Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Bolu’da Halka Hitabi

 

AK Parti Bolu İl Teşkilatımızın 6. Olağan Kongresinde en kalbi duygularla selamlıyorum.

Şu anda malum salonun içi tıklım tıklım dolu. Fakat sizleri burada görünce selamlamadan geçemezdim. ("Dik dur eğilme bu millet seninle" sesleri)

Hiç olmadan endişeniz olmasın, biz bugüne kadar hiçbir beşer planında gücün önünde eğilmedik. Sadece Rabbimizin huzurunda rükûda ve secdede eğildik. Hele hele sizler gibi kardeşlerim yanımızda, arkamızda oldukça bize eğilmek asla yakışmaz. Bu yolda böyle yürüdük, böyle yürüyeceğiz.

Ve dün Mersin böyleydi, Antalya böyleydi, bugün Bolu böyle, inanıyorum ki şu anda Sakarya da böyle. Zaten Sakarya’ya da herhalde farklı bir durum yakışmaz.

“Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu’nun,

Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!”

Böyle olunca yakışır mı? Yakışmaz. Şimdi de orada olacağız inşallah.

Fakat Bolu bugün hamdolsun bambaşka. Uzun bir ayrılığımız oldu, uzun bir zaman gelemedik, herhalde bizi bağışladınız, yoğunlukları biliyorsunuz.

Ve tabii çok hareketli bir dönemde Bolu Kongremizi yapıyoruz. Afrin’de şu anda Mehmet’imiz, Mehmetçiklerimiz adeta bir savaş icra ediyorlar. Terör örgütlerine karşı adeta bir savaş icra ediyorlar. Ama hamdolsun azimle, kararlılıkla hedefe doğru ilerliyorlar. Şu an itibariyle buraya çıkarken 3300 teröristi etkisiz hale getirmişlerdi. Ve hani Yahya Kemal diyor ya:

“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın

Galib et; çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”

Ve şimdi de Mehmet’imiz öyle yürüyor. Bıkmadan, uzanmadan, kar, bora, fırtına demeden, dağ-taş demeden yürüdüler. Şehitlerimiz de var, ama şunu biliyorlar: . “Velâ tekûlû limen yuktelu fî sebîlillâhi emvât bel ahyâun velâkin lâ teş’urûn…” ila ahiril ayeh.  Bunu biliyorlar, Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak siz bilemezsiniz, siz anlamazsınız. Ve bunu bildikleri için de şehadete yürüyorlar, Özgür Suriye Ordusu’yla beraber yürüyorlar. Bu birliktelik, bu beraberlik hamdolsun hiçbir inançta olmayan bu şehadet…

“Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber” diyen o şairin Sevgili Peygamberimize komşu olan o makama yürüyor bizim şehitlerimiz. Rabbim bizlere de nasip etsin inşallah. ("Amin" sesleri) Ve böyle yürüyeceğiz. Zaten böyle yürüdüğümüz zaman hep büyümüşüz, yükselmişiz, yücelmişiz. Bu değerleri kaybedince de geri geri gitmişiz. Şimdi yeniden bir diriliş var. Bu diriliş kendisini Afrin’de gösterdi, kendisini Cerablus’ta gösterdi, El Rai’de gösterdi, El Bab’da gösterdi, orada 2 bin kilometrekarelik alan kontrolümüzde. Burada da şu an itibariyle 950 kilometrekarelik alan yine kontrolümüzde.

Peki, ne yapıyoruz biz buralarda, işgale mi gidiyoruz? Tam aksine biz teröristleri kovalıyoruz ve teröristleri oralardan çıkartarak o toprakların gerçek sahiplerine oraları teslim etmeye gidiyoruz. Cerablus’ta böyle olmadı mı? 140 bin o bölgenin halkı döndüler şu anda topraklarında yaşıyorlar. İnşallah Afrin’de de yine o toprakların sahibi topraklarına dönmeye başladılar.

Biz merhamet dininin mensuplarıyız. Merhamet dininin mensupları olarak bu yolda azimle, kararlılıkla yürüdük, yürüyoruz, yine böyle yürüyeceğiz. Ve bu dinin mensupları olarak bizler zerre kadar burada tavize yetkimiz yok. Fakat son zamanlardaki bazı ortaya çıkıp da din adına ahkâm kesenler var ya, bu noktada da şunu çok açık-net söylemem lazım: Din adına konuşmak bana belki yakışmayabilir, ama bir Müslüman olarak dinime zafiyet getirenlere karşı konuşmak da hakkımdır. Eğer biraz dini tedrisatım varsa, ha buradan aldığım ilhamla konuşmam gerekir. Akif öyle diyor:

“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı,

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı” diyor. Mesele bu olduktan sonra herhalde konuşacağımız bazı şeyler olabilir. Dolayısıyla da herkes, evet diyoruz ki; başta Diyanet İşleri Başkanlığımız, Din İşleri Yüksek Kurulumuz, bütün ilahiyat fakültelerimiz bu konuda biraraya gelip istişareleriyle, yaptıkları şûralarıyla gereken cevabı bunlara vermeli, meydanı da boş bırakmamalı. Her konuda, dinin itikadi anlamındaki konularından tutunuz muamelata, ibadete varıncaya kadar, beşeri münasebetlerimize varıncaya kadar, Müslümanın birbirleriyle olan bütün ilişkilerine varıncaya kadar bunları anlatmaları lazım. İşte biliyorsunuz DEAŞ gibi bu insanlar ne diyorlar? İslam adına biz bunu yapıyoruz, hadi oradan ya, ne İslam adına… Bizim dinimizde kalkıp da durup dururken siz bir insanı öldüremezsiniz, çünkü bir insanın ölümüne neden olmak tüm insanlığın ölümüne neden olmak gibidir. Ama bir insanın hidayetine, ihyasına vesile olmak da tüm alemin ihyasına vesile olmak gibidir. Bizim dinimiz böyle bir din. Ve her gün beş vakit namazda okuduğumuz Fatiha Suresinde Rabbimiz ne buyuruyor bize? Errahmanirrahim değil mi? Yani bizim Rabbimiz hem rahmandır, hem rahimdir. Peki, rahman olarak Rabbimizin tecellisi kimedir? Sadece Müslümana mı? Hayır, tüm insanlaradır, tüm insanlara karşı Rabbimiz merhamet sahibidir. Ama rahim sadece Müslümanlara karşıdır. Bunların bir sebebi var, bu noktada da bizler dinimizi iyi sahiplenecek ve dinimize karşı yapılan saldırılan, ümmeti bölmek isteyenler FETÖ gibi, bölmeye çalışmadılar mı? O da kürsülerden din adına konuşuyordu. İblis, biliyorsunuz melaike-i kiramın içerisinde ilmi en ileri olandı. Ama Sevgili Peygamberimize de, öncelikle tabii Rabbimize isyan eden o olmadı mı? Tanımadı, ben diğer meleklerden daha üstünüm dedi. Ve diğer meleklerden daha üstünüm diyerek orada isyanını ortaya koydu, o isyanla birlikte de Allah ebediyen huzurundan kovdu. Bunları iyi yaşayacak, iyi bilecek, yolumuza da öyle devam edeceğiz.

Kardeşlerim, sizden isteğim şu: Her şeyden önce bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Ve unutmayın, bizim Rabia’mızı unutmayın. Rabia’mızda ne var?

Tek millet var, 81 milyon tek milletiz değil mi? ("Evet" sesleri)

İki, tek bayrak. İşte bayrağımız.

Üç, tek vatan.

Dört, tek devlet.

Şöyle hep beraber coşkuyla bir söyleyin bakalım, şu Bolu’nun dağları bir inlesin.

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Rabbim bu bütünlüğümüzü, bu beraberliğimizi daim kılsın. ("Amin" sesleri) Kardeşliğimizi daim kılsın. ("Amin" sesleri)

Ama şimdi bir şey istiyorum sizden; Mart-2019’a hazır mıyız? (“Hazırız” sesleri) Kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? (“Hazırız” sesleri) Hanım kardeşlerim hazır mı? (“Hazırız” sesleri) Kaleleri içeriden fethetmeye hazır mı? (“Hazır” sesleri) Ana Kademe hazır mı? ("Evet" sesleri) Gençler hazır mı? ("Evet" sesleri) Bizler hiçbir zaman uzaklaştırıcı olmayacağız, kucaklayıcı olacağız.

Hepiniz inşallah bu yoldaki dayanışmanızla inanıyorum ki Mart-2019’daki yerel seçimlerde, Kasım-2019’daki Parlamento ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi seçimlerinde Allah’ın izniyle bayrağımızı yine buraya dikeceğiz.

Çok teşekkür ediyorum. Allah yar yardımcımız olsun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.