Cumhurbaskani Erdogan’in Türkiye-Polonya Is Forumu’nda yaptigi konusmanin tam metni
… değerli temsilcileri, kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.
Sözlerimin hemen başında Varşova’ya geldiğimiz andan itibaren şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnükabul için Sayın Cumhurbaşkanı nezdinde tüm Polonya halkına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.
Bakanlarımızın da aralarında olduğu geniş bir heyetle düzenlediğimiz bu ziyaret, iki ülke ilişkilerine verdiğimiz önemin açık bir göstergesidir. Polonya tarafının da aynı yaklaşım içinde olduğunu biliyoruz. Bu toplantı vesilesiyle Türk ve Polonyalı iş adamlarının bir araya getirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Tabi bugün ikili görüşmelerimiz oldu, ardından heyetler arası görüşmelerimizi yaptık, basın toplantımızı yaptık, şimdi de bu gerçekten görkemli iş forumunda sizlerle bir aradayız.
600 yıla aşkın derin bir dostluğa sahip olduğumuz Polonya ile pek çok ortak ve tamamlayıcı özelliğimiz bulunuyor. İkili ilişkilerimiz, siyaset, savunma, güvenlik, kültür ve sanat, eğitim, ekonomi gibi tüm kritik alanları kapsıyor. Avrupa’nın iki büyük güçlü ve ekonomik performanslarıyla göz dolduran ülkeleri olarak, aramızda kurduğumuz bu samimi dostluğun daha da güçlenerek devam edeceğine inanıyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı, değerli iş adamları; Türkiye geçtiğimiz 15 yılda Cumhuriyeti tarihimizin tamamında elde ettiğimiz birikimleri 3,5 kat artıran bir büyüme göstermiştir. Bu sayede dünyanın 17’nci, Avrupa’nın 6’ncı en büyük ekonomisi olarak geleceğimize güvenle bakıyoruz. Sadece bununla kalmadık, 2023 hedeflerimiz çerçevesinde çok daha büyük başarılar için kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Örneğin, 2002 yılından gayrisafi yurt içi hasılamız 230 milyar dolardı, şu an rakamı 860 milyar dolara yükselttik. 2023 senesinde bunu 2 trilyon dolar seviyesine taşımak istiyoruz. Kişi başına milli gelirimizi 3500 dolardan 11 bin dolara çıkarttık, hedefimiz 25 bin dolar seviyesidir. Son 15 yılda ihracatımız 5 kat artarak 153 milyar doları buldu, hedefimiz 500 milyar doları bulmaktır.
2023 hedeflerimiz çerçevesinde başlattığımız büyük çaplı projeleri ve yatırımları kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı’nın altında birleştiren Marmaray ve Avrasya Tünelini hizmete açtık. İstanbul Boğazı’ndaki 3’üncü köprü olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bunun yanında İzmit Körfezi üzerindeki Osman Gazi Köprüsüyle ticaret ve yatırım merkezleri arasındaki mesafeyi özellikle kısaltmayı amaçlıyoruz.
Hava ulaşımında Türkiye’yi bölgemizin en önemli merkezi haline getirecek, dünyanın en büyü vasfına sahip İstanbul’daki yeni havalimanımızı inşası hızla devam ediyor ve önümüzdeki yıl sonuna kadar birinci etabını bitireceğiz, yıllık 90 milyon yolcu kapasitesine sahip bir havalimanı olacak. 2023’te bu kapasiteyi 150 milyon/yıl yolcu kapasitesine çıkartacağız ve dünyanın ilk 3 havalimanından bir tanesi olacak.
Yine kendi alanında dünyada ilk sırada yer alacak olan 1915 Çanakkale Köprüsünün temelini de bu sene başında attık.
İstanbul Boğazı’na kardeş olarak inşa edeceğimiz kardeş Kanal İstanbul projemiz ile ilgili çalışmalarımız da sürüyor.
Polonya’nın da benzer bir ekonomik başarı hikâyesi olduğunu memnuniyetle görüyoruz. Polonya ekonomisi büyüdükçe hedefleri ve projelerinin kapsamı da büyüyor. Kendi alanlarında dünya çapında tecrübeye sahip şirketlerimiz birikimlerini Sayın Başbakan tarafından bir süre önce açıklanan merkezi havalimanı gibi altyapı projelerinde Polonya’nın hizmetine sunmaktan inanıyorum ki memnun olacaklardır. Her iki ülke iş adamlarından buna benzer potansiyelleri de değerlendirmelerini ve somut projelere bunları dönüştürmelerini bekliyoruz.
Sevgili dostlar, tabi gelişme ve büyüme yolunda ilerlerken önümüze pek çok engel de çıkıyor. Geçtiğimiz yılın 15 Temmuz gecesi yaşadığımız darbe girişimi de bunlardan biridir. Ordumuzun içinde yuvalanan ihanet şebekesinin demokrasimizi, bağımsızlığımızı ve geleceğimizi hedef alan darbe teşebbüsünü 250 şehit ve 2193 gazi verme pahasına millet olarak bastırmayı başardık. Milletimizin cesareti, Polonya gibi kara gün dostlarımızın desteğiyle üstesinden geldiğimiz bu hain saldırıdan demokrasimiz ve ekonomimiz çok daha güçlenerek çıkmıştır.
Darbe sonrasındaki ilk iş günü finansal piyasalar normal şekilde açılmış ve reel ekonomimiz de bir zedelenme yaşamamıştır. Tüm olumsuzluklara rağmen ekonomimiz 2017 yılının ilk yarısında yüzde 5’in üzerinde bir büyüme oranına ulaştı. Bu rakamlarla ülkemiz Çin ve Hindistan’dan sonra dünyada üçüncü sıraya yükseldi.
Büyüme rakamının altındaki detaylara baktığımızda her alanda aşağı yukarı aynı düzeyde bir ileriye doğru gidiş olduğunu görüyoruz. İnşallah bu yılı yüzde 5’in çok üzerinde bir büyüme oranıyla tamamlayacağız.
Türkiye için bölgesindeki krizleri yönetmek ve ekonomik hedefleri doğrultusunda ilerlemek, birbirinin alternatifi değildir. Tam tersine Türkiye, bu ikisini birlikte yapabilecek deneyime, imkâna ve kaynağa sahip bir ülkedir. Bunun için sizlerin de gördüğü gibi iş adamlarımızla dünyanın dört bir yanına gidiyor, hem siyasi ilişkilerimizi, hem ekonomik ilişkilerimizi güçlendirecek adımları kararlılıkla atıyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki krizlere de aktif bir şekilde müdahale ediyor, yeni insani dramların yaşanmasının önüne geçiyoruz. Bu mücadelemizde Polonyalı dostlarımızı yanımızda görmekten memnuniyet duyuyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı, kıymetli iş adamları; iki ülke olarak ilişkilerimizin kurulmasının 600. yılını 2014 yılında kutladık, şimdi 603. Bundan önce 2009 yılında ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkartmıştık. Geçtiğimiz yılın Ağustos ayında darbe girişiminin hemen ardından Dışişleri Bakanınızın ülkemizi ziyareti, bu stratejik ortaklığın ne derece sağlam temellere dayandığını bir kez daha gösterdi. İlişkilerimizde yüksek düzeyli sürekli danışma komitesi dahil olmak üzere her düzeyde yoğun temaslar mevcut. Üst düzey ziyaretlerle de stratejik ortaklığımızı sürekli yenileme ve güçlendirme çabası içerisindeyiz. Cumhurbaşkanı Sayın Duda’ya bu alandaki liderlik rolü konusunda ayrıca teşekkürlerimi iletmek isterim.
Dün ikili ekonomik ilişkilerimizde daha yüksek hedeflere ulaşma günüdür. 2006 yılında 2,5 milyar dolar olan ticaret hacmimizi ortak gayretlerimiz sonucunda 2016 yılında 6 milyar dolara ulaştırdık. Ticaret hacmimiz 2017 yılının Ağustos ayına geldiğimizde 4 milyar doları aşmıştır. İnşallah şu an itibariyle 6 milyar dolara ulaştığımız ticaret hacminde yaptığımız görüşmelerle önümüzdeki 5 yıl içerisinde bunu 10 milyar dolara çıkarma hedefini hep birlikte teminat altına almalıyız. Türkiye ve Polonya’nın daha iyisini, daha yükseğini yapabilecek güç ve kapasiteye sahip olduğunu biliyoruz. İkili ticaret hacmini mümkün olan en kısa süre zarfında inşallah bu hedefe kavuşturursak, ulaştırırsak kendimize çok daha büyük hedefler belirleyebiliriz.
Savunma sanayi, bankacılık, enerji, müteahhitlik, otomotiv ve yan sanayi, tekstil, mobilya, sağlık turizmi, tarım ve hayvancılık, altyapı, çevre ve atık yönetimi, kimyasallar, lojistik gibi alanlara öncelik vermemiz gerekiyor. Her iki ülkenin iş adamları bunları hayata geçirebilecek güce sahiptir. Bunun için öncelikle henüz gerçek potansiyelini yansıtmayan karşılıklı yatırımlarımızı artırmalıyız. Ülkelerimizin yöneticileri olarak sizlere gerekli kolaylığın gösterilmesi için elimizden geleni yapmayı sürdüreceğiz. Sizlerin işlerini kolaylaştırmak, yükünüzü hafifletmek için ihtiyaç duyulan alanlarda gerekli adımların atılması için çaba göstereceğiz.
Üçüncü ülke pazarlarına erişim bakımından da Polonya ve Türkiye özel sektör temsilcilerinin stratejik ortaklık kurma çalışmalarını desteklemeliyiz. Bu noktada özel sektör kuruluşlarımız arasında ortak iletişim ağı kurulması çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini düşünüyorum.
Değerli misafirler; doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının kesiştiği stratejik coğrafi konumu, Avrupa Birliği üyeliği, istikrarlı ekonomi ve nitelikli iş gücüyle Polonya, Türk iş adamlarına aslında eşsiz fırsatlar sunuyor. Son yıllarda Avrupa Birliği ortalamasının çok üstüne çıkan büyüme rakamıyla Polonya, cazibesi giderek artan bir ülkedir. Bu sebeple iş adamlarımızı Polonya’da daha fazla yatırım yapmaya davet ediyorum. Polonya makamlarının da yatırımcılarımıza her türlü kolaylığı göstereceklerine inanıyorum. Bizim de Cumhurbaşkanlığı ve Hükümet olarak Polonya’daki iş adamlarımıza desteğimizin tam olduğunu altını çizerek ifade ediyorum.
Ülkelerimiz arasındaki ekonomik bağların güçlendirilmesinde Türk Hava Yolları’na ve Polonya’nın Ulusal Hava Yolu LOT’a önemli görevler düşüyor. Türk Hava Yolları ve LOT’un karşılıklı seferlerini ve destinasyon sayılarını artırmaları her alanda iş birliğimizi de kesinlikle geliştirecektir.
Turizm, artan sefer ve destinasyon sayısından yararlanacak ilk alanlardan biridir. Bu yıl Türkiye’yi ziyaret eden Polonyalı turist sayısı ciddi bir artış göstermiş vaziyette. Bu eğilimi karşılıklı olarak destekleyerek halklarımız arasındaki dostluk bağını canlı tutmalıyız.
Aynı şekilde kültür ve sanat faaliyetleri de, insani ilişkilerimizin gelişmesinde büyük öneme sahiptir. TİKA’nın Polonya’daki Tatar toplumuna yönelik projeleri, bu doğrultuda atılmış mütevazı adımlardır. Önümüzdeki yıllarda siyasi, ekonomik, kültürel tüm alanlarda çok daha kapsamlı projeleri birlikte hayata geçireceğimizi ümit ediyorum.
Sözlerime son verirken, uzun zamandır yapamadığımız Türkiye-Polonya Ekonomik İstişare Toplantısını bir an önce gerçekleştirmeyi temenni ediyorum.
Türkiye-Polonya İş ve Yatırım Forumunun iş adamlarımız arasındaki iş birliğinin gelişmesine katkıda bulunacağına yürekten inanıyorum.
Ülkelerimiz arasındaki ilişkilerle ilgili düşüncelerimizi sizlerle paylaşma imkânı sunan bu toplantının gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Bir sonraki iş forumunda ikili ticaret hacmi hedefimiz olan 10 milyar doları aşmış olarak buluşmak dileğiyle sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.