Cumhurbaskani Erdogan’in Seçim Özel programinda yaptigi konusmanin tam metni
SUNUCU- Cumhurbaşkanının ve yeni Parlamentonun belirleneceği tarihi seçimlere 23 gün kala bizler de seçim meydanlarındaki heyecana ortak oluyoruz ve Star haber ekipleri olarak bu akşamdan itibaren Seçim Özel programında cumhurbaşkanı adaylarını ağırlamaya başlıyoruz. Bu geceki ilk konuğumuz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan.
Hoş geldiniz efendim yayınımıza.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Hoş bulduk.
SUNUCU- Çok teşekkür ediyorum.
Efendim, gece Twitter’dan bir davet geldi size ve apar topar gittiniz, yurtta öğrencilerle bir sahur yaptınız, sonrasında öğlen gördüğümde Adıyaman’da mitingdeydiniz, geldiniz gece Yenikapı akşam vakti iftarda otobüs şoförleriyle birlikteydiniz, şimdi yayına geldiniz. Buradan sonra bu akşam da sahurda bir sürpriz bekleyelim sizden.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bekleyin.
SUNUCU- Öyle mi? Belli nereye gideceğiniz, yoksa yine bir sosyal medya üzerinden…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Onu şimdi açıklamayayım, duyarsınız daha sonra.
SUNUCU- Sosyal medya üzerinden olacak.
Peki efendim, daha önümüzde 1,5 yıl varken bizler şimdi seçime gidiyoruz. Siz güçlü bir iktidarın güçlü bir liderisiniz, erken seçim kararına karşı olduğunuzu da biliyoruz. Biz bu seçime neden gediyoruz Sayın Cumhurbaşkanı?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Öncelikle ekranları başında bizi izleyen tüm halkıma, milletime en kalbi duygularla selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Ve 24 Haziran seçimlerinin ülkemiz, milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.
Tabi bu bizden kaynaklanan bir şey değildi, zira 18 ay gibi bir süreç söz konusuydu. Fakat Ana Muhalefet sürekli olarak bir erken seçim talebi içinde oldu sürekli. Tabi daha sonra şu anda cumhur ittifakını oluşturduğumuz Sayın Bahçeli’nin de böyle bir talebi zuhur edince, biz arkadaşlarımızla bir değerlendirme yaptık.
SUNUCU- Ama Grup Toplantısında yaptığı bu tekliften haberdar değildiniz o esnada.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Değildim değildim. Fakat Grup Toplantısını yaptığım günün ertesinde de benim Sayın Bahçeli’yle bir randevum vardı, bize gelecekti, ziyaret edecekti. Ve tabi bu açıklama da yapılınca ben hemen gerek Sayın Başkan, gerek icradan arkadaşlarımla orada bir görüşme yaptık, kısa bir görüşme ve bu görüşmeyle birlikte de ben Grup konuşmamda buna değinmeme rağmen, dedik ki biz bu adımı artık hemen atalım. Ve hemen arkadaşlarla görüşmeyi yapıp, daha sonra da bu adımı atma kararı verdik.
SUNUCU- En etkili neden ne oldu bu kararı almanızda?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi bir defa, Türkiye’yi sürekli olarak böyle bir erken seçim kargaşası içerisinde veya bir erken seçim dedikodusu içerisinde tutmanın piyasalarda meydana getirdiği tabi olumsuzluklar söz konusu. Aslında bizim ekonomik olarak Türkiye’nin durumunda sıkıntımız söz konusu değildi, ama bu tabi uluslararası piyasalara pek de olumlu bir yansıma yapmıyordu. Uluslararası piyasa da hep böyle günleri sever, puslu havaları sever, onlar yine burada böyle bir puslu havayı sevdiler.
Biz tabi 2019 için zaten bizim biliyorsunuz bir hedefimiz vardı. Neydi o? Biz 2019’da zaten başkanlık sistemine geçiyoruz ve bunun 16 Nisan’da da zaten ilk adımını attık. Ama asıl adım, yani büyük montonlu adım, o 2019’da olacaktı. Baktık ki bunlar bu işte bayağı hevesliler, bayağı karalılar, o zaman böyle bir cumhur ittifakı da oluşunca biz bu adımı atalım dedik ve kararı bu şekilde verdik. Ve arkadaşlarımın da bu konudaki kararlılığı ve Milliyetçi Hareket Partisinin bu konudaki kararlığı, Büyük Birlik Partisinin aynı şekilde biz bu sürece katılıyoruz demesiyle de adımı attık olmuş.
SUNUCU- Bu seçime giderken elbette siz anketler yaptırıyorsunuz, partinizin ve elinizdeki anketlerde son veriler nedir, bizimle paylaşır mısınız acaba?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yani şunu çok açık rahat konuşabilirim, yani rakam vermeyim, ama meydanların dilini biraz iyi bilirim, çünkü hayatım hep bu meydanlarda geçti. Ve meydanlarda geçerken de sadece belli yöre veya bölgelerde değil, bu ülkenin 81 vilayetini sürekli tarayan, bilen bir insanım ve bunu ta siyasette gençlik teşkilatlarından itibaren bilen bir insanım. Partimizi zaten kurduğumuz andan itibaren de özellikle durmaksızın çalıştık, koştuk, koşturduk.
Şu anda da kamuoyu araştırmalarına baktığımızda, kamuoyu araştırmalarında bir defa herhangi bir sıkıntı söz konusu değil.
SUNUCU- Birinci turda biteceği yönünde.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yani birinci turda biteceği burada çok açık, net görünüyor. Şahsım üzerinde halkımın ciddi bir ittifakı var. Ve Parlamentonun oluşumunda da hamdolsun diğer partilere mukayese edilemeyecek derecede orada da önemli bir fark söz konusu.
Bakın ben bugün Adıyaman’daydım, bugün Adıyaman’daki miting devasa. Adıyaman 5 milletvekili çıkartıyor, bundan önce de 5 milletvekilinin 4’ünü zaten biz almıştık. Şimdi bu bir şeyi gösteriyor, yani bütünleşme yollarda çok çok iyi. Yani sadece meydanın dili değil, siz meydana giderken yollarda halkın ilgisi, alakası ne? Buna baktığımız zaman, burada da çok çok iyi bir durum görüyoruz.
Ve tabi gerek dün yaptığımız miting, gerek yarın mesela Konya ve Aksaray’dayım, Konya ve Aksaray’a gideceğim. Konya ve Aksaray’daki mitinglerde de ben farklı bir durum olacağına ihtimal vermiyorum, oralarda da yine büyük bir katılımın, ilginin, alakanın olacağını şimdiden görüyorum.
SUNUCU- Yani en net anket sonucu aslında meydanlarda diyorsunuz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Meydanlarda.
Aksaray 3 milletvekili vardı, şimdi Aksaray’ın milletvekili sayısı da 4’e çıktı, aynı şekilde Konya’da da milletvekili sayısında bir artış var. Temenni ediyorum ki, bu ilgi, bu alaka, bu artışlar da bizim milletvekili sayımıza olumlu yansıması halinde güçlü bir Parlamentoyu da, güçlü bir Meclisi de böylece oluşturacağız.
Şunu özellikle söylüyorum Nazlı Hanım: Eğer cumhurbaşkanının arkasında güçlü bir Meclis olursa, cumhurbaşkanının şu andaki hükümet sisteminde çok daha süratle, çok daha hızlı karar alma süreci doğacaktır.
SUNUCU- Güçlü cumhurbaşkanı, güçlü Meclis dediniz. Güçlü Meclis çoğunluğu için kafanızdaki, şimdi yeni sistemle 600 milletvekilinden bahsediyoruz, oy oranı nedir? Yani AK Parti olarak nedir, MHP’yle birlikte cumhur ittifakı olarak nedir?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi Nazlı Hanım burada oy oranından öte…
SUNUCU- Sandalye sayısı.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Sandalye sayısı ve bu tabi birçok yerde olayı farklı etkileyecektir. Şimdi bazı yerde oy oranı yüksek olmayabilir, ama aldığınız sandalye yüksek olur, yani burası önemli.
SUNUCU- Kaç sandalye hedefliyorsunuz efendim?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi tabi burada şunu hedefliyoruz demem doğru olmaz, ama kesinlikle 300’ün üzerinde ciddi bir rakam olması lazım ki…
SUNUCU- Sadece AK Parti olarak mı, ititfak?..
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi tabi burada öncelikle ittifak olarak konuşmak durumundayım, çünkü bir ittifakla biz birimize bir saygı duymuşuz, bir sadakatimiz var ve bu sadakatimizi bundan sonraki süreçte de devam ettirmemiz çok çok önemli. Ben bu sadakate öncelikle çok değer veriyorum ve bu sadakati de koruyacağımıza inanıyorum.
SUNUCU- 2002 yılından itibaren baktığımızda partimizin oy oranında hep yükselen bir grafik görüyoruz, 2002 yılında sanıyorum oy oranınız 34,28’di, bir sonraki seçimde yüzde 46’ya çıktı, giderek yükseldi. Fakat bu kez çıtayı hayli yükseğe koydunuz, 50+1 dediniz. Dönüp baktığınızda, keşke bu kadar yüksek demeseydik, düşünmeseydik diyor musunuz?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Onu şöyle söyleyeyim: Eğer parlamenter demokrasiyi dünyanızda tutsaydınız, o zaman bu dediğiniz doğruydu, olabilirdi. Fakat biz şu anda Türkiye’yi, yani bir dönem daha belki böyle bir durum söz konusu olacak ama, ben inanıyorum ki bu 50+1 konusu bundan sonraki süreçlerde Türkiye’de birçok siyasi partiyi de bu seçimlerden sonra bir kenara koyacaktır. Niye? Şimdi bir Amerika’yı düşünün, bakın orada sadece ne konuşulur? Cumhuriyetçiler, Demokratlar, diğerlerinin adı sanı konuşulmaz bile. Niye? Çünkü artık halkın ilgisi, alakası belli olmuştur ve yerleşik bir siyasi anlayış, siyasi yapı orada oturmuştur. Aksi takdirde, koalisyonların egemen olduğu, hakim olduğu ülkelerde bu o ülkelerin ekonomisini, her şeyini altüst ediyor.
Bir örnek, bakınız en son İtalya’da olay öyle bir noktaya gelmişti ki, oranı mesela İtalya’da indirdiler, aklımda kaldığı kadarıyla yüzde 40 gibi bir orana düşürdüler, fakat yüzde 40’la bile İtalya bu sorunu çözemedi. Bakın İtalya şu anda seçimlerden çıktı, hala bunlar hükümet kuramadılar. Şimdi en son sağa gittiler, sola gittiler filan-falan, neyse bugün hükümeti kurdular. Temenni ederiz ki kalıcı olsun, çünkü İtalya bir de istikrar sağlayamıyor.
Bakın, biz 16 yıldır bir şey söyledik, bizim siyasi anlayışımızda, bir, güven var, iki, istikrar var. Biz bu iki sihirli kavramı çok kullandık ve hala kullanıyoruz. Ve bizim siyaset anlayışımız güven ve istikrarın üzerine dayalıdır. Güven ve istikrarın olmadığı bir ülkede siz başarı bekleyemezsiniz.
SUNUCU- Sizin cumhurbaşkanı seçileceğiniz, lakin partinizin Mecliste yeterli çoğunluğu alamayacağınız senaryosu da dillendiriliyor. Bu senaryoya ne diyorsunuz? Buradan belki seçmene vereceğiniz mesaj ne olur?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ben tabi şu anda milletime bir defa ciddi manada inanıyorum, yani milletimize inandığım için de ihtimaller üzerinde bir defa siyaset yapmam. Ve milletime olan inancımı meydanlarda da görüyorum ve milletim yürü dediği için de biz zaten yürüdük, yürüyoruz. Şu anda dolaştığım, bakın kongreler yaptık, hemen hemen Türkiye’nin gelinde bütün illere kongreler için ve kongrelerde hem salonda, -artık dev salonlarımız var- hem salon dışında adeta bir miting gibi, ondan sonra salonda bir toplantı, bir konuşma yaptım, şimdi arkasından da bu geldi. Şimdi oralarda yaptığım toplantılarda da nabzı yokladım. Şu anda zaten halkımın, milletimin bize olan ilgi ve alakası kongrelerde de bambaşkaydı ve bu kongrelerde salonların dışı, salon içi gayet iyi. Şimdi başladık kampanyaya, kampanyada da bugün 6’ncı ilimizi yaptık, bakıyorum maşallah gene meydanların dili yalan söylemez, gene iyi.
SUNUCU- Bu Parlamentoya da yansıyacaktır diyorsunuz o zaman değil mi?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yansıyacak tabi. Şimdi bu Parlamentoya yansıyacağı gibi… Ben buradan tabi milletimden bir şeyi özellikle rica ediyorum, eğer ülkemin geleceği için hakikaten bir güçlü Meclis, güçlü bir hükümet istiyorsak, yani bizi özellikle cumhurbaşkanlığında zayıf bırakmamanız gerekir. Çünkü cumhurbaşkanının kanun yapma yetkisi yok, cumhurbaşkanının sadece karar name çıkarma yetkisi var. Kanun yapma yetkisi nerede? Parlamentoda.
SUNUCU- Yani bana oy veren partime de aynı zamanda oy versin diyorsunuz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi tabi, onun da verilmesi lazım ki, biz o zaman güçlü bir Meclis, güçlü bir başkan, bu işi süratle yürütelim, ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne de ülkemizi çıkartalım.
SUNUCU- Seçim beyannamenizde bazı paketler açıkladınız, emeklilere ikramiye, yine emeklilikte 3600 ek gösterge gibi. Bu arada polisler vesaire hepsi memnun, ancak yüzlerce, hatta binlerce mesaj geldiği içi, uzman jandarmalar da sizden bir müjde bekliyor bu konuda, onu da iletmiş olayım. Sizce bunlar seçim ekonomisine giriyor mu efendim?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi biz bu tür şeylerde adımları atarken benim prensibim şudur: Bir defa hesabını yapmadan hiçbir şeyin sözünü vermem.
SUNUCU- Muhalefet burada kesenin ağzını açtı gibi yorumlarda bulundu.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi biliyorsunuz, muhalefetin bundan önceki seçimlerde de biz halini gördük, yani hiçbir yerde esamesi yok, yani bekara karı boşamak kolaydır, kalkıyorlar bakıyorsun bol keseden dağıtıyorlar. Ya sen dur bakalım ya, … değilsin, bir yetkin yok, neye göre bunları veriyorsun? Ha ben bir vereyim de diyor, ondan sonra önümdeki bulduğum kasa neyse o kasayı da rahatlıkla boşaltırım, çünkü bunların hayatı hep böyle geçmiş. Geçmişine bakın bunların, geçmişinde işte en basitinden Ana Muhalefetin başındaki zat SSK’nın başında olduğu zaman, Türkiye’de hastanelerimizin durumu ortadaydı. Ama bir de bizim hastanelerimize şimdi bakın, böyle bir anlayış var mı? Bizim hastanelerimiz şu anda hepsi pırıl pırıl ve bunun ötesinde biz sağlıkta bir ciddi reform yaptık, ciddi bir adım attık ve sağlıkta attığımız bu adımla da özellikle şehir hastanelerinde bugün dünya ile yarışır hale geldik. Yani şu anda ben şehir hastanelerimizle övünüyorum, 5 tanesinin açılışını yaptık ve bu 5 tanesinin açılışın yaptığımız bu hastanelerimizle özellikle iftihar duyuyorum. Bunlardan bir tanesi Mersin, bir tanesi Adana, bir tanesi Yozgat, bir tanesi Isparta ve en son Kayseri’yi açtık, şimdi önümüzde Ankara Bilkent var, bu aralar onun açılışını da yapacağız. Eğer reji şu açılışını yaptığımız hastaneleri şöyle bir gösterirse milletim bunlarla iftihar edecektir.
SUNUCU- Görüntülerimiz giriyordur zaten rejiden hastanelerle ilgili.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ve arkasından da Elazığ ve Eskişehir var.
SUNUCU- Bunların da açılışı olacak.
Sayın Cumhurbaşkanım, iddialı vaatler var, bunlardan elbette bahsedeceğiz. Şimdi muhalefet diyor ki, 16 yıldır işbaşındalar diyor, niye şimdiye kadar yapmadılar diyor.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Neyi?
SUNUCU- Mesela bu işte emeklilik vesaire, 3600 ek gösterge, bütün bunlarla ilgili. İsteseler bir KHK’yla yapsalar biz de destek veririz diyor.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Biz 16 yıldır asla boş durmadık ve devraldığımız andan itibaren verilen ücretlerin biz çok çok üstünde ücretler verdik. En sabitinden mesela bir örnek vereyim emekliliğin dışında, 45 lira öğrenciler burs veriliyordu, bakın biz o bursu şu anda 500 liraya yakın bir rakama ulaştırdık, aynı şekilde lisansüstünde rakamlara ulaştırdık. Öğretmenlerin aldığı ücretler belliydi, doktorların, hemşirelerin aldıkları ücret belliydi, bu ücretleri biz ciddi manada artırdık. Ya bunlar Türkiye’yi takip etmiyorlar, ne neydi, nereye geldi, bunlardan haberi yok bunların.
Bizde öğretmen sayısı neydi, şu anda öğretmen sayısı ne? Bakın bütün bunlar Türkiye’de bizim 300 bine yakın biz şu anda yeni öğretmen aldık ve bunların ücretleri de ne yazık ki bin liranın altındayken, şimdi bu rakamlar artık 3 bin liraya yakın rakamlar geldi.
Ve bu 16 yıllık süre içerisinde Türkiye sınıf atladı sınıf, bunların bunlardan haberi yok.
SUNUCU- Siz şimdi 3’e ayırmıştınız bunu, çıraklık, kalfalık ve ustalık, şimdi yeni dönemde de büyük ustalık olarak adlandırıyorsunuz. Birincil önceliğiniz, hedefiniz ne olacak?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi bizim tabi Türkiye’yle ilgili biliyorsunuz yola çıktığımızda, biz Türkiye’yi 4 sütun üzerinde yükselteceğiz demiştik, bunun birisi eğitimdir, birisi sağlıktır, birisi adalettir, birisi emniyettir. Bu sütun üzerinde ulaşım önemli, enerji önemli, tarım önemli, dış politika, savunma sanayi, bunlar önemli. Ve tabi bütün bunlarla beraber daha da geniş bir şey yaptığımız zaman, dünyadaki bütün bu gelişmelere rağmen uzay, bizim için önemli. Bakın ben hep söyledim söyledim söyledim, neyse en sonunda başardık, dedik ki, bize kendi yerli, milli otomobilimizi üretmemiz lazım.
SUNUCU- Onda da artık önemli bir aşamaya gelindi. CEO’su belli oldu Sayın Cumhurbaşkanı?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- CEO’su da belli oldu.
Şimdi biz bunların hepsini aştık. Fakat şu anda Ana Muhalefetin adayı şahsımla alakalı 20 yıl geriden geliyor diyor. Bir defa bir şeyi kavraması lazım, bizim şu anda nasıl bir otomobil yaptığımızdan haberi yok, önce bunu bir öğrenmesi lazım.
Şimdi bakın, bizim şu anda planladığımız otomobil bu.
SUNUCU- Ben beyniyle ilgiliyorum, kendisi kaporta bölümüyle, yerli otonun orasındalar, biz beyni bölümünde çalışıyoruz demişti.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi bunu söyleyen adam, önce geçmişine bir baksın. Bunlar geçmişte Nuri Demirağ’ları gömen, yok eden insanlar. Kimdi Nuri Demirağ? Türkiye’ye ilk uçağı kazandıran insandı ve onun uçuk fabrikasını bu CHP zihniyeti gaz ocağı fabrikasına çevrine zihniyettir. Kime ne anlatıyor ya? Bu daha çırak, geçmişte neler olmuş haberi yok. Açsın da şöyle biraz okusun bakalım Nuri Demirağ’ın bu ülkede CHP zihniyeti tarafından nasıl yok edildiğini, nasıl onların önünün kesildiğini. Bunlar daha bunu bilmiyor, önce bunu öğrenmesi lazım. Neyin beniyle uğraşıyor. Beyniyle uğraşabilmesi için, önce kendisinde bir defa o havsalanın olması lazım, o yok. Geldikleri yerden biz zaten hepsinin ne olduğunu biliyoruz ve geçmişlerinde ne yaptıkları ortada, dolayısıyla ne yapacakları da ortada. Ama şu anda AK Parti zihniyeti bakın bu adımı atarken, şu anda onlar bunu bırakın diyor. Neyi bırakıyorsun? Biz şu anda burada 2021’de işte elektrikli ve akıllı sürüşü olan bu otomobili üreteceğiz.
Ne yaptık? Ben 5 tane babayiğit dedim, 5 tane babayiğit çıktı ve bir konsorsiyum oluşturdular ve oluşturdukları bu konsorsiyumla beraber adımı attık. Şimdi başına da Mehmet Gürcan Karakaş diye arkadaşımızı Bosch’tan transfer ettik ve bu arkadaşımızla beraber inşallah bu süreci başlatacağız. Yani Sayın İnce bunları konuşurken biz yol alıyoruz. Biz icraatçıyız, lafçı değiliz.
SUNUCU- Yerli oto da bu şekilde.
Efendim, çok merak edilen bir soru var, başkanlık için aslında kendisi de çok çaba harcadı, Başbakan Binali Yıldırım ne yapacak? Başkanlık da kalkıyor artık. Meclis başkanlığı vesaire bu göreve gelebilir mi veya ne planlıyorsunuz acaba kafanızda?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi Nazlı Hanım, bunların hepsini 24 Haziran sonrası belirleyecek. Şimdi 24 Haziran’dan sonra nasıl bir meclis oluşacak, önce onu görmemiz lazım, onu bir defa gördükten sonra tabi ki değerlendirmemizi ona göre yapacağız. Meclis aritmetiği…
SUNUCU- Bakanlık sayısı azalacak.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- O bir defa kesinlikle azalacak.
SUNUCU- 14-15 gibi bir rakam telaffuz etmiştiniz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bunların hepsi uydurma. Şu anda biz dersimizi çok iyi çalıştık çalışıyoruz. Ben her akşam buralardan gittikten sonra ekibimle oturuyorum, bir defa sahura kadar onlarla çalışıyorum. Dün gece sahura kadar arkadaşlarımla çalışmamızı yaptık.
Yani burada ben sadece bir basit ipucu evereyim, detaya girmeyeyim. O da şudur: Bir, bakanlar konusu, kaç bakan olacak? Bizde bir de ofisler olacak, bu ofisler kaç ofis olacak, bu ofislerin işlevi ne olacak? Bir de kurullar olacak ve bu kurallar kaç tane olacak ve bu kurullar nereyle bağlantılı çalışacak? Bunları icrai görevi olacak mı, olmayacak mı? Ve bunlar nereye ne gibi bir feedback sağlayacak?
SUNUCU- Ofislerden kastınız nedir Sayın Cumhurbaşkanım? Biraz açarsanız. Yani bir Bakanlar Kurulundan bahsediyoruz…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Birilerine ama malzeme vermeyelim. Şimdi bu ofisler direkt Cumhurbaşkanlığı makamına bağlı çalışacaklar ve bu ofisler Cumhurbaşkanlığı makamının yükünü ciddi manada azaltacaklar. Ama şimdi ben bunları inşallah bütünüyle şematik olarak bütün bunları kamuoyuna açıklayacağım.
SUNUCU- Yani bu ofisler başkan yardımcılarından ve Bakanlar Kurulundan bağımsız olarak çalışacak.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bunlar tamamen dışarıda, tamamen sivil. İlla özel sektörden, şuradan, deneyiminin olması bizim için önemli, deneyimli olacak, yani teori-pratik noktasında teoriyle pratiği iyi buluşturan, neticeye koşan ve kalkıp da bizi bürokraside engellemeyen, yani bürokratik bir oligarşiyi biz orada da görmeyeceğiz, böyle bir yapı olacak. Ve kurallar çok daha üretken olacak; ki bunlarla beraber biz özellikle cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini çok daha pratik çalıştıralım, çok daha hızlı neticeye ulaşabilelim.
SUNUCU- Hangi alanlarda olacak belli mi ya da ayrılacak mı?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Her alan, olmayan alanlar var, yeni alanlar da bu konuda oluşturuyoruz. Şimdi dünyadaki bütün sistemleri bu konuda bir defa gözden geçirdik, yani Amerika’sını, Rusya’sını, Avrupa’daki ülkeleri, hepsini sağ olsun arkadaşlarımız çalıştılar, hepsinin üzerinden geçtik ve bu çalışmaları yaparak adımlarımızı attık. Ve şu anda da bütün bu çalışmalarla birlikte mevcut yapıyı tamamıyla edata bir kenara koyan diyebileceğim bir çalışma yaptılar.
Peki, buradan hiç esinlendikleriniz yok mu? Buradan 7-8 tane bakanlık mesela durumunu koruyacak, ama bunun dışındakiler ya birleştirilecek, ya onlarda bir değişime gidilecek, böyle bir durum söz konusu olacak.
SUNUCU- Peki, ofisler bakanların üzerinde mi olacak, yani yetki olarak?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Hayır hayır.
SUNUCU- Danışman sıfatı gibi mi?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bakanlar gene durumunu, gücünü koruyacak, ama ofisler cumhurbaşkanının yükünü alacak. Kurullar bakanlıklara feedback sağlayacak, onlara bu noktada destek olacak ve onların çalışmasını rahatlatacak, ama bakanlar da o kurulları böyle rastgele değil, oradan gelenleri saygın olarak karşılayacak.
SUNUCU- Masada değerlendirilecek yine Bakanlar Kurulunda.
Başkan yardımcıları yine kalacak tek veya iki kişi…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yok, 2 de olur, 3 de olur, 4 de olur, 5 de olur, mevcuda, ihtiyaca göre o sayıları değerlendireceğiz.
SUNUCU- Peki, seçime bir hafta kala mesela kamuoyuna yeni kabineyi açıklamayı düşünür müsünüz?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yok, öyle bir şey olmaz.
SUNUCU- Bekleyeceksiniz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bir hafta kala yapacağımız iş, önce o dediğim bizim şu andaki yaptığımız çalışmayla birlikte bizim hükümet yapımızı, yeni yapıyı ben açıklayacağım.
SUNUCU- Ofisleri vesaire daha detaylı şekilde.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Hepsini. Ama burada kimler rol alacak, onların üzerinde duracak halimizi yok Şu anda bizim üzerinde duracağımız en önemli şey, o bir hafta içinde, son hafta bunu açıklayacağız ve milletimiz, ha Türkiye Cumhuriyeti bundan sonra nasıl yönetilecek, AK Parti nasıl yönetecek, bunu görecek.
SUNUCU- Hükümet sistemi tamamen tanınmış olacak galiba son hafta.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi. Ve oyunu da verirken buna göre verecek, ben artık böyle bir hükümet sistemine oy veriyorum, rastgele bir sistem değil bu, buna göre oy veriyorum. Bu sistem ne Amerika’nın birebir taklididir, ne Avrupa ülkelerin birebir taklididir…
SUNUCU- Türkiye’ye has bir yönetim.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Türkiye’ye has. Daha önce diyordum ya, Türk tipi. Şimdi bu bize has olacak ve ona göre de uygulamasını yapacağız.
Burada tabi bir şey var; siz başkan olarak istediğiniz anda zaten oradaki birçok şeyleri rahatlıkla değiştirme şansına sahipsiniz. Bu da yeni getiriyor? Sistemin elastikiyetini getiriyor ve sistemin elastikiyetini getirmesi sebebiyle de tıkanma burada olmayacak.
SUNUCU- Tıkanmayı ortadan kaldıracak bu sistem diyorsunuz.
Milletvekili aday listeniz çok konuşuldu, özellikle bakanların listede geniş biçimde yer bulması tartışıldı. Milletvekilliğinden istifa ettirilip Bakanlar Kurlunda yer alacak isimler olabilir mi, yoksa…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Olmaması için bir sebep yok, bütün mesele aritmetik, yani Meclisteki sayı nedir? Eğer Meclisteki sayı gerçekten sıkıntılıysa, o zaman zaten oradan alamazsınız. Ama Meclisteki sayı sıkıntı vermeyecek durumdaysa, o zaman oradan da istifade edilebilir. Mümkün olduğunda daha çok dışarıdan, yani bu kabinede yer alanların üzerinde durmayı planlıyoruz, ki Parlamentoya çok fazla yük olmayalım, ama Parlamentoda da sıkıntı verecek bir durum yoksa, Parlamentodan deneyimi olan bazı arkadaşlarımızı değerlendirebiliriz.
SUNUCU- Değerlendirebilirsiniz o zaman.
Naci Ağbal, Ömer Çelik, Mehmet Çelik listede yoklar. Kendi istekleriyle mi aday olmadılar?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bunlar tamamen kendi tasarrufları.
SUNUCU- Muharrem İnce’yle bir polemiğiniz var, belki de seçim sürecinin en fazla konuşulan, tartışılan polemiklerinden biriydi, AK Parti kurulmadan önce Pesilvanya’ya gittiğiniz yönünde, meydanlardan günlerdi r devam ediyor. Bizim kayıtlarımıza da girsin diye söylüyorum efendim. Görüştüğünüzü söylediniz Fethullah Gülen’le ama Belediye Başkanlığı döneminde görüştüğünüzü söylediniz 2-3 kere. Bunun içeriği neydi, açıklayabilir misiniz?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bunlar bizzat o zaman tabi Belediye Başkanı olmam hasebiyle de, onların da kendilerine has, yani ihtiyaç talepleri vesaire filan, bunlara yönelik şeyler. Ve benim Gülen’le Başkanlığım dönemimde, zaten Cumhurbaşkanlığı döneminde hiç söz konusu değil veyahut da partimizi kurarken böyle bir adım atmam zaten söz konusu değil, tamamen yalan.
SUNUCU- Partiyi kurmadan önce icazet almaya gitti şeklinde…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tamamen yalan.
Şimdi Nazlı Hanım, bakın, bir insan dürüst olacak. Şimdi Kılıçdaroğlu dürüst değil, ama bu da dürüst değil. Ve ben dava üstüne bunlara açıyorum ve bu davları da kazanıyorum.
SUNUCU- Pensilvanya konusunda da davayı açtınız sanıyorum.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Açtım açtım.
SUNUCU- Başka davanız var mı efendim? Bir dava biliyoruz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bu daha yeni başladı şimdi, bu gidişle herhalde buna da çok dava açacağız, öyleye benziyor.
Şimdi Kılıçdaroğlu’na çok açtığımız davalar var, devam ediyor davalar. Çünkü Yargıtay kararları verilmedikten sonra da bunları tabi açıklamıyoruz.
Şimdi burada bir şey var, ben diyorum ki; dürüstsen, o zaman ben kiminle gittim, ne zaman gittim, bunu açıkla.
SUNUCU- Zarar gelmesin diye ancak cumhurbaşkanı olduktan sonra açıklayacağım diyor.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ben böyle bir şey istemiyorum, o şimdi buradan siyasi rant elde etmek istiyor. Yalan söylüyorsun, dürüst ol, namuslu ol. Eğer bunu ispat etmezsen namertsin dedim. Yani bu kadar büyük bir darbe, vurgun yiyeceksin, hala kalkacaksın özür dilerim diyemeyeceksin. Özür dileceksin arkadaş, özür dileyeceksin. Yalan üstüne yalan. Tuttu en sonunda işte filanca yazdığı kitabında, Nasuhi ile alakalı. Ne dedi Nasuhi? Dedi ki; benimki somut bir ifade değil, soyut bir ifadedir, dolayısıyla bunun tutarlılığı yoktur dedi. Ne yapacaksın şimdi? Hadi bakalım.
SUNUCU- Siz o zaman Belediye Başkanlığı döneminde Altunizade’de iki-üç kere görüştüm dediniz, onun sonrasında hiçbir şekilde…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bir de, zannediyorum onların bir yemek davetleri, Sayın Demirel’in filan falan da katıldığı, hatta merhum Ecevit’in de yanılmıyorsam katıldıkları ya Ramazan iftarıydı veya başka bir şeydi, böyle bir şeylerine de katılmıştım, bu kadar. Bunun dışında benim hiçbir görüşmem, partimi kurarken orada böyle bir icazet almam, bilmem ne; asla asla. Biz siyasetle ilgili icazeti kimden alacağımızı çok iyi biliriz. Bu icazeti verecek tek yetkili millettir. Onun için cezaevinden çıktıktan sonra ben 40 bin denekle biz kamuoyu araştırması yaptık, tam bilimsel bir kamuoyu araştırması. Ve bu kamuoyu araştırmasında Türkiye’nin yeni bir siyasi partiye ihtiyacı var mı? Varsa nasıl bir siyasi parti, amblemi ne olmalı, hangi ilkeler üzerine kurulmalı? Kimleri bu partinin kurucuları arasında görmek istiyorsunuz? Bunları kapsayan bir kamuoyu araştırması yaptırdık. Ve sonunda AK Parti’yi kurduk. Ve bunun kararını kim verdi? Millet verdi, milletim verdi. Milletimin verdiği kararladır ki 16 ayda biz ne olduk Türkiye’de? Yüzde 34,3 oy oranıyla Parlamentonun yüzde 63’ünü alarak o zaman iki parti Parlamentoya girdik Cumhuriyet Halk Partisi’yle beraber, Parlamentoda bulunduk, yani biz böyle bir partiyiz.
SUNUCU- İnce’nin bir diğer iddiası da efendim; Gülen’in usulüne uygun istenmediği yönünde. Öğrenebildiniz mi kimmiş acaba kendisini arayan Amerikalı?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ama şimdi Nazlı Hanım? İddia sahibi ben değilim ki, iddia sahibi İnce. İnce, yine soruyorum; yine dürüstse, yine namusluysa bunu nereye vermesi lazım? Gitsin bunu MİT’e versin. Nereye vermesi lazım? Adalet Bakanlığına versin. En sonunda işte şöyleydi-böyleydi filan, ben Adalet Bakanımıza dedim ki; tamam, sana kimi gönderiyor, göndersin sana, iki tane milletvekiliyle, iki tane avukatını göndereceğini söylüyor, göndersin dedim, kabul et. Ve sen de görevlendir birkaç arkadaşımızı, beraberce bunlara bu dosyaları, iddianameleri vesaireyi incelesinler. Geldiler veya gelecekler. Ya ben böyle yaparım siyaseti. Kalkıp da ön kesmem. Dürüstsen şimdi oraya gelecekler görecekler. Biz 85 koliyi Amerika’nın Adalet Bakanlığına teslim ettik. Bunların içinde iddianameler var, verilmiş kararlar var, tabii ki gazete kupürleri de var.
SUNUCU- Neler gönderildiğine bakacaklardı zaten…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Hepsi orada.
SUNUCU- Evet, Adalet Bakanlığına gelip…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ama sen CHP’nin bir milletvekili olarak senin işin gücün zaman zaman Parlamentodaki kürsüden gazete kupürleri veya gazeteleri sallamaktı.
SUNUCU- İnce’yle aslında buluştunuz, biraraya geldiniz. Merak ediyorum, ilk intibaınız neydi kendisiyle ilgili? Hali, tavrı, kişiliği?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Vallahi ben şimdi partide ziyaretimize geldiği zaman hani böyle bir meydan süreci işleyeceğine ihtimal vermiyordum, ama şimdi baktım şirazesinden çıktı.
SUNUCU- Üslubu sert mi buluyorsunuz efendim?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bay Kemal onunla ilgili biliyorsunuz; bizim cumhurbaşkanı adayımız şöyle yumuşak olacak, şöyle kibar olacak bilmem ne diyordu falan ama, daha baştan ne kibarlık kaldı, ne bir şey kaldı. Fakat hiç önemli değil, biz siyasetin bu ülkede bugüne kadar nasıl yapıldığını bilenlerdeniz, biz de karşımızdakilerin anladığı dilden konuşuruz.
SUNUCU- Saadet Partisi sizce neden bu kadar sert bir muhalefet yapıyor?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Nazlı Hanım, hiç girmeyelim buna be.
SUNUCU- Zamanında çünkü Milli Görüş’te…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Kabul ediyorum da, hiç…
SUNUCU- Aksakallılar-gençler, gelenekçi-yenilikçi, bu kadar birlikte aynı çok benzer tabanlarda görev yaptınız ve şu anda sizin davetinize icabet etmedi, karşı ittifakta yer alıyor, kırgın mısınız deyin en azından?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yok, niye kırgın olayım ki, onların kilosu belli zaten, hiç bunu konuşmamıza da gerek yok, zamanımızı da almasın, çünkü başka konuşacağımız şeyler vardır.
SUNUCU- Peki, o zaman cumhur ittifaktaki ortağınıza dönmek istiyorum. Sistemin tıkandığı bütün kritik anlarda aslında Bahçeli özel bir rol oynadı; hem size destek verdi, hem sistemi açtı. Baktığımızda referandum, erken seçim, 15 Temmuz’un ardından da neredeyse 2 yıldır önemli bir siyasi anlayış ve rol birlikteliğiniz var. Aranızda zamanında sert polemikler yaşansa da. MHP tarafından bu desteğin bu kadar uzun süreceğini düşünüyor muydunuz?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şu anda biz tabii bunun daha uzun bir yolculuk olmasını diliyoruz. Yani daha işin başındayız. Güzel bir süreç şu anda işliyor.
SUNUCU- 24 Haziran sonrası nasıl devam eder bu ortaklık?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bunların ondan sonra da devamı bizim temennimizdir ve çok iyi kenetlenmemiz lazım. Yani MHP’nin bize, bizim MHP’ye ihtiyacımız var. Ve buradaki dayanışmamızın getirisi Türkiye Cumhuriyeti’nedir, Türk milletinedir. Bunu başarıyla bizim sürdürmemiz lazım. Eğer basit bir kırılma noktasında Allah göstermesin bir yanlış olursa, burada ülkemiz kaybeder, milletimiz kaybeder. Dolayısıyla bizim buradaki bu ittifakın içerisinde malum AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi olarak üç parti varız, ama biz tabii olayı bir cumhur mantığında ne yaptık? Tekil hale getirdik, adını da cumhur ittifakı koyduk.
SUNUCU- İlk bizim yayında bana telaffuz etmişti cumhur ittifakını, öyle açıkladı, sonra siz de benimsemiştiniz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi bu cumhur ittifakını bizim güçlü bir şekilde güçlendirerek sürdürmemiz lazım.
SUNUCU- Mesela MHP’li bakanları görür müyüz bakanlar kurulunda veya başkan yardımcıları arasında MHP’li isimleri?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Dedik ya, Meclis’ten oraya bir gelme olacak mı-olmayacak mı, onu Meclis aritmetiği belirleyecek. Şu anda böyle bir şey söz konusu değil. Belki tamamı dışarıdan oluşacak bir kabine olabilir. Ama sayı buna elveriyorsa, o zaman Parlamento içinden de buraya bazı arkadaşları bakan olarak almak mümkün olacaktır. Bütün mesele şimdi bizim Parlamentoyu güçlü kılmamız, orada iyi bir sayıya ulaşmamız. Orada iyi bir sayıya ulaşmamız halinde tabii ki oradan AK Partili arkadaşlarımız da, MHP’li arkadaşlarımız da böyle bir kabinenin içerisinde yer alabilirler.
SUNUCU- Sayın Devlet Bahçeli son haftayı veya son iki haftayı İstanbul ve Ankara’ya ayıracağını söyledi. Sanıyorum siz de son haftada İstanbul’da olacaksınız. Ortak miting için belirli bir tarih belirlediniz mi?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şu anda henüz arkadaşlarımız görüşüyorlar, ama MHP ortak mitinge zannediyorum pek sıcak bakmıyor. Eğer sıcak bakarsa memnuniyetle ortak miting yapabiliriz. Ama aksi takdirde ben tabii İstanbul benim geçmişten bu yana hep seçim bölgem oldu, burada tabii Belediye Başkanlığım var, o benim için çok çok önemli. Aynı zamanda Ankara’da ilçe mitingleri yapacağım, oraları dolaşacağım. Tabii aynı şekilde Sayın Başbakanım Binali Beyin İzmir’de ağırlıklı bir çalışması onun da olacak. Bütün bunlarla beraber istiyoruz ki gidilmedik yer bırakmayalım, ortaya çok iyi bir performans koyalım ve bu performansla da seçimi inşallah başarılı bir şekilde neticelendirelim.
SUNUCU- Şimdi Meclis aritmetiği çok önemli dedik, ama çözüm süreci, hendek operasyonları, bazı belediyelere, HDP’li belediyelere kayyum atanması, pek çok olay yaşandı. Bölgedeki muhafazakar Kürt seçmenin AK Parti’ye olan bağlılığı, sadakati ne durumda, bu konuda bir araştırmanız, bir anketiniz veya…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Burada hiçbir endişem yok, hiçbir sıkıntı yok. Çünkü ben Kürt kardeşlerimin, Türk kardeşlerimin temsilcisi olduğum kadar Kürt kardeşlerimin de temsilcisiyim. Onların haklarını bugüne kadar HDP’nin savunmadığı kadarıyla savundum. HDP’nin bölge ve Kürt vatandaşlarıma verdiği bir şey var mı? Ret, inkar, bütün bunları ortadan kaldıran kim? Bütün bu asimilasyonları ortadan kaldıran kim? Biz kaldırdık. Ve biz bunlara meydan okuduk. Ve onlar bunları ne yazık ki savunur durumdaydılar. Biz inkar politikalarına da, ret politikalarına da, bunların hepsine meydan okuduk ve bunları kaldırdık. Şimdi yeni bir adım tabii atıyoruz, nedir? Bölgenin fiziki noktada geldiği durumu herhalde benim Kürt kardeşlerim görüyor değil mi? Bütün oraları yakıp yıkmadı mı? O çukurları bunlar yapmadı mı? Şimdi mesela içeride olan kişi tutmuş cumhurbaşkanlığına aday oluyor. Hangi yüzle aday oluyorsun be, hangi yüzle? Ve CHP’nin başındaki, CHP’nin adayı kalkıyor onu gidiyor ziyaret ediyor. Ya bunların bu ülkeye vereceği bir şey yok.
SUNUCU- Evet, bugün Adıyaman’daki mitingde de sıkça bahsettiniz bu konuda.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Söyledim, vereceği bir şey yok. Kimi ziyaret etmeye gidiyorsun? Diyarbakır’da benim 53 tane Kürt kardeşimin ölümüne neden olan kişiyi mi ziyaret etmeye gidiyorsun? Orada Yasin Börü gibi yavrumuzu şehit eden kişiyi mi ziyaret etmeye gidiyorsun? Böyle bir mantık, böyle bir anlayış olur mu? İşte şu andaki cumhurbaşkanı adaylarının bizim dışımızda hepsinin söylediği tek söz var, nedir? Dışarı çıkıp…
SUNUCU- Cezaevinden çıkmalı…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Çıkmalı ve dışarıda faaliyetini sürdürmeli. Ya bunların millilik, yerlilik, adalet anlayışı bu. Demokrasi bu değil, siyaset bu değil. Bu ülkeyi yakıp yıkacak, ondan sonra buna; çık, faaliyetini de istediğin gibi sürdür diyeceksin, böyle bir şey olamaz ya. Ben bu noktada adaletin bir an önce tecellisiyle adaletin bunlara gereken dersi vereceğine de inanıyorum. Bu kadar bu iş kolay değil. Ben şahsen Diyarbakır’daki o 53 vatandaşımın ölme olayını hala hazmedemiyorum. Ve ben bunu benim Kürt kardeşlerimin de hazmetmediğine kesinlikle inanıyorum. Bir defa burada yollar ciddi manada ayrılıyor. İnanıyorum ki bu seçimlerde oyunu adil bir şekilde, demokratik bir şekilde, hak ve özgürlüklere saygısı olan Kürt kardeşlerim de bunlara, sandıkta HDP’ye gereken dersi verecektir.
SUNUCU- Bu arada çok önemli bir aritmetik de var tabii, 70 milletvekili kadar eğer baraj altında kalma durumunda.
Şimdi terör örgütleriyle müdahalede her zaman elbette polisimizin, askerimizin yanındayız, sık sık bölgeye gidiyorum. Bir gözlemimi de paylaşmak istiyorum sizinle; gerçekten terörle mücadelede İHA ve SİHA’ların üstün bir başarısı var. Öncelikle kısa bir bandımız var, dilerseniz o bandı bir izleyelim, savunma sanayiyle bir-iki sorum olacak, ardından devam edeceğiz.
(VTR Gösterildi)
SUNUCU- Sayın Cumhurbaşkanı, savunma sanayi artık yerli ve milli diyebilir miyiz? Evet, bantta izledik. Şimdi F35’lerde biliyoruz kriz çıktı, parayla bile bize silah vermiyorlar, ama biliyorsunuz YPG’ye bağışta bulunuyorlar. Bu konuda biz kendi İHA’larımıza ve SİHA’larımıza baktığımızda yerli ve milli diyebilir miyiz artık tamamen?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi yüzde 100 diyemeyiz. Ama yüzde 20’den yüzde 65’e çıktı, böyle bir durumumuz var. Tabii bizim hedefimiz burada savunma sanayinde ihtiyacımız olan her silah ve mühimmatı üretir hale gelmek.
SUNUCU- Milli savaş jetimizi de…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şu anda yürüyor. Hemen size buradan gösterebilirim. Şu gördüğünüz insansız jetimiz, savaş jeti, insansız.
SUNUCU- Ne aşamada Sayın Cumhurbaşkanı?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yılsonu veya önümüzdeki yılbaşı gibi, bakayım burada…
SUNUCU- 2020 gibi yazıyor.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- 2020 akıncı taarruz insansız hava aracı, şimdi bunu biz yapıyoruz. Ve bunun yanında tabii silahsız insansız hava aracı SİHA, dünyada ilk 6 ülkeden biriyiz, burada da çok iyi gidiyoruz. Ve milli akıllı bombalar üretir hale geldik, bu da bizim için çok çok önemli. Vermiyorlar bize.
SUNUCU- F35’leri de alamadık, Amerika’yla kriz büyüdü, ayak diriyor.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabii, stratejik ortaklarımız, şunlar-bunlar falan hikaye, vermiyorlar. Hep bizi oyaladılar, hep aldattılar, vermediler.
SUNUCU- YPG’ye silahlar çok gitti.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- YPG’ye 5 bin tır silah gönderdiler, mühimmat gönderdiler. Ben bunu Sayın Trump’a söyledim, nasıl olur dedi. Aldı beni sağır bir odaya götürdü, sağır odada generallerini çağırdı. Ben dedi, işte ekonomiyi bu kadar düzeltmeye çalışıyorum, şudur-budur falan, peki bu ne dedi. O zaman 1250 tır gelmişti. Ne dediler biliyor musunuz? Dediler ki; biz bunların hepsinin seri numaralarını alıyoruz, savaş bittikten sonra biz bunları toplayacağız. Kendilerine dedim ki; Irak harekatında da, o zaman Bush vardı, aynı şeyi bana Bush söyledi dedim. Ama daha sonra ne yazık ki Amerika’nın bütün bu silah ve mühimmatı Kuzey Irak’ta kaldı. Hatta bunların bir kısmını da biz aldık, PKK7’nın elinde kaldı bu silahlar, biz onlardan aldık.
SUNUCU- F35’leri alabilecek miyiz?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi F35’ler noktasında biz paramızı ödüyoruz, şu anda testler yapılıyor, pilotlarımız orada. Biz şu anda sözleşmemize sadığız.
SUNUCU- Alamazsak nasıl bir yanıt düşünüyoruz veya nasıl bir hamle?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi uluslararası bir hukuk var, uluslararası hukukun gereği neyse biz de o hukuk mekanizmasını tabii ki çalıştırırız. Ama yani şimdi Amerika vermedi diye biz bunu bir başka yerden daha başka, daha gelişmişini veya farklısını elde edemeyiz diye bir şey yok. Artık dünya değişti, alternatifler çok.
SUNUCU- Rusya’da Su uçakları vesaire.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Değişti, çok alternatifler var, bunların hangi ülkede ne olur filan, bunları konuşmamıza hiç gerek yok. Ama rahatız biz. Biz diyoruz ki; Amerika bizim stratejik ortağımız. Stratejik ortağımız olarak Amerika bize başka bir kapıyı çal dememesi lazım. Senato şöyle demiş-böyle demiş, bizi Senato falan ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren tek şey var, ben Amerika’nın Başkanıyla bunu görüştüm mü? Görüştüm. Heyetlerarası toplantımızda bunları konuştuk mu? Konuştuk. Eğer biz stratejik ortaksak, eğer model ortaksak, Amerika bize burada herhangi bir hukuki yanlış yapmamalı.
SUNUCU- Hakan Atilla davası var, Gülen’in hala korunuyor olması var.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Birçok. Mesela şimdi az önce şimdi siz açtınız, ben de konuşayım, FETÖ meselesi. FETÖ meselesinde ne yazık ki Amerika bize verilen sözü yerine getirmiyor. Nedir o? Bu adam yargıyla orada içeride tutulan birisi değil. Rahatlıkla hemen anında deport edebilir. Ama Brunson yargıyla şu anda tutuklu, yargı kararıyla, arada böyle bir farklılık var. Şimdi bizden istiyor. Tamam da, ya yargı kararı var, yargı kararıyla bu içeride ve şu anda mahkeme süreci devam ediyor. Ama sen FETÖ’yü hiç böyle bir yargı süreci yok, herhangi bir şeysi yok, ben sizden deport edin bunu diyorum, gönderin bize, verin, siz bize vermiyorsunuz. Ha o zaman ben diyorum ki; acaba Türkiye’deki 15 Temmuz’un arkasında hangi karanlık eller var?
SUNUCU- ABD sözünü tutmadı dediniz, ne söz vermişti bu konuyla ilgili, Gülen’le ilgili?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ta Obama döneminde…
SUNUCU- O dönemden, tamam.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- O dönemde, ama Trump döneminde de biz bu konuyla ilgili bir yumuşak süreci bunlardan dinledik, yani elimizden geleni yapacağız vesaire falan. Bunlar ne yazık ki dendi, ama bu sözler tabii yerine getirilmedi.
SUNUCU- Bir öte yanda da Rusya var, Rusya lideri Putin’le bir dostluğunuz var. Stratejik ilişkiler, işbirlikleri, olumlu yönde adımları görüyoruz. Siz Putin’le olan dostluğunuzu nasıl anlatırsınız, ne noktaya koyarsınız?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Biz tabii Trump’la da bu süreç içerisinde çok umutluydum, hala umudumu korumak istiyorum, koruyorum. Fakat Putin’le olan süreçte bu FETÖ’cülerin biliyorsunuz bir uçak krizi olayı bize yaşattılar, fakat buna rağmen biz çabuk toparladık ve bizim bir de stratejik birbirimize bağımlılığımız var. Nedir o? İşte yılda biz 30 milyar metreküp petrol, doğalgaz Rusya’dan alıyoruz. Ve bütün bunların yanında tabii şimdi attığımız bu S-400’ler olayı çok önemli bir adım. Ve S-400’ler adımını da atarken burada Rusya’nın yaklaşımı çok önemli. Nedir bu yaklaşım? Bir, kredi. Bize hemen hemen hiçbir ülkenin yapmadığı kolaylığı onlar yaptı, sağ olsun. Bir diğer adım, bir de bunların bize teslimatında bir farklılık ortaya koydular. Bir başka adım; ortak üretime geçebiliriz dediler. Şimdi böyle bir yaklaşımı gösteren ülkeye karşı tabii ki bizim yaklaşımımız da olumlu istikamette farklı olacaktır. Biz de şu anda gerçekten istenilen anda istenildiği şekliyle görüşebiliyoruz. Özel temsilcilerimiz vasıtasıyla vesaire bu görüşmeleri yapabiliyoruz. Ve bölgede de inşallah hele hele 24 Haziran’dan sonra Rusya-Türkiye ilişkileri çok daha olumlu istikamette gelişecektir diyorum.
SUNUCU- Sınır ötesi operasyonlardan vesaireden açılmışken, askerimizin, polisimizin sınır içi ve ötesi terörle mücadelesi devam ediyor. Yeni bir harekat söz konusu mu yine sınır ötesinde? Kuzey Irak’ta Türk askerinin konuşlandığını görüyoruz, belki Kandil’e veya herhangi başka bir yere?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Burada ihtiyaç duyulduğu anda affetmeyiz, kimseden de icazet almayız. Varsa bir sıkıntı anında oraya müdahalemizi yaparız. Bu ister Kuzey Suriye’de olsun, ister Kuzey Irak’ta olsun. Biz onlara da diyoruz, bak teröristlerle bizi karşı karşıya bırakmayın. Eğer teröristlerle bizi karşı karşıya bırakırsanız biz Sincar’a da müdahale ederiz, diğer tarafa da müdahale ederiz. Çünkü ülkemizin tehdit altında olmasına bizim artık tahammülümüz yok. Biz Odama döneminde eğer Zeytinlik operasyonlarını yapabilseydik, belki bugün Zeytin Dalı’na ihtiyaç kalmazdı. Ama biz Zeytinlik operasyonlarını Obama döneminde yapamadık, Obama bizi oyaladı. Biz mesela akıllı bomba diyorduk, tamam diyordu, ama akıllı bomba falan bize gelmedi; biz bunları yaşadık.
SUNUCU- O oyalanmayla geç kalındığını düşünüyorsunuz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabii, çok geç kalındı. Onun için de tabii en sonunda biz Zeytin Dalı’nın kararını verdik ve adımı attık.
SUNUCU- Geçtiğimiz hafta, hatta bu hafta bir açıklamanız oldu, ellerinde olsa Menderes gibi bizi de darağacına çıkaracaklar dediniz. Bu ifade çok tartışıldı efendim, neye istinaden, kime istinaden kurdunuz bu cümleyi?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- 15 Temmuz’un hedefleri arasında da bu var. Daha önce biliyorsunuz bizim MİT Müsteşarıyla attıkları bir adım vardı…
SUNUCU- İfadeye çağırma.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Evet. Mit Müsteşarıyla ilgili attıkları adımın arkasında da olay buydu. Yani eğer MİT Müsteşarımızı bunlar alabilseydiler, arkasından beni alacaklardı; biz bunların hepsini dinlemelerden, şuradan-buradan filan hep gördük. Ve o zaman tabii şu anda içeride olan bazıları bunları açık ettiler. 17-25 Aralık süreci bunun en önemli adımı ve şu an bunlar hep kaçak. Bu FETÖ’cü yargı mensupları…
SUNUCU- Ama MİT bir yandan yurt dışı operasyonlarına devam ediyor.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Devam ediyor. İşte yakaladıklarını toparlayıp geliyor.
SUNUCU- Yeni isimler olabilir mi bugünlerde, yeni sürpriz isimlerin Türkiye’ye geleceği?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Çıkabilir, tabii çıkabilir.
SUNUCU- Baktığımızda emniyet içerisinde, askeriye içerisinde FETÖ temizliğini ne ölçüde tamamlandı? Yani artık diri bir örgüt yok orada ve ne ölçüde temizlendi diyebiliriz?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ciddi oranda bir temizlik oldu. Bitti mi derseniz, hayır bitmedi.
SUNUCU- Tehlike hala devam ediyor mu?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Devam ediyor ve biz de bütün hassasiyetimizle bunların üzerine üzerine gidiyoruz. Herhalde her gün duyuyorsunuz, işte şu ilde şu kadar imam, şu ilde şu kadar bilmem ne filan…
SUNUCU- Evet, operasyonlar bütün illerde sürüyor.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Operasyonlar devam ediyor. Çünkü bunlar adeta metastaz yapmış, yani her yere sızmışlar. Ve tabii içeriye girenlerin de süre içerisinde hep itirafları var. Bakıyorsunuz diyorlar ki şurada şu var, bizi şu yönlendirdi, şu istikamet verdi. Bazılarının kendi akrabaları içerisinde, kardeşleri içerisinde bu tür şeyler ortaya çıkıyor.
SUNUCU- Bazen aileden haberdar bile olmuyorlar, olabiliyor, çıkabiliyor.
Efendim, üçüncü havalimanı çok konuşuluyor. Öncelikle Türkiye ne kazanacak? Yakında açılıyor, aklınızda bir isim var mı üçüncü havalimanı için. Galiba var ama, söylemesem mi-söylemesem mi diyorsunuz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Sen bir isim verir misin?
SUNUCU- Yok, estağfurullah, belki kamuoyu, halk hep birlikte bu noktada bir anket düzenleyebilirsiniz veya…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Olabilir, onun için sabırlı olmakta fayda var. Şöyle bir mesafe alalım…
SUNUCU- Aklınızda düşündüğünüz…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Teklifler geliyor vesaire.
SUNUCU- Atatürk Havalimanı şeklinde tutulabilir.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi Atatürk Havalimanı olarak görüyorsunuz, zaten Atatürk Havalimanı İstanbul’da vardı, birçok yerde de zaten var. Şimdi olmayanı buraya vermek herhalde çok daha isabetli olur ve yeni yeni bazı isimlerle temayüz etmekte de fayda var. Bu noktada…
SUNUCU- Ne gibi isimler.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Sabırlı olmakta yine ben fayda var diye düşünüyorum. Çünkü biz her işimizi istişareyle yaparız ve istişare bizim en önemli metodumuzdur.
SUNUCU- Burada belki millete danışılacak mı, halka danışılacak mı?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Millete danışılabilir veya bizim üst düzey bir istişare kurulu oluştururuz, orada bu işin istişaresini yaparız. İlla her şeyde kamuoyuna, yani millete gitmek her konuda doğru olmayabilir. Çünkü bu parti rastgele bir siyasi parti değil, üst düzey istişari kurulları var, bu kurullarda bunları olgunlaştırıp adımını da atabilir.
SUNUCU- Köprüler ve Avrasya Tüneli için dolar üzerinden verilen devlet garantisi çok eleştiriliyor Sayın Cumhurbaşkanı. Geçsen de-geçmesen de vatandaş köprü parasını ödüyor eleştirisi yapılıyor, sizce haklılık payı var mı bu eleştirilerin?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Hangisinde?
SUNUCU- Hem köprülerde, hem de Avrasya Tünelinde vatandaş geçse de-geçmese de belirli bir teminat verildi ve her şekilde ödenecek bu deniyor. Ve döviz üzerinden, dolar üzerinden verilen devlet garantisi de çok eleştiriliyor, sizce haklılık payı var mı?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bence bu işin bir defa kim söylüyorsa, eleştiriyi kim yapıyorsa bu işlerden anlamıyor. Bütün bunların hesabını biz dört dörtlük yaptık. Yani dolardı, TL’ydi, bu konuda bizim bir sıkıntımız yok. Ve şu anda bizim attığımız bu adımlarla biz buralardan geçen araçların akaryakıt yakışına, eğer elektrikli enerjiyle çalışıyorsa o araçlar onlara varıncaya kadar hepsinin hesabı yapıldı ve buna göre de bu adımlar atıldı, atılıyor. Şimdi bunu konuşanların hiçbiri BOT nedir, kamu-özel ortaklığı nedir, bunlar bunu bilmiyor. Bunu bunlar bilmediği halde konuşuyorlar. Dedim ya demin, bekara karı boşamak kolay. Hiç haberleri yok. İşte ne diyor? Üçüncü köprüyü Erdoğan yaptı, dördüncüyü de diyor İnce yapar. Ya senin dikili ağacın var mı bugüne kadar bir yerde, neyi yapıyorsun? Daha BOT ne? Zannediyor ki milli bütçeden yapılır. Milli bütçeden yapmadık biz bunları? Tam aksine bu dediğim sistemlerle yaptık. Ve bu kamu özel ortaklığıyla yaptığımız yatırımlarda da dünyada Türkiye örnektir. Yap-işlet-devret’le yaptıklarımızda Türkiye dünyada örnektir, ama bunlar bunu bilmiyor. İkide bir konuştukları şey, bütçede para yok, neyle yapacak? Biz şu hastaneleri milli bütçeden mi yaptık? Bakın şu anda 30 büyükşehrin tamamında bunları yapacağız, ama biz bunları milli bütçeden yapmıyoruz. Eğer zaten milli bütçeden yapmaya kalksaydık bunları başaramazdık. Ama bütün bunları biz kaynakları çeşitlendirerek yaptık. Kaynak çeşitlendirmesi nedir, bunu bunlar bilmez. Ama biz bu işi başardık. Havalimanları, 25 havalimanına biz biliyorsunuz bir o kadar daha ilave ettik, bunların da çoğunu yine aynı şekilde kamu-özel ortaklığıyla yaptık. Milli bütçeden yapmadık. Şu anda onlara belli bir süre veriyoruz, diyelim ki 10 sene, 15 sene, belki 20 sene. Yapacağımız ihaleyle bağlantılı o. O kadar süre o işletiyor, işlettikten sonra da ne yapıyor? Tekrar devlete burayı teslim ediyor. Ya biz bunları yaptık, bunları geliştirdik, bunun bunlardan haberi yok. Ve şimdi yeni birçok hamlelerde, mesela Kanal İstanbul, ne diyor Kanal İstanbul’u yaptırmam diyor.
SUNUCU- İptal edeceğim o projeyi dedi Muharrem İnce eğer Cumhurbaşkanı olursam.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Gördün mü? Şimdi yani sen Kanal İstanbul gibi bir projeyi iptal edeceğim diyorsan, senin bu ülkede hizmet aşkın diye bir şey yok, böyle bir derdin de yok. Ama bizim bu ülkede böyle bir derdimiz var. Biz bu Kanal İstanbul’u bir defa istesen de-istemesen de yapacağız. Ve şu anda bu görüntü, şimdi bu görüntü Kanal İstanbul. Şimdi bu Kanal İstanbul’la, işte biz yaklaşık 45 kilometre uzunluğunda olan bu Kanal İstanbul’da her iki tarafında da gayet güzel iki şehir kuracağız. Ve bu aynı zamanda İstanbul’un yoğunluğunu buralara çekme olayıdır.
Şimdi şu güzelliği görüyor musun? Köprüler, her iki tarafta geçişler, vesaire. Bambaşka bir kanal oluyor ve dünyadaki mevcut işte Süveyş’ti, Panama’ydı, inşallah onları da geçecek bu, güzelliğiyle, her şeyiyle geçecek. Ve bu tabii 10 milyar avronun üzerinde bir yatırım gerektirecek. Ama bu bizden çıkmayacak.
SUNUCU- Bu para nasıl temin edilecek?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bu ihaleyi kim alırsa onda kalacak ve bu ihaleyi alan bunu belli bir süre işletecek. Belki bu 10 sene olacak, belki 15 sene olacak. Ne olacak, 10 sene, 15 sene çalıştırsın ve oradan elde ettiği gelirle de böylece Kanal İstanbul kendi kendini finanse etmiş olacak.
SUNUCU- Millet bahçelerinin tamamlanması için bir zaman öngörüyor musunuz?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Millet bahçelerine işte başlıyoruz. Şimdi mesela İstanbul millet bahçesi, bunu da bir getirebilirsek iyi olur.
SUNUCU- Onların görüntüleri var zaten, yönetmen arkadaşımız…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi millet bahçesinin özelliği şu: Şimdi 29 Ekim’de biz yeni havalimanımızı açıyoruz.
SUNUCU- 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında planladınız, şaşma olmayacak.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şaşma olmayacak. İnşallah ben 29 Ekim’den önce zaten oraya ineceğim ve orada bir televizyon programı yapacağım. Fakat şimdi burada önemli olan şey şu: Bakınız bu millet bahçelerinde özellikle şu gördüğünüz yer Atatürk Havalimanı ve şu alan yaklaşık 13 bin dönüm. Ve dünyanın 1 numarası olacak. Bu Central Park’tan büyük, onun 3,5 katı olacak. Hyde Park’ın zaten 4 katı falan, hatta 5 katı büyüklüğünde olacak. Şimdi düşünebiliyor musunuz, İstanbul’a böyle bir, ki daha henüz ham bu, üzerinde bunun çalışılıyor, bunu daha da geliştireceğiz. Ama derdim şu: 29 Ekim biz o öbür tarafı açıyoruz, yılda 90 milyon yolcunun gidip geleceği bir havalimanı oluyor ve 2023’te bu sayı 150 milyona çıkıyor. Diyorlar ki, biz buna karşıyız; düşünebiliyor musunuz? Ne diyor Kılıçdaroğlu? Sabiha Gökçen niye yapıldı diyor. Ya ben yapmadım Sabiha Gökçen’i, bizden öncekiler yaptı. Bizden öncekiler yaptı, ama kötü mü oldu? Biz aldık, onlar işletemedi, biz geldik işlettik. Bırak işletmeyi, Sabiha Gökçen yetmedi. Yetmedi, biz oraya şimdi yeni terminal binaları yaptık ve şimdi bir de yeni pist yapıyoruz. Bunların dikili ağacı yok, bu CHP zihniyeti budur, bunlar anlamazlar. Bunlar yeni bir şeyler yapalım da bu ülke ayağa kalksın; böyle bir dertleri yok. İşte şimdi Sabiha Gökçen Anadolu Yakasında, öbür tarafta da 3’üncü havalimanımız ve bunlarla beraber biz dünyaya cevap vereceğiz ve 2023’te bir numaralı havalimanı bizim 3’üncü havalimanı olacak, şimdi de ilk 3’ün içinde olacak.
Ve millet bahçeleriyle de biz tabi sadece millet bahçeleriyle kalkıp da İstanbul’a bu işi yapmayacağız, millet bahçeleriyle biz İstanbul’da; bir, Atatürk Havalimanı, Başakşehir, Maslak, Pendik, Bakırköy, bunun dışında Ankara’da mevcut Atatürk Kültür Merkezi…
SUNUCU- Bunlar bahçe olacak yerler saydığınız.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi tabi, onları sayıyorum.
Ankara’da mevcut Atatürk Kültür Merkezi anını buna dönüştüreceğiz, İzmir’de aynı şekildi. Eskişehir stadı, yeni stat yaptık biliyorsunuz, eski stadın yerinde millet bahçesine dönüştürüyoruz. Bursa’da yine eski stadı şimdi yine millet bahçesine dönüştürüyoruz. Trabzon’da Hüseyin Avni Aker’i aynı şekilde…
SUNUCU- Statları bahçe yapıyorsunuz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Eski statları. Yani yenisini yaptık, dolayısıyla yenilerinin yapılmasıyla eskilerini millet bahçesine dönüştürüyoruz, nerede yaptıysak hepsini.
SUNUCU- Siyaseti bitirmeden, vaktimiz de daralıyor ama, iki sorum var.
Bir, Avrupa Birliği’yle ilgili ciddi bir gerginlik süreci yaşadık, özellikle de referandum zamanına. Bundan sonra ilişkiler hangi noktada, şu anda hangi noktada ve nereye gider: birinci sorum bu.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şu anda biz Avrupa Birliği’ne karşı üzerimize düşen görevlerin hepsini harfiyen yerine getiriyoruz, fakat Avrupa Birliği kendine düşen görevleri yerine getirmiyor. Ve şu ana kadar 15 fasıl noktasında… Eskiden aç-kapa vardı, şimdi bunlar maalesef sadece aç, ama kapa yok. Şimdi tabi bunlar nereye kadar sürer bilemem. Ama biz iyi niyetli bu işi götüreceğiz ve iyi niyetle götürmek suretiyle de adımlarımızı atacağız.
Tabi Başbakanlığım döneminde Schröder Almanya Şansölyesi olduğu dönemde, Chirac Fransa’nın başında olduğu dönemde, onlar liderler zirvesine bizleri hep davet ederlerdi. Fakat Sarkozy ve Merkel göreve geldikten sonra, bunlar ne yazık ki bizleri davet etmez oldular. Tabi bu aslında tıkanıklığın ilk adımlarıydı. Niye böyle bir şeyi başlattılar anlamak mümkün değil. Peki, şimdi Sarkozy diye birisi kaldı mı? Yok, gitti. Merkel’in bu noktada bu işi Macron’la -ben Macron’a da bunu söyledim- toparlaması lazım. Eğer Türkiye’ye karşı bir iyi niyetleri varsa bunu çözmeleri lazım, aksi takdirde biz çözüm noktası arayacağız. Bu çözüm illa da Avrupa Birliği’nde olur diye bir şey yok.
SUNUCU- Nasıl bir çözüm noktası mesela?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Onu daha sonra açıklayalım. Çünkü biz Avrupa Birliği noktasında ne dediysek yaptık, ama onlar dediklerini vermediler.
SUNUCU- Almanya PKK’ya izin vermişti miting için, onlar da gerilimleri artırdı ama…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi şu anda bakın Avrupa birçok ülkesiyle oralarda bir seçim kampanyası sürecinde PKK’ya müsaade ediyorlar, HDP’ye müsaade ediyorlar, diğerlerinin ismini anmayayım, hepsine müsaade ediyorlar, ama AK Parti’ye, AK Parti’nin bakanlarına oralarda faaliyet gösterme müsaadesi vermiyorlar.
SUNUCU- Özellikle referandum sürecinde de sıkça tartışmalara sebep oldu.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Aynı şeyi gene yapıyorlar şimdi. Nasıl bir demokrasi bu? Yani PKK’ya göstere yapma müsaadesi veriyorsun, HDP’ye veriyorsun, Türkiye’den kaçmış olan teröristlere müsaade ediyorsun, ama AK Partiye müsaade etmiyorsun; kusura bakma.
SUNUCU- Her dönemde sorulur ya, bedelli askerlik için herhangi bir düşünceniz veya böyle bir niyetiniz var mı?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Seçim sonrası.
SUNUCU- Seçim sonrasında tartışılabilir mi, yoksa gelecek mi?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Seçim sonrası bunları tabi Genelkurmay, Milli Savunma oturacağız konuşacağız, gerçekten öyle bir şeyin olması uydur diyorlarsa hiç bu noktada tereddüdümüz olmaz, önünü açarız.
SUNUCU- Efendim, siz koyu bir Fenerbahçe taraftarısınız, malum bu hafta sonu çok kritik bir seçim var, belki buradan bir mesajınız olacak mı başkan adaylarına ve taraftara?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yani beni şimdi köşeye mi yatırmak istiyorsunuz?
SUNUCU- Estağfurullah. Fenerbahçeli olduğunuzu da biliyoruz, bu noktada belki bir mesaj vermek istersiniz.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi tabi en ideali alışılmış olan şey hayırlı olsun demektir. Yani gönlüm bu noktada ideal bir yönetimin işbaşına gelmesidir. Ama burada tabi tecrübe her zaman çok çok önemli. Temenni ederim ki, inşallah bu kongreyle birlikte Fenerbahçe yeni bir sürece çok daha diri, çok daha güçlü, ama tecrübenin de hakim olduğu bir yapıyla devam eder.
SUNUCU- Yoğun bir temponuz var efendim, sahurlar, iftarlar, bu gece de bir sürpriziniz var anladığım kadarıyla, ne olduğunu söylemiyorsunuz, sürpriz olarak kalsın dediniz ama, mitingler, devlet işleri, elbette geride kalan 16 yıl, öncelikle yorgun musunuz ve nasıl koruyorsunuz hem sağlınızı, hem enerjinizi?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Yorgun değilim dersem inanacak mısın?
SUNUCU- Yani yorgun değilim dediniz yayına başlamadan önce. Gerçekten yorgun değil misiniz?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Değilim tabi. Yorgun olsam zaten bırakırım bu işi, ama yorgun değilim ve çalıştıkça, dedim ya, Neşet Ertaş’ın güzel bir sözü var, aşkınan koşan yorulmaz. Şimdi biz aşkınan koşuyoruz, yorulmayız.
SUNUCU- Peki bunun yarattığı bir stres vardır, bunu nasıl atıyorsunuz? Yani müzik mi dinler siyaset Recep Tayyip Erdoğan, spor mu yapar?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Sporu şu seçim süreci içerisinde pek yapamadım, ama seçim sürecinin dışında haftada 3 gün bir defa sporum var, bunu yapıyorum.
SUNUCU- Ne yapıyorsunuz efendim?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Daha çok tabi kış mevsiminde aletli, onlarla yapıyorum, ama yaz mevsimine girince açık sahada arkadaşlarımla beraber futbol, basket, bunları beraberce yapıyorum ve o tabi ayrıca bir bize enerji, dinçlik veriyor. İyi de bu noktada ekibim var, ekibimle beraber bu işi yürütüyoruz.
SUNUCU- Torunlara vesaire vakit kalıyor mu?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Kalmaz olur mu?
SUNUCU- Öyle mi?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi canım. Onlar bizim ayrı bir dinamizmimiz.
SUNUCU- Hani gelenek olmasa da şöyle bir adet vardır, hep eskiden cüzdanlarda eşlerin, torunların, çocukların fotoğrafları saklanırdı. Gerçi artık hafızası yüksek bu akıllı telefonlar o misyonu üstleniyor ama. Sizin var mı efendim yanınızda? Emine Hanımın resmi var mıdır yanınızda veya torunların?
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Var, torunların da var. Ve ayrıca da ofisimde, çalışma yerimde masamın üstünde 6 torunumun da orada resimleri var masamın üstünde. Tabi ki telefonumda da yani eşimdi, annemdi, torunlarımdı, kızlarım, hepsinin fotoğraflar dosyasına girdiğimde orada hepsinin resimleri var.
SUNUCU- Çok çok teşekkür ediyoruz…
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bitti mi?
SUNUCU- Evet, bitti.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Çabuk bitti ya.
SUNUCU- 1,5 saattir yayındayız efendim.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- 1,5 saat oldu yani.
SUNUCU- 1,5 saat oldu.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Ben o buradan o zaman ekranları başında bizi izleyen tüm milletime en kalbi duygularla selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum.
Ve diyorum ki, bizi izlemeye devam etsinler, ama 24 Haziran’dan sonra da bize durmak yok, yola devam ederlerse memnun olurum.
SUNUCU- Biz de size teşekkür ediyoruz Star televizyonuna, NTV’ye konuk olduğunuz için, Seçim Özel programının ilk konuğu olduğunuz için.
Teşekkür ediyoruz Sayın Cumhurbaşkanı, çok mersi.
Programımızın sonuna geldik, Pazartesi günü tekrar ekranda görüşmek dileğiyle hoşça kalın efendim.