vatandaşın verdiği yetkiyi vatandaşa karşı onun hayatını zorlaştıracak, onun işini kolaylaştırmayacak bir şekilde kullanmak ahlaki değil, insani değil. Seçimle iş başına gelmiş muhtarlarımızın önemli sorumlulukları var, önemli görevleri var. Demokrasi yerelde başlar, siz bunun temsilcisisiniz. Köylerimizde, mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımıza en önce temas eden sizlersiniz. Biliyorsunuz Büyükşehir Yasasından sonra bütün köyler de mahalleye dönüştü, şimdi İzmir’in genelinde 1400 civarında mahallemiz var, her bir mahallenin de muhtarı var. Büyükşehir Yasasıyla bütün eski köylerin yeni mahalle olanlar dahil bütün yolları, altyapısı, kanalizasyonu, her şeyi büyükşehir belediyesinin yetki ve sorumluluğunda, bunu herhalde biliyorsunuz. Yasaya göre kaynaklar bu hizmetlerin yapılması için büyükşehirlere gönderilir. Büyükşehirler de bunu adil bir şekilde mahallelere dağıtması gerekiyor. Yani bir yere sıcak asfalt yapıp bir yerin yolunu ihmal edersek görevi kötüye kullanmış oluruz. Hizmette siyaset olmaz arkadaşlar. Hizmet millet içindir, hizmet ülkenin geleceği içindir. He kim ki hizmet yaparken siyaset yapıyorsa, bana destek verenlere önce hizmet edeyim, vermeyenlere yapmayayım diyorsa suç işliyor, açık söylüyorum. Seçim ayrı şey, oyumuzu alacağız. Seçim bitince artık bizim partimiz falan yok, temsil ettiğimiz insanlar var, mahallelimiz var, şehirlimiz var, ilçemiz var, oy versin-vermesin herkese karşı sorumluluğumuz var. Bunu yaparsak, siyasette bunu yapabilirsek o zaman birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz ve birlikte Türkiye olma hedefimiz yerine gelmiş olur.
Sizin zor şartlarda fedakarca görev yaptığınızı biliyoruz, bunun farkındayız. O yüzden de Cumhurbaşkanımız uzun bir süreden beri muhtarları milletin evinde davet ediyor, topluyor, sizlerle sohbet ediyor, memleket meselelerini konuşuyor. Sizlere verdiğimiz önemi açıkça ortaya koyan bu güzel buluşmaların aynı güzellikte inşallah yeni dönemde de devam edeceğini buradan ifade etmek istiyorum. Her ne kadar Muharrem Bey külliyeyi yıkacağım diyorsa da, orayı yıkmaya, milletin evini yıkmaya onun gücü yetmez, o kararı millet verir.
Bizi siz yakından tanırsınız, biz asla millete hizmet yolunda ayrımcılık-gayrımcılık yapmadık, ötekileştirme asla yapmadık. Çünkü biz hep birlikte Türkiye’yiz. Alevi-Sünni, Kürt-Türk, Roman, Boşnak, hangi mezhepten, hangi meşrepten olursak olalım Rabbimizin yarattığı kullarız. Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, kitabımız bir bizim. Onun için kaderde, tasada, sevinçte hep bir olmak zorundayız, beraber olmak zorundayız. Bu ülke hepimizin, hepimiz bu ülkenin ev sahibiyiz, burada misafir yok. Her vatandaşımız birinci sınıf vatandaş, 81 milyon vatan evladını aynı muhabbetle seviyoruz. Farklılıklarımızı hep zenginlik olarak gördük, görmeye devam edeceğiz. Ayrımcılık yapanlar bizim saflarımızda kendilerine yer bulamaz. Bu topraklar her zaman barışın, huzurun merkezi oldu. Milletimiz nice mazlumlara yüzyıllar boyu kucak açtı, ev sahipliği yaptı. Kapımızı çalan hiç kimseye kimliğini, inancını, mezhebini sormadık. Bizim hamurumuz beraber karılmıştır, birliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize kast edenlere de asla müsamaha göstermeyiz. Bu millete yıllar yılı büyük acılar yaşatan terörü de bitirmeyi inşallah başaracağız.
Son iki yıldır özellikle terörle yaptığımız mücadelede büyük bir başarı kazandık. Güneydoğu’da dağlar, meralar, şehirler, ovalar, artık her yerde ay-yıldızlı bayrağımız dalgalanıyor, terörün yerinde yeller esiyor. Ancak işimiz bitmedi kardeşlerim, yani ülke topraklarından temizliyoruz, fakat Suriye’de, Irak’ta yönetim boşluğu olduğu için oradan bu tarafa sürekli bazı emperyal devletlerin de desteğiyle en modern silahları alarak ülkemize sızıyorlar ve terör eylemleriyle askerimize, polisimize, güvenlik korucumuza, jandarmamıza saldırıyorlar, şehitler veriyoruz.
İşte bunu dikkate alarak yeni bir strateji benimsedik, o da ülke topraklarına gelmeden terörü bulunduğu yerde yok etmek. Bunu Fırat Kalkanı’nda yaptık, Afrin bölgesinde yaptık, şimdi Kuzey Irak’ta Kandil’de yapıyoruz. Dolayısıyla hudutlarımızın güneyinde güvenli bir hat oluşturuyoruz ki buradan sızmalar olmasın, can ve mal güvenliği vatandaşlarımızın tehdit altına girmesin.
Değerli kardeşlerim; İzmir Türkiye’nin bir özetidir. Siz muhtarsınız, mahallelerinizde görüyorsunuz, kayıtlarınızda var. Türkiye’nin her tarafından İzmir’de vatandaşlarımız var. Bir anlamda Türkiye’nin özeti burası. O bakımdan yani Güneydoğu’da terör var, bundan İzmir’e ne deme şansımız yok. Bu terör yurdun hangi köşesinde olursa olsun bir başka köşesini de rahatsız ediyor. Çünkü o insanların akrabaları burada yaşıyor. O bakımdan bu mücadele bölgesel bir mücadele değil bütün ülke çapında bir mücadeledir.
Değerli kardeşlerim; 16 sene boyunca Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizde büyük hizmetler yapmaya çalıştık, birçok hizmet yaptık, yapamadıklarımız da elbette vardır. Ancak 15 yıl içerisinde Türkiye’yi 3,5 kat büyüttük. Hayal olan birçok projeyi gerçeğe dönüştürdük. Ben ilk defa 2011 yılında İzmir’den, bu güzel şehirden milletvekili adayı oldum, orada verdiğim sözler vardı. 35 proje sözüm vardı. Bunları teker teker yapıyorum. Çevre Yolu dedim tamamladım, Adnan Menderes Havalimanını yenileyeceğim, Türkiye’nin en modern havalimanı yapacağım dedim yaptım. Ankara-İstanbul hızlı tren başlayacak dedim, başladık, Uşak’a kadar geldi, Uşak, Manisa, İzmir arası önümüzdeki iki yıl içerisinde tamamlanacak. İstanbul-İzmir Otoyolunu yapacağız dedik, onu da 1 sene içerisinde tamamlayıp hizmete alacağız.
Efes’e liman yapacağız dedik, inşaatına başladık, antik liman yapılıyor. 2500 yıllık Efes’e deniz geliyor.
İZBAN, İZBAN’ın halini görüyordunuz, yarım kalmış, 99’da başlanmış, geldik Belediyeyle, dedik ki hizmette siyaset olmaz, Belediyeyle ortak bir şirket kurduk tamamladık. Nereden? Aliağa’dan havaalanına kadar. Yetmez dedik, Torbalı’ya uzattık. O da yetmez dedik, Selçuk’a uzattık. Şimdi Aliağa’dan 50 kilometreyle Bergama’ya uzatıyoruz, bunun da ihalesini yaptık; hayırlı uğurlu olsun. Bu ne demektir? 186 kilometreye çıkıyor. 88 kilometreden, önce 88 yaptık, şimdi 186 kilometreye çıkarıyoruz, yani böylece İzmir’in en kuzeyinden, Kınık’tan Selçuk’a kadar İZBAN gitmiş olacak. Beydağı’na da ayrıca İzmir, Ödemiş, Kiraz hattını uzatıyoruz, Ödemiş’ten sonra o da yine tren hattı, oraya da gidecek.
İzmir’e üç tane stat yapacağız dedik. Buca stadını başladık, Alsancak stadını başladık. Karşıyaka’yı başlayamadık, çünkü engel oldular, mahkemeye verdiler, onunla uğraşıyoruz, o bitince onu da yapacağız.
Turgutlu, Kemalpaşa arasına bir tren hattı yapacağız dedik, yaptık tamamladık. Kemalpaşa’ya çok güzel İzmir’in en büyük lojistik merkezini yapacağız dedik, onu da başladık yaptık. İkinci havalimanı sözümüz vardı, Alaçatı Havalimanını da ihalesini yaptık inşaatına başladık. Güzelbahçe’ye liman yapacağız dedik onu da yaptık hizmete aldık. Sabuncubeli’ne tünel yapacağız dedik bu tünelleri de yaptık Manisa’yla İzmir’i birleştirdik. Daha var saymıyorum burada bırakıyorum, gerisini Aziz Kocaoğlu saysın.
Kardeşlerim, Türkiye her bakımdan iyiye gidiyor merak etmeyin. Bakın ülkemizde kaos, kriz, dedikoduyu yayanların belirli kaynaklardan beslendiğini unutmayın. Amaç Türkiye değil, amaç Türkiye istikrarsızlığa sürüklensin ve bölgedeki dış güçler planlarını sorunsuz bir şekilde uygulasın. Yoksa seçime kalmış 1 ay değerlendirme kuruluşları, reyting kuruluşları Türkiye’nin notunu düşürüyorlar, bankaların notunu düşürüyorlar bu size normal geliyor mu? Bunların hepsi oyun. Şurada 4 günümüz kaldı 4 gün sonra onların da tezkerelerini ellerine vereceğiz geldikleri yere göndereceğiz.
Değeli kardeşlerim, geçen sene rekor büyüme sağladık bir önceki seni büyük bir darbeden, büyük bir felaketin eşiğinden döndük. Orada da siz sahip çıktınız, bayrağı indirtmediniz, ezanları dindirtmediniz, meydanları doldurdunuz, alçaklara, FETÖ’culara bu ülkeyi teslim etmediniz Allah hepinizden razı olsun. Bu sene yine ilk 4 ay rekor büyüme yaptık yüzde 7.4. İşsizlik Mart ayı bir önceki Mart ayına göre yüzde 1.6 azaldı. Son 1 senede 1 milyon 20 bin vatandaşımıza yeni iş bulduk. Şu anda toplam çalışan sayısı 28 milyon 500 bini buldu.
Değerli kardeşlerim, ihracatımız artmaya devam ediyor, turizmimiz artmaya devam ediyor. Avrupa’nın 6’ncı dünyanın 17’nci ekonomisi konumuna gelmişiz, fakat bütün bu gelişmeler ortadayken birileri rahatsız. Seçim tabi kampanya herkes bildiğini söyleyecek, sizlerde dinleyeceksiniz, kararınızı sonunda vereceksiniz. Bakıyorum adayların ortak bir söylemi var hepsinin ortak söylemi muhalefet adaylarının Recep Tayyip Erdoğan’ı indirelim de ne olursa olsun, bu tesadüf mü? Dış mihraklarda aynı şeyi söylüyor. Niye? Recep Tayyip Erdoğan onların burada rahatça at oynatmasına izin vermiyor, onun için rahatsız oluyorlar. Bizim Türkiye’yle problemimiz yok, bizim problemimiz Recep Tayyip Erdoğan diyorlar, bizim adaylarda bunu söylüyor ne kadar tesadüf? O halde onlara inat milletin adamı, Türkiye sevdalısı Recep Tayyip Erdoğan’ı yeni sistemin cumhurbaşkanı seçeceğiz mi sayın muhtarlarım? Yapılan projeleri durduracağız diyorlar, Külliye’yi yıkacağız, Kanal İstanbul’u yaptırmayacağız, nükleer santrali kapatacağız, hızlı trene ne lüzum var diyorlar göçü arttırırmış. Yerli otomobil projesi ilkelliktir diyorlar. Yapılanı bozmak, işleri durdurmak, milletin faydasına olan her şeyi durdurmak bu ne biçim iş, beyle bir siyaset olur mu? Böyle bu ülkeye hizmet edilir mi? Meydanlarda söylenen bunlar değerli muhtarlar.
Bakın ne yaparsa yapsınlar boşa uğraşıyorlar. Bu millet yapılanları biliyor, bu yapılanlara da kimsenin dokunmasına izin vermez onlar istediği kadar söylesin. Sağ olun milletimize müteşekkiriz. Yaptıklarımızı onayladığınız için 12 seçimde arka arkaya bize destek verdiniz. Biz milletin değerli kardeşlerim biz milletin yoluna baş koymuşuz. Siz bari milletin yoluna taş koymayın yeter. İzmir’imiz Ege’nin incisidir, bölgenin göz bebeğidir. İzmir tarihin her döneminde önemli hale gelmiştir.
Değerli kardeşlerim, İzmir’i ihmal eden Türkiye’yi ihmal etmiş olur. Biz İzmir’in marka şehir olmasını istiyoruz. Türkiye’nin üçüncü büyük şehrinin binalarının yüzde 65’i kaçak, ruhsatsız. Her yer İzmir gibi olsun diye övündüğüm tablo bu mu? Her yer İzmir gibi olsun. Yüzde 65’i kaçak olan, ruhsatsız olan, depreme dayanıksız olan bir İzmir mi övünme kaynağımız olacak? Elbette değil. Onun için imar barışını çıkardık değerli muhtarlar. Sizden en önemli ricam bu, imar barışını anlatın bu İzmir’in kurtuluşu olacak. Bütün mahallenizdekilere, bütün hemşerilerinize bunu anlatın. Cumhuriyet tarihinin en büyük barışıdır bu. Artık vatandaşlar, belediyeler, devlet el sıkışıyor, geçmişteki bütün eksikleri, yanlışları bir tarafa bırakıyoruz yeni bir sayfa açıyoruz. Mülkiyet problemi olanlar, imara aykırılıkları olanlar, başkasının yerine Hazine, orman, vakıf, inşaat yapmış olanlar, kat mülkiyeti olmayanlar, plan, projesiz yapılar hepsi bu imar barışı içerisinde çözüme kavuşturuluyor. Bu da bitiyor mu? Bitmiyor. Bu sadece bir başlangıç. Bunun ikinci adımı da buralarda ada bazında yerinde dönüşüme tabi olacak. Önce bir adanın ihtiyacı kadar konut bir yere yapılacak, rezerv konut o adadaki bütün yaşayanlar rızasıyla oraya taşınacak, o ada tamamen yeni baştan yapılıp herkes önceden sahip olduğu hakları koruyarak yeni yere geçecek. Yeni yerde ortak alanlar olacak, okulu olacak, ibadethanesi olacak, parkı olacak, yaşam alanları olacak, evler olacak. Böylece sağlıklı bir dönüşümü İzmir’de inşallah gerçekleştirmiş olacağız.
Değerli kardeşlerim, sevgili muhtarlar; benim Başbakanlığım bu seçimlerde sona eriyor, ama İzmir’e olan sorumluluğum devam ediyor hem de artarak devam ediyor. Bu makamlar gelip geçicidir, ama İzmir Milletvekili olarak ben bana destek veren hemşerilerimin her türlü sorunuyla bundan sonra da daha artan bir şekilde ilgileneceğim bunu bilmenizi istiyorum. Onun için daha çok vaktiniz olacak, daha çok bir araya geleceğiz, daha çok dertleşeceğiz, İzmir için hayallerimizi hayata geçireceğiz. Yani İzmir için yaptıklarımızı zaten konuştuk bunlara değinmek istemiyorum. 16 yılda 66 milyar yatırım yapmışız, yani 66 katrilyon helali hoş olsun. Okullar, hastaneler, efendim altyapı yatırımları, yollar, tüneller, şehir hastaneleri, tarım destekleri birçok hizmet say say bitmez bunları geçiyorum.
Şimdi biraz muhtarlarla ilgili konuşmak istiyorum, sizlerle ilgili konuşmak istiyorum. Değerli muhtarlarımız, AK Parti iktidara geldiğinde muhtarların en önemli problemlerinden bir tanesi sosyal güvenlik hakları ve maaşlarıydı değil mi? Bu iki konu yıllardan beri sizlerin beklediğiniz konular arasındaydı. Biz buna duyarsız kaldık mı? Cumhurbaşkanımız ne dedi? Bize talimat verdi muhtarların taleplerini eksiksiz yapacaksınız dedi. Biz de ne yaptık? Önce ücretlerde iyileştirme yaptık, maaşlarda iyileştirme yaptık. Tabi maaşlar arttı, ama bu sefer sosyal güvenlik primi kesilince tekrar aşağı düştü. Onun için ne dedik? Bu sefer dedik ki, bu şeyleri de biz ödeyelim, Sosyal güvenlik primini de biz ödeyelim dedik değil mi? Ödemeye başladık mı? Maaşları temiz olarak almaya başladınız mı? Hayırlı, uğurlu olsun.
Sonra İçişleri Bakanımız muhtarlara yönelik özel bir daire kurdu. Ve bu dairede bütün muhtarların talepleri için muhtar bilgi sistemini hayata geçirdik. Türkiye’nin genelinde 50 bin 253 muhtarımız var, bu sistemi kullanıyor musunuz şimdi? Kullanıyor musunuz, kullanmıyor musunuz? Sessiz. Yani sessizlik oldu da. Olmayan da bunu mutlaka kullanmaya başlasın, ne gerekiyorsa biz destek olalım. Bu ne sağlıyor? Direkt bilgileri oraya aktarıyorsunuz, kurulan bu daire bu bilgileri işliyor size dönüş yapıyor. Şu ana kadar kullananlar için söylüyorum, yüzde 87’si olumlu sonuçlanmış müracaatların. Ya her seferinde siz Bakanı, Başbakanı, Cumhurbaşkanını nerede bulacaksınız? Onun için artık teknoloji gelişti. Bilgisayarlar var, internet var. Şimdi muhtarımızın da notu var mahallesinde internet sorunu varmış. Onu da işte neyse hepsine bakacağız. Cep telefonu yok mu? Neresi ya? Dikili.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kablolar çalın ha. Şu hale bak telefon kablolarını bile çalıyorlar ya. Sen onları yazdır hemen halledelim, olur mu böyle bir şey? Bak Konak Çınartepe Mahallesi’nde de yarısının interneti yokmuş.
Burada Telekom müdürü yok mu kardeşim ona bir an önce bulan bir an önce bakın. Bütün bu telefonla, internetle ilgili ne talebiniz varsa çıkarken bırakın. Bir ay içinde çözülmezse ben tekrar konuşacağım sizlerle.
Bu devirde internet, telefon sorunu olur mu? Artık herkesin cebinde telefon var.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğalgaz ayrı onu biliyorum. Arkadaşlar, şimdi şunu bir netleştirelim: Bir kere sabit telefon eskisi kadar kullanılmıyor masrafları yani değmiyor kullanılacak kimse, çünkü sabit telefona cevap veren yok, ama yine de evde olması lazım herhangi bir ihtimale karşı olmasında fayda var. Yani şu anda nüfusun yüzde 95’i cep telefonu kullanıyor herkeste var. Evdeyken bile cep telefonu kullanıyoruz değil mi? Çevirmeli telefon kullananı gördük mü veya tuşlarına basarak? Yok. Tarih oldu, antika oldu.
İnternet ve cep telefonu meselesi İzmir’in her tarafında halledilmesi lazım. Varsa ki var olduğunu görüyorum burada duydum muhtarlardan, biraz sonra çağırdılar telefon şirketinin yöneticileri bu bilgileri alıp hemen takibine başlayacağız. E-devlet uygulamalarıyla büyük kolaylıklar oldu, birçok işler e-devletten yapılıyor, ama biraz muhtarların aleyhine oldu, o da ayrı bir iş teknoloji değil mi? Eskiden kağıtlar filan veriyorduk oradan üç beş kuruş alınıyordu o azaldı.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Efendim?
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Neyse şimdi yani eğer böyle bir şey yapıyorlarsa yazıklar olsun, biz onların hesabını sorarız.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet.
Buyurun.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet serbest kürsü başka? Tebligat, telefon, ulaşım.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Birer birer.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğalgaz tamam.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, buyurun.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben mi söyledim?
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Emeklilere ne ödenecek dedin anlamadım.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet emeklilerin de primi daha niye ödensin canım emekli olmuş gitmiş. Gözünü seveyim ya yeter ya. Çalışanları bir kere halledelim emekliliği zaten aldın iyi kötü Allah selamet versin.
Arkadaşlar, bakın tamam da şu konuşmamı tamamlayım sonra sohbet edelim.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır, oradaki yol, altyapı hizmetlerinin tamamı Büyükşehre ait, ilçenin hiçbir yetkisi yok.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Onu tekrar gözden geçiriyoruz. Tamam evet değerli muhtarlarımız…
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Niye binemiyorsunuz?
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- İZBAN’a binemiyor musunuz? Niye?
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tamam anladım bunları
Evet anlaşıldı, muhtarların şehir içi ulaşımını gündeme aldık. Hayırlı, uğurlu olsun.
Söyle, uğultu var arkadaşımızı duyamıyorum.
BİR MUHTAR- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Murat Bey, var Murat Bey’e anlat.
Evet, buyurun…