Yükleniyor...

Basbakan Erdogan’in Keçiören Ilçe Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni

 

Keçiören, muhitim, sevdam Keçiören; bugün önce Trabzon’daydık, ardından Ordu’daydık ve şimdi de Keçiören’deyiz. İnşallah buradan Yenimahalle.

Kardeşlerim, bu ne sevdadır, bu ne aşktır. Rabbim, yol arkadaşlığımızı daim kılsın. İnşallah bu yolda hep beraber bu millete, bu bayrağa, bu vatana hizmette bizleri daim kılsın.

Kardeşlerim, hep söylüyorum… Çatlamasın be, onlar da bize lazım olacak. Bu yolculukta onları da yanımıza alacağız. Bugün bilmiyorlar, ama bilecekler, inşallah onlar da bu kervanda bizimle beraber yola devam edecekler.

Kardeşlerim, hep söylüyorum; biz bu yola çıkarken ne dedik? Tek millet dedik. Kardeşlerim… Kardeşlerim, bizde öyle bir göz var mı? Bizde öyle bir karakter var mı? Biz rükudan başka hiçbir yerde eğilmedik, eğilmeyiz.

Herhalde bizim konuşmamıza gerek kalmayacak.

Kardeşlerim, tek millet dedik, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, Roman’ıyla, Dağıstanlısıyla, Tatar’ıyla bir olacağız, iri olacak, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, Türkiye olacağız.

Kardeşlerim, her yerde söylüyorum, Ankara mitinginde de söyledim; ben Türk’ü Türk olduğu için sevmiyorum, Kürt’ü Kürt olduğu için sevmiyorum, Laz’ı Laz olduğu için sevmiyorum, Gürcü’yü Gürcü olduğu için sevmiyorum, Roman’ı Roman olduğu için sevmiyorum, beni yaratan Allah onları da yarattığı için seviyorum.

Kardeşlerim, BDP’ye bakıyorsun siyasi Kürtçülük yapıyor, MHP’ye bakıyorsun siyasi Türkçülük yapıyor. Kardeşlerim, CHP’ye bakıyorsun kumsalların partisiyim diyor. Kardeşlerim, biz 77 milyonun partisiyiz; bizi onlardan ayıran bu, bizi farklı kılan o.

Kardeşlerim, bakıyorsun biz tek bayrak diyoruz. Bunların içerisinde bir tanesi var ki BDP, hala bayrak şuurunu yakalayamamış, onda öyle bir bayrak idraki yok. Kardeşlerim, bayrak reklamımızı nasıl buldunuz, iyi miydi? Millet bölünmez, Türkiye yenilmez; bunu görecekler.

Kardeşlerim, bizler ilke olarak ne dedik, tek bayrak. Rengimiz şehidimizin kanı. Hilal, bağımsızlığımızın ifadesi. Yıldız, şehidimizin simgesi. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

Ne dedik, tek vatan dedik. Kardeşlerim, şimdi bir tanesi çıkıyor ben diyor bakıyorsun nerede benim Kürt kardeşlerim var, oranın partisiymiş, Kürtlerin temsilcisiymiş. Değerli kardeşlerim, bir diğeri bakıyorsun ben diyor, Türklerin temsilcisiyim, had oradan, hadi oradan. Nerede aldın sen bunun patentini ya. Hayatında Orta Asya’nın yollarını bilmez. 3,5 sene bu ülkede Başbakan Yardımcılığı yaptı oralara gidemedi. 3,5 senenin sonunda, 5 yıl bu millet ona görev verdi, 3,5 senenin sonunda değerli kardeşlerim Hükümeti bıraktı kaçtı.

Kardeşlerim… Hiç endişeniz olmasın, hiç endişeniz olmasın. Bu can bu tende oldukça bu millete, bu bayrağa, bu vatana feda olsun, böyle çıktık bu yola. Ne dedik, biz kefenlerimizi giyerek bu yola çıktık. Bunlar Menderes’i sallandırdılar, şehit ettiler, iki arkadaşını şehit ettiler, bunların Mısır’dakilerden ne farkı var. Bak 529 idam kararı. Ey Batı, neredesin, sesin niye çıkmıyor? Hadi Avrupa Birliği’nden idam kalkmıştı, niye sesiniz çıkmıyor? Türkiye’de bırakın idamı, şu anda kalkıyorsun ağırlaştırılmış müebbet hapis alanla ilgili kendine göre yorumlar yapıyorsun. 529 idam, kimi öldürdü bunlar, kimi öldürdü? Silahla mı yakaladın bunları? Hayır. Biz dedik, oldu dediler. Diyorum ki; zalimler için yaşasın Cehennem. Bunlar şu anda bazıları son zamanlarda televizyonlara çıkıp bizimle ilgili bazı yakıştırmalar yapıyorlar ya, diktatör, tek adam. Vicdanınıza yazık, siz diktatör görmediniz. Bu ülkede Erdoğan diktatör olacak da böyle konuşacaksın ha, kaçacak delik ararsın delik. Erdoğan’a küfredeceksin, Erdoğan’a hakaret edeceksin ve utanmadan sıkılmadan diktatör diyeceksin. Nasıl diktatörse bu? Ha neymiş bu ara tweet’ler kesilmiş, tweet’ler kesilmiş. Şimdi bu Keçiören’de, İstanbul’da yaptım 2 milyonu aşkın insanla orada bir referandum yaptım, şimdi burada da bir referandum yapıyorum. Bizim mahremimize, bizim ahlak kurallarımıza ve bizi affedersin yalan yanlış ifadelerle yakıştırmalarla kalkıp da tweet atıp bunları uyarmamıza rağmen kaldırmayanlara, kardeşlerim bunlara karşı bu tweeti uyardığımız halde Twitter merkezi buna hala yasak getirmiyor. Şimdi böyle bir olaya yola gelene kadar ben hayır dedim, siz ne diyorsunuz? Mesele bitmiştir. Benim için kararı veren yer burası, millet millet. Keçiörenli kardeşlerim, televizyonlara çıkıyorlar, birkaç böyle milletle birlikte yaşamayan, milletin dilini konuşmayan kişiler çıkıyorlar, televizyonlarda aynen şunu söylüyorlar: AK Parti prestij kaybediyor, Erdoğan prestij kaybediyor; ya bizim prestijimiz ne sizin nezdinizde, ne Avrupalının nezdinde, ne şunun nezdinde, ne bunun nezdinde. Biz halkın ve Hakk’ın nezdindeki prestijimize bakıyoruz. Bizim farkımız bu. AK Parti sizinle iktidar olmadı. Bir Twitter’ın savunmasını yapmak, bu ülkenin köşe yazarlarına mı kaldı ya, hale bak. Bu ülkenin milletine karşı, bu ülkenin devletine karşı, bu ülkenin Başbakanına başçalan diyen ahlaksızlara karşı onları savunmak kime kaldı ya. Benim bakanıma kalkacak hırsız diyecek, başbakanına hırsız diyecek, bunu savunmak ona mı kaldı ya. Buyurun, sandığa gidiyoruz, bu sandıkta millet… Ya zaten kendisi ne dedi? Hırsızdan başbakan olmaz dedi. Hayatında herhalde tek doğru sözü bu, doğru, olmaz. 5 yıl oldu Genel Başkan olalı, 3 seçime girdi, 3’ünde de arkadan nal topluyor nal. Peki, işte sen hırsız olduğun için Başbakan olamıyorsun. Çünkü SSK’yı sömürdün. Senin döneminde SSK’daki yolsuzlukları biliyoruz. Ve Rahşan Affı’ndan yırtarak işi kurtardın. Eczanelerden ilaç bulamıyorduk ilaç. SSK’nın eczanesinden ha, dışarıdaki eczanelerden zaten alışveriş yapamazsın. Şimdi benim kardeşim istediği hastaneye gidiyor mu? İstediği eczaneden ilacını alıyor mu? Buyurun.

Kardeşlerim, bakınız 79 senede 230 milyar dolar, 12 senede 590 milyar dolar bunun üzerine ilave ettik, şu anda milli gelir 820 milyar dolar. Yolsuzlukların olduğu bir ülkede buraya gelebilir misin ya? Kardeşlerim, 79 senede 6100 kilometre bölünmüş yol yaptılar, biz 12 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık; farkımız bu. İşçimi, memurumu sömürdüler, zorunlu tasarruf adı altında sömürdüler. Kardeşlerim ve ne kadar bu zorunlu tasarrufla bunlardan para kestiler biliyor musunuz? 13,5 katrilyon, 13,5 katrilyon. Ve biz 13,5 katrilyonu da ödedik, biz ödedik, biz. Ve bunlar CHP döneminde kesildi, SHP döneminde kesildi, MHP döneminde kesildi, DSP döneminde kesildi, hepsinin döneminde kesildi, biz ödedik.

Maşallah, Allah nazardan saklasın.

Kardeşlerim, 3,5 katrilyon da Konut Edindirme Yardımı adı altında kestiler, onu da biz ödedik. 17 katrilyon.

Kardeşleri, bitmedi, bitmedi, bu MHP var ya 23,5 milyar dolar IMF’e borç yaptı, bize öyle devretti. Bunu kim ödedi? Biz ödedik, biz. Şimdi IMF bizden borç istiyor. IMF’e 5 milyar dolar borç vereceğiz.

Kardeşlerim, bunlar milliyetçiyiz diyorlar değil mi? Burada şimdi bir de Büyük Birlik Partisi çıkmış, o da öyle havada. Yani öyle bir çık ki değsin. Arkanda bu noktada hizmet için bir merkezi yönetimle kalkıp da yerel yönetimin el ele olması başka bir şey, olmadığı zaman başka bir şey. Şimdi ben ne diyorum; şurada, Ankara’mızda, Keçiören’imizde Büyükşehir Belediyesiyle, İlçe Belediyesiyle, Merkezi Yönetimle el ele Keçiören’i şöyle farklı bir noktaya taşımak bizim görevimiz.

Kardeşlerim, bunlar milliyetçiyiz diyorlar değil mi? Milli Bankamız Merkez Bankası, bize bu MHP bunu nasıl bıraktı biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar borçla, pardon döviz rezervi 27,5 milyar dolardı. Peki şimdi, 128 milyar dolar, 128 milyar dolar. 27,5 milyar dolar nire, 128 milyar dolar nire. Yolsuzluğun olduğu bir iktidar bunu yapabilir mi?

Kardeşlerim, bunlar Ziraat Bankasını sömürdüler, Halk Bankasını sömürdüler, Vakıfbank’ı sömürdüler ve bu bankalarımız batıp gidiyordu. Bizimle ayağa kalktı. Şimdi bu bankalar Balkanlar’da, Avrupa’da, dünyada saygın bankalar haline geldi. Kardeşlerim, tabii söylenecek, konuşulacak çok şey var.

Bu aralar sizin evlere de ablalar geliyor mu? Ne yaptınız, gerekeni söylediniz mi? Ne yaptınız? Yalan, yanlış, bunlarda takiye var, bunlarda yalan var, bunlarda iftira var. Kardeşlerim, adeta Haşhaşi örgütü, bunlar cemaat falan değil ha örgüt örgüt. Ne olacak? Ülkenin Cumhurbaşkanını dinlerlerse, Başbakanını dinlerlerse, Genelkurmay Başkanını dinlerlerse, bakanları dinlerlerse, bu nasıl oluyor da bir cemaat oluyor ya? Bundan olsa olsa ancak örgüt olur örgüt. Kardeşlerim, bunların terör örgütünden ne farkı var, ne farkı var?

Kardeşlerim, bizim ablalarımız burada, bizim ablalarımız burada. Ama benim sizden bir rica var; kaç günümüz var? 5. Diyorum ki şu 5 gün kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Allah nazardan saklasın. Var mıyız? İnanın aynen bu seda Trabzon’da vardı, aynen Ordu’da vardı, dün 2 milyonu aşkın İstanbul’da vardı. Kılıçdaroğlu, bak burada da montaj var, montaj montaj. Bak burada da dublaj var. Maşallah, barekallah, tebarekallah, bu ne güzellik böyle. Siz kararı verdiniz ya, 30 Mart belli oldu be. Hanımlara bak, maşallah. Ablalar, maşallah.

Onların abileri varmış, bizim abiler siz ne alemdesiniz? Ama bak abiler, ablalar sizden daha coşkulu. Hakikaten ablaların coşkusu abilerden daha ağır basıyor. O nedenle 5 gün var abiler, onların abilerine karşı kapı-kapı dolaşacağız, çalmadık kapı bırakmayacağız, tamam?

Kardeşlerim, inşallah yıl sonu metro hattımız Keçiören’e geliyor, test sürüşlerine inşallah başlıyoruz ve 2015 inşallah Keçiören metro hattının da devrede olduğu yıl olacak.

Sevgili kardeşlerim, biz İlçe Belediyemizle, inşallah büyükşehir belediyemizi merkezi yönetimle bütünleştireceğiz, el ele vereceğiz. Daha güzel hizmetler için inşallah size efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geliyoruz.

Ve sevgili kardeşlerim, zaten öyle zannediyorum ki konuşulacak tek şey var; Pazar günü bir; sandıklara sahip çıkacağız, tamam? Oy pusulalarında 10. sırada AK Parti’nin biliyorsunuz amblemi var. Evet mührünü nereye vuruyoruz? Sakın yazmak yok, çizmek yok, aman dikkat. Bu Haşhaşiler aldatırlar ha, sakın, sakın oyuna gelmeyin. Ama ben bu idraki, bu şuuru gördükten sonra Allah’ın izniyle hiç endişem yok, bunu başaracağız. Müşahit olarak görev yapacak kardeşlerim, aman ha hanım kardeşlerim, müşahit kaldığınızda sandıklarınıza sahip çıkacaksınız, tamam? Abiler, siz de kartlarınıza sahip çıkacaksınız. Sandık kurulu üyesi olan kardeşlerim, siz de sahip çıkacaksınız. Ve kuş uçurtmayacağız, kuş.

Yoldaki coşkunuza da teşekkür ediyorum, aşkınıza teşekkür ediyorum. Ve diyorum ki; hazır mıyız? Yenimahalle’yi de fazla bekletmeyelim, tamam?

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bize her şey sizi hatırlatıyor, bize her şey Keçiören’i hatırlatıyor, bize her şey Türkiye’yi hatırlatıyor.

Unutmuyoruz Büyükşehir’i evvel Allah gümbür gümbür alıyoruz. Ankara’ya Yavaş’lar yakışmaz, çalışkanlar yakışır, hele CHP hiç yakışmaz. Kardeşlerim, onun için Keçiören’de de Mustafa Kardeşimle beraber soyadı gibi Ak, onunla beraber bu yola devam edeceğiz inşallah. Ve eserlerimizi artırarak yola devam edeceğiz.

Ben bu ilginize, bu coşkunuza şahsım, bakan arkadaşlarım, milletvekili arkadaşlarım adına çok teşekkür ediyorum. Melih Beyi önceden Yenimahalle’ye gönderdim, dolayısıyla onun adına da sizleri selamlıyorum, zaten konuştu, sizlerle beraber oldu.

Sağ olun, var olun, 30 Mart ülkemiz için hayırlı olsun inşallah.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.