Cumhurbaskani Erdogan’in Sirbistan Is Forumunda Is Dünyasi Temsilcilerine yaptigi konusma
Sayın Cumhurbaşkanı, değerli dostum, saygıdeğer bakanlar, iş dünyasının kıymetli temsilcileri, çok değerli dostlar; sizleri en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Değerli dostum Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç ile birlikte sizlerle biraraya gelmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Bir kez de sizlerin huzurunuzda Sayın Vuçiç’e ve beraberindeki heyet üyelerine ülkemize hoş geldiniz diyorum.
Toplantımızın her iki ülke için yeni işbirliklerine, yeni projelere, yeni yatırımlara kapı aralamasını temenni ediyorum.
Bu organizasyona öncülük eden Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu mensuplarına da özellikle teşekkürlerimi sunuyorum.
Sırbistan bizim için dost, Balkanlar’da barış ve istikrar için ise kilit ülkedir. İkili ilişkilerimizi her alanda geliştirmek, çok daha ileriye taşımak noktasında her iki ülkede de çok güçlü bir irade mevcuttur. Cumhurbaşkanı Sayın Vuçiç’in Türkiye ziyaretini işte bu iradenin anlamlı bir nişanesi olarak görüyorum. İnşallah yarın yapacağımız Türkiye-Sırbistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin ilk toplantısıyla işbirliğimizdeki ivmeyi daha da artıracağız. Konsey mekanizması sayesinde düzenli olarak gündemimizdeki konuları ilgili muhataplarıyla ele alacak, karara bağlayacak ve aldığımız kararların sonuçlarını da değerlendirme fırsatını yakalayacağız.
Tabii burada bir noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum; bir yerde niyet varsa, inanç varsa imkân da muhakkak bulunur. Türkiye ile Sırbistan arasında her alanda ikili münasebetlerin ilerletilmesi noktasında, bilhassa da liderler düzeyinde gerçekten güçlü bir irade var. Son dönemdeki başarılarımız işte bu güçlü iradenin birer yansımasını oluşturuyor. Elbette geldiğimiz seviye asla yeterli değil. İki ülke olarak işbirliğimizi daha da derinleştirmek, çeşitlendirmek, yeni alanlara teşmil etmek istiyoruz. Nitekim bu çabalarımızın meyvelerini yavaş yavaş toplamaya başladık. Geçen yıl ikili ticaret hacmimiz ilk defa 1 milyar doların üzerine çıktı. İnşallah bu rakamı kısa vadede 2 milyar dolara, daha sonra da 3 milyar dolar seviyesine taşımayı hedefliyoruz. Bu hedefi yakalayabilmemiz için hepimize, bilhassa da siz işadamlarımıza önemli görevli düşüyor. Balkanlar’ın tam merkezindeki stratejik konumuyla, uygun iş ortamıyla Sırbistan bugün yatırımcılarımız için büyük fırsatlar sunuyor. Az önce değerli dostum Vuçiç’in davetini, açıklamalarını dinlediniz. Her konuda, herhangi bir sıkıntı anında yanınızdayım, sizlere destek olmaya hazırım demek suretiyle bütün yolda ne kadar taş-toprak varsa hepsini kaldırmaya hazır olduğunu söyledi; bu önemli bir irade. Bu iradeyi de en güzel şekilde bence işadamlarının değerlendirmesinde fayda var diye düşünüyorum. Türk şirketlerinin istihdam oluşturan yatırımları her geçen gün katlanarak artıyor. Ayrıca bankacılık sektöründe de Halkbank Sırbistan’da gurur verici işlere imza atıyor. Geçen yılki ziyaretimiz sırasında Halkbank’ın Sırbistan’da sermaye artırımına gideceğinin sözünü vermiştik, hamdolsun bu sözümüzü hayata geçirmeye başladık. 40 milyon avroluk sermaye artışının ilk 20 milyon avroluk bölümü Şubat ayında gerçekleşti. Kalan 20 milyon avroluk sermaye artışı da inşallah önümüzdeki aylarda gerçekleşecek. Böylece Halkbank, Sırbistan’da 90 milyon avroluk sermaye ve 400 milyon avrodan fazla büyüklüğe ulaşacaktır. Bu kritik adım Sırbistan’da yatırım yapmak isteyen firmalarımızın işlerini kolaylaştıracağı gibi, ayrıca bir güven ortamını da hazırlayacaktır. Şüphesiz bütün bu başarı hikâyelerinin yazılmasında kıymetli dostum Vuçiç’in katkılarını memnuniyetle ifade etmem gerekir.
Sayın Cumhurbaşkanı, firmalarımıza destek olmanın yanında onların sorunları, sıkıntılarıyla da çok yakından ilgileniyor. Ülkem ve işadamlarımız adına ben kendisine bir defa en kalbi şükranlarımı sunuyorum. İnşallah bu güçlü desteğin önümüzdeki süreçte artarak devam edeceğine inanıyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı, değerli işadamları; Türkiye son 16 yıldır süren siyasi istikrar ve güven ortamıyla devamlı büyüyen bir ülkedir. 2003-2017 yılları arasında ortalama yüzde 5,8 büyüme oranını elde ettik. Geçtiğimiz yıl yüzde 7,4 büyüme oranıyla G-20 ülkeleri arasında birinci, OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldık. Bugün Türkiye gayrisafi milli hasıla bakımından dünyanın 17, satın alma paritesine göre 13. büyük ekonomisidir. Milli gelirimizi dört kata yakın bir artışla 236 milyar dolardan 860 milyar dolara çıkardık. Türkiye’ye son 16 yılda 195 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye girişi oldu. 2002’de 36 milyar dolardan aldığımız ihracatı, geçen sene 157 milyar doların üzerine çıkardık. İhracatımız Nisan sonu itibariyle yıllık 160 milyar doların üzerine çıkmış vaziyette. Cumhuriyetimiz 100. yılı hedefimiz, bu rakamı 500 milyar dolara ulaştırmaktır.
Bu yıl kamu ve özel sektör yatırımlarının tutarı tarihimizde ilk defa 1 trilyon lirayı aşıyor. Bu rakam 2002 yılına göre yaklaşık 4 katlık bir artışı ifade ediyor. Tüm bunları yaparken bir taraftan da ülkemizin altyapısını tamamen güçlendiriyor, eksiklerimizi gideriyor, gelecek asra damga vuracak projeleri hayata geçiriyoruz. Osman Gazi ve Yavuz Sultan Selim köprüleriyle Marmaray ve Avrasya Tünelinin açılışını tamamladık. Dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü olacak Çanakkale 1915 Köprüsünün malum temellerini attık. İstanbul’da dünyanın en büyük havalimanının ilk etabını bu yılın sonuna doğru hizmete alıyoruz, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında açılışını yapacağız. Tabii bu havalimanının en önemli yanı şu: Yıllık yolcu kapasitesi 90 milyon olan bir havalimanını açıyoruz. 2023’te bu yolcu kapasitesi 150 milyona çıkacak, hedef bu. Ve şu anda havalimanı neredeyse bitti bitiyor, bu durumda.
Bunlar tabii dünyada bazı ülkeler tarafından pek de hazmedilemiyor, rahatsız oluyorlar, hâlbuki çalışsalar onların da olacak.
Geçtiğimiz haftalarda hem yatırım ortamının iyileştirilmesiyle ilgili, hem de stratejik yatırımların teşvikiyle ilgili çok önemli iki adım attık. Proje bazlı teşvik uygulaması kapsamında ilk etapta toplam yatırım tutarı 135 milyar lirayı bulan 23 projeye teşvik belgelerini bizzat verdik. Yatırım ortamının iyileştirilmesi konusundaki düzenlemelerle de şirket kuruluşundan banka ipoteklerine kadar pek çok alanda yatırımcılara yeni kolaylıklar sağladık. Bu başarıların 2008 küresel finans krizine, Irak ve Suriye’de yaşanan hadiselere, 2013 yılından bu yana neredeyse kesintisiz bir şekilde maruz kaldığımız saldırılara, 15 Temmuz darbe girişimine rağmen elde edildiğinin unutulmaması gerekiyor. İnşallah 24 Haziran seçimlerinden sonra yeni hükümet sistemimizin sağladığı imkânlarla bu yatırım hamlelerini hızlandırarak sürdüreceğiz. 24 Haziran’dan sonra geçeceğimiz cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle daha etkin karar alacak, bürokratik vesayetin engellemelerine maruz kalmadan bunları uygulama imkânı bulacağız. Böylece 2023 hedeflerimiz ile 2053 ve 2071 vizyonlarımız doğrultusunda daha süratli bir şekilde ilerleyeceğiz.
Değerli dostlar; ekonomik istikrarlar yanında pek çok tarihi ve doğal güzelliğe ev sahipliği yapan Türkiye ile Sırbistan’ın ilişkilerini daha da geliştirebileceği sektörlerden biri de turizm, bunun başarmamız lazım. Hele hele paket turizm ile Türkiye-Sırbistan ortak bir çalışmanın içerisine girebilir. 2017 yılında Sırbistan’dan 150 bin turisti ülkemizde ağırladık. Türkiye’den de yaklaşık 100 bin turist Sırbistan’ı ziyaret etti. Bu sayının içinde bulunduğumuz yıl daha da artacağını düşünüyorum.
Altyapı dahil ulaştırma ülkelerimiz arasında yatırım ve işbirliği için özellikle önemli fırsatlar sunan bir alandır. Ülkemizin de katkılarıyla inşa edilmesi öngörülen Belgrad-Saraybosna Otoyolu projesini bölgesel ticari ve ekonomik ilişkilerin güçlenmesini sağlayacak, her şeyden öne bir dostluk projesi olarak görüyoruz. İlgili makamlarımız Sırbistan ve Bosna Hersek’ten muhataplarıyla beraber teknik çalışmalarını sürdürüyorlar. Ben de gerek Başbakanımız, gerek Ulaştırma Bakanımız, kendileriyle bu çalışmaları sürekli olarak devam ettiriyoruz, bu proje inşallah kısa sürede hayata geçtiğinde bölgesel barışa da çok ciddi katkılar sağlayacaktır. Tabii bugün bu konuda bir mutabakat muhtırasının imzalanması da ayrıca anlamlı ve önemlidir.
Sırbistan’la sahip olduğumuz vizyon birliğini bölge için büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Ortak geçmişi ve pek çok ortak özelliği paylaştığımız Sırbistan’la şimdi de küresel iş dünyasında ortak olmak için yola çıkıyoruz. Bu yolda siz iş dünyamızın da bizimle beraber yürümesini, bizlere yoldaşlık yapmasını özellikle istiyoruz.
İki ülkenin cumhurbaşkanı olarak bizler siz işadamlarımızın önünü açmak, işlerini kolaylaştırmak için gereken her türlü desteği vermeye hazırız. Sizlerden de iki ülkenin potansiyelinden tam anlamıyla istifade edecek projeler, işbirliklerini geliştirmenizi bekliyoruz. Ve sizlerden ricam; Sırbistan’daki yatırımlara devam, hatta Sırbistan’dan ortaklıklar kurmak suretiyle gerekirse üçüncü ülkelerde yatırımlar.
Bu düşüncelerle sözlerime son verirken bir kez daha kıymetli dostuma ve beraberindeki heyete ülkemize hoş geldiniz diyorum.
Toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinize en kalbi şükranlarımı sunuyorum.