Basbakan Yildirim’in Nevsehir Is Dünyasi Bulusmasinda yaptigi konusmanin tam metni
Yani Ankara’da masa başında oturarak Nevşehir’deki patates üreticilerinin çözümünü bulamazsınız, sanayi kesiminin sorunlarını tam olarak tespit edemezsiniz. Gazetelerde renkli renkli haberler, boy-boy raporlar, önünüze getirilen rakamlar bir şey söyler, ama sahada akıl teri, alın teri dökenler bir başka şey söyler. Onun söylediği üretimdir, onun söylediği bu ülkenin değerine değer katmaktır. Dolayısıyla tespitlerimizi bizzat yerinde ziyaret ettiğimiz iş alemimizin, sanayicilerimizin, esnafımızın temsilcileriyle, çatı örgütleriyle konuşuyoruz, görüyoruz, buna göre çözüm üretiyoruz. İstişare etmeden hiçbir konuda hareket etmiyoruz.
Bugün Odalar Borsalar Birliği Başkanımız burada, efendim TESK Türkiye Esnaf Konfederasyonu Başkanımız Bendevi Palandöken burada, Rifat Hisarcıklıoğlu burada, Türkiye’nin en büyük emek teşkilatı TÜRK-İŞ’in Başkanı da burada, çalışan da burada, çalıştıran da burada, üreten de burada, emek-alın teri döken de burada.
TOBB deyip geçmeyelim, TOBB’un 1,5 milyon üyesi var, özel sektörün zenginliğinin kaynağını oluşturuyor. 15 milyon istihdam sağlıyor bütün üyeleri marifetiyle. Yılda 300 milyar üzerinde yatırımı kontrol ediyor, 160 milyara yakın da ihracatı ülkemize kazandırıyor.
Türkiye’nin zenginleşmesi, büyümesi için özel sektörün önünü açmak gerekiyor, başka hiçbir şeye lüzum yok. Türkiye’de AK Parti iktidarından önce devlet 1 liralık yatırım yapıyordu, özel sektör 1,5 liralık yatırım yapıyordu. Şimdi 1 liralık yatırım yapıyor, özel sektör 8 liralık yatırım yapıyor; yanlış duymadınız, 1’e 8, niye? Güveniyor, ülkesine güveniyor, geleceğe umutla bakıyor, istikrarı görüyor, güçlü iktidarı görüyor, yatırım yapıyor. Şu anda zannederler ki devlet çok büyük yatırım yapıyor. Devletin topu-topu yaptığı yatırım miktarı yılda 128 milyar lira. Belediyesiyle, bakanlıklarıyla, hükümetiyle hepsini topla 128. Özel sektör ne kadar yatırım yapıyor? 900 milyar lira yatırım yapıyor. Demek ki Türkiye’nin, 1 Türkiye 3 kat büyüdüyse, milli gelir 860 milyar doların üzerine çıktıysa, bunun arkasında siz varsınız, üreten, ürettiğini katma değere dönüştüren, milyonlarca vatandaşa aş-iş sağlayan özel sektörümüz var, iş alemimiz var, esnafımız var, sanatkârımız var.
Değerli kardeşlerim; ben buraya 4 Mart tarihinde gelmiştim, yine böyle bu salonda Arif Parmaksız’ın lezzetli kuru fasulyeleriyle biz de parmağımızı yedik, neredeyse biz de parmaksız olacaktık. Dolayısıyla tadı damağımızda kaldı, bu sefer de uğramadan gitmeyelim dedik. Aslında bizim kongrelerimizi yaparken araya böyle program sokuşturma yok, ama bu Nevşehir’e özel bir iş oldu. Nevşehir de özel bir şehir yani. Ne diyor Nevşehirliler; “Kızına gümüş takılmaz, erkeğine hava atılmaz, biz Nevşehirliyiz, bize şekil yapılmaz.” Dolayısıyla nerede olduğumuzu bileceğiz.
Değerli kardeşlerim; 2017 yılı hem zordu, hem de çok başarılı bir yıl oldu. Zorluğu neydi? 2017’nin başında felaket tellalları piyasaya indi; firmalar batacak, iş alemi perişan olacak, ekonomi bozulacak, bunlar da, AK Parti iktidarı da dersini alacak. Şeyden çıktık ya, hani 15 Temmuz alçak darbe girişiminden çıktık, ülkemiz hakkında kötü senaryolar yazanlara içeriden de epeyi ortakçı çıktı. Ama Allah’a şükür oturduk odalarımızla, borsalarımızla, esnafımızla oturduk hızlı bir şekilde karar aldık. Ne yapacağız? Piyasayı canlandıracağız. Piyasa nasıl canlanacak? Kredi açacağız, daha çok yatırım yapacak, işini yenileyen işini yenilesin, yeni iş yeri açmak isteyen yeni iş yeri açsın. İşini büyütmek isteyen büyütsün. Bunun için ne lazım? Kaynak lazım. Kredi Garanti Fonu, oraya 25 milyar para koyduk, bu 25 milyarı teminat gösterip 250 milyara kadar kredi hacmi oluşturduk. Bugün itibariyle 230 milyarın üzerinde fiilen, 300 bine yakın iş sahibi bu krediyi kullandı. Ayrıca buna Nefes Kredisi, odalar, borsalar ve diğer bankalarınkini de eklersek, KOSGEB’in kredisini de eklersek, Esnaf Kefalet Kooperatifleri kredisini de eklersek 600 bin insanımıza kaynak sağladık. Yani efendim, Türkiye niye yüzde 3 büyüyecekti, niye 11 büyüdü diye hayıflananlar bunun arkasındaki gerçeği bilmiyor. Biz bunu gördük ve ilk anda tedbirimizi aldık. Prim ertelemesinden tut, kredi genişlemesine ve işadamlarımızın önündeki engelleri kaldırılması. 1 adam çalıştırıyorsan 1 adam da bizden, Primini ödedik, sizin yüklerinizi aldık, asgari ücretten kaynaklanan sigorta muhtasarın 100 lirası bizden dedik.
Şimdi asgari ücret yine arttı, asgari ücrette dedik ki; mutlaka çalışanımızı enflasyonun altında bir ücrete mahkûm etmeyeceğiz, enflasyonun üzerinde olacak. 14.1, enflasyonun üzerinde, sözümüzü yerine getirdik. O zaman bize işadamları, esnaflar haklı olarak dediler ki; tamam, işçinin alın teri, emeği karşılığını bulsun, bir itirazımız yok, ama biz de rekabet edecek şartlara sahip olmamız lazım. Bizim yükümüzü de hafifletin. Dedik ki; size de 100 lira desteğimiz aynen devam ediyor. Bunun karşılığı ne? 10 milyar, helali hoş olsun. Siz yeter ki üretin, yeter ki çalışın, çalıştırın, ülkemizi kalkındırın, biz sizin emrinizdeyiz. Çok açık konuşuyorum; biz bakkalcılık yapamayız, otobüsçülük yapamayız, marketçilik yapamayız, tornacılık yapamayız, fabrika işletemeyiz, bunları siz yapacaksınız, işi bilen sizsiniz. Biz sizin önünüzdeki engelleri aşacağız, yolunuzdaki taşları temizleyeceğiz. Taş koyanlar da var, onların da icabına bakacağız. Taş üstüne taş koymayan muhalefetimiz var, ama her işe taş koyan muhalefetimiz de var.
Şimdi değerli kardeşlerim; bakın geçen hafta bir rapor yayınlandı, Avrupa kalkınma ve yeniden altyapı yenileme bankası var, EBRD. Bu raporda diyor ki; Türkiye son 15 yılda bir proje gerçekleştirdi, bölünmüş yol projesi. Bu proje dünyaya örnek bir projedir diyor. Bütün dünyanın gelişmiş, az gelişmiş, orta gelişmiş ülkeleri bu projeyi alsın ülkelerine tatbik etsin diyor. Niye? Bölünmüş yollarla ilgili birkaç tespit yapmış, bizde daha çok tespit var da, biz söyleyince millet duymazlıktan geliyordu. Elin Avrupalısı söylediği zaman kıymetli oluyor.
Adam diyor ki; iller arasındaki seyahat süresi bölünmüş yollarla ortalama 1,5 saat azaldı. Şimdi Kayseri-Nevşehir, neydi-ne oldu? Nevşehir-Ankara, Nevşehir-Niğde, Nevşehir-Kırşehir, yaşayarak biliyorsunuz; yarı-yarıya düştü mü? Şimdi bunun manası ne? Hani zaman azaldı da, ne işe yarar? Hani Kılıçdaroğlu kamyoncuya ne yaptın diyor ya. Kamyoncu eğer o yolda bir saat yerine iki saat giderse iki kat yakıt yakacak. Bunun için hesap uzmanı olmaya lüzum yok. Bunu kamyoncu bilir zaten, depoda yanan yakıt da belli, konan yakıt da belli. Yolda Bilecik rampalarında, Gülembe rampalarında bir aracın arkasına takılırsın üç saatte Sapanca’dan Bozüyük’e çıkamazsın. Şimdi üç saatte Kütahya’ya, Afyon’a gidiyorsun İstanbul’dan. Şimdi dolayısıyla bu Kemal Kılıçdaroğlu’nun anlayacağı iş değil, o yürümekten anlar, yürür. Yürümenin de mazot falan sarfiyatı yok. Dolayısıyla lastik de aşınmıyor, ama ayaklarla… Ayaklar cezasını çekiyor.
Şimdi biz işimize bakalım, onunla uğraşacak vaktimiz yok, daha buradan Kırşehir’e gideceğiz, orada kongremiz var, zamanımız daraldı. Şimdi değerli kardeşlerim, 2018 2017’den daha iyi olacak, hiç endişe etmeyin. Hiç hız kesmeyin, işinize gücünüze bakın, ne oluyoz.
Şimdi demek ki 100 lira destek devam ediyor. Kredi de devam edecek, KOSGEB bitmedi, Bakanlar Kurulu kararı çıktı. Vakti geldi, kredini ödedin, yine çekiyorsun, devam, rotatif teker dönüyor, durmak yok yola devam, evet.
Şimdi bakın son 10 senede dünyada bir küresel kriz var, yaprak kımıldamıyor tabir caizse bütün ülkelerde. 2008’de başladı, halen devam ediyor. 2017’de hafif bir oynama var, ama 2018’de de toparlanmış değil. Peki, bu 10 senede ne oldu dünyada? Parmakla gösterilen 10 tane proje var koca dünyada. Bu projelerden 6 tanesini Türkiye yaptı. Fazla söze hacet var mı? İşte dünyanın en büyük havaalanı, İzmir-İstanbul Otoyolu ve Osman Gazi Köprüsü. 50 senedir konuşulur İzmit Körfezine köprü yapılsın diye. Aynı şekilde ağır araçların geçtiği Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve otoyolu. Yetmedi, dünyanın en uzun asma köprüsü Çanakkale 1915, onu da başladık açacağız. Daha, Marmaray, 150 yıllık rüya, açtık, 300 milyona yakın insan kullandı bugüne kadar. Hemen yanına arabalar için de Avrasya Tüneli. İşte bu kadar, bunlar Türkiye’de son 10 yılda yapılan işlerden sadece birkaçı.
Değerli kardeşlerim, eğer istikrar olmasa, güven olmasa, başımızda milletin adamı, dimdik duran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmasa bu işler nasıl olacak? Allah’a şükür Cumhurbaşkanımızla beraber onun ekibi olarak kenetlenerek, el-ele vererek, omuz-omuza vererek memleketimizin bütün sorunlarını çözdüğümüz gibi, başka ülkelerin dertlerine de derman oluyoruz, onların sorunlarına da yetişiyoruz. İşte Filistin-Kudüs, Irak, Suriye, Arakan. Nerede mazlum, nerede mağdur varsa, orada ay-yıldızlı bayrak var, Türkiye var. Çünkü biz geçmişimizden aldığımız tecrübeyle, gelenekle, terbiyeyle geleceği inşa ediyoruz.
Ve Nevşehir’e özel bir teşekkürüm var. Nevşehir, biz bu kutlu yürüyüşe başladığımızda bizimle bu yolculuğa başladı. Ama her durakta, her seçimde çıtayı biraz daha yükselttiniz. Ve en son Mart’ta buraya geldim, halkoylaması için sizden destek istedim bu salonda. Nevşehir yeni bir rekora imza atacak dediniz, dediğinizi de yaptınız, yüzde 65,5 destek verdiniz, Türkiye’nin geleceğine evet dediniz, Allah sizden razı olsun. Gerçi sizin plakanız 50, ama hiç 50’de durduğunuz yok, tam yol gidiyorsunuz. Zaten şimdi salonda 80 dediler 2019 için, sizde ses yok.
Evet değerli kardeşlerim; konuşacak çok şey var, ama çok fazla uzağa gitmeye lüzum yok. Son 15 yılda Kayseri, Kırşehir, Niğde, Aksaray yollarının tamamı bölünmüş yol haline geldi. Bu yollar 100 yıldır var, niye yapılmamış? Dertli olacaksın dertli, insan sevgisi olacak, insanı yücelteceksin ki devlet yücelsin. İş yapmak istemezsen bahane çok. 1991’de arkadaşlar anlattı, buradan şu Avanos-Ürgüp girişine bir tane kavşak yapın diye o günün iktidarına, Bakanına buranın bir şöyle saçı arkaya dolanan bir Bakan vardı. Ona demişler ki; ya şuraya bir kavşak yap Allah rızası için, bir sürü insan hayatını kaybediyor. O ne demiş biliyor musunuz? Ey Nevşehirliler, ne zaman ki yerinen gök biraraya gelirse, o zaman sizin kavşak da olur demiş. Biz şimdi onu da yaptık, dört tane de ilave yaptık, hayırlı uğurlu olsun; farkımız bu.
Tabii ki yapacağız, bu bir lütuf değil. Çünkü biz insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışına sahip bir iktidarız.
Tabii Mustafa Ataş da saatini gösterip duruyor, Kırşehirliler bekliyor diye. Tamam, toparlıyorum.
Son 15 yılda Nevşehir’e 275 kilometre bölünmüş yol kazandırdık. Şimdi artık sıcak asfalta giriyoruz. Havaalanından gelirken gördünüz, kaymak gibi güzel yapılmış. Şehir içi ana arterler bitti, şimdi artık Kayseri’ye doğru gideceğiz, Ankara yoluna doğru sıcak asfalt, bunların hepsi olacak.
Dolayısıyla bir başka şey daha var, bu da Nevşehir’e yarayacak; Niğde-Ankara Otoyol, sizin yakınınızdan geçiyor. Ankara’dan çıkıyorsun pat hemen Niğde’ye, oradan hemen arada iniyorsunuz, hop… O ayrı, Akdeniz’e git, istersen ta Diyarbakır, Hakkâri’ye kadar git. Güney Çevre Yolu bitti, Batı Çevre Yolu da yapılacak inşallah. Havaalanını daha geliştireceğiz, şimdi çok güzel bir terminal yapacağız. Burayı havacılığın da merkezi yapacağız.
Şimdi İstanbul seferlerimiz var, ama yazın başka şehirlere de sefer yapılması için gereken talimatı verdik, çalışmaları başlattık.
Hızlı tren, Kayseri-Nevşehir-Konya hattının projeleri bitmek üzere, bittikten sonra inşallah yapımı için de adımları atacağız. Burada duruyor mu? Konya’dan Antalya’ya da gidecek. Hızlı tren geldiği zaman da artık havanızdan geçilmez, inşallah.
Ben ilk Bakan olduğum günlerde Nevşehir’de bir tane baloncu vardı, şimdi 100’den fazla baloncu var, baloncular da şimdi teşvik istiyorlar. Bizim havamıza da KDV muafiyeti verin. Allah’ın havasını basıyor, ondan da KDV muafiyeti istiyorlar. Şimdi babaannemin lafı aklıma geldi; kaval elin, yel Allah’ın, üfle babam üfle. Siz de… Neyse, ona da bakarız, merak etmeyin.
Başka bir şey kaldı mı? Onu yapacağız canım. Organizeye doğalgaz, Bülent Bey, yaz bir kenara. Organize’ye gaz getirmeyip nereye getireceğiz? Organize’ye gelen gaz 5 kat genleşiyor, üretim olarak geri dönüyor. En önce gelmesi gereken yer. Onu yapmazsak söylediklerimizle biz tenakuza düşeriz. Onun için o işi öncelikle takip edeceğiz. Her şey daha güzel olacak, hiç merak etmeyin.
Arkadaşlar, Nevşehir hakikaten farklı bir şehir, huzur veriyor huzur. Cenabı Hakk’ın bahsettiği bu doğal güzellikler, bu Peri Bacaları, bunlar dünyanın hiçbir yerinde yok. İsteseniz de yapamazsınız. Bu kadar güzelliklerle bezenmiş bir şehre hizmet etmek de bizim boynumuzun borcudur.
Ben bu duygularla hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ve Oda Başkanımız, Meclis üyelerimiz, Meclis Başkanımız ve bütün iş alemimizin temsilcilerine bize gösterdikleri bu yakın ilgi ve misafirseverlikten dolayı da şükranlarımı sunuyorum.
Bak aramızda bir tane de yatırımcı, neresi? Kamerunlu mu? Muhammed, o da Nevşehir’e sonunda yerleşmeye karar vermiş. Yeni çocuğu da olmuş, maşallah. Çocuğu olmuş, adı ne biliyor musunuz? Recep Tayyip Erdoğan.
Bu arada masamızda şehitlerimizi, şehit polislerimizi temsilen babaları var, Kemal Bey ve Ömer Bey; sizler de hoş geldiniz. Ülkemizin bağımsızlığı için, milletimizin huzuru için hayatını seve seve veren bütün şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyoruz. Ve bu duygularla hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Sağ olun, var olun.