Basbakan Davutoglu’nun Nevsehir Mitingi konusmasinin tam metni
Selam olsun, selam olsun, selam olsun, bizi rahmetle karşılayan Nevşehir’e selam olsun. Nevşehir’in iki kanadındaki Hasandağı’na, Erciyes’e selam olsun. Nevşehir’in erenlerine, Nevşehir’in güzelliklerine selam olsun. Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Horasan erenlerine selam olsun. Kapadokya’ya Rabbimin o güzel bir şekilde bezediği bütün o güzel harika diyarlara selam olsun.
Nevşehir, bizi her zaman olduğu gibi muhabbetle karşılıyor, Nevşehir’in güzel insanlarına selam olsun. Acıgöl’e selam olsun, Avanos’a selam olsun, Derinkuyu’ya selam olsun, Gülşehir’e selam olsun, Hacıbektaş’a selam olsun, Kozaklı’ya, Ürgüp’e selam olsun. (“Nevşehir seninle gurur duyuyor” sesleri) Biz Nevşehir’le gurur duyuyoruz. Öylesine güzel bir görüntü var ki burada hafif yağmurda yayıyor ama, Nevşehir’in rahmetine kurban. Gelirken Ihlara Vadisi’nin üzerinden geçtik, emin olun size olan muhabbetimiz Ihlara Vadisi kadar derin, Hasandağı kadar, Erciyes kadar yücedir.
Sabah Karaman’daydık Yunus Emre’den, Yunus Emre’nin diyarından Hacı Bektaş-ı Veli’nin diyarına geldik. Biz kendimizi Konyalı olduğu kadar Karamanlı, Karamanlı olduğu kadar Nevşehirli addederiz.
Dışişleri Bakanı olarak defaatlerce geldim, daha öncede ziyaret ettim her geldiğimde Nevşehir’e hayran kaldım, her geldiğimde Nevşehir’in insanların yiğitliğine hayran, mertliğine, dürüstlüğüne, derin irfanına hayran kaldım. Benden önce seleflerim var, üç sadrazam ve Başbakan Nevşehir’den yetişti. Damat İbrahim Paşa, Karavezir Seyit Paşa ve Suat Hayri Ürgüp’lü, Nevşehir’in toprağında devlet irfanı, adabı vardır. Ve Hacı Bektaş-ı ziyaretimde Kasım ayında oradaki kardeşlerimizle buluştum, birliğimizin, beraberliğimizin teminatı olan ortak kültürümüzden bahsettik. Bakın aramızdaki en temel fark bu aziz Nevşehirliler, bu benim 43’üncü mitingim 43 15-20 günde 43 miting yaptık. 40 mitingi tamamlamıştık 41’inciyi İstanbul’da yaptık, ikinci yarıya Nevşehir’de başlıyoruz, bir 40 miting daha yapacağız. Aramızdaki fark bu ki, biz 81 vilayeti kucaklamak için yola çıktık, ama onlar o muhalefet partileri bir kısmı sadece Doğu’da, Güneydoğu’da var, buralara zor gelir, bir kısmı buralara gelir konuşur milliyetçilik taslar ama, ülkenin her vilayetine gitme cesareti gösteremez. Bir kısmı ise sadece sahillerde konuşur, ama biz Hacı Bektaş’ın yolcuları, biz Hoca Ahmed Yesevi’nin torunları biz Yunus Emre’nin torunları Türkiye’nin her yerinde vardık, yer yerinde varız, her yerinde var olacağız.
İşte 7 Haziran seçimleri onun için tarihi bir seçimdir. 7 Haziran seçimleri bütün milleti birleştiren, Türkiye’nin her yerinde siyaset yapan her yerinde vatandaşlarıyla buluşan AK Parti’yle, Türkiye’yi etnik veya mezhebi temelde farklı kimlikler görenlerin arasındaki seçimdir. Ey Nevşehir, Hasandağı, Erciyes gibi dik Nevşehir, milli birliği, beraberliği savunacak mıyız? ("Evet" sesleri) Bu Al Bayrağı her yerde dalgalandıracak mıyız? ("Evet" sesleri) Hakkari’de de, Edirne’de de, Ağrı’da da, Muğla’da da Al Bayrağı dalgalandıracak mıyız? ("Evet" sesleri) Neden, çünkü bizim için her yer Türkiye. Bizim için her yer (“Türkiye” sesleri) Bizim için her yer (“Türkiye” sesleri) Bizim için her yer (“Türkiye” sesleri)
7 Haziran seçimlerine giderken yine provokasyonlar, tahriklerle karşı karşıyayız. Daha önce AK Parti’nin birçok il binasına, birçok milletvekili adayına, Van’da, Ağrı’da birçok Siirt’te saldırılar oldu. İlk günden itibaren her yerde ilkeli bir tutum takındık ve Erzurum’dan çağrıda bulundum dedim ki, bütün siyasi partiler seçim süresince sert bir dil kullanmasın, şiddet çağrısı yapmasın, bir şiddet olursa hep beraber onun karşısında duralım. Van’da, Ağrı’da, Siirt’te bizim milletvekili adaylarımız saldırıya uğrarken onlar herhangi bir destek beyan etmediler. Ama şimdi HDP Ankara İl Binasına bir saldırı olmuştu anında aynı saat içinde kınadık. Adana’da, Mersin’de bugünde HDP binalarına saldırı oldu. Buradan Nevşehir’den bir kez daha söylüyorum bütün bu saldırıları en şiddetli şekilde kınıyoruz. AK Parti kadrolarına buradan talimat veriyorum, ne olursa olsun hiçbir AK Partili tek bir şiddet veya herhangi bir gerginliğin parçası olmayacak. AK Parti barış hareketidir, AK Parti milli birlik hareketidir. Nevşehir Gençlik Kolları bugünü düşünmedi belki ama ne güzel yazmış bakınız, elimize kalem, dilimize güzel sözler yakışır Ahmet Hoca’nın talebeleriyiz bize ancak iyilikte yarışmak yakışır. Allah razı olsun, Nevşehir gençliğine teşekkür ediyorum. (“AK gençlik burada, Hocasının yanında” sesleri) Allah razı olsun, hiç şüphem yok bizim yanımızdasınız. Biz sabahleyin Karaman’da bu saldırıyı ben açıkça kınamışken ve bu saldırıyı temin etmişken İçişleri Bakanımıza saldırıyı kim yapmışsa sorumlularını bulun talimatı vermişken HDP’den, MHP’den gelen bazı açıklamalar saldırılar üzerinden AK Parti’ye saldırmaya dönük bir tavır. Buradan bir kez daha söylüyorum, AK Parti Genel Başkanı olarak söylüyorum, hiçbir AK Partili herhangi bir gerginliğin parçası olmadı, olmayacak. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak söylüyorum bu tür şiddet kullananlar, provokasyonlar yapan kimse peşini takip edeceğiz sorumlularını yakalayacağız. Ama bunun üzerinden mağduriyet edebiyatı ve arkasından AK Parti’ye kimse suç yüklemeye kalkmasın. Her zaman bizim başımız dik oldu bir barış yolcularıyız, biz demokrasi yolcularıyız.
Bakınız Hacı Bektaş-ı Veli ne güzel söylüyor;
Sevgi muhabbet kaynar, yanan ocağımızda,
Bülbüller şevke gelir, gül açar bağımızda.
Hırslar, kinler yok olur, aşkla meydanımızda,
Arslanlarla ceylanlar, dosttur kucağımızda.
İşte biz Hoca Ahmed Yesevi’nin, Yunus Emre’nin, Hazreti Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin çocukları bir kez daha söylüyorum, bu topraklarda hiçbir zaman gerginliğin tarafı olmadık, olmayacağız.
Kendileri terörden, şiddetten beslenenler suçu veya sorumluluğu başkalarına atmaya kalkmasın. Biz hiçbir zaman, hiçbir partiye dönük herhangi bir saldırıda bulunanlara karşı en şiddetli cevabı verme konusunda kararlılığımızdan vazgeçmedik.
Aziz Nevşehirliler, bir kez daha 7 Haziran seçimlerine giderken milli birliğimize, demokrasiye sahip çıkacak mıyız? ("Evet" sesleri) Çıkacak mıyız? ("Evet" sesleri) Sonunda söyleyecektim ama gelin hep beraber bir söz mahiyetinde ta ki herkes duysun diye dün İstanbul Mitinginde tekrar ettirdiğim sözleri birlikte söyleyelim.
(Halkla Beraber Söyleniyor)
Aziz Nevşehir şahit olsun; bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, milli birliği, insan onurunu ve milli iradeyi korumaya, kudretli ve şefkatli yeni Türkiye’yi inşa etmeye, gece gündüz çalışacağıma Allah, tarih ve millet önünde söz veririz, söz veririz, söz veririz.
İşte Hacı Bektaş-ı Veli’nin sözüyle biz iri olmaya, bir olmaya, biri olmaya geldik. 2002’yi düşünün bütün bu 12 yılın muhasebesini yaparak 7 Haziran seçimlerine gidelim. Dün mahşeri bir kalabalıkla İstanbul’da büyük bir muhasebe yaptık, hep beraber aynı çağrıda bulunduk, demokrasi ve yükselen Türkiye çağrısında.
Üç haftadır miting meydanlarından sesleniyorum, muhalif partilere diyorum ki, gelin madem kendinize güveniyorsunuz, tek tek millet önünde söz verelim, ben iktidar partisi Genel Başkanı olarak, 12 yıllık bir maziyi arkasında barından bir lider olarak, eğer birinci parti olmazsak, seçimi kazanamazsak bu görevi bir başka kardeşime, arkadaşıma tevdi ederim. Soruyorum onlara, siz yapacak mısınız diyorum, kıvırtıyorlar. Hemen CHP Genel Başkanı, oyum düşmez koltuğu bırakmam diyor. MHP Genel Başkanı 10-12 seçim kaybetmiş, oyum düşmezse koltuğu bırakmam diyor. HDP Eşbaşkanı, barajı aşmazsam, suç da bende olursa bırakırım diyor, yoksa bırakmam.
Arkadaşlar, Nevşehirliler; aramızdaki fark bu. Onlar için koltuk önemli koltuk, bizim için millet önemli. Onlar koltuğa yapışmışlar, bizim için ise daha millete hizmet edecek çok yıllar var. Onun için diyoruz ki, Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde, 12 yıllık atılım döneminden sonra ikinci atılım dönemi başlıyor, 2023’e kadar ikinci atılım dönemi. Ve bir anlamıyla ikinci yarı başlıyor. Daha biz milletimizle nice meydanlara çıkıp nice maçlar, nice zaferler kazanacağız.
Baktılar ki, tek tek iktidar iddiaları yok, biraraya gelerek AK Parti’yi durdurmaya çalışıyorlar. Durdurabilirler mi? ("Hayır" sesleri) Ey Nevşehirli kardeşim, durdurabilirler mi? ("Hayır" sesleri) Biraraya geldiler, bakın CHP, HDP’yle paslaşıyor, biri diyor ki, Diyanet’i kapatacağım, diğeri geride kalmıyor, ben de kapatacağım diyor. Ben bunlara CHDP diyorum, bir parti, ama eşbaşkanlı, bir yanı Demirtaş, bir yanı Kılıçdaroğlu.
Öbür tarafta, MHP 2002’de iktidardayken, Sayın Bahçeli Başbakan Yardımcısıyken, önünde de vakit varken, koltuğu bırakıp gitmedi mi? ("Evet" sesleri) Sizin verdiğiniz emaneti terk etmedi mi? ("Evet" sesleri) O da şimdi yine eski Türkiye alışkanlıklarına dönmek istiyor.
Ve arkalarında paralel bir yapı, paralel bir çete, üçünü toplayayım da ben de aralarına girip beraberce AK Parti’yi durduralım diye hesap içindeler. Şimdi 4’ü birden ne biliyor musunuz? ETP, eski Türkiye partisi bunlar, eski Türkiye partisi.
Eski Türkiye ne demek? 90’lı yıllarda koalisyon demek, bunlar da koalisyon peşinde. Eski Türkiye ne demek? IMF demek. Kılıçdaroğlu dün bir yerde demiş ki, iktidar olursak, hayal ya, rüyasında belki olur, iktidar olursak Kemal Derviş’i dışarıdan bakan yapacağım demiş. Yani 2002 Türkiye’si, eski Türkiye bunlar. Eski Türkiye kalıntılarını tarihe gömecek miyiz? ("Evet" sesleri) Peki yeni Türkiye’yi inşa etmek için gece-gündüz çalışacak mıyız? ("Evet" sesleri) Bir tarafta 4’lü çete, eski Türkiye, bir tarafta elif gibi duran, dimdik duran AK Parti, AK Parti. Şimdi kimin yanında olacaksınız, açık ve belli değil mi?
Özellikle Nevşehirliler, bu seçim Nevşehir için önemlidir. Bakın, CHP’yle HDP paslaştığı için, CHP’ye verdiğiniz her oy HDP’ye gider, MHP’ye verdiğiniz her oy bu eski Türkiye’ye ve paralelcilere gider. Oyunuza sahip çıkın, yeni Türkiye’ye sahip çıkın.
("AK gençlik seninle gurur duyuyor" sesleri) Biz de gurur duyuyoruz.
Şimdi bu 4’üne birden Nevşehir’den bir demokrasi sillesi vuracak mısınız? ("Evet" sesleri) 3’te 3 yapacak mısınız? ("Evet" sesleri) 3-0 diyecek misiniz? ("Evet" sesleri) Bakın, beraber söz verdik Allah’ı, tarihi, milleti şahit kılarak, şimdi ben de Nevşehir’in huzurunda söz veriyorum, siz bize 3 milletvekili verin, 4’üncü milletvekiliniz bizzat benim, bizzat.
Şimdi birileri hevesleniyor, acaba Nevşehir’den bir hisse kapabilir miyim? Nevşehirliler, bu fırsatçılara karşı 3 kardeşimizi omuz omuza gönderecek misiniz? ("Evet" sesleri) 3-0 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) 3-0 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) Maçın ikinci yarısı başladığı göre, geçen yarı 3-0’dı, bu sefer de 3-0 yapmak Nevşehir’e yakışır Allah’ın izniyle.
Şimdi geleceklerinde veya gelmişlerse de karşılaştığınız samimi MHP’li kardeşlerimize, dostlarımıza bir sorun, deyin ki, elinizi bir vicdanınıza koyun, 2002 Türkiye’siyle 2015 Türkiye’sini karşılaştırın. Sayın Bahçeli’nin Başbakan Yardımcısı olduğu Türkiye’yle bugün bir Nevşehirlinin, sizin kardeşiniz Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan dönemi karşılaştırın, Sayın Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı dönemi. Sorun onlara, 2002 Türkiye’sinde bu millet, bu kudretli, bu onurlu millet IMF’ye niçin boyun eğdirildi, niçin? Biz 2002’de IMF’den borç dileniyor muyduk? ("Evet" sesleri) Başbakan Yardımcısı kimdi? Sayın Bahçeli. Peki, 2013’te onların yaptığı borcu son kuruşuna kadar kim ödedi? ("AK Parti" sesleri) Kim ödedi? ("AK Parti" sesleri) AK Parti’nin o iktidarıyla IMF’den borç istemeyi bir kenara koyun, IMF’ye borç verir hale geldik mi? ("Evet" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Milli onuru kim korudu? ("AK Parti" sesleri) Devletin itibarını kim korudu? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri)
Peki yine sorun, 2002’de terörle mücadele için o şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri kendi helikopteri olmadığı için, başka ülkelerden helikopter almak için yıllarca bekliyordu, kendi tankımız yoktu, hibe olarak alıyordu, sonra da İsrail’e tamir ettiriyorduk, kendi tüfeğimiz bile o yoktu. O Türkiye’den bugünkü Türkiye’ye geldik 12 yıl içinde bu alnımızın teriyle, durmadık, uyumadık, çalıştık ve artık Türkiye Cumhuriyeti kendi helikopterini yapıyor, kendi helikopterini. Milliyetçilik lafla, sözle olmaz, milletin itibarını korumakla olur, devletin itibarını korumakla olur. Samimi kardeşlerimize sorun, bu itibarı Türkiye’ye kim kazandırdı? ("AK Parti" sesleri)
İşte 2 hafta önce Bitlis’ten Muş’a uçuyorduk, o güzel semalarımızda, Van Gölü’nün üzerinde sağımızda ve solumuzda Başbakan helikopterini korumak üzere 2 yüzde 100 Türk yapım Atak helikopteri uçuyordu, Atak.
Yine kendi denizaltımızı yapıyoruz, kendi tüfeğimizi yapıyoruz, kendi tankımızı, Altay tankımızı yapıyoruz, Altay tankımızı.
Bu itibarlı ülkeyi inşallah 2023’e geldiğimizde öyle bir teknolojik seviyeye ulaştıracağız ki, Kapadokya’nın, Ihlara Vadisi’nin üzerinde yüzde 100 Türk yapımı milli savaş uçağı uçacak, savaş uçağı.
Sadece bu mu? 12 yılda 737 hastane yaptık, Nevşehir’e de yaptık, Türkiye’nin her yerinde de, 1737 birinci basamak sağlık tesisi yaptık, 189 adalet sarayı yaptık, biri de Nevşehir’de olan 117 yeni üniversite açtık; Hacı Bektaş-ı Üniversitesi Nevşehir’e hayırlı olsun.
Hemen sorayım, Nevşehir’de üniversite var mıydı? ("Yoktu" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Nevşehir’de doğalgaz var mıydı? ("Hayır" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Nevşehir’de organize sanayi bölgesi var mıydı? ("Hayır" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) İşte fark, onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar milliyetçilik taslar, ama devletin ve milletin itibarını AK Parti korur, AK Parti.
Bugün ne güzel Al Bayrağımız bütün bu derinlikte Nevşehir’in bu güzel meydanında meydanı süslüyor. Ama sadece bu meydanı süslemiyor, Türkiye’nin her meydanında Al Bayrağı dalgalandıran AK Parti’dir, dünyanın her meydanında.
Dün İstanbul mitingindeydim, bir baktım sağımda Somalililer, Afrikalılar Al Bayrağı dalgalandırıyor, öbür tarafta Ahıska Türkleri Al Bayrağı dalgalandırıyor, Kırım Tatarları Al Bayrağı dalgalandırıyor, Boşnaklar, Filistinliler Al Bayrağı dalgalandırıyor. Bu aziz Al Bayrak var ya, artık sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin değil, bütün mazlumların sembolüdür, bütün mazlumların.
Bizim Al Bayrağımız hilaliyle tevhidi temsil eder, istiklali temsil eder, onun için tek bayrak diyoruz, Türkiye’nin her yerinde ve dünyada Al Bayrak diyoruz.
Aralık ayında Üsküp’e gittim, orada soydaşlarımız dedi ki, Sayın Başbakanım, bize biraz bayrak gönderir misiniz? Dedim ki, sizlere evladı Fatihansınız, sizlere, bayrak istediniz ya, her eve 3 emanet gönderiyoruz dedik, gönderdik, 3 emanet; Al Bayrak, Kur’an-ı Azimüşşan ve Türkçe Sözlük.
("Nevşehir seninle gurur duyuyor" sesleri) Biz de Nevşehir’le gurur duyuyoruz.
Çok acılı yıllar yaşadık, 70’li yıllarda gençlik sağ ve sol diye bölünmüştü, o yıllarda çok büyük kayıplar verdik. Lisede bir arkadaşım vardı, yiğit mi yiğit bir Nevşehirli, Levent kardeşim, bir sabah namazından sonra Kur’an-ı Kerim okurken şehit edildi; ki tam bir Nevşehirliydi, başı Hasan Dağı gibi dik, gönlü iman doluydu. O günler tekrar geri döndürmek isteyenler çıkmış olabilirler, memleketi Türk, Kürt, Sünni, Alevi diye kutuplara bölmek isteyenler olabilir, birileri biz şu etnik partiyi temsil ediyoruz, birileri biz şu mezhebi anlayışı temsil ediyoruz diyebilir. Aziz Nevşehirliler, biz 78 milyonun kardeşliğine inanıyoruz. Hacıbektaş’ta Alevi kardeşlerimle kucaklaştığımda, onlarla dertleştiğimde, diz çöküp onlarla oturduğumda, Tunceli’de cemevine gidip diz çöküp onlarla zikirde ve salavatta bulunduğumuzda, bir kez daha bu ülkenin topraklarında Sünni-Alevi aynı ideallerin parçası olduğumuzu herkese gösterdik. Ama şimdi birileri şu veya bu gerekçeyle eğer ayrımcılık yaparsa, eğer bu ülkede etnik ve mezhebi ayrım yaparsa, onların karşısında dimdik duracak mıyız? ("Evet" sesleri) Bu millet birdir, iridir, diridir diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Yunus Emre’yle Hacı Bektaş-ı Veli kardeştir diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Hazreti Mevlana’yla Hacı Bektaş-ı Veli aynı dergahın, Hoca Ahmet Yesevi Dergahı’nın kardeşleridir diyecek miyiz? ("Evet" sesleri)
İşte onun için 7 Haziran seçimleri önemli. 7 Haziran seçimlerinde milli birliği, milli kudreti, milli izzeti ve ekonomik kalkınmayı sürdürmek için, istikra için AK Parti demeye var mıyız? ("Evet" sesleri) Var mıyız? ("Evet" sesleri) Var mıyız? ("Evet" sesleri) Allah razı olsun.
Nevşehir, 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık, bundan Nevşehir de payını aldı. 87 kilometre bölünmüş yol vardı Nevşehir’de, şimdi 275 kilometre yol. Ülkenin her tarafını bölünmüş yollarla birbirine bağladık, elhamdülillah, trafik kazaları azaldı, çok daha rahat şartlarda seyahat ediyorsunuz. Nevşehir’i Niğde’ye, daha ilerisinde Konya’ya, Kayseri’ye, Aksaray’a bağlayan bütün yollar bölünmüş yol oldu. Bu hizmetleri size kim getirdi? ("AK Parti" sesleri) Yine organize sanayi bölgesi yoktu Türkiye’nin her köşesinde organize sanayi bölgeleri kurduk. Nevşehir’de de bir organize sanayi bölgesi kurmuştuk, bizden önce yoktu, şimdi ikincisini kuruyoruz. Türkiye hızlı tren nedir bilmiyordu, hiç duydunuz muydu biz iktidara gelene kadar hızlı treni? Bırakın hızlı treni, kara tren bile yürümüyordu yolda kara tren. Biz Türkiye’yi kara tren çağından aldık, yüksek hızlı tren çağına taşıdık yüksek hızlı tren.
Şimdi bakın dün İstanbul’da zikrettim İstanbul’un altından Marmarayla geçtik İstanbul, Ankara, Eskişehir, Ankara Konya hattı yapıldı. Şimdi Antalya’dan bu da Nevşehir’imize bütün bu güzel diyarlara en önemli vizyon projemizdir, müjdemizdir, benim içinde şahsen şahsi olarak da takip ettiğim bir onur projesi. Antalya’dan, Konya’ya, Konya’dan Aksaray’a, Nevşehir’e, Kayseri’ye kadar hızlı tren yapıyoruz. Böylece benim doğduğum şehir, benim ruhumun dokunduğu şehir Konya ile Hazreti Mevlana’nın diyarıyla benim hemşerisi olmaktan gurur duyduğum Nevşehir Hacı Bektaş-ı Veli’nin diyarı birbirine hızlı trenle buluşacak hızlı trenle. Projelerini 2016’da yapım aşamasına getiriyoruz, 2019’da inşallah Nevşehir’e hızlı trenle gelip seçim kampanyası yapacağız hızlı trenle.
MHP’nin 2001 yılındaki Ulaştırma Bakanı ismini zikretmeyeyim şimdi de önemli bir konumda MHP’de, soruyorlar hızlı treni Türkiye bir gün kavuşur mu diye? Söylediği şey şu: Değil biz, değil çocuklarımız, torunlarımız bile hızlı treni zor görür. Biz hızlı treni gördük mü? ("Evet" sesleri) Gördük mü? ("Evet" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti " sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Onlar hayal bile edemez ama AK Parti ("AK Parti yapar " sesleri) Onlar hayal bile edemez ama AK Parti yapar ("AK Parti yapar" sesleri) Aramızdaki fark bu onlar hayal bile edemiyorlar. Onun için onların dünyasında 2023 çok uzak, 2053 çok uzak, 2071 çok uzak bizim için ise Hasandağı’nın üzerinden doğan güneş gibi yakın. 2023’de devletimizi 100. yılda büyük bir aktör haline getireceğiz. Dünyada sözü geçen bir küresel güç. 2053’de inşallah fethimizin İstanbul’un fethinin 600. yılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyanın en önemli 5 ülkesi arasına girecek. 2023’te ilk 10, 2053’te bir cihan devletine yürüyeceğiz. 2071’de Malazgirt’in 1000. yılında bütün bu coğrafyaları, Kafkasya’yı, Ortadoğu’yu, Balkanları, Orta Asya’yı bütün kardeş coğrafyalarını barış diyarı yapmaya yürüyoruz, barış diyarı. Onlar anlamazlar, onlar bilmezler. Alparslan’ın ordusunda Türk, Kürt, Zaza, Arap Yiğitler beraberdi. Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda beraberdiler, Çanakkale’de beraberdiler, Sarıkamış’ta beraberdiler, şimdi de AK Parti’de beraberler AK Parti’de. Sünni, Alevi, Türk, Kürt, Zaza hepsi beraber. İşte bizim milli birlik şiarımız budur, işte yolumuzu aydınlatan ışık budur. Onun için Sayın Bahçeli güya bana bir şekilde ima ederek Doğu’da Mele Ahmet, Batı’da Yörük Ahmet diyorlar diyor eksik söylüyor eksik. Bana Erzurum’da Dadaş Ahmet dediler, Sivas’a gittim Yiğido Ahmet dediler, Elazığ’a geldim, Gakkoş Ahmet dediler, Osmaniye’ye gittim onun memleketine benimde gönülden memleketime oranın Yörük Türkmenleri Yörük Ahmet dediler. Kırşehir’e gittim Ahi Ahmet dediler, Çorum’a, Çankırı’ya gittim Yaren Ahmet dediler, Nevşehir’e geldim kardeş Ahmet, Nevşehirli Ahmet dediler. Aydın’a, Muğla’ya gittim Efe Ahmet dediler. Rumelilerle buluştum Evlad-ı Fatihan dediler, Kafkaslarla buluştum Şeyh Şamil’in torunu dediler. Biz biz derken bütün bu şanlı tarihi kapsıyoruz. Kafkasya’dan Şeyh Şamil, Balkanlardan Evlad-ı Fatihan, Orta Asya’dan Hoca Ahmed Yesevi. Ey Nevşehir, iki sadrazam, bir başbakan yetiştiren Nevşehir, dördüncü Başbakanınız olarak beni kabul eder misiniz? ("Evet" sesleri) Eder misiniz? ("Evet" sesleri) Eder misiniz? ("Evet" sesleri) Sizin bize verdiğiniz emanetin hakkını verdik mi? ("Evet" sesleri) Verdik mi? ("Evet" sesleri) Her yerde bu Al Bayrağı onurla dalgalandırdık mı? ("Evet" sesleri) Dalgalandırdık mı? ("Evet" sesleri) Emanetin hakkını verdiysek tekrar emaneti bize verecek misiniz? ("Evet" sesleri) 3-0 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) 3-0 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) Bilin ki mademki Nevşehirliyim, mademki Konyalıyım bir sözüm daha Nevşehir’e. Nevşehir’de KOP Projesinin parçası olacak inşallah Konya Ovası Projesinin. Nerede, hangi imkan varsa Nevşehir’e o imkanı sunacağız. Turizmin en güzelini, insanların en iyi çalışkanını, dünyanın Allah’ın, Rabbimizin en güzel şekilde tezin ettiği bu topraklara hizmet bizim için en büyük onurdur, şereftir.
Aziz Nevşehirliler, şimdi baştaki sözümüzü bir daha tekrar edelim.
(Halkla Beraber Söyleniyor)
Aziz Nevşehir şahit olsun; bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, milli birliği, insan onurunu ve milli iradeyi korumaya, bir şekilde 7 Haziran seçimlerinde yeni bir destan yazmaya, kudretli ve şefkatli Türkiye’yi kurmaya Allah, tarih ve millet önünde söz veririz.
Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) 3-0 mı? ("Evet" sesleri) 3-0’a söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Biz Nevşehir’in sözüne güveniriz, onlarda bize güvenir.
Allah yar ve yardımcımız olsun, Allah’a emanet olun.