Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in 1500 Geleneksel Diyarbakir Evinin Temel Atma Töreni’ndeki konusmasi

 

… gerçekten bugün Diyarbakır bir başka, bambaşka bir heyecan var, coşku var. Şimdi Diyarbakır bir coşkuyu, bir heyecanı yaşıyor ve inanıyorum ki bundan sonraki süreç Diyarbakır’da çok daha farklı olacak. İşte şu anda Suriçi’ndeki değişim inşallah tanınmayacak durumdayken şimdi bir başka hale geldi. Yeterli mi? Yeterli değil.

Az önce Mehmet Bey ne kadar zaman Belediye Başkanlığı yaptığını söyledi. Şimdi o deneyimini, o tecrübesini inşallah aynı şekilde burada altyapı-üstyapı yatırımlarıyla sürdürecek.

Ben tabi bu vesileyle gerek belediye noktasındaki bu hizmet anlayışını buraya yansıtırken bir Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak altyapı-üstyapıda yapılan bu değişim sebebiyle kendisine Cumhurbaşkanı olarak, aynı zamanda bir Parti Başkanı olarak çok çok teşekkür ediyorum.

Bu vesileyle emeği geçen tüm arkadaşlarıma, Maliye Bakanı, TOKİ’nin de burada tabi çok çok hizmetleri var ve bunların yanında milletvekili arkadaşlarımıza, özellikle burada atılan adımlarda Hükümette tabi Sayın Başbakan başta olmak üzere tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.

Ve az önce kongremizi yaptık, ama karşımda 50 bini aşkın vardı. Ve etle tırnak gibi olduğumuz Diyarbakır’da tabi sıkıntılar yaşandı, ama artık bu sıkıntıları aşıyoruz. Şu güzellikler ve artık akşamları buralarda rahatlıkla benim Diyarbakırlı kardeşim dolaşabilecek, alışverişini yapabilecek; bunlardan mahrum hale getirilmişti, belli saatlerden sonra benim Diyarbakırlı kardeşim dışarı çıkamıyordu, ama şimdi artık bu yollar, bu kapılar inşallah açılıyor.

Diyarbakır niye turist almasın, öyle mi? Ama şimdi turisti de gelecek buraya. Terör bittiği zaman buraya turisti de gelir, ülkemin değişik yerlerinden benim vatandaşlarım da gelir, dolayısıyla buradaki ekonomi çok çok hareketli bir hale gelir.

Ve biliyorsunuz 2015 yılında ülkemizin birkaç bölgesiyle birlikte burada, Suriçi’nde de hatırlamak dahi istemediğimiz acı hadiseler yaşandı. Bölücü terör örgütü Suriçi’nde yaşayan vatandaşlarımızın mahremiyetini hiçe sayarcasına evlerine girdi, sokakları, çukurları kapattı ve güvenlik güçlerimize saldıran teröristler evlerin duvarlarını delerek oluşturdukları tünellerden kaçarken geride kalan sivil vatandaşlarımızı hedef yaptırmaya çalıştı.

Mehmet Akif’in “ilelebet benim yurdumun üstünde inlemeli” dediği ezanlarımızın okunduğu camiler teröristler tarafından hedef alındı, işte Kurşunlu Camii gibi, onu hedef aldılar, saat kulesini hedef aldılar. Biz bunların hepsini onardık, yeniden sizlerin hizmetine sunduk.  Bu arada tabi şehitler de verdik.

Kardeşlerim; teröristlerin aksine bizim polisimiz, askerimiz ne camiye kurşun sıkar, ne de masum insanları kalkan yapar. Suriçi’nde oynanan oyunu sadece devletimiz, güvenlik güçlerimiz değil, aynı zamanda milletimiz de gördü, en başta da Diyarbakır’da yaşayan kardeşlerimiz bu oyunu gördü. Ve ne oldu, Kırklar Dağı şimdi ne alemde, dümdüz oldu mu?

Şimdi buradan sesleniyorum, benim Kürt kardeşlerimin, Arap kardeşlerimin, Zaza kardeşlerimin, hepsini şöyle toparlayalım tüm Diyarbakır’da yaşayan kardeşlerimin huzuruna musallat olanlar karşılarında bizi bulacaklardır. Ve bunun bedelini de ağır ödeyeceklerdir, zira bunlar benim ne Kürt kardeşimin, ne Türk, ne Arap, Zaza, hiçbir kardeşimin temsilcisi değil. Bunlar sahtekar, bunlar cellat, bunlar 13-14-15 yaşındaki kızlarımızı dağlara kaçıranlar değil mi? Diyarbakır Belediyesinin önünde ağlayan anneler o kızlarımızın anneleri değil miydi? O annelerle ben dertleştim.

Hala şu dağlarda, Kandil’de, 14-15-13 yaşında kızlarımız var ya, bunların ellerine silahları veriyorlar ve onları kendileri için, evet, taciz ediyorlar ve kullanıyorlar. Fakat bedelini ağır ödüyorlar, ödeyecekler. Afrin’dekiler nasıl ödüyor, bak 3 bin 569 teröristi bugün itibarıyla etkisiz hale getirdik. Her an Afrin düşebilir, Afrin düştüğü anda Afrin’de yaşayan tüm kardeşlerimiz de evlerine dönecekler, tamam.  

Kardeşlerim; teröristlerden geriye Diyarbakır’da ne kaldı diye baktığımızda, sadece yıkılan evler, tahrip edilen camiler, dükkanlar, yollar görüyoruz. Bölücü örgütün de, onların güdümündeki partilerin ve belediyelerin de Diyarbakır’da maalesef şöyle elle tutulacak hiçbir şeyi yok; var mı? Yok. Bunlar sadece yıkmayı bilir, bunlar sadece öldürmeyi bilir, bunlar sadece zulmetmeyi bilir. Peki, biz ne yaptık? Hemen kolları sıvadık, önce evleri yıkıldığı için açıkta kalan vatandaşlarımızın mağduriyetini giderdik, yani yarayı önce pansuman ettik, ardından hemen ilgili bakanlarımızı buraya gönderdik, hızla bir inşa süreci başlattık ve bugün bu hale geldik. Şu anda Suriçi’nin bu halini görünce gerçekten ben de çok mutluyum. Nasıl, sizler mutlu musunuz? Memnun musunuz? Elhamdülillah, nereden nereye.

Binbir yalanla, binbir hileyle milletimizi tahrik ederek yürütülen faaliyetleri kesintiye uğratmaya çalıştılar, biz hiçbirine kulak asmadık, yolumuza devam ettik ve şimdi sizinle beraberiz. Ve bugün burada artık inşallah virgülü koyacağız, tamam.

Hazır mısınız?

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Diyarbakır’ı hatırlatıyor.

Kalın sağlıcakla, çok teşekkür ediyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.