Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Usak’ta kongre öncesi halka seslenisi

 

…Maşallah, bugün Uşak bir alem. Aman Yarabbim, ne bu güzellik.

Uşak’ın saygıdeğer güzel insanları, sevgili kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler, sevgili gençler; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Bugün AK Parti Uşak 6. Olağan Kongresini yapıyoruz ve bu kongre sebebiyle buradayız. İçeride şu anda konuşmalar devam ediyor. Kapalı spor salonumuzun içi tıklım tıklım dolu, ama onun beş katı burada. Dolayısıyla sizleri selamlamadan içeriye giremezdim. Ve dedim ki; önce selam, sonra kelam. Ve şimdi sizlerle selamlaşıyoruz. Ve Uşak bu yolculukta bizi hiçbir zaman yalnız koymadı. Ama biz de Uşak’ı yalnız koymadık, her zaman Uşak’ın yanında olduk yatırımlarımızla, her şeyimizle. Şimdi gelirken şöyle dedim ki TOKİ’nin bu yeni düzenlemelerini helikopterle bir gezeyim. Ve o hani eski, malum Tabakhane Deresi vardı ya, şimdi oranın bu yeni halini bir göreyim dedim. Daha önce projeyi zaten görmüştüm, ama proje başka tabii yapım bambaşka. Şimdi baktım ki aman Yarabbim, nasıl bir güzellik. Ve boş dükkân kalmamış, hepsi ful. Evler hakeza öyle. Peki, şimdi sorayım; nasıl beğendiniz mi? Güzel mi? Uşak’a bu yakışmaz mıydı? Şimdi de orada yan tarafta kalan bir bölüm daha var, TOKİ Başkanı yanımda zaten, dedim ki; ona da başla. İşte seçimlere yetişir mi-yetişmez mi diye arkadaşlarda bir korku var. Bak dedim, biz yatırımlarımızda politika yapmayacağız, buraya bu gerekir mi? Gerekir. İlla seçime yetişecek diye bir şey yok ki, zaten 1 sene var. Şimdiden başlayalım, yol alalım, önce bir yıkımı yapalım, oraları bir temizleyelim, ha yola devam, iş tamam. Onun için Belediye Başkanı, böyle şeyler yok, iş yapacağız iş, bizim kaybedecek vaktimiz yok. Ve inşallah TOKİ Başkanımız şimdi çalışmalarına aynı kararlılıkla devam edecekler, o güzelliğin yanında o çirkinlik yakışmaz.

Fakat Uşak’ta tabii daha yapacağımız çok şey var. İnşallah biraz sonra içeride onları bütün detaylarıyla anlatacağım. Ama burada bizim ruh dünyamızı ilgilendiren bazı konuları sizinle paylaşmak istiyorum.

Kardeşlerim…

Arkadaşlar, bakın bazı şeyleri ya takip etmiyorsunuz, ya bilmiyorsunuz. Bakın, artık taşeron diye bir şey kalmamıştır, bu iş bitti. Ve bakın bunları Grup toplantılarımda açıkladım, meydanlarda açıkladım ve biz bütün bunlarla beraber şu anda hangi belediyede diyelim, ne var belediyede? BİT’ler var. Şimdi belediyedeki o BİT’ler eğer taşeronla çalışıyorsa, o taşeron oradan gidiyor, orada çalışanlar belediye iktisadi teşekküllerinin nesi oluyor? Personeli oluyor. Bunları açıkladım. Kamu iktisadi teşekküllerinde mi çalışıyor? Orada çalışıyor. Nerede? Taşeronda. O da oradan ne yapacak? Taşerondan alınıyor, nereye? Kamu iktisadi teşekkülünün kendisinde bizzat eleman oluyor. Bakın Cumhurbaşkanlığında taşeron vardı, hepsini kadromuzun içerisine aldık ve en azı 350-400 lira olmak üzere oradan 900 liraya kadar artı maaşlarında onların bir iyileştirme oldu.

Şimdi değerli kardeşlerim, sloganik oyunlara gelmeyin, hele hele bu Ana Muhalefetin oyununa hiç gelmeyin. Eğer Ana Muhalefetin oyunuyla yaklaşırsanız, bak biz bu taşeronların sayısı ne kadardı biliyor musunuz? 1 milyon ya. Biz bu 1 milyona şu anda ne yaptık? Kadroları aldık. Bunların içinde sizin bu söylediğiniz KİT’ler şu anda 40 bin. Bu 40 binle ilgili çalışma bunun dışında kalır mı? Hepsini biz yapmışız, yapıyoruz, ama bu oyunlara gelmeyin. Ve Tayyip Erdoğan bu tür sloganlar karşısında pes eden bir lider değildir, bunu da bilin. Bugüne kadar Hakk’tan ve halktan yana oldum, yine öyle olacağım.

Değerli kardeşlerim, biz partimizi kurarken -dikkat edin- iki kelime seçtik; bir adalet, iki kalkınma. Bay Kemal, adaleti daha yeni öğrendi. Ama nerede öğrendi? PKK’lıları sağına-soluna alarak İstanbul Yolunda şöyle bir yolculuğa çıktı. Ya sende ne arar adalet ya, sen ne anlarsın adaletten ya. İşte şu anda bakın İstanbul’a bir İl Başkanı seçmişler, tweet’leriyle falan nereden çıkıyor? DHKP-C ile bağlantısından tut, Gezi’lere varıncaya kadar hepsinde var ve daha da ileri gitmeyeceğim, tamamıyla bizim kültürümüzde yeri olmayacak ifadelerle serencamını tweet’lerde okuduğumuz bir bayan. İşte bunların şimdi her şeyleri meydana çıkıyor.

Biz onları geçelim, biz işimize bakalım. Bizim Rabia’mız var mı? ("Var" sesleri) Bizim Rabia’mızda ne var? Yok, sırayla. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Peki, tek millette ne var? Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Roman’ıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla 80 milyon tek millet, ayrım yok. Biz bu milletin her bir ferdini yüreğimize basmışız ve yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmişiz.

İki, tek bayrak. Bayrağımız burada. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. Şu güzelliğe bak, var mı eşi benzeri? Yok.

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Bizim vatanımız 780 bin kilometrekare, ama bu şehit kanlarıyla yoğrulmuştur. Bu topraklardan kimse en ufak bir şey koparamaz. O hesaplara girenler vardı, ne oldu? Evvel Allah Kato’da, Cudi’de, Gabar’da, Kandil’de, bak şimdi de bizim sınırları tecavüz etmek isteyenler var ve şu anda Afrin’de. Rahat durun dedik, durmadılar. Bak bizim topraklara saldırmaya, sınırlarımızı zorlamaya tevessül etmeyin dedik, dinlemediler. Ve bize müttefik görünenlere de söyledik, bak bunlar PKK’nın ta kendisidir dedik, bunlar PYD’dir dedik, bunlar aynıdır, YPG’dir dedik. Rakka’ya teröristlerle gitmeyin, DEAŞ terör örgütüdür, bir terör örgütünü bir diğer terör örgütüyle değil gelin beraber halledelim bunları dedik, dinlemediler. Peki, siz bilirsiniz dedik. Ve şimdi işte gereğini biz yapıyoruz. Kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz.

Değerli kardeşlerim, bizim kimsenin toprağı üzerinde gözümüz yok. Ama kimse bizi de rahatsız…. O kadar.

Ve dört, tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka, yok paralel devletmiş, yok bilmem şu devletmiş-bu devletmiş. Ah ah, FETÖ’nün de burada vardı temsilcileri biliyorsunuz, burada da bayağı temsilcileri vardı ha, çoğunu da iyi tanırım, bunlar bize çok sırnaşırlardı, bizi bile aldattılar, çok iyi takiye yaparlardı. Çünkü namus meselesi çok önemli. Bunlarda ahlaksızlık, adilik, her şey vardı. Ama şimdi kodesteler. Kaçan kaçtı, kaçmayanlar da kodeste. Niye? Çünkü bu ümmeti böldüler bunlar, ümmeti parçaladılar. Onlara bunu rahat bıraktırmayacağız, üzerine üzerine gidiyoruz gideceğiz. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Tek devlet, bizim Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devletimiz… O kadar. Tamam?

Öyleyse ben sizden bir şey rica ediyorum, nedir o? Hep beraber.

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Bana bak, üşüdünüz mü ya?

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Uşak’ı hatırlatıyor.

Allah yar ve yardımcımız olsun. Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.