Basbakan Yildirim’in Türkiye-Afrika ülkeleri egitim bakanlari konferansinda yaptigi konusma
Nihayetinde, hem kendi ülkenizin, hem de Türkiye’nin ortak projeleriyle eğitim alanında daha iyi bir geleceği inşa etmek için önemli adım atacaksınız. Bu alanda müşterek yapılacak çok şey olduğunu düşünüyorum.
Çözüm ortağınız Milli Eğitim Bakanlığımız, Yükseköğretim Kurumumuz, Maarif Vakfımız, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansımız TİKA, Türkiye’nin Afrika’ya açılım politikası kapsamında umut vaat eden projelerinize ellerinizden gelen her türlü desteği vermeye hazırdır.
Sayın bakanlar, değerli misafirler; Afrika insanlığın ve medeniyetin başladığı yerdir. Bu kadim medeniyetin temsilcilerini her zaman birlikte çalışmamız gereken kardeşlerimiz olarak gördük, Afrika değerlerine hep saygı duyduk. Türkiye’nin dış politikasında Afrika ülkelerinin bağımsız, özgür ve barış içinde olmaları hep önceliğimiz oldu. Türkiye olarak prensibimiz, Afrika kalkınsın, Türkiye kalkınsın.
Afrika’yla geçmişten gelen ilişkilerimiz ve bağlarımız, ortak insani değerlerimiz, tarih ve coğrafi yakınlığımız, Türkiye’yi bu bölgenin sadece dostu değil, aynı zamanda komşusu haline getirmiştir. Türkiye’nin bir ayağı Asya’da, bir ayağı Avrupa’da ise, gönlü de Afrika’yla yıllar boyu beraber olmuştur. Bu gönülden dostlukla Türkiye’nin başladığı Afrika açılım politikası süreciyle ilişkilerimiz günden güne gelişmektedir.
2005 yılı Afrika yılı olarak ülkemizde ilan edilmiş ve Afrika’daki yatırımlar o tarihten itibaren artmaya başlamıştır. Projeler, insani yardımlar ve ilişkilerimizin her alanda derinleştirilmeye ve çeşitlenmeye başladığı yeniden yapılanma dönemine girilmiştir. Bu dönemin hedefi, ülkelerimiz arasında kardeşliğin tesis edilmesidir. Hızla değişen ve gelişen dünyayla birlikte Afrika ülkeleri de büyümekte ve gelişmektedir. Afrika ülkelerinin sahip olduğu doğal zengin kaynaklar, insan gücü, bütün kıtalar arasında en fazla genç nüfusa sahip olması, Afrika’nın dünya ekonomisinde, siyasetinde önemini her gün hissettirmektedir. Afrika’nın zengin kültürü, kadim tarihi ve dinamik nüfus yapısıyla kendisinden beklenen büyük adımları gerçekleştirecek güçtedir.
Afrika ülkelerinin her alanda kalkınmış bir kıta olmak için gösterdikleri gayret bütün dünyada gıptayla izlenmekte ve takdir görmektedir. Afrika’daki başarı küresel bir başarı olacaktır, insanlığın bir başarısı olacak. Küreselleşen dünyamızda bir bölgenin veya birkaç ülkenin tekeli artık devam etmeyecek, tüm insanlığın daha iyi yaşam standardına kavuşması için adeta bütün ülkeler biraraya gelecek ve dünyamız bir küresel köy şeklini alacaktır.
Afrika ülkelerinin kalkınma girişimlerine Türkiye olarak her bakımdan destek verme kararlılığındayız. Türkiye, Afrika’nın gerçek dostu ve kardeşidir. Türkiye, Afrika ülkelerinin gelecek umutlarına, kalkınma çabalarına her alanda desteğini sürdürecektir. Kendi tecrübemizi toplumsal, siyasal, kültürel birikimlerimiz, her türlü imkan ve kaynaklarımızı Afrika kardeşlerimizle karşılıklı fayda temelinde paylaşmaya devam edeceğiz.
Türkiye ve Afrika ülkeleri arasında mevcut olan iyi ilişkilerin daha da ileriye taşınması bizim öncelikli hedefimizdir. Afrika ortaklık projemiz kapsamında bu ülkelerle ilişkilerimize çok ama çok önem atfediyoruz. 2002 yılında kıtada sadece 12 büyükelçiliğimiz var iken, bugün 39 büyükelçiliğe sahibiz. Ankara’daki Afrika büyükelçilerinin sayısı ise 2002’de 10 iken, bugün 33’e yükselmiştir. Görüldüğü gibi, ilişkiler tek taraflı değil, karşılıklı olarak ortaya konan iradeyle Türkiye-Afrika arasındaki iletişim günden güne artmaya devam etmektedir.
Değerli konuklar, değerli bakanlar; Türkiye, Afrika’nın meselelerinin ele alındığı en üst düzeydeki platform niteliği taşıyan Afrika Birliği’ne 2005 yılında gözlemci olarak kabul edilmiş, 2008 yılında da Birlik tarafından stratejik ortak olarak ilan edilmiştir.
2008’de İstanbul’da yapılan Türkiye-Afrika Zirvesi ilişkilerimizde yeni bir dönemin, yeni bir ivmelenmenin başlangıcı olmuştur.
2010 yılında Afrika Strateji Belgesi kabul edilerek ilgili bütün kurumlarımızın Afrika Kıtasına yönelik ortak bir vizyon oluşturulması sağlanmıştır.
İkinci Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi 19-21 Kasım 2014’te toplanmış ve Türkiye’nin 2015-2019 yılları arasında Afrika ülkeleriyle birlikte gerçekleştireceği projelerin bir dökümü yapılmış ve bütün detaylar ele alınmıştır. Bu bağlamda, ticaret ve yatırım, barış ve güvenlik, eğitim ve kültür, gençlerin güçlendirilmesi, teknoloji transferi, kırsal ekonomi, tarım, enerji, ulaştırma sektörlerinde Afrika ülkelerinin öncelikleri çerçevesinde belirlenen projeler hayata geçirilmektedir.
2019 yılında üçüncü kez Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesini de inşallah dünya şehri İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Bu zirvede bugüne kadar yapılan işleri ve gelişmeleri gözden geçirip eksiklikleri tespit edip geleceğe yönelik yol haritasını belirlemiş olacağız.
Afrika ülkeleriyle ülkemiz arasında bugüne kadar birçok alanda faaliyet gerçekleştirildi. Türkiye-Afrika Eğitim Bakanları Konferansımız da bunlardan bir tanesidir. Bu konferansta amaç; Afrika ülkeleri ile Türkiye arasında özellikle eğitim alanında işbirliğinin geliştirilmesi, eğitim sistemleri hakkında bilgi aktarımı sağlanması, uluslararası bir tehdit haline gelen FETÖ terör örgütüne karşı işbirliğinin artırılarak devam ettirilmesi gibi konular bütün yönleriyle ele alınmıştır. Türkiye Maarif Vakfı ile birlikte eğitim alanında hangi projeleri hayata geçireceğimiz konusu bütün ayrıntılarıyla değerlendirilmiştir. Türkiye-Afrika Eğitim Bakanları Konferansını önemsiyor, bir kez daha ülkelerini temsilen burada hazır bulunan bakanlara ve diğer üst düzey yöneticilere, bütün katılımcılara ülkem adına şükranlarımı sunuyorum.
Türkiye’nin gerek Afrika ülkeleriyle ikili düzeyde kıtanın geneliyle ortaklığı her geçen gün artarak güçlenmekte ve kurumsal bir yapıya dönüşmektedir. Dostluk bağlarımızın giderek güçlendiği, işbirliğinin sadece siyasi, ekonomik, kültürel alanlarda değil bütün alanlarda geliştiğini görmekteyiz. Türkiye, kendi tecrübesini, kendi birikimini, sahip olduğu imkan ve kaynakları Afrika ülkeleriyle karşılıklı fayda temelinde paylaşmaya devam edecektir.
Değerli bakanlar, değerli konuklar, hanımefendiler, beyefendiler; 2003 yılı itibariyle Afrika kıtasıyla olan ticaretimiz 3.6 milyar dolar seviyesindeyken, bugüne geldiğimizde bu miktar 25 milyar dolara çıkmıştır; bu da Afrika açılım politikamız, Afrika ile ilişkileri geliştirme kararımızın ne kadar isabetli olduğunu açık şekilde göstermektedir.
Bugün dünya üzerinde Afrika’ya doğrudan uçuş yapan en büyük havayolu şirketi Türk Hava Yolları’dır. 32 ülkede 51 noktaya Türk Hava Yolları düzenli sefer yapmaktadır. Afrika ülkeleriyle gerçekleştirdiğimiz ticaretin ülkelerimiz arasındaki gerçek potansiyeli tam olarak yansıttığını söyleyemeyiz. Daha fazla gayret etmemiz, daha fazlasını başarmamız gerekiyor. Ekonomik işbirliğimizi daha da güçlendirmek için yeni yollar bulmamız icap ediyor. Eğer isabetli adımlar atar ve belirlenen hedefler doğrultusunda çalışmaya devam edersek, çok daha güzel günler bizi bekliyor.
Değerli katılımcılar; Afrika kıtası ülkelerinin sosyoekonomik gelişmesine katkı için ülkelerinizin atacağı bütün adımlara devletimizin kurumları destek olmaya devam edecek. Başta Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı TİKA olmak üzere Sağlık Bakanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı, çeşitli sivil toplum örgütleri Afrika’da önemli sosyal sorumluluk projelerine imza atmaktadır. Halihazırda 20 ofisi bulunan TİKA, bölgede sağlık, eğitim, sosyal hizmetler, su temin faaliyetleri, ziraat, teknik ve mesleki eğitim ile altyapı, enerji, turizm gibi birçok alanda desteğini sürdürüyor.
Türkiye’nin 2004-2014 yılları arasında TİKA marifetiyle Afrika’da gerçekleştirmiş olduğu toplam sosyal sorumluluk projelerinin tutarı 730 milyon dolardır. 2015 rakamlarına göre TİKA, Afrika’ya 101 milyon dolar, Sahra Altı Afrika’ya da 396 milyon dolar bir proje gerçekleştirmiştir. 2016 yılında Türkiye olarak bütün dünyada 6 milyar dolar insani yardım gerçekleştirmiş ve bu rakam itibariyle de dünyanın ikinci büyük cömert ülkesi unvanına sahip olmuştur.
Ülkemizce gerçekleştirilen katkılar önümüzdeki yıllarda da artarak devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti olarak daha önce yaptığımız gibi bundan sonra da hep birlikte sizlerle birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Sizlerin de destekleriyle ortak sorunlarımıza hızlı ve kesin çözüm üretmeyi hedefliyoruz. Bizler beraber hareket ettiğimiz müddetçe çözemeyecek hiçbir sorunumuz yoktur.
Kıymetli bakanlar, değerli katılımcılar; eğitimin Afrika ülkelerindeki sosyoekonomik kalkınma, refah ve huzurun sağlanması için önemi büyüktür. Kıta ülkeleriyle işbirliğimizin en önemli başlıklarından biri de eğitim ve kültür alanında gerçekleşmektedir. Eğitim ve kültür alanındaki işbirliği halklarımızı birbirine daha da yakınlaştırmaktadır. Ülkemizdeki yararlı uygulamaları Afrikalı dostlarımızla paylaşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. 26 Afrika ülkesiyle imzaladığımız eğitim alanında 40 adet anlaşma mevcuttur. Halen 20 ülkeyle işbirliği anlaşma müzakereleri de devam ediyor. 9 ülkeyle müzakere sürecini başlatmak için anlaşma taslakları hazırlanmış ve dış misyonumuz aracılığıyla gönderilmiştir. Toplamda işbirliği içinde olduğumuz 34 Afrika ülkesi mevcuttur.
Yürürlükteki işbirliği anlaşmalarının her iki tarafa getirdiği sorumluluklardan üzerimize düşen kısmını gerçekleştirmek için titiz bir çalışma yürütüyoruz. Bu anlaşmaların en önemli başlıkları arasında, karşılıklı olarak sağlanacak burslar, öğrenci değişim programları yer almaktadır. Dostluğumuzun en somut göstergelerinden biri olarak, Afrikalı öğrencilere burs temin ediyoruz, ülkemizde uluslararası imam hatip liseleri olmak üzere lisans, lisansüstü, doktora seviyesinde eğitim fırsatları sağlıyoruz.
Hali hazırda Afrika Kıtasından 3891 öğrenci bu burs programı kapsamında eğitim alıyor. Bugün itibarıyla Afrika kıtasından gelen 14 bin 274 öğrenci ve 150 öğretim elemanı bulunmaktadır. Burs faaliyetlerinden Afrikalı öğrencilerden daha fazla sayıda faydalanmaları için her türlü imkanı sağlamaya hazırız. Bu konuda birçok kurumumuz birbiriyle koordinasyon içinde çalışıyor, yine Afrika Kıtasından gelen öğrencilerin ülkemizdeki üniversitelerden daha fazla istifade etmesi için çaba gösteriyoruz.
Değerli eğitim bakanları, son 3 yılda TİKA tarafından açılan veya elden geçirilen, tamir edilen eğitim ekipmanları karşılanan okul sayısı 200’ün üzerindedir. 9 okul tamamen yeniden yapılmış, 49 okul da tadil edilerek yenilenmiştir. Yunus Emre Enstitüsü ve Yurtdışı Türkler Başkanlığımızın çalışmaları da hızlı bir şekilde devam etmekte ve burslu öğrenci sayısı artmaktadır.
Kurumlarımızın ülkemizde çalışmalarını daha rahat sürdürebilmesi için sizden destek bekliyoruz. Afrika’da 8 ülkede hali hazırda 10 Yunus Emre enstitüsü mevcuttur, Türkoloji projesi ve işbirliği protokolleri kapsamında 8 ülkede 13 üniversiteyle protokol yapılmıştır, toplamda 10 ülkede 23 irtibat noktası mevcuttur. Yunus Emre enstitüsü de burada sizlere faaliyetleriyle ilgili gerekli sunumu yaptı, ayrıntılı bilgileri verdi. Sizlerin de desteğiyle bu konferanstan sonra Yunus Emre Enstitümüz Afrika’da örnek teşkil edecek yeni işlere, yeni faaliyetlere imza atacaktır.
Değerli katılımcılar, yurt dışında eğitim alanında yapacağınız faaliyetlere rehberlik etmesi amacıyla bildiğiniz gibi bir süre önce Türkiye Maarif Vakfını kurduk. Bu vakıf yurt dışına açılmayı planladığımız okullarla ilgili koordinasyonu yürütüyor. Vakfın bu koordinasyonu yanında çok önemli bir görevi daha var.
Hepinizin şahit olduğu veya geçmişte bildiği gibi, ülkemiz 15 Temmuz 2016, yani bundan 1 yıl önce bir alçak darbe girişimine maruz kaldı. O gece vatandaşlarımızın hakkına, hukukuna, milli iradeye, demokrasiye karşı yapılan bu saldırıya milletimiz sahip çıktı ve vatana ihanet eden bu terör örgütü mensuplarına gereken cevabı verdi, 250 şehit verdik, 2193 yaralımız oldu, gazimiz oldu. Tabi bu ihanetin sorumluları olan FETÖ’yle mücadele hem yurt içinde, hem de yurt dışında hiç kesintiye uğramaksızın devam ediyor. Bu bağlamda yurt içinde bu örgütle iltisaklı bütün kurumlar, okullar ve her türlü STK’lar kapatıldı, yurt dışında da, özellikle Afrika’daki dost ve kardeş ülkelerden Türkiye’nin bu terör örgütüyle mücadelesine verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ediyorum.
Ama henüz iş bitmemiştir. Şunu açıklıkla ifade etmek isterim ki; bu örgüt sadece Türkiye’ye zarar vermedi, günün birinde imkan ve şartlar oluştuğunda sizin ülkenize de zarar vereceğinden zerre kadar endişemiz yoktur. Bu bakımdan, bu örgütle bağlantılı yapıların dikkatle izlenmesi, bunların teröre sağladığı finansal kaynağın önlenmesi çok ama çok önemlidir.
Türkiye Maarif Vakfı 15 Temmuz’un hemen ardından Afrika Kıtası başta olmak üzere yurt dışındaki ülkelerin bu örgütün açtığı okulların devralınması konusunda harekete geçti. Bazı Afrika ülkelerinde bu devir işlemi tamamlanmış, öğrencilerin ve velilerin mağdur olmaması için yeni okullar süratle açılmıştır. Vakfın yurt dışında örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla, 30’u Afrika Kıtasında olmak üzere toplam 60 ülkeyle resmi temaslar gerçekleşmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda 30 ülkeye görevli atanmış ve çalışmalar başlamıştır. İlk yılda Afrika’da 5 ülkede, Somali, Gine, Nijer, Sudan ve Kongo Cumhuriyeti’nde FETÖ bağlantılı toplam 32 okul devralınmış ve bu ülkelerde Türkiye Maarif Vakfı standartlarında eğitim ve öğretim faaliyetleri başlamıştır. Bu ay içerisinde, Ekim’de Mali ve Moritanya’da da eğitim ve öğretim faaliyetleri başlamış, Burkina Faso, Çad ve Senegal’de de protokol yapılmış ve ayın sonunda kadar faaliyet başlamış olacaktır.
Yürütülen görüşmeler sonucunda 100’ü Afrika’da olmak üzere yaklaşık dünyanın değişik ülkelerinde 200 FETÖ iltisaklı okulun faaliyetlerine sınırlandırılma getirilmiş, ya kapatılmış, ya Maarif Vakfına devredilmiş ya da devletin kontrolüne geçmiştir.
Kıymetli bakanlar, değerli katılımcılar; Afrika ülkeleriyle dış politikada da birçok konuda birlikte hareket ediyoruz. Birlikte hareket etmenin aramızdaki bağları daha da güçlendireceğine inanmaktayız. Bu bağı kalıcı hale getireceğini inandığımız bir hususu da sizlerle paylaşmak isterim.
UNESCO ideallerine güçlü bir şekilde inanan Türkiye, örgütün onayladığı önemli rolün daha da güçlenmesini amaçlamaktadır. Bu nedenle, 2017-2021 dönemi Yürütme Kurulu adaylığına Türkiye talip olmuştur. UNESCO’da Afrika adına da faaliyetler sürdürmek için 8 Kasım 2017 tarihinde yapılacak seçimlere Yürütme Kurulu adaylığımıza siz değerli ülkelerden destek talep ediyoruz.
Değerli bakanlar, kıymetli katılımcılar; dost ve kardeş ülke Somali’de bildiğiniz gibi 14 Ekim Cumartesi çok alçakça bir terör saldırısı olmuştur. Bu menfur saldırıda ne yazık ki yüzlerce kardeşimiz hayatını kaybetmiştir. Saldırı haberinin hemen arkasından Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Somali’yle temasa geçilmiş ve Sağlık Bakanımız Somali’ye intikal etmiştir. Yaralıların tedavisi için gerekli tıbbı cihaz, doktor, her türlü sağlık yardımı intikal ettirilmiştir. Ayrıca, ağır durumda olan yaralılardan 35 kadarı da Türkiye’ye zamanlı bir şekilde getirilmiştir.
Türk halkının Somali halkıyla dayanışma içerisinde olduğunu burada bir kez daha ifade etmek isterim. Hatırlayın, geçtiğimiz yıllarda Somali’de yaşanan ıstıraplı dönemde Sayın Cumhurbaşkanımız Hanımefendiyle beraber gitmiş ve orada bütün dünyaya Somali’nin dikkatini çekmiştir. Ve o günden sonra Türkiye Somali’de hem terörün sonlandırılması, hem güvenlik altyapısının güçlendirilmesi, hem de diğer ihtiyaçların karşılaması için önemli sayılabilecek yatırımları, hizmetleri gerçekleştirmiştir. Bundan sonra da aynı duyarlılık içerisinde nerede bir mazlum, nerede bir ihtiyaç sahibi varsa, Türkiye orada var olmaya devam edecektir.
Kıymetli bakanlar, değerli katılımcılar; sizlerin de katkısıyla konferansı neticeleri şüphesiz gelecek önümüzdeki günler içerisinde etkilerini daha iyi gösterecek ve Türkiye’nin her zaman ikinci eviniz olduğunu hatırlamanızı istiyorum.
Bu düşüncelerle sözlerimi tamamlarken, ülkelerinizin başbakanlarına özellikle selamlarımı, saygılarımı iletmenizi istiyorum. Türk halkının dostluk ve kardeşlik duygularını da ülkenizdeki halkınıza, milletinize duyurmanızı özellikle istirham ediyorum.
Hepinize bir kez daha katılımınızdan dolayı teşekkür ediyor, bu Konferansın ülkemiz için, Afrika Kıtasında bulunan bütün ülkeler için hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum, sağ olun, var olun.
------ / ------