Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Erzurum Büyüksehir Belediyesi Fuar Alani Açilisi‘nda yaptigi konusmasi

 

Erzurum’a en son 16 Nisan halkoylamasından birkaç gün önce 12 Nisan’da gelmiştim. Erzurum o gün bize tarihi bir rekorla evet diyeceğinin sözünü vermişti. Sandıklar açıldığında yüzde 75’lik evet oranıyla Erzurum’un sözünü tuttuğunu gördük. Sizlere bizzat teşekkür etmek için ilk fırsatta gelmeyi kararlaştırmıştım, nasip bugüneymiş. Dadaşlara bizlere güvendikleri, böylesine büyük bir oy oranıyla destek verdikleri için şükranlarımı sunuyorum.

Şimdi 2019 Mart ve Kasım, hazır mıyız ona? Maşallah.

Bugün hem sizlere bu teşekkürümü ifade ederken, hem partimizin Genişletilmiş İl Divanı Toplantısını yapmak, hem de fuar alanı ve Alışveriş Merkezinin açılış töreni için buradayım. Evet, Alışveriş Merkezi görüyorsunuz muhteşem; size yakıştı mı? Zaten size yakışanları yapmaya mecburuz. Ben tabi huzurunuzda Sayın Nazif Beye de teşekkür ediyorum, o da verdiği sözü yerine getirdiği için.

Ama şimdi bugün bir söz daha galiba verdi, Konaklı’da da kış sporlarıyla ilgili inşallah orada bir merkez yapmayı söz verdi, öyle mi?

NAZİF …- Siz emrederseniz olur.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Emredersek olur; hayırlı olsun.

Açılışını yaptığımız Erzurum Büyükşehir Belediyemizin fuar alanı da aynı şekilde Erzurum’a hayırlı olsun diyorum.

Biraz sonra canlı bağlantıyla görme imkanı da elde edeceğimiz fuar merkezi, kendi alanında Ortadoğu’nun en büyük tesisi, toplamda o da 18 bin metrekare kapalı, 33 bin metrekare açık alanı bulunan fuar merkezimiz 12 binin üzerinde kişiyi ağırlama kapasitesine sahip. Bölgesel ve uluslararası düzeydeki tüm etkinliklerin gerçekleştirilmesine uygun olan bu eseri şehrimize kazandıran Büyükşehir Belediyemizi, Sayın Başkanı ve ekibini tebrik ediyorum.

Şu anda önünde bulunduğumuz MNG Alışveriş Merkezi de 160 bin metrekare kapalı alanı ve 160 mağazasıyla Erzurum’un ticari, sosyal, kültürel hayatına çok önemli katkılar yapacaktır. Mağazaları, yiyecek-içecek birimleri, sinemaları, kütüphanesi, tiyatrosu ve diğer imkanlarıyla burası ülkemizin en büyük 5 alış veriş merkezinden biri. Erzurum’a 400 milyon liralık bir yatırımla böyle bir eser kazandıran MNG Holdingi, inşasında katkısı olan mimarından mühendisine, işçisine kadar herkesi tebrik ediyorum. Bu yatırımları şehrimizin aydınlık geleceğine olan güvenin birer tezahürü olarak görüyorum.

Kadim bir tarihin kültürel, siyasi geçmişe sahip Erzurum’un önünde inşallah yeni bir dönem açılıyor. Türklerin, Orta Asya’dan Anadolu’ya göçleri sırasında kapı görevi gören Erzurum, Türkiye’nin Kafkasya’dan Orta Asya’ya, Güney Asya’dan Orta Doğu’ya kadar olan açılımında da aynı görevi icra etmeye adaydır.

Geçtiğimiz 15 yılda Erzurum’a yaptığımız yatırımlarla şehrimizin bu iddiasını kuvveden fiile geçirmesi için güçlü bir altyapı kurduk.

Eğitimde 3 bine yakın derslik, 12 bine yakın yükseköğretim yurdu yaparak, üniversitemizi geliştirerek ve yeni bir üniversite daha kurarak Erzurum’u çok ileri bir düzeye taşıdık.

Sağlıkta, 11 yeni sağlık kurumu ve inşası devam eden şehir hastanesiyle karşımızda sadece kendisine değil, bölgesine hizmet veren bir şehir var, Erzurum.

Sporda diğer tesislerin yanı sıra, kış olimpiyatları için kurulan altyapıyla şehrimiz tüm ulusal ve uluslararası yarışmaların tabi bir adayı haline geldi.

Toplu konutta 10 binin üzerinde ev inşa edilirken, 49 kilometrelik bölünmüş yol uzunluğu vardı biz göreve geldiğimizde, peki biz buna ne ilave ettik? 544 kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Halep ordaysa arşın Erzurum’da.

Bitmedi, Sivas’tan Erzincan’a, oradan Erzurum’a uzanacak hızlı tren hattıyla Erzurum doğu-batı koridorunun önemli bir durağı haline geliyor.

Erzurum’a son 15 yılda yapılan hizmetleri tek tek saymaya kalksam herhalde artık saatler, günler buna yetmez. Önemli olan, bu altyapıyı en güzel şekilde değerlendirerek Erzurum’u hak ettiği yere çıkartmaktır. Bugün açılışını yaptığımız yatırımlara baktığımda, hem kamunun, hem de özel sektörün bu konudaki inancının tam olduğun görüyorum, mutluyum. Siz de mutlu musunuz? ("Evet" sesleri) Elhamdülillah. Nereden nereye geldik değil mi? Önümüzdeki dönemde hep birlikte Erzurum’u her alanda kadim geçmişine ve parlak geleceğine layık yere taşıyacak projelere, çalışmalara inşallah daha da ağırlık vereceğiz.

Kardeşlerim, geçtiğimiz 15 yılda ülkemizi 3 kat büyüttük, geliştirdik, zenginleştirdik. Allah’a şükür, milletimizle birlikte bu zorlu yolu açtık ve bugünlere geldik. Dünya niye bizi kıskanıyor, neden kıskanıyor? İşte buralara geldiğimiz için. Onlar diyorlardı ki, 15 sene önce nasıl bir Erzurum varsa, bugün de aynı tür bir Erzurum olsun. Ama biz dedik ki, hayır, sizin dediğiniz olmayacak, medeniyet yarışında biz sizleri geçeceğiz dedik, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkacağız dedik ve çıkıyoruz. Modern bir dünyayı inşallah hep beraber kuruyoruz.

270 derslik yaptık sadece ortaöğretimde, 75 üniversitemiz vardı, şimdi 184 üniversitemiz var, üniversitesi olmayan ilimiz yok, 81 ilin tamamında üniversite var. Yani biz öğrenciyi üniversitelerin olduğu ile çağırmadık, ya, üniversiteyi öğrencilerin ayağına götürdük, aslolan bu. Eğitim-öğretimde işte bu başarı sağlandı ve şimdi artık üniversitelere girmeyen yavrumuz kalmıyor. Bu yolda nice badirelerle karşılaştık, önümüze çıkartılan her zorluk daha sonrasında yeni imkanların, yeni müjdelerin habercisi haline dönüştü.

25 tane havalimanımız vardı, şimdi 57 havalimanı var; nerelerden nelere geldik.

2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminde anayasa, hukuk, adalet, her şey ayaklar altına alınarak yapılan haksızlığa karşı başlattığımız değişim bizi işte nereye taşıdı? 16 Nisan’a. Partimizi kapatmaya teşebbüs ettikleri dönemlerden, hamdolsun yüzde 52 oy aldığımız bu günlere ulaştık. Kimi zaman sokakları karıştırdılar, kimi zaman mahallelere hendekler kazdılar, kimi zaman yargı, emniyet, asker içindeki çete mensuplarıyla darbe yapmaya çalışarak, kimi zaman ekonomik kriz çıkartmak için uğraşarak sürdürdükleri saldırıların hepsini de hamdolsun boşa çıkarttık.

Erzurumlular ne der? Çürük tahta mıh tutmaz der. Bunlar çürük tahta ya, işte mıh tutmadı. Anlaşılan bunların da akıllarını başlarına alacakları, ülkemizle ve milletimizle uğraşmaktan vazgeçecekleri yok. Varsınlar geçmesinler, onlar saldırdıkça biz güçleniyoruz, onlar çelme taktıkça biz daha yükseğe çıkıyoruz. Onlar hile yaptıkça biz doğruya daha çabuk ulaşıyoruz. Onlar ambargo uyguladıkça biz kendimizi daha hızlı geliştiriyoruz.

Eskiler, elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz derdi. Bak şu anda biz insansız hava araçlarımızı yapıyor muyuz? ("Evet" sesleri) Biz şu anda silahlı insansız hava araçlarımızı yapıyor muyuz? ("Evet" sesleri) Ama Ana Muhalefetin başındaki ve onun yanındakiler, Kandil’i arkasına alanlar ne diyor? Bu silahlı insansız hava araçlarıyla piknik yapanları vuruyorlar diyor. Adamlar şu anda teröristlerin adına da piknik yapanlar koydular. Çıkıyor Genel Başkanı da ne diyor? O da diyor ki, ama onların yanında silah yoktu ki diyor. Şimdi terörist yanında silah yokmuş. Sayın Kılıçdaroğlu, sen oraya mı gittin ya, sen orada mıydın? Giysileriyle, her şeyiyle bas bas bağırıyor, ben buradayım diyor, bütün çekimler yapılıyor ve kameralarla yer tespitleri yapılıyor ve SİHA’larımız tam hedef vuruyor. Ne dedik, inlerine gireceğiz dedik mi? Dedik.

Şunu unutmasınlar: Şahadete yürüyen bu gençlerimizin biz intikamını alacağız, onların kanını yerde bırakmayacağız. Ve 1 bizden gidiyorsa, 10 onlardan gidiyor ve bu konu asla affımız yok.

Dedik ya, hangi Batı ülkesine sığınacaksa varsın o Batı ülkelerine sığınsınlar. Ama bu ülkede halkımızın huzuruna onlar asla müdahale edemeyecekler. Onlar polisime, askerime, korucuma asla bu tür yollarla kan kusturamayacaklar. Şehitler veriyoruz; “şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda, canı, canı bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” diyerek yürüyeceğiz üzerlerine. Ya bu millet… Ben milletimin bir ferdi olmaktan Rabbime hamd ediyorum. Ya Rab, beni bu aziz milletinin bir ferdi yarattın ve bu milletime hizmet etme şerefiyle de müşerref kıldın, sana sonsuz hamdüsenalar olsun.

Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Erzurum’la gurur duyulmaz da nereyle gurur duyulur? Ama Haziran’daki yanlışa düşmeyeceğiz değil mi bir daha? Aman ha. Daha çok gayret, daha çok çalışacağız.

Benim burada Türk’ü, Kürt’ü, asla bu ayrıma düşmeyecek. Ben buradan Kürt kardeşlerime de sesleniyorum, sizi istismar edenlere aldanmayın. Bunlar hiçbir zaman sizin hizmetkarınız olmadılar. Biz yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevdik, onlar sizi sevmediler. Sakın bunların oyununa gelmeyin. Onun için biliniz ki, bu kardeşleriniz bu ülkede bu milletin efendisi olmaya değil, hizmetkarı olmaya geldik. Biz, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, Dadaş’ıyla, aklınıza ne gelirse hepsine hizmetkarız; farkımız bu.

Bak, bizi güç sahibi yaptılar; bize insansız hava aracı vermediler, bize silahlı insansız hava aracı da vermediler, ama hamdolsun şimdi onu biz yapar hale geldik. Hani kötü komşu ev sahibi yaparmış var ya, aynen burada da teknolojide bizi böyle bir noktaya getirdiler. Bunların daha da iyisini yapacağız, kendi uçağımızı da yapacağız inşallah. Kendi silahlarımızın envaı çeşidini yapıyoruz, daha da yapıyoruz. Kendi tankımızı yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Temel savunma ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılamazsak, en kritik zamanda yola bırakılacağımızı yaşayarak öğrendik. Bunu ta Kıbrıs’ta öğrendik, orada da bize aynı numarayı yaptılar, orada bize telsiz vermediler telsiz. Ama şimdi onlara ihtiyacımız yok, artık biz yapıyoruz.

Teknolojiye ve güçlü bir altyapıya dayalı konularda bir anda netice almak mümkün değil. Hükümete gelir gelmez başlattığımız savunma sanayi seferberliğimizin meyvelerini yeni yeni alıyoruz. İnsansız hava aracından füzeye, tanktan topa, uçaktan uyduya, tüfekten tabancaya kadar olan ihtiyacımız ne varsa kimseye bağımlı olmadan üretmeyi hedefliyoruz.

Çok ciddi mesafe kat ettik, elbette hala çözmemiz gereken sıkıntılar var. Ama şu halimizle bile terörle mücadelemizi kimseye muhtaç olmadan sürdürebilecek durumdayız. 2023 hedeflerimiz işte bu bakımdan çok önemli. Türkiye’yi asıl vizyonu olan… Gençler, size sesleniyorum, ben 2053’ü göremeyeceğim, ama siz öyle temeller atacağız ki inşallah 2053’ü de biiznillah görecek göreceksiniz, 2071’i de biiznillah göreceksiniz. 2053’ün Türkiye’sini beraber inşa etmeye var mıyız? 2071’i inşa etmeye var mıyız? İşte öyle bir Türkiye kuralım, onun için çok çalışacağız, onun için çok gayret edeceğiz.

Evet, Erzurum bugün 2023’e yürümeye hazır mı? Erzurum güçlü Türkiye için çok çalışmaya hazır mı? Erzurum büyük Türkiye için ter dökmeye hazır mı? Erzurum özgürlüğü ve geleceği için her türlü fedakarlıkta bulunmaya hazır mı? Maşallah. Allah’ına gurban Erzurum.

Kardeşlerim, hemen Erzurum’un yanı başındaki Malazgirt’te kazandığı zaferle Anadolu kapılarını milletimize açan Sultan Alparslan’dan beri bu coğrafyayı kaderimiz olarak görüyoruz. Anadolu tarih boyunca hep nazlı bir coğrafya olmuştur. Talibi çok, gönlü zengin, üstü bereketli, çevresi hareketli bu coğrafyayı ele geçirmek de, elde tutmak da gerçekten çok zor. Biz bin yıldır bu zorluğun üstesinden hep birlikte geldik. Anadolu Haçlı ordularının saldırılarına uğradığında da, Moğol istilasına maruz kaldığında da, iç çatışmalarla örselendiğinde de, bir asır önce dört bir yandan işgale teşebbüs edildiğinde de bu coğrafyada yaşayanlar olarak hep birlikte mücadele ettik. Hiçbirimizin gidecek başka ülkesi, vatanı, devleti yoktur, onun için Türkiye’ye ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağız.

Onu niçin ne diyoruz? Tek millet… Sesiniz az geldi. Tek millet… Gene az geldi, Dadaşın sesi böyle çıkmaz. Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet… Eyvallah, bunu unutmayacağız, bunlar bizim ilkelerimiz. Düşündüğümüz ne, hissettiğimiz ne, işte o hakikat.

Türkiye’nin güvenliği kendi sınırlarında başlamıyor, unutmayın. Eğer bir tehdit sınırlarımıza kadar dayanmışsa, zaten içeri de girmiş demektir. Son 35 yılda bu gerçeği acı bir şekilde ve ağır bir maliyetle öğrendik. Artık güvenliğimiz için gereken adımları tehditlerin bizzat kaynağında atmakta kararlıyız. İşte içimizde terör örgütleri var mı? Bu örgütler nereden eğitiliyor? Plan yapıyor, üzerimize yollanıyorsa, … kararımızı alacağız. İşte bu politikayı pek çok ülke uyguluyor ve kimse onlara ses çıkarmıyor, ama konu Türkiye olunca bir anda farklı hassasiyetler depreşiyor. PKK’ya karşı operasyon yaparsınız, topraklarımıza müdahale etmeyin derler. Öyleyse siz bu örgütü tepeleyin, bize tehdit olmaktan çıkartın dersiniz, onu ya özellikle yapmazlar ya da yapacak güçleri yoktur.

DEAŞ Türkiye’de canlı bomba eylemleri yaparken, sınır şehirlerimize havanlar, füzeler atarken seslerini çıkarmayanlar, biz örgütün üzerine gidince bir anda başımıza Suriye sevdalısı kesildiler. 72 milletin silahı gücünün kol gezdiği bir yerde, sadece Türkiye’den rahatsızlık duyuluyor, aynı durumu işte Irak’ta yaşadık. DEAŞ’a karşı Irak halkını korumak ve destek vermek için yaptığımız girişimlere hep karşı çıktılar. Halbuki Irak toprakları terör örgütleri tarafından delik deşik edilmiştir.

Aynı şekilde Kuzey Irak Yönetimi’nin bağımsızlık sevdası, anlaşılır gibi değil. Biz Kuzey Irak Kürtleri başta olmak üzere, Irak’ta yaşayan tüm kardeşlerimizin hep yanlarında olduk, kredi verdik, her türlü desteği verdik, ama bizi anlamadılar. Ve hiçbir karşılık gözetmeksizin destekledik. Herhangi bir beklentiyle değil, kardeşlik ve komşuluk hukukunun bir gereği olarak yaptık. Saddam Kürtleri katlettiğinde ne kadar üzüldüysek ve hangi yardım kanallarını harekete geçirdiysek, Türkmenlerin üzerine gittiğinde onların evlerinden, köylerinden, şehirlerinden uzaklaştırılmaya çalıştığında da aynı tepkiyi verdik.

Bağdat Yönetimi Erbil’deki Kürt kardeşlerimizin haklarını, hukuklarını çiğnediğinde nasıl onların yanında yer aldıysak, Musul’daki Arap kardeşlerimiz için de aynısını yaptık. Biz kimsenin kökeniyle, diliyle, meşrebiyle bir meselemiz yok, çünkü biz yaratılanı yaratandan ötürü sevdik.

Aynı şey kardeşlerim, Feto Feto, bu Feto denilen adam ümmeti parçaladı maalesef. Fakat şu anda nerede? Amerika’da, Amerika ona 400 dönüm arazi tahsis etmiş, orada beyler gibi yaşıyor. Buradan kaçanların bir kısmı da yanında. Ama bir kısmı da nerede yaşıyor? Dünyanın değişik yerlerinde, sığınacak delik arıyorlar. Nereye kaçarsanız kaçın, biz de sizi kovalayacağız. Ve şu anda bütün imkanlarımızla dünyadaki liderlerle, hükümet başkanlarıyla bunları konuşuyoruz. Ve birçok yerde zaten bunların okulları, yurtları vesaireleri kapatılmaya başlandı.

Değerli kardeşlerim, kararlıyız, üstüne üstüne gidiyoruz ve bu milleti parçalayanlara bunun bedelini de ağır ödeteceğiz.

Kardeşlerim, şimdi hazır mısınız? Daha fazla vaktinizi almak istemiyorum, hemen açılışımızı da yapalım.  Hazır mıyız? Şöyle bir göreyim ellerinizi, maşallah.

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Erzurum’u hatırlatıyor.

Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.