Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Vestel Venüs Akilli Telefon ve Tablet Fabrikasi Açilisi‘ndaki konusmasi

 

Zorlu Grubunun kıymetli mensupları, değerli kardeşlerim; hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.

Açılışını yaptığımız Vestel Akıllı Telefon ve Tablet Fabrikası ile Zorlu Meta Nikel Kobalt Tesisinin Zorlu Grubuna, şehrimize, ülkemize hayırlı olmasını Allah’tan temenni ediyorum.

Fabrikamızın sanayi üretimiyle bilişim teknolojilerini biraraya getirmeyi hedefleyen yeni bir anlayışı ifade eden endüstri 4.0 uygulamalarının öncülerinden olmasını çok çok önemli görüyorum.

Özellikle dün ve bugün iki önemli buluşmayı gerçekleştirmiş oluyoruz. Birisi malum yerli ve milli otomobilimizi inşallah 2020’ye kadar üreteceğiz. Ve beş burada babayiğit biraraya geldi, bunlardan bir tanesi de malum Zorlu. Dün bunun müjdesini vermiştik, bugün de burada yine 600 milyon liralık bir yatırımın özellikle açılışını yapıyoruz, tabii bu da gerek grup için, holding için, gerekse ülkemiz için önemli bir adım.

Yılda 6 milyon akıllı telefon ve tablet üretme kapasitesine sahip bu fabrikanın özellikle ülkemizin önünde yeni ufukların açılmasına vesile olacağına inanıyorum.

Açılışını yaptığımız Meta Nikel Kobalt tesisinin ilk fazı üretime girerken, 2023’ü hedefleyen ikinci fazı için çalışmalara başlandığını görmekten de ayrıca memnuniyet duyuyorum. Elektrikli otomobil üretmek için attığımız ilk adımın heyecanını yaşadığımız bir günde böyle bir tesisin açılışını yapıyor olmak ayrıca benim için çok çok anlamlı. Bu otomobillerin bataryalarında kullanılan iki ana maddesinden biri olan kobalt üretiminde Avrupa’nın en büyüğü durumundayız. Gerektiğinde mevcut kapasitemizi kat be kat artıracak imkanlara da sahibiz. Dolayısıyla elektrikli otomobillerin bataryalarının üretiminde rekabet konusunda oldukça avantajlı bir konuma sahip olabiliriz. Zorlu’nun bu tesisini ülkemizin geleceğine yapılmış önemli bir yatırım olarak görüyorum. Her iki yatırımın da ülkemize kazandırılmasında emeği geçenleri gerçekten gönülden tebrik ediyorum.

Bu vesileyle dün Ankara’da imza törenini gerçekleştirdiğimiz Türkiye’nin otomobili projesinde yer alan beş babayiğitten biri olan Zorlu Grubumuzu burada bir kez daha kutluyorum.

Bu proje Türkiye için sadece basit bir otomobil üretme projesi değil. Burayı da şöyle ayrıca bir değerlendirelim. Kendi otomobilimizle birlikte daha önce defalarca kaçırdığımız dünyadaki o sıçrama dönemlerinden sonuncusunu yakalama imkanı elde edeceğiz. Teknolojiye dayalı bu tür yatırımların çok geniş bir etki alanı olduğu biliniyor. Yerli otomobil girişimimizin de bu şekilde sonuçlanacağına ben yürekten inanıyorum. Böylece Türkiye dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelme iddiasını hayata geçirme yolunda önemli bir adım atmış olacaktır.

Değerli konuklar; bugün ülkemiz ekonomisinin önde gelen kuruluşlarına baktığımızda, aralarında Vestel’in de bulunduğu önemli bir bölümünün yaklaşık yarım asırlık bir geçmişe sahip bulunduğunu görüyoruz. İşte az önce 70 milyon dolardan ihracatta nereye geldiğimizi söylüyor Sayın Zorlu, dikkat edin; 2 milyar dolara geldiğimizi söylüyor.

Demek ki hakikaten azmettikten sonra, inandıktan sonra aşılmayacak dağ yok; bütün mesele burada. İşte azmettiler, inandılar ve buraya geldiler. Bundan sonra ben inanıyorum ki geometrik olarak bu artış devam edecektir. Bütün mesele; yeter ki bu azmi kaybetmesinler, kaybetmeyelim.

Türkiye ekonomisinin lokomotifliğini bugün rahmetli Menderes’in 1950’li yıllarda attığı temeller üzerinde kurulan, rahmetli Özal’ın da 1980’lerde önünü açtığı bir nesil yapıyor. Ancak tüm bu gayretlere rağmen ekonomimizin ölçeği 2002 yılına geldiğimizde sadece 236 milyar dolar milli gelir üretebilecek hacme ulaşabilmişti. Bu ülkemizin ne tarihine, ne birikimine, ne dinamizmine, ne hedeflerine uygun olmayan gerçekten üzün verici bir tabloyu ifade ediyordu. Geçtiğimiz 15 yıl ülkemiz ve milletimizle birlikte ekonomimizin lokomotifleri konumundaki şirketlerimizin de kabuk değiştirdiği, sınırlarımızı aşarak küresel bir vizyon kazandığı dönem olmuştur. Artık bunu dünya söylüyor ve işte şimdi biz G-20 ülkelerinden bir tanesiyiz ve 16-17, bu aralıktayız, Avrupa’da altıncıyız; böyle bir konuma sahibiz.

Şimdi sizlere birkaç örnek vererek özel sektörümüzün bu dönemde nasıl bir gelişme kaydettiğini ifade etmek isterim.

2002 yılında ülkemizde satılan otomobil sayısı 91 bindi, geçtiğimiz yıl bu rakam ne biliyor musunuz?  757 bin. Bakın nereden nereye, bu refah düzeyini gösteriyor. Buzdolabı satışı yılda 1 milyon adetten 2 milyon 700 bin adede, çamaşır makinesi satışı yılda 824 binden 2 milyon 200 binin üzerine çıktı. Verilen inşaat ruhsatlarının sayısına bakıyoruz, aynı dönemde 36 milyon metrekareden 204 bin metrekareye yükseldi. İhracatımız 36 milyar dolardan en son 154,5 milyar dolar seviyesini buldu. Koşuyoruz be, yürümüyoruz yürümüyoruz koşuyoruz, daha da iyi olacak, daha da iyi olacak. Çünkü bize bu yakışmaz, daha iyi olacak. İnşallah ilk 10 ülke arasına gireceğiz, bunun lamı cimi yok. Ülkemizde yapılan kamu ve özel sektör yatırımlarının tutarının yılda 70 milyar liradan 765 milyar liraya çıkması da bir başka önemli göstergedir. Görüldüğü gibi Türkiye tarihinin en büyük üçüncü dönüşümünü başarıyla tamamlamışız. Şimdi 2023 hedeflerimizin ışığında ülkemizi dördüncü bir hamle dönemine hazırlıyoruz. Tıpkı küresel düzeydeki endüstri 4.0 atılımı gibi Türkiye de kalkınma 4.0’ını başlatmıştır. Zorlu Grubun açılışını yaptığımız tesislerini bu yeni dönemin işaretleri olarak değerlendiriyorum. Ve Türkiye’nin gerçek gündemi işte bu konular olmalıdır. Kalkıp Tayyip Erdoğan’la ilgili diktatördür, faşist diktatördür, ya git yat aşağıya ya, git yat aşağıya. Yani şahsıma bu lafı eden kişi, affedersin kendisini vurdular ve ben geçmiş olsun diye kendisini arıyorum. Düşünebiliyor musunuz, ya diktatör kalkıp da seni arar mı be? Ben seni arıyorum ya, bu bir insaniliktir, bu bir merhamettir, rahmet duygusudur; ama yok, bunlarda bu yok. Bunların bu ülkede dikili ağacı yok. 

Siyasetçilerimizin, iş dünyamızın, akademisyenlerimizin, medyamızın, ülkeye ve millete söyleyecek sözü olan herkesin bu konuları tartışması, fikir üretmesi, proje ortaya koyması lazımdır. Partimizin kalkıp da bazı belediye başkanlarının istifaen ayrılmaları vesaireleriyle ilgili kalkıp konuşuyorsun. Ya sana ne, sana ne ya? Sen kendi partinin içine bak. Yani bizim partimizin kendi içindeki şu anda uygulamış olduğu strateji, taktik, bunların hiçbirisi seni ilgilendirmez, sen kendine bak, Bunca yıldır partinin başındasın ya, kazandığın bir tane seçim var mı ya, önce onu söyle. Ya Batıda adam bir seçim kaybettiği zaman çekip gidiyor ya, sen 9 tane seçim kaybettin hala oradasın ya.

Ha biz mutluyuz, niye mutluyuz? Böyle başarısız, aşırı derecede gol yiyen bir kaleci olduğu zaman zaten önemli değil. Onun için biz yolumuza devam ediyoruz, çalışacağız. Hiç endişe etmeyin, biz sadece Allah’ın huzurunda rükuda eğiliriz, kul huzurunda asla.

Ülkemiz geçmişte kısır çekişmelerin, vizyonsuz devlet ve siyaset yönetiminin, hesapsız, kitapsız atılan adımların bedelini ağır bir şekilde ödemiştir. Artık hiç kimsenin milletimizin karşısına böyle bir üslup ve tutumla çıkmaması gerekiyor. Biz sorumluluklarımızın farkındayız, işte burada olduğu gibi iş dünyamız da sorumluluklarının farkında. Milletimiz bugüne kadar olduğu gibi, önümüzdeki dönemde de o eşsiz irfanıyla doğruları, yanlışları, eksikleri, fazlaları değerlendirecek, kararını verecektir. Ne terör örgütlerinin alçak saldırıları, ne de ülkemizi köşeye sıkıştırmaya yönelik dış baskılar hedeflerimize ulaşmamızı engellemeyecektir.

İşte şurada biliyorsunuz bu sabah şehidimizle beraber şurada 2 gün içinde 9 şehidimiz oldu, Allah’tan kendilerine rahmet diliyorum. Ama hesabını çok ağır sorduk ve 55 teröristi etkisiz hale getirdik. Ve şu anda daha bitmedi, o bölgede şu anda ciddi manada yine taramalarımız, aramalarımız devam ediyor, aldığım bilgilere baktığımızda inşallah çok daha farklı müjdeler de gelecek. Bunları dedim ya biz inlerine kadar takip edeceğiz, inlerine kadar ve o inlerde bile onları yakalayacak, gereğini yapacağız, Kandil’se Kandil, Sincar’sa Sincar devam edeceğiz; niye?  Şehidimizin kanını yerde bırakmayacağız.

Ben bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız fabrikanın ve tesisin hayırlara vesile olmasını, bereketli kazançlar sağlamasını diliyorum. Bu yatırımın şehrimize, ülkemize kazandırılmasında emeği geçen Zorlu Ailesini tekraren şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum.

Değerli kardeşlerim, tabi Zorlu gibi örneklerin ülkemde artması Rabbimden en büyük niyazımdır. Bunlar ne kadar artarsa, inanıyorum ki ülkemin dört bir yanı da o kadar huzur içinde, refah içinde olacak ve istihdamda da, işte şimdi karşımda görüyorum, tek haneliyle inşallah inmiş olacağız.

Hepinize saygılarımı sunuyorum, sevgilerimi sunuyorum, kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.