Yükleniyor...

Basbakan Erdogan’in Kahramanmaras Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni

 

Sizleri yürekten selamlıyorum Edeler, seni yürekten selamlıyorum Kahramanmaraş.

Afşin, Andıran, Çağlayancerit, Ekinözü; sizleri gönülden selamlıyorum.  Elbistan, Göksun, Nurhak, Pazarcık, Türkoğlu; sizleri muhabbetle selamlıyorum.

Maraş Maraş derler, bu nasıl Maraş, bu nasıl Kahramanmaraş, bugün bir başkasın Kahramanmaraş, bugün yine tarih yazıyorsun Kahramanmaraş, bugün dünyayı kıskandırıyorsun Kahramanmaraş. Kahramanmaraş, sen bize Hazreti Ömer’in emanetisin, biz bize Halid Bin Velid’in, Malik Bin Eşter’in, Ashab-ı Keyf’deki 7 yiğidin emanetisin. Kahramanmaraş, sen bize Sütçü İmam’ın, Rıdvan Hoca’nın, Necip Fazıl’ın, Erdem Bayazıt’ın, Cahit Zarifoğlu’nun, Abdürrahim Karakoç’un, Aşık Mahsuni Şerif’in emanetisin. Sen bizim gözbebeğimizsin Kahramanmaraş, sen başkasın, sen müstesnasın, çünkü sen kahramanlar diyarısın. Sen yiğitlerin diyarısın, sen ashabın, evliyanın, söz ustası şairlerin diyarısın, seninle iftihar ediyoruz ey Kahramanmaraş.

Allah sizden razı olsun ey Kahramanmaraş. Rabbim şu muhabbetimizi daim eylesin. Rabbim kardeşliğimizi muhafaza etsin.

30 Mart seçimleri inşallah Türkiye için, milletimiz için, demokrasimiz için, en çok da yeni büyükşehir olan Kahramanmaraş için hayırlara vesile olsun.

Arif Nihat Asya’nın o güzel dizlerini bugün burada bir kez daha okuyacağım. Bilirsiniz değil mi? Maraş Türkiye’nin kalem kaşıdır. Maraş Türkiye’nin köşe taşıdır. Maraş tarihleri inşa ettiren koca Sinan’ların ustabaşıdır.

Edeler, hissiyatınızı çok iyi anlıyorum Edeler. Siz Türkiye’de oynanmak istenen oyunu görüyorsunuz. Siz sokaklarda oynanmak istenen oyuna görüyorsunuz. Bir avuç seçkinin, bir zümrenin sizin iradenizi nasıl gasp etmek istediğini sizler çok iyi görüyorsunuz. Ama asla hüzünlenmeyin, asla yeisse kapılmayan, başınızı asla öne eğmeyeceksiniz, çünkü siz milletsiniz, siz bu ülkenin sahiplerisiniz, siz inanlarsınız, siz üstünsünüz.

Unutmayın, 7 güzel insandan birinin, değerli Sezai Karakoç’un o muhteşem dizeleri ne diyor? Bunu bir daha hatırlayalım mı? Ne diyordu orada? Sakın kader deme, kaderin üzerinde bir kader vardır. Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır. Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır. Yanmışsam külünden yapılan bir hisar vardır, yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.

Evet, bütün tuzakların üzerinde, hiç merak etmeyin, bir tuzak vardır, bütün bu planların üzerinde bir plan vardır. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, bize millet yeter, bize Allah yeter. Biz sabırlı olacağız, biz sağduyumuzu muhafaza edeceğiz, biz sokaklarda taşkınlıklara, şımarıklıklara, vandallığa, terörizme asla prim vermeyeceğiz. Biz sabırla sandığı, sabırla 30 Mart’ı bekleyecek, söyleyecek sözümüzü işte orada haykıracağız.

Kardeşlerim, sevgili Edeler; bu paralel yapı yanına CHP’yi alarak, yanına MHP’yi alarak, yanına malum medyayı alarak, malum işveren çevrelerini alarak, hatta yanına marjinal sol örgütleri alarak Türkiye’ye ve devlete karşı ahlaksız bir saldırı başlattı. Kardeşlerim, inanın bunların ahlakı yok, bunlar edepten nasiplerini almamışlar. Perde gerisinden iftiralar atıyorlar, saklandıkları yerden kasetler yayınlıyorlar, gizledikleri inlerinden montajları piyasaya sürüyorlar, Türkiye düşmanı, millet düşmanı herkesle işbirliği yapıyor, içeride ve dışarıda Türkiye’yi yıpratmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Kardeşlerim, devletin içine sızmışlar, düşünebiliyor musunuz, bir kısım polis, bir kısım yargı işbirliği halindeler. Sen bir Cumhurbaşkanını dinleyemezsin yasal olarak, bir Başbakanını dinleyemezsin, bir Genelkurmay Başbakanını dinleyemezsin, bakanları dinleyemezsin. Kardeşlerim, ama bunlar bunu yaptılar ve ondan sonra da biz yapmadık; yiğit ol yiğit, yiğit ol. Kimin nerede ne yaptığını artık öğreniyoruz. Sizi şu biraz daha sabırdan sonra nerede olduğunuzu ortaya koyacağız. Niye kaçıyorsunuz, niye kaçıyorsunuz? Ha, kainatın imamı Pensilvanya’da, siz de Pensilvanya’ya gidiyorsunuz. Şimdi yeni planlar yapıyorsunuz öyle mi? Sizin bundan sonra o planlarınız filan sökmeyecek, çünkü siz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden daha güçlü değilsiniz, gereği neyse bunun bedelini ödeyeceksiniz, 35 yıldır yaptıklarınızın bedelini ödeyeceksiniz. Ve bu öyle kolay kolay göz ardı edilecek bir durum değil.

Bunlar vatansever değil, bunlar örgütlerinin çıkarları her şeyin üzerinde, devletin, milletin, Türkiye’nin üzerinde görüyor, örgütleri için her yolu meşru, her yolu mubah kabul ediyorlar. Kardeşlerim, amaçları için, amaçlarına ulaşmaz için her yol bunlarda meşru. Yeri geldiği zaman bizim şu yavrularımıza ne yaptılar ya? Başını örtmeyebilirsin dediler, başınızı açın üniversiteye gidin dediler. Hocaymış; ne hocası ya? Kalkıyorsun 28 Şubat’ta 10-15 yıl önce diyorsun ki, bu bir itikadi meseledir, başınızı açamazsınız. 28 Şubat’ta ne oldu, yeni bir vahiy mi geldi sana da başınızı açarak üniversiteye gidebilirsiniz dedin, füruattır dedin? Ah kardeşlerim ah, ne çile çekti bu kızlar ya.

15 yıl iman hatiplerin orta kısmını kapattılar, öyle mi? Meslek liselerini mahvettiler. Kardeşlerim, benim de 2 kızım mağdur oldu, oğlum mağdur oldu, niye? Bir de katsayı engeli çıkardılar. Ne oldu? Sonunda imam hatiplerin orta kısımları açıldı mı? Artık üniversitelerde katsayı kalktı mı? Şimdi istediğiniz üniversiteye gidebilecek misiniz? Hatta hatta düz liselerde bile artık Kur’an-ı Kerim dersi seçmeli olarak var mı? Peygamber Efendimizin hayatı, Siyeri Nebi var mı? Artık yeni bir dönem başladı, şimdi benim milletim, bizim gençliğimiz asıl küllerinden şimdi ayağa kalkıyor; normalleşme bu.

Okullarımızda başı açık-başı örtülü, bir kavga var mı? Buyurun, kardeş-kardeş kızlarımız birlikte ilim tahsil ediyorlar. Bak demek oluyormuş. Ne oldu?

Şimdi ben sizden bir şey istiyorum, bundan sonra çok çalışacaksınız, başaracaksınız ve en yüksek dereceli puanlarla en ideal üniversitelere gireceksiniz ve bunlara neyin nereye takıldığını göreceksiniz.

Ve bunlara şunu söyleyeceksiniz: Uzaya uydu gönderdiniz de başörtümüze mi takıldı be? Bunu söyleyeceksiniz, bunu başaracaksınız. İşte şimdi normalleşen bir Türkiye var.

Çıkmış geçen günü Kılıçdaroğlu demez mi, başörtüsü sorununu ben hallettim diyor. Ya Kılıçdaroğlu, ya bunu sen kime yutturacaksın ya? Senin ne olduğunu herkes çok iyi biliyor ya. Sizin zihniyetinizin ne olduğunu çok iyi bu millet biliyor ya. Siz başörtülüleri, çarşaflı hanımları CHP’nin otobüsünden apar topar atan partisiniz ya. Bunlar hep kayıtlarda var.

Siz bu millete yıllarca zulmettiniz, yıllarca. Kardeşlerim, bu millete on yıllarca zulmetmiş, bu milletin değerlerini ayaklar altına almış bir partiyle bile Pensilvanya işbirliği yapabiliyor.  Şimdi ona oy istiyorlar; duyuyorsunuz değil mi? MHP’ye oy istiyorlar.

Kardeşlerim, Sütçü İmam Kahramanmaraş’ta benim bacımın başörtüsüne dokunamazsınız diyerek ilk kurşunu atmış, istiklal mücadelesinin ateşini yakmıştı. Sütçü İmam’ların, Rıdvan Hocaların kahramanlığı üzerine kurulan Cumhuriyette maalesef Cumhuriyet Halk Partisi başörtüsünü de, Kur’an kurslarını da, imam hatipleri de, milletin manevi değerlerini de tahkir etti, yasakladı. Sütçü İmam benim bacımın örtüsüne dokunamazsın derken, bu Pensilvanya çıktı, başörtüsü füruattır diyebildi.

Şimdi röportajlar yapmaya başlamış, hadi bakalım, yap şu röportajlarını yap, eteklerindekileri bir dök. Oradan bize şimdi…

CHP’nin iktidarı döneminde, tek parti dönemlerinde yıllarca camiler kapatıldı, ahıra, depoya çevrildi, ezanın aslı yasaklandı, çocuklara Kur’an öğretilmesi yasaklandı, kitaplar yakıldı, yasaklandı, toplatıldı, alimlere çok ağır cezalar, çok ağır zulümler yapıldı, Said-i Nursi’ye hem hayattayken, hem vefat ettikten sonra zulmedildi.  Daha yakın zamanlara kadar bu CHP üniversitelerde kızların başörtülü okumalarını engelledi. İşte bu Pensilvanya hem de merhum Said-i Nursi’nin izinden gittiğini iddia eden bu Pensilvanya şu anda bu CHP ile birlikte hareket ediyor, bu CHP’ye oy istiyor.

Ve bir de şu yalan, ne diyor: Ben bugüne kadar oy kullanmadım, bundan sonra da kullanmayacağım diyor. Ya ne yapacaksınız İmam Efendi? Sadece istikamet verecek. AK Parti’nin karşısında en güçlü parti kim? CHP, oyu ona verin. Kim? MHP, oyu ona verin. Kim? BDP, oyu ona verin.

Kardeşlerim, bunların şakulü yok, tamamen istikameti şaşırmış vaziyetteler, çünkü bunların ittifakından Türkiye için hayırlı bir şey çıkmaz, bunların yol arkadaşlığı Türkiye’ye hayır getirmez, bu kirli bir ittifaktır, bu bir şer ittifakıdır. Kardeşlerim, 40 çürük yumurtadan  1 sağlam yumurta çıkmaz. İşte siz 30 Mart’ta bu ittifakı bozacaksınız.

Şimdi kaç günümüz kaldı? Bugünü saymazsak 13 gün kaldı. Hanım kardeşlerim, size ben bugün başka bir isimle hitap edeceğim, ablalar, 13 gün kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ama birilerinin ablaları var ya, siz o ablalara zaten gereğini söylüyorsunuz, tamam?.. Öyle kapılara filan yaklaştıklarında gereken cevabı verin. Onlara şunu söyleyin: Partinizi kurun da öyle gelin deyin, partinizi kurun da öyle gelin.

Ağabeyler, 13 gün gece-gündüz demeden çalışmaya var mıyız? Sizin kapılarınızı da çalıyorlar mı? Gereğini aynen, partinizi kurun da öyle gelin. Biz sizin cemaziyülevvelinizi biliriz, kurun da öyle gelin. 

Kardeşlerim, bunlarda iftiranın her türlüsü var, yalanın her türlüsü var. Kardeşlerim, takiye bunlarda, işte en son bir tane daha. Kardeşlerim, yandaş gazete, gazeteler, onlarla şimdi kalkıyorlar oğluma bir iftira daha. Benim oğlumun avukatıymış, kimse, ne tanıyoruz, ne biliyoruz, böyle bir avukatı yok oğlumun. Ve oğlumun şu anda oturduğu yere yakın bir yerde, bir sitede orada evleri varmış. Hiç yakından uzaktan alakası yok, böyle de bir avukatı yok. Böyle bir sahtekarlık olmaz ya, böyle bir sahtekarlık olmaz.

Ve broşürler dağıtıyorlar, broşürlerin içinde A’dan Z’ye yalanlar, montajlar, dublajlar var. Bunları ben tamamen o münafıklar silsilesi içerisindeki Haşhaşilere benzetiyorum. Bunlar çete, bunlar örgüt, cemaat filan değil ha. O tertemiz, pırlanta gibi cemaatler var.

Biz, unutmayın gençler, Allah’ın huzurunda rükudan başka hiçbir yerde eğilmeyiz. Bize bugüne kadar boğun eğdiremediler, bundan sonra da asla.

Kardeşlerim, Kahramanmaraş; Türkiye’de gerçekten ömrüne ilme vakfetmiş, gerçekten içiyle, dışıyla alim olan gönül insanlarımız var. Türkiye’de kendisini talebe yetiştirmeye adamış, hiçbir karşılık beklemeden, almadan vermeyi şiar edinmiş samimi cemaatler var. Kendisini gerçekten yardımlaşmaya, paylaşmaya adamış, mazlumlara hizmete adamış hayırsever derneklerimiz var, vakıflarımız var. Türkiye’de gerçekten vatanını seven, çalışkan, milli ve manevi değerlerin bağlı öğrenciler yetiştirmeye çalışan okullarımız var. Sui misal emsal olmaz, kötü bir örnek çıktı diye, istismarcı, fitneci bir örnek çıktı diye alimlerimizin, cemaatlerin, dernek ve vakıfların yıpratılmasına asla izin vermeyeceğiz. İyiyi ve kötüyü birbirinden ayıracak, geçmişte olduğu gibi geleceği de hayır üzerine inşa etmeye devam edeceğiz.

Bakın kardeşlerim, Pensilvanya’daki bu zat 99’da buradan giderken onun yakın arkadaşları ne diyordu biliyor musunuz? İnzivaya çekildi. Şimdi kendisi ne diyor? Ben münzevi hayatı yaşıyorum diyor, benim dünya işleriyle ilgim, alakam yok diyor.

Peki, Kahramanmaraş’ın şahsında ekranları başında bizi izleyenlere sesleniyorum, münzevi kimdir? Şimdi bunu sizlere tarif ediyorum; münzevi kendini Allah’a adamak için dünyadan el, etek çeken kişidir, sadece Allah rızası için çalışan kişidir, tecessüs ve casusluk peşinde koşmayan kişidir. Gerçek münzevi kimdir biliyor musunuz? Bizim maneviyat dünyamızın yıldızları İbrahim Ethem’dir, Abdülkadir Geylani’dir, Halid-i Bağdadi’dir, Said-i Nursi’dir, Mehmet Said Kotku’dur, gerçek münzeviler ve Allah dostları işte Ashab-ı Keyf’tir. Ananas gönderen, ihale dağıtan, casusluk yapan, özel hayatı araştıran, tehdit ve şantaj peşinde koşan, holdingle, bankalar kuran kişi münzevi olamaz, münzevi değildir. Bu kişi dibine kadar dünyaya batmış bir dünyevidir.

Sahte alimlerin, fitnecilerin, ajanların ve casusların Türkiye’ye hükmetmesine asla izin vermeyiz. Türkiye’nin ve milli iradenin iftiralarla, yalanla, montajlarla esir alınmasına asla izin vermeyiz. Sesi çok çıkanların, şımarıkların, edepsizlerin ve ahlaksızların sokakları teslim almasına, Türkiye’nin gündemini teslim almasına müsaade etmeyiz, göz yummayız. Biz 77 milyonun bu ülkede kardeşçe yaşamasını her zaman savunduk ve savunacağız. Biz kardeşlik için mücadele verdik, bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ölümleri durdurmak için, gözyaşlarını dindirmek için çırpındık, bunun için çırpınmaya devam edeceğiz. Çoğunluğun azınlığa hükmetmesine rıza göstermeyiz, ama herkes bilsin ki azınlığın çoğunluğu tahakküm altına almasına da müsaade etmeyiz.

Kardeşlerim, Türkiye yakın zamanda çok sıkıntılar yaşadı. Bugün Aydın’da da anlattım, 27 Mayıs mücadelesini yapabilmek için, zemini hazırlayabilmek için gençleri, işçileri, üniversite hocalarını sokaklara döktüler, Menderes’i yıpratabilmek için sokakları ateşe verdiler, maalesef gençler hayatlarını kaybettiler, aynı şekilde 12 Eylül öncesinde bir hiç uğruna gençler hayatlarını kaybettiler, işte burada, Kahramanmaraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Gazi Mahallesi’nde gencecik bedenler cansız yere düştüler.

Kardeşlerim, 30 yıl boyunca bölücü terörün saldırılarında 40 bine yakın insanımızı kaybettik, 8 bin kadar askerimizi, polisimizi, korucumuzu şehit verdik. Biz Türkiye’de hiçbir şekilde yeni acılar yaşansın istemiyoruz, ne bahaneyle olursa olsun gençlerin ölmesini ve öldürmesini asla istemiyoruz, annelerin, babaların üzülmesini, yüreklerin yanmasını asla istemiyoruz. Ancak, çocukları, gençleri sokaklara iterek, onları tahrik ederek, onların ölümüne sebebiyet vererek hiç kimsenin de kirli emellerine ulaşamayacağını herkes bilsin istiyoruz. Türkiye bu kirli oyunları çok yaşadı, çok gördü, yeni kirli oyunlara tahammülümüz yok. İşte bu Pensilvanya için Türkiye’de insanların ölmesi bir şey ifade etmiyor olabilir, CHP için Türkiye’de gençlerin ölmesi zaten hiçbir şey ifade etmedi, bugün de ifade emiyor olabilir. Suriye’de 160 bin kardeşimizin öldürülmesi zalim, cani Esad tarafından Kılıçdaroğlu için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir, bu Bahçeli için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir. Kardeşlerim, bu medya için, bu işveren örgütleri için gençlerin kanı, gençlerin çatışması elverişli bir rant ortamı olabilir. Sevgili kardeşlerim, ama ben ülkemdeki tüm sağduyulu, tüm sorunlu kişileri bu oyunu görmeye, bu oyuna dur demeye davet ediyorum.

Kardeşlerim, tarihimizin en büyük ihanet girişimlerinden biriyle karşı karşıyayız. 40 yıldır devlet içinde sincice örgütlenmeye çalışan bu yapı şu anda kendi çıkarları adına her şeyi ateşe atmaya çalışıyor. İşte şu anda çeşitli uluslararası gazete ve televizyonlarda Türkiye aleyhine haberler yaptırıyor, reklamlar yayınlatıyorlar, Türkiye düşmanı ne kadar çevre varsa, ne kadar odak varsa onlarla işbirliği yapıyorlar. Türkiye içinde CHP, MHP ve BDP’yi şantajla, tehditle kendi saflarına çektiler, kendi oyuncakları haline getirdiler. Yargı içinde, emniyet içinde kurdukları çetelerle adeta Türkiye’nin emniyetini, Türkiye’deki hukuk sistemini sabote etmek istediler. Mertçe meydana çıkamıyorlar, cesaretle partilerini kurup sandığa gelemiyorlar, hukuk içinde değiller, hatta kendi kimlikleriyle ortaya çıkmak yerine iftirayı, edepsizliği tercih ediyorlar.

Ben şundan eminim: Milletim bu çirkinliği çok net gördü. Sizler bu ahlaksızsa saldırıları, bu haince, alçakça saldırıları çok iyi görüyorsunuz. İşte 30 Mart’ta bu saldırılara cevap vermeye hazır mıyız? Hazır mıyız? Sandıklara sahip çıkmamız lazım, sandıklarda kuş uçurtmayacağız; tamam?.. Sabahın erken saatinden itibaren oralarda bulunacağız. İnşallah hukuk içerisinde bunlara gereken dersi vereceğiz. Hiç endişeniz olmasın, AK Parti gümbür gümbür yeniden geliyor. Millet bir kez daha AK Parti’ye koşuyor, millet partisine güveniyor, AK kadroya güveniyor. İnşallah milletimizi mahcup etmeyecek, Türkiye’yi birlikte büyütmeye devam edeceğiz.

Kardeşlerim, bir taraftan bu kurulan tuzakları birer birer bozarak yolumuza devam ediyoruz, diğer taraftan hizmet zincirini devam ettiriyoruz. Kardeşlerim, yaptıklarımızla yetinmiyoruz. Şimdi bu CHP’ye sorun, geldin buraya, konuşuyorsun konuşuyorsun… Geldi mi buraya? Gelmedi mi? Zaten gelmez belki de buraya, gelmez değil mi? Gelir mi? MHP geldi mi? Onun niyeti var mı? Onunda mı yok? Allah Allah. Yani olur ya, buralardaki adamları filan bir şeyler söylerse, onlara şunu söyleyin: Ya siz Kahramanmaraş’a ne yaptınız, onu söyleyin, ne yaptınız?

Yani şu MHP biliyorsunuz merhum Ecevit’le beraber bir hükümet kurdular. O hükümeti kurdukları zaman ne yaptılar 3,5 senede? Hiçbir şey yapamadı, bırakıp kaçtı gitti. Biz ise sürekli yeni projeler üretiyoruz.

Kardeşlerim, inşallah şimdi de attığımız yeni adımlar, 208 derslikli, her türlü sosyal, kültürel ihtiyaca cevap verecek dev bir eğitim kampüsünü yapıyoruz Kahramanmaraş’ta; proje hazır, inşallah bu yıl içinde ihalesine çıkıyoruz.

Kahramanmaraş’a 2 hastaneden oluşan, toplam 500 yatak kapasiteli bir şehir hastanesi yapıyoruz, maliyeti 301 trilyon.

Kardeşlerim, 12 yılda Kahramanmaraş’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Biz sizi çok seviyoruz, biz size aşığız ya. Ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 10 katrilyon, neredeyse her yıla 1 katrilyon.

Kardeşlerim, enerjide 3 katrilyon yatırım yaptık, orman ve su işlerinde 937 trilyon yatırım yaptık, ulaştırma ve haberleşmede 815 trilyon yatırım yaptık, eğitimde, üniversite dahil, 463 trilyon yatırım yaptık, sağlıkta 374 trilyon yatırım yaptık, tarım ve hayvancılıkta 770 trilyon yatırım yaptık.

Kardeşlerim, biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Bizde ayrım yok, biz Türkü’yle, Kürt’üyle, Roman’ıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, velhasıl tek millet dedik, yola öyle çıktık.

İki; tek bayrak dedik. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehitlerimizin simgesi.

Mithat Cemal Kuntay ne diyor? Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Onun için 780 bin kilometrekare bizim için tek vatan. Batıda ne varsa doğuda, güneydoğuda da o olacak, kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak, her yerde adil bir şekilde bu yatırımları yapacağız.

Kardeşlerim, bu şekilde yola devam ederken, şu ana kadar biz Türkiye’de Cumhuriyet tarihinde yapılan dersliklerden yarıdan fazlasını, 205 bin derslik yaptık. Kahramanmaraş’a 3023 derslik yaptık, 14 bin adet bilgisayar gönderdik, 907 okula internet bağlantısı yaptık dünyayla gençlerimiz görüşsün diye. 361 bilişim teknolojisi sınıfı kurduk. Şimdi FATİH Projesi geliyor, 1158 sınıfa etkileşimli tahtaları kurduk, 350 adet tablet bilgisayar gönderdik, şimdi bunların arkası geliyor.

Kardeşlerim, okullarda kitaplarımızı ücretsiz alıyor muyuz? Üniversite öğrencilerimiz biz gelmeden önce 3 ayda bir 45 lira alıyorlardı. Şimdi 300 lira, 200 lira da beslenme yardımı veriyoruz Kredi Yurtlar’da olanlara, 500 lira.

Ve tek vatandan sonra tek devlet; devlet içinde devlet yok.

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Kılıçdaroğlu da öğrenci bu işareti ha, öğrendi öğrendi. İçini farklı dolduruyor ama, varsın doldursun bakalım, sonra aslını öğrenir.

Kardeşlerim, Türkiye genelinde FATİH Projesinin başladığı günden bugüne 163 bin tablet bilgisayar gönderdik, inşallah bu ay içerisinde 675 bin daha tablet bilgisayarı öğrencilerimize göndereceğiz.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesinde 3 fakülte, 2 yüksekokul ve 1 meslek yüksekokulu açtık. Kardeşlerim, şimdi 221 trilyon lira maliyetle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’ne 600 yataklı araştırma ve uygulama hastanesini getiriyoruz.

Yine Sütçü İmam Üniversitesi’nde 2002 yılında 10 bin öğrenci vardı, şimdi 22 bin.

Kardeşlerim, 2140 kişi kapasiteli 4 adet yükseköğrenim öğrenci yurtlarını tamamlayarak hizmete sunduk.

Kahramanmaraş’taki öğrencilere toplam 173 trilyon burs ve kredi verdik.

Sağlıkta kardeşlerim, hastanelerimizin tıbbı cihaz, bunun yanında birçok eksikliklerin giderdik, personel, araç, gereç eksiklerini giderdik.

Kahramanmaraş’a 400 yataklı üstat Necip Fazıl’ın adını verdiğimiz bir devlet hastanesi kazandırdık.

Yine 125 yataklı kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesi kazandırdık.

Pazarcık’ta, Çağlayancerit’te, Nurhak’ta toplamda 150 yataklı devlet hastanelerini hizmete sunduk.

Bitmedi, 300 yataklı Elbistan devlet hastanemizin 19 Mart’ta, yani 2 gün sonra temelini atıyoruz.

Kardeşlerim, bakın bu topluluğun içerisinde bu tür manzaraların olmaması lazım. Bu toplulukta birlik olur, bu toplulukta beraberlik olur,  bu toplulukta kardeşlik olur. Bu topluluğun içerisinde, hele hele Kahramanmaraş’ta kimse kimseye yan gözle bakmak. Çünkü biz yola çıkarken ne dedik? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, her birlikte Türkiye olacağız.

Biz birbirimizi niye seviyoruz, Yaratandan ötürü seviyoruz; öyle mi? Yaratandan ötürü birbirini seven kalkar da kardeşine el kaldırır mı? Aman, aman buna dikkat edeceğiz.

Kardeşlerim, Türkoğlu’na 50 yataklı bir devlet hastanesi yapıyoruz.

Toplu konutta 2315 konut inşa ettik, Kahramanmaraşlı kardeşlerimize teslim ettik.

Afşin, Göksun ve Pazarcık adalet saraylarını tamamladık, hizmete sunduk.

Değerli kardeşlerim, Kahramanmaraş’a 2002 yılına kadar ne kadar bölünmüş yol yapılmıştı biliyor musunuz? 73 kilometre, 79 senede 73 kilometre. Biz 11 senede 212 kilometre bölünmüş yol yaptık. Ayrıca değerli kardeşlerim, 3840 kilometre asfalt yol, 9 adet köprü yaptık.

Kahramanmaraş’ın Adana, Osmaniye, Adıyaman’la olan kara yolu bağlantılarını bölünmüş yollarla sağladık. Kahramanmaraş-Gaziantep kara yolu bağlantısını bölünmüş yol olarak tamamladık.

Kardeşlerim, 273 kilometre uzunluğundaki Kayseri kara yolu bağlantısının 230 kilometresini bölünmüş yol olarak tamamladık, kalan 43 kilometresini de 2 yıl içinde bitiriyoruz.

Kardeşlerim, 223 kilometre uzunluğunda Malatya kara yolu bağlantısının 216 kilometresini bölünmüş yol olarak tamamladık, kalan bölümünü de yakında bitiriyoruz.

345 kilometre uzunluğunda Sivas karayolu bağlantısının 302 kilometresini bölünmüş yol olarak tamamladık, kalan 43 kilometreyi ise yine önümüzdeki yılsonuna kadar inşallah bitiriyoruz.

Kahramanmaraş Nurdağı yolunu, Elbistan şehir geçişi yolunu, Nurhak şehir geçişi yolunu bölünmüş yol olarak inşa edip bitirdik.

Kahramanmaraş çevre yolunum büyük çoğunluğunu yine bölünmüş yol olarak yapıp hizmete açtık. Şimdi de bu yola 3’üncü şeridi ve 3 adet kavşak yapıyoruz.

Kardeşlerim, Kahramanmaraş-Elbistan yolunun müjdesini beklediğinizi biliyorum. Bu müjdeyi veriyorum, Elbistan’la Kahramanmaraş’ı 90 kilometrelik bir yolla bağlamayı planlıyoruz. İnşallah en kısa sürede bu projenin altyapı çalışmalarına başlıyoruz.

Kardeşlerim, bütün bunların yanında 12 yılda Kahramanmaraş barajlarla ihya oldu, sulamalarla ihya oldu. Bakınız barajlarla, göletlerle çok büyük mesafe aldık. Kahramanmaraş’ın içme ve sulama suyu sorununu çözmek için Erkenez Çayı üzerinde Ayvalı Barajını inşa ettik. 25 kilometre uzunluğundaki isale hattıyla inşa ettiğimiz içme suyu arıtma tesisiyle suyu verdik. Ayvalı Barajından borulu şebekeyle 17 bin dönüm araziyi sulayacağız.

Kardeşlerim, çiftçilerimizin hizmetine hamdolsun sunuyoruz. Geçtiğimiz Aralık ayında Adatepe Barajını Kahramanmaraş’ımıza kazandırdık. Bu baraj ile 315 bin dönüm tarım arazisini sulayacağız. Kahramanmaraş’a kazandırdığımız bir diğer barajımız 2011 yılında hizmete aldığımız Kılavuzlu Barajı. Kılavuzlu Barajıyla hem tarım arazilerini suluyor, hem enerji üretiyor, hem de tarım arazilerini taşkınlardan koruyoruz. Kardeşlerim, sulama şebekelerinin yapılmasıyla bu bölgedeki kardeşlerimize yılda 329 trilyon net gelir artışı sağlamış olacağız. Afşin’in Altınelma, Tanır, Bakraç, Çobanbeyli, Arıtaş ve Çolhan beldeleriyle 24 köyün 2045 yılına kadar içme ve kullanma suyu ihtiyacını Hurman Çayı yatağındaki Kurudere kaynaklarından karşılayacağız.

Kardeşlerim, 2005 yılında Kahramanmaraş’ımıza doğalgazı verdik mi? Artık evlerde doğalgaz var mı? Ne çileler çektiniz. Kömür yaktık, bir oda ısındı öyle mi? Şimdi doğalgazla bütün daire ısınıyor mu? Bütün aile, beyler, hanımlar, çocuklar insanca yaşamayı öğrendik ya. Mutfağımızda sıcak suyumuz var mı? Banyomuzda sıcak suyumuz var mı? Hemen basıyorsun düğmeye sıcak su. Şehrin şu anda yüzde 65’inden fazlası bugün doğalgaz rahatlığını yaşıyor. Bir medeniyet şehri olan Kahramanmaraş’ımıza bu yakışırdı.

Ve tarihi eserlerimizi restore ediyoruz, onları tekrar medeniyet hafızamıza tekrar kazandırdık. Tarihi Çukur Hamamını, Eshab-ı Kehf Külliyesini, Elbistan Kızılcaoba Camiini, Taşhan bitişiğindeki işyerlerini restore ettik. Dedeoğlu ve Zabun Konaklarını, tarihi Bakırcılar Çarşısını da restore ederek eski ihtişamlı günlerine inşallah kavuşturuyoruz.

Kapıçam ve Yavşan Yaylasına tabiat parkı statüsü kazandırdık. Başkonuş Yaylasına tabiat parkı statüsü kazandırmak için yasal prosedürü başlattık. Burayı kamp ve karavan turizmi için yeni bir merkez haline getirdik.

Değerli kardeşlerim, Kahramanmaraş bizi bugüne kadar hiç yalnız bırakmadı, hep destek oldu.

Kardeşlerim, tabii Kahramanmaraş’la ilgili bu tür bir çalışmamız yok değil var. Fakat arkadaşlar, kutlu doğumlar 9 ay 10 günde olur. Biz tabii şimdi hepsini birden istiyoruz. İnşallah bu adımlar atılacak, ben şu anda onunla ilgili size ufak bir bilgiyi buradan…

Kardeşlerim, hızlı trenle ilgili olarak bildiğiniz gibi 2023 projelerimiz kapsamında Ankara’dan başlayıp Konya-Karaman-Mersin-Adana-Gaziantep-Şanlıurfa-Mardin’den sınıra kadar ulaşan bir hızlı tren hattı yapıyoruz. Ankara-Konya arası bitti, halihazırda kullanılıyor. Konya-Karaman arasında inşaata başladık, sırayla bu tarafa geliyoruz, bu hat Osmaniye Narlı’ya geldiğinde Kahramanmaraş’a oradan bir bağlantı sağlayacağız. Şu anda bunun proje çalışmaları yapılıyor. Bunu da özellikle bilmenizi istiyorum. İnşallah Kahramanmaraş da bu konfordan böylece istifade etmiş olacak.

Kardeşlerim, 30 Mart’ta Kahramanmaraş’tan şöyle kahramanlığına yakışır muhteşem bir sonuç bekliyorum, sandıkları patlatmanızı bekliyorum. Sandıklara iyi sahip çıkmanızı bekliyorum. Pensilvanya’ya cevap bekliyorum.

Bir şey söyleyeyim; bunların burada dershaneleri var mı? Dershanelerinde çocuklarınız varsa çekip alın, çekip alın, okullarında varsa alın. Hafta sonlarında Milli Eğitim Bakanlığımız olarak takviye kursları vermek suretiyle ücretsiz olarak Milli Eğitim Cumartesi-Pazar çocuklarımıza takviye kursu verecek. Tamam, Cumartesi-Pazar bu takviye kurslarını biz vereceğiz. Devletin okulları bize yeter, bunlara gerek yok.

Kardeşlerim, bunların yayın organlarını da kesinlikle evinize sokmayın. Bizim okuyacağımız dürüst, yalana yanlışa prim vermeyen gazetelerimiz çok. Bunlardan istifade edelim, bunlara güç vermeyelim, bunlara dikkat edelim, bunların yandaş medyalarına da dikkat edelim. Ona göre yere sağlam basalım. Bunlar da neyin ne olduğunu gayet iyi anlasınlar. Bu istiklal mücadelesidir, bunu unutmayın.

Şimdi Kahramanmaraş’ı biz büyükşehir yaptık. Kim karşı çıktı? CHP. Kim karşı çıktı? MHP. Kim karşı çıktı? BDP. Anayasa Mahkemesine götürdü CHP. Ya şimdi hangi yüzle gelip de bunlar sizi biz büyükşehir yaptık, eee, oyunuzu bize verin. Ya Anayasa Mahkemesine götürdünüz. Bunlar belediyecilikten falan anlamaz, bunlar büyükşehirden falan anlamaz. Bu kardeşiniz İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanı olarak huzurunuzda 4,5 yıl.

Kardeşlerim, ne CHP, ne MHP, ne BDP, bunlarda hizmet diye bir şey yok, bunlarda eser diye bir şey yok. İşte burada. Kardeşlerim, daima millet… Daima millet… Büyük medeniyet yolunda insan, demokrasi, şehir; ilkemiz bu.

Şimdi şöyle Büyükşehir Belediye başkan adayımızı zaten tanıyorsunuz. Kardeşlerim, istiyorum ki Mustafa kardeşimle Kahramanmaraş Merkezde tabii size iki dönem bir hizmet verildi. Şimdi ise Kahramanmaraş’ın tamamına hizmet verecek, ilin tamamına hizmet verecek, mülki sınırların tamamına hizmet verecek bir nöbet değişimi yaptık. Ve Büyükşehir Belediye başkan adayımız Fatih Mehmet Erkoç inşallah hizmette bulunacak. Tüm ilçelere, artık köy yok, ne var? Mahalle var. Belde yok, ne var? Mahalle var. Oraların kanalizasyonlarına varıncaya kadar Büyükşehir Belediyesi bu hizmeti verecek. İtfaiye teşkilatına varıncaya kadar bunu verecek. İlçe belediye başkanlarıyla beraber el ele bu hizmeti yürütecekler.

Kardeşlerim, burada nazım imar planlarını Büyükşehir çok büyük bir kadroyla yapacak. Uygulama planlarını binlik plan dediğimiz ilçe belediyeleri yapacak. El ele verecekler, bu işleri yürütecekler. Ve ben tabii genç, enerji dolu, İl Başkanlığımızı yapmış olan Fatih kardeşimle inşallah bu yola, bu hizmet yoluna buradan devam edeceğiz.

Ben Fatih Mehmet Erkoç kardeşimi sizlere emanet ediyorum. Ve Mustafa kardeşime de bugüne kadar vermiş olduğu hizmetleri sebebiyle şahsım adına, Partim adına, Kahramanmaraş adına teşekkür ediyorum, şükranlarımı bildiriyorum.

Şimdi bir de ilçe belediye başkan ve başkan adaylarımızı buraya çağıralım.

Belediye başkan ve başkan adaylarımızı buraya davet ediyorum. Kahramanmaraş’ta bugün farklı bir uygulama yapacağım onun için.

Şimdi 11’de 11’e var mıyız? 11’de 11’e var mıyız? Kahramanmaraş’a bu yakışır, Kahramanmaraş’a bu yakışır, ben sizde o coşkuyu görüyorum, o heyecanı görüyorum. Sütçü İmam’ın torunları bunu yapmalı. Rıdvan Hocanın torunları bunu yapmalı.

Şöyle bir el ele tutuşalım bakalım.

Şimdi şöyle bir de halka olalım, şöyle bir hilale dönüşelim. Büyükşehirle beraber 12’de 12 yapmaya var mıyız? Var mıyız? Var mıyız? Allah’ın izniyle bu iş bitmiştir.

Şimdi hazır mıyız?

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Kahramanmaraş’ı hatırlatıyor, bana her şey Türkiye’yi hatırlatıyor.

Kalın sağlıcakla, Allah yar ve yardımcımız olsun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.