Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Sanliurfa mitinginde yaptigi konusmanin tam metni

 

Şanlıurfa, adı gibi insanı da Şanlıurfa. İbrahim Halilurrahman’ın, Eyüb Nebinin şehri Urfa. Daha nice enbiyaların, evliyaların şehri Urfa. Şairler, alimler, sanatçılar şehri Urfa. Bereketin, alın terinin, mücadelenin şehri Urfa. Mazlumlara kucak açan, ensar şehri Urfa. Dünyaya kardeşlik nedir, insanlık nedir öğreten Urfa. Sizleri gönülden selamlıyorum Urfa.

Alem siye hayran, ben siye hayran. Bugün yine çok muhteşemsin Urfa. Senin bu sevgin, senin bu muhabbetin var ya, bizim için hayat pınarı gibidir Urfa. Senin bu sevgin yanımızda olduğu sürece bize durmak, duraksamak yok Urfa.

Buradan sizler aracılığıyla Şanlıurfa’nın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum. Buradan sınırımızın hemen öte yanındaki Suriye topraklarından kaçıp gelen kardeşlerimi selamlıyorum.

Şanlıurfa, ülkemizde en çok Suriyeli sığınmacı barındıran şehrimiz. Gösterdiğiniz kardeşlik için, ensar duruşu için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sizlerin zor şartlarda bu fedakârlığı yaptığınızı biliyorum. İnşallah çoğu gitti, azı kaldı. Sizlerin de yakından takip ettiği gibi Urfa sınırının hemen ötesi bir terör örgütünden bir başka terör örgütüne devredildi. Dün DEAŞ varken, orada kendilerini güvende hissetmeyenler, bugün de kendilerini güvende hissetmedikleri için evlerine dönmüyorlar. Türkiye önce Cerablus’tan El Bab’a kadar olan kısmı, sonra da Afrin’i güvenli hale getirdi. Bu bölgelere yaklaşık 200 bin Suriyeli kardeşimiz geri döndü, Cerablus’a döndü, şimdi Afrin’e dönmeye başladı. Şimdi Amerika ile anlaşarak Münbiç’i güvenli hale getiriyoruz. Ve Münbiçli Arap kardeşlerim de topraklarına geri dönüyorlar, dönecekler. Aynı şekilde İdlib’de oluşturduğumuz 12 gözlem noktasıyla bu bölgenin de güvenli hale gelmesi yolunda adımlar atıyoruz.

Kuzey Irak’ta bölücü örgütün belini kıracak operasyonlarımız sürüyor. Şu anda Kandil’e biniyoruz, ilk operasyonumuzu 20 uçakla yaptık ve 10 önemli noktayı Kandil’de vurduk. İkincisinde yine bir operasyon ve toplantı halinde Kandil’deki bunların lider takımını hallettik. Bunların ardından sıra Urfa’nın yanı başındaki yerlere geliyor. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle yakında buraları da teröristlerden arındırıp asli sahibi olan Arap, Kürt, Türkmen kardeşlerimize teslim edeceğiz. Böylece Şanlıurfa’daki Suriyeli kardeşlerimizin de evlerine dönmelerini sağlayacağız. İşte o gün geldiğinde geride ne kalacak biliyor musunuz, ne kalacak? Gelecekte tarih kitapları ne yazacak biliyor musunuz? Şanlıurfalıların kardeşlerine nasıl sahip çıktıklarını yazacak. Medine nedir? Sevgili Peygambere Aleyhissalatu Vesselam ensar olan şehirdir, öyle mi? Mekke’den gidenlere ensar olan şehirdir. Ve Sevgili Peygamberimiz muhacirdi değil mi? Ve muhacir-ensar ilişkisi orada var mıydı? Bu bize yabancı değil. Bizim ensar olmanın ne kadar önemli olduğunu bilmemiz lazım. Dolayısıyla varil bombalarından kaçan Suriyeli kardeşlerimize siz ensar olduğunuz alkışlıyorum sizi, tebrik ediyorum sizi.

Urfalı kardeşlerimin ekmeğini nasıl bölüştüğünü, tüm imkânlarını nasıl bölüştüğünü tarih yazacak. Şanlıurfa zaten şanlıydı, şanının üzerine şan katacak. Yıllardır süren bu durumun sizleri zorladığını, sıkıntıya soktuğunu da biliyorum, sizlerden biraz daha sabır istiyorum. Unutmayın, men sabera zafera. Kim ki sabreder zafere ulaşır. Adım adım bu meseleyi çözüyoruz.

İnşallah Şanlıurfa’nın yanı başındaki fitne kazanlarını devireceğimiz günler de yakındır. Bunun için 24 Haziran seçimleri çok önemli. Birileri umudunu kendilerine asla uzanmayacak ellere sarılmaya bağlamış olabilir. Onların gittiği yoldan biz geleli çok oldu. Biz bu meselenin çözümünün sahada var olmaktan geçtiğini biliyoruz. Onun için de size, ona-buna el uzatmayı değil, sınırın öte yanını kendi gücümüzle güvenli hale getirmeyi taahhüt ediyoruz. Siz bize 24 Haziran’da desteği ve yetkiyi verin, başladığımız işi bitirelim. Hazır mıyız?

Şanlıurfa, şu hale bak, muhteşemsin muhteşem, ucu-bucağı gözükmüyor. Az önce resmi rakamı istedim, maşallah, 100 bin dediler. Ucu-bucağı gözükmüyor. Zaten Şanlıurfa’ya biz alışığız, biliriz.

Şanlıurfa, güçlü Meclis için hazır mıyız? Güçlü hükümet için hazır mıyız? Güçlü Türkiye için hazır mıyız? Urfa, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Şanlıurfa vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye diyor muyuz? İrade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? Maşallah, Barekallah, Tebarakallah. Ne kadar güzelsin Şanlıurfa.

Kardeşlerim; Şanlıurfa ülkemizin en geç nüfusuna sahip şehirlerimizin başında geliyor, böyle olduğu için gençlerimiz şehrimize getirilen hizmetlerin anlamını tam olarak bilmeyebilir. Şimdi burada şehrimize yaptıklarımızın şöyle kısa bir icmalini yapalım ki onların da haberi olsun. Yapalım mı?

Şanlıurfa’ya son 16 yılda toplamda ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 43 katrilyon yatırım yaptık Şanlıurfa’ya. Ah kardeşlerim ah, bunu ne CHP’si anlar, ne HDP’si anlar, ne diğerleri anlar.  Biz yapım ekibiyiz, onlar ise yıkım ekibi.

Eğitimde 11 bin 258 adet yeni derslik kazandırdık. İlk ve ortaokulda okuyan ihtiyaç sahibi Şanlıurfalı öğrencilerimize yaklaşık 440 trilyon lira tutarında eğitim bursu verdik. Yükseköğrenim öğrencileri için 3036 kişi kapasiteli yurt binaları açtık. Önümüzdeki birkaç yıl içinde Şanlıurfa, Viranşehir ve Siverek’te 1550 kişilik yurt binaları daha açacağız.

Harran Üniversitesi, Türkiye Maarif Vakfı ve Yükseköğretim Kurumu beraber çalışarak şimdi El Bab’da uygulamalı bilimler fakültesi açıyoruz. İnşallah fakültemizde eğitim 2018’in Eylül ayında başlıyor.

Şanlıurfa’ya 30 bin seyirci kapasiteli stadyumu kim yaptı? Biz yaparız ya, bizim işimiz bu; laf değil, icraat.

Değerli kardeşlerim; bütün bunlarla beraber tüm ilçelerimize spor salonları, gençlik merkezleri, futbol sahaları yaptık.

Bunların yanında, merkezde bir olimpik yüzme havuzu, Bozova’da gençlik kampı, Ceylanpınar, Eyyübiye, Akçakale, Harran ve Birecik’te gençlik merkezleri yapıyoruz.

Sağlıkta 14’ü hastane olmak üzere toplam 82 adet tesis yaptık.  Bu hastaneler arasında 500 yataklı Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesiyle Şanlıurfa Eyyübiye’deki 400 yataklı hastane de yer alıyor.

Şehir hastaneleri kurarız da Şanlıurfa’yı mahrum bırakır mıyız? Şimdi bak, 1700 yataklı şehir hastanemizle birlikte 5 adet sağılık tesisimizin şu anda inşası devam ediyor; biz buyuz.

Şöyle getir bakalım şehir hastanelerini, bir görsün benim Şanlıurfalı kardeşlerim, neymiş şehir hastanesi.

Biz yaparız, onlar konuşur; farkımız bu. Şimdi bunlara 24 Haziran’da gereken cevabı vermeye hazır mıyız? Ben size inanıyorum.

6 ihtisas alanından oluşan şehir hastanemizi inşallah 2021 yılında hizmete sunmayı planlıyoruz. Sizlere daha iyi hizmet vermek için küçük ve yetersiz hastaneler yerine, tam teşekküllü ve altyapısı güçlü hastaneler açıyoruz. Şehrimize inşa edeceğimiz 35 adet sağılık tesisi daha var, bunları da en kısa sürede hayata geçiriyoruz.

Bu şehirde tek bir vatandaşımız dahi gece yatağına aç girerse, bunun vebali hepimizin üzerindedir. Hani ne diyor şair: “Kenarı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu, gelir de adli ilahi sorar Ömer’den onu.” Biz buna böyle bakıyoruz. Bunun için Şanlıurfa’da ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, gazilerimize, engellilerimize yaşlılarımıza, 6.2 katrilyon lira tutarında kaynak aktardık.

TOKİ kanalıyla Şanlıurfa’da 13515 konut projesini hayata geçirdik.

Şanlıurfa’ya 2002 yılına kadar sadece 29 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz buna 540 kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Nasıl yollar, memnun musunuz? Biz buyuz.

Toplam maliyeti 980 trilyon olan 9 adet yol projemizin yapımı da hızla devam ediyor.

Yapımı devam eden Şanlıurfa-Bozova yolunun, Şanlıurfa kuzey batı çevre yolunun, Akçakale-Ceylanpınar yolunun kalan kesimleri bu yıl tamamlanıyor, çok daha rahat seyahat edeceksiniz.

İnşallah Adıyaman-Kahta-Siverek-Diyarbakır yolu ile Atatürk Barajı üzerine inşa ettiğimiz Nissibi Köprüsünü kim yaptı? Beğendiniz mi? Güzel mi?

Karkamış-Nusaybin ve Şenyurt-Mardin demir yolu hattını tamamen yeniledik, Şanlıurfa’yı hızlı trenle tüm Türkiye’ye bağlıyoruz. Nasıl? Bir oylama yapalım; isteyenler… İstemeyenler… Oybirliğiyle kabul edilmiştir.

Öyle ya, adaylardan bir tanesi Sivas’a yüksek hızlı tren istemiyormuş. Ya bunlar ne gerici ya, düşünebiliyor musun? Neymiş, yüksek hızlı tren göçü hızlandırırmış. Van zavallı ya, nerede kaldı bunlar ya? Bunlara kağnı verelim kağnı, kağnıyla yürüsünler.

Bu hattın Gaziantep istikametiyle ilgili etüt çalışmaları devam ediyor. Mardin istikametiyle ilgili etüt çalışmaları da yakında başlıyor.

Şanlıurfa-Diyarbakır hızlı terin projemizin kesin proje ihalesine ise bu yıl çakıyoruz. Biz ders çalışıyoruz, bunların böyle bir derdi yok. Böylece şehrimize 3 ayrı hızlı tren projesi kazandırıyoruz.

Son 15 yılda Şanlıurfa’ya kazandırdığımız yatırımlardan bir de GAP Havalimanımızdır. Memnun musunuz? Kim yaptı? Havalimanımızın yolcu trafiği 2003’te neydi biliyor musunuz? 23 bin, 2017’de 833 bin, nereden nereye.

Keban Baraj gölünde yolcu ve araç taşımacılığı yapmak için iki adet feribot imal ederek Şanlıurfalı kardeşlerimizin hizmetine sunduk.

Birecik Baraj gölünün turizmini canlandırmak için Halfeti kıyısında bir adet çekek yeri ve teknelerin kullanılmadığı zamanlarda korunaklı bir şekilde kalabileceği bağlama limanı yapıyoruz.

Aynı şekilde Atatürk Baraj gölünün turizmini canlandırmak için de Siverek kıyısında Takoran Vadisinde 3 adet, Hilvan ve Bozova ilçeleri kıyısında ise 2 adet yanaşma yerleri yapıyoruz. Durmak yok... Durmak yok... İki projenin de etüt çalışmaları devam ediyor.

Bölgenin kalkınması, vatandaşlarımızın refah seviyelerinin yükseltilmesi, işsizliğin azaltılması için GAP Projemize hız kesmeden devam ediyoruz. GAP’ın en önemli illerinden birisi neresidir, neresi? Şanlıurfa. Bu bölgenin en büyük sıkıntısı ne? İşsizlik. İşsizliğin çözümü de GAP’ı harekete geçirmektir. İşte bunun için çok büyük kaynaklar ayırarak GAP’ı hızlandırdık.

Son 16 yılda ülke genelinde sulamaya açtığımız 17,5 milyon dekar tarım arazisinin 2,6 milyon dekarı Şanlıurfa’dadır.

Atatürk Barajından aldığımız suyu inşa ettiğimiz 221 kilometre uzunluğundaki kanalla getiriyor, 2 milyon dekarın üzerindeki tarım arazilerinin sulanmasını sağlıyoruz. Bu sulama kanalı 161 kilometrelik Süveyş Kanalında daha uzundur. Ve bu sulama kanalının hayata geçmişiyle 433 bin kişiye istihdam, yıllık 500 milyon lira gelir sağlanacak.

Suruç Ovası’nın sulanması, vatandaşlarımızın yüz yıllık bir hayaliydi. Atatürk Barajından aldığımız suyu terfi merkezi, ana kanallar ve dünyanın sayılı dev sulama tüneliyle ovaya aktardık. Hatırlarasınız, 2,2 milyar lira maliyeti olan ve 7 metre çapa, 17 kilometreyi aşkın uzunluğa sahip Suruç tünelini bizzat geldim hep beraber hizmete almıştık. Bu projeyle Suruç ilçe merkezi ve 134 yerleşim yerin ait toplam 951 bin dekar arazi sulanıyor. Bugün itibarıyla projenin yüzde 60’ı olana 563 bin dekar arazinin şebekesi tamamlanarak sulamaya açıldı. Sulanan bu arazilerle çiftçilerimiz geçtiğimiz yıl yaklaşık 1 katrilyon lira tarım geliri elde etti.

Ayrıca, 1 milyon 275 bin dekar araziyi sulayacak tesislerin yapımı devam ediyor.

Bu vesileyle, geçtiğimiz günlerde Suruç’ta yaşanan elim hadisede hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum ve milletvekilimize ve ölenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir, hadise güvenlik güçlerimiz ve savcılığımız tarafından ayrıca soruşturuluyor, her şey ortaya çıkartılacak ve suçlular adalet önünde hesap verecektir.

Şimdi geliyorum içme suyu meselesine. Şanlıurfa’nın içme suyu meselesini Atatürk Barajından su getirmek suretiyle çözdük. İçme suyu arıtma tesisi, terfi merkezleriyle ana dağıtım hatlarını inşa ettik ve şehrin içme suyu ihtiyacını karşıladık.

Siverek’in ve 19 köyün uzun vadeli içme suyunu ihtiyacını karşılayacak ishale hattı ve arıtma tesisinin inşaatları devam ediyor.

Bunların dışında Şanlıurfa’ya iki baraj ve dört gölet inşa ettik, dört baraj ve üç göledin inşaatı ise halen devam ediyor.

Şanlıurfalı çiftçilerimize son 16 yılda toplam yaklaşık 10 katrilyon lira tarımsal destek verdik.

Şanlıurfa’da sadece tarımsal üretim yapılması için 9 tarımsal ovamızı SİT alanı olarak koruma altına aldık.

Sulama demek enerji demektir, elektrik demektir. Bu konuda birtakım sıkıntılarımız olduğunu biliyorum. Sizlerin derdine derman olacak birtakım çözümler geliştirildi, inşallah en yakın zamanda bunları da hayata geçireceğiz.

2002’den bu güne yaklaşık 65 bin vatandaşımızı İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirdik.

Bugüne kadar verdiğimiz değerli kardeşlerim, 605 trilyon lira tutarındaki teşviklerden toplam 271 bin Şanlıurfalı işverenimiz ve sigortalımız yararlandı.

Şanlıurfa’da 2002 yılına kadar sadece bir organize sanayi bölgesi kuruluyken, bugün beş organize sanayi bölgesinde 20 bin 200 kişi istihdam ediyor.

Şehrimize bir teknokent kurduk.

Bunlar yaptıklarımızın küçük bir özeti.

Biz Şanlıurfa’nın potansiyelinin çok daha büyük olduğunu biliyoruz. Önümüzdeki dönemde Şanlıurfa’yı her alanda lokomotif şehirlerden bir tanesi haline getiriyoruz, bunun için 24 Haziran çok önemli.

Şanlıurfa, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Şanlıurfa vakti diyor muyuz?  Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Bütün bunlar için, 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Partiye mühür basıyor muyuz?

Hanımlar; ben size çok güveniyorum, size inanıyorum, çünkü kale içeriden fethedilir, hanımlar bu işe evet dedi mi mesele bitmiştir. 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz?

Gençler, 24 Haziran’a kadar tüm gençlerimize AK Parti’yi anlatıyor muyuz?

Pazar günü sandıkları patlatıyor muyuz?

Şanlıurfa bu işi bitirmiş.

Şimdi gelelim Rabia’mıza, bizim Rabia’mız var ya. Tüm Türkiye duysun, Pazar günü ne olacağını Şanlıurfa’dan duysun. Hep beraber, gümbür gümbür.

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

İşte bunun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Çünkü Türkiye Pazar günü sadece bir cumhurbaşkanı ve 600 milletvekili seçmekle kalmayacak, aynı zamanda bu seçimde ülkemizin gelecek yarım asrının da istikametini belirleyecek. Ya 2053 ve 2071 vizyonlarımıza doludizgin koşacağız ya da yeniden 1970’lerin, 90’ların tedirginliğiyle kendi içimize kapanacağız.

Soruyorum; bu ülkeyi bu CHP’nin o tek parti dönemlerine geri döndürmek ister misiniz?

Peki, bu terör örgütünün arkasında olduğu malum partiye bunu terk edebilir miyiz?

Öyleyse 16 yıldır sizlere hizmetkar olan bizlere en hayırlısı neyse onu hayata geçirmenin mücadelesini birlikte vermeye var mıyız?

İşte yeri geldi, milletimizin kökeniyle, inancıyla, kıyafetiyle, diliyle, kültürüyle uğraşan vesayete karşı biz mücadele ettik. Kızlarımızın başörtüsüyle uğraştılar mı? Çıkmış diyor ki Bay Kemal, başörtüsü sorununu ben çözdüm. Sen kimsin ya, sen kimsin, neyi çözdün ya? Senin partinin milletvekili ikna odalarında benim başörtülü kızlarımın başlarını açtı ya, sen kimsin? Aynı zamanda 411’le ilgili hatırlayın, Bay Kemal’in imzası var, Bay Muharrem’in imzası var, Anayasa Mahkemesine götürdünüz. Siz kimi aldatıyorsunuz? Bunlara gereken dersi 24 Haziran’da vermeye hazır mıyız? Adamlar imam hatip okullarıyla dalga geçiyor. Niye dalga geçiyorsunuz? Ben de imam hatipliyim elhamdülillah. Devletin okulları değil mi bunlar? Dört çocuğumun dördü de imam hatip mezunu, devletin okulu değil mi? Ben orayı tercih ettim, sen başka yeri tercih ettin. Ve biz şu anda bu milletin hizmetkarıyız.

Biz bu FETÖ’cüleri de biliyoruz. Ve Bay Kemal’in, Bay Muharrem’in ağzından terörle mücadele duydunuz mu? DEAŞ’ı biz kovduk, FETÖ’yü kovuyoruz, PKK’yı aynı şekilde. Mahallelerimizi biliyorsunuz çukurlarla doldurdular, hepsinin üstesinden Allah’ın yardımı ve sizlerin desteğiyle biz geldik. Siz bizim arkamızda durdunuz. Türkiye’yi demokraside ve ekonomide geliştirdikçe milletimiz bize daha çok sahip çıktı. Öyle ki 15 Temmuz’da adeta gövdesiyle bize siper oldu. Sınır ötesi operasyonlarımızda en büyük desteği sizden, milletimizden aldık. Dünya beşten büyüktür dedim, arkamda milletimi gördüm. Davos’ta one minute dedim, arkamda milletimi gördüm. Unutmayın, korkaklar zafer anıtı dikemez.

Ve şimdi diyorum ki, 24 Haziran’da bu evladınıza, bu kardeşinize bu desteği verin ve biz destan yazmaya devam edelim.

Kardeşlerim, Urfalıların güzel bir sözü var, bakayım siz de biliyor musunuz? Emeği ekmekçiye ver, bir ekmek de ziyade ver. Biliyor musunuz? Olay bu. Biz de Şanlıurfa’dan bize destek vermesini, hem de fazlasıyla desteklemesini istiyoruz. Peki, ötekiler ne diyor? Hapır sapır. Siz öyle dersiniz ya, hapır sapır konuşuyorlar, öyle değil mi? Çünkü bunlar hep avanta adaylar. Bir Ana Muhalefetimiz var tam evlere şenlik, Genel Başkanı ayrı bir telden çalıyor, aday ayrı bir telden çalıyor. İkisinin tek derdi, seçimden sonra CHP’nin başına kimin geçeceği. Ötekileri söylemiyorum.

Bölücü örgütün oyuncağı parti eskiden emirleri Kandil’den alıyordu, şimdi orayı da başlarına yıkıyoruz, oraya inmeye başladık. Bakalım şimdi onlara talimat hangi dağ başından gelecek? Bunların bu ülkeye zaten zerre kadar faydaları olmadı. Kürt kardeşlerimize bunlar zulmetti, Kürt kardeşlerimize zulmetti. Bizim için Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Roman, böyle bir ayrım var mı? Asla. Biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevdik. Benim Rabbim böyle emrediyor. Rabbim, ayırt edemezsin diyor. Biz sizi kavimlere ayırdık diyor, birbirinizle daha iyi tanışasınız, anlaşasınız diye diyor. Üstünlük ittika ile değil mi? Kim takva olarak daha üstünse, en üstünü o. Türk olmak, Kürt olmak, Laz olmak Çerkez, Gürcü, Roman üstünlük sebebi değil, ama hepsini de severiz. İşte biz inkar politikalarını reddettik, ret politikalarını ayaklarımızın altına aldık, baskıcı politikaları ayaklarımızın altına aldık, asla dedik.

Şimdi artık 24 Haziran’a yürüyoruz, üç gün kaldı. Milletvekili diye Ankara’ya gönderdiklerinin arkasından ne çıkıyor? Uyuşturucu baronları çıkıyor, silah kaçakçılığına kadar her türlü gölge var. Belediye başkanı diye getirdikleri kişiler şehirleri pisliğe, çöpe, çukura, sefilliğe boğmaktan başka bir iş yapmadılar. Allah’tan kayyum belediye başkanlarımız geldi de şehirlerimiz hizmet gördü. Şanlıurfa, bunlara cevabı 24 Haziran’da sandıkta en güzel şekilde veriyor muyuz? Erdem, irade ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırmak için hazır mıyız?

24 Haziran’da tercihimizi güçlü Meclis’ten yana kullanıyor muyuz?

Güçlü hükümetten yana kullanıyor muyuz?

Güçlü Türkiye’den yana kullanıyor muyuz?

Vakit birlik vakti diyor muyuz?

Vakit Şanlıurfa vakti diyor muyuz?

Vakit Türkiye vakti diyor muyuz?

Rabbim, birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Ne olur kardeşliğimize gölge düşürmeyelim, aman ha. Bir olalım, beraber olalım, sandıklara da öyle gidelim. Biz Hakk’tan ve halktan yanayız, tamam?

Oylarınız hayırlı olsun. Aman ha gitmeyenleri de sandığa siz teşvik edeceksiniz, tamam? Takip edeceğim, Pazar günü akşam Şanlıurfa’yı özellikle takip edeceğim.

Allah yar yardımcımız olsun inşallah. Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.