Basbakan Yildirim’in Diyarbakir’da toplu temel atma töreninde yaptigi konusmanin tam metni
Sevgili Diyarbakırlı kardeşlerim; hepinizi Allah’ın selamıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Buradan Kayapınar’a, Kocaköy’e, Eğil’e, Ergani’ye, Hani’ye, Hazro’ya, Sur’a, Yenişehir’e, Kulp’a, Lice’ye, Silvan’a, bütün kardeşlerime sevgilerimi, muhabbetlerimi gönderiyorum.
Tarih şehri, medeniyet şehri, ilim şehri, kardeşlik şehri Diyarbakır’ı selamlıyorum. Gençler, sizi selamlıyorum. Hanımefendiler, sizi selamlıyorum.
Diyarbakır Hevsel Bahçeleri, surları, sarayları, camileri, havraları, hanları-hamamları, tüm Türkiye’nin güzelliklerine sahip en güzel köşelerinden biridir. Mekke’den, Medine’den sonra en çok sahabe kabrinin olduğu şehirdir Diyarbakır.
Diyarbakır, Peygamberimizin mübarek simasını görmüş, ona yoldaşlık yapmış 41 sahabeye de ev sahipliği yapmaktadır. Bu güzel şehrimizde yatan peygamberleri, sahabeyi kiramı rahmetle, minnetle yad ediyorum. Allah hepimizi onların yolundan ayırmasın. Medeniyet şehrinin, tarih şehrinin, ilim şehrinin, kardeşlik şehrinin bu güzel insanlarını yürekten selamlıyorum.
Değerli kardeşlerim; yeni bir sayfa açıyoruz. Yeni sayfayı 15 Temmuz’da FETÖ terör örgütüne karşı ay-yıldızlı bayraklarıyla meydanları dolduran Diyarbakır’dan Edirne’ye, Sinop’tan Hatay’a, meydanları dolduran darbecilere göğsüyle siper olan, canını seve seve veren ve Türkiye’yi, Türkiye’nin geleceğini kurtaran siz değerli vatandaşlarımızla açıyoruz. Mardin Kapı ruhu, Dağkapı ruhu, Urfa Kapı ruhu, Simar Kapı ruhu, Oğrun Kapı ruhu Yenikapı’yla buluşuyor, Yenikapı’yla kucaklaşıyor.
Siz günlerce Diyarbakır İstasyon Meydanında demokrasi nöbeti tuttunuz, ülkemize, vatanımıza, demokrasimize sahip çıktınız. Biz sizinle gurur duyuyoruz. Diyarbakır İstasyon Meydanı, İstanbul Taksim Meydanıyla, İzmir Konak Meydanıyla, Ankara Kızılay Meydanıyla, Van, Şanlıurfa, Malatya, Yozgat, Trabzon, Konya meydanlarıyla yürek yüreğe, omuz omuza kenetlendi. Kardeşliğimize, birliğimize, beraberliğimize sahip çıktınız; hepinize çok teşekkür ediyorum. 15 Temmuz’da siz Türkiye’nin bütünlüğünden yana güçlü bir irade ortaya koydunuz. Ay-yıldızlı bayrağımıza, halkın seçtiği Cumhurbaşkanınıza, Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıktınız. 15 Temmuz 81 vilayetimizin yüreklerinin birlikte attığı gündür. Bir kez daha kardeş olmanın, bir olmanın, beraber olmanın ne demek olduğunu bütün dünyaya Diyarbakır’dan gösterdiniz; sağ olun, var olun. Bütün darbecilere, bölücü PKK terör örgütlerine, DAEŞ’e karşı biriz, beraberiz, Türkiye’yi böldürtmeyiz dediniz; sağ olun, var olun.
Demokrasimize, hukuk devletimize, milli iradeye hep birlikte destek çıktık. FETÖ, toplum barışı, kardeşliği kendince yok edeceğini zannetti. Askerin, polisin, bürokrasinin her tarafına bir mikrop gibi sızdı. Militanlarıyla ülkeye nifak sokmaya çalıştı. Şimdi görüyoruz ki kardeşliğimiz, birliğimiz, beraberliğimizin en büyük düşmanı PKK’dır, FETÖ’dür. PKK’nın en büyük destekçisi FETÖ terör örgütüdür. İkisinin de amacı, Kürt ve Türk kardeşlerini hedef alıp çatışma çıkarmak. Bu alçakça işbirliğini bozan, Türk-Kürt kardeşliğini binlerce yıllık gönül bağıyla devam ettiren milletimize teşekkür ediyorum.
FETÖ’nün suçüstü yakalanması, Kürt vatandaşlarımızın hakları açısından da tarihi bir fırsattır. FETÖ’nün militanları artık Doğu’nun, Güneydoğu’nun kalkınması için attığımız adımları engelleyemeyecekler. 15 Temmuz’dan sonra PKK kanlı yüzünü bir daha gösterdi, masum insanların kanını dökmüş ve bütün milletimize acı yaşatmıştır. 15 Temmuz FETÖ kanlı darbe girişimini bastıran bu millet şunu iyi gördü: FETÖ PKK’nın değirmenine su taşıyor, PKK da FETÖ’nün değirmenine su taşıyor. Bunların akıl hocası aynıdır. Birisi Pensilvanya’dan emir alıyor, diğeri Kandil’den emir alıyor. Ancak bu millet büyük millet, ne FETÖ’ye, ne PKK’ya, bölücülere bu memleketi bırakır mıyız? Bırakır mıyız? Diyarbakır, izin verir mi? İşte bu kadar.
Bu şanlı milleti kimsenin bölmeye, parçalamaya gücü yetmeyecektir. Siz sadece FETÖ’ye değil Diyarbakır’da, Silvan’da, Cizre’de, Şırnak’ta, Silopi’de, Nusaybin’de, Dargeçit’te, Yüksekova’da hendek kazdıranlara, halkı isyana davet edenlere de gereken cevabı verdiniz mi? Allah sizden razı olsun, bunun için sizlere teşekkür ediyorum, 79 milyon adına teşekkür ediyorum.
Değerli kardeşlerim; siz sadece beynini Pensilvanya’daki terör başına teslim edenlere değil beynini Kandil’deki terör baronlarına teslim edenlere de direndiniz. Demokrasi nöbetlerinde FETÖ terör örgütünü lanetlediğiniz gibi PKK’yı da lanetlediniz.
Değerli kardeşlerim, şimdi iyi dinleyin, iyi dinleyin; HDP’nin Eşbaşkanı Almanya’dan sesleniyor, ne diyor biliyor musunuz? PKK terör örgütü değildir. Şimdi ben soruyorum; peki, PKK terör örgütü değilse Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi kim katletti?
Tanışık Köyünde Dürümlü Mezrasında masum, aslan yürekli Diyarbakırlı 16 kardeşimizi kim katletti? Diyarbakır’da bomba patlatarak 5 tane masum vatandaşı arabanın içinde diri diri kim yaptı? Diyarbakır’da önceki dönem milletvekilimiz Oya Eronat’ın fidan gibi evladını kim katletti? İşte PKK terör örgütü değildir diyenlere Diyarbakır’dan güçlü bir ses; PKK en alçak, en katil terör örgütüdür.
Değerli vatandaşlarım, aziz Diyarbakırlılar; hiç merak etmeyin bunların sonu yakındır. Çocuklarımızı asla ve asla bunlar dağa çıkaramayacaklar. Çünkü daha çok yatırım yapacağız, çocuklarımıza daha fazla gelecek hazırlayacağız, bunların kirli amaçlarına erişmesine mani olacağız. Bunun tek şartı, ay-yıldızlı bayrağımız. Görelim şu ay-yıldızlı bayrağı. İşte bizi birleştiren bu bayraktır. Bu bayrak, rengini şehitlerin kanından aldı. Bu bayrağın hilali bağımsızlığı gösteriyor. Bu bayrağın yıldızı, hayatını bu ülkenin geleceği için, bağımsızlığı için seve seve veren ve yıldızlaşan şehitlerimizi temsil ediyor.
Değerli kardeşlerim; biz sizlerle gurur duyuyoruz, biz hepinizle gurur duyuyoruz.
Değerli kardeşlerim; AK Parti olarak 14 yıl boyunca milletimizin refahı için, mutluluğu için durmadan, duraksamadan çalıştık. Ülkemizin her köşesinde çocuklarımızın güvenle, huzurla, umutla gelecek hayallerinin gerçekleşmesini sağladık. Memleketin her köşesini mamur etmeye, ekmeğimizi büyütmeye gayret ettik. Milletimizin bütün renklerini, farklılıklarını zenginliğimiz olarak gördük, bütün renklerimizi kucakladık. Herkese vazife yapmayı bir görev bildik. Şundan emin olun ki, biz bu hain örgütlerin ülkemizin huzuru bozmasına, milletimizin birliğini bozmasına asla ve asla müsaade etmeyeceğiz, tamam mı? Allah sizden razı olsun. Kardeşliğimiz sonsuza kadar devam edecek. Türk, Kürt, hangi milletten olursa olsun kardeştir, onları birbirine düşürmeye çalışanlar da kalleştir.
Biz tarihimizi, medeniyetimizi beraber inşa ettik. Bu topraklarda kader birliği yaptık. Bu topraklarda geçmişimizi birlikte inşa ettik. Gelecekte de omuz omuza, kol kola birlikte yürüyeceğiz inşallah. Bundan önce, tam 12 yıl önce Kurucu Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız, Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan Başbakanlığı döneminde Diyarbakır’da tarihi bir konuşma yaptı değerli hanımefendiler. Ne dedi? Bizim üç tane kırmızı çizgimiz var; AK Parti’nin iktidarında bölgesel milliyetçilik yok, AK Parti’nin iktidarında ırkçılığa dayalı milliyetçilik yok, dine dayalı milliyetçilik yok dedi. AK Parti olarak biz bu kırmızı çizgilerimize hep bağlı kaldık.
Biz bölgeyi, Diyarbakır’ı inşa ve ihya etmeye devam edeceğiz. Bugün az önce Cahit Sıtkı Tarancı Spor Salonunda Diyarbakır’ın da içinde olduğu 23 ilimizi kapsayan çok geniş, çok kapsamlı bir yatırım ve destek projesini başlattık. Bu projeyle birlikte –iyi dinleyin gençler- yılda bütün bu 23 vilayetimizde 200 bin insanımıza iş-aş verecek fabrikalar kuracağız. Toplam 4 yılda sadece devlet eliyle Diyarbakır’ın da içinde olduğu 23 vilayetimize 62 katrilyon yatırım yapacağız, helali hoş olsun. Değil ki Diyarbakır Türkiye’ye sahip çıktı, bayrağına sahip çıktı, bölücülere fırsat vermediniz, sağ olun, var olun.
Değerli kardeşlerim; Diyarbakır’dan burada Cahit Sıtkı Tarancı’nın, Sezai Karakoç’un, Hamidi Amid’in güzel şehri Diyarbakır’ımızda bizim tek bir derdimiz var, tek bir sorunumuz var; o da, sizleri huzurunu sağlamak, güvenliğini sağlamak, refahını artırmaktır. Sahabeler şehri Diyarbakır’ın Peygamber aşkını biliyoruz. Veda Hutbesinde Peygamber Efendimiz nasıl ki ırkçılığın, ayrımcılığın her türlüsünü ayak altına aldığını söyleyerek reddettiyse, biz de ayrımcılığı reddediyoruz, bölücülüğü reddediyoruz. Ve diyoruz ki; ölümüne kadar kardeşlik, ölümüne kadar birlik beraberlik.
Tarih boyunca hiçbir güç bizi birbirimizden ayırmadı. Biz sizinle gurur duyuyoruz. Akidemiz bir, kıblemiz bir, biz dünya ahret kardeşiyiz. Emin olun ki önceliğimiz adalettir, önceliğimiz insandır. Emin olunuz ki canınız ve malınız, güvenliğiniz hukuk devletiyle bizim nezdimizdedir.
Değerli kardeşlerim; Yenikapı ruhunu diri tutacağız, kardeşliğimizi, birliğimizi beraberliğimizi daha da geliştireceğiz. Etnik kimliğimize, mezhebimize, hangi bölgeden olduğumuza bakmadan 15 Temmuz’da olduğu gibi birbirimize sıkıca sarılacağız, kardeş olacağız, birlikte millet olacağız, birlikte Türkiye olacağız.
Kardeşliğimizin arasına hiçbir nifak tohumunun girmesine izin vermeyeceğiz. Saflarımızı daha da sıklaştıracağız, yürek yüreğe aynı güzergâhta ilerlemeye devam edeceğiz. Birlikte çalışacağız, birlikte üreteceğiz, adaletle paylaşacağız. Ülkemizin batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine her tarafı inşa edeceğiz, imar edeceğiz. 79 milyonu kardeş bildik kucak açtık. Türkiye’nin 780 bin kilometrekaresiyle aynı gelişmiş seviyesine ulaştırmak için var gücümüzle çalışacağız. Yolları böleceğiz, Türkiye’yi birleştireceğiz. Yolları böleceğiz hayatları birleştireceğiz. Yolları böleriz, ama Türkiye’nin bölünmesine asla izin vermeyiz.
Değerli kardeşlerim; bugün siz dinlemediniz beni herhalde, yatırım programını açıkladık. 200 bin iş, 1 yılda 200 bin iş, yeni fabrika, yeni iş yeri açacağız. Dört yılda 62 milyar yatırım yapacağız bölgeye. Ancak bu terör örgütünün kökünü kazımamız lazım, önce bunu yapacağız. Çünkü yatırımcı geliyor, fakat fabrikası yakılıyor, iş makineleri yakılıyor, çekip gidiyor. Kim kaybediyor? Diyarbakır kaybediyor, Mardin kaybediyor, Siirt kaybediyor, Hakkâri kaybediyor, Şırnak, Bingöl, Bitlis, Van, Ağrı, Kars kaybediyor, benim Kürt kardeşim kaybediyor, Kürt kardeşim, Türk kardeşim kaybediyor, Arap kardeşim kaybediyor.
Şimdi bölücü terör örgütü PKK ne diyor? Biz Kürtlerin sorunu için mücadele ediyoruz, öyle mi? Bakın, PKK terör örgütünün Kürtler diye bir sorunu yok. Sorun nedir biliyor musunuz? Kürtlerin PKK sorunu var. Bu sorunu da evvel Allah elbirliğiyle ortadan kaldıracağız. Bu işin başka yolu yok. Geleceğimizi bu alçak terör örgütünün karartmasına asla izin vermeyeceğiz.
Değerli kardeşlerim, bugün 100 gün geçti, iktidarımızın işbaşına, 65. Hükümetin işbaşının üzerinden 103 gün geçti. Bu 103 günde Diyarbakır’a üçüncü gelişim, üçüncü gelişim. Yine geleceğim, ama her gelişimizde çok önemli müjdelerle geliyoruz. İlk gelişimizde malum Tanışık Köyünde PKK’lılarca katledilen vatandaşlarımızın acısını paylaşmaya geldik. 22 Mayıs’ta Cumhurbaşkanımızla beraber tekrar geldik ve Cumhurbaşkanımızla geldiğimizde 116 tane yeni tesisin açılışını Diyarbakır’da gerçekleştirdik. Diyarbakır’a son 14 yılda yaptığımız yatırımların tutarı tam 26 milyar lira, helal olsun. Silvan Barajını yapacağız, terör örgütü ne yaparsa yapsın Silvan Barajı yapılacak, topraklar suyla buluşacak.
Bugün yine Diyarbakır’a elimiz boş gelmedik değerli kardeşlerim, birbirinden önemli projeleri bugün Diyarbakır’da, Şırnak’ta, Silopi’de, Cizre’de, velhasıl bölgenin her tarafında ilan ediyoruz.
Şimdi sıkı durun, Diyarbakır’a yapacağımız projeleri özet olarak sizlerle paylaşıyorum.
Sur ilçesini biliyorsunuz değil mi? Sur, Diyarbakır’ın kalbi, Diyarbakır’ın tarihi. Sur’da, Şırnak’ta, Silopi’de, İdil’de, Cizre’de, Yüksekova’da konut yapımı, yol yapımı, hastane yapımı, park yapımı, cami yapımı, fabrikalarla yeniden baştan donatıyoruz.
Sur’u tarihine sadık kalarak yeniden inşa ediyoruz. Sur, hem ticaret, hem kültür, hem de inanç turizminin bölgedeki en büyük merkezi olacak. Sur ilçemiz Diyarbakır’ın surlarıyla, saraylarıyla, camileri, kiliseleri, hanları, hamamlarıyla, tarihi çarşıları, mimari yapılarıyla geçmişte yaşanan-yaşamış medeniyetlerin izlerini taşıyor. Hazreti Süleyman Camiinin çevresini yeniden yapıyoruz. Anıtsal yapıları inşa ediyoruz. Bölgede Sur’da 7 bin yeni konut yapıyoruz. Şırnak’ta 10 bin, Yüksekova’da 10700, Nusaybin’de 8 bin yeni konut yapıyoruz; böylece PKK’nın evlerini yıktığı vatandaşlarımıza daha güzel evleri yapıp teslim ediyoruz, hayırlı uğurlu olsun.
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerimizdeki illerimizde toplam 4 yılda 67 bin yeni konut yapıyoruz, hayırlı uğurlu olsun.
Bölgede modern hastaneleri yapmaya devam edeceğiz. 15 tane bu bölgeye Doğu ve Güneydoğu’ya, 23 vilayetimize 15 tane yeni hastane daha yapıyoruz. Böylece 1640 yatak ilave kapasite getiriyoruz.
Diyarbakır’ın 33 bin kişilik stadyumu hızla yapılıyor, hayırlı uğurlu olsun.
Terörden zarar gören iş yeri kapanan Diyarbakırlı kardeşlerimize de 255 milyon tazminat ödüyoruz, hayırlı uğurlu olsun.
Diyarbakır, Şırnak, Hakkâri, Mardin’e yapacağımız yatırımların toplamı tam 10 milyar lira, 10 katrilyon; helali hoş olsun.
Terörden etkilenen vatandaşlarımıza nakdi olarak 200 milyon lira dağıtıyoruz. Korumaya muhtaç çocuklarımız için 6 bin aileye verdiğimiz desteği genişletiyoruz, 10 bin aileye destek vereceğiz. 13 tane yeni sosyal hizmet merkezi, 17 tane aile destek merkezi kuruyoruz. Sosyal yardım, sosyal hizmet yatırımları için 400 milyon liralık bir kaynak ayırıyoruz.
Değerli Diyarbakırlılar; liste uzayıp gidiyor. Bütün bunları anlatarak vaktinizi almak istemiyorum. Yalnız sizlerle kısaca birkaç hususu daha konuşmak istiyorum.
Değerli vatandaşlarım; bu bölgede 23 vilayetimizde AK Parti iktidarından önce 14 yıl, yani 1988-1989’dan 2002’ye kadar 14 yılda yapılan yatırım tutarı Diyarbakır da dahil Doğu-Güneydoğu’daki 23 ilimizde ne kadar biliyor musunuz? Sadece 30 milyar lira, 30 katrilyon. Peki, AK Parti iktidarında 2003 ile 2016 arasında 14 yılda ne yatırım yapılmış bir tahmin edin bakalım. 80 katrilyon, 80. 30 nere, 80 nere? Ama neye rağmen yaptık bunu biliyor musunuz? Terör örgütüne rağmen yaptık. Onlar bombaladı, makineleri yaktılar, yol kestiler, ama yılmadık, yapmaya devam ettik. Şimdi artık düşünün, bu terör örgütünü aradan çıkardığımızda Diyarbakır uçacak, Şırnak uçacak, Mardin uçacak, Siirt, Bingöl, Hakkâri uçacak, Van uçacak, Muş uçacak, Kars, Ağrı, Iğdır, Ardahan uçacak. Onun için değerli kardeşlerim; bundan sonraki en önemli işimiz, bu terör belasından kurtarmaktır. Bunun için kararlılığımız devam ediyor. İnlerine gireceğiz inlerine. Sadece şehirde değil dağda, hangi taşın arkasındalar ise bulacağız öldürülen masumların hesabını soracağız, şehitlerimizin hesabını soracağız.
Sevgili gençler, sizler için çok güzel iş alanları yapıyoruz, çok sayıda spor tesisleri yapıyoruz, gençlik merkezleri açıyoruz. 30 bin gencimizi ilgilendirecek projeleri hayata geçiriyoruz. Bin gencimize yatılı özel eğitim imkânı getiriyoruz. Gençlerimize yaptığımız yatırımların tutarı 434 milyon lira. Değerli Diyarbakırlı kardeşlerim, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi, biz bölgecilik yapmadık, yapmıyoruz, yapmayacağız. 780 bin kilometrekarelik vatan toprağını hep bir ve beraber tutacağız. Bir karışının bile bölünmesine asla izin vermeyeceğiz, tamam mı? Sahip çıkacak mıyız? Bayrağımıza sahip çıkacak mıyız? Toprağımıza sahip çıkacak mıyız? Türkiye’ye sahip çıkacak mıyız? Allah sizden razı olsun. Sizde bu heyecan oldukça, sizde bu kardeşlik oldukça, evvel Allah hiç kimse bizimle başa çıkamaz.
Eğilmeyiz merak etmeyin, eğilmeyiz. Biz ancak rükûda eğiliriz.
Değerli kardeşlerim; sözlerimin sonuna geliyorum.
Değerli kardeşlerim; bakın hatırlıyorsunuz değil mi Diyarbakır’da 6-7 Ekim olaylarını. 53 tane masum kardeşimizin kanına girenin, onların ölümüne sebep olanların kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? Akılları başlarına gelmemiş, şimdi yine vatandaşları sokağa çağırıyorlar, isyana çağırıyorlar. Vatandaş sokağa inerse, siz kaçacak delik arayacaksınız. 15 Temmuz’da gördünüz, vatandaş sokağa inince ne olduğunu gördünüz. Şimdi siz vatandaşı sokağa çağırıyorsunuz. Doğru, Diyarbakırlı sokağa iner, ama ay-yıldızlı bayrağıyla iner, terör örgütüne ayar vermek için iner, dersini vermek için iner.
Değerli kardeşlerim, sevgili Diyarbakırlılar; biliyorsunuz bugünlerde Suriye’de bir operasyon yapıyoruz, Fırat Kalkanı. Şimdi diyorlar ki; niye Türkiye burada operasyon yapıyor. Siz Türkiye topraklarına füze atarsanız, roket atarsanız. O da gelecek, merak etmeyin gelecek, gelecek hesap verecek. Gelecek, size hesap verecek, şehitlerimizin hesabını göreceğiz.
Değerli kardeşlerim; Suriye’de yaptığımız Fırat Kalkanı operasyonu hakkında da size bilgi vermek istiyorum. Şimdi biliyorsunuz, Suriye’yle bizim 911 kilometre hududumuz var. Sürekli oradan bu kalleş terör örgütleri, DAEŞ örgütü, PYD, YPG, PKK uzantıları ülkemize maalesef sızıyorlar, işte en son Gaziantep’te bir düğünde canlı bomba patlattılar ve 54 vatandaşımızı şehit ettiler. Şehit olanların 29 tanesi 12 yaşından küçük çocuklar. Siz bu günahsız çocuklardan ne istiyorsunuz? Yetmedi, attıkları roketlerle 21 vatandaşımızın hayatını yok ettiler. Biz ne yapacağız? Bunları bekleyecek miyiz, seyir mi edeceğiz? Tabii ki değil. Dedik ki; bir tek daha buraya bomba atılırsa canınızı okuruz. Ve nitekim Özgür Suriye Ordusu mensuplarıyla birlikte Cerablus’a girdik, oradan bütün DEAŞ’lıları, PYD’lileri, YPG’lileri, bütün mikropları temizleyinceye kadar orada devam edeceğiz. Şimdi diyorlar ki; efendim, Hükümet Kürtlere karşı. Kürtler de, Türkler de bizim başımızın tacı, biz terör örgütlerine karşıyız. Suriye’nin kuzeyinde hududumuza yakın terör örgütlerini besleyerek Türkiye’nin huzurunu bozmaya çalışıyorlar. Ama Türkiye, bu millet buna asla müsaade etmeyecek. Sonuna kadar gerekli çalışmaları yapacağız, milletimizin, vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlayacağız, bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Bize nasihat verenler önce kendilerine baksınlar, binlerce kilometreden gelip Suriye’de, Irak’ta ameliyat yapanlar bize laf söyleyemezler. Çünkü yıllardır Suriye’de, Irak’ta biz beraber yaşadık. Biz kardeşiz…
Eyvallah, aleyküm selam, başım gözüm üstüne.
Değerli kardeşlerim; Suriye’nin toprak bütünlüğü bizim için olmazsa olmaz. Suriye’nin parçalanması, bölünmesi ve oradaki insanların anlamsız bir savaş uğruna daha fazla yok olması, asla ve asla bizim kabul edeceğimiz bir şey değildir. Ve uluslar arası terör tüccarlarının emeline hizmet edecek güney sınırımızda bir yapay devlet kurulmasına da asla izin vermeyiz. Açık şekilde söylüyorum ki; kardeşlerimiz Suriye’deki Araplarla, Türklerle, Kürtlerle, Türkmenlerle, Süryanilerle, Şiilerle, Sünnilerle bizim hiç ama hiçbir problemiz yok, hiçbir derdimiz yok. Bizim Suriye’de verdiğimiz mücadele, teröre karşı amansız bir mücadeledir. Terörün arkasında duranlar buradaki mücadelemizi gölgelemek için Türkiye’nin Suriye’deki Kürtlere karşı mücadele ettiği yalanını yayıyorlar. Hangi ülkede olursa olsun Kürt kardeşlerimizle bizim en ufak bir derdimiz yok. Aksini söyleyen varsa Diyarbakır Meydanına gelsin, buraya gelsin, Diyarbakır’ı görsün.
Türkiye, Kürtlerin de, barışın da yegâne güvencesidir. Bizim derdimiz, bizim sorunumuz; bölgeyi, insanımızı tehdit eden PKK, PYD, YPG ve DAEŞ terör örgütüdür, uluslar arası terör tüccarlarıdır, topraklarımıza fitne tohumları ekenlerdir. Ama değerli Diyarbakırlılar; başarabilirler mi? Asla başaramazlar. Mezhepler, etnik kimlikler bu güzel topraklarda, bu vatanda asla sorun olmaz. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi hiçbir terör örgütü bozamadı, bozamayacak. Terörle mücadele devam ederken herkesi davet ettiğimiz zemin, hukuk zeminidir.
Bakın bir konu da şu var: Buralardaki bazı belediyeler maalesef seçildikten sonra sizin verdiğiniz paraları, devletin gönderdiği kaynakları yol için, park için, sosyal faaliyetler için, belediyecilik işleri için harcaması gerekirken, ne yaptılar? Dağa gönderdiler değil mi? İşte o paraları dağa gönderenlerden de o paraları burunlarından fitil fitil getireceğiz, hesabını soracağız, bunun için de kararımızı aldık. Ama şunu bilmenizi istiyorum: Kim düzgün çalıştıysa, kim hizmet ettiyse, yerli yerinde işleri yaptıysa, paraları dağa göndermediyse, teröre destek olmadıysa onların da endişe etmesine hiç gerek yok. Onların başımız üstünde yeri var. Bizim işimiz yanlış yapanlarla, bizim işimiz teröre taşeronluk yapanlarla.
Değerli kardeşlerim; demokratik, adil, mutlu bir Türkiye için işimizin, aşımızın bereketli, ocaklarımızın şen olması için, çocuklarımızın mutlu geleceği için, insanlarımızın kardeşliği için el ele, omuz omuza mücadeleye var mısınız? Hazır mısınız? Allah sizden razı olsun.
Gençlerimizin geleceğini karartmayalım. Gençlerimizi terör örgütlerine asla kaptırmayalım, kurulan tuzakları birlikte bozalım.
Bu duygularla bir kez daha hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Allah’a emanet olun, sağ olun, var olun, hoşça kalın değerli kardeşlerim.
Evet, bugün bu toplantımıza biz diğer partileri de davet ettik. Bu davete icabet eden Milliyetçi Hareket Partisi Diyarbakır İl Başkanına da hoş geldiniz diyoruz. Ekrana bakın, ekranda şimdi Cizre’yi görüyorsunuz. Çevre ve Şehircilik Bakanımız Cizre’de temel atma töreninde bizimle beraber. Canlı bağlantıda kendisini dinliyoruz. Valimiz, Bakanımız ve protokol canlı yayında bizlerle.
Buyurun Mehmet Bey.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ- Sayın Başbakanım, sizleri ve değerli heyetinizi Cizre’den saygıyla selamlıyoruz.
Bugün burada değerli Cizre halkının yanı sıra Sayın Valimiz, kaymakamlarımız, sivil toplum örgütünün ileri gelenleri, AK Parti İl Başkanımız, Kadın Kolları Başkanımız ve tüm teşkilatlarımız buradalar. Bizim inşallah bu bölgede başlatacağımız yatırım ve kalkınma hamlesinin ilk adımı olan temel atma törenimizde heyecanla sizleri izledik.
Biz de birinci adım olarak, önce Dicle Nehrinin yıllardır dağınık vaziyette akan, bu güzel görüntüsüne uygun düşmeyen alanını ıslah ederek başlıyoruz. Sonra Dicle Nehrimizin yanında birinci etapta 50 bin metrekarelik bir alanda park yapımına başlıyoruz. İkinci ve üçüncü etapları arkadan gelecek. Sonra bugün İdil ve Silopi ilçelerimizde 1100 konutun da temelini atıyoruz. Allah nasip ederse 1 ay içerisinde Cizre’de 2500 konutun temelini atacağız. Bu konutları da nasip olursa yine 1 sene içerisinde bitirip buradaki hak sahibi vatandaşlarımıza tek tek dağıtacağız. Sonra 2017 yılı içerisinde, yani 3 ay sonra yeni oluşturacağımız Cizre bölümünde bir taraftan 10 bin kişilik tribünü olan stadyumu, diğer taraftan gençlik ve kadın merkezlerini, bunun yanı sıra aklımıza gelebilecek her türlü sosyal alanları da temelini atarak işe başlayıp Allah nasip ederse 1 yıl içerisinde bitirmiş olacağız. Yapmış olduğumuz bu programda Şırnak ili merkez, İdil, Silopi ve Cizre gibi hasar gören ilçelerimizde toplam devlet olarak, Hükümet olarak yatırımımız 3,5 milyarı buluyor. Bugün burada bismillah diyerek temelini atıyoruz. İnşallah bunları kısa süre içerisinde bitirip Cizre’yi çok daha yaşanabilir bir il haline getireceğiz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, Mehmet Bey bilgileri verdi. Teşekkür ediyoruz Mehmet Bey, hayırlı uğurlu olsun.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ- Çok teşekkür ederiz efendim.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şimdi değerli Diyarbakırlılar, değerli kardeşlerim; sadece Cizre’de değil birçok yerde aynı anda temel atılıyor. Silopi’de, Şırnak’ta, diğer birçok ilçemizde, merkezimizde temel atılıyor, konut temelleri atılıyor, yol yapım çalışmaları başlıyor. Biz sembolik olarak Cizre’yle bağlantı yaptık, diğerlerine vakit dar olduğu için bağlanmıyoruz.
Şimdi Diyarbakır’da terörden zarar gören diğer bölgelerdeki toplu temel atmaları yapıyoruz; hayırlı uğurlu olsun. Bölgemize, illerimize, ilçelerimize hayırlı olsun diyor, butonlara basıyoruz. Ya Allah, Bismillah.