Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in “Yüzde 100 Futbol” Programi’nda yaptigi konusmanin tam metni

 

MURAT KOSOVA- İyi akşamlar sevgili futbolseverler.

Sevgili sporseverler, özel bir % 100 Futbol’da Rıdvan Dilmen’le birlikte çok özel bir konuğu ağırlıyoruz bugün, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizlerle birlikte.

Hoş geldiniz Sayın Cumhurbaşkanı.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Hoş bulduk, sağ olun.

MURAT KOSOVA- Memleket meseleleri, dünya meseleleri, bu kadar yoğun bir programın arasında biz sporseverlere de zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum, onur verdiniz stüdyomuza. Bu güzel ve özel yerde açılışında hatta sizin gollerinizle ünlenen statta bizi kırmadınız, misafirimiz oldunuz, çok teşekkür ederiz öncelikle.

Tabi sporun… Biz sporseverler derken sizi de katmak istiyorum buna, herhalde politik hayatınıza atıldığınızdan beri spor hiç eksik olmadı programınızdan, sporu hep biz sporseverleri, sporcuları hep ön planda tuttunuz ama, tabi herkesin çok merak ettiği, çoğumuzun bildiği, ama özelikle futbol sevgisinin kaynaklandığı günlerle başlayalım dedik Rıdvan ağabeyle birlikte.

Futbol sevgisi nasıl başladı, spor sevgisi Sayın Cumhurbaşkanımızın nasıl başladı? Bu soruyu sorarak izlinizle başlamak istiyoruz.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ben de özelikle tabi böyle bir programı hazırlamak suretiyle bu gece halkımla ekranda da hakikaten Fatih Terim Stadyumunda beraber olmak, buradan tüm halkımıza özelikle bu geçmişimizi anlatmak suretiyle paylaşmak, o da bize tabi ayrı bir mutluluk veriyor.

Benim 15 yaşında filan başlayan bir futbolla ilişkim sürekli olarak tabi bir sevgiyle, ondan sonra mahalledeki başlayan o Kasım’da Kaptanpaşa Mahallesi’ndeki futbol serüvenimiz sokak arasındaki, hatırlarsanız o zamanlar kağıttan futbol topu yapardık ve onlarla oynardık. Ve bir de bizim mahalle takımımız vardı, o mahalle takımıyla daha sonra tabi oynamaya başlayınca, mahalle takımındaki yükselişimiz çok çabuk oldu ve 14 yaşında filan başlayan o süreç kısa zamanda amatör kümeye bizim çıkma sürecimizi getirdi.

RIDVAN DİLMEN- Mahalle takımında da izlediler, gördüler sizi?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Mahalle takımında aslında bizim Nevruz Şerif diye benden yaşça…

RIDVAN DİLMEN- Fenerbahçe aldı.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet, daha sonra 6 ay Fenerbahçe, Şekerspor filan, oralara da gitmişti. Bir de, yine bizim takım kaptanımız olan Fethi ağabeyimiz vardı, o, o zaman Camialtın’da oynuyordu. Tabi şimdi Nevruz Beyle Fethi Bey, onlar Camialtın’da oynarken ben de o zaman Erokspor’dayım, Erokspor’da da tabi o zaman forvet oynuyorum, gole çok yakınım ve kendileri oradan oynadıkları sürede beni onlar Camialtı’na tavsiye ettiler. Camialtı da o zaman sürekli başa oynayan bir amatör kulüptü…

RIDVAN DİLMEN- Çok özür dileyerek bir hatırlatayım, o dönemi bilmez yeni jenerasyon, yeni kuşak; hatta benden önceki nesle kadar Türkiye’de iki lig vardı, bir, şuandaki bilinen Süper Lig, bir de İkinci Lig vardı, altında 2B falan yoktu. O zamanlar İstanbul Birinci Amatör Kümesi bugün Süper Lige yakın … doğru mu efendim?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Aynen öyle.

RIDVAN DİLMEN- O zaman 2 tane lig vardı.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Doğru. Ve o zaman tabi amatör kümeyi herkes gelir özellikle izler, takip ederdi. Yani o zaman Birinci Lig teknik direktörleri, hocalar gelir özelikle İstanbul Şampiyonasını muhakkak izler, seyrederlerdi.

RIDVAN DİLMEN- Her hafta gazetelerde haftanın futbolcusu olurdu, Kemal Belgin falan yazardı.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet, Atilla Gökçe. Yani onlar yıldızlar filan böyle gazetelerde o şekilde onlar hep çıkardı. Ve tabi Amatör kümenin o kadrolarını sürekli oradan takip etme hakikaten ve sizler de ne kadar yıldız almışsınız, durum nedir, ne değildir, tabi altta yorumlar filan da var, şimdiki gibi değil, şimdi çünkü amatör küme takımlarına yer kalmıyor ki. Bundan dolayı da tabi heyecan dolu bir süreçti.

Ben tabi Camialtın’da, yani Erokspor bizim mahalle takımımızdı, ama iyi bir mahalle takımımız vardı, işte amatör kümeden o zaman dediğim gibi işte Fethi ağabey gibi, Nevruz Şerif gibi hakikaten sivrilmiş, amatör kümedeki bu ekip bizim mahalle takımımızda beraber oynadığımız büyüklerimizdi ve daha sonra oradan Camialtı’na amatör kümeye geçerek.

RIDVAN DİLMEN- Santrafor.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- O zaman forvet oynuyorum hep ve ben 7 sene Camialtı’nda oynadım. Tabi hem okuyorum, ama Camialtın’da oynarken de ben İstanbul Amatör Karmasına seçildim orada oynadığım dönemde. İstanbul Amatör Karmasına seçildiğim zaman da, o zaman bizim İstanbul amatör karmasında, tabi şu anda aklımda ismi kalan Gökmen Yasin, onların bir kardeşleri vardı Doğan, Doğan da o zaman bizim Amatör Karmanın kalecisiydi. Ve Ali Sami Yen o zaman çimleri tam budanmış değildi, yani çimi vardı, çünkü sonra öyle bir oldu ki Ali Sami Yen’de çim-mim görmek mümkün değildi, o hale düştü. Ve bir süre İstanbul Amatör Karmasına seçildik, o şekilde orada kaldı.

İşte bu 7 senelik süreçten sonra da İETT’ye transfer oldum. İETT’ye transfer olduğumuz zaman tabi bizim için o ayrı bir imkandı, hem iş imkanı doğdu, hem de İETT de sürekli zirveyi zorlayan, yani orada da bir 7 yıl kadar oynadım ve onun da 5 yılı filan grup şampiyonluğuyla geçti, İstanbul Şampiyonluğuyla geçti.

Evet, bizim bu takım da tabi çok iyi bir takımdı. Orada da malum Oğuz var…

RIDVAN DİLMEN- Bizim takım arkadaşımız Oğuz…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet, Oğuz Fenerbahçe’de filan da şey yaptı, işte orada.

Bizim bu takım da hakikaten devamlı grup şampiyonu olan, İstanbul Şampiyonasını zorlayan, böyle bir süreci de orada yaşadık. Tabi bir de İETT’de…

RIDVAN DİLMEN- Takım kaptanıymışsınız galiba.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi, kaptanlığım da oldu, evet. Böyle bir süreci de yaşadık. Ve İETT’deki bu heyecan daha da tabi farklıydı ve güçlü bir zaman. Herhangi bir tabi farklı olumsuz alışkanlıkları olmayan bir takım, bu İETT’deki şeyimiz.

RIDVAN DİLMEN- Bu stat büyük bir o zamanki. O zamanlar tabi tesisler, koşullar…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- O zaman tabi bunların hepsi toprak saha, çim saha yok. Şimdi nerede oynuyorduk o zaman? Şeref Stadyumunda. Şeref Stadyumunda bizim öyle duşlar bile aman ya Rabbi, nasıl duşlar olduğu malum, berbat. Vefa öyle, işte Karagümrük denilen Vefa’ydı.

RIDVAN DİLMEN- İlk lisansınız.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet, o ilk lisans.

Vefa, Şeref, ondan sonra Bozkurt Stadı vardı bu Zeytinburnu sınırları içerisinde, orası da tamamen toprak, böyle bir yer. Alibeyköy var, gene toprak, yani çim saha falan yok.

RIDVAN DİLMEN- Düştüğünüz zaman buradan gidiyor.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Oradan gidiyor, zımpara, böyle derinizi alıyor götürüyor. Paşabahçe vardı, yani buralarda genellikle şeyimiz hep geçti. Ve bütün bunlara rağmen, biz böyle bir Ali Sem Yen işte çimdir filan falan düşündüğümüz zaman, bir de bakıyorduk Ali Sem Yen de o çimini falan, her şeyini kaybetti tabi. Böyle bir süreçte 14 yıl, son yılımı da o yetiştiğim mahalle takımım Erokspor’da işte bir sene oynadım, oradan da askere gittim.

MURAT KOSOVA- Tabi o yıllarda bu tesislerin, biraz önce siyah-beyaz fotoğraflarda da gördük, yani benim jenerasyonum da toprak sahaları yaşamış bir jenerasyon, yeni jenerasyonlar çok şanslı.

RIDVAN DİLMEN- Muratçığım, bir de şöyle bir olay vardı o zamanlar, hatta ben de yakaladım o dönemi: Aileler ya okuyacaksın, ya top oynayacaksın diyorlardı, şimdi öyle bir imkan yok, ikisini birlikte götürebiliyorlar.  Açıkçası, Allah rahmet eylesin, annem, ağabeyim de futbolcuydu, benim oynamamı istiyordu. O zaman aileler oku falan diyorlardı, keşke hem okulu… Mesela şimdi sporcu kardeşlerimize biz okulda devam edebilirsiniz diyoruz, hem okuyorlar şimdi, hem… Sizin öyle bir imkanınız yoktu, okul vardı ve bildiğim kadarıyla rahmetli babanız, Allah rahmet eylesin, … istediğini biliyorum ben Fenerbahçe’ye.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet. Babam, Allah rahmet etsin, o tabi kesinlikle okuyacaksın diyordu ve o benim top oynadığımı dahi çok sonraları öğrendi.

RIDVAN DİLMEN- Gizli gizli mi oynuyordunuz?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi. Ben futbol ayakkabısını, Adidas’ı filan ben çok sonra Adidas’la müşerref oldum. Yani amatör kümede bizim ilk zamanlar biz başkalarından ayakkabı alırdık, aldığımız ayakkabılar da meşhur Dinyakos vardı, Dolapdere’de, Yenişehir’de, 2 tane, bir Rahman vardı, bir de İbrahim, yani öldüyseler rahmet okuyalım,  sağ iseler sağlık, esenlik dileyelim, yani 3 tane orada Dinyakos vardı. Ve tabi kösele, altında kramponlar, onlar da kösele, toprak sahada oynuyorsun, tabi kramponlar filan eriyor, ondan sonra çiviler ayağı deliyor, o hale geliyor, yani öyle bir…

RIDVAN DİLMEN- O zaman tekmelik falan da yok.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi.

MURAT KOSOVA- Bir de top da hakikaten meşin yuvarlak değil mi, o zaman?..

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Daha sonra gelişti o işler tabi.

MURAT KOSOVA- Gelişti ama, o zaman yine ağırlık…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ama o Dinyakos ayakkabılar, tabi onlar bir defa suyla da iyice böyle çamur, şişiyor tabi…

RIDVAN DİLMEN- Rahmetli babanız öğrendiği zaman karar vermek zorunda mı kaldınız?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Karar vermek demek demeyeyim de, babamı o konuda ikna ettim sonra, yani ikna oldu. Çünkü baba dedim, bak ben okula da gidiyorum, bu da var, sonra ben işte İETT şimdi artık, tabi İETT’de biraz daha artık lüksümüz da arttı, Camialtı’nın son dönemlerinde yine aynı şeklide lüksümüz arttı, yani orada artık Adidas ayakkabı falan, onları artık bulduk, hele İETT’de tabi imkanlar çok çok daha iyiydi, şartlarımız çok daha iyiydi, Camialtın’da da şartlarımız iyiydi, yani bizim antrenman şartları vesaire, oralarda duşlar-muşlar vesaire, o imkanlarımız, kulüp şartları çok çok Camialtı’nda da iyiydi, İETT’de de iyiydi. Ve tabi İETT’de bir de malum otobüslerimizle antrenman alanlarına giderdik-gelirdik, maça aynı şekilde gidiş-gelişlerimiz olurdu. Bir de, her iki takımda da hakikaten o birlik, beraberlik, dayanışmamız arkadaşlarımızla çok çok iyiydi, yani o dayanışma bize zaten başarıyı getiriyordu. Şimdi hatta bazı arkadaşlarla hala telefonlaşırız, zaman zaman görüştüklerim filan da olur. O birlikteliğin getirdiği neticeler vardı.

Babamı sonunda tabi ikna ettim, sağ olsun rahmetli o da bu konuda hatta bana herhangi bir şey yapmadı. Çünkü bir de benim üçüncü önemli şeyim daha vardı tabi, siyaseti de yapıyordum o zamanlar İETT’de.

MURAT KOSOVA- Gençlik Kollarında.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- O zaman ben Gençlik Kollarında İstanbul Başkanlığını yapıyordum, önce Beyoğlu, sonra İstanbul Gençlik Kolları Başkanı oldum. İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığını da bir taraf yürütüyordum, yani hem antrenmanlar, hem maçlar, hem o vesaire, bu tür yoğun bir şey içerisinde bunları yürüttük.

RIDVAN DİLMEN- Aykut Hoca falan sohbet ediyorduk bir gün hatırlıyorsanız, antrenmanlara giderken Taksim’den ballı süt filan hikayeniz var bildiğim kadarıyla.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi bizim tabi Dolmabahçe Stadına inerken orada İETT’nin spor kulübü idi, yani tam Teknik Üniversitenin arka tarafında. Biz bazen de Teknik Üniversitenin orada bir ufak antrenman sahası vardı, Teknik Üniversitenin antrenman sahasında da antrenman yaptığımız olurdu. Oradan çıkardım Elmadağ’ına, Elmadağ’ında orada büfeler vardır, o büfelerde, benim bir tane müşterisi olduğum büfem vardı, oraya uğrardım, sağ olsun o hemen gittiğimde anlardı zaten, o bal, süt, muz, hemen onu miks eder, karıştırır, yani o verdiğimiz enerjiyi orada tekrar yeniden alırdık.

RIDVAN DİLMEN- Hiç kırmızı kart gördünüz mü?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bir kere.

RIDVAN DİLMEN- Sebebini hatırlıyor musunuz?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Çok da aslında ciddi bir şey değildi ama, Anadolu Hisarı Stadında yanılmıyorsak Yıldız’da oynuyorduk, Yıldız’da ben takım kaptanıyım aynı zamanda, takım kaptanlığının verdiği itiraz üzerine ben itirazı yaptım, çıkardı bana kırmızı kartı gösterdi. Hayatımda bir kırmızı kart vardır, o dur, başka yok.

MURAT KOSOVA- İzninizle o yıllara sizi götüreyim, takım arkadaşlarınızın o yıllara dair çok güzel röportajları var, onları izleyelim.

MURAT KOSOVA- O günlere götürebildik mi sizi Sayın Cumhurbaşkanım?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi Bülent tabi iyi bir kaleciydi ve hakikaten o gün, bugün irtibatımızın en yoğun devam ettiği Bülent’tir. Ve aile de enteresan bir aileydi, bütün bizim maçlara ağabeyleri muhakkak gelirdi, onlar da maçları takip ederdi.

RIDVAN DİLMEN- İyi bir kaleci miydi?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- İyi kaleciydi.

Ve şu anda da hala sürekli zaman görüşüyoruz. Sağ olsun o bayramlarda arar, ben kendisine muhakkak dönerim.

Ve Nevruz benim şu anda milli takımlar hocaları arasında onun da görevi var ve onun da futboluna hakikaten çok çok hayrandım. Ve bir defa çok zarif ve özelikle …de filan falan acayipti, çok seri, süratli ve gole de çok yakın bir forvetti.

İşte önce galiba Altay’a gitmişti, ondan sonra galiba Şeker, daha sonra Fenerbahçe…

RIDVAN DİLMEN- Şeker, Fenerbahçe, Altay, hatırlıyorum ben.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Öyle bir şey de olabilir, evet.  

MURAT KOSOVA- Gol vuruşları burada stadın açılışında izledik hepimiz de, şoke ettiniz, sol-sağ, dış-iç değil mi? Hocam, bunu sen yorumla.

RIDVAN DİLMEN- Ramazan’dı çok iyi hatırlıyorum ve Diyarbakır seyahatindeydik doğru mu efendim?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Diyarbakır’dan geldik.

RIDVAN DİLMEN- Hemen hemen belki de yolda açtınız iftarınızı bilemiyorum tam.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Uçakta.

RIDVAN DİLMEN- Ve ayağının tozuyla, sıcak hava, çıktık, eyvallah dedim, inşallah hani böyle sıkıntı olmaz…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Biraz şeyim de vardı, mütereddidim, bugün işte oruç, uzun yoldan geliyoruz, şimdi bu sahada millete rezil olmak da var.  

MURAT KOSOVA- Sakatlananlar da oldu, yıllarca oynayıp sakatlananlar da oldu.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- İşte sakat olan yanında.

RIDVAN DİLMEN- Cumhurbaşkanını düşünürken kendim gittim, Abdullah Hoca sakatlandı.

MURAT KOSOVA- Tabi şimdi biraz önce eski takım arkadaşlarınızı dinledik, takım kaptanı olmak, liderlik, şimdi birçok gence, biraz önce Rıdvan ağabeyin de söylediği gibi…

RIDVAN DİLMEN- …

MURAT KOSOVA- Evet evet, bahsettiğim o zaten. Yani bizim yıllarımızda, belki bizim jenerasyonumuzdan sonra okumak ve spor yapmak artık bu tesisleşmeyle, bu anlayışla daha kolay ama, sanıyorum o takım ruhu sadece orada kalmıyor, yani siyaset, çalışma hayatı…

RIDVAN DİLMEN- …

MURAT KOSOVA- Bu yukarı, 90’a değil mi?

RIDVAN DİLMEN- Dibine girdi topun sol ayak.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Fakat bu göbek bizde kötü ya.

Kalede de kim var?

RIDVAN DİLMEN- Volkan Babacan.

MURAT KOSOVA- Sayın Osman Aşkın Bak Bakanımızın da o günlere dair TRT’de yaptığı açıklamalar var. Bu fırsattan istifade kendisine de bir söz verelim, Osman Beyin söylediklerine bakalım.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Osman bizim tabi mahallenin genci.

MURAT KOSOVA- O da çok iyi ve detaylı hatırlıyor o günleri.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Hafızası iyidir.

RIDVAN DİLMEN- Şimdi tabi bir şey de sormak istiyorum, Allah rahmet etsin Tenzile annemiz, biz tatile gitme şansımız olmuştu, futbolculara nasıl bakıyordu. O zaman biliyorsunuz forma falan yok, hep anneler yıkar gönderirdi tekrar.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Aynen öyle. Gerçi bizim tabi Camialtı’nda da, İETT’de de öyle bir sorunumuz yoktu. Ama Camialtı’na gitmeden önce tabi o zaman Erokspor’dayken anacığım evde formamı yıkardı, kuruturdu. O hiç garibimin öyle, yani niye oynuyorsun, niye böyle çamur oldu, şu bu filan yok. O alır yıkar, hatta daha da ileri gider ütüler formamı bana verirdi, ben de kulübe götürür formayı teslim ederdim. Yani onlar başka.

MURAT KOSOVA- … sorduğuna göre.

RIDVAN DİLMEN- Benim rahmetli annem de her gün yıkardı, Murat diye ağabeyim vardı, o da aynı dönem futbolcuydu, hazırlardı…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi tabi, hele hele bir de ütüler, öyle.

MURAT KOSOVA- Şimdi çok güzel bir tesis gezdik siz teşrif etmeden Sayın Cumhurbaşkanım.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- İlk defa mı geldin buraya?

MURAT KOSOVA- Benim ilk defa gelme şansım oldu. Yani biz sadece izliyorduk, sadece zemin, sadece tribünler değil, içeride de inanılmaz çalışmalar var.

Tabi bir 2024 adaylığımız var…

RIDVAN DİLMEN- Oraya girmeden önce, çok enteresan Sayın Cumhurbaşkanım, hem mescit gördüm, hem de Türkiye’de çok yabancı oyuncumuz olduğu için, bir tek bu statta varmış, Göksel Beyi kutlamak lazım…

MURAT KOSOVA- Şapel, sinagog.

RIDVAN DİLMEN- Hepsi var burada. Yani burada … gelip ibadet yapmaya, bir Avrupa takımı geldiği zaman, çok güzel. Bu konuda düşünceniz ne efendim?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi bu konuda Başkanın bu hassasiyeti bana göre tabi takdire şayan, çünkü futbolcu da, seyirci de olayı hep birlikte düşünmek lazım. Şimdi burada hem şapelin, hem sinagogun olması, bunun yanında bir mescidin olması, çünkü seyirci var ibadetini yapacak. Diyelim ki tam namaz saatine rastlıyor, ama maçı da seyret istiyor, böyle bir yer olması halinde o zaman hemen mescide iner, mescitte namazını kılar, Müslüman için bu. Öbür tarafta işte Hıristiyan veyahut de ne bileyim konuklardan gelenler Musevi olanlar var, onlar da gelip yine oradaki onlara tahsis edilmiş olan yerde ibadetini yapıp o da ona göre maçı izleme fırsatını bulur. Şimdi bunu tabi ülkemizde hepsi yapıyor mu? Maalesef bütün stadyumlarda bu yok, bence bu açığı da gidermek lazım.

Hatta bunu bence şeyde de düşünmek lazım, mesela şimdi bazı uluslararası havalimanlarında bunu görürsün, ama birçoğunda görmezsin. Şimdi bizde de, ben hep arkadaşlarıma söylerim, bakın hava limanlarımızda mescitlerimiz muhakkak olmalı, ki var, ama bunun yanında aynı şekilde Hıristiyan, Musevi, bütün bu yolcular da düşünülerek onlara da bu tür yerler yapılsın. İbadetini yapar veya yapmaz, o bizim ilgilendirmez, o onun kendi sorunudur.

Bunun için de hep benim örneğim şudur: Kardeşim, Darülaceze’ye git, Darülaceze’nin içinde orada mescidi görürsün, mescidin hemen yanında şapeli, sinagogu, bunları da görürsün. Niye? Sultan Abdülhamit Darülaceze’yi yaparken sadece Müslüman acezelere değil, Müslüman olmayan vatandaşını da düşünmüş, onlara da orada ne yapmış? Çünkü orada onları da barındırıyor, onlara da bakıyor, onların da o tür manevi ihtiyaçlarını karşılamak için o adımları da atmış.

Ben Belediye Başkanlığım zamanında Alemdağ’da işte şeyi yaptım, yine Darülaceze bir örneği de orada yaptık, aynı uygulamayı ben orada yaptım, orada da vardır. Şimdi bunları biz yapmamız lazım. Mesela şimdi Antalya’da yine Başbakanlığımın işte ilk dönemleri, biz dinler bahçesi yaptık, orada da var Belek tarafında. Bunları niye yapıyoruz? Biz dünyaya bazı mesajlar verelim. Yani siz her ne kadar bu işlerde dürüst değil, samimi değilseniz de, ama bizim dinimiz bize bunları yapmamızı tavsiye ediyor ve biz de bu tavsiyenin gereğini yerine getiriyoruz.

RIDVAN DİLMEN- Bu anlamda da zaten hakikaten de din, dil, ırk ayrımı hiçbir zaman yok, bizde ırkçılık diye bir şey yok zaten ülkemizde.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Hayır, yasak zaten, dinen yasak, ama yapanlar var tabi, o ayrı.

RIDVAN DİLMEN- Şimdi mesela yabancı kontenjanıyla ilgi çok konuşuldu ya, kimi insanların algılayamadığı şu oldu: Sayın Cumhurbaşkanımız yabancıya filan karşı değil bildiğim kadarıyla. Hani yerli oyuncuların oynaması anlamındaydı değil mi açıklamanız efemdim? Çünkü farklı anlaşılma oldu. Yoksa tabi ki kuralları uygulayan, mesela 11 yabancıyla oynuyorsa Galatasaray oynayabilir, çünkü kural öyle diyor, haklı olarak da oynatıyor onlar da, yani o kulüp de çıkarmamış sonuçta. Uzun vadede bilmiyorum siz ne düşünürsünüz efendim?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şu anda tabi yasa neyi emrediyorsa, neye amirse, şüphesiz ki bütün kulüpler bunu yapıyor. Burada özelikle bizim futbol kulüplerimiz futbolcuyu niçin hazırlar? Milli Takımımız için hazırlar. Şimdi Milli Takıma hazır olabilmek için, bir defa oyuncunun oyun saatinin veya oyun dakikasının, miktarının fazla olması lazım. Ne kadar bir futbolcu fazla oynarsa, görev alırsa, süre alırsa, o zaman Milli Takıma adaylık noktasında da onun şansı o kadar artacaktır. Ama bizim şimdi diyelim ki en güçlü takımlarımızda biz istikbal vaat eden veya beklediğimiz futbolcularımız olmazsa, bizim bir defa oradaki şans yüzdemiz eksilir.

Bakın şu anda biz ne yapıyoruz? Yine de yurt dışında oynayan futbolcularımızı…

MURAT KOSOVA- Lejyonerlerimizi.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet, lejyonerlerimizi almak suretiyle takım oluşturmaya çalışıyoruz. Şimdi burada tabi dünyaya baktığımız zaman, bakıyorsunuz dünyada da seyirci çekebilmek için ne yapıyorlar? Marka futbolcular Transfer yapmak suretiyle o kulüpler çok ciddi rakamları harcıyorlar. Şu anda benzer şey bizde yok mu? Benzer şey bizde de var. Birçok şu andaki yabancı futbolcuyla diyelim ki 2019’a kadar anlaşmalar yapılmış, şimdi 2019’a kadar anlaşmalar yapıldığına göre, bunun üzerinde herhangi bir spekülasyon yapmaya gerek yok, çünkü bu bir defa yürüyen bir süreç. Ha 2019’dan sonrasına yönelik Türkiye Futbol Federasyonu bu işi bence tüm kulüplerle oturup masaya bir yatırmalı ve bundan sonraki süreci nasıl sürdürelim, nasıl yürütelim, onun üzerinde durmalarında fayda var.

Peki, yabancı futbolcu olmasın mı? Hiç olmasın mantığı bir defa yanlış bir mantık, bu olacak bir şey değil. Çünkü onların da bizim futbolumuza katacakları çok şey var ve bunun yanında onların vereceği bu katkı, bir de tribünlere ayrı bir hareket, canlılık, bunu da tabi ki getirecektir, bunları da görmemezlikten gelemeyiz.

MURAT KOSOVA- Tabi Milli Takım demişken, biz Milli Takım…

RIDVAN DİLMEN- Devşirme oyuncuyla ilgili bir sorum olacak, devşirme sporcudan düşünceniz ne efendim? Mesela atletizm takımı bir çıkıyor, sonradan Türk olmuş gibi, onlara bakış açınız nasıl? Dünya gerçeği oraya döndü, Almanlar da oynatıyor.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yani onlar oynatıyor, İngilizler oynatıyor, Fransızlar oynatıyor. Yani keşke kendi tohumlarımızdan, kendi topraklarımızdan yetişse, ama bu olmuyorsa, bu dünyanın da bir gerçeğiyse, yani buna da böyle tamamıyla ters bakmanın bana göre pek de faydası olmaz diye düşünüyorum.

RIDVAN DİLMEN- Ama eskiden mesela tesis yok diyorduk, çim saha yok diyorduk, para yok diyorduk, onlar da var şimdi. Mesela Sayın Lucescu’nun şeydeki demeci, İtalya’da bir gazetede röportajı var, Türkiye’de para var diyor, tesis var diyor, oyuncu yetişmiyor diyor.

MURAT KOSOVA- İtalya’da olmayan statlar var diyor.

RIDVAN DİLMEN- İtalya’da olmayan statlar diyor. Hakikaten şimdi mazeretimiz de kalmadı aslında.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Fakat öyle de olsa, bana göre nasıl ki yabancı futbolcu oynatma noktasında elastiki davranalım, bu olabilsin diyorsak, yani Türkiye’deki, ben devşirme demeyi de uygun bulmuyorum, yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kabul eden, almışsa bu tür hakikaten, ama tabi ekstra olacak, öyle tabi…

RIDVAN DİLMEN- Mesela şampiyon oldu atletimiz.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi. Yani zayıf filan olmayacak, böyle mesela şimdi işte…

RIDVAN DİLMEN- Naim Süleymanoğlu…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi şu anda sıkıntısı var, Allah şifalar versin. Mesela Naim Süleymanoğlu, Halil, şimdi bunlar mesela geldiler, ne oldu? Halterde Türkiye’ye sınıf attılar, bir dönüşüm, değişim yaşattılar, bunu gördük. Şimdi işte atletizmde de son olarak da yine bizim Azeri kardeşimiz, o da mesela bakın şampiyon oldu. Aynı zamanda bizim Etiyopyalı kızımız hakikaten bize şampiyonluklar getirdi. Şimdi bu türler olduğu zaman, onlar da arkadan bir çekim alanı oluşturuyor, birilerini çekiyor, onları getiriyor.

RIDVAN DİLMEN- Diyarbakır stadı da bitiyormuş galiba.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabii tabii, yenisi yapılıyor şimdi. Bunu yapmamız lazım. Şimdi eskiden, mesela bizim İETT voleybolda çok güçlüydü…

MURAT KOSOVA- Söz sahibiydi.  

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet. İTÜ baskette hatırlarsanız çok çok güçlüydü ve üniversite…

MURAT KOSOVA- Hatta biz, izin verirseniz, Mehmet Baturalp’i de buradan saygıyla analım, kendisini kaybettik.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Allah rahmet etsin, evet.

MURAT KOSOVA- Teknik Üniversitenin o en iyi yıllarında Kemal Erdenay’la birlikte o şampiyonlukları yaşamıştı, çok önemli bir kayıp oldu spor dünyası için.  

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi bunu biz Amerika’da filan dikkat edilirse hep üniversiteler, bu noktada kolejler falan işin başını çekiyor, bizde de bunu buraya bir defa çekmemiz lazım.

MURAT KOSOVA- Eğitimle sporu iç içe ve şu anda biz zaten bütün projelerde orta öğretimde ve üniversitelerde bunu yaygınlaştırmanın hep hesabı içerisindeyiz ve üniversiteler arasında da bu müsabakaların yapılması, aynı şekilde şurada görüyorsunuz, bunlar hep yurtlar, okullar, mesela şimdi yurtların içinde biz şimdi bu tür kapalı spor salonlarını yapıyoruz. O enerjiyi bir yere vermesi lazım, onun için de bu tür gayet modern tesisleri yapmak suretiyle buralarda diyoruz ki bunları halledelim.

RIDVAN DİLMEN- … artıyor tesisler gelince.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabii, zaten şu anda lisansiyer sporcu sayısı Türkiye’de dönemimiz içerisinde çok arttı.

RIDVAN DİLMEN- 10 katına çıkmış 2000’den sonra.

MURAT KOSOVA- Ama yine de yeterli değil. Mesela Danimarka’daki futbolcu sayısından azız yine de.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- O rakamlara bakarsak zannediyorum…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Çok ciddi bir artış var ve bu artış devam ediyor. Şimdi biz bunu orta öğretimde eğer bu işi başlatır da üniversitede bunun devamı olursa ve tesisler olarak da yurtlarımız ve okullarımızda bunlar olursa, bakın şimdilik 2002 bizim göreve geldiğimiz tarih, 843 bin, 848 bin, bakın şu anda 2017 8 milyon 105, 1’e 10…

MURAT KOSOVA- 10 katı.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- 10 kat arttı.

RIDVAN DİLMEN- Tesislerle beraber sporcu da arttı tabii.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabii tabii, tesisleri yaptıkça sporcu sayısı da tabii artıyor. Şimdi bunlar bu dönemde yapılırken derdimiz ne? Derdimiz gençliğimize imkanları hazırlayalım, zemini hazırlayalım ve konuşuyoruz, biz bu kadar genç nüfusuz. Tamam da, gencin önünü açacaksın, gence imkanları hazırlayacaksın. Mesela geçenlerde Hidayet kardeşimizle onu da konuştum. Dedim Hidayet’çiğim, bir şeyi daha yapman lazım, o da şu: Belediyelerle irtibatı kuracaksınız, mahalle aralarına potaları koyacaksınız ve gençler hemen orada uğrayacak, orada gelsin basket atsın. Bunların bir de sorumlusu belediye bunların bakımlarını yapacak. Bunlarla, Amerika’daki şey o. Bakın sporcu sayıları.

MURAT KOSOVA- Spor merkezlerinin yıllara göre artışı.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Artışı, orada da…

RIDVAN DİLMEN- 2011’den itibaren okullardaki de vardı biraz önce.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Onu mesela bir geriye gelebilsek.

MURAT KOSOVA- Bir geri gelelim, okullardaki artışa bakalım, Hakan rica edelim senden. Okul spor faaliyetleri…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Okul spor faaliyetlerine baktığımızda da işte görüyorsunuz katılan sporcu sayısı 2011’de aslında keşke onun şeyini de çıkarabilse, 2002’yi, o zaman rakam tabii çok daha geri gidecek. O zaman bu çok çok daha fazla olacak.

MURAT KOSOVA- Hemen hemen hepsinde, bütün istatistiklerde 10 kat bir fırlama var.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Rakam ortalama 1’e 10 gibi bir artış söz konusu. Ama benim bütün şeyim şu: Özellikle mesela baskette biz çok daha çabuk hedef kaydederiz. Mesela ben şuna bakıyorum: Bizim şu anda 80 milyon nüfusumuz var, şimdi mesela bir Sırbistan’a bak, bir Slovenya’ya bak, buraların şimdi nüfuslarına bak, nasıl bunlar bu mesafeyi kat ettiler? Bunlarla bu işi görüşerek, örneklemeler yapmak suretiyle, bir defa bizim demek ki zemin müsait, ama bir yerde demek ki bir eksiğimiz var, neyse bu eksiğimiz bunu öğrenmemiz lazım, bu eksiği öğrenerek bunları gidermek lazım. Aslında mesela yüzmede aynı şey yapılabilir.

MURAT KOSOVA- Hemen ısmarlama soruyu soracağım Sayın Cumhurbaşkanım. Sabah kalktık, kızım yüzücü, ortaöğretimde, sınav sistemi değişti liseye geçişte. Babacığım dedi, Sayın Cumhurbaşkanıma sorar mısın, bize bu geçişte sporculara bir avantaj sağlanacak mı dedi.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Onu tabii özellikle şimdi her şeyi A’dan Z’ye bilme noktasında değilim, ama onları yani Milli Eğitim Bakanımıza siz zaten mesajı şu anda vermiş oluyorsunuz.

MURAT KOSOVA- Evet, amaç oydu.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Dolayısıyla onun da değerlendirmesini, ben mesleki noktada birçok şeylerin sporda vesaire katkısının olacağını biliyorum, ama hangisinde ne kadar doğrusu onu şu anda pek şey yapamıyorum, bilemiyorum.

MURAT KOSOVA- Genç bir sporcunun hemen kafasına…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ama tabii bu anormal bir şey değil, normal bir şey. Böyle birleşmesi böyle bir ekstra özellik olduktan sonra bunun acaba o imtihana yansıması ne olacak, bunlar önemli.

MURAT KOSOVA- Tabii milli maç arası verdik lige.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabii burada yüzmede özellikle bizim de arkadaşlarla konuşuyoruz devlet olarak, teşviklerimiz ne olacak? Mesela ben şundan özellikle yanayım. Profesyonelde biz yapılması gerekenleri yaptık, ama ben asıl teşvikin amatörde yapılmasının gereğine daha çok inanıyorum. Çünkü oradaki bizim lisansiyerlerimiz çok daha fazla. Oradaki lisansiyerlerimiz daha fazla olduğuna göre, olimpiyatlar vesaire, şimdi olimpiyata baktığınız zaman akla ne geliyor? Amatör sporlar geliyor. Şimdi bu amatör sporları bizim teşvik için burada elimizdeki imkan da bu noktada çok çok fazla, öyleyse bizim buraları teşvik etmemiz çok önemli. İşte yüzmeydi, atletizmdi, basketboldu, voleyboldu, tenislerin açık-kapalı, masa, bütün bu tenis dallarıydı, bütün bu branşlarda bizim bir defa bu işi ciddi manada artırmamız lazım. Bunun için de tabii o konularda okullar büyük önem arz ediyor. Okullarla bu işi koordineli götürmek lazım. Bunu onlarla koordineli götürdüğümüz zaman, hakikaten şimdi mesela bakıyorsunuz, diyelim ki bilmem hangi üniversitenin kürek takımı geliyor uluslararası biliyorsunuz bu tür kürek yarışmaları oluyor, bunu da şey yapmak lazım. Oxford olsun, Cambridge olsun, onlar bu konuda çok şöhretli. Şimdi bizim de bu tür imkanlarımız yok değil, yani göller de var, bir ara mesela Haliç’te bu tür yarışlar filan yapıldı, Sapanca var vesaire. Türkiye cazibesini sporda buralara rahat rahat kanalize eder.

RIDVAN DİLMEN- Sanki bizim dönemimizdeki forma daha iyi geliyor benim açımdan, siz nasıl düşünüyorsunuz? Bir böyle formalar var maçlarda giydiğimiz, mesela son maçta, izlemişsinizdir Romanya maçını. Tabi iki Milli Takım formasının iyisi-kötüsü olmaz, ama bir de eskiden hatırladığımız klasik, bandı olan ay-yıldız. Şu anda mesela tişörtün altına sweatshirt falan giyiliyor. Bir de bizim dönemimizdeki bu ay-yıldızlı formalarımız vardı efendim. Bunun beyazı vardı biliyorsunuz. Hangisi mesela size göre olmalı?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi tabii takdir benim değil, takdir Futbol Federasyonunun da…

MURAT KOSOVA- Sponsor firmayla yaptıkları anlaşmalar…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bir de onlar var tabii. Ama klasik olarak tabii geçmişteki formalarımızın hakikaten şeyi çok daha tabii farklıydı.

MURAT KOSOVA- Mesela Peru hiç değiştirmedi değil mi? Peru deyince aklımıza hemen o…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Brezilya da yeni yeni değiştirdi.  Oralara takılmaktan çok tabii bunlar hakikaten çok çok farklı, tabii Federasyonun bu noktalardaki özellikle tabii tercihi kendine ait.

RIDVAN DİLMEN- Mesela şu eski Mustafa Denizli’lerin oynadığı dönem, Turgay Abi falan var, sizin jenerasyon aslında.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Sağ tarafta bizim Trabzonlu Turgay sağ bek değil mi?

RIDVAN DİLMEN- Turgay Semercioğlu, tabii.

Ben tabii Egeliyim, İzmir’i de çok seviyorum, İzmir’de de tabii statlar biraz geç kaldı, o bürokrasiye çok takıldığını biliyorum, oradaki yerel bürokrasiye maalesef, ama ciddi şekilde statlar yapılıyor. Alsancak, Karşıyaka, Göztepe, zaten mevcut Atatürk Stadı var. Bu Alsancak Stadı tarihi bir stattır Altay’la ilgili. Siz onun ismiyle ilgili oranın tarihi oyuncularından bir tanesidir İzmir ve Altay’ın Mustafa Hoca. Mesela Fatih Hocanın burada kondu, adı kondu, hak ediyor zaten, Şenol Hoca hakeza Trabzon’da kondu. İzmir’de de semboldür Altay’da mesela Alsancak. Orayla ilgili daha isimler belli değildir…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Altay’da da tabii Mustafa Hoca semboldür…

MURAT KOSOVA- Tabii.

RIDVAN DİLMEN- Dolayısıyla Alsancak Mustafa Denizli stadı olabilir mi mesela?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Niye olmasın canım, yani oranın yetiştirdiği, ben mesela Mustafa Hoca’yı Altay’da tanıdım, yani oradan. Sonraki dönemleri daha farklıydı, ama ilk asıl şöhret şeyleri değil mi oradan. Bilmiyorum doğum yeri de Alsancak mıdır?

RIDVAN DİLMEN- İzmirlidir, Çeşme-İzmirli efendim.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Çeşme-İzmirli, yani yakışır.

MURAT KOSOVA- Muhteşem sol ayağı.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Sol ayağı tartışılmaz zaten, öyle bir sol ayak vardı onda.

MURAT KOSOVA- Kornerden atardı değil mi?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Çok. Bizim yerliler arasında kornerden gole en yakın olanı Mustafa Hocaydı.

RIDVAN DİLMEN- Bir hikaye anlatayım da yine Cumhurbaşkanımızla ilgili. Bir yakını rahatsızlanıyor, çok acil yurt dışından gelmesi lazım, Sayın Cumhurbaşkanımız hemen uçak yollamış oraya. Öyle bir şey mi oldu efendim, öyle bir şey olmuş herhalde?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Her zaman veriyorum.

RIDVAN DİLMEN- Sağ olun, Allah razı olsun, herkes için geçerli.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet, zaten az önce de değerlendirmede bizim değindiğimiz hususu o da sağ olsun aynen yakalamış durumda. Ben öyle zannediyorum ki bütün kulüp yönetimlerimiz bu konudaki hassasiyetlerini şöyle hakikaten başımızı iki elimizin arasına alıp nerede ne tür bir eksiğimiz var? Bir zamanlar yine hep konuşurduk, hatırlayın rahmetli Cavcav, derlerdi ki; kasasında parası olan Başkan bu. Öyle mi?

RIDVAN DİLMEN- Ayağını yorganına göre uzatıyordu.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ayağını yorganına göre uzatıyor, onun dışında bir de nereden nasıl futbolcular bulur çıkartır, böyle bir şeyi vardı ve kasasında da parası vardı. Şimdi burada hakikaten demek ki bu işte tabii hem işadamlığının olması, işadamlığının yanında da bu işi iyi değerlendirmesi ve şu anda da bakın Ankara’da işte Ankara’nın yılların kulübü bir Ankaragücü şu anda Süper Lig’de yok, ama Gençlerbirliği yine şu anda gerçi biraz şartlarında sıkıntılar var ama, tek kalan o.

RIDVAN DİLMEN- Ankaragücü geliyor ama…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet, şimdi Ankaragücü geliyor, zorluyor yukarıyı. Zannediyorum biraz ekonomik sıkıntısı var. Eğer Ankaragücü o ekonomik sıkıntıyı da aşabilirse büyük ihtimalle Ankaragücü önümüzdeki yıl Süper Lig’de yerini alabilir. Ve Ankara’ya da bunlar tabii yakışır.

MURAT KOSOVA- Göztepe İzmir’e o heyecanı getirdi.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ankara’ya da şimdi nasip olursa inşallah bir yakışır stada başlıyoruz, şu anda Gençlik Spor Bakanlığımız onun hazırlıklarını yapmış vaziyette. Tabii şu anda Göztepe İzmir’e bir farklı heyecan getirmiş vaziyette. Dolayısıyla bu heyecan İzmir’e de belki ikinci bir kulübün Süper Lig’e çıkmasını getirebilir, yani bunların önü açıktır.

RIDVAN DİLMEN- Sayın Cumhurbaşkanım, herkesin çok merak ettiği bir şey var aslında, açıkça bizler de merak ediyoruz. İki yıl önce Kulüpler Yasasıyla ilgili çok konuşuldu ve şu anda bizim kulüplerimizin, örneğin 4 kulübümüzün resmi açıkladıkları 7 milyar TL borcu var, 4 büyüklerin sadece. Süper Lig, Birinci Lig falan saymıyorum, ortalama 8-9 milyar TL’lik bir borç var şu anda. Ve yine size teşekkür ederiz, özellikle yayın gelirlerimizde Avrupa’da ilk 6’dayız yani gelirler anlamında. Hatta biraz daha ileriye gideyim, zaman zaman gazeteci arkadaşlar da söylüyorlar, kupada Ziraat devlet, Türkcell hemen hemen devlete yakın, Spor Toto Ligi, bizim marka değerimizin eksikliğinden mi, yani bu kadar devlet mecbur kalıyor bunlara sponsor olmaya. Ligin adı, mesela Türk Hava Yolları’na teşekkür edelim, hem Şampiyonlar Ligine, hem Avrupa kupalarına, hem basketbolun işte Euro Lig önemli bir lig, oraya sponsor oluyor, ama özel sektörlerin biraz daha girmesi gerekiyor. Ancak o kadar borçlu ki kulüpler, yeni kulüpler yasasının içerisinde olmazsa olmazınız ne efendim?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ben şimdi buna bir olmazsa olmaz olarak girmeyelim, öyle de bence bakmayalım, ama devletin kurumları da, mesela bankalar biliyorsunuz reklam ihtiyacı olmayan banka yoktur. Niye yoktur? Çünkü hepsi faizle uğraşıyor ve reklamla kendilerini kabul ettirmenin gayreti içerisindeler. Dolayısıyla burada Ziraat Türkiye Kupasının yer almasını bir yerde hem bankanın çok daha farklı bir kanalize etmesi bu gelirlerini bakımından önemsiyorum. Aynı şekilde mesela diğer bankaların da bu konularda mesela bazıları statların yapımına giriyor, önemli bir şey. Bazıları lige ortak oluyor, mesela diyelim ki işte Doğuş Fener gibi, aynı şekilde Anadolu Efes gibi, mesela Vodafone, Odeabank vesaire falan bunların hepsinin girmeleri gibi. Ama bunlar da tabii dikkat ederseniz hepsi güçlü olanlarla beraber oluyorlar. Şimdi aslında o güçlü olmayanlarla beraber olmak suretiyle onlara da bir güç kazandırsalar, o zaman rekabet ne olacak sporda? Çok daha farklı bir duruma gelecek. O rekabet bana göre, az önce eksikliğini hissettiğimiz kaliteyi de getirebilir.

RIDVAN DİLMEN- Rekabet başarıyı getirecek tabii.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Başarıyı getirecek. O bakımdan orayı ben önemsiyorum. Yani baskette de, voleybolda da, mesela bakın voleybolda Vakıfbank kimseye bırakmıyor. Eskiden Eczacıbaşı bırakmazdı değil mi?

RIDVAN DİLMEN- Onlar da toparladılar yine, Fenerbahçe de, Galatasaray da…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet.

MURAT KOSOVA- Oradaki rekabet özellikle bayan voleybolunda bizi dünyanın zirvesine getiriyor.

RIDVAN DİLMEN- Avrupa’da 1, 2, 3, 4 olduk geçen sene, enteresan, finallerde 4 takım oynadı, çok önemli tabii bu da.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi basketbolda, voleybolda bayanlarda-erkeklerde hakikaten ciddi bir dünyayı zorlama şeyi var.

RIDVAN DİLMEN- Şu anlamda sordum: Bilmiyorum özellikle kulüplerin gelir-gider tablolarına baktığımız zaman…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi o gelir-gider tablosunda bana göre iş biraz da geliyor şeye dayanıyor, yani ben başarıda bir şeyi çok çok önemserim, o da paranın yönetimidir. Parayı çok iyi yönetmek lazım ve parayı da çok iyi yönetene vermek lazım. Eğer parayı iyi yönetmede sıkıntı olursa, orada geri gidersiniz. Ama iyi yönetilirse para, o zaman onunla hem kaliteyi satın alırsınız, hem de para kendi kendini üretir.

RIDVAN DİLMEN- Ben Fenerbahçe’de oynarken efendim, Galatasaray-Neuchatel maçını tribünde izledim oynarken, Mustafa Denizli’ydi Teknik Direktör…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Niye?

RIDVAN DİLMEN- Galatarasay- Neuchatel maçına gittim…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ha, Galatasaray- Neuchatel maçına gittin.

MURAT KOSOVA- Bugünlerde biraz bundan uzak kaldık. Yani bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın da bir mesajı olacaktır.

RIDVAN DİLMEN- Sizin döneminizde çok büyük bir devrim oldu şu kondu: Mesela Kırklarelispor Van’la oynayabiliyor artık, ulaşımda da kolaylık yapıldı. Urfaspor Karadeniz’de Of’a gidebiliyor, yani böyle artık birlikte oynanıyor ligler, o anlamda çok önemli.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi tabi bir defa futbolun girmediği il kalmadı ve üstelik de bir değil. Her ne kadar tabi Süper Lig, Birinci Lig, iki, üç, aşağı doğru, amatörün de çeşitleri çok çok fazla, yani bizim dönemimizdeki gibi değil, dolayısıyla her hafta sonu yoğun bir futbolda hareketlilik var, canlılık var.

Tabi futbol aslında olması gereken bizim illerimizin halkımızın, birbiriyle kaynaşması için en önemli bizim silahlarımızdan birisi olması lazım. Hani buna da fairplay deniyor ya, ne yazık ki bunu sağlayamadık, birçok tedbirler tabi alındı, alınıyor. Son zamanlarda…

MURAT KOSOVA- Sporda Şiddet Kanunu yürürlüğe girdi.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet. Olumlu gelişmeler filan var. Temenni ediyorum ki, halkım, vatandaşım, hep beraber bu işi sahiplenip; ki biliyorsunuz bayanların futbolda statlara gelmesini temin için de adımlar atıldı, ki bayanların gelişi statlardaki tribün özellikli anarşisini o minimize eder, çünkü bayanlar var, orada rahat rahat küfredilmez, orada hakikaten sakin bir şekilde maç seyredilir, taşkınlık olmaz. Ve orada bu anarşi olmayınca sükunet olur, herkes edebiyle maçını seyreder, takımını alkışlar. Galip gelirse tabi ki sevinçle dönecektir, ama mağlup da olursa bilecektir ki, yani futbolun neticesi vardır, galibiyet, mağlubiyet, beraberlik, buna da katlanacaksın ve bu şekilde buradan ayrılacaksın, bunu görmesi lazım. Ve ben milletimden özelikle, yani bu fairplay kuralarına uymalarını ve burada hakikaten hep beraber bu işi hazırlıklı olmak lazım, yani biz bu 3 neticeyi bilerek stada gidiyoruz, iş oyundur, o oyunun zevkini tatmak için oraya gidiyoruz, burada galibiyet de var, beraberlik de var, mağlubiyet de var. Ve mağlup olduğumuz zaman galip takımı alkışlayacağız, galip geldiğimiz zaman karşı taraf da bizi alkışlayacak; bu bilinç içerisinde stada gitmek çok daha önemli. Ve bu tabi aileleri dahi oraya ne yapıyor? Çekiyor ve aileler de gidiyor, katılıyor, izliyor. Dolayısıyla o seyircilikteki tadını sıkıntıya, üzüntüye dönüştürmemek lazım.

Ben bundan dolayı bu gece bu hazırladığınız programdan dolayı sizlere özelikle teşekkür ediyorum.

Ekranları başında bizleri bu Pazar gecesinde izleyen tüm halkıma da en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Temenni ederim ki yarınki hazırlık maçında da takımımız galibiyetle stattan çıkar.

RIDVAN DİLMEN- İnşallah efendim.

MURAT KOSOVA- Hemen tabi kapanışa geçmeden önce, bu sene gerçekten yakın dönemdeki en keyifli lig yarışlarından birini izliyoruz. Tabi üzülenler biraz önce söylediğiniz gibi, şu anda oynanan futboldan keyif alanlar var ama, ligin, çok iyi izlediğinizi bildiğim için soruyorum, en çok hoşunuza giden oyuncu, performans? Üçte birlik kısmını geride bıraktık sezonun, şöyle bir düşündüğünüz zaman kimleri söyleyebilirsiniz?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi onu söylersem bu biraz taraflı bir yaklaşım olur, ama gönlümde tabi ki takım olarak da hakikaten başarılı olanlar var, görüyoruz, oyuncu olarak da şüphesiz ki başarılı olanlar var ve onları gönülde zaten izliyoruz.  

RIDVAN DİLMEN- Aile deyince aklıma Sayın Hanımefendi Emine Hanım sosyal projelerde çok oluyor, yurt içinde, yurt dışında özellikle. Maçları torunlarınızla mı izliyorsunuz, Hanımefendi izliyor mu, çocuklarınızla mı izliyorsunuz?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Daha çok benim büyük torun Ahmet…

RIDVAN DİLMEN- Trabzonsporlu.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Trabzonsporlu. O bu işlere bayağı hastadır. İzleme fırsatını bulursam, ben tabi Ankara’dayım, o İstanbul’da olduğu için, ancak İstanbul’da olduğumda beraber izleme fırsatım oluyor.

RIDVAN DİLMEN- Evde top oynuyor musunuz torunlarla? Görüyorum bazen internet sitelerinde.

MURAT KOSOVA- Ama yolculuklarda bile özelikle milli maçlarımızda, takımlarımızı milli mücadelelerini de kaçırmadığımızı o kadar yoğun bir programın içerisinde…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Onu zaten internet bağlantımız olduğu için de oradan izleme imkanımız oluyor.

MURAT KOSOVA- Sayın Cumhurbaşkanım, çok teşekkür ederiz.

RIDVAN DİLMEN- Çok teşekkür ederiz, çok sağ olun.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ben çok teşekkür ederim, sağ olun. İyi geceler diliyorum. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.