Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Adana’da halka yaptigi konusmasinin tam metni

 

Adana’nın saygıdeğer güzel insanları, sevgili kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri bu sıcak Adana gününde en kalbi duygularla selamlıyorum.

Sizin gadanızı alam. Bu sıcakta maşallah bu tatil gününde burada biraraya gelişiniz bizlere farklı heyecan, farklı duygular yaşatıyor.

Bugün Adana AK Parti Teşkilatımızın 6. Olağan Kongresinde buradayız. Salon tıklım tıklım dolu. Ancak sizler salonun beş misli buradasınız. Size selam vermeden salona giremezdik. Önce selam, ahir kelam dedik, buradan da inşallah salona geçeceğiz.

Kardeşlerim; her şeyden önce adeta bir Adana mitingi yapıyoruz.

Mart 2019’a hazır mıyız? Peki, Kasım 2019’a hazır mıyız? Sandıkları patlatmaya var mıyız? İnanıyorum ki 16 Nisan’da her ne kadar ortalamanın üzerine çıkamadıysak da inşallah Mart 2019, Kasım 2019’da bu ortalamaların çok çok üzerine çıkmak suretiyle inşallah bizler için farklı düşünenlere gerekli cevabı vereceğiz.

Kardeşlerim; eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide adımlar her geçen gün büyüyerek devam ediyor mu? Zaten benim okulları size anlatmama gerek yok, öyle mi? Sağlıkta şehir hastanesini yaptık mı? Memnun musunuz? Yüzde 95 doluluk oranına ulaşmış. Birileri bununla istihza edebilir. Kardeşlerim; herkes şimdi nereyi seçiyor? Şehir hastanesini. Niye? Diyor ki burada bana ihtimamla bakılacak, oraya gidiyor. Biz de ne dedik? Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Kanuni Devlet-i Âliye-yi Osmâniyye’yi bir sağlıklı nefese ne yaptı, feda etti. Önemli olan ne dedi, sağlık.

Ama ben ne diyorum biliyor musunuz, diyorum ki; biz AK Parti olarak siyasetin de sağlık merkezindeyiz, sağlıklı siyasetteyiz. İşte bunu beraber inşa edeceğiz, ihya edeceğiz. Zaten Ana Muhalefetin böyle sağlıklı bir siyaset diye bir derdi yok. Onlar zaten tıbbi bir vaka, öyle bir durumu var. Onun için biz yola çıkarken ne dedik; uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece, tamam, gidiyor muyuz? Fakat bu işi lafta bırakmayacağız ha.

Şöyle Ana Kademe bir göreyim elleri; kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?

Kadın Kollarımız; kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?

Gençler; lise son, üniversite, tüm genç arkadaşlarınızı kucaklamaya var mıyız?

Kardeşlerim yola çıktığımızda, hatırlayın Türkiye’nin kişi başına milli geliri neydi? 3500 dolar. Şimdi 11 bin dolar, nereden nereye. Bunları anlatmanız lazım bilmeyenlere.

Bitmedi, ne diyorlar? IMF IMF IMF, tamam ne oldu? Biz göreve geldik, IMF’e olan borç 23,5 milyar dolardı, 2002’nin Kasım’ı. 2013’te ne yaptık? IMF’e olan borcu sıfırladık mı, bitti mi? O arada ne oldu biliyor musunuz? IMF bizden borç istedi, 5 milyar avro. Arkadaşlar sordu, verelim mi? Verin dedim, verin dedim. Ya baktılar ki bunlar ciddi, gerçekten verecekler, vazgeçtiler. Ve biz böyle bu yolda yürüdük.

Bitmedi, Merkez Bankası’nın döviz rezervi neydi, 27,5 milyar dolar. Şimdi 120 milyar dolar, nereden nereye. Bitti mi? Bitmedi… Ben de Adana’nın yanındayım, bugün buradayız. Buradan nereye gideceğiz? Hatay’a. Şu anda Hatay’da da maşallah stat tıklım tıklım dolu, orada da kongreyi statta yapacağız, artık buralar olmuyor, statta yapacağız. Ya gençler, ne dedim ben size; ihtiyaç olduğu anda önce ben, sonra da siz beraber çıkacağız yola.

Şu an itibariyle Afrin’de etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bin 348. Bazıları rahatsız, Türkiye’ye Fransız olanlar rahatsız, ama biz dimdik yolumuzda yürüyeceğiz. Türkiye’ye sataşmasınlar, önce teröristleri Elize Sarayında kabul edenler kendilerine çeki düzen versinler. Kendilerine çeki düzen vermeyenler, kusura bakmasınlar bizimle olan dostluklarını da kaybederler. Çünkü biz, bize dost olana dostuz. Ama bize yanlış yapana kusura bakmasınlar; biz bugüne kadar bunu böyle yaşadık ve kimseye bizim yanlışımız olmadı.

Dün İsrail’in Başbakanı muhatabım değil de, bir laf etmiş, şu ettiği lafa bak: Onların ordusu hiçbir zaman zulüm yapmamış. Hani hüküm veya hükmü ilahi: “…” ya bunların gözleri var görmez, kulakları var duymaz, öyle mi? Ağızları, dilleri var Hakk’ı söylemez, kalpleri mühürlü. Ya dünyada İsrail ordusunun ne kadar zalim olduğunu benim anlatmama gerek yok. İsrail ordusu ve İsrail mazlumlara karşı cesur, ama mazlumların dışında cesur değil korkak, ürkek. Zaten zalimler hiçbir zaman cesur olamaz ve zalimler hiçbir zaman zafer anıtı dikemez. Ve kalkmış bizim Afrin’de mazlumlara kalkıp da oralarda askerimizin zulmettiğini söylüyor. Ey Netanyahu, sen çok zayıfsın, çok garipsin, bir de kendine çeki düzen ver. Biz teröristlerle uğraşıyoruz, ama senin derdin teröristler değil. Çünkü sen terör devletisin ve terör devleti olarak da işte Gazze’de yaptıkların ortada, Kudüs’te yaptıkların ortada. Ya senin dünyada doğru dürüst sevenin yok, sevenin. İşte Birleşmiş Milletler’de Kudüs’le ilgili attığın adıma aldığın cevap ortada. Yani benim nükleer silahım var diye hava atma, yeri geldiği zaman o nükleer silahlar da çalışmaz. Ve şunu bileceksin: Mazlumla uğraşma, alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Dünyada dolaşacak, gezecek yer bulamazsın. Bu kadar açık konuşuyorum. Onun için bizimle uğraşma. Ve dürüst ol, dürüst olmadığın sürece hiçbir zaman bizden de kalkıp olumlu bir kelam bulamazsın.

Kardeşlerim; şimdi ben sizden ne istiyorum, bu nedir bu? Rabia. Rabia’mızda ne var? Tek millet… Yalnız bu coşkuya bu cevap biraz hafif değil mi?

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Tek millette ne var; Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Roman’ıyla, Boşnak’ıyla 81 milyon tek millet. Bizde ayrılık yok. Peki, ne var? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

İki, tek bayrak; şu bayrağımızın güzelliğine bak. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi.

Üçüncüsü tek vatan, 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Böldürmeyeceğiz bu vatanı. Bölenler, işti akıbetleri ortada. Gabar’da, Cudi’de, Cilo’da, Tendürek’te tepelerine tepelerine iniyor muyuz? İnmeye devam edeceğiz. Onlar kaçacak, biz kovalayacağız. Sadece onlar mı? FETÖ de dahil, FETÖ’yü de kovalıyoruz. Bak Kosova’dan 6 tanesini paketleyip getirdi Milli İstihbarat. Pensilvanya da gelecek, öyle bir yere kadar kaçarsın, nihayeti yok bu işin.

Ve geliyorum sonuncusuna, değerli kardeşlerim, tek devlet. Bizim Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devletimiz yok. Bu çatı altında toplandık, bu çatı altında devam ediyoruz.

Tabii son dörtlüğümüz, havada bugün yağmur yok ama, yine de söyleyebiliriz.

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor bana her şey bu muhteşem Adana’yı hatırlatıyor.

Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.