Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in TOBB Hizmet Seref Belgesi Takdim Töreni’nde yaptigi konusmanin metni

 

… önemli bir toplantı yapıyoruz. Toplantının önemi şu: Marifet iltifata tabidir, alıcısı olmayan meta zayidir. Siz çalıştınız, çabaladınız, ürettiniz, insanların yüzünü güldürdünüz, şimdi de onun karşılığını alacaksınız, taltif edileceksiniz. Bu sizi kamçılayacak, daha çok çalışacaksınız, ülkemiz için, milletimiz için daha çok üreteceksiniz. Biraz sonra değerli Cumhurbaşkanımızın elinden bu ödülleri alacaksınız.

Sayın Cumhurbaşkanım, siz tabi önemli mesajlar vereceksiniz. Benim aslında burada çok da kapsamlı bir konuşmam var, ama bunu takip etmeyeceğim, birkaç şey söylemek istiyorum, iş alemimiz için söyleyeceğim birkaç şey var.

15 Temmuz evveliyatını biliyorsunuz, 15 Temmuz’da bu ülkede demokrasiye karşı, milletin iradesine karşı, bayrağımıza, bağımsızlığımıza karşı alçak bir darbe girişimi oldu ve elhamdülillah yakın tarihimizde görülmemiz bir şey yaşadık. Bugüne kadar darbeler haberi çıktığında siyasettekiler, ülkeyi yönetenler fötrünü, ceketini alıp yola düşerdi. Ama bunda bir yere gitmiyoruz, milletin iradesini alçaklara teslim etmeyeceğiz diyen bir Cumhurbaşkanı önümüze düştü, milletimizle beraber bu alçaklara gereken dersi verdik. Ondan sonra tabi işler değişti, Türkiye’nin darbede elde edemediklerini notunu arka arkaya düşürerek yeni bir saldırıya geçtiler ve darbe sonrası ilk çeyrekte Türkiye yüzde 4.9 küçüldü. Türkiye bir daha belinizi toplayamaz dedikleri bir ortamda, elhamdülillah 2016’yı 3.2 büyümeyle kapattık, ki o büyüme bizim istediğimiz bir büyüme değil. Ancak şunu bilmenizi istiyorum: O büyüme oranı bile dünya büyümesinin 2 katıydı, çünkü dünya 2008’den beri krizde, hala da çıkmış değil, tam çıkacaktı tekrar bir belirsizlik ortamına girdik. Amerika’nın İran’la ilgili aldığı kararlar, petrol fiyatlarının sürekli tırmanışa geçmesi,  gelişmekte olan ülkeler üzerinde çok ciddi bir baskı oluşturuyor, Türkiye de bunların içinde.

Değerli iş alemi, değerli işadamlarımız; 2 yılın tahlilini yaptığımızda, 2017’yi Cumhurbaşkanımızın riyasetinde büyük kriz senaryoları üretilirken aldığımız kararla ekonomiyi öyle bir canlı hale getirdik ki, özellikle bu KGF kredi genişlemesi ve üretime yönelik desteklerimiz hemen sonuç verdi. 2017’yi rekor büyümeyle kapattık 7,4. 7.4 dünyada, İzlanda’yı saymıyoruz, ekonomisi kıyaslanacak ölçüde değil, dünyada bir numara oldu, G-20 içerisinde bir numara oldu. 2018’de bu sefer başladılar kriz senaryoları üretmeye ve bu yönde algı operasyonların hiç ardı arkası kesilmedi.

Bakın, kısaca ne yaptık? Geçen sene yine bu salonda Cumhurbaşkanımız iş alemine bir çağrıda bulundu, istihdam seferberliği ve bu istihdam seferberliğinin sonucu 1,5 milyona yakın yeni istihdam. Avrupa ülkelerinin tamamı bunu yapamadı, hepsi birarada 10 yılda ürettikleri istihdam bizim ürettiğimiz istihdamın gerisinde. Türkiye büyümeye, üretmeye, refahını artırmaya devam ediyor.

Geçen sene işverenlerimize asgari ücret desteği vermiştik, bu sene de vermeye devam ediyoruz. Aynı şekilde geçen yıl yatırım ortamını iyileştirme adına çok önemli adımları yaptık, yasal düzenlemeleri yaptık, ihracatı teşvik etme yönünde ciddi adımlar attık. O yüzden de ihracatımız hem geçen yıl, hem bu yıl artmaya devam ediyor.

Bu sene önemli kararlar yine Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla aldık ve çok kapsamlı bir iş alemiyle, vatandaşlarla, toplumun bütün kesimleriyle bir barış imzaladık. Nedir bu? Varlık barışından tutun stok affına varıncaya kadar, efendim iş aleminin yükümlülüklerinin yeniden yapılandırılmasına, ayrıca her türlü cezaların yeniden değerlendirilip kolaylaştırılmasına yönelik çalışmaları tamamladık.

Türkiye’nin son 50 yıldır kanayan yarası olan ve Türkiye’deki 23 milyon konut stokunun yarısından fazlasını ilgilendiren, 13 milyonu ilgilendiren yapılarla ilgili sorunu, artık sürdürülemez hale gelmiş, imarla ilgili, mülkiyetle ilgili, kullanım şekliyle ilgili birçok sorun var, bunları kökten çözecek bir imar barışını da yine Parlamentodan geçirdik, Cumhurbaşkanımızın onayına gönderdik.

Konut sektöründe belirli bir segmentte yaşanan durgunluğu aşmak için tedbirler aldık ve bir kampanya başlattık. Biliyorsunuz, biz KDV indirimi yaptık, tapu harcı indirimi yaptık. Bunun üzerine bankalar da biraraya geldiler bir kampanya başlattılar, aylık faiz oranı 0.98 olmak üzere bu çalışmalar yapıldı.

KGF’yi, yine birkaç gün önce Cumhurbaşkanımızın başkanlığında yaptığımız ekonomi toplantısıyla KGF’nin 2018’de de aynı şekilde devam etmesine karar verdik. Özellikle KGF’de bu sefer sektörel dilimler yapmıştık, yatırım, turizm, işletme gibi. İki aylık uygulamaya baktık, baktık ki yatırımla ilgili talep istediğimiz düzeyde değil. Onun üzerine, küçük ve orta ölçekli işletmeler öncelikli olmak üzere buradaki KGF’den dönen kaynağı, 40 milyar lira civarında, işletmelere yönelik işletme kredisi olarak kullandırmaya karar verdik; bu önemli bir gelişme.

Ayrıca, emeklilerimizi de yine Sayın Cumhurbaşkanımızın uzun süreden beri bize verdiği talimata göre her bayramda biner lira ikramiye verme yönünde bir karar verdik ve bunun da yasasını çıkardık.

İnşallah imkanlarımız daha da artacak, daha fazla toplumun bütün kesimlerinde refahtan yararlanması için daha çok imkana sahip olacağız. Bunu da sizlerle başaracağız, sizler daha çok çalışacaksınız, daha çok üreteceksiniz, daha çok satacağız, ama her zaman sattığımız aldığımızdan daha fazla olacak. O zaman işte cari açık problemini de çözmüş olacağız, bütçe açığını da kontrol altında tutacağız. Bunun yolu ne? İthalattaki girdilerin azaltılması. Bunun için yerlileşme, millileşme diyoruz sürekli bunu söylüyoruz.

Yine Sayın Cumhurbaşkanımız 135 milyarlık teknolojik değeri olan 23 projeye özel teşvik öngören bir teşvik sistemini kamuoyuna tanıttık. Buradaki amacımız ne? Petrokimya gibi, enerji gibi, bilgi iletişim, elektronik sanayi gibi ithalatı azaltacak ve döviz açığımızı azaltacak yatırımlara öncelik verilmesi. Bu 23 proje, sadece sadece 23 projenin hayata geçmesiyle birlikte 19 milyar dolar Türkiye ithal ikamesiyle ödediği paradan kurtulmuş olacak, ihracata yönelik ara malı hammadde ithalatında vazgeçmiş olacağız yerli kaynağa dönmüş olacağız. Böylece aldığımız tedbirler sonucu bu sene de durmak yok yola devam, büyümeye devam, üretmeye devam. Yakında ilk çeyrek büyümesi açıklanacak inşallah o da güzel olacak, ben rakam telaffuz etmeyeyim sadece tahminlerimizi söylüyoruz yüzümüzü güldürecek bir büyümeyi hep beraber göreceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli dostlar, bir seçime gidiyoruz bu 24 Haziran’da bir seçim yapacağız. Bu seçim de nereden çıktı demeyin hepiniz bekliyordunuz, biz sizin beklentinizi karşılıyoruz. Çünkü bu seçimin kararı 16 Nisan 2017’de verildi. 16 Nisan’da millet dedi ki, ben artık sürekli canım ağzımda yaşamak istemiyorum ne zaman darbe olacak, ne zaman muhtıra olacak, ne zaman yönetime ayar verilecek bunları istemiyorum. Ben kararımı sandıkta vereyim ülkeyi kim yönetecek adını koyun. Meclis nasıl oluşacak onu da tayin edin 5 sene sen sağ ben selamet işime gücüme bakayım. Bu kararı siz verdiniz 16 Nisan’da vesayetleri sona erdirecek cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine karar verdiniz. İşte bu seçim onun hayata geçeceği, bu kararın uygulamaya gireceği seçimdir. Türkiye’nin 94 yıllık yönetim alışkanlığını değiştiren bir sistemdir.

Sistemin özelliği ne? Sistemin özelliği her zaman güçlü iktidar, sürekli istikrar özeti bu. Sandıkta karar veriliyor, bir dahaki sandığa kadar iktidar devam ediyor. Güven ve istikrar kalıcı halde devam ediyor. Parlamento da çok güçleniyor, çünkü parlamento artık yasama işini kendisi yapacak. İcranın yasamaya doğrudan katkısı ortadan kalkıyor. Eğer icranın cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bir ihtiyacı varsa Parlamento’ya çağrı yapacak veya kendi partisi marifetiyle bir yasal düzenleme talebinde bulunacak. Dolayısıyla, Parlamento çok daha güçlü hale geliyor, erkler keskin çizgilerle ayrılıyor ve böylece kimse kimsenin işine müdahale etmeden çalışmalar yürüyor. Zaman kayıpları, yıpratmalar ortadan kalkıyor. O halde 24 Haziran’da ne diyoruz? İstikrar için, Türkiye’nin 2023 hedeflerini hayata geçirmek için durmak yok (“Yola devam” sesleri) durmak yok (“Yola devam” sesleri) işte bu kadar. Devamı vatandaş verir sanal alemde devam mı, tamam mı olmaz. Vatandaş sandığa gider mührünü vurur devam için de kararını verir. Vatandaşın verdiği karar da başımızın tacıdır.

Ben bu duygularla bugün iş alemimizin ödüllendireceği bu toplantıya katılımlarıyla şereflendiren Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Anadolu’nun dört bir yanından gelen alın terini, akıl terini Türkiye ekonomisine, Türkiye’nin büyümesine katan bütün iş alemimizin temsilcilerini sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Sağ olun, var olun.

 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.