Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Ordu-Ünye’de Iftar Programinda yaptigi konusmasinin tam metni

 

… çok coşkulu, heyecanlı birer toplantı yaptık. Şimdi de yeşil ve mavinin mükemmel bir şekilde birleştiği, tabiatıyla, deniziyle, her şeyden önce insanıyla güzel Ünye’deyiz, sizlerle beraberiz.

Cennet vatanımızın her tarafı çok güzel. Ünye, bu güzelliklerden ziyadesiyle nasibini almış elhamdülillah.

24 Haziran’da güzel Ünye’den güzel sonuçlar bekliyoruz, Ünye hazır mısın? Maşallah maşallah.

AK Parti olarak 16 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, milletimize layık olmak için var gücümüzle çalıştık. Milletimizle, illerimizin tamamında, ilçelerimizde, köylerimizde, hatta vatandaşlarımızın tarlalarında, evlerinde, dükkânlarında biraraya geldik, buluştuk. Bundan sonra da amacımız ve hedefimiz ülkemize çok daha fazlasını yapmaktır.

Seçimler önemli dedim. Neden önemli? Çünkü değerli kardeşlerim; coğrafya kaderi belirler. Bizim coğrafyamız bizim kaderimiz. Bu topraklarda ayakta kalmak, ayakta durmak ve bölgemizde, ülkemizde planlanan oyunları bozmak için güçlü Meclis’e, güçlü hükümete ihtiyacımız var. Çocuklarımızın aydınlık yarınları için, ilerlemenin, ayakta kalmanın gereği için bu seçimlere çok ama çok önem veriyoruz.

Türkiye her gün yenilenmek, büyüme hızını artırmak, gelişen şartlara göre uyum sağlamak mecburiyetinde. İşte 24 Haziran’da biz bunun kararını vereceğiz. Ya değişimi gerçekleştireceğiz, büyük hedeflere yürüyeceğiz ya da muhalefetin dediği gibi geleceği inşa etmek üzere bütün yatırımları durdurarak yerinde sayacağız, geriye gideceğiz. Ne diyorlar? Parlamenter sisteme geri döneceğiz. Parlamenter sistem eğer çok iyi idiyse niye 60 darbesi oldu, niye 71 darbesi oldu, niye 80 darbesi oldu, niye 28 Şubat oldu, niye 17-25 Aralık yargı darbesi oldu, niye 15 Temmuz hain darbe kalkışması oldu? Parlamenter sistem sorun üretti, darbe üretti, vesayet üretti, Türkiye’nin enerjisini tüketti, zaman kaybettik. Bu darbeler olmasaydı beraber yola çıktığımız Güney Kore’nin önüne geçmiştik. 80’li yılların hemen önünde 78’de Kore’yle beraber başladık. Ama Kore bugün Türkiye’nin iki katından fazla bir milli gelire sahip oldu. Maalesef yıllarımızı çaldılar, enerjimizi boşa harcattılar.

Bir yandan terörle mücadele, diğer yandan vesayetle mücadeleyle gele gele gele 2000-2001 krizine kadar geldik. AK Parti o günlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyerek gür bir sesle milletimizden destek istedi. Sizler tek başına iş başına çağrımıza cevap verdiniz ve AK Parti’yi 2002 3 Kasım’ında tek başına iş başına getirdiniz.

O kadrolar içinde beraber yola çıktığımız Mehmet Hilmi Güler kardeşimiz de bugün bizlerle beraber, hoş geldin Hilmi Bey. Büyükşehirde beraberdik, partiyi kurarken beraberdik, çok güzel hizmetleri birlikte gerçekleştirdik.

Değerli kardeşlerimiz; öyle inanıyorum ki milletimiz 24 Haziran seçimlerinde Cumhurbaşkanımızın liderliğinde durmak yok... Durmak yok... Devam diyecek. İftar yakın, tabii enerji zayıflamış vaziyette. Daha var ama, bir 10-15 dakikamız var değil mi, 15 dakikamız var, biraz sabır.

Türkiye bölgede bir istikrar adası olarak kalmaya devam edecek, bundan hiç şüpheniz olmasın.

Demokrasi içinde kalarak ülkemizi daha da ileriye taşıyacağız, refahı yaygınlaştıracağız.

Şimdi adaylar meydana çıktı, toz-duman, göz gözü görmüyor, vaatler vaatleri kovalıyor. Ama kimin ne dediğini ağızdan çıkanı kulak duymuyor. Öyle bir vaatler var ki şaşarsınız. Hiç ölçü yok, endaze yok, fren yok, almış başını gidiyor. Versinler, vaat etsinler, bununla ilgili hiçbir sıkıntımız yok. Ama şunu bilmek lazım: Vaat edenin kim olduğuna bakmak lazım, geçmişine bakmak lazım, siciline bakmak lazım. Millet AK Parti vadederse yapar diyor, çünkü 15 yılımız dağa sorunları dağ gibi hizmetlere dönüştürerek geçti. AK Parti yapamayacağı işin sözünü de vermez, böyle bir ilkemiz var.

Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı Bay İnce çıkıyor diyor ki; ben şunu yapacağım, bunu yapacağım. Efendim, şuna şu kadar vereceğim, buna bu kadar vereceğim filan falan, gayet güzel, kulağa hoş geliyor değil mi? Ama Parti Başkanı da diyor ki; biz cumhurbaşkanlığı sistemini kaldıracağız, parlamenter sisteme döneceğiz. Parlamenter sistemde de cumhurbaşkanı sembolik olacak, yetkileri olmayacak, İnce, ince ince konuşuyorsun da yetkin yok, yetkin yok yetkin, nasıl olacak? Bir yandan parlamenter sisteme döneceksin, bir yandan da büyük büyük laflar edeceksin; millet bunu yer mi? Yemez. Bizim millet ince eler sık dokur, İnce’yi eler Erdoğan’ı seçer, bu kadar basit.

Yeni sistemle birlikte, biliyorsunuz yeni sistemi 16 Nisan’da biz halk oylamasıyla önünüze getirdik. Ordu yüzde 63’le evet dedik, Türkiye ortalamasının 10 puan üzerinde, Ordu’ya yakışan da budur, hepinize çok teşekkür ediyorum.

Şimdi 24’ünde yapacağımız iş, 16 Nisan’da kararını verdiğimiz yönetim sistemini hayata geçirmek. Recep Tayyip Erdoğan’ı yeni sistemin cumhurbaşkanı seçmek, hazır mı Ünye? Ordu, hazır mısınız? Milletin adamını cumhurbaşkanı seçmeye var mısınız? Allah sizden razı olsun, sağ olun.

Bu seçimlerle birlikte Meclis daha güçlü hale geliyor. Hani diyorlar bazen kafa karıştırmak için, Cumhurbaşkanını seçelim de gerisi mühim değil. Mühim olmaz mı? Milletvekillerinin her biri artık kanun teklifi verebilecek. Cumhurbaşkanı bütçe hariç kanun teklifi veremiyor. Dolayısıyla ne diyoruz? Güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye.

Yeni sistemde bürokrasi azalacak. Çift başlılık sona erecek, yani yönetimde sadeleştirmeye gidiyoruz. Mesela, şekilde görülen Başbakan olmayacak, artık cumhurbaşkanı var. Başbakan görevini tamamlıyor bu seçimde. Ama boş durmayacağız, Meclis de lazım, Meclis’te cumhurbaşkanımıza destek vereceğiz, işimiz bitmedi. Durmak yok... Durmak yok...

Zamanı daha etkin kullanacağız, icraatları zaman kaybetmeden daha hızlı hayata geçireceğiz. İhracatta yükselme devam edecek. Enerjideki dışa bağımlılığımız tamamen bitecek. Bakın TANAP projesini 12 Haziran’da açıyoruz. Biz sizlerle gurur duyuyoruz gençler. Sizler bizim bugünümüzsünüz, yarınımızsınız, aydınlık geleceğimizsiniz.

Değerli kardeşlerim; 40 yıl terörle enerjimizi harcattılar. Göreve geldiğim ilk gün söylediğim ilk cümle şudur: 24 Mayıs 2016, terörü milletimizin gündeminden çıkaracağız dedim. Milletimiz rahat olsun dedim. Çok şükür, terörü büyük oranda birinci derecede ülkenin sorunu olmaktan çıkarttık. Ama işimiz bitmedi, çünkü terör sadece yurt içinde değil dışarıdan geliyor. Dışarıda bunların ağababaları var, destekçileri var, en yakın dost bildiğimiz ülkeler bunlara kol-kanat geriyor. Onun için, dedik siz mi böyle yapıyorsunuz, o halde oraya geliriz orada bunların inlerine gireriz. Fırat Kalkanını Cerablus’ta, Rai’de, El Bab’da ve daha sonra Afrin Harekâtıyla, Zeytin Dalı Operasyonunda terörü mahallinde etkisiz hale getirdik.

Değerli kardeşlerim; yeni dönemde dev yatırımlarımıza hız vereceğiz. Yeni büyük projelerle Türkiye’nin çehresini tamamen değiştireceğiz. 1915 Çanakkale, dünyanın en uzun köprüsünü biz yapıyoruz, Boğaza yeni bir gerdanlık takıyoruz. Çanakkale geçilmez denen, İstiklal Savaşı öncesinde düşmana geçilmez denen Çanakkale’yi havadan, denizden, karadan geçilir hale getiriyoruz.

Yeni havalimanımız, dünyanın en büyük havalimanını yapıyoruz. 29 Ekim’de inşallah açılışını yapacağız.

Sözün kısası… Gençler, bir dakika, bir şeyde anlaşalım; yolların kralı olmaz, yolların kuralı olur. İlla bir şey demek istiyorsanız, yolların mimarı diyebilirsiniz.

Sözün kısası; bazıları gibi laf üstüne laf değil taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz. Alın terimizi akıl terimize katacağız, çalışacağız, daha çok çalışacağız, üreteceğiz, birlikte kazanacağız ve birlikte büyümeye devam edeceğiz. Bunlar bizim milletimize sözlerimiz. Bugüne kadar ne söz verdiysek onu harfiyen yaptık. Ünye’nin, Ünyeli kardeşlerimizin içi rahat olsun, gönül şen olsun, Türkiye’nin şahlanışı dünyada ses getirecek.

Kıymetli Ünyeliler; biz bunları yaparken görüyorsunuz laf üstüne laf koyanlar da boş durmuyorlar, milletin kafasını karıştırmaya devam ediyorlar. Biz milletin verdiği yetkiyi çar-çur etmeyiz. Milletin menfaati neyi gerektiriyorsa tereddüt etmeden yaparız. Ordu, Ünye; fındığın başkenti. Bakın AK Parti söz verdi mi yapar, öyle bol keseden atmakla olmaz. Fındığa onu vereceğim bunu vereceğim deyip ortadan kaybolmak olmaz. Biz 16 yıldır buradayız. Fındığı dünya markası yapan, dünya fındık üretiminin yüzde 75’inden fazlasını sağlayan Türkiye’dir. Onun da üçte birini Ordu çıkarıyor, tabii ki fındığa gereken önem verilecek, gerekirse Ofis’i görevlendireceğiz, fındık alımını da gerçekleştireceğiz. Müsterih olun, üreticimizin hakkını-hukukunu sonuna kadar koruyacağız.

Değerli kardeşlerim; aynen öyle, herkes konuşur, AK Parti yapar, doğru söze ne diyelim, aynen doğru.

Değerli kardeşlerim; o eski, ezik yönetim anlayışı artık bitti. Türkiye’yi istikrarsız dönemlere götürme devri bitti. Şimdi CHP’nin adayı biliyorsunuz Partinin Genel Başkanlığına aday oldu, iki sefer seçmediler, güvenmediler seçmediler. Şimdi bari biz seçmedik, Türkiye seçsin diye Türkiye’den destek istiyorlar. Önce eğer güvenseydiniz siz seçerdiniz. Sizin seçmediğinizi Türkiye niye seçsin kardeşim, niye seçsin, soruyorum. Sen partini ikna edememişsin, milleti nasıl ikna edeceksin? İnanıyorum ki Ünye, girdiği 12 seçimden de zaferle çıkan Ünye milletine doya doya hizmet etmiş, gece-gündüz çalışmış, millet sevdalısı, milletin adamı, adam gibi adam Recep Tayyip Erdoğan’la durmak yok, yola devam diyecek…

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.