Cumhurbaskani Erdogan’in Bursa mitinginde yaptigi konusmanin metni
… Orhan Gazi’nin, Murad Hüdavendigar’ın, Yıldırım Beyazıt’ın şehri Bursa, Emir Sultan’ın, Somuncu Baba’nın, Üftade Hazretlerinin ve daha nice gönül sultanının şehri Bursa.
Yol arkadaşım, dava arkadaşım, kader arkadaşım Bursa, sizleri kalpten selamlıyorum Bursa. Maşallahınız var.
Osmanlı’ya başkentlik yapan, Cumhuriyetin kuruluşuna destek veren, demokrasimize ve kalkınmamıza öncülük eden Bursa’yı gönülden selamlıyorum.
Önce sizden bir helallik istiyorum. Zira anonsu biraz erken yapmışlar, dolayısıyla Niğde’den buraya gelişim biraz gecikmeli oldu, sizi beklettim, hakkınızı helal edin. Sağ olun, var olun.
Ve Bursa muhteşem, Bursa bir başka güzel. Rabbim bu kardeşliğimizi, bu yürüyüşümüzü daim eylesin.
Ve buradan sizler aracılığıyla Bursa’nın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum.
Artık sonuna doğru yaklaştığımız Ramazan-ı Şerifimizi ve dün idrak ettiğimiz mübarek Kadir Gecenizi bir kez daha tebrik ediyorum.
Akşam iftara gelenler var mı? Bu eller yetmez. 12 bin kişilik iftar ya. Yoksa nerede başkanlar falan, bana bak, çağırmadınız mı herkesi, çağırdınız mı? Nereye geliyorlar? Evet, Atıcılar’a bekliyoruz, tamam? Açık, dolana kadar, tamam? Bir daha göreyim elleri, şimdi oldu. Beraber, artık sonuna geldik, sizlerle bir iftar yapalım Bursa’da. Rabbimden bizleri Ramazan Bayramına da sağlıkla, huzurla, affına ve mağfiretine nail olmuş bir şekilde ulaştırmasını özellikle diliyorum.
Bak sen şimdi bizi çaya davet ediyorsun, ben sizi iftara. Hangisi daha önemli? İftar, tamam?
Bursa bizi çok iyi bilir. Bursa, bizim hizmetlerimizi en iyi bilen şehirlerden biridir. Bursa, bizim kimseyi ötekileştirmeyen, herkese kucak açan, demokrasiyi ve kalkınmayı milletimizin tamamı için gerçekleştiren karakterimizi çok iyi bilir. Türkiye’yi Bursa’yla birlikte büyüttük, bugünlere getirdik. İnşallah 2023 hedeflerimize de yine birlikte ulaşacağız.
Bursa güven demek, Bursa istikrar demek. Peki, bütün bunlarla beraber bizi Bursa gerçekten çok ama çok iyi bilir. Onun için bu yürüyüşümüzü çok daha kararlı yapmamız lazım. Bursa huzur demek, Bursa mutluluk demek, Bursa barış demek, işte bunun için Bursa hep bizimle beraber oldu, hep yanımızda oldu. Bursa, bu seçimlerde tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz?
24 Haziran’da güçlü Meclis için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi destekliyor muyuz?
24 Haziran’da güçlü hükümet için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi destekliyor muyuz?
24 Haziran’da güçlü Türkiye için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi destekliyor muyuz?
Bursa, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Bursa vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? İnşallah sizlerin desteğiyle irade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanacak, tamam?
Kardeşlerim; biz öyle hizmetin, projenin, yatırımın sadece vaadini yapanlardan değiliz. Biz icraatlarımızla konuşuyoruz, biz yatırımlarımızla konuşuyoruz.
Son 16 yılda Bursa’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Söyleyeyim, bilmeyenlere söyleyin, Bay Kemal’in adamlarına söyleyin, Bay Muharrem’e söyleyin, diğerlerine de söyleyin. Öyle hava tava değil, 44,5 katrilyon yatırım yaptık Bursa’ya. Peki, bunun içinde neler var? Eğitimde 7886 adet yeni dersliği şehrimize kazandırdık, Bay Muharrem öğretmenmiş ya, öğrensin. Onun öğretmenliği acaba kaç öğrencili sınıflarda oldu veya ne kadar okulda oldu? Yükseköğrenim öğrencilerimiz için 2738 kişi kapasiteli yurt binaları inşa ettik. Birkaç yıla kadar Bursa’ya, Nilüfer’e, Mustafa Kemal Paşa’ya toplamda 7250 kişilik yeni yurtlar açıyoruz. 43 bin seyirci kapasiteli stadı yaptık mı? Yaptık mı? O buraya ayrı yakıştı. Şimdi burası eski stat değil mi? Buraya ne yakışır? İnşallah burayı da millet bahçesi yapıyoruz. Yalnız bir an önce bu tribünler, bu betonlar metonlar buraları yıkmamız lazım, bir an önce yıkacağız ve burası yeşil Bursa’nın inşallah böyle güzel bir örneği olacak. Şöyle nasıl şuralar yeşil, sak yeşillerin işi maalesef. Ama şimdi buraya onu yaparak inşallah biz yeşili kazıyanlara karşı diyeceğiz ki; biz aslımıza rücu ediyoruz, yeşile yeniden geri dönüyoruz.
Şimdi Amerika’nın Central Parkı varsa, İngiltere’nin Hyde Parkı varsa, bizim de Bursa’da millet bahçemiz var, bu kadar basit.
Bitmedi, birçok şehrimize tematik müzeler kazandıracağız. Bunlardan birisi de nereye olacak? Bursa’ya. Bursa’ya bir Türk-İslam eserleri müzesi kazandıracağız.
Sağlıkta 24’ü hastane olmak üzere toplam 59 adet tesisi şehrimizin hizmetine sunduk, şimdi de Bursa’mıza bir şehir hastanesi yapıyoruz. Yatak kapasitesi 1355 olan şehir hastanesini inşallah önümüzdeki yıl hizmete açıyoruz. Ama bunu ben Bay Kemal’e sorayım mı? Hani SSK Genel Müdürlüğü yaptı ya, başarılı bir SSK Genel Müdürüdür. Başarılı SSK Genel Müdürünü bir gösterelim ya, bir görün, çok başarılı. Her taraf aman ya Rabbi.
Galoş galoş, 25 bin liraya galoş. Ey Bay Kemal, senin gidecek yerin yok be. Tekrar satıyorlar tekrar satıyorlar tekrar satıyorlar, buyurun.
Hastane deyince akla ne gelir? Hijyen gelir hijyen. Ama Bay Kemal’in Genel Müdür olduğu o hastanelerde hijyen diye bir şey yoktu. Buyurun, Bay Kemal, siz busunuz be, siz busunuz.
Şimdi bir de bizimkilere gelin bakalım.
İnşallah bunlardan bir tanesi de Bursa’ya önümüzdeki yıl. Nasıl, Bursa’ya yakışır mı? Eyvallah. Biz buyuz, evvel Allah buralarda yok yok.
750 Osmangazi Çekirge Devlet Hastanesi, Yenişehir ve Kestel Devlet Hastanelerinin inşası devam ediyor. Bursa’daki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 3 katrilyon liralık bir kaynakla destekledik.
TOKİ aracılığıyla Bursa’da toplam 20871 konut projesini hayata geçirdik. 2020 yılına kadar Bursa’ya 200 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz buna 343 kilometre daha ekleyerek 543 kilometreye ulaştırdık.
Toplam maliyeti 1,5 katrilyon lira olan 16 adet yol projemizin yapımları da sürüyor.
İstanbul-Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu projesinin 141 kilometrelik kesimi Bursa sınırları içinde, projenin Bursa kesimindeki Türkiye’nin otoyollar üzerindeki en uzun tüneli unvanına sahip olan Orhangazi Tüneliyle birlikte 73 kilometrelik kesimi tamamlandı, kalan bölümde de yapım çalışmaları devam ediyor.
Otoyolla birlikte İstanbul-Bursa arası 2,5 saatten 1 saate iniyor, nasıl? Şu anda arabanıza biniyorsunuz, bastırıyorsunuz 1 saatte İstanbul, öyle mi? Bunu yapan AK Parti iktidarı, bizler yaptık. Bay Kemal, Bay Muharrem… Bay Muharrem, sen de tabi Yalova’dan İstanbul’a buraları kullanıyorsun. Bunlar biz yaptık ya, sizin geçmişinizde böyle bir şey var mı? Yok.
Bay Kemal’in yönettiği Yalova’daki hastanelerle ilgili de çok bilgiler verildi bu ara.
Bursa-Bilecek hızlı tren projesinin yapımı süratle devam ediyor, ama bunlar karşı, istemezük diyorlar, çünkü bunların tarihi böyle. İnşallah önümüzdeki yıl tamamlayıp hizmetinize sunuyoruz. Bu hızlı tren hattıyla Bursa’yı Bilecik’i, Sakarya’ya, İzmit’e, İstanbul’a, Eskişehir’e, Ankara’ya, oradan Sivas’a, Erzincan’a ve Konya’ya, Polatlı kavşağından Afyon, Uşak, Manisa, İzmir illerimize bağlıyoruz. Bu hızlı tren hattı tamamlandığında Bursa-Eskişehir arası 1 saat, Bursa-Ankara arası 2 saat 15 dakika, Bursa-İstanbul arası 2 saat 15 dakika, Bursa- Konya arası 2 saat 20 dakika, Bursa-Sivas arası ise 4 saate inecek.
Gemlik Limanını Bursa’ya bağlamak için hayata geçireceğimiz Bursa-Gemlik demir yolu projemizin hazırlıkları tamamlandı, yakında yakın programına alıyoruz. Bu hatla Bursa Serbest Bölgesiyle Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesinin yükleri demir yoluyla taşınabilecek. Bursa’ya bir de yüksek hızlı tren garı yapacağız.
Son 16 yılda Bursa’ya 18 baraj ve 15 gölet inşa ettik. 11 baraj ve 2 göledin yapım çalışmaları devam ediyor. İnşası süren Gemlik Büyük Kumla Barajıyla Gemlik Körfezindeki yerleşim yerlerine içme, kullanma ve sanayi suyu temin edeceğiz. İznik ilçe merkezinin içme suyunu karşılayacak İzmir Barajının da yapımına başladık. Biz buyuz.
İnşa ettiğimiz sulama projeleriyle Bursa’da 517 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Sulanan bu alanların haricinde sulama şebekesi inşaatları devam eden tesislerle 42 bin dekar arazi daha sulanacak.
Uludağ ülkemizin en güzel milli parklarından biri. Ortalama 4 ay süreyle kış sporları yapılan Uludağ’da özel sektöre ait 30 turizm tesisi, kamuya ait 16 tesis bulunuyor. Uludağ’ı bütüncül bir şekilde ele alarak turizmi geliştirmek ve Bursa’nın marka değerini artırmak için tabiat turizmi master planı ve tabiat turizmi uygulama eylem planı hazırladık, inşallah Uludağ’ı 4 mevsim turizmin yapılacağı merkez haline getiriyoruz.
Bursalı çiftçilerimize son 16 yılda ne verdik biliyor musunuz? Toplamda 1,4 katrilyon lira tarımsal destek verdik. Ama Bay Kemal ne diyor? Çiftçiye bir şey vermiyorlar diyor, çiftçi aç diyor. Ya yalan söyleme, dürüst ol dürüst. Ama bu adamın hayatında dürüstlük yok ki. Şimdi o oldu bu konuda usta, Bay Muharrem de çırak, aynen, o neyse o da o, hiç farkları yok, al birini vur öbürüne.
Hayvancılıkla uğraşan Bursalı çiftçilerimize yüzde 50 hibe veriyoruz. Bay Kemal, duy, yüzde 50 hibe. Çıkmış bugün Malatya’da ne dese beğenirsiniz? 7,4 büyüme, çiftçi kardeşlerim, size soruyorum diyor, size bu yansıdı mı? Esnaflar size soruyorum, size bu yansıdı mı? Bu diyor rantiyenin rantiyenin. Bay Kemal, sen ekonomi dersi alman lazım. Büyüme nedir diye git sor. Bak deminden beri anlattığım bu derslikler, bu yurtlar, bu yollar, bunlar neyle yapılıyor. Ya büyüyen ülke bunları yapar, büyümeyen bunu yapabilir mi? Ama edim ya, bunlar çırak. Bu hastaneler, bunlar büyüyen ülkede olur. Büyümeyen ülkede olur mu?
İpekböcekçiliği yatırımlarını destekliyoruz. Besleme evi yapımı, alet-ekipman alımı ve dut bahçesi tesisine yönelik yatırımlara yüzde 100 hibe veriyoruz. Fakir bir Türkiye’de bunları yapabilir misin Bay Kemal?
Tarımsal üretimi artırmak için Bursa’da 4 tarımsal ovamızı SİT alanı olarak koruma altına aldık.
Son 16 yılda toplam 275 bin Bursalı vatandaşımızı İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirdik.
Bursalı işveren ve sigortalılarımıza 5,7 katrilyon lira tutarında teşvik verdik. Bay Kemal, gücümü var da verdik. Eğer büyüyen bir ülke olmasa bunları verebilir miydik? 7,4 böyle oldu, ama anlamaz, öbürü zaten o da tam böyle ustasına çekmiş çıkak.
Bursa’da bir teknokent, 90 ar-ge merkezi, 12 tasarım merkezi kurduk. Öte yandan Bursa Teknolojik Organize Sanayi Bölgesi TEKNOSAB’ın çalışmaları devam ediyor. Bu proje Bursa Ticaret ve Sanayi Odamızın öncülüğünde, Sanayi Bakanlığımızın desteğinde hızla hayata geçiyor. Kamulaştırma çalışmaları tamamlandı, şu anda altyapı çalışmaları sürüyor. Projenin sadece kamulaştırma ve altyapı çalışmalarının bedeli ne biliyor musunuz? 2 katrilyon. Ey Bay Kemal, eğer büyüyen Türkiye olmasa bu yapılır mıydı be? Hindistan’dan sonra dünyada iki numara olduk, OECD’de bir numarayız. Bursa ve Türkiye ekonomisine 100 katrilyon katkı sağlayacak bu yatırımlar. 150 bin kişiye iş imkanı, 40 milyar dolar ihracat bu proje kapsamında gerçekleşecek.
Ben yapılan, yapılmakta olan ve yapımına yeni başlanacak tüm hizmetlerin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.
Bursa, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Bursa, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Bursa vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Bütün bunlar için, 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Partiye mührü basıyor muyuz?
Hanımlar, -maşallah, barekallah, tebarekallah- 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz? Erkekler, bak görüyorsunuz, şimdi göreceğim sizi.
Gençler, 24 Haziran’a kadar tüm gençlerimize AK Partiyi anlatıyor muyuz? Fakat durmak yok... Durmak yokBakın Niğde’den geliyorum, muhteşem mi muhteşemdi.
Kardeşlerim; Türkiye’de muhalefetin yıllardır bir türlü akıl erdiremediğimiz, bir türlü vaz da geçiremediğimiz kötü bir huyu var. Bunlar istiyorlar ki, kendileri hiçbir şey yapmadan, kafa yormadan, ter dökmeden, emek vermeden iktidar olsunlar. Milletimizin bu halleriyle kendilerine ülkeyi teslim etmeyeceğini bildikleri için de tüm umutlarını Türkiye’nin siyasi, ekonomik, sosyal olarak krize girip batmasına bağlamış durumlardalar. İkbalini kendi ülkesinin batmasına, kendi milletinin sefaletine bağlamış bir muhalefetimiz var. Vatan yansa ateşinde ısınacak kadar gözü dönmüş bir muhalefetimiz var. İşte bunun için biz bunlara yıkım ekibi diyoruz.
Mehmet Akif ne diyor:
“Yıkmak insana yapmak gibi kıymet mi verir?
Onu en çolpa herifler de emin ol becerir.
Sade sen gösteriver ’işte budur kubbe’ diye,
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye.
Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhat o zaman,
Bir Süleyman daha lazım, yeniden bir de Sinan.”
Evet, bu çolpa herifler milletimizin kazanımlarına göz dikmiş durumdalar.
İşte yalan mı yalan bunlarda. Ne oldu? Man Adası’nda benim paralar vardı, ailemin paraları vardı. Yargı ne karar verdi? Bunları 197 bin liraya mahkum etti. Şimdi Bay AİHM’e gidecekmiş. Ya nereye gidersen git, dostların olabilir, git. Ya getir göster makbuz filan. Ne oldu? Hepsi yalan, yok böyle bir şey, çünkü hayatın bu. 197 bin lira cezayı aldı, şimdi istinafa gidecek. Yaptıkları hep bu. Bunlar sırf kendi ikballerini parlatmak için, ülkemizin geleceğini karartmaktan asla çekinmezler.
Bakınız, bizim çok önemli bir projemiz var, biz Türkiye’ye çok büyük sıçrama yaptıracak mega endüstri bölgeleri kuruyoruz. Ama bunu Muharrem anlamaz, Kılıçdaroğlu anlamaz, ötekilerin zaten çapını çok aşar. Ama mega endüstri bölgelerini Bursa çok iyi anlar. Ülkemizde sanayinin, teknolojinin, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin merkezlerinden biri olarak Bursa da bu projenin içinde yer alıyor.
Mega endüstri bölgelerinde ilk etapta kardeşlerim, 45 katrilyon liralık yatırım yapılacak ve 35 bin kişiye iş imkanı sağlanacak. Daha sonra bu rakam yatırımda 140’a çıkacak, 140 katrilyon, istihdam 100 bin kişiye kadar çıkacak.
Ana Muhalefetimizin başında, CHP’nin başında olmayı ülkenin hizmetinde olmaya tercih eden bir zat var. Ne diyor? Gel bakalım buraya Muharrem. Düşünün, şimdi cumhurbaşkanı adayı, ona diyor ki; gel bakalım buraya Muharrem. Yakasından rozetini söküp ortaya attıkları güya cumhurbaşkanı adaylarının tek derdi geri dönüp partisinin başına geçmek. Gerçi Muharrem İnce’nin CHP’yle ve başındaki zatla ilgili tespitleri çok isabetli. Biz söylesek yanlış anlaşılır, ama Muharrem İnce bunu çok iyi anlatıyor. Gelin bunu Bay Muharrem’den dinleyelim; yenmiş de yenmiş, yenmiş de yenmiş diyor, bir dinleyelim.
Doğru söylüyor, ilk defa doğru söylüyor.
Şimdi Bay Muharrem, 24 Haziran’da sen birinci olamazsan çekip gidecen mi? Gider mi? Ya bunlar aynı be, aynı aynı, göreceğiz. Ama bunların hepsi görüyorsunuz kayda giriyor, bunlar artık arşivlerde, kaçamazlar, biz kovalarız onlar kaçamazlar. Yeter ki benim bu sevgili milletimle biz beraber olalım. Ya sizin evladınız olmak var ya, ayrı bir bahtiyarlık, bu ne güzellik ya Rabbi. Sizinle beraber yürüdükten sonra evvel Allah, yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan, böyle dedik, böyle yürüdük.
Biz CHP Genel Başkanının çarkçılığına, dün söylediğini bugün yalanlamasına, yüzü kızarmadan yalan söylemesine, iftira atmasına alışkındık. Bunların cumhurbaşkanı adayları da başımıza kesildi, o da bir küçük Kılıçdaroğlu, daha doğrusu o da çakma Kılıçdaroğlu. Türkiye bunların aslından ne gördü ki çakmasından hayır bulsun? Yalandan, iftiradan, çarpıtmadan yana aslını aratmayan bu zat, söylediği her sözde kendini biraz daha batırıyor. Bu manzaraya milletimiz adına üzülüyoruz.
Kardeşlerim; her seçimde Kılıçdaroğlu’na ben birinci çıkamazsam siyaseti bırakırım, sen de bırakır mısın diye sordum, ama cevap alamadım. Şimdi aynı soruyu Muharrem İnce’ye soruyorum, yine hık-mık ediyor, ama şöyle çık da bir delikanlıca göğsünü gererek evet bırakırım de ya, de. Çünkü derdi cumhurbaşkanlığı değil, derdi seçim kazanmak da değil, tek derdi CHP’ye geri dönüp orada mevziiyi tutmak. Aslı bir yandan, çakması bir yandan, toplasanız CHP’ye bir genel başkan etmeyecek adamlar. Çıkmışlar, ülkeyi bize teslim edin diyorlar. Bırakın milletin ülkeyi kendilerine emanet etmesini de, önce partilerine sahip çıksınlar. Sağa sola dağıta dağıta ortada CHP bırakmadılar. Milletvekillerini ağlata ağlata başka partilere pazarladılar, öyle mi? Ülkenin koskoca Ana Muhalefet Partisi’ni bölücü terör örgütünün güdümündeki partinin stepnesine çevirdiler. Dün sakın ha Afrin’e girmeyin diyorlardı, bugün sakın ha Kandil’e girmeyin diyorlar. Dün adalet yürüyüşü diyerek tüm terör örgütlerine sahip çıkmışlardı. Bugün Amerika’dan gelen telefonlarla aynı işi yapıyorlar. Biz millet kıraathanesi diyoruz, kitap diyoruz, okuma diyoruz, kültür diyoruz, onlar işin kekine takılıp kalmışlar. Tabii bunlar biliyorlar ki çocuklarımız okursa, araştırırsa, kendini geliştirirse bunların cemaziyülevvelini de öğrenir. İşte o zaman tüm foyaları ortaya çıkar. Hale bak, ben kıraathane diyorum, o ne anlıyor biliyor musunuz? Kumarhane. Bay Kemal, şimdi göstereceğim sana, bak bizim kıraathanelerde neler var; kitaplar var, kek var, kahve var, çay var, orada okuyan, ders çalışan gençler var Bay Kemal, Bay Muharrem.
Buyurun.
Bay Muharrem, istersen çorba da verirler. Burası bizim Zeytinburnu Belediyemizin yaptığı millet kıraathanesi. Bay Kemal, Bay Muharrem; kıraathane demek, okuma evi demektir, bak öğren. Kıraat Arapça okuma, hane ev, okuma evi. Şimdi bunu Türkiye genelinde yaygınlaştıracağız. 100 metrekare, 200 metrekare, 400 metrekare, hatta gerekirse 600 metrekareye kadar çıkacağız, belki 800 de olabilir. Derdimiz ne? Gençliğimizi buralara çekelim. 24 saat açık olacak, aynen Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gibi 24 saat açık. Gelsin orada dersini çalışsın. Güzel değil mi gençler? Güzel değil mi? Herhangi ücret de vermeyeceksin, orada dersini çalışacaksın. Ya bizim derdimiz; devlet halkının hizmetkarı değil mi? Bu, işte buyurun, şu güzelliğe bakın.
Gençler, bu işi siz bitireceksiniz, siz. Biz Türkiye’nin yönetim sistemini değiştirdik, ama Ana Muhalefetin zihniyetini değiştirmeyi henüz başaramadık, ama o da olacak inşallah. Türkiye’de nice reformlara imza atmış AK Parti, muhalefet anlayışını da yeni baştan inşa edecek. Ülkemizi vesayetin cenderesinden, muhalefeti de bu güçlerin rehavetinden kurtardık. Ülkemizi darbecilerin tehdidinden, muhalefeti de bunların gölgesinde iktidara yürüme hevesinden kurtardık. Ülkemizi geri kalmışlıktan, muhalefeti de geri kalmışlık üzerinden ikbal devşirme kolaycılığından kurtardık. Ülkemizi korkularından, muhalefeti de sürekli bu korkuları istismar ederek iktidara gelme anlayışından kurtardık. Şimdi sıra muhalefeti cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ruhuna uygun bir konuma getirmeye kaldı. Bize göre demokrasilerde iktidar ne kadar önemliyse, muhalefet de aynı derecede ehemmiyete sahiptir. Bu muhalefetle, bu muhalefet anlayışıyla demokrasimiz eksik kalır. İnşallah ülkemize bu hizmeti de sunacağız. 24 Haziran seçimlerinin hayırlı neticelerinden biri de bu olacak. Gerçi Muharrem’in morali bozulacak ama, Türkiye’nin morali bozulacağına varsın onun morali bozulsun.
Bu kişinin terörle mücadele eden kahramanlarımıza karşı herhalde bir husumeti var ki sürekli onlara saldırıyor. Geçen gün Afrin ve Kuzey Irak harekatlarının komutanı Metin Temel Paşamızı apoletlerini sökmekle tehdit etmişti. Şimdi de askerimizin moraline kafayı takmış. Ya ben Malatya’dayım, Malatya mitingimizi yaptık, akşam Türkiye Esnaf Sanatkarlar Odası’nın iftarı var, iftara gittim, aynı masada oturuyoruz. Tabii Metin Temel Paşa protokolde. Çünkü İkinci Ordu Komutanlığı orada, o da iftarda bizimle beraber. Konuşmamızı yaptık, yapıyoruz, bu esnada öyle bir heyecan verici yer oldu ki o da alkışladı, TOBB Başkanı, o da alkışladı, salonun hepsi alkışladılar. Şimdi bu alkış Bay Muharrem’in moralini bozmuş. Bay Muharrem, ya sen Afrin’e girme demedin mi? Peki, bu ordu, bu komutan Afrin’e girdi mi? Şu anda bunlar iç terörle mücadele ediyor mu? Ya siz bugüne kadar terörle mücadeleye yönelik meydanlarda bir cümle kullandınız mı? Ya siz zaten teröristlerle beraber yürüyorsunuz. Ankara’dan İstanbul’a terör örgütünün destekledikleriyle beraber yürümediniz mi? Şimdi Allah aşkına bu CHP’ye terörle mücadelede biz güvenebilir miyiz? Bakın biz şu ana kadar sadece Afrin’de 4600’ü aşkın teröristi etkisiz hale getirdik, devam ediyoruz. Niye? Benim halkımın, benim milletimin huzuru için gereken neyse bunu yapacağız. Askerimiz Kandil’e ilerledikçe Muharrem’i efkar basıyor. Anlaşılan buna sadece Amerika’dan değil Kandil’den de bizi kurtar diye telefonlar geliyor. Cumhurbaşkanı adayı değil sanki telefon operatörü. Kılıçdaroğlu’nun Afrin’e girmeyin feryatlarını da düşününce, Muharrem İnce’nin efkarına şaşırmamak gerekiyor. Aslı neyse çakması da o. Bu işler öyle mikrofonu eline alıp da dinlemediği, dinlese de anlamadığı, anlasa da gönlüne sığdıramadığı işlerle güya kendince dalga geçmeye benzemez. Bu millet senin moralini sandıkta öyle bir bozar ki insan içine çıkmaya yüzün kalmaz.
Milletimizden tek bir ricamız var; oylarınıza sahip çıkın, iradenize sahip çıkın, demokrasiye sahip çıkın. Kimsenin ucuz ayak oyunlarıyla iradenizi yok saymasına fırsat tanımayın. Kardeşlerim; sakın öyle bayram tatiline gidip de dönmemezlik etmeyin, nasıl oldu okullar da kapandı deyip rehavete kapılmayın. Tatilin telafisi olur, ama sandığın telafisi olmaz. İradenize sahip çıkın, oyunuza sahip çıkın.
Bursa, güçlü Meclis diyor muyuz? Güçlü hükümet diyor muyuz? Güçlü Türkiye diyor muyuz? 24 Haziran’da sandıkları patlatıyor muyuz? Tercihimizi güvenden, istikrar yana kullanıyor muyuz? Yeni yönetim sistemiyle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? Rabbim hepinizden razı olsun.
Her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.
Şimdi şöyle bir Rabia’mıza gelelim, Rabia. Tüm Türkiye duysun, tamam?
Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…
Bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız…
Birbirimizi Allah için seveceğiz, yaratılanı Yaratan’dan ötürü seveceğiz.
Bakın bu bizim helalleşme toplantımızdır. Kimse kimseye afra tafra yapmayacak, onun için de nerede ahbabı yaranınız varsa, ne yapacaksınız? Hepsini arayacaksınız, yurt dışında da, yurt içinde de. Niye? Çünkü olur ya işi hafife alır. Güneydoğu’da, Doğu’da, Karadeniz’de, nerede varsa, Batı Trakya’da, nerede varsa hepsini arayacaksınız. Bak Trakya’dan da bazıları buraya gelip onlar da burada birilerine çalışıyor, onlara da fırsat vermeyeceksiniz, tamam?
Onun için işte bütün milletvekili adaylarım burada. Hep beraber inşallah 24 Haziran’da her zaman olduğu gibi yeşil Bursa’yı bambaşka görmek istiyoruz.
Allah’a emanet olun, kalın sağlıcakla.
Yol olun, varlık onun, gerisi hep angarya, yüzüstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya” diyeceğiz, yola yürüyeceğiz.