Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Usak Mitingi konusmasinin tam metni

 

Karahallı’ya selam olsun, Sivaslı’ya, Ulubey’e, selam olsun.

Uşak bir kez daha aşıklar diyarı olduğunu gösterdi. Kütahya’dan çok güzel bir miting yaparken havalandığımızda Uşak’ta sizin bizi beklediğiniz haberi geldi, ama yağmur haberi de geldi. Ama emin olun, gönlüme hiç şüphe düşmedim, dedim ki, Uşaklılar yağmur olsa da aşıktır, kar olsa da, boran olsa da. Ve o yağmurda, sağanak yağmurda meydanı terk etmediniz.

("AK gençlik burada, Hocasının yanında" sesleri) Biz de hep Uşak’ın, hem Uşak’ın AK Gençlerinin yanında olacağız.

Ve Uşakspor’a da başarılar diliyorum. BAL Ligi yakışmıyor, inşallah Uşakspor’u daha ilerlerde, Süper Lig’de göreceğiz inşallah.

Uşak aşk şehridir dedim, gerçekten Uşak’ın aşkı kilimlere yansır. Gelin ülkemizin kaderini de kilimler üzerinden biraz konuşalım, halılar üzerinden, o güzel Uşak halısı üzerinden.

Nasıl her bir kilim deseni, nasıl her bir halı deseni bir güzel gözün eseridir ve oraya bütün güzel renkler yansır, işte Türkiye Cumhuriyeti farklı renklerin, farklı desenlerin, ama tek bir kilimin eseridir, birliğin, beraberliğin.

Bakınız, 31’inci mitingime çıkıyorum, 15 gündür geziyorum, her yerde aynı coşku var, her meydanda aynı coşku var, aynı birlik, aynı kararlılık, aynı beraberlik ve aynı türkü var, büyük Türkiye türküsü, her yerde kardeşlik türküsü var. Uşak’ta çaldığımız türkü neyse, Uşak’ta söylediğimiz türkü neyse, Bitlis’te de o vardı, Muş’ta da o vardı, Ağrı’da da, Samsun’da da, Osmaniye’de de. İşte AK Parti farkı bu, AK Parti Türkiye’nin bütün renklerini, bütün desenlerini, bütün güzel ahengini yansıtıyor, her bir meydanda aynı coşkuyu görüyoruz.

Şimdi Türkiye’de milliyetçilik taslayanlar, buraya gelip de konuşanlar, o renklerin bir kısmını temsil ediyor, diğer yerlere ulaşamıyorlar ya da doğuda konuşanlar ulaşamıyorlar ya da sahillerde konuşanlar.

Ey Uşak, vatan aşağı Uşak; Türkiye’nin her köşesindeki, her rengi taşıyan AK Parti’ye desteğe hazır mısın? ("Evet" sesleri) Hazır mısın? ("Evet" sesleri) Hazır mısın? ("Evet" sesleri) Şöyle kilimleri dokur gibi yeni bir Türkiye dokumaya var mısın? ("Varız" sesleri) Var mısın? ("Varız" sesleri)

İşte Sayın Bahçeli bugünlerde buralarda dolaşıp demiş ki,  doğuda Davutoğlu’na Serok Ahmet diyorlar. Doğru, doğuda Serok Ahmet de diyorlar, Erzurum’a gittiğimde Dadaş Ahmet dediler, Sivas’a gittiğimde Yiğido Ahmet dediler, Elazığ’da Gakkoş Ahmet, Osmaniye’de Türkmen Ahmet, Mersin’de Yörük Ahmet dediler. Bunlar bizim dağlarımızın, bizim ovalarımızın renkleri, bizim kilimlerimizin renkleri, bunları bölmeye hiç kimsenin kudreti yetmez.

Birisi çıkıyor Taksim’i Kabe’ye benzetiyor. Hani sizin güzel bir tabiriniz var, oraya geleceğim ama, lom ağızlı dersiniz değil mi, şom ağızlılara lom sözlü? Bunların hepsi lom sözlü, lom.

Diğeri Türkiye’nin önemli bir kısmına ayak basmadan siyaset yapmaya kalkıyor. Biz, gerçek Türkiye milliyetçileri, bu milletin birliğini, beraberliğini savunanlar, bizim için Türkiye’nin her santimetrekaresi şerefimizdir, onurumuzdur, izzetimizdir. Al Bayrağı oralarda dalgalandırmak bizim onurumuzdur. Bize hesap soracak olanlar önce er meydanına çıksınlar, Hakkari meydanına çıksınlar, Bitlis, Muş, Ağrı meydanına, Uşak meydanına çıkar gibi rahatlıkla çıksınlar. Biz çıkarız, çünkü biz Allah’tan ve milletten başka kimseden korkmayız, kimseye boğun eğmeyiz.

Ve birisi derse ki, şurası benim diyarımdır, şurası kurtarılmış bölge, buraya şunlar giremez. Biz deriz ki, biz, AK Parti, AK Parti’nin neferleri, Uşak’ın kurtuluş destanını yazanların torunları, biz her yere gireriz, her vatandaşa selam veririz, her odada oturur, her yerde birlik türküsü çığırırız.

Şimdi biz milli birlik ve beraberlik diyoruz. Bizim birliğimiz, beraberliğimiz, milli birlik, beraberlik derken aynen bir Uşak halısına, Uşak kilimine bakarken o güzelliği görür gibi görüyoruz, her bir vatandaşımızı seviyoruz, her bir vatandaşımızla hemhal oluyoruz.

İşte geçen günlerde Süleyman Şah’ın Türbesi’ne gittim Suriye Eşme’si. Hemen şöyle bir şey söyledi Sayın Bahçeli: Kimden izin aldın da oraya gittin, söyle. İşte söylüyorum, biz Allah’tan ve milletten başka kimseden izin almayız.

İzni kimden mi aldık? Kimin gücüyle mi gittik? Söyleyeyim; önümüzde Mehmetçik vardı, Mehmetçik’in önünde Türk yapımı silah vardı, gökyüzünde Türk yapımı uçak, helikopterin olduğu bir Türkiye kimseden izin almaz. O izin sizin döneminizdeydi Bahçeli. Biz… (“Türkiye seninle gurur duyuyor” sesleri) Allah razı olsun, biz Uşak’la gurur duyuyoruz.

Bakın niye zikrettim bunu biliyor musunuz, şunu söylemek için: Uşak’ın Eşme’sine ne kadar rahat gidersek ve gitmişsek, Suriye’nin Eşme’sine de biz öyle gideriz öyle. Kimseden izin almayız, çünkü 2002’de olduğu gibi herhangi bir yere gitmek için borç para talep eden bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti yok, yok. O günlerde olduğu gibi, sizin Başbakan Yardımcısı olduğunuz günlerde olduğu gibi IMF memurlarının direktifiyle hareket eden Türkiye yok. Borç veren Türkiye var, borç veren. Kudretli ve şefkatli Türkiye var. Biz karar verdik mi kudretimizle konuşuruz, şefkatimizle konuşuruz, Uşak’ın diliyle, aşıkların diliyle konuşuruz. Aşk diliyle konuşmaya var mısın Uşak? ("Varız" sesleri) Aşk ile 78 milyon kardeştir demeye var mısınız? ("Evet" sesleri) Aşk ile 78 milyonun kardeşliğine darbe vurmak isteyenlere karşı biz bu vatana aşığız, biz bu millete aşığız, biz bu topraklara aşığız demeye var mısın? ("Varız" sesleri) Var mısın? ("Varız" sesleri) Türkiye’de oturduğu yerden milliyetçilik taslayanlara, aşkı öğrenin, Orhun Anıtlarına giden o yürekli insanlar, yani bizler aşkla gittik, bizden önce Orhun Anıtları harabeydi, yolu yoktu, yolunu biz yaptık, AK Parti yaptı. Ta Orta Asya içlerinde Sultan Sencer’in, Selçuklu’nun o Yüce Sultanının… (“Başbakan Ahmet millet sana emanet” sesleri) Bakın, millet de bize emanet, vatan da bize emanet, Orta Asya da bize emanet, Balkanlar da bize emanet, Ortadoğu da, Afrika da bize emanet. (“Başbakan Ahmet Davutoğlu” sesleri) Sağ olun Uşaklılar. Aramızdaki fark bu; şeref sözünden bahsedildiğinde, bu bayrağın şerefini korumak, dünyada dalgalandırmak bizim için en büyük vazife. Ülkenin her yerinde dalgalandırmak vazife. (“Başbakan Ahmet Davutoğlu” sesleri) Sağ olun. Uşaklılar, siz 7 Haziran’ın kararını şimdiden vermişsiniz, duysunlar o zaman. 7 Haziran’da inşallah Uşak’tan 3’te 3 demeye var mıyız? ("Evet" sesleri) 3’te 3 demeye var mıyız? ("Evet" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Bakın Uşak’ın kiliminden bahsettik, kilim deseninde bir eksik olsa güzel olmaz. Biz Uşak’ın desenini 3 kardeşimizle oluşturduk, 3’ünü birden gönderiyor muyuz? ("Evet" sesleri) İşte Uşak bu, Allah’ın izniyle biz size güveniyoruz. Uşak’ta 3-0 tamam inşallah.

Şimdi buradan bir daha meydan okuyorum, bakın meydan okuyorum; Burası yiğitler meydanıysa, siyaset bu anlamda yiğitçe bir mücadeleyse diyorum ki; eğer İngiltere’de olduğu gibi biz birinci parti olmazsak, seçimi kazanamazsak ben istifa etmeye hazırım. Ama Kılıçdaroğlu diyemiyor, Bahçeli diyemiyor, Demirtaş diyemiyor. 4 gündür, 5 gündür soruyorum, bir tanesi de yiğitçe çıkıp diyemiyor ki; ben bu seçimi kazanacağım, kazanamazsam bırakırım diyemiyor, diyebiliyor mu? Neden? Çünkü kazanamayacaklarını biliyorlar. Neden? Çünkü koltuk sıcak. Oturuyor Genel Başkan koltuğunda üçü de, güzelce siyaset yapıyorlar kendince. Sırtlarında yumurta küfesi yok. Bizim için ise mesele koltuk meselesi değil, yürek meselesi, yürek, yürek meselesi. Onun için biz Ankara’da oturmadık Sayın Bahçeli’nin Başbakan Yardımcısı olduğunda olduğu gibi. Bizim bir ayağımız Dışişleri Bakanıyken ben, Cumhurbaşkanımız Başbakanken bir ayağımız Moğolistan’da Orhun Anıtlarındaydı, bir ayağımız Türkmenistan’da Sultan Sencer’deydi, bir ayağımız Balkanlar’da Kosova’daydı, bir ayağımız Budapeşte’de Gülbaba’yı tamir ediyordu. Bir ayağımız Somali’de fakirleri yediriyordu, bir ayağımız Filistin’de Kudüs’ü savunuyordu, Kudüs’ü. Gazze’deki çocukların gözyaşları bizim yüreğimize inmişti. Biz aşığız, Gazze’deki çocuğun gözyaşına aşığız. Arakan’daki Müslümanın acısına aşığız, onu dindirmek için gece-gündüz uyumayız biz. Bir tek damla gözyaşı dindirebilirsek, işte o zaman, işte o zaman vazifemizi yaptık diyebiliriz.

Bakın… (“Tekbir, Allah’u ekber” sesleri) İşte Suriye Eşme’si onun için, Bahçeli için zor Eşme’den bahsetmek, ama bizim için kolay. Biz Kerkük’e de gittik, Somali’ye de gittik, Libya’da da Turgut Reis’in huzuruna vardık, dünyanın her yerinde biz varız, biz var olacağız. Çünkü arkadaşlar, seçim sloganlarımızı öğrendiniz, bir tanesi de şu: Bize her yer Türkiye. Bize her yer… (“Türkiye” sesleri) Bize her yer… (“Türkiye” sesleri) Bize her yer… (“Türkiye” sesleri) Bize her yer… (“Türkiye” sesleri) İşte davamızın esası budur. Kilim deseninden de, Uşak’ın aşkından da bizim öğrendiğimiz budur. Aynı şekilde büyük bir aşkla Türkiye’nin her yerini inşa etmeye çalıştık aynen bu bacılarımın o güzel kilim desenlerini dokumaları gibi. Bakın biz geldiğimizde 6 bin kilometre, 6500 kilometre duble yol vardı. Şimdi ona 18 bin kilometre ekledik, 18 bin. Kim ekledi? ("AK Parti" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur… ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur… ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur… ("AK Parti yapar" sesleri) Bu yolları, Uşak’ı da Afyon’a, Denizli’ye, Manisa’ya bölünmüş yollarla bağladık mı? ("Evet" sesleri) Bağladık mı? ("Evet" sesleri) İşte bizim bütün meselemiz millete hizmet meselesidir. Uşak’ta 29 kilometre bölünmüş yol vardı. Şimdi 151 kilometre daha ekledik ona ve daha nice, nice müjdeler vereceğim size Uşaklılar.

Müjdelere geçmeden sadece yaptığımız işlerden kısa bir liste veriyorum.

737 hastane yaptık Türkiye’nin her yerine, 737. Uşak’ta, Afyon’da, Kütahya’da havaalanı var mıydı? Zafer Havaalanını kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Türkiye’de sadece 23 ilde havaalanı vardı, şimdi 56 ilde havaalanı var, 56 ilde. Türkiye’de 9 ilde doğalgaz vardı, şimdi 74 ilde doğalgaz var, 74. Uşak’ta doğalgaz var mıydı? ("Hayır" sesleri) Kim getirdi? ("AK Parti" sesleri) Kim getirdi? ("AK Parti" sesleri) İşte bakın kilim dokur gibi, Ankara’da oturuyoruz, bakıyoruz Türkiye’mizin güzel coğrafyasına, ya diyoruz şu illerimizde doğalgaz yok götürelim. Allah yardım ediyor, millet dua ediyor, doğalgazı her yere götürüyoruz. Yine bakıyoruz, buralarda havaalanımız yok. Milletimiz bırakalım aynen diğer çağdaş milletler gibi uçakla, havaalanıyla tanışsın. Tanıştınız mı? ("Evet" sesleri) Daha önce hiç uçağa binmeyenler uçağa biner hale geldi. Yine bakınız gençlerimiz burada, AK gençlik, her yerde bizi karşılıyorlar. Uşak’ta üniversite var mıydı? ("Hayır" sesleri) Kim kurdu? ("AK Parti" sesleri) Kim kurdu? ("AK Parti" sesleri) İşte biz geldiğimizde sadece 73 üniversite vardı, şimdi 193 üniversite var, 193. Ve 81ilimizde üniversite var. İşte bu nedir biliyor musunuz Uşaklılar? Siz anlarsınız, bu aşık olmaktır, aşık olmak. Bizim gözümüze uyku girmez. Biz tatil nedir bilmeyiz, onlar 20-30 ile giderler seçim kampanyasına, biz 72 deriz, Allah nasip ederse 81’ine gitmek isteriz; bizim hedefimiz bu. Ta ki ayağımızın değmediği tek bir vatan toprağı kalmasın. Bağrımıza basmadığımız tek bir vatan evladı kalmasın.

Şimdi… (“AK gençlik seninle bu aşkla, bu şevkle” sesleri) Bu aşkla, bu şevkle AK gençlik de, Uşak da bizimle Allah’ın izniyle.

Şimdi 12 yıldır bu aşkla, bu şevkle kilim deseni dokur gibi ülkeyi karayollarıyla, hızlı trenle, havaalanlarıyla, üniversitelerle, hastanelerle, büyük tesislerle, milli uçakla, milli gemiyle, milli helikopterle dokuduk. Şahit misiniz? ("Evet" sesleri) Şimdi birileri gelip baktılar ki Türkiye yükseliyor budamak istediler. Her yolu denediler, darbe yolunu denemeye çalıştılar; 27 Nisan e-muhtıra. Rahmetli Adnan Menderes’in şehadetinden biz ilham almışız, kimseye milletin bize verdiği mevki, makamı terk eder miyiz biz, terk eder miyiz? ("Hayır" sesleri) Darbeciler geldi karşımıza, vesayetçiler geldi. Şimdi Kenan Evren ölünce herkes darbe karşıtı oldu. Peki, CHP 27 Mayıs darbesini desteklemedi mi? ("Evet" sesleri) 27 Mayıs’ta rahmetli Adnan Menderes şehit edildikten sonra CHP askeri yönetimin altında hükümet kurmadı mı? ("Evet" sesleri) Nasıl bir ikiyüzlülük bu? Aynı CHP, aynı CHP ki yarın tarihi bir gün, yarın Uşaklılar tarihi bir gün, yarın inşallah, bugün Denizli’de de mitingimizi yaptıktan sonra İstanbul’a döneceğim. Yarın Yassıada’dayız, Yassıada’da, tarihi günler yaşıyoruz. Bir darbe generali vefat ederken, biz Yassıada’da işte milletimizin bağrında muhabbet tohumu olarak yücelmiş Adnan Menderes’in çile çektiği o adaları dünyaya ibret olarak bir ziyaret makamı ve aynı zamanda kongre merkezi haline dönüştüreceğiz. Ta ki kimse bir daha darbeye heveslenmesin. Aynı şekilde CHP darbe karşıtıyım diyor, peki 28 Şubat’ta bu genç kızlarımıza ıstırap çektiren o ikna odacıları sizden nasıl milletvekili oldu, nasıl milletvekili oldu? Ben 27 Mayıs’a MHP ne diyor dediğimde cevap vermişler biz o zaman yoktuk diye. Biraz tarihinizi araştırın ne demek istediğimi anlarsınız. MHP 12 Eylül’de ne dedi? Biz hapisteyiz, fikirlerimiz iktidarda; öyle mi? ("Evet" sesleri) Yani 12 Eylül fikriyatı, MHP’nin fikriyatı mıydı? ("Evet" sesleri) Herkesin başı dik olması lazım. Demokrasi söz konusu olduğunda herkesin başının dik olması lazım. Bizim başımız dik. Sayın Cumhurbaşkanımız, bizler hiçbir zaman hiçbir darbenin, vesayetin, antidemokratik oyunun içinde olmadık, hep karşısında olduk, hep karşısında olduk, hep karşısında olduk. Ama CHP’ye bakın, daha 27 Nisan’da AK Parti’den Cumhurbaşkanı seçtirmeyiz diye bir e-muhtıra yayınladıklarında dönemin CHP Genel Başkanı bu e-muhtıraya destek vermişti. Zannettiler ki eskisi gibi olacak. Biz onlar böyle dedi diye köşemize çekileceğiz. Fark şu: Biz AK Parti’yiz, AK Parti. Bize kimse muhtıra falan veremez, verirse aynen iade ederiz, aynen iade ederiz. Çünkü biz yola çıkarken bu başımızı koymuşuz ortaya. Gönlümüzü, yüreğimizi koymuşuz, bize kimse baş eğdirebilir mi? Çünkü bizim arkamızda Uşak var, aşıklar diyarı Uşak var. İşte ne oldu? E-muhtırayı verdiler, ama AK Parti’nin içinden Sayın Abdullah Gül Cumhurbaşkanı oldu, onurla görevini yaptı. Sonra Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yaptırmayız dediler, halkımızın oylarıyla o da Cumhurbaşkanı oldu mu? ("Evet" sesleri) İşte bu. Ama bir darbe dönemi kapanırken bu sefer başka vesayetçiler çıktı, Geziciler çıktı, Gezi oyunları arkasından bizi devirmeye kalktılar. Baktılar bu da başarılı olmadı, sonra paralel çeteyi çıkardılar. Ve bu sefer Sincan’da tanklar ya da Yassı Ada değil de, yargıyı kullanmaya kalktılar. Yargı üzerinden Başbakanımızı o zaman Cumhurbaşkanımız Başbakandı Başbakanımızı yerinden etmek istediler, başlık attılar, dönemin Başbakanı diye raporlar hazırladılar daha Başbakan. Sizin seçtiğiniz Başbakan görev yaparken, bugün görevinden alınan savcılar var ya, dönemin Başbakanı diye iddianame hazırladılar. Be ey gafiller karşınızda eski Türkiye yok, yeni Türkiye var. Yeni Türkiye’de biz bunlara boyun eğer miydik? Eğmedik. Ne oldu? Dönemin Başbakanı dedikleri Sayın Recep Tayyip Erdoğan şu anda Cumhurbaşkanı. Ama onlar dönemin savcıları oldular savcıları, şu anda savcı değiller olmayacaklar. Yargıyı kullanarak bakın önce saf, temiz, imanlı Anadolu insanlarını kullanıp dün Isparta’da da bahsettim Bediüzzaman’ın isminin istismar ederek yardımlar topladılar, güç devşirdiler. Bizden dahi iyi niyetimizle hep hayır hizmeti diye herkes destek verdi, onu istismar ettiler, yetmedi bu sefer yargıyı istismar ettiler. Ama baktık ki bunların arkasında uluslararası çevreler var, bunların arkasında onları destekleyenler var ve o uluslararası çevrelerin adımlarıyla Türkiye’de darbeye vesayete kalkışıyorlar karşılarında dimdik durduk, durmaya devam edeceğiz.

İşte dün savcıların görevlerin alınması ve meslekten men edilmesi HSYK kararı şunun tescilidir: Aynen 27 Nisan’daki e-muhtırayı aynen iade ettik ya, şimdi bunların iddianamelerini de aynen sahiplerine iade ediyoruz. Sahipleri kimse, arkalarında kim varsa ki siz onları bilirsiniz. Hani Mavi Marmara’da şehit olanlar şehit edildiğinde kardeşlerimiz otoriteden izin al dedikleri yerler kim varsa arkalarında bilsinler ki, Anadolu’da, Trakya’da artık söz de, karar da sadece milletindir sadece milletindir.

Uşaklılar, değerli kardeşlerim, sizi görünce aşka geldik aşka millet aşkını bir kez daha hissediyoruz, derunumuzda hissediyoruz. Şimdi 7 Haziran’a gidiyoruz giderken bunların hesabı ne biliyor musunuz? Hepsi öyle böyle bir araya gelecekler, bütün güçlerini birleştirecekler, bütün meseleleri eski Türkiye’ye dönmek. Yani CHP Genel Başkan Danışmanı diyor ki, HDP’nin barajı aşması lazım. Şimdi gelecek CHP burada ulusalcılıktan bahsedecek, HDP için çalışıyor CHP HDP için. HDP’nin bir Eş Başkanı var Batı’da cici çocuk barış çiçekleri, güvercin var elinde Doğu’da tahrikkar 6-7 Ekim çağrıları yapıyor seçimi kaybedersek şunu yaparız, bunu yaparız. Ya elindeki cici çocuk sembollerini bırak ya da terörü bırak ikisi bir arada olmaz Kadıköy’de başka, Ağrı’da başka. Ama dikkat edin o sesini ne kadar yükseltirse MHP’de kendince karlı çıktığını düşünüyor. HDP’yle, MHP perde gerisinden ses yükselterek birbirlerini destekliyorlar, çünkü birbirlerinin zıtları. Ama biz onların hepsini toplasalar, arkalarına paralel çeteyi de koysalar yeter mi ki, değil mi ki Uşak bizimledir, zafer bize aittir.

Paralelciler de şimdi şunu yayıyorlar: Doğu’da HDP’ye oy verin AK Parti’nin karşısında o var. İç Anadolu’da MHP’ye verin AK Parti’nin karşısında o var. Sahillerde CHP’ye verin AK Parti’nin karşısında o var, yani bütün meseleleri AK Parti’yi zayıflatmak, çünkü ağa babaları öyle istiyor, zayıf bir Türkiye istiyorlar zayıf bir Türkiye. Eskisi gibi IMF’den direktif alan, silahı için gidip yalvaran bir Türkiye istiyorlar. Siz eskiye döner misiniz? ("Hayır" sesleri) O zayıf, o mahcup, o başka ülkelerin başkanları karşısında el pençe divan duran başbakanların olduğu Türkiye’yi ister misiniz? ("Hayır" sesleri) Böyle bir onursuzluğu bir daha bu topraklar kabul eder mi? ("Hayır" sesleri) Türkiye’yi lime lime etmek isteyenler Suriye’ye, Irak’a çevirmek isteyenler, etnik ve mezhep politikaları yapanlara karşı millet politikası yapmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Siz varsanız bilin ki, ister paralel olsun, ister üçgen olsun, ister dörtgen olsun, ister daire olsun geometrinin bütün işaretlerini yan yana koysunlar bizde aşk matematiği var aşk bizi durduramazlar.

İşte böyle bir tarihi aşamadayız ki 7 Haziran’da karar verilecek şey sadece gidip bir partiyi seçmek değil. 7 Haziran’da sadece bir partiyi değil, aslında Türkiye’nin kaderini, sadece Türkiye’nin kaderini de değil, Ortadoğu’nun, Orta Asya’nın dost ülkelerin kaderini tayin edeceksiniz, sizlere Uşaklılara bu anlamda güveniyoruz.

12 yıl içinde Uşak’a 4 milyar Türk Liralık yatırım yaptık, bazı hizmetlerimizi zaten zikrettim. Doğalgazı, üniversiteyi, havaalanını, birçok alanda olağanüstü hizmetlere öncülük ettik. Sadece Uşak’ta 57 milyon fidan diktik. Atık su arıtma tesisi Uşak’ta hiç yoktu iki tane yaptık. Katı atık tesisi yaptık yine yoktu. Önümüzdeki dönemde de Uşak’a gereken her türlü hizmeti yapacağız.

Şimdi birer birer size müjdelerimizi de paylaşalım inşallah. Öncelikle teknoloji geliştirme bölgesi yapıyoruz, inşallah teknoparkı da kuracağız. Uşak’ta en teknolojik anlamda en gelişmiş şartları sağlayacağız. Eşme’ye, Banaz’a hastane yapıyoruz, Merkez’e 200 yataklı bir hastane daha yapacağız. Ama bir proje var ki siz de yakından takip ediyorsunuz. Türkiye’deki en büyük sanayiden kentsel dönüşüme yürüyen projeyi Uşak’ta yürütüyoruz. Biraz önce TOKİ Başkanımıza talimat verdim Uşak’ı ki, tarihi mekanını, eski evlerini çok iyi bilirim en iyi şekilde koruyacağız ve Uşak’ta Tabakhane’den şimdi yepyeni bir Uşak yeni bir Uşak şehir merkezi kuruyoruz. Toplamda 450 milyon Türk Lirası yatırım, 1051 konut, 923 iş yeri inşa ediyoruz eski Tabakhane’de. Ve 2016 yılı sonunda da bunu teslim edeceğiz. Ve tabi Uşak’ın bütün bu coğrafyadaki merkezi konumunu da görerek Ankara-İzmir Otoyolu Uşak’ın Ankara’yla, İzmir arasındaki ana istasyonda olmasını sağlayacak. Nasıl Ankara’dan yürüyen İstiklal orduları, Kocatepe’den gelen ordular Uşak’tan İzmir’e ulaşmışsa inşallah Uşak bu otoyolun ve aynı zamanda hızlı treninde merkez üssü olacak. Uşak’a hayırlı olsun. Uşak en kısa, en süratli şekilde hem Ankara’ya 1,5 saatte en geç, hem de İzmir’e ulaşacak. Böylece Ankara’dan İzmir’e, İzmir’den Ankara’ya Türkiye’nin Doğu’sundan Batı’sına, Batı’sından Doğu’suna giden herkes aşıklar diyarı Uşak’a selam duracak inşallah selam.

Dolayısıyla üniversitemizi daha da geliştireceğiz, tıp fakültesi talebini biliyorum onun için gerekli incelemeleri, çalışmaları yapma talimatı verdim. Teknoparkı kuracağız. Yeni Uşak’ta kentsel dönüşümü en iyi şekilde gerçekleştireceğiz. Ankara İzmir, İzmir Ankara karayolu hızlı tren hattını da inşallah Uşak merkezli olarak yapacağız. Uşak biz size aşığız, siz de bize aşık mısınız? ("Evet" sesleri) Bugün bizi yağmurda beklediniz aşığın maşukunu beklemesi gibi. Biz Uşak’ı hiç kalbimizden silmedik, hiç silmeyeceğiz.

Şimdi Denizli’de de 10 binlerce kardeşimiz bekliyor, ama ayrılmadan aşıklardan bir muhabbet sözü alalım. Uşak 7 Haziran’da bize bir muhabbet sözü vermeye var mısın? ("Varım" sesleri) 7 Haziran’da akşam daha sonuçları alırken ilk sonucun Uşak’tan gelip 3-0 olduğunu bize söylemeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Türkiye’nin birliği, beraberliği için 7 Haziran’da tuzak kuranları engelleyerek yeni bir destan yazmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Türkiye’ye tuzak kuranlara karşı milli iradeyi, demokrasiyi ayakta tutacak mıyız? ("Evet" sesleri) Paralelcilere karşı, CHP’ye, HDP’ye, MHP’ye karşı inadına kardeşlik, inadına özgürlük, inadına demokrasi, milli irade diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) 3-0 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) 3-0 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) Söz mü? (“Söz” sesleri) Söz mü? (“Söz” sesleri) Söz mü? (“Söz” sesleri) Uşaklı aşıklar söz verdimi yürekten verir.

Allah yar ve yardımcımız olsun, Allah’a emanet olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.