Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Kütahya Mitingi konusmasinin tam metni

 

Selam olsun selam olsun, medeniyetimizin, devletimizin, istiklalimizin, demokrasimizin mayalandığı aziz Kütahya’ya selam olsun. Devletimizi mayalayan Osmanlı obasına, Kayı obasına, Hayme annenin yerleştiği Domaniç’e selam olsun.

("AK gençlik hazırlan, hedef 7 Haziran" sesleri) Hazır mıyız 7 Haziran’a madem? ("Evet" sesleri) Gençler bizden önce davranıyor, AK gençlik hazırlan, hedef 7 Haziran.

İşte onun için tarihe referansta bulunuyorum, tarihten alacağımız hızımızı, geleceği inşa edeceğiz inşallah.

Bir obadan bir beylik, bir beylikten bir devlet, bir devletten bir imparatorluk çıkaran Domaniç Yaylasının, Kütahya’nın çocukları, selam olsun size. Devletimi işgal atına düştüğünde Dumlupınar’dan İzmir’e yürüyen yiğitleri çocukları, selam olsun.

Bütün Kütahya tarihimizin destanıdır ve demokrasimizin destanıdır. 1946’da şehit Başbakanımız Adnan Menderes’i Kütahya milletvekili olarak Ankara’ya gönderen Kütahya’ya selam olsun. Hayme anaya, Evliya Çelebi’ye, Ahmed-i Dai’ye, Adnan Menderes’e selam olsun.

Kütahya’nın bu aziz ruhuna, Kütahya’nın bütün mekanlarına selam olsun. Altıntaş’a selam olsun, Aslanapa’ya selam olsun, Çavdarhisar’a selam olsun. Domaniç’e selam olsun, Dumlupınar’a, Emet’e selam olsun. Gediz’e selam olsun, Hisarcık’a selam olsun. Pazarlar’a selam olsun, Simav’a, Şaphane’ye, Tavşanlı’ya selam olsun.

Kütahyalı şair Ahmed-i ne güzel demiş, adı da güzel, Kütahyalı şair Ahmed-i, benim de adaşım Kütahyalı büyük şair der ki: Kadrile halince beldeganı var Kütahya’nın, . Her garibe dost olur insanı var Kütahya’nın. Her garibe dost olan Kütahya, Kütahya’ya selam olsun, Kütahyalılara selam olsun.

("Varol" sesleri) Siz var olun, hep beraber var olacağız.

Kütahya, biraz önce de zikrettiğim gibi, bizim tarihimizin hülasasıdır, bizim irfanımızın, erdemimizin hülasasıdır, bizim demokrasimizin, istiklalimizin hülasasıdır. Onun için bizi en iyi her zaman Kütahya anlamıştır ve her zaman Kütahya bu tarihi yolda yürüyenlere destek vermiştir.

Ne güzel yazmışsınız, bakınız oraya; bu şehri Kütahya ki Domaniç’te kuruluşu Oba oldu. Dumlupınar’da işgalcilere son darbeyi vurdu. 1946’ta Adnan Menderes’e gönül verdi. 2002’de uzun adam dedi, 7 Haziran’da tüm ihanet şebekelerine rağmen zafer meydanında yeni Türkiye’nin kuruluşunun öncüsü olacak.

(“Dik dur eğilme, AK Gençlik seninle” sesleri) Biz biliyoruz, Kütahya hep bizimle.

Şimdi gelin, bu tarihi eşiklerin birer birer muhasebesini yapalım.

Önce devletimiz, buraya gelen Kayı Boyu cihan devletinin tohumlarını attı, o cihan devletinden istiklal ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.

Şimdi Kütahyalılar, eğer Kayı Boyunun o ilk erenleri, Hayme ana, hani der ya Hayme ana, soyundan veya boyundan olsun veya olmasın herkese adil davran, Hayme ana nasihatidir. Yüreğinde iman, dilinde dua, eyleminde, davranışında erdem eksik olmasın. Sabırlı ol, çünkü sabırla koruk dahi tatlı üzüm olur. Şimdi Hayme ana baksaydı o günlerden bu günlere Türkiye’ye, 2002 Türkiye’sinden memnun olur muydu? ("Hayır" sesleri) Süleyman Şah, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi ve dahi Orhan Gazi ve Fatih Sultan Mehmet Han, 2002 Türkiye’sine baktığında ne görecekti? IMF kapısında bekleyen bir Türkiye. Ne görecekti? En ufak bir silah dahi kendi üretemeyen bir Türkiye. Ne görecekti? Hastane koridorlarında bekleyen, ilaç ilaç diye neredeyse yalvaran vatandaşlar. Şimdi bu Türkiye, o cihan devletine yakışır mıydı? ("Hayır" sesleri) Kim değiştirdi Türkiye’nin kaderini? ("AK Parti" sesleri) Türkiye’nin Devletine, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne itibarı kim kazandırdı? ("AK Parti" sesleri) Kim kazandırdı? ("AK Parti" sesleri) İşte şimdi gelip milliyetçilik dersi vermeye kalkanlar, şeref dersi vermeye kalkanlar, önce bu dersi alacaklar.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, onların Başbakan Yardımcısı olduğu ve CHP’nin öncüsü DSP’nin Başbakanlık koltuğunda oturduğu dönemlerde 7 düvele muhtaç haldeydi, namerde dahi muhtaçtık. Ve o güzel Kayı duasıyla yine, ya Rab, bana yine öyle bir kudret ver ki, değil namerde, merde dahi eyleme muhtaç. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni merde dahi muhtaç eylemeyip Türkiye’yi kudretli ve şefkatli kılan kim? ("AK Parti" sesleri) Kim? ("AK Parti" sesleri) Kim? ("AK Parti" sesleri)

Bugün kendi silahımızı yapabiliyoruz, kendi tankımızı yapabiliyoruz, kendi savaş uçağımızı yapıyoruz. Bakın, Bitlis’ten Muş’a helikopterle geçerken Kütahyalılar, bu devletin sadık vatandaşları, bu milletin has mayası; helikopterin bir kanadında bir Atak helikopteri Başbakanlık helikopterini koruyan, diğerinde yine yüzde 100 Türkiye Cumhuriyeti damgalı Türk yapımı atak helikopterleri uçtu 1 haftadır.

Bir milletin onurunu, izzetini korumak, o milletin dünyadaki itibarını korumaktır. İşte biz Türkiye’ye IMF kapılarında borç bekleyen ülke olmaktan çıkarıp, IMF’ye borç veren ülke haline getirdik, devleti gerçek anlamda itibarına kavuşturduk.

Peki gelelim, istiklalimizin Kuvayi Milliyedir, yani Dumlupınar’a giderken Kuvayi Milliyenin bütün unsurları, millet tek bir cephe halinde İzmir’e doğru yürüdü. Şimdi milletimizi bölmeye çalışanlara karşı, Türkiye’yi şu veya bu etnik ve mezhebi yapı içinde sınıflanmaya kalkanlara karşı milli iradeyi kim temsil ediyor? ("AK Parti" sesleri) Kim temsil ediyor? ("AK Parti" sesleri) İşte ispat meydanda.

Bu benim 31’inci mitingim, 2 hafta 30 miting yaptık. Neredeydim? Bir gün doğuda Erzurum’da,  başka bir gün güneyde Osmaniye’de, bir başka gün kuzeyde Samsun’da, bir başka gün Bitlis’te, Muş’ta, Bingöl’de, Iğdır’da, dün Isparta, Burdur, bugün Kütahya. Türkiye’de adım atmadık, toprağına basmadık tek bir santimetrekare bırakmayacağız. Ama diğerleri de bakın ya batıda dolaşıyorlar, ya İç Anadolu’da, ya Doğu Anadolu’da sadece.

Şimdi Kütahyalılar,  gerçekten bu millete sadakat, Al Bayrağı Türkiye’nin her yerinde dalgalandırmaktır. Dalgalandıran parti kim? ("AK Parti" sesleri) Kim? ("AK Parti" sesleri) Milleti bütünüyle kuşatan, milletle birlikte yürüyen parti kim? ("AK Parti" sesleri) İşte 7 Haziran seçimleri bunun için önemli. Biriler yine 7 Haziran öncesinde şu veya bu oyunlar içine girebilirler, ama 7 Haziran’da inşallah demokrasinin kalesi olan Kütahya’dan gür bir ses verecek miyiz? ("Evet" sesleri) 7 Haziran’da milli birlik diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) 7 Haziran’da güven ve istikrarın devamı için sandıklara gidip, inşallah yeniden AK Parti diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Kütahya’dan 4’te 4 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) 4’te 4 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) İşte bu güzel sembolü hep duymak istiyorum.

Gelin, devletten bahsettik, istiklalden bahsettik, demokrasiden bahsedelim. Bakın, burada 1946’da Kütahya milletvekili Adnan Menderes’ti…

("Vur vur inlesin, Pensilvanya dinlesin" sesleri)  Şimdi birer birer hepsi dinleyecekler, hepsi dinleyecekler Kütahyalılar.

1960 27 Mayıs ihtilali öncesi Türkiye’de demokrasinin sembol ismi şehit Başbakanımız Adnan Menderes ihtilal sonrasında işte burada, Kütahya’da tutuklandı ve idam sehpasına onurla yürüdü.

Yarın inşallah Yassıada’da, onun yargılandığı o Ada’da, onun şahadete yürüdüğü Ada’da Andan Menderes’in ve aziz şehitlerimizin hatırasına orada bir törenle orayı kongre merkezi yapıyoruz, ta ki darbelerin bütün izleri silinsin diye. Darbelerden hiçbir iz bırakmayacağız.

Şimdi gelin CHP’ye, MHP’ye, HDP’ye ve arkasındaki paralel çeteye tek tek soralım. Şimdiye kadar 27 Mayıs darbesi dolayısıyla CHP’nin bir kınama yaptığını duydunuz mu? ("Hayır" sesleri) Herhangi bir gün Kılıçdaroğlu ya da ondan önceki CHP’liler 27 Mayıs darbesini kınadılar mı? ("Hayır" sesleri) Ben Meclise dönerek, siz Mısır’da da darbecileri desteklediniz, Türkiye’de de darbecileri desteklediniz dediğimde Kılıçdaroğlu alınmıştı. Ama hiçbir zaman darbeye gerçek anlamda karşı çıkmadılar, çıkamadılar. Şimdi 12 Eylül vesilesiyle, 12 Eylül’ün Generalinin vefatı vesilesiyle herkes darbe karşıtı kesiliyor. Peki, 27 Mayısta neredeydiniz? Adnan Menderes asılırken CHP neredeydi, MHP neredeydi?

12 Mart muhtırası verildi, 12 Eylül oldu…

("Dik dur eğilme, AK gençlik seninle" sesleri) Allah razı olsun, Kütahya bizimle, Kütahya’nın mayası bizimle Allah’ın izniyle.

12 Eylül’de Kütahya’nın 27 Mayıs sonrasında da altın madalyalarından biri, o günkü anayasa Kütahya’nın hayır demesidir darbe anayasasına. Kütahya hep demokrasiden yana oldu, hep demokrasiden yana.

Şimdi herkes 12 Eylül dolayısıyla darbelerle, vesayetle hesaplaşmaktan bahsediyor. Peki, 28 Şubat’ta neredeydiniz? 28 Şubat’ta bu milletin evlatları ıstırap çekerken,  CHP, MHP, bütün o zihniyet 28 Şubat’ın yanında saf tuttu. HDP ise zaten 12 Eylül’ün ürünü, o baskıların, o zulümlerin ürünü.

Şimdi CHP Genel Başkanı utanmadan, arlanmadan Sayın Cumhurbaşkanımızla Evren’in adını yan yana zikretmeye kalkıyor. Biz her zaman, Sayın Cumhurbaşkanımız da, bütün AK Parti kadroları da her zaman darbecilerin vesayetin karşısında durduk, durmaya devam edeceğiz.

28 Şubat’tan sonra Pınarhisar Cezaevi’ne onurla yürüyen ve hiçbir şekilde darbecilerden medet ummayan Cumhurbaşkanımıza kimse dil uzatamaz, kimse dil uzatamaz.

AK Parti hareketi, zorlukların, çilelerin destanı üzerinde yürümüş bir hareket.

2002’de kurucu Genel Başkanımıza siyasi yasak koydular, seçime giremedi. Zannettiler ki bizi durdurabilirler bu darbeciler, vesayetçiler. Durdurabildiler mi? ("Hayır" sesleri) 2002’de Kütahya’nın da o büyük desteği ile demokrasiyi yeniden inşa etmek, devleti yeniden inşa etmek isteyen AK Parti kadroları 13 yıldır emanetimizi taşıyor mu? ("Evet" sesleri) Taşımaya devam edecek mi? ("Evet" sesleri) İşte bizim yolumuz budur.

Daha sonra 2004’te genç subaylar rahatsız diye haberler yaptılar, 2006’da cumhurla ilişkisi hiç olmayan cumhuriyet mitingleri yapmaya kalktılar. 2007’de, işte hodri meydan, hangisi meydandaydı? 27 Nisan e-muhtırası verildiğinde o muhtıranın karşısında dimdik duran sadece AK Parti’ydi, sadece AK Parti. O zaman CHP o muhtıraya neredeyse destek verdi, neredeyse değil destek verdi, MHP destek verdi, bugünkü HDP’nin öncüleri sessiz kaldı. Ama millet iradesine her zaman sadece AK Parti destek verdi, sadece AK Parti milli iradenin sözcüsü oldu. Yola devam ettik, 12 Eylül referandumu yaptık hatırlarsınız 2010’da, 12 Eylül’de referandum yaptık. Şimdi 12 Eylül’le hesaplaştığını söyleyenler aziz Kütahyalılar, darbeyi yaklaşırken ayak sesinden hisseden ve direnen Kütahya; 2010 referandumuna giderken…

(Tezahüratlar)… Allah, millet ve tarih bizden yanadır.

2010 referandumuna giderken 12 Eylül darbecileri yargılansın diye anayasa değişikliği getirdik, hepsi karşı çıktılar. Şimdi 12 Eylül’ü lanetleyenler, 12 Eylül’ü kınayanlar, darbeciler yargılansın dediğimizde hepsi bize karşı çıktı. CHP hayır oyu verdi, MHP hayır oyu verdi, HDP’nin o günkü temsilcileri BDP hayır oyu verdi. Şimdi uyanıyorlar, şimdi gün geçtikten sonra 12 Eylül’ü yargılamadan bahsediyorlar. Bütün darbecilerin yargılanmasının önünü kim açtı? ("AK Parti" sesleri) Darbecilere bir an dahi taviz vermeden dimdik kim durdu? ("AK Parti" sesleri) İşte onun için bizi yeni darbelerle, yeni vesayetlerle yıkmaya çalıştılar, Gezi provokasyonları yaptılar; bizi sarsabildiler mi? ("Hayır" sesleri) 27 Nisan e-muhtıradan sonra Cumhurbaşkanını, AK Parti’nin içinden Sayın Abdullah Gül’ü seçtik mi? ("Evet" sesleri) Engelleyebildiler mi? ("Hayır" sesleri) Gezi provokasyonları sonrasında Cumhurbaşkanımızı, AK Parti’yi hedef aldılar, bizi bir an dahi sendeletebildiler mi? ("Hayır" sesleri) Gücünü milletten alanların sendelemesi imkansızdır.

Kütahyalılar, Adnan Menderes’e sahip çıkmış Kütahyalılar; sizin huzurunuzda, şehit Başbakanımızın manevi huzurunda diyorum ki, Allah da şahit olsun, siz de şahit olsun, darbecilere ve vesayetçilere karşı bir an dahi taviz vermeden dimdik durmaya devam edeceğiz.

Gezi’de bizi sarsamadılar, sendeletemediler, bu sefer bir ihanet çetesini devreye soktular, 17-25 Aralık provokasyonuyla paralelcileri. Ve şimdi dün Türkiye’de hukuk üzerinden, yargı üzerinden darbe yapmak isteyenlere HSYK gerekli kararı verip dur deyince, tekrar seslerini yükseltmeye kalkıyorlar.

Dönemin Başbakanı diyorlardı Sayın Başbakanımıza o zaman, yani aynen Adnan Menderes’e yapılan muameleyi yapmak istediler; Yapabildiler mi? ("Hayır" sesleri)  Yapabilirler mi? ("Hayır" sesleri) İleride de herhangi bir günde bizi, milli iradeyle yola çıkanları durdurabilirler mi? ("Hayır" sesleri) Sonra bu paralel çete…

Dün Isparta’da çok güzel bir tabir vardı, paralel de olsalar, üçgen de olsalar biz ihanete taviz vermeyiz; güzel bir tabir. Bir paralel var, bir de üçgen var. Üçgende kim var şimdi? CHP, MHP, HDP, arkasında da paralel. Siz paralele de, üçgene de cevap verir misiniz? Bırakın paraleli, bırakın üçgeni, bizim yolumuz sıratı müstakimdir,  dosdoğru bir çizgidir, dosdoğru bir yoldur diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) O sıratı müstakimi üzere, devletimizi, istiklalimizi, demokrasimizi yeniden inşa edecek miyiz? ("Evet" sesleri) Herkes duysun.

Bakınız, 30 Mart’ta geldiler ve dediler ki; AK Parti dışında kim güçlüyse ona destek verelim dedi bu paralel çete. Yargı darbesini yapamayınca siyasi darbe yapmaya yeltendiler. Ama siz 30 Mart seçimlerinde de Kütahya’da bir destan yazdınız. O zaman buraya gelmiştim mali seçimler vesilesiyle, size ayağa kalkın demiştim, ayağa kalktınız ve bir destan yazdınız; Allah razı olsun.

Şimdi bir kez daha söylüyorum, 7 Haziran’da da hepsi birden toplanıp geliyorlar, paralelciler, işbirlikçiler üçgenciler, MHP, CHP, HDP, arkasındaki kartel medya, Kütahya, ayağa kalkacak mısın? ("Evet" sesleri) Bu hep beraber gelen şebekeye karşı milletin sesi olacak mısın? ("Evet" sesleri) Milletin adamlarını güç vermeye devam edecek misin? ("Evet" sesleri) İşte biz gücü Kütahya’dan alırız, Domaniç Yaylası’ndan alırız, Dumlupınar’dan alırız, biz gücümüzü milletten alırız, yoksa Pensilvanya’dan ya da kapalı kapılar ardındaki lobilerden almayız.

İşte 7 Haziran’a giderken kurulan tuzakların hepsini görün Kütahyalılar. Sizin, Oğuz Boylarının çocukları, bu milletin bekasının birliğinin, teminatı olanlar Kütahyalılar, yeni bir yola yürüyoruz, yeni Türkiye, 12 yıllık birikim üzerinden yeni bir Türkiye’yi inşa etmek üzere yola çıktık. Bu yeni Türkiye’de özgürlükler esas olacak, milli birlik ve beraberlik esas olacak, Türkiye’nin her yerinde bütün vatandaşlarımız onurla, gururla hayatlarının sürdürecekler, kimsenin onuruyla oynanmasına izin vermeyeceğiz.

Dün Isparta’da söyledim, tekrar kaset ya da benzeri çabalar üzerinden şantaj yapmaya kalkanlar çıkarsa, erdem hareketi olan, ahlak hareketi olan AK Parti hareketi bütün kasetlere, şantajlara karşı mağdurların yanında olacak, tuzak kuranların karşısında olacak kim yaparsa yapsın.

Şimdi muhasebe vaktidir, Kılıçdaroğlu’na da, Bahçeli’ye de sorma vaktidir,  2002’yle bugünün Türkiye’sini karşılaştırdığımız neyin ortada olduğu gayet aşikar ve açıktır.

Bakın, 2002’de bütün Türkiye’de doğalgaz olan şehir sayısı 9’du. Bugün kaç? 74, inşallah en kısa zamanda 81 vilayetimize de doğalgaz getireceğiz. Kütahya’ da biz gelene kadar doğalgaz var mıydı? ("Hayır" sesleri) Kim getirdi? ("AK Parti" sesleri) Kim getirdi? ("AK Parti" sesleri) Kim getirdi? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri)

Bakınız havaalanı olan şehir sayımız 23’tü, şimdi 56 şehrimizde hava alanı var. Zafer Havalimanını kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri)

Türkiye’de bizim dönemimize kadar özellikle sağlık sektöründe o derece acınacak haldeydik ki, bütün Türkiye’de 611 tane ambulans vardı. Dün Burdur’da söyledim, Burdur’da bir tane ambulans vardı, Kütahya’da 10-11 tane ambulans vardı. Şimdi Türkiye’de 4387 ambulans var, ambulans helikopter, ambulans uçak, kar paletli ambulanslar. Vatandaşımız her an her yerde en iyi sağlık hizmetini alıyor mu? ("Evet" sesleri) Alıyor mu? ("Evet" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) Kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) İşte bu.

Eylül ayı geldiğinde bu bacılarımız, anneler, o onurlu Anadolu kadını çocuklarımızın kitaplarını nasıl elde edeceğiz diye düşünüyorlardı, nasıl alacağız diye düşünüyorlardı. Şimdi milyonlarca ders kitabı vatandaşlarımıza bedava veriliyor mu? ("Evet" sesleri) Veriliyor mu? ("Evet" sesleri) Veriliyor mu? ("Evet" sesleri) İşte aradaki fark bu. Biz bunu yaptığımızda vatandaşa sadaka veriliyor diyen Kılıçdaroğlu, şimdi hesapsız, kitapsız vaatler peşinde. Millet bu yalanlara prim verir mi? ("Hayır" sesleri) Verir mi? ("Hayır" sesleri) İşte milleti anlamamalarının sebebi bu, hiçbir zaman anlamadılar.

2002’den bu yana 12 yıl içinde 737 hastane yaptık, 1737 birinci kademe aile sağlığı merkezleri yaptık. Türkiye’yi boydan boya her açıdan yeniden imar ettik, 18 bin kilometre duble yol yaptık.

(“İlahiyat fakültesi istiyoruz” sesleri) Peki, Dumlupınar Üniversitesi’ne inşallah ilahiyat binasıyla ilgili talebinizi gündeme getirir yaparız Allah’ın izniyle.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.