Basbakan Yildirim’in Büyükelçiler Iftarinda yaptigi konusmanin tam metni
Mutluluk duyuyoruz, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bu vesileyle ülkelerinizi orada yaşayan halklarınızı saygıyla selamlıyorum.
Ramazan ayı biz Müslümanlar için gönül dünyasını zenginleştiren bir dayanışma ve yardımlaşma ayıdır. Barış, huzur, uyum ve kardeşlik mesajlarına dünya genelinde büyük ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Bu akşam olduğu gibi farklı dinlere ve kültürlere mensup insanların bir araya gelmelerine, birbirlerini daha iyi tanımalarına ve anlamalarına da her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Buna benzer buluşmaların dünyaya vereceği mesaj çok nettir. Hangi dinden olursa olsun, hangi inanca, hangi kültüre, hangi dünya görüşüne sahip olursa olsun bütün insanların bir araya gelebilecekleri, konuşabilecekleri ve uzlaşabilecekleri bir zemin mutlaka mevcuttur. Sevgi, merhamet, adalet bütün medeniyetlerin ortak değeridir. Asıl olan ortaklıkları, benzerlikleri, uyumu, uzlaşmayı, yardımlaşmayı, dayanışmayı hedeflemek bunu öne çıkarmaktır.
Türkiye’nin ruhunu anlamak isteyen herkes özellikle Ramazan ayının ülkemize kattığı eşsiz zenginliklere dikkat etmelidir. İnsanlığın büyük bedeller ödeyerek elde ettiği insanı değerler bugün hepimizin ekmek, su, hava kadar muhtaç olduğu değerlerdir. Nefreti değil sevgiyi, öldürmeyi değil yaşatmayı ve hayatı yüceltmeyi esas alan inancımız sadece bizim gibi inananların değil, bütün insanlığın selametini, huzurunu ister.
Kur’an-ı Kerim hepiniz Adem’densiniz, Adem ise topraktandır derken bize insanlığın en büyük dersini veriyor. Mayası, hamuru toprak olan insan başkasına tahakküm etmez. Hesap vereceğini bilir ve bütün hayatını ona göre düzenler. İnsani değerlerden mahrum olanlar ise şiddeti ve nefreti körükler başkaları üzerinde tahakküm ilişkisi kurar. FETÖ gibi, DEAŞ gibi, PKK, PYD, YPG gibi örgütler nefretin birer ürünüdür. Demokrasiyi, hukuk düzenini, adaleti merhameti esas alan Türkiye Cumhuriyeti nefret ideolojilerine ve terör örgütlerine geçit vermeyecektir. Bu konuda bütün ülkelerle dost olmak ve iş birliği içinde olmak arzusundayız.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli misafirler; teröre karşı her türlü çifte standardı herkes terk etmelidir ki insanlık huzur bulsun. Türkiye 2002 yılından bu yana her alanda olduğu gibi dış politikada da önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. Bugün geldiğimiz noktada 236 diplomatik ve konsüler misyonla dünyanın en büyük altıncı küresel ağına sahibiz. Ülkemizdeki yabancı temsilcilik sayısı da benzer şekilde artmış ve 264’e ulaşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde girişimci ve insani bir dış politika yürütmeye devam ediyoruz. Hem bölgede hem de daha uzak coğrafyalarda daha çok dost kazanmak için çalışıyoruz. Bu çerçevede siyasi diyalogun en üst düzeyde sürdürülmesini ve her alanda kapsamlı iş birliği sağlayan yüksek düzeyli iş birliği mekanizmalarını aktif hale getiriyoruz. Hali hazırda bölgemizde 19 ülkeyle fiilen bu mekanizma çerçevesinde ilişkilerimizi yürütmekteyiz. Bu ülkelerle ticaret hacmimiz 14 milyar dolardan, 75 milyar dolara yükselmiştir. Komşu ülkelerle ticaretimiz ise geçen 14 yıl içerisinde 4,5 kat artarak 13 milyar dolardan, 60 milyar dolara ulaşmıştır. Bugüne kadar değişik coğrafyalarda geliştirdiğimiz ekonomik ve ticari iş birliği sonucu toplum 19 serbest ticaret anlaşmasını yürürlüğe koyduk. Köprü tarihi insani ve kültürel bağlarımızın bulunduğu Balkanlarda barış ve istikrarın korunması Hükümetimizin öncelikleri arasında yer almaktadır.
Kafkaslar aynı şekilde yoğun etkileşim içerisinde bulunduğumuz bir başka coğrafya olmaya devam ediyor. Dost ve kardeş Azerbaycan ile siyasi, ekonomik iş birliğimizi daha da geliştirmeye büyük önem verdik ve vermeye devam edeceğiz. Her alanda yakın iş birliği içinde çalıştığımız Gürcistan keza kıymet verdiğimiz ortağımız olmaya devam ediyor. Örneğin, bu yıl içerisinde açacağımız Bakü-Tiflis-Kars demiryolu bu bölgesel iş birliğinin en güzel örneklerinden birini teşkil ediyor. Diğer yandan hayata geçireceğimiz yeni İpek Yolu projesiyle hem hat üzerindeki ülkelerle iş birliği kuvvetlenecek, hem de ülkemizin Doğu-Batı hattındaki stratejik önemi artmış olacaktır. Avrupa Birliği üyesi de ülkemiz için stratejik bir hedef olmaya devam ediyor. İlişkilerimiz pozitif bir gündeme yönelmesi için Avrupa Birliğinden somut yapıcı adımlar bekliyoruz. Müzakerelerde yaşanan duraklamaya son verilmesi yeni başlıkların açılması, vize serbestliği ve Gümrük Birliği kapsamı genişletilerek güncellenmesi bu konuda atılabilecek ilk adımlardan sayılabilir. Kıbrıs konusunda ise iki toplumlu yeni bir ortaklığa dayanan adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için müzakere sürecine destek vermeye devam edeceğiz. Ada’da kalıcı barışın sağlanabileceğine olan inancımız devam ediyor.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli misafirler; dünyanın 16’ncı, Avrupa’nın 6’ncı büyük ekonomisi konumunda olan ülkemiz küresel rekabette ön plana çıkabilmesi için yakın coğrafyaların ötesinde varlık gösterilmesini de önemsemektedir. Bu bağlamda, Afrika’yla ilişkilerimiz son 15 yılda artmaya devam ediyor. Latin Amerika’yla ise ticaretimiz son 14 yılda 7 kattan fazla artmıştır. ASEAN ülkeleri ise ticaret hacmindeki artış 6 kat seviyesine ulaşmıştır 2008’de bütün Afrika’da sadece 12 dış misyonumuz mevcutken, bu sayı bugün 39’a yükselmiştir. Afrika ülkelerinin ise ülkemizde Ankara’daki büyükelçilik sayısı 33’e ulaşmıştır. Ülkelerimizin Afrika kıtasındaki doğrudan yatırımları hali hazırda 6 milyon doları aşmıştır. Afrikalı kardeşlerimizle el ele vererek kıtanı kronik sorunlarına kalıcı çözümler geliştirmeye yönelik çabalarımız, gayretlerimiz sürüyor. Aynı şekilde Filistinli kardeşlerimize verdiğimiz güçlü destekte önümüzdeki dönemde devam edecek. İnşallah Ramazan Bayramında Filistinli kardeşlerimiz için özel bir çalışma gerçekleştireceğiz. Geçtiğimiz yıl içerisinde İsrail’le ilişkilerimizi yeniden büyükelçi seviyesinde yükseltmiş bulunuyoruz. Ortadoğu’da iş birliğine ve istikrara verdiğimiz öncelik kadar bu sinerjinin Filistinli kardeşlerimize yardım elimizi uzatabilmemize imkan sağlayacağı aşikardır.
Son dönemde ilişkilerimize iyi bir ivme kazandırdığımız Rusya’yla karşılıklı diyaloğumuzu da ilerletmeye devam ediyoruz, bu yönde önemli mesafeler aldık. Müttefikimiz Birleşik Amerika Devletleriyle eş güdüm halinde çalışmalarımız sürecek. Özellikle terörle mücadele konusunda yeni yönetimden beklentilerimiz mevcuttur. DEAŞ’la uluslararası mücadelelerimizde müttefiklerimiz ve ortaklarımızla tam bir iş birliği içerinde hareket ediyor, koalisyon güçlerini askeri üstlerimizde misafir ediyoruz. Ortaklarımızdan biriyle üs konusunda ikili düzeyde bazı pürüzler yaşansa da, terörle mücadeleye katkımız bundan etkilenmeyecektir. Bizim kapımız her zaman terörle mücadelede bütün dostlara açıktır. Ancak kendi şartları buna uymuyorsa ve bu mücadeleye başka bir çerçevede katkı vermeyi tasavvur ediyorlarsa bu konu elbette kendi takdirlerindedir.
Terörle mücadele konusunda bütün dünya ülkeleri olarak ortak bir dil, ortak bir duruş sergilemeyiz. Avrupa Atlantik güvenliğinin milli savunma politikasının temel taşı olarak kabul ettiği NATO’nun önde gelen üyelerinden olan Türkiye ittifakın güncel tehditler karşısında uyarlanması bağlamında da yönlendirici roller üstlenmektedir. Ancak terörle mücadele konusunda hepimize büyük sorumluluklar düşüyor.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli misafirler; günümüzde küresel çözüm gerektiren insani krizler katlanarak artıyor. Özellikle yakın coğrafyamız zor bir dönemden geçiyor. Suriye’de itilaf 6’ncı yılını geride bıraktı. İnsani acılar her gün büyüyerek devam ediyor. Ülkede yarım milyonu aşkın insan hayatını kaybetti milyonlarca insan evini, barkını, yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Türkiye başından beri Suriye’de gerçek bir siyasi çözümün savunucusu olmuştur, olmaya da devam etmektedir. Toprak bütünlüğüne önem verdiğimiz iki komşumuz Suriye ve Irak’ta yaşanan terör tehdidinin bertaraf edilmesi için gerekli önlemleri alıyoruz, almayı sürdüreceğiz. Suriye’de 2000 kilometrekarenin üzerinde bir alanı DEAŞ terör örgütlerinden temizledik ve bugün bu alanda ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeliler tekrar dönüş yaptı 100 bin civarında Suriyeli bu bölgelerde normal hayatına döndü. Bu sayı önümüzdeki günlerde daha da artacaktır. Etrafımızda her zaman barış, huzur ve istikrar kuşağı görmek istiyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de sınırlarımızda ne teröre, ne de tek yanlı oldu-bittilere rıza göstermeyeceğiz. Suriye halkının ve onların haklı mücadelelerinin yanında durmaya devam edeceğiz. Suriyeli sığınmacılara yaptığımız ev sahipliğiyle dünyanın en cömert ülkesi konumundayız. Somali’den Myanmar’a birçok yerde ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya gayret ediyoruz.
Diğer yandan bölgemizde yaşanan istikrarsızlıklar karşısında bölge ülkelerinin birlik ve beraberlik içinde olmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Kardeşler arasında kavga ve küslük olmaz bu anlaşmazlıklara en kısa sürede çözüm bulunması için gerek kardeşlik ilişkilerimiz temelinde, gerek İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz. Katar ile diğer Körfez ülkeleri arasında baş gösteren krizin teenniyle bir çözüme ulaştırılması en temel beklentimizdir. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız dünya liderleriyle yoğun bir diplomasi trafiği başlatmış olup görüşmeleri sürdürmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanım, saygıdeğer büyükelçiler; Türkiye sahip olduğu kültürel zenginlikleriyle dünyaya uzlaşı, hoşgörü, adalet ve dayanışma mesajlarını en iyi şekilde verebilecek ülkelerden biridir. Bu topraklar gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim, sevilelim dünya kimseye kalmaz diyen Yunus Emre’yi yetiştiren topraklardır. Gel ne olursan ol gel diyen Mevlana bu topraklardan dünyaya en güzel barış ve huzur mesajlarını vermiştir. Merhameti, şefkati esas alan bu anlayış İslam’ın temel felsefesidir. Öyle olmasaydı yüzyıllar boyu bu coğrafyada bütün inançlar bir arada barış içerisinde yaşayamazdı.
Bugün İstanbul Ortaköy’den Beyoğlu’ndan Nevşehir’e, İzmir’den Mardin’e, Trabzon’dan Antalya’ya yüzyıllar boyu kilise, cami, havra bir arada yaşadıysa bu tarihi tecrübe bütün insanlığın yararlanacağı bir tecrübedir. Bizler de o yüzyıllar ötesinden gelen çağrılara bütün kalbimizle sahip çıkıyoruz. Bu çağrıların içerdiği anlamı yeniden ve yeniden bütün dünyaya duyurmak için gayret gösteriyoruz. Tarihimizden, kültürümüzden, inançlarımızdan aldığımız sorumluluğu dünya barışı, huzur ve istikrar için kullanmaya devam edeceğiz. Bölgesel kalkınma sürecinde her ülkeyle ikili çok taraflı ilişkilerimizi de geliştirmeye gayret gösterdik.
Terörle mücadelede diğer ülkelerle olan işbirliğimiz de ayrı bir önem taşıyor. Büyük çoğunluğunuzun 15 Temmuz hain darbe girişiminin canlı birer şahidisiniz. Her birinizden beklentimiz 15 Temmuz’da ve sonrasında olup bitenleri ülkelerinize açık bir şekilde anlatmanızdır. Bu konuda istediğimiz mesafeyi alabildiğimiz kanaatinde değilim. Zira halen demokrasi mücadelemizi bu hain örgütün küresel planlarını layıkıyla anlayamayan çevreler olduğunu görüyoruz. FETÖ’nün yurt dışındaki uzantıları halen ülkemiz aleyhinde faaliyet göstermeye devam ediyor. Her kurumumuz, her memurumuz bu konuda sizlere yardımcı olmak konusunda talimatlandırılmıştır, bütün kanallarımız sizlere açıktır. Bu konuya bahusus eğilmenizi sizlerden Hükümetimiz adına bekliyoruz.
Biz bütün ülkeleri dost olarak görüyoruz, bundan sonra da dostlarımızla, kardeşlerimizle dayanışma, iş birliğini artırarak sürdüreceğiz. İnşallah yeni süreçte ilişkilerimizi ve iş birliklerimizi daha ileri seviyeye taşıyacağız. AK Parti olarak böyle güzel buluşmaları her fırsatta tekrarlayacağız. Bu duygularla sözlerime son verirken bu anlamlı gün ve anlamlı saatte bizlerle birlikte olduğunuz için teşekkürlerimi sunuyorum ve sabırla beni dinlediğiniz için tekrar teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.