Basbakan Yildirim’in Mugla Sivil Toplum Kuruluslari Bulusmasi’nda yaptigi konusmanin tam metni
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- … milletin bize yetki vermesi, güç vermesi tek başına bir anlam ifade etmez, aynı zamanda toplumun çeşitli kesimlerini, paydaşlarını da sürekli bizi kontrol eden, önerileriyle teklifleriyle daha güzel işler, ülkemiz için, milletimiz için daha güzel işler yapmak için bizi teşvik eden kuruluşlar olarak gördük. Vakıf, dernek ve odalar bütün bu kuruluşlarla çok yakın temaslarımız oldu, bundan sonra da olmaya devam edecek. Bugün aramızda kıymetli şehit yakınlarımız var, gazilerimiz var. Bu vesileyle bu ülkenin bekası için, vatanın bölünmez bütünlüğü için canını seve seve veren gerek bölücü terörle mücadele geden, gerek istiklal mücadelesinde, gerekse en son karşılaştığımız 15 Temmuz alçak darbe girişiminde göğsünü kurşunlara siper eden bütün şehit kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz hayırlı, uzun ömürler diliyoruz. Biz her bir şehidimizi Ay Yıldızlı bayrağımızın yıldızı olarak görüyoruz. Hilali bizim bağımsızlığımızın sembolüdür. Bayrağımızın rengi kanımızla bağımsızlığını sağladığımız ülkemizin timsalidir.
Değerli dostlar, bizlere düşen görev şehitlerimizin emanet ettiği vatanımızı, bayrağımızı, bağımsızlığımızı, ezanımızı, kardeşliğimizi sürdürmek, onlara olan vefa borcumuzu ancak böyle ödeyebiliriz. Demokrasimizi daha da geliştirmek, hukuk devletini çok daha ileri bir noktaya çıkmak bizim şehitlerimiz anısına yapabileceğimiz en güzel şeydir. Şehitlerimizin çocukları, eşleri, ana babaları bize emanettir, millete emanettir sizler bizim gözbebeğimizsiniz. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak hepimizin namus borcudur. Sizlerin onuru, bizlerin onurudur; hepinizi içten duygularla selamlıyorum.
Değerli kardeşlerim, biz AK Parti olarak siyaset hayatımızda asla ötekileştirme yapmadık, hiçbir zaman doğu batı ayrımı yapmadık. Bakın bugün Muğla’da biz 16 milyar liralık yatırım yapmışız. Son 14 yılda her zaman 80 milyon vatandaşımızı biz bir gördük. Doğusuyla batısıyla, Kürt’üyle Türk’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle biz biriz, beraberiz, birlikte Türkiye’yiz dedik ve her yere hizmet götürdük. Maalesef geçmiş dönemde ihmal edilen hizmette fırsat eşitliği sağlanmayan bölgelerimizden kaynaklı terörü de yok etmek için çok çetin bir mücadele veriyoruz bu mücadele Türkiye’nin beka mücadelesidir. Bu mücadeleyi yapanların tek ama tek amacı var bu topraklara düşman ayağı değmesin. Bu topraklarda birliğin, beraberliğin, kardeşliğin devamı gelsin, birliğimize, kardeşliğimize helal gelmesin.
AK Parti iktidarı boyuncu özellikle sosyal devlet olma yönünde çok büyük aşama kaydettik. Türkiye dünyanın birçok ülkesinden daha fazla sosyal destek yapan bir ülkedir. Bütün kesimlere desteğe ihtiyacı olan, devletin dokunuşuna ihtiyacı olan bütün kesimlere gereken desteği yapıyoruz. Bunu nereden söylüyorum? 2002’de sosyal desteklerin toplamı 1.8 milyar. Bu sene 2017’de 45 milyar olarak bağladık kaç kat arttığını hesap edin. 10 kat olsa 16, 30 kata yakın bir artıştan bahsediyoruz. Engeller konusunda müthiş düzenlemeler yapıldı, engeller maalesef engellerin hayata katılımın bırakın, evin karanlık odalarına insanların ulaşmayacağı yerlere kapatılırdı, gelen giden misafirler görmesin diye. Ama bugün engelliler her yerde var hayatın içinde var. İletişimde var, ulaşımda var, sanatta var, eğitimde var, daha geçen gün 1500 engelli öğretmen ataması yaptık 1500 kadroya o kadar engelli … bunlar tabi ki yapılacak sosyal devlet olmanın, milletinin emrinde olmanın gereği de bu. Biz bir lütufta bulunmuyoruz, biz geçmiş dönemlerde yapılmamış olanların yapmanın gayreti içerisindeyiz. Çalışanların önündeki engeller kalktı, pozitif ayrımcılık getirdik. Kadınlarımıza, engellilere yapılacak düzenlemeler anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olmayacak diye hükümler getirdik. Ve parasal haklar, kapsam 14 kat artırmışız. Özel sektörde iki istihdamı iki kat kamuda istihdamı 8 kat arttırmışız. Bugün Meclis’te vekil olarak, okullarda öğretmen olarak üniversitede akademisyen olarak çalışan engellilerimiz var. Aynı şekilde bu güzel yurdumuz için bir an olsun bile düşünmeden, gözünü kırpmadan canını feda eden şehitlerimizin değerli yakınlarına, gazilerimizin hep yanında olduk. Giden geri gelmiyor, ama geride kalanların en azından yanlış olmadıklarını hissettirmek bizim en büyük görevimiz. Bunu yapabildikse görevimizi yaptığımızı düşünüyorum. Şehit yakınlarımızın dertleriyle hemhal olduk, ihtiyaçlarının karşılanması için eldeki bütün imkanları seferber ettik, etmeye de devam edeceğiz. İstihdam hakkından, başka sosyal haklara kadar gereken her şey yapıldı. Mesela istihdam da yaş sınırı vardı, yaş sınırı kaldırdık 45 yaş biliyorsunuz kamuda çalışma yaşıdır. Daha önce sadece 6300 kişi ataması yapmıştık şu anda 15 yılda 30 bin kişinin atamasını yaptık. Çalışan gazilerimizin maluliyet aylığının kesilmemesini sağladık ve hayatlarını kolaylaştıracak yaşam standardını yükseltecek birçok uygulamayı hayata geçirdik. Emin olun ki yapılanları asla yeterli görmüyoruz. Bütün imkanlarımızla yanınızda olmaya devam edeceğiz. Bizim derdimiz millete hizmet, bizim derdimiz Türkiye, Türkiye’nin geleceği, çocuklarımızın, torunlarımız geleceği. Bu derdimizle kim dertleniyorsa onlarda bizim başımızın tacıdır. Bizim muhatabımıza göre değişen bir üslubumuz olmaz. Tarafsız olmak, vatandaşlara eşit mesafede olmak, adalet, huzur, refahı ülkenin bütün sathına yaymak bizim en önemli yaklaşımızdır. 11 yıldır herkesin hükümeti olduk. Desteklen, desteklemeyen herkesin hükümeti olduk, bundan böyle de olmaya devam edeceğiz.
Ben daha fazla sözü uzatıp zaten son 1 aydır konuşmada haddi aştık her yerdi konuş konuş daha fazla kafanızı ağrıtmak istemiyorum. Ve bir kez daha Muğla Valimize böyle bir buluşmayı bize sağladığı için teşekkür ediyorum. Muğla’nın özel bir yeri var. 15 Temmuz’da Muğla Türkiye’yi büyük bir badireden kurtardı. Biliyorsunuz Muğla’da Cumhurbaşkanımıza karşı alçakça bir plan vardı o planı Muğla akamete uğrattı demokrasimizi korudunuz. Cumhurbaşkanımıza sahip çıktınız onun için Muğla çok büyük fedakarlık büyük bir kahramanlık yaptı bu vesileyle o günlerde bu basireti gösteren bütün milletvekillerimize, valimize, kamu görevlilerine, Muğla halkanı şükranlarımı sunuyorum ve hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.