Cumhurbaskani Erdogan’in TESK Esnaf Iftari Programinda yaptigi konusmasinin tam metni
… sizlerle beraber olmaktan duyduğum bahtiyarlığı özellikle ifade etmek istiyorum. Buluşmamıza, hasret gidermemize, hasbihal etmemize imkan sağladıkları için Gümrük Ticaret Bakanlığımız ile Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonumuza özellikle şükranlarımı sunuyorum.
Bu güzel iftar sofrasını, muhabbet sofrasını, hepsinden önemlisi bereket sofrasını bizimle paylaştığınız için her birinize teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz güzel bir kelamı kibardır, muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl? Bu sofrayı bir muhabbet sofrası olarak görüyorum.
Değerli kardeşlerim; bugün Malatya’da hakikaten tarihi bir gün yaşadık. Bir taraftan rahmet, yağmur, ama bütün bunlara rağmen Malatyalı meydanı lebalep doldurdu. Gördük ki Malatyalı kardeşlerim dört gözle 24 Haziran’ın gelmesini bekliyor.
16 yıldır bizi asla yalnız bırakmayan Malatya’dan bu sefer çıtayı biraz daha yukarı taşımasını bekliyoruz. Çünkü biz Malatya’yı rekorların şehri olarak biliyoruz. Biz Malatya’yı milli iradenin öncüsü şehir olarak biliyoruz.
Elbette Malatya’yı merhum Özal gibi ülkemize pek çok eser kazandıran, Türk siyasetinde silinmez izler bırakan siyasetçilerin şehri olarak biliyoruz. Türkiye’nin geleceğini belirleyecek bu tarihi seçimlerde Malatya’nın oy oranları itibariyle bölgesinde ipi göğüsleyeceğine inanıyorum.
Sizlerden ve tüm Malatyalı hemşehrilerimizden güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye hedefimize destek vermelerini bekliyorum. 24 Haziran’da diğer 80 vilayetimiz gibi Malatya’nın da sandığa damgasını vuracağını düşünüyorum.
Değerli kardeşlerim; biz hep istişare eden pişman olmaz düsturuyla hareket eden, meşvereti, farklı görüşleri dinlemeyi ilke edinen bir siyasi hareket olduk. Ülkemiz ve milletimiz için attığımız hemen tüm adımları toplumumuzun çeşitli kesimleriyle görüştükten, onların talep ve beklentilerini dinledikten sonra pratiğe geçirdik. Halis niyetle hareket ettiğimiz için Rabbim de bizim önümüzü açtı. İşlerimizi kolaylaştırdı. Hiç ummadığımız yerlerden bizlere yardım etti. Bizim dönemimizde Türkiye ekonomide 3,5 kat büyüdü. Kişi başına düşen milli gelirimiz 3,5 dolardan yaklaşık 11 bin dolara yükseldi. IFM kapılarında birkaç milyar dolar için yalvaran bir ülkeden, insani yardımlarda dünya birincisi bir Türkiye’ye kavuştuk. Hatırlayın, 23,5 milyar dolar IMF’e borcumuz vardı, bunu ödedik, en son 2013 sıfırladık. Bizim şimdi IMF’e borcumuz yok. Tam aksine onlar bizden borç istedi, biz de arkadaşlara verin dedik. Ne istiyorlardı? 5 milyar avro. Baktılar ki bu çılgın Türkler bize borç verecek, vazgeçtiler. Ben de sizlerle gurur duyuyorum.
2002’nin sonunda geldiğimizde ihracatımız 36 milyar dolardı, ama şimdi 161 milyar doların üzerine çıkardık.
Savunma sanayinde yüzde 20’ler düzeyinde olan yerli üretim oranını yüzde 65’e çıkardık. Kendi güvenlik güçlerimizle birlikte dünyanın farklı ülkelerinde artık bizim ürettiğimiz silahlar, arazi araçları, hücum botlar, korvetler kullanılıyor. Hamdolsun artık biz insansız hava araçlarımızı üretiyoruz, artık biz silahlı insansız hava araçlarımızı da üretiyoruz. Eskiden Amerika’nın kapısına gidiyorduk, maalesef bugün git, yarın gel, sonunda kongreden izin çıkmadı diyorlardı. İsrail’den aldık 10 tane, onun da birkaç tanesi arızalandı, ondan sonra tamiratı için akla karayı seçtirdiler bize. Fakat şimdi artık biz kendi SİHA’larımız, İHA’larımızı yapar hale gelince, elhamdülillah, artık böyle bir derdimiz yok.
16 yıl önce bölücü örgütle mücadelesinde dahi birilerinin yardımına silah, mühimmat, istihbarat desteğine muhtaç bir ülkeyken, bugün yurt içinde ve yurt dışında dünyanın en başarılı operasyonlarını yürüten bir Türkiye’ye kavuştuk. İşte son DEAŞ tehdidini sınırlarımızın ötesinden kazıyıp attık. Fırat Kalkanı Harekatında, bunun yanında özellikle Cerablus’ta attığımız adımlar ortada. Bütün bunlar yapılırken 3 bin DEAŞ mensubunu etkisiz hale getirdik, bölücü örgüte tarihinin en büyük, en ağır darbelerini indirdik. Bölücü terör örgütü hem militan temini, hem haraç toplama, hem de bölge halkı üzerinde baskı kurma noktasında artık tükenme aşamasına geldi. Bir dönem ellerini kollarını sallayarak gezdikleri dağlar, şu an o teröristlerin mezarı oldu. Artık Mehmetçik’imiz Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Beslerderesi’nde bunların inlerine girdi inlerine, onlar kaçtı, evet Mehmet’imiz kovaladı. Bizim de şehitlerimiz oldu, ama onların bakıyorsunuz 10 kat, 15 kat teröristler etkisiz hale geldi.
Zeytin Dalı Harekatında Afrin’de 4 bin 500 teröristi etkisiz hale getirdik, öyle mi? Terör örgütü yurt içinde ve yurt dışında sivilleri canlı kalkan olarak kullanacak kadar alçaklaşmasına rağmen, bir tek masumun dahi zarar görmesine müsaade etmedik. Daha 5 ay öncesine kadar teröristlerin sokaklarında cirit attığı Afrin’de, bugün hamdolsun huzur var, emniyet var. Ülkemizin teröristlerin arındırdığı 4 bin kilometrekarelik alanda Türk, Kürt, Arap kardeşlerimiz, Türkmen kardeşlerimiz barış ve güven içinde yaşıyor.
Değerli kardeşlerim; önümüzde yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Bu dönem Türkiye’nin şahlanış dönemidir. Bizi bu hedeflerimize ulaştıracak yol haritalarımız olan manifestomuz ve seçim beyannamemizi geçtiğimiz günlerde kamuoyumuz ile paylaştık. Yeni Türkiye’nin hamurunu irade, erdem, cesarete inşallah elbirliği içinde hep beraber yoğuracağız. Bu 3 prensip, 2053 ve 2071 Türkiye’sine yürürken yolumuza çıkan, çıkartılan engelleri aşmamızı sağlayacak en önemli hasletlerimiz olacaktır, çünkü iradesi olmayanı idare etmek kolaydır.
İrade, kararlılıktır, sebattır, doğru bildiğin yoldan ayrılmamaktır. İrade, saldırılar karşısında yılmamak, boğun ermemektir.
Erdem ise, her şeyin giderek yozlaştığı bu çağda ahlak, sadakat ve merhamet çıkarlarına sarılmaktır. Erdem, kısa vadeli çıkarlar için adalet ve hakkaniyetten taviz vermemektir. Erdem, mazlumun elinden tutmak, garibin hal ve hatırını sorabilmektir.
Cesaret de, savunduğun tüm bu değerler uğruna mücadeleyi etmeyi, gerekirse canını vermeyi göze almaktır.
Bu 3 değeri taşımayanların ülkemize ve milletimize verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Sizler Ahilik geleneğimiz günümüz temsilcileri olarak bu ülkelerin kıymetini çok iyi biliyorsunuz. Zira biz ilhamımızı Ahilerin şu duasından alıyoruz, ne diyor Ahilik duası: İnançta sebat, doğru yolda olgunluk, dilde açıklık, sözde düzgünlük, işte kuvvet, çalışmada dikkat, mal ve rızıkta bolluk, dostlara sevgi, akrabalara şefkat. Biz işte yeni dönemi bu duada hayat bulan Ahilik ruhuyla inşa ve ihya etmek istiyoruz. İşte bunun için vakit birlik vakti, vakit Türkiye vakti. Siz kardeşlerimden de kutlu mücadelemize destek bekliyoruz.
Kıymetli dostlarım; benim nazarımda esnaf sadece ticaret erbabı değildir, aynı zamanda yeri geldiğinde dosttur, kardeştir, akrabadır. Esnaf, başın dara düştüğündü sığındığın gönül kapısıdır. Biz bugüne kadar daima esnaf ve sanatlarımıza değer verdik, onları baş tacı ettik. Hamdolsun, geçtiğimiz 16 yılda sizlerin dertlerine derman olacak pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik.
1964 yılında yürürlüğe giren ve sizlerin ihtiyaçlarına artık cevap vermeyen 507 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununu günün şartlarına göre biz yeniledik.
Vergi mevzuatında esnaf ve sanatkarlar lehine çok sayıda değişiklikler yaptık.
Esnaf ve sanatkarlara makine-ekipman ve demirbaş alımları, iş yeri modernizasyonu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 30 bin liraya kadar yüzde 100 faiz indirimle kredi kullanma imkanı getirdik.
Emeklilik sonrası esnaflık yapan esnaf ve sanatkarların ödemiş olduğu sosyal güvenlik destek primini kaldırdık. Böylece esnaf ve sanatkarların emekli maaşlarında yüzde 10 artış sağladık.
Esnaf ve sanatkarların sigorta primlerinde 5 puanlık indirime gittik.
Esnaf ve sanatkarlara kredi kullanırken taşınmaz mallarının yanı sıra, taşınırlarını da teminat olarak gösterebilme imkanı tanıdık.
2011, 2014, 2016 ve 2017 yıllarında esnaf ve sanatkarların borçlarını yeniden yapılandırdık. Bunun gibi birçok farklı alanda sizlerin yükünü hafifletecek düzenlemeleri uygulamaya koyduk. Yeni dönemde yine benzer teşvik ve paketleri siz esnaf kardeşlerimizin istifadesine sunacağız.
Asgari ücret üzerinden ücret, sigorta primi ve yükünü esnafımızla birer ay arayla karşılayarak istihdamını destekleyeceğiz.
İmalat sektöründe faaliyet gösteren işverenlerimizin ilave olarak gençleri istihdam etmeleri durumunda, ayrıca prim, vergi ve ücret desteği sunacağız.
BAĞKUR prim borcu olan esnafımızın da sağlık hizmeti almasını sağlıyoruz.
Esnaflarımıza yeni finans modelleriyle işlerini geliştirme ve büyütme imkanı sağlayacağız. Esnaflarımızın ve küçük işletmelerimizin elektronik ticaretten faydalanabilmesini temin için bir destek programı başlatacağız. İnşallah sizlerin desteği, katsı ve duasıyla daha nice hizmetleri ülkemize kazandırmaya devam edeceğiz.
Esnaf kardeşlerim şunu çok iyi bilirler: Çırağa dükkan teslim edilmez, öyle mi? Bendevi Bey öyle dediğine göre öyledir, çırağa dükkan teslim edilmez. Siyasetin çıraklarına da Türkiye emanet edilmez. Siyasette hiçbir başarısı, hiçbir tecrübesi olmayanlara ülkenin yönetimini asla veremeyiz.
Kardeşlerim; girdiği her yarışı kaybedenlerin ne kendilerine, ne de milletimize verebilecekleri bir şey yoktur.
Bu vesileyle, tüm vatandaşlarımızın varlık barışından faydalanarak yurt dışında veya sistem dışında tuttukları paralarını bankalarımıza yatırmaya davet ediyorum. Aynı şekilde döviz hesabı olan vatandaşlarımızı da Türk Lirasına geçmeye davet ediyorum. Gelin, Türkiye’nin ekonomisini ve istikrarını döviz kuru üzerinden sarsmaya çalışanlar hep birlikte derslerin verelim.
Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, ilginiz ve sabrınız için her birinize teşekkür ediyorum. Bu iftar sofrasında gönüllerimizi buluşturan herkese en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Sizlere hayırlı, bereketli, bol kazançlar diliyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Ya Rab, bizleri Ramazan-ı Şerife kavuşturduğun gibi, Ramazan Bayramına da kavuştur diyorum.
Kalın sağlıcakla.