Cumhurbaskani Erdogan’in Balikesir’de yaptigi halka hitabinin tam metni
Saygıdeğer kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Günümüz kutlu olsun, geleceğimiz aydınlık olsun inşallah.
Bugün bildiğiniz gibi az önce Balıkesir’de Astsubay Meslek Yüksekokulundan bin 515 gencimizi mezun ettik ve onların törenini bitirdik, şimdi de İl Divan Toplantımız için Balıkesir Kapalı Spor Salonuna geldik. Ama sizin bu coşkunuz, bu heyecanınız ister istemez sizlere de bir hitap etmemi gerektirdi.
Balıkesir bugün bir başka, bir başka heyecanınız var. İnanıyorum ki siz geleceğe çok daha farklı bir şekilde yürüyorsunuz, yürüyeceksiniz. İnşallah 2019-Mart, 2019-Kasım evvel Allah yeniden bir tarih yazacak mıyız? "Evet." Bunun için hazırlıklarımızı yapıyor muyuz? "Evet." Sağ olun, var olun.
Şimdi tabii inşallah dev ekranda da izleyeceksiniz, içeride yapacağım konuşmayla vereceğim çok farklı mesajlar olacak. Fakat sizlerle beraber burada bazı konuları paylaşmam gerekiyor, o da şu: 15 yıl Balıkesir bizi hiç yalnız bırakmadı. Biz Balıkesir’i sevdik, Balıkesir bizi sevdi. İnanıyorum ki beraber çıktığımız bu yolda bizler inşallah bu gönüldaşlığımızı hiç aksatmayacağız.
Kardeşlerim, Aşık Veysel’in ifadesiyle biz uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz… Gideceğiz gündüz gece. Yorgunluk var mı? "Hayır." Ben bu yorgunluğunuzun olmadığına inanıyorum ve sizler bu 15 yıl içerisinde bunu ortaya koydunuz zaten. Ve bizler inşallah eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda hiçbir aksaklık var mı? "Hayır." İşte tüm İstanbul’dan buraya gerek yollarımızla, gerek bütün altyapı-üstyapı hizmetleriyle bu kararlılığımız devam ediyor mu? "Evet." Eğitimde artık yavrularımız kitaplarını masalarının üzerinde buluyor mu? "Evet."
Değerli kardeşlerim; okullarımızın yapımı hızla devam ediyor ve sınıflarımızda bakın ortalama öğrenci sayısı nerelere düştü, bu da kaliteyi artırıyor. Ve geldiğimizden bu yana değerli kardeşlerim; milli eğitime ayırdığımız payı birinci sıraya çıkardık. Dün Öğretmenler Günüydü. Tabii Ana Muhalefetin başı… Öyle bir talihsizliğimiz var ki böyle bir Ana Muhalefet başı var. Ve yine çıkmış bakıyorsun yalan-yanlış bir şeyler konuşuyor, şimdi işi bu zaten. Akşam başka, sabah başka. Yarın inşallah kadına şiddetle ilgili İstanbul’da büyük bir toplantımız yine var, orada bu konulara gireceğim için bugün bu konulara pek girmeyeceğim. Ancak değerli kardeşlerim, geldiğimiz bu süreç içerisinde bakınız biz öğretmenlerimizin adedini nereden nerelere taşıdık. Sınıflardaki öğrenci sayısını nereden nereye taşıdık. İşte zaten bunu hazmedemiyor, bundan dolayı rahatsız. Zira 560 lira, 600 lira maaş alan bir öğretmen, hamdolsun yeni göreve başlayan şimdi 3 bin lira civarında maaş alıyor ilk göreve başladığında, böyle bir noktaya geldik. Fakat tabii bunlara bunu anlatmak mümkün değil, çünkü böyle bir şeyi hiçbir zaman yapmadılar ve bizler bir de geldiğimizden bu yana 270 bin derslik yaptık bu ülkede, hala da devam ediyoruz. Bakın Türkiye’de üniversitesi olmayan ilimiz yok. Ve hepsinden öte geldiğimizde 74 üniversite varken, şimdi 184 üniversite var Türkiye genelinde.
Kardeşlerim; bütün bunlar eğitimdeki atlattığımız çağ, bunu öğretmenlerim gayet iyi bilir.
Sağlıkta yapmadık mı? Sağlıkta hamdolsun… “Balıkesir seninle gurur duyuyor.” Biz de sizlerle gurur duyuyoruz, sizlerle gurur duyuyoruz.
Ve bakınız, sağlıkta aynı şeyler olmadı mı? Geldim burada modern bir hastanenin açılışını yaptık. İnşallah şimdi tabii bir de önümüzde Balıkesir’de şehir hastanesi hedefi de var, bunlar da olacak, hiç endişeniz olmasın. Çünkü bizim derdimiz başka. Biz dertliyiz, biz bu millete aşığız, sevdalıyız.
Bölünmüş yolları görüyorsunuz, öyle mi? "Evet." 79 senede bu ülkede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldı, biz 15 senede 19 bin 500 kilometre bölünmüş yol yaptık. Bunlar işin ispatı. İşte İstanbul’a bakıyorsun, İstanbul’da bir tarafta Marmaray denizin altından gidiyor, öbür tarafta Avrasya Tüneli yine denizin altından. Bunların aklı havsalası almaz. Yüksek hızlı tren aynı şekilde, var mıydı böyle bir şey bizden önce? Yok. Öbür tarafta Boğazın üzerinde biliyorsunuz Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Ama bunu bile hazmedemedi Ana Muhalefet, niye biliyor musunuz? Niye Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapıyorsunuz, adını niye Yavuz Sultan Selim Köprüsü koydunuz? Ne demek ya, ne demek? Bunlar bize tarih yazdırmış olan padişahlarımız, onların adını koymayacağız da kimin adını koyacağız? Çatlasalar da, patlasalar da bizim bu efsane padişahlarımız, evet bizimdir ve Yavuz ki tevazuun örneğidir. Nedir o tevazudaki anlayışı biliyor musunuz? Biliyorsunuz, bana Hakim-ül Harameyn deme, Hadim-ül Harameynim. Yani ben iki haremin hakimi değil iki haremin hizmetkârıyım diyen bir padişah.
Değerli kardeşlerim, inşallah eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, bütün bu hizmetler devam edecek ki zaten adeta enerjinin hub’ı Balıkesir. RES’ler, rüzgâr santralleri nerede? “Balıkesir’de.” Var mıydı bizden önce? "Hayır." Bizimle geldi. Biz zaten ilklerin partisiyiz ve bunlar devam edecek. Biz, Allah’ın bize lütfettiği ne varsa bunları değerlendiriyoruz. Suyu da, rüzgârı da, güneşi de, her şeyi. Ve istiyoruz ki benim vatandaşım, benim halkım elektrik enerjisinden mahkûm yaşamasın, mahrum yaşamasın. Ne günlerimiz vardı değil mi, ne karanlık günlerimiz vardı değil mi? "Evet." Hepsi artık geride kaldı, şimdi önümüzde iyi günlerimiz var.
Ben bu muhteşem topluluğu, bu muhteşem katılımı saygıyla selamlıyorum.
Ve Belediyedeki değişim sebebiyle bu dönemde özellikle Zekai kardeşimizle devam edecek olan sürecin de hayırlara vesile olmasını diliyorum. İnşallah verdiğiniz desteğe birlik, beraberlik içerisinde, kendisine de söyledim; gece-gündüz demeyeceksin, bütün ilçelerimizle diyalog içerisinde, dayanışma içerisinde bu belediyecilik hizmetlerini sürdüreceksin. Sizlerin desteğiyle el ele bunları başaracağız.
Teşekkür ediyorum.