Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Eskisehir Modern Sanat Müzesi Temel Atma Töreni’ndeki konusmasi

 

… hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Başbakanlığım döneminden beri prensip olarak temel atma törenlerine iştirak eden bir insan değilim, sadece açılış törenlerine katılıyorum. Çünkü temel atmaların bizim geçmişimizde biliyorsunuz çok garip bazı tecellileri olmuştur. Temeller atılmıştır, atıldığı yerde kalmıştır. Dedik ki, biz öyle yapmayacağız, temeli arkadaşlar atsın, biz de açılışlarına gidelim. Tabii bunun istisnaları da olmuyor değil istisnaları da oluyor. İşte bugün de böyle bir istisna vesilesiyle biraradayız.

Gençlik yıllarımdan beri ülkemizin en önemli kültür insanlarından biri olarak gördüğüm Nabi Avcı Hocamızın özellikle teşvikleriyle hayata geçirildiğini bildiğim bu müzenin şimdiden şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Bu müzeyi Eskişehir’imize kazandıracak olan Polimeks Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erol Tabanca ve Cem Siyahi’ye ülkemizin özellikle kültür ve sanat hayatına yaptıkları bu katkı sebebiyle şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.

Ülkemizde özel müzecilik maalesef olması gerektiği yerde değildir. Bu bakımdan Eskişehir’de inşaatı ve içine yerleştirilecek objeleriyle, eserleriyle yaklaşık 30 milyon dolarlık bir maliyetle böyle bir eserin ortaya çıkıyor olmasına büyük önem veriyorum.

Kültür ve Turizm Bakanlığımıza bağlı müzelerin ziyaretçi sayısı bir ara 30 milyona yaklaşmıştı. Bu sayı son yıllarda turizm sektörünün yaşamış olduğu sıkıntılı dönem sebebiyle 20 milyona geriledi. İnşallah bu yıldan itibaren yeniden 30 milyonun üzerine doğru bir yükselişin yaşanacağına inanıyorum. Özel müzelerimizin ziyaretçi sayılarıyla ilgili bir istatistik olmamakla birlikte arzu ettiğimiz rakamın gerisinde olduğu aşikârdır. Polimeks’in kurduğu ve bugün temelini atacağımız müzemiz, sahip olduğu diğer unsurlarla özel müzecilik alanında yeni bir çığır, hatta bir çekim alanı oluşturacağını ve buradaki bazı dostlar var, inanıyorum ki onlar da buradan ilham alarak, zaten bu işin içerisinde olan bazı dostlar da var burada görüyorum, temenni ediyorum ki… Hüsnü Bey yan tarafa bakıyorsun, herhalde bir adım atacaksın. Bu adımların atılması ve çoğalması hakikaten ülkemiz için çok çok farklı bir gelişime de vesile olacaktır.

Sadece kapısına kadar gelen insanları kabul eden değil onları buraya gelmeye teşvik eden bir anlayışla kurulduğunu gördüğüm bu müze, benzer yeni eserlerin ortaya çıkması için de ilham kaynağı olacaktır.

Eskişehir, hem tarihi misyonu, hem bugünkü potansiyeli, hem de geleceği konusunda verdiği umutla böyle bir eser için en isabetli seçimdir. Eskişehirlilerin idarecileri ve halkıyla yapılacak esere sahip çıkarak bu konuda adımların atılmasına teşvik edeceklerini düşünüyorum.

Değerli dostlar, ülkelerin ve toplumların gücü neyle ölçülür diye sorulursa, burada benim altını çizerek ortaya koyacağım tespit şudur: Kültür ve sanatı ilk sıralara yerleştirmekte asla tereddüt etmem, birinci sıra budur. Bugün küresel güç olarak gördüğümüz ülkelere baktığımızda, onları günlük hayatımızın her alanında asıl karşımıza çıkartanın kültür ve sanat ürünleri olduğunu görürüz. Türkiye’nin son yıllarda televizyon dizilerini küresel düzeyde pazarlamakla yaptığı açılımı, başka hangi araçla gerçekleştirebilirdik açıkçası bilemiyorum. Ve şu anda dünyanın neresine gidersek gidelim, aldığım bütün bu noktadaki teveccühler gösteriyor ki bu noktada çok geç kalmışız ve şimdi atılan bu adımlarla bizlere sürekli söylenen, bize bunların ihracını niye yapmıyorsunuz? Onun için de tabii şu anda gerek TRT olsun, gerekse diğer bu sektördeki dostlarımız olsun, dublajlarıyla, yaptıkları çalışmalarla hakikaten yoğun bir gayretin içerisindeler ve TRT’nin bu açılımı, attığı bu adımlar ve diğer özel sektöre ait yine atılan bu adımlar ciddi manada bir talebi de getiriyor. Belirli bir maddi güce ulaşmış her kişi, her kurum, her devlet çok doğru bir şekilde önce kültür ve sanat alanında bir defa ciddi adımlar attıkları sürece, Türkiye’nin hem dünyadaki yeri çok daha güçlü olacak, hem de ülke içerisinde başta gençlik olmak üzere onların da ufku buna göre gelişecek, genişleyecektir.

Bizim kültür ve sanat konusunda eksiğimiz olmadığına, tam tersine göz kamaştırıcı bir zenginliğe sahip olduğumuza da inanıyorum. Bizim sıkıntımız, elimizdeki bu büyük hazineyi değerlendirmekte yeteri kadar başarılı olamayışımızdır. Birkaç yüzyıl tarihinden dünya kültür ve sanat piyasasını ele geçirecek kadar malzeme üretenleri görünce, bu konudaki ihmalimizin ne kadar büyük olduğunu çok daha iyi anlıyoruz. İnsanlığın ilk yerleşim yerinden başlayarak her türlü tarihi zenginliğe sahip olup da bunu sergileyememek anlaşılabilir bir durum değildir. Sözlü ve yazılı edebiyatımızdan müziğimize kadar kültürümüzün çeşitliliği ve göz alıcılığı karşısında hayran olmayan kimseyi görmedim. Ama ülkemizde birileri bu zengin mirasın üzerini örtmekle, tahrip etmekle, hatta kimi ruhu çoraklaşmışlarda gördüğümüz gibi aşağılamakla meşgul.

Kimlik bilgileri bize özellikle aitken zihni ve gönlü başka kültürlerin kontrolüne geçmiş bir nesille hiçbir hedefimize ulaşamayız. Bunun için önümüzdeki dönemde eğitimi ve kültürü önceliklerimizin en üst sıralarına çıkartmakta kararlıyız. Aksi takdirde geleceğimizin tehdit altına gireceğini biliyoruz. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal, “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” derken işte bunu ifade ediyordu. Öyleyse biz bu damarlardan yoksun olarak geleceğe yürüyemeyiz. Büyük ve güçlü devlet ve millet olmamızın şartı, hayat damarlarımızın hepsini de canlı tutmaktan geçiyor. Bu bakımdan kültüre ve sanata yapılan her yatırım bizi heyecanlandırıyor ve mutlu ediyor.

Bugün temelini atacağımız bu sanat müzesinin Eskişehir’in özgün kültür mirasından aldığı ilhamla yeni dönemde hedefimize ulaşmamız konusunda bize katkı sağlayacağına inanıyorum. Hele hele Odunpazarı ilçesinde adeta tasarımının odun ağırlıklı olarak yapılıyor olması da tabii bu işe ayrı bir zenginlik katacaktır. Ve öyle zannediyorum ki malzeme seçiminde de tabii Erol Beyin hassasiyeti buraya ayrı bir güç, güven getirecektir.

Bir kez daha bu eserin ülkemize ve şehrimize kazandırılmasında emeği geçen, geçecek olan herkese teşekkür ediyorum. Sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.