Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Kirsehir Mitingi konusmasinin tam metni

 

Selam olsun, selam olsun, selam olsun, medeniyetimizin tohum şehrine selam olsun. (“İşte Kırşehir, işte Başbakan” sesleri) İşte Kırşehir, işte Ahi. Ahlakımızın, irfanımızın tohumunu Anadolu’ya atan Ahi Evran’a selam olsun. İlmimizin tohumunu Horasan’dan gelip buraya atan huzurunda bulunduğumuz Cacabey’e selam olsun.

Sabahleyin Karaman’daydık Yunus Emre diyarında güzel Türkçe’mizin, edebiyatımızın Piri Aşıkpaşazade’ye selam olsun. Selam olsun bu tohumu bu topraklara atıp, bu tohumdan bir fidan, bir fidan bir çınar yetiştiren ecdada selam olsun.

Musikimizin üstadı Neşet Usta’ya selam olsun. Ne güzel demiş ne güzel demiş usta: Ana vatanımsın, baba yurdumsun, ozanlar diyarı şirin Kırşehir.

Kırşehir’i hep bağrımıza bastık buraya ilk geldiğimde Dışişleri Bakanı olarak daha önce çok geldim, akademisyen olarak çok geldim Caba Bey’i, Ahiliğin bu diyarını, bu diyarın kokularını almadan Hoca olmak mümkün mü? Kırşehir’in tohumunu hissetmeden devlet adamı olmak mümkün mü? Devlet ahlakı öğrenmek isteyen Kırşehir’e gelecek. Piyasa ahlakı öğrenmek isteyen Kırşehir’e gelecek. Esnaf ahlakı öğrenmek isteyen Kırşehir’in huzuruna gelecek. İşte huzurunuza geldim. Hep Ahi Evran şenliklerine katıldım bu hafta da Ahi Evran haftasıydı özellikle Ahi Evran haftasını müteakiben Kırşehir’e gelelim Ahilerle buluşalım istedim.  Bacıları unutmak mümkün mü? Bacıyan-ı Rum’u kuran Fatma Bacı’ya selam olsun. Ahiyan-ı Rum burada mısın? ("Evet" sesleri) Bacıyan-ı Rum burada mısın? Yeni bir medeniyete yürümeye hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Ahiyan-ı Rum, Bacıyan-ı Rum yeni bir ahlak medeniyetine yürümeye hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Hazır mıyız? Yeni bir devleti inşa etmeye, güçlü bir devlet inşa etmeye, yeni bir Türkiye inşa etmeye var mıyız? ("Varız" sesleri) Var mıyız? ("Varız" sesleri) Var mıyız? ("Varız" sesleri) Ahiler toplanmış, bacılar toplanmış, yarenler toplanmış biz engel tanır mıyız? ("Hayır" sesleri) Tuzak kuranların tuzağını başına çalar mıyız? ("Evet" sesleri)

Şimdi gelin Ahi usulünce bir muhasebe yapalım. Ahilikte denir ki, Ahi dağıtan değil, toparlayandır. Ahi yıkan değil, yapandır. Şimdi 7 Haziran’a giderken gerçekten iki parti var aslında bir tarafta dağıtanlar, parçalayanlar, milletimizi asil milletimizi etnik ve mezhep temelli parçalamaya çalışanlar. Diğer taraftan da toparlayan, Ahiliğin partisi hangi parti? ("AK Parti" sesleri) Hangi parti? ("AK Parti" sesleri) Toparlayan kim? ("AK Parti" sesleri) Milli birliği sağlayan kim? ("AK Parti" sesleri) Ahilik ile tohumdan çınar çıkarmaya çalışan kim? ("AK Parti" sesleri) Kim? ("AK Parti" sesleri) Kim? ("AK Parti" sesleri) Peki, 2002’de demokrasimizi yıktılar 28 Şubat’ta değil mi? Zulümler yaptılar, başörtülü bacılarımızı ikna odalarına sokmaya çalıştılar, imam hatipleri kapatmaya çalıştılar, eşi başörtülü diye memurlara ıstırap çektirdiler. Demokrasiyi defaatlerce yıktılar, 27 Mayıs’ta yıktılar, 12 Mart’ta yıktılar, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta yıktılar, yıkılan demokrasiyi yeniden yapan ahi partisi hangi parti? ("AK Parti" sesleri) Hangi parti? ("AK Parti" sesleri) Demokrasiyi kim yeniden inşa etti? ("AK Parti" sesleri) Onlar yıkarlar biz inşa ederiz. Onlar yıkarlar ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar dağıtırlar ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar dağıtırlar ("AK Parti toplar" sesleri)  Onlar dağıtırlar ("AK Parti toplar" sesleri) Şimdi 12 yıldır gece gündüz çalışarak dağılan eski Türkiye’yi toparladık. Doğu’yu Batı’yla, Kuzey’i Güney’le kardeş kıldık, her yere gittik Ahiliğin felsefesini anlattık. Bakmayın dedik bölücülere bu millet kardeştik dedik. Sultan Alparslan’ın ordusunda kardeşti, Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda kardeşti, Fatih Sultan Mehmet’in ordusunda kardeşti, Çanakkale’de kardeşti, Sarıkamış’ta kardeşti dedik. Onlarsa döndüler hep biz derken bir etnik ya da mezhebi kast ettiler, hep parçalamaya çalıştılar. Biz toparlamaya geldik, milli birlik, beraber derken bunu yapıyoruz.

Şimdi tabloya bakın, bu benim 44. mitingim Allah güç verirse, hem bedenime, hem sesime 81 vilayete gideceğim inşallah. Ama onlara bakın Kılıçdaroğlu sahillerde dolaşıyor, Orta Anadolu’ya gelirken işte biraz dostlar alışverişte görsün diye geliyor. Bahçeli Orta Anadolu’da dolaşıyor, Demirtaş HDP Eşbaşkanı Doğu’da, Güneydoğu’da. Dikkat edin hep dağıtıyorlar Doğu, iç, orta, kıyı diye. Peki, Doğu’yla Batı’yı, Kuzey’le Güney’i toplayan ahi partisi hangi parti? ("AK Parti" sesleri) Ahilik dağıtır mı? Dağıtmaz. Ahiliğin felsefesiyle biz bütün Türkiye’yi topluyoruz, her yerde AK Parti ve Al Bayrağı dalgalandırıyoruz. Hakkari’de de varız, Edirne’de de, Ağrı’da da varız, Muğla’da da ve bugün bizi böyle muhabbetle bağrına basan Kırşehir’de varız, var olacağız.

Aziz Kırşehirliler, (“ Dik dur eğilme AK gençlik seninle” sesleri) Ahilerin AK gençliği bizimle, AK Ahiler bizimle, AK bacılar bizimle, AK AK AK alınlı, AK yüzlü, Ahiyan-ı Rum, Bacıyan-ı Rum yürümeye hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Şöyle kutlu bir kervanla ileri bir menzile yürümeye hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Yola çıkmaya hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Menzil 7 Haziran, 7 Haziran’da menzile varmaya hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Ey Ahiler, Ahiler huzura gelmiş 2-0 yapmaya hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Dağıtanlara bir ders vermeye hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Toplamaya hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Yıkanlara karşı inşa etmeye var mıyız? ("Varız" sesleri) Var mıyız? ("Varız" sesleri) Bakın tek tek geldiler daha önce, ama bizi durduramadılar. Geziciler geldi, paralelciler eldi, darbe meraklıları geldi hiçbirisi durduramadı.

Bugün ibretlik bir gün yaşıyoruz, sizinle burada istişare edeceğim milletimizde duysun, dinlesin diye. Sabahleyin HDP’nin Adana, Mersin binalarına saldırı oldu, Karaman’da duyar duymaz hem lanetledim, telin ettim, hem de sorumluların bulanması için talimat verdim. Biz orada ne güzel demişsiniz sevdiği hikmet, sevmediği nefret. Biz hikmeti severiz, nefreti sevmeyiz. Daha Erzurum’da yola çıktığımızda ilk mitingde dedim ki, kimse şiddet yapmasın, kimse şiddete başvurmasın. AK Parti teşkilatlarına talimat gönderdik, provoke ederler tahrik ederler, siz hikmetle davranın. Bakın Siirt adayımıza arabasına saldırdılar, Van adayımızın arabasına saldırdılar Ağrı adayımızı tehdit ettiler saldırdılar, Siirt’te bir muhtarı öldürdüler, şiddeti yaygınlaştırmaya çalıştılar. Biz hep hikmetle davrandık, hep hikmetle davranacağız. Şimdi HDP binalarına saldırı yapınca gereken şekilde hemen lanetledik. Ahiliğin sembolünü de aldık, artık durmak yok, susmak yok, yola devam, konuşmaya devam.

Bunları biz yaptık ilkeli bir şekilde, ama bakıyorsunuz birden üç parti birlikte aynı dili kullandı öğleden sonra öğleden sonra bizim iyi niyetli beyanımıza rağmen. HDP’liler daha ortada suçlu kim, ne olduğu belli değilken, bir ses bombasının zerinden dördüler bunu ak Partililer yaptı diye iftira attılar, atıyorlar. İşte buradan sesleniyorum biz Van’da, Siirt’te, Ağrı’da saldırıya maruz kalırken susanlar. (“Tezahüratlar” sesleri) Daha güzelini söyleyeyim, işte Ahi Evran işte Ahi. Biz Ahi Evran’ın yolcusuyuz, sizlerde Ahilerimizsiniz Allah kardeşliğimizi daim eylesin. (“Amin” sesleri) Bu kardeşliği bozmak isteyenlere fırsat vermesin (“Amin” sesleri) Ahi Evran’ın ahlakını daim eylesin. Bugün HDP’liler hemen fırsat bu deyip bu tahrikleri kim yapıyorsa onlara yönelmektense AK Parti’yi suçlamaya kalktılar. Şaşırtıcı olan ne biliyor musunuz Kırşehirliler? Hemen MHP’li bir Genel Başkan Yardımcısı veya bir milletvekili cevap verdi, bu saldırıların arkasında biz yokuz, AK Parti var diye. HDP sordu, biz dedi MHP’nin yaptığına inanmıyoruz çıksınlar söylesinler diye MHP’ye bir pas verdi. MHP’liler havadan gelen topu aldılar hemen bunu AK Parti yaptılar dediler. Görüyor musunuz işbirliğini görüyor musunuz? HDP’yle, MHP’nin işbirliğini görüyor musunuz? Orta Anadolu’ya gelip bölücü terör örgütüne karşıyım diyeceksin, sonra HDP’nin kaldırdığı topu göğsünde durdurup AK Parti’ye saldıracaksın böyle fırsatçılık olur mu? Sonra CHP Genel Başkanı da tutmuş öğleden sonra açıklama yapmış, muhtemelen bu saldırıların arkasında iktidar partisi var diye. Sen yolunu bilemeyen Kılıçdaroğlu, sandığı bulamayan Kılıçdaroğlu 2-3 saatte nereden buldun suçluyu? Belediye Başkanı adayıydı gitti yolunu bulamadı, kendi için oy kullanamadı oy. Böyle bir zavallı Kağıthane’ye kağıttepe der, sandığa gideceğim diye başka yerlere gider, yürüyen merdivene ters biner. Nasreddin Hoca olsa bir ders verirdi buna ama rahmetli ona bile tenezzül etmez. Şimdi yolunu bulamayan Kılıçdaroğlu demiş ki, bu saldırıların arkasında AK Parti var. Birden üçü birden bakın bir ses bombası üzerinden orada yaralılara da şifa diliyorum onlar bizim vatandaşımızdır, HDP’li de olsa, MHP’li de olsa, CHP’li de olsa her vatandaşımız bizim için azizdir. Ama şimdi bu saldırı üzerinden tutup üçü birden aynı yerden talimat almışçasına AK Parti’yi suçlamaları neyi gösteriyor? Şunu: Karşımızda büyük çete var, arkasında da bir ortak akıl var. İstiyorlar ki, AK Parti’yi durdursunlar. AK Parti’yle birlikte yükselen yeni Türkiye’yi durdursunlar. Ey Ahiyan, ey Bacıyan siz buna izin verir misiniz? ("Hayır" sesleri) Günlerdir söylüyorum diyorum ki, biz milletle yürürüz, milletle yürüdüğümüz içinde kendimize güveniriz. Eğer birinci parti olmazsak, eğer bu seçimi kazanamazsak ben bu makamı başka bir arkadaşıma devrederim. Sen devreder misin Kılıçdaroğlu diyorum? Çık yok. Bahçeli diyorum, Çıt yok, Demirtaş diyorum çıt yok. Aradan günler geçiyor sonra birer birer dökülüyorlar. Kılıçdaroğlu diyor ki, oyum düşmezse ben istifa etmem, yani yüzde 20’de, 23’de 24’e razı, iktidar olmaya niyeti yok. Bahçeli aynı şeyi söylüyor, HDP barajı geçmezsem diyor. Ya bunların iktidar olma niye yoksa niyetleri ne? Niyetleri dağıtmak dağıtmak, toparlanan Türkiye’yi dağıtmak. Hep beraber bir araya gelecekler arkalarında da paralel dörtlü bir çete AK Parti’yi dağıtmaya çalışacak. Şimdi öğrenci genç arkadaşlarım dünde söyledim, hani üniversite sınavlarında dört yanlış bir doğruyu götürür ya bunlara bir akıllı demiş ki, dördünüz bir araya gelin CHP, HDP, MHP ve paralel şu doğruyu götürün. Halbuki biz Ahi’yiz, bizim bir doğrumuz dört yanlışı götürür.

Şimdi söyleyin, bir doğruyla, elif gibi bir doğruyla dört yanlışı götürmeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) 7 Haziran’da bunların hepsini süpürüp tarihe gömecek miyiz? ("Evet" sesleri) Elif gibi doğruyu AK Parti’yi iktidar yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) Yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) 2-0 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) Yapacağız değil mi? Allah’ın izniyle tohum şehir Kırşehir dedi mi yapar.

Türkiye dağılmıştı, burada Ahilerin huzurunda olduğumuz için gelin esnaflar üzerinden bakalım, kardeşlerimiz esnaf kardeşlerimiz üzerinden bakalım, kardeşlerimiz esnaf kardeşlerimiz üzerinden.

2002’de iktidarda kim var? MHP var. Başbakan Yardımcısı Sayın Bahçeli. Kim var? DSP var CHP’nin ikiz kardeşi. Kim var? ANAP var dağıldı zaten o. Bir de Kemal Kılıçdaroğlu’nun iktidar olursam diye rüya görüyor ya olursa rüyasında Kemal Derviş’i görmüş bir de Kemal Derviş var. Üç parti, bir de Kemal Derviş, aynen bugün gibi, 3 parti, 1paralel, Kemal Derviş de o zaman ayrı bir çizgide devam ediyor.

("Vur vur inlesin, muhalefet dinlesin" sesleri) Eee, Ahiler konuşunca diğerlerine dinlemek düşer, dinlemek. Ahiler meydana çıkmış değil mi? Meydandan hiç kaçtık mı biz? Meydana çıkmışız. Bir Ahi, Baci meydana çıktı mı diğerlerine susmak ve dinlemek düşer.

O günlerde, hatırlayın, genç kardeşlerimiz bunları hatırlamayabilirler. Siz AK Parti neslisiniz, siz demokrasiyi gördünüz, siz refahı gördünüz, AK Parti iktidara geldiğinde belki ilkokul çağlarındaydınız. Ama orta yaşlılar, orta yaşlı Ahiler hatırlar, bir esnaf Başbakanlık binası önünde, hani Bahçeli’nin Başbakan Yardımcısı olduğu günlerde, aldı eline yazarkasayı, Başbakanın önüne attı, fırlattı. Çünkü bereket kalmamıştı, çünkü Türkiye IMF’ye borç dileniyordu, çünkü Türkiye’de hortumlar vardı, çeteler, mafyalar vardı, Bankaları hortumlayanlar vardı, her gün bir banka batıyordu. Gazete başlıklarına baksanız, bugün şu banka, diğer gün şu banka, bir gecelik faiz yüzde 7250 olmuştu, esnaf bu haldeydi. Peki, bu esnafın kaderini kim değiştirdi? ("AK Parti" sesleri) Esnaf o zaman üst kredi limiti 5 bin liraydı, biz onu 150 bin liraya çıkardık, 150 bin liraya. Bu hesap uzmanıyım diyen Kılıçdaroğlu bu hesapları bilmez.

Geçen burada Ahiler bayramında, Ahi Evran Şenliğinde başbakan olarak geldiğimde söyledim, söz verdim ve bu sözler tek tek yerine getirildi. Dedim ki, 3 yıllık ustalık belgesi olan herhangi bir esnaf eğer dükkan açmak isterse, ona kredi faizsiz verilecek, faizsiz ve veriliyor. Ta ki ustalarımız dükkan açabilsinler, evleri şenlensin.

Aynı şekilde kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerde, özellikle de ata yadigarı mesleklerde krediler faizsiz veriliyor esnafa.

Perakende Kanunu çıkarttık, alış veriş merkezlerinde artık esnaflara özel kota uygulanacak, o alış veriş merkezleri esnaflarımızı ezemeyecek. Esnaflarımıza en uygun şartlarda oralarda mekanlar ayıracağız.

Esnafın yüzünü güldüren parti, hangi parti? ("AK Parti" sesleri) Esnafın Ahi duasıyla açtığı dükkanı bereketlendiren kim? ("AK Parti" sesleri) Esnafa faizsiz kredi veren kim? ("AK Parti" sesleri) Esnafa her türlü yardımı yapıp yüzde 40’lardan, 50’lerden faizi yüzde 4’ler, birçok alanda da yüzde sıfıra, yani faizsiz krediye indiren kim? ("AK Parti" sesleri)

İşte biz… ("Ahi Ahmet" sesleri) Ahiler, ben esnaftan bahsediyordum ama, bana güzel bir şey hatırlattınız. Ne güzel seslendiniz Ahi Ahmet diye.

Bahçeli geçen hafta bir yerde şöyle bir söz sarf ediyor, diyor ki, doğuya gittiğinde melle Ahmet diyor, batıya gittiğinde Yörük Ahmet. Şimdi eksik söylemiş, siz tamlıyorsunuz, söyledikleri doğru ama, Kırşehir’e geldiğimiz de Ahi Ahmet diyorlar, Ahi. Hayatta aldığım en güzel unvan budur, Allah razı olsun. Ahi Evran’ın yolunun tozu olalım tozu.

Baciyan-ı Rum da eşimiz Sera Hanım olsun sizin bacınız.

Bizi Ahiliğe kabul ettiniz.

Erzurum’a gittiğimizde bize Dadaş Ahmet dediler, Sivas’a gittiğimizde Yiğido Ahmet, Çankırı’ya gittiğimizde Yaren Ahmet, Osmaniye’ye, Mersin’e gittiğimizde Yörük Ahmet. Bu unvanların hepsi başımızın üzerindedir. Aydın’da, Muğla’da Efe Ahmet. Rumelilerle beraber oluyoruz, evladı Fatihan. Kafkasya’da beraberiz, Şeyh Şamil’in torunu. Biz bu unvanları milletle buluşarak alıyoruz.

Bahçeli’ye de söyleyeceğim tek şey kalıyor, biz her ilimizde, her bölgemizde milletle beraber olduğumuz için milletin unvanını kullanıyoruz, sen ise Devlet olarak kal Ankara’da sadece devlet ol, biz milletiz millet, milletiz millet.

Ve o milleti devletle barıştıran biziz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni izzetli, kudretli kılan biziz. Öyle dağıtmışlardı ki memleketi, gidip IMF’den borç alıyorduk. Peki, o dağıtılan ekonomiyi kim toparladı? Ahi partisi AK Parti. Borçlarımızı IMF’ye kim ödedi? ("AK Parti" sesleri) Türkiye piyade tüfeği bile yapamıyordu bu Bahçeli’nin döneminde, onu bile hibeyle alıyorduk, şimdi kendi tankını yapan Türkiye’yi kim inşa etti? ("AK Parti" sesleri) Kim inşa etti? ("AK Parti" sesleri) Kendi helikopterini yapan Türkiye’yi kim inşa etti? ("AK Parti" sesleri) Kendi savaş gemisini yapan Türkiye’yi kim inşa etti? ("AK Parti" sesleri) Kendi uzay ajansını kuran Türkiye’yi kim inşa etti? ("AK Parti" sesleri) Kim inşa etti? ("AK Parti" sesleri) Kim inşa etti? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Biz söyledik mi yaparız.

MHP’nin o zamanki Ulaştırma Bakanı, şimdi de önemli bir görevde yine MHP’de, önüne hızlı tren projesi getirdiklerinde diyor ki, bu hızlı treni biz değil, çocuklarımız değil, torunlarımız bile zor görür. Bunların vizyonu bu kadar. Peki 12 yılda biz hızlı treni Türkiye’ye getirdik mi? ("Evet" sesleri) Yüksek hızlı treni Ankara’dan Konya’ya, Ankara’dan İstanbul’a, Eskişehir’e getirdik mi? ("Evet" sesleri)

İşte size söylüyorum, Ahi Evran buradayken, Aşıkpaşazade buradayken, Cacabey üstat huzurdayken, hızlı tren Kırşehir’e gelmeden olur mu? ("Olmaz" sesleri) Yerköy-Kırşehir-Aksaray’dan gidecek olan, Samsun’dan Akdeniz’e inecek hızlı terin Kırşehir’de duracak, Kırşehir’de. Bu bizim Ahilik borcumuz.

Aziz Kırşehirliler, işte onlar dağıtırlar biz toplarız, onlar dağıtırlar onlar AK Parti toplar. Onlar yıkar, AK Parti… ("Toplar" sesleri) Onlar yıkar… ("AK Parti toplar" sesleri) Onlar yıkar… ("AK Parti toplar" sesleri)

Geziciler yıkmaya kalktılar, o zaman bunlar sustu. Şimdi medyaya sesleniyorum, bakalım medya yarın nasıl çıkacak? Hemen bu 3’lü çete anlaştı diye AK Parti’yi mi suçlayacaklar bu saldırılardan, yoksa nasıl çıkacaklar göreceğiz. Geziciler yıktılar, uluslararası medya da, bu çeteler de sustu. 6-7 Ekim olayları oldu, bu HDP Eşbaşkanı tahrik etti, şehirlerimizi yaktılar, yıktılar, kimse onlara yüklenmedi. Şimdi bütün 13 yıl şahit, onlar ne zaman yıkmaya kalktıysa karşılarında AK Parti’yi buldular, AK Parti’yi. Şimdi de hiç şüpheniz olmasın, Türkiye’de kim kamu düzenini bozmak isterse karşısında bizi bulur.

Ayrıca, biraz önce söylediğim şeyi dikkatle takip edin, bir anda 3’ü birden aynı ağızı kullandı. Bir daha ne zaman yapmışlardı bunu biliyor musunuz? Hani 6-7 Ekim olayları oldu, Diyarbakır’da, Siirt’te, Batman’da, Mardin’de bir sürü şiddet olayları yaptılar, 16 yaşında Yasin Börü’yü de şehit ettiler arkadaşlarıyla. O zaman bunlara ses çıkarmayanlar, daha sonra biz bir daha böyle olaylar yaşanmasın diye iç güvenlik reformu için Meclise gittik, bir baktık hepsi bizim karşımızda birleşti. Molotof kokteyli attırılmayacak, cezası var dedik, baktık HDP’yle MHP yan yana iç güvenlik reformuna karşı çıktılar. Bir daha kimse gösterilerde şiddet kullanamayacak dedik, iç güvenlik reformu yaparken CHP, HDP, MHP birlikte hareket etti, yüzlerine maskeler taktılar.

Şimdi söylüyorum Ahiler, biz bu maskeleri indiririz, indiririz. İşte maskeler iniyor, MHP ve HDP güya karşı cephedeler, bir bakıyorsunuz HDP MHP’ye pas veriyorsunuz, bir bakıyorsunuz MHP Mecliste yüzlerini kapatan maskeli HDP’lilerle birlikte iç güvenlik reformuna hayır diyor. O zaman cephenin adı molotof cephesiydi, hep beraber molotofu savundular, şimdiki cephenin adı da paralel cephesi, hep beraber paralelin tavsiyesini yapıyorlar.

(Tezahüratlar…) Allah razı olsun. Hepimiz özgürlüğün, demokrasinin ve Mursi’nin yanındayız.

Buradan seslenelim, madem Ahiler bunu da duymak istedi. Bakın yine Mursi’ye karşı, seçilmiş Cumhurbaşkanına karşı darbe yapıldı, Türkiye’de bir tek AK Parti dimdik bu darbeye karşı durdu, bu 3 parti de darbecileri neredeyse hoş gördü, bizi eleştirdi. Kılıçdaroğlu adam gönderdi darbecilere. Şimdi de soruyor, bizim Mısır’da niye büyükelçimiz yok diye. Kendisi 27 Mayıs zihniyetiyle devam ettiği için, darbecilerle dost olmayı marifet sanıyor. İsrail’de niye büyükelçimiz yok diyor. Be hey gafil, Miraç gecesinin üstünden iki gün geçti, biz Mescid-i Aksa’ya postallarla girenlerle dost olmayız.

Öbür tarafta HDP Eşbaşkanı tutuyor, Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır diyor. Ahiler, bunlara bir ders verecek misiniz? ("Evet" sesleri) Kudüs Miraç makamıdır, Müslümanlarındır, Müslümanların kalacaktır diyecek misiniz? ("Evet" sesleri)  İşte aramızdaki fark bu, onun için bizi yıkmak istiyorlar, onun için üstümüze geliyor.

Değil mi ki biz İsrail’in zulmüne karşı çıktık, değil mi ki biz Mısır’da İsrail’le dost olmak adına yapılan darbeyle gelen Sisi’ye karşı çıktık, değil mi ki biz zalim Esad’a karşı çıktık Türkiye’dekiler de, dışarıdakiler de bize karşı birleşti, zannettiler ki biz boğun eğeriz. Ey Ahiler, Ahiler boyun eğer mi? ("Hayır" sesleri) Eğer mi? ("Hayır" sesleri)

Peki, buradan Batıya da bir ses verelim, Gezi olaylarında Türkiye’ye ders vermeye kalkanlar, şimdi Mısır’da darbelere niye sesleri çıkmıyor, niye? Çünkü onların meselesi özgürlük değil, demokrasi değil. Onların tek meselesi var, kendi çıkarları ve İsrail’in çıkarları, başka bir meselesi yok.

Şimdi peki bu asil toprakların asil çocukları, biz bu zulme karşı sessiz kalır mıyız? ("Hayır" sesleri) Ahi Evran’ın çocukları… (Tezahüratlar) Allah razı olsun.

Ahiler, bir destur da yine Ahi Evran’ın bir ilkesinden, bir esasından yola çıkarak alalım. Şimdi biliyorsunuz, zalim Esad oradaki kardeşlerimize zulmetti, Türkmen kardeşlerimize, Arap kardeşlerimize, Kürt kardeşlerimize, Sünni’sine, Alevi’sine zulmetti, 2 milyon kardeşimiz Türkiye’ye sığındı. Ahi Evran ne der? Kapını, sofranı, gönlünü açık tut. Siz Ahiler, mazlumlara kapınızı açık tutar mısınız? ("Evet" sesleri) Mazlumlar sofranızı açık tutar mısınız? ("Evet" sesleri) Mazlumlara gönlünüzü açık tutar mısınız? ("Evet" sesleri) Bir yetim gelse, kapıda bırakır mısınız? ("Hayır" sesleri) Eşini kaybetmiş dul bir hanım gelse, onun namusunu sokağa terk eder misiniz? ("Hayır" sesleri)

Ama biri çıkıyor diyor ki, bu mazlumları Esad’a geri göndereceğiz katletmesi için. Şimdi bu Kılıçdaroğlu Ahilik dersi almış mı? ("Hayır" sesleri) Ahilikten anlar mı? ("Hayır" sesleri) Ahi Evran’ı bilir mi? ("Hayır" sesleri) Hacı Bektaş-ı Veli’yi bilir mi? ("Hayır" sesleri) Bilse böyle demezdi.

Peki, Ahiliği, Hacı Bektaş-ı Veli’nin ilkelerini kim ayakta tutuyor? ("AK Parti" sesleri) Mazluma kapısını kim açtı? ("AK Parti" sesleri) Mazluma sofrasını kim açtı? ("AK Parti" sesleri)

Onun için buraya geldiklerinde ola ki size propaganda yapmak isterler, önce diyeceksiniz ki Ahiler, dur bir dakika, sen şu Ahiliğin prensiplerini bir say bakalım

////

Onun için buraya geldiklerinde ola ki size propaganda yapmak isterler önce diyeceksiniz ki Ahiler, dur bir dakika sen şu Ahiliğin prensiplerini bir say bakalım ben Ahilerin huzuruna gelebilir misin, dur bir seni imtihan edeyim diye soracaksınız? İmtihanda nasıl olsa kalır ama, biz 7 Haziran’da ikmale bırakacak mısınız? ("Evet" sesleri) Sınıfta kalacak mı? ("Evet" sesleri) Kılıçdaroğlu yanında Bahçeli’de gelirse ona da bir verin, Kılıçdaroğlu Türkmen boylarını Ahiyan-ı Rum’un, Bacıyan-ı Rum’un kardeşleri Bayır Bucak Türkmenlerini Suriye’nin zalime Esad’a geri gönderiyor sen niye ses vermiyorsun, niye ses vermiyorsun diye bir sorun ve sonra Azeri kardeşlerimizi anlatın onlara. Tek parti döneminde 1944’de 176 Azeri can Azeri, kardeşimiz, Ahimiz Azeri, Stalin zulmünden kaçıp Türkiye’ye Boraltan Köprüsü’nden Iğdır’a geldiğinde o zamanki CHP zihniyeti bakın ne yaptı? Oradaki sınır komutanı Ankara’ya telgraf çekiyor bu Azeri kardeşlerimi ne yapayım? İnönü hani 27 Mayıs’ı teşvik eden İnönü var ya tek parti lideri cevap yazıyor, tez elden düşmana iade edilsin. Ağlayarak komutanımız düşmana geri gönderiyor bu Azerileri. 176 Azeri bizim komutanın önünde şehit ediliyor şehit bu bize yakışır mı? Ve sonra komutanda bu acıya dayanamayıp intihar ettiği söylenir.

Ve bir Azeri bunun üzerine bir şiir okur, yüreği yanarak okur:

Bizi siz öldürün vermeyin Rus’a.

Yakışmaz Türklüğe, sığmaz namusa.

Ben ne diyen şu vefasız dağlara.

Öz gardaşı dönek olan ağlar ha.

Biz öz gardaşımızı ağlatır mıyız? ("Hayır" sesleri) Biz dönek miyiz? ("Hayır" sesleri) Biz mazlumu zalime verir miyiz? ("Hayır" sesleri) Verir miyiz? ("Hayır" sesleri) Ahiler, mazluma sahip çıkar mıyız? ("Evet" sesleri) Çıkar mıyız? ("Evet" sesleri) Peki, bu Al Bayrak bugün sadece Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bayrağı değildir. Filistin’e gidin Gazze’ye ben İsrail bombardımanı altında gittiğimde gururla gördüm ki Gazze’nin her sokağında Al Bayrak var, her dükkanda Al Bayrak var. Somali’ye gittim her yerde Al Bayrak var. Makedonya’ya gittim her yerde Al Bayrak var. Arakan’a gittim orada şehitlerimizin huzurunda bana Myanmarlı Müslümanlar Al Bayrak verdi Al Bayrak. Bütün bu diyarlarda Al Bayrağı gururla dalgalandıran kim? ("AK Parti" sesleri) Al Bayrağa onur kazandıran kim? ("AK Parti" sesleri) Kim? ("AK Parti" sesleri) İşte Ahiliğin esası budur. Artık bu Al Bayrak artık Türkiye Cumhuriyeti bütün mazlumların sığınağıdır, bütün mazlumların dergahıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devletini kudretli kılmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Türkiye Cumhuriyeti Devletini Ahilik gereğince şefkatli kılmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Biz Ahilere inanın ve güveniriz ve bu anlamda Kırşehir’e hizmet etmek bizi en büyük görevdir.

Bakınız Kırşehir, bizden önce Kırşehir’de doğalgaz var mıydı? ("Hayır" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Bizden önce Kırşehir’de üniversite var mıydı? ("Hayır" sesleri) Kim kurdu? ("AK Parti" sesleri) Ahi Evran Üniversitesi hayırlı olsun. Yine bizden önce Kırşehirliler, bütün Kırşehir’de sadece iki ambulans vardı, iki tane ambulans. Kaman’da bir hasta olsa, bir de Mucur’da olsa ya da Akpınar’da olsa ambulansın hangisinin gideceği belli değil. Birinden biri mutlaka hayatını kaybedebilir. Şimdi kaç ambulans var biliyor musunuz? 27 ambulans var sadece Kırşehir’de. Kırşehir’de Merkez Devlet Hastanesi ve birçok hastane inşa ettik ve vatandaşlarımızın hizmeti gerektirdiğinde ne gerekiyorsa onu yaptık. 2048 konut, 22 milyon fidan diktik ve bu konutlarda bugün daha iyi şartlarda konut yapımı konusunda da talimatları verdik. Kırşehir’in toplam ihracatı 15 milyon dolardı, şimdi 214 milyon dolar. 21 kilometre bölünmüş yol vardı, şimdi 219 kilometre bölünmüş yol var. 635 milyon Türk Lirası tarımsal destek verdik Kırşehir’e. Bir müjdede burada IPARD tarımsal destekleri de Kırşehir’e geliyor inşallah.

Yine Kırşehir içinde bizzat takip ettiğim bir proje. Sayın Belediye Başkanımıza da söyledim Kırşehir, bizim tarihimizin kalbidir. Ahi Evran külliyesi ve çevre düzenlemelerini bizzat takip ediyorum. Öyle güzel bir Ahi Evran Külliyesi ve tohum şehri yansıtan öyle bir güzel şehir, tarihi mekan inşa edeceğiz ki, inşallah bizim tarihimizi Selçuklu, Osmanlı’yı anlamak isteyen herkes buraya gelecek. Kırşehir’i kültür turizminin ana eksen şehirlerinden biri yapıyoruz. Ayrıca iki atık su arıtma tesisi, iki spor tesisi burada bir organize sanayi bölgesi vardı 700 kişi çalışırdı, şimdi ikincisiyle binlerce çalışıyor. İnşallah iki organize sanayi bölgesi daha inşa ediyoruz. Kırşehir tarihin merkezi, Kırşehir tarımın merkezi, Kırşehir ahlakımızın, hikmetimizin, irfanımızın, güzel türkülerimizin, ozanlarımız merkezi. Kırşehir, seni seviyoruz hep seveceğiz. Madem geliniz ahilerden, bacılardan ayrılmak zor ama hepiniz hep beraber yeniden ahitleşelim.

7 Haziran’a doğru yeni bir destan yazmaya var mıyız? ("Varız" sesleri)  Var mıyız? ("Varız" sesleri) Var mıyız? ("Varız" sesleri) Var mıyız? ("Varız" sesleri) Tuzakları bozmaya var mıyız? ("Varız" sesleri) 2-0 yapmaya var mıyız? ("Varız" sesleri) Var mıyız? ("Varız" sesleri) Bir de şöyle hep beraber Cacabey’in huzurunda beraber ben söyleyeyim, siz de söyleyin. Ahi usulünce, Ahi Evran ve Hacı Bektaş usulünde bir ahitleşelim.

Aziz Kırşehir şahit olsun, Cacabey şahit olsun, Ahi Evran şahit olsun, Hacı Bektaş-ı Veli şahit olsun, Aşıkpaşazade şahit olsun; bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, insan onurunu, milli birliği, milli iradeyi korumaya, kudretli ve şefkatli yeni Türkiye’yi inşa etmeye, gece gündüz çalışmaya Allah, tarih ve millet huzurunda Ahi sözü veririz, Bacı sözü veririz, Türkiye sözü veririz. Allah şahit olsun, tarih şahit olsun, millet şahit olsun.

Kırşehir, Ahiler, 7 Haziran’a hazır mıyız? ("Evet" sesleri)  2-0 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) Bir destan yazacak mıyız? ("Evet" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Ahi sözünüz üzerine söz söylenmez.

Allah sizden razı olsun, Allah yar ve yardımcımız olsun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.