Cumhurbaskani Erdogan’in Kütahya’da kongre öncesi halka yaptigi konusma
…Hiç endişeniz olmasın, siz böyle dik durdukça bizden aksini beklemeyin. Bugüne kadar beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik, sadece Rabbimizin huzurunda, rükûda ve secdede eğildik.
Kütahya’nın saygıdeğer güzel insanları, hanım kardeşlerim, beyefendiler, sevgili gençler; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Bugün Kütahya’mızın 6. Olağan İl Kongresini yapıyoruz, sizlerle biraradayız. Şu anda kapalı spor salonumuz hıncahınç dolu. Sizler de burada maşallah meydanı doldurmuşsunuz. Tabii sizlere selam vermeden geçemezdim ve sizlere selam verip ondan sonra oraya, ardından biliyorsunuz Uşak Kongresi var, Uşak’a gideceğiz, daha sonra da oradan bir özel program için Denizli’ye geçeceğiz.
Değerli arkadaşlar, bu yolculuğumuzda bildiğiniz gibi hep şunu söyledik: Bir olacağız, aynen öyle, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Kardeşlerim, bakınız partimizi 16 yıl önce kurduğumuzda neredeydik, bugün neredeyiz. Kardeşlerim, kişi başına milli gelirin 3500 dolar olduğu günden şu anda 11 bin dolar olduğu güne geldik. İhracatımızın 36 milyar dolar olduğu günden hamdolsun bugün artık tırmandık, tırmandık, şu anda 158 milyar dolara geldik. Ve bütün bunlarla beraber artık Türkiye dünyadaki biliyorsunuz en büyük ülkeler sıralamasında 17. sırada, Avrupa’da 6. sırada. Ve hedefimiz, inşallah 2023’te bu sıralamada ilk 10’a girmek. Çalışıyoruz, koşuyoruz, daha iyi olacak. İşte 2017’nin üçüncü çeyreğinde dünyada büyüme sıralamasında 1 numara hangi ülke? Türkiye. Yüzde 11’le ne yaptı? 1 numara oldu. İnşallah bu hızla yola devam edeceğiz. Ve bu Rabia’ya sahip çıktığımız sürece bizi kimse yıkamayacak, bunu böyle bilsinler.
Şimdi Rabia’mızda ne vardı? Önce millet olmadan devlet olmaz, tek millet, ondan sonra tek bayrak, ondan sonra tek vatan, ondan sonra tek devlet.
Biz 80 milyon tek milletiz ve Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Boşnak’ıyla, Roman’ıyla velhasıl 80 milyon tek millet. Çünkü biz insanları makamından, mevkiinden, parasından, pulundan dolayı değil yaratılanı Yaradan’dan ötürü seviyoruz; farkımız bu değil mi? AK Parti’nin yaklaşımı bu değil mi? Bitti.
İki, tek bayrak. İşte bizim bayrağımız bu. Buna asla eş olamaz. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi ve böyle güzel bir bayrağımız var.
Bitmedi, bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır, evet… Ve değerli kardeşlerim, 780 bin kilometrekareyle tek vatan, böldürmeyiz.
Ve dört, tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet, yok paralel devletmiş, yok şuymuş-yok buymuş, asla.
Değerli kardeşlerim, bu yolculuğu böyle yürüteceğiz ve bunu da çok iyi bileceğiz. Rabia’mızı anlamayanlar var, bak Kılıçdaroğlu anlıyor mu? Anlamaz. Onun millet diye, onun bayrak diye, onun vatan diye, onun devlet diye bir derdi yok. O PKK’lı teröristlerle el ele, kol kola varsın yürüyüş yapsın. O bu ülkede darbe yapıldığı gece, affedersiniz kaçarak Bakırköy Belediyesine sığınan birisi. Biz milletimizle beraber Atatürk Havalimanında F16’lar üzerimizden geçerken, helikopterler üzerimizde sorti yaparken, biz orada halkımızla, milletimizle beraber el ele, omuz omuza darbeye karşı ne yapacağımızı ilgili arkadaşlarımızla beraber onun planlarını yaptık, oradan onun talimatlarını verdik. O ise televizyondan ne olduğunu-ne bittiğini izliyordu. Ondan sonra da utanmadan, sıkılmadan ne diyor? İlk önce tankların karşısına ben çıkarım diyor; geç, geç o işi. Senin kilon bunu kaldırmaz, işte İstanbul’a getirdiğin İl Başkanıyla belli oluyor nerede olduğun, her şey ortada.
Kardeşlerim, işte onun için daha çok çalışacağız, daha çok kapı-kapı dolaşacağız. Ana kademe buna hazır mı? Kadın Kollarımız buna hazır mı? Gençlik Kollarımız buna hazır mı? Mesele yok. Evvel Allah Kütahya buna hazır mı? Öyleyse şöyle bir ellerinizi göreyim.
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Kütahya’yı hatırlatıyor.
Günümüz kutlu olsun, geleceğimiz aydınlık olsun inşallah. Değerli arkadaşlar, sizlere bir şey söyleyeceğim. Siz bugüne kadar size ne anlatıldığını herhalde dinlemiyorsunuz, takip etmiyorsunuz, bilmiyorsunuz. Kaç kere meydanlarda bunları konuştuk, Parlamentoda konuştuk, yine anlamıyorsunuz. Sen Karayolları’nda kimin elemanısın? Kimin elemanısın? Devletin değil, ihale almış olan bir şirketin elemanı mısın? Bu bir, dinle. Eğer taşeron elemanıysan, şu anda taşeronlar kalkıyor. Dolayısıyla da orada Karayolları’nın kendi şirketleri elemanlarını kendileri alıyor; olay bu.
Peki, hayırlı günler diliyorum.