Cumhurbaskani Erdogan’in Pendik’te halka yaptigi konusmanin metni
Pendik ilçemizin 6. Olağan Kongresinde en kalbi duygularla selamlıyorum.
Tabii biraz sonra salonda bizleri bekleyen kardeşlerimizle beraber olacağız ve kongremizi orada icra edeceğiz. Ancak sizlerin burada bir heyecanla, coşkuyla beklediğinizi görünce sizleri selamlamadan salona geçmek doğru olamazdı.
Değerli kardeşlerim; hava bugün gayet güzel, sizler de güzelsiniz. Coşkunuz, heyecanınız, her şey güzel. Rabbim bu güzelliğinizi, bu birlikteliğinizi daim kılsın.
Değerli kardeşlerim, hatırlarsanız 16 yıl önce Partimizi kurduğumuzda bir şey söylemiştik; uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece. Yine gideceğiz gündüz gece. Durmak yok... Yola devam. Zira işimiz çok, yapacağımız iş çok ve millet bizden çok şeyler bekliyor. Şunu unutmayın: Dünya bizden çok şeyler bekliyor.
Hamdolsun 15 yıl önce aldığımız Türkiye neydi, bugünkü Türkiye ne, nereden nereye geldik. Kişi başına milli gelirin 3500 dolar olduğu Türkiye’den, hamdolsun 11 bin dolara geldik. İhracatımızın 36 milyar dolar olduğu Türkiye’den, hamdolsun 159 milyar dolara geldik. Ve ondan da öte hatırlayın değerli kardeşlerim; IMF’e borcumuz neydi? Bak şimdi, bak bilmiyorsunuz, unuttunuz, niye? Hafızayı beşer nisyan ile malul. Hep başarılar unutulur. 23,5 milyar dolar borcumuz vardı o zaman. Hep ne diyorlardı? Bizi bu adamlardan kurtarın. Değer kardeşlerim; 2002 Kasım 23,5 milyar dolar, 2013’te biz bunu ne yaptık, sıfırladık. Artık IMF’e Türkiye’nin borcu yok.
Merkez Bankamızın döviz rezervi neydi? 27,5 milyar dolar. Şimdi 120 milyar dolar, bak nereden nereye.
Bunlar durup dururken olmadı, yan gelip yatara olmadı, koşarak oldu, çalışarak oldu ve hamdolsun bugüne geldik. Fakat bunları biz yeterli bulmuyoruz. İşte buyurun Türkiye büyümede ne yaptı? 7.4’le G-20 ülkeleri arasında 1 numara oldu, 1 numara. G-20 ülkelerinde kimler yok; Amerika’sı var, Çin’i var, Rusya’sı var, hepsi var, 1 numara Türkiye, 7.4. Ama çıkıyor birileri garip garip şeyler konuşuyor; ekonomi şöyle, ekonomi böyle filan falan, dikkatli olmamız lazım. Yahu dikkatli her zaman olacaksın zaten. Dikkatli olmadığın zaman en büyük trafik kazasını sen yaparsın. Tabii dikkatli olacaksın, ama kendi ayağına da kurşunu sıkmayacaksın. Ha sen kalkar da faizli bir ekonomiyle ülkeyi yönetmeye devam edersen, işte o dikkatsiz araba sürmeye benzer. Bir defa bu faiz belasından Türkiye’yi faizi aşağı indirmek suretiyle enflasyondan da ne yapacağız, kurtaracağız. Enflasyonun anası da-babası da faizdir; bunu bilmeyenler de bilsin. Bunun aksini yapmaya kalkanlar da kusura bakmasın karşılarında beni bulurlar. Çünkü ekonomide her kötülüğün anası faizdir. Faiz, zengini daha zengin yapar, fakiri daha fakir yapar; bunu böyle bilmemiz lazım. Ve bunun da lobisi neresidir? Finans kuruluşlarıdır. Açık söylüyorum, devletin bankaları da bu işin içindedir. Bu işi çözmemiz lazım ve çözeceğiz, er-geç çözeceğiz. Çünkü bizim aldığımız bu noktadaki eğitim budur. Biz George’un ağzına bakarak hareket etmeyiz, Hans’ın ağzına bakarak hareket etmeyiz. Eğer onların ağzıyla hareket etseydik, 15 yıl önceki Türkiye ne ise bugün de o olurdu, biz onların ağzına bakmadık. İşte gerek Başbakanlığım dönemi, gerek Cumhurbaşkanlığımız döneminde hep bunları yıkmaya çalıştık. Başarılı olduğumuz zamanlar oldu, olamadığımız zamanlar oldu, ama bunu çözmemiz lazım ve bütün adımlarımızı bunun üzerine yapıyoruz.
Kardeşlerim, benim sizden ricam var…
Ama işte emrediyoruz da, bu emirler yerine gelmiyor. Peki, diyorum ki; bunu biliyorsunuz değil mi, ne bu? Rabia, bunun içinde ne var? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
Tek millet nedir? Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, Roman’ıyla tek millet, tamam? Zira biz Allah’ın kullarını yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü seviyoruz, bizde ayrım yok. Öyleyse şimdi geliyorum bir şeye daha, Rabia’mız. Kalkmıyor elleriniz, ha şöyle.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Birbirimizi bizim memleketlidir, akrabadır, ondan dolayı sevmeyeceğiz, Allah için seveceğiz, tamam? Aramıza fitne-fesat sokmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Biz AK Partiliyiz, biz farklıyız, farkımızı da bununla ortaya koyacağız. Ve onun için Mart geliyor, tamam?
Şimdi ben burada Ana Kademeye soruyorum, kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?
Kadın kollarına soruyorum, kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Gençlere soruyorum, gençler; lise son, üniversite, tüm gençliği kucaklamaya var mıyız? Maşallah.
Ve şimdi hedef yüzde 56’nın üzerinde bir oyu Pendik’te almak, tamam?
Ve değerli kardeşlerim; artık Mart değil hedef, şimdiki hedef hem Mart, hem Kasım. Kasım’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri var, Parlamento seçimi var, tamam, ona göre. Durmak yok...
Tek bayrak. İşte bayrağımız.
Ve üç, tek vatan; 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Vatanımızı bölemeyecekler. Ve işte bugün itibarıyla etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı 3820. Devam, onlar kaçacak biz kovalayacağız.
Ve dört, tek devlet. Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Öyle yok paralel devletmiş, yok şuymuş-yok buymuş, böyle bir şey tanımıyoruz biz. Sen Pensilvanya’da devletini kur, hayırlı olsun. Tamam, olay bu.
Kardeşlerim; şimdi hep beraber…
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Pendik’i hatırlatıyor.
Kalın sağlıcakla.