Basbakan Yildirim’in CNN’e verdigi mülakatin tam metni
SUNUCU- Çok teşekkürler Sayın Başbakan.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben teşekkür ediyorum.
SUNUCU- Neden Türk-Amerikan ilişkileri bu kadar kötü durumda, neden bu kadar iki ülke arasında bu kadar fazla gerilim var, iki ülkenin müttefik olması gerekiyor değil mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri iki müttefik ülke, iki ortak ülke, ancak bugünlerde ne yazık ki iki ülke ilişkileri arzu ettiğimiz düzeyde değil.
SUNUCU- Peki, bunun sebebi ne? Türkiye’ye şu şekilde bakılıyor Washington’da, diyorlar ki; Türkiye, Ruslardan silah alıyor, NATO müttefikisiniz, ama Rusya’dan silah alıyorsunuz ve Amerika’yı üssü kullanamamakla tehdit ediyorsunuz. Bir yandan da DEAŞ’la mücadele ediyor Amerika, Kürt güçleri kullanıyor diye buna karşı koyuyorsunuz, bu şekilde bakılıyor Türkiye’ye. Yani bir anlamda Türkiye’nin dış politikada Batıdan uzaklaşıyor mu sorusu soruluyor.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Birkaç sebebi var bir kere bunun. Sizin de söylediğiniz gibi, tek bir sebebi yok, durumunun böyle olmasının tek bir sebebi yok. Son 1,5 yıl içerisinde, mesela 1,5 yıl öncesine dönecek olursanız, 15 Temmuz 2016’ya dönecek olursanız korkunç bir darbe girişimi yaşadık Türkiye’de, Parlamento binamız bombalandı, 250 vatandaşlarımız şehit oldu ve 2 binden fazla da yaralımız var. Ve bütün bunların arkasındaki kişi, bu darbe girişiminin arkasındaki kişi Fethullah Gülen şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşıyor. Ve bu nedenle biz bir kere bu darbe girişiminin arkasında kendisinin olduğundan eminiz. Bu sebeple de Amerika Birleşik Devletleri’nden bu kişinin iadesini istedik. Bu terör, FETÖ elebaşının bize iade edilmesini istedik ve bunun için Türkiye belge ve delil sundu Amerika’ya. Ancak aradan 1,5 yıl geçti, şu ana kadar herhangi bir gelişme görmedik, bu yönde bir sinyal gelmedi bize.
SUNUCU- Peki siz acaba Trump Yönetiminin Gülen’i iade edebileceğini Michael Flynn Türk Hükümetiyle çalıştı, Türk Hükümeti için çalıştığı için mi acaba böyle bir beklentiye girdiniz? Çünkü seçim günü de böyle bir yazı, böyle bir makale kaleme almıştı Gülen’in iadesini destekleyen?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Böyle bir şey olacağını bekledik.
SUNUCU- Peki, Flynn size bu konuda bir güvence verdi mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır hayır, bu konuda bir güvence verilmedi. Bizim burada muhatabımız Michael Flynn değil, bizim muhatabımız Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti.
SUNUCU- Ama kendisi Ulusal Güvenlik Danışmanıydı biliyorsunuz, sonrasında da görevden ayrıldı.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bizler temel olarak, Türkiye olarak bizim muhatabımız Amerika Adalet Bakanlığı, yani iki ülkenin adalet bakanlıkları bu konuyu görüşüyorlar. Bu nedenle de Amerikan Adalet Bakanlığıyla irtibattalar, hala da Adalet Bakanlığıyla iletişim içindeler, bu konuda ilerleme sağlanabilmesi için.
SUNUCU- Benim Washington’daki kaynaklarım şöyle söylüyor: Türk Hükümetinin sunduğu deliller yeterince güçlü değil deniliyor. Ve şöyle söylüyorlar: Eğer güçlü olsaydı kamuoyuna da bu açıklanırdı diyorlar, bunu savunuyorlar, yeterince güçlü olmadığı savunuluyor.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, biz de zaman zaman bu argümanı duyuyoruz, biz de karşılaşıyoruz bu argümanla. Ama şunu söyleyeyim size Sayın Fareed Zakaria: 15 Temmuz’da Türkiye olarak bir darbe girişimi yaşadık ve benzer bir şey 11 Eylül’de Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşandı. Ve o dönem Başkan Bush, Amerika saldırı altında dedi. Ve bu açıklamayı yaptığı zaman Türkiye yardım önerisinde bulunan ve Afganistan’a ordu gönderen ilk ülkelerden bir tanesiydi. 15 Temmuz’da biz bu darbe girişimini yaşadık, 11 Eylül’de Amerika benzer bir şey yaşadığında bizler Türkiye olarak o zaman delil, kanıt var mı diye sormadık, yani 11 Eylül’ün arkasında kim var diye sormadık. Amerika dedi ki; El Kaide var bunun arkasında, 11 Eylül’ün arkasında El Kaide var dedi, bu saldırıdan El Kaide sorumlu dedi ve kimse de Amerika Birleşik Devletleri’ne bu konuda elinizde bir kanıt, elinizde bir delil var mı diye sormadı.
SUNUCU- Şunu sormak istiyorum, Türkiye’de yaşananlar, Türkiye’de olanlara ilişkin bir sorum olacak: Ben Türkiye’yi ilk ziyaret ettiğimde o dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan Başbakandı ve çok etkileyici reformlar gerçekleştiriyordu. Avrupa Birliği Türk Hükümetini hep reformlar, ekonomik reformlar alanında överdi ve Türkiye’deki insanlar da Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmak istediğinden söz ederdi. Demokrasinin güçlendirilmesinden, liberalizmin güçlendirilmesinden söz edilirdi. Ama 4-5 yıldır, belki 2013’ten bu yana, yani İstanbul’daki gösterilerden bu yana diyelim her objektif örgüt bunları ölçüyor, yani Türk demokrasisinin zayıfladığını, sivil özgürlüklerin, basın özgürlüğünün azaldığı sonucuna varıyorlar ve bağımsız medyaya yönelik görülen bazı davalar, dosyalar var. Yargı konusunda, yargı bağımsızlığı konusunda eleştiriler var, yargının politize olduğu konusunda eleştiriler var. Neler yaşandı bu 4-5 yılda, siz neden böyle bir dönüşe geçildi, böyle bir değişim yaşandı?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bu aslında bir realiteden ziyade yaratılan bir algı. Gülenciler ve FETÖ’cüler yoğun bir lobi faaliyeti içerisindeler…
SUNUCU- Ama bu bahsettiğim gruplar bağımsız gruplar, yani Türkiye’nin basın özgürlüğü, demokrasi konusunda ya da muhalefetin tepkileri konusunda ölçümleme yapan bağımsız gruplar. Ve sembollere bakacak olursanız bile, küçük sembollere bile bakacak olursanız, Cumhurbaşkanı Erdoğan Versay Sarayının dört katı büyüklüğünde bir saray inşa etti, dolayısıyla bu açıdan bakıldığında demokrasi güçleniyormuş gibi bir izlenim yok.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben sizi o zaman Ankara’ya davet ediyorum, gelin kendi gözünüzle görün ve geldiğinizde baktığınızda gerçeği, realiteyi göreceksiniz.
SUNUCU- Ben Türkiye’ye gittim ve baktığımda gittikçe daha az bağımsız gazeteci ve uzman olduğunu gördüm, bunların pek çoğu Batıya, Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçtı ve bunun doğru olduğunu biliyorsunuz siz de.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bu Gülencilerle bağlantılı bir şey, bir kez daha tekrar ediyorum; 40 yılı aşkın bir süre boyunca bu insanlar toplum içerisine sızmayı başarmışlar, ordu içerisine, yargı sistemi, bürokrasi, sivil toplum, iş dünyası içerisine sızmış bir gruptan söz ediyoruz ve amaçları da bir şekilde Hükümeti devirmek ve sonrasında da yönetimi, bu gücü ele geçirebilmek, ülkenin yönetimini ele geçirmek ve ülkeyi yönetmek.
SUNUCU- Sayın Başbakan, çok teşekkürler.