Yükleniyor...

Pozitif ve güleryüzlü bir kampanya

 

Türkiye Bülteni’ne ulaşmak için TIKLAYIN

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay, Türkiye Bülteni Nisan ayı sayısına röportaj verdi.

Seçim Beyannamesi nasıl ortaya çıktı? 2015 Seçim Beyannamesi hangi özellikleri taşıyor? Ana vurgular neler?

Seçim beyannameleri her seçimden önce siyasi partilerin bir anlamda vatandaşlara taahhütlerini içerir. Biz Ak Parti olarak seçim beyannamelerine farklı bir perspektiften bakıyoruz. 2002’den beri her seçimde, iktidar olma sorumluluğuyla baktık seçim beyannamelerine. Genelde seçim dönemlerinde siyasi partiler, abartılı, yapılamayacak taahhütler ortaya koyarlar ve bu gerçekten siyaset ortamında da bir güvensizlik oluşturur. Biz bu nedenle en başından beri çok tutarlı bir tutum sergiledik. Yapılabilecek olanları daima vaat ettik ve vaat ettiklerimizi de mutlaka yaptık. Ak Parti, reformcu, devrimci bir partidir, sessiz devrimleri gerçekleştiren bir partiyiz. Yine bu seçim beyannamemizde de o değişimci, reformcu, devrimci özelliğimizi koruyoruz. Ak Parti seçim beyannamelerinin bir sürekliliği vardır. Kendi kendimizle tutarlı, kendi kendimizle çelişmeyen, ilk günden beri koruduğumuz muhafazakâr demokrat kimliğimizi yine bu seçim beyannamesinde de koruyoruz. Ak Parti hem muhafazakârdır hem de demokrattır. Türkiye’de daha fazla demokrasi, daha fazla insan hakları, daha fazla özgürlük talebinde bulunan ve icraatında da bunları gerçekleştirmek için uğraşan bir partiyiz. Bu nedenle seçim beyannamelerimiz hep insan odaklıdır. 2015 seçim beyannamemizi okuyan bir kişi, Türkiye’nin en güncel meselelerini, en son gerçekliğiyle, en son verileriyle öğrenmiş olur. Bu gerçekçi analizi çok önemli görüyoruz. Çünkü gerçekçi analizler yaparsanız, gelecek projeksiyonunuzu ve perspektiflerinizi daha isabetli kurarsınız, gelecek planlarını daha sağlıklı yaparsınız. Bazıları seçim beyannamelerini flaş vaatlerden ibaret sanıyor. Vaatlerimiz, projelerimiz çok tabiî ki. Biz zaten 13 yıllık iktidarımız süresinde flaş denilebilecek çok sayıda icraatı hayata geçirdik. Bu beyannamemizde de yine aynı şekilde çok önemli projelerimiz var. 13 yılda gerçekleştirilen birçok projenin devamı 2015 beyannamemizde yer alıyor. Mesela Türkiye için hızlı tren bir zamanlar yeni bir projeydi ama şu anda birçok hızlı tren hattı hizmete açıldı ve biz yenilerini ekliyoruz.  Ankara-Sivas, İstanbul-Edirne gibi yeni Yüksek Hızlı Tren hatları var. Dolayısıyla seçim beyannamesini hem vatandaşlarımızla aramızda bir taahhüt hem Türkiye’nin sorunlarını derinlemesine bir analizi hem de Ak Parti olarak bu konularda bugüne kadar ne yaptık ve bundan sonra ne yapacağımızın tam bir belgesi.

2015 Seçim Beyannamesi, her biri Türk siyasi tarihi için çok önemli birer eser olan önceki Ak Parti seçim beyannameleri ile ne gibi farklar taşıyor? 2015 seçim beyannamesinde 13 yıllık icraatlar çok detaylı bir şekilde anlatılmış daha önceki beyannamelerde de böyle miydi?

Şimdi aslında hepsinde biraz var ama iktidar süreniz ne kadar artarsa icraatınız da o kadar artıyor. Yapılanlar şu açıdan önemli; kendi sürekliliğinizi anlatmak, bizim dönemimizde Türkiye’nin nereden nereye geldiğini özelikle gençlere göstermek. Paradan sıfır atılmasının ülkemiz için nasıl bir önem taşıdığını gençler bilemez.  Türk parasının değeri yoktu, bir dolar bir milyon Türk Lirasının üzerindeydi. Cebimizde milyonluk banknotlar taşıyorduk. Utanıyorduk yurtdışında, milyon TL deyince insanlar tuhaf tuhaf bakıyorlardı bu ne biçim ülke diye. Türkiye de herkes milyonerdi. Bu proje bizim paramızın değerini yükseltti ve ülkemizin bu açıdan görünüşünü düzeltti. Buna benzer şeyleri gençlere de hatırlatmak gerekiyor. İnsanlara 17 bin km yol yaptık desek, gençler hep zannediyor ki şehirlerarası yollar, hep böyle otoban, gibi öyle değildi. Ankara’ya en yakın gidilen yerlerde bile yollar tek gidiş gelişti. Bizim iktidarımız döneminde yapıldı tüm bunlar. Bütün bunları tabi yeni kuşaklara da anlatmak için beyannamede yer verdik. Bunların devamı da var, sadece bunları yaptık demiyoruz, yapacaklarımızı da söylüyoruz. Mesela ilçeler arası yollar duble olacak bundan sonra. İller arası bitti, büyük ilçeler arası da bitti diğer yollarla ilgili bu çalışmamız.

Ak Parti 13 yıldır iktidarda. İktidara geldiğinde 10 yaşında olan bir çocuk şimdi 23 yaşında ve daha önceki iktidar dönemlerini hatırlamıyor. Ak Parti önceki dönemlerde, kendinden önceki dönemlere atıfta bulunuyordu, kıyaslama yapıyordu. Ama şimdi kendisiyle yarışıyor diyebilir miyiz? Ak Parti bu seçimde muhalefet partilerine karşı hangi argümanları kullanacak?

Gençlere bu seçim beyannamemizde çok önemli bir yer ayırdık. Aslında Ak Parti olarak biz gençlere dönük daima ülke meselelerine daha fazla katılmalarını sağlayacak bir teşvik içinde olduk. Gençleri daha sorumlu bireyler olarak düşündük. Seçme yaşını 18’e, seçilme yaşını 25’e indirdik. Önümüzdeki dönemde seçilme yaşını inşallah 18’e indireceğiz. Gençlerimizin ülke meselelerinde daha fazla söz sahibi olması için çalışıyoruz. Parlamentoda genç vekillerimiz var, bu dönem adaylar arasında genç adaylarımızı biraz daha fazla tutmaya çalıştık. Özellikle gençleri iş sahibi yapmak için, iş kurmalarını teşvik etmek için özel bazı projeler geliştirdik. “Mezun olmuş gençlerimizin iş kurmalarını nasıl kolaylaştırırız”, önümüzdeki dönemin en önemli projesi bu diyebilirim. Çünkü ülkemizde üniversite mezunu çoğaldı. Şöyle de bir anlayış var, üniversite mezunu herkes devlette iş bulur gibi. Mezun olan insanların kendi işini kurması yönünde de bir teşvik politikası geliştireceğiz. Ayrıca yine eğitimle ilgili, burs ve krediler, yurtlarla ilgili gençlere yönelik çok önemli projelerimiz var. Gençler bizim geleceğimiz, bu manada bu seçim beyannamesinde gençler kendilerini çok fazla bulacaklar. Çok önemli istihdam artırıcı projelerimiz var.

Başkanlık sistemi bu süreçte en çok tartışılan konulardan biri oldu. Seçim Beyannamesi’nde başkanlık sistemi ile ilgili net ifadeler yer almadığı şeklinde eleştiriler var. Nedir Ak Parti’nin başkanlık sisteminden kastettiği?

Bizim yaklaşımımızı şöyle özetleyeyim ben; bir defa hangi sistemde olursa olsun yeni anayasada demokrasinin bütün ilkelerinin ve unsurlarının iyi yer almasını çok önemli görüyoruz. Demokrasi dediğimizde de insan odaklı bakış, denetim mekanizmalarının iyi kurulması, idareyi denetleme özellikle... Güçler ayrılığının, erkler ayrılığının iyi kurulması... Bunların hepsi yerinde olunca, özellikle milli iradeyi güçlendirici olur. Parlamentonun fonksiyonlarını çok iyi belirlemek gerekir. Yönetim modeli daha tali bir konudur. Orada ikisi de olabilir. Şimdi bunları iyi sağlayan hem başkanlık sistemi modelleri var dünyada hem de parlamenter sistem. Dolayısıyla bizim tezimiz başkanlık sistemi bu beyannamede, esasen yıllardır partimizin tezi olmuştur bu. Yani orada demokrasinin bütün mekanizmaları iyi kurulacak. Çünkü daha hızlı bir icraat için bu çağda bu gerekiyor doğrusu, yönetim modeli olarak başkanlık sistemi olacak ve daha hızlı işler çözülecek. Burada tabi bir de şuna bakmak lazım, ülkemiz şartlarına bakarsak hem Cumhurbaşkanı halk tarafından seçiliyor, hem başbakan halk tarafından seçiliyor, anayasamız zaten doğrusu dengesiz bir kurgu ile hükümeti vesayet altında tutmak için cumhurbaşkanına çok özel yetkiler vermiş bir anayasadır. İkisi de halk tarafından seçilince bir görev çatışması da olabiliyor. Şu anda Cumhurbaşkanımız ve başbakan ve hükümet aynı siyasi mecradan geldiği için bir çatışma yok ama yarın farklı siyasi mecralardan gelirlerse o zaman bu çatışma çok daha ileri boyutta olur, sistem tıkanır ve yürümez. Türkiye bunu önümüzdeki dönemde yeni anayasa ile çözmek durumunda. Bu bizim temel gerekçemiz. Dolayısıyla burada bir otoriterleşme, tek kişinin öne çıkması falan diye bir şey söz konusu olmaz. Dünyada bunun uygulamaları var. G20’nin içinde on tane ülke başkanlık sistemi ile yönetiliyor ve bunların büyük bir kısmı sağlam bir demokrasi. İnsanı da koruyan, denetleme mekanizmaları mükemmel olan demokratik sistemler. Biz başkanlık sistemine bu çerçevede bakıyoruz. Aslında seçim beyannamesinde bu sebeple yanlış anlaşılmasın diye gereğinden de fazla sayfa ayırdık. Bütün bunları orada daha detaylı açıkladık, insanlar doğru anlasınlar diye. Ben orayı çok net bir anlatım olarak görüyorum.

Bu sistem köklü bir değişim getirecek Türkiye’ye. Bu sistemin ayrıntıları belirlenirken, muhalefetle mi uzlaşma sağlanacak, nasıl bir çalışma olacak?

Burada esas konu başkanlık sisteminden ziyade yeni anayasa. Şu anda Türkiye’nin olmazsa olmazı yeni anayasanın yapılmasıdır. 24. Dönem parlamento burada sınıfta kaldı. Çok uğraşıldı, özellikle de biz olanca gayreti gösterdik, olanca tavizleri verdik muhalefetle birlikte anayasayı yapalım diye. Ama bu dönemde yapılamadı. Bu anayasa artık Türkiye’nin yükünü çekebilecek bir anayasa değil. Bu artık şu anda, doğrusu bu çağda yürüyecek bir anayasa değil. İhtilal sonrasının anayasasıdır. Birçoğu hala anayasadaki maddeler sebebiyle yürümüyor, değiştiremiyorsunuz. Dolayısıyla yeni anayasanın yapılması, inşallah milletimiz bize o yetkiyi verirse, yani anayasayı yapacak bir çoğunluk verirse daha rahat ederiz ama anayasalar daima daha fazla konsensüsü de gerektirir. İnşallah yeni parlamento bu manada daha kolay diyalog kurulabilecek, daha kolay çalışabilecek bir parlamento olur. Ama biz milletimizden bu konuda biraz daha fazla destek bekliyoruz.

Seçim kampanyası ve stratejisini yürüten ekibin başında siz varsınız. Bu ekip, çalışmalarını nasıl yürüttü?

Seçim kampanyası daima büyük bir organizasyondur partimizde ve biz çok ciddiye alırız. Bu seçimde de inşallah büyük bir kampanya hazırlığındayız. Benim koordinasyonumda büyük bir ekibimiz bir strateji ekibimiz var. Ayrıca dışarıdan hizmet alıyoruz ve seçime dönük çalışmaları yürütüyoruz. Tabi seçim çalışmaları dediğimizde bir takım işler var, adayların belirlenmesi o konuları seçim işleri başkanlığı yürütüyor. Seçimin muhtevası ile ilgili konuları bizim birimimiz koordine ediyor. Benim koordinasyonumda meclisten Bakanlar Kurulu’ndan arkadaşlarımız katılıyor. Burada önce aday belirleme ilgili çalışmalara değinirsek o tamamlandı ve Yüksek Seçim Kurulu’na verildi. 7 Nisan’da itirazlar olabilir, değişiklikler olabilir şu günlerde onlar çalışılıyor. 24’ünde de kesin listeler yayınlanmış olacak. Bir de kampanyanın bir özü var. Kampanyanın özü de ikiye ayrılıyor birincisi seçim beyannamesi, onu tamamladık ve açıkladık. Bir de bilbordlar, şarkılar ve açık alanda görsele hitap eden kampanya malzemelerimiz var.

Bunları ARTER ile yürütüyoruz. Bunların birkaç defa hazırlıklarını gözden geçirdik. Dün yine Bakanlar Kurulu ve MYK birlikte toplandık ve orada da bir sunum yaptılar. Arkadaşlarımızın fikirlerini de aldık. İnşallah çok parlak bir kampanyamız olacak, sloganlarımız ve şarkılarımızla Türkiye’yi yine bir demokrasi şölenine çevireceğiz. Biz ajitasyon, provokatif bir tutum içinde değiliz ve pozitif ve güleryüzlü  bir kampanya yapıyoruz.

Beyanname açıklandı, kampanya startı verildi. Ak Parti her dönem çok ses getiren kampanyalara imza attı. Ak Parti 7 Haziran’a kadar nasıl bir strateji izleyecek? İller de mitinglerin dışında halkla bir araya gelecek bir ekip var mı? Böyle bir görev dağılımı yapıldı mı?

Ak Parti kampanyaları daima fark oluşturur yine fark oluşturacağız. Bazı sloganlarımız ve şarkılarımız ayın 15’inde sunuldu. Ayrıca birkaç sloganımız orada sunuldu. Ama yeni sloganlarımızı billboardlarda göreceksiniz. Yeni reklam filmlerimiz olacak, bazıları çekildi bazılarının çekimi ise hala devam ediyor. Seçimde miting programlarımız var. Başbakanın miting programları dün gece belirlenmiş oldu. 65 ilde mitinge katılacak. İlk mitingimiz 25 Nisan Cumartesi günü Erzurum ve Sivas ile başlayacak. Bunun ayrı bir anlamı da var. Cumhuriyetin kuruluşundaki Erzurum ve Sivas Kongreleri. İkinci günde de Amasya, Tokat olacak Amasya Kongresi’ne işaret edecek. İlk mitingimizi Hakkari’den başlatalım istiyorduk çünkü 2002 de ilk mitingimizi biz Hakkâri’den başlatmıştık. Ama şöyle bir şey var Hakkâri Havaalanı inşallah 15 Mayıs’ta açılacak. Yüksekova’da muhteşem bir havaalanı açıyoruz. O açılışla birlikte o mitingi yapacağız. Onun için ilk mitingi Hakkâri’den başlatmamış olduk. Ondan sonra yine o tarihlerde yeni billboardlarımız, yeni şarkılarımız, reklam filmlerimiz olacak. Bütün bu malzemelerimiz de hazırlanıyor. Kampanya boyunca bizim strateji ekibimiz çalışacak. Ama bizim strateji ekibi 7 gün 24 saat çalışacak. Özellikle bizim bu medya tanıtım birimimiz bu sürede çok önemli bir görev görecek. Partimizin sözcülerini medya ile buluşturma gibi programlarımız olacak. Strateji ekibimiz mitingleri, gelişmeleri, basını, siyasi ortamı izleyerek daima analizler yapacak. Ayrıca bu süreçte her hafta bir kamuoyu yoklaması yaptırıyoruz. Yani o araştırmalar da toplumun nabzını tutmuş oluyor. Seçmen tercihlerini görüyoruz, orada değişme var mı onu iyi takip ediyoruz. Ona göre stratejimizi yeniden gözden geçiriyoruz. Bizim kamuoyu yoklamaları yaptırdığımız ama sonuçlarını açıklamadığımız 4 firmamız var. Bizim oyumuz şu günlerde yüzde 47 civarında. Bazen bir iki puan altında, bazen üzerinde. Genel Başkanın mitinglerdeki konuşmaları ile ilgili, strateji ekibinin daima teklifleri olur, müdahaleleri olur. Muhalefeti de izleyerek hangi konulara öncelik verilsin, daima o çalışmalar devam edecek. Zaman zaman bir araya gelip Genel Başkanla da bir araya gelip değerlendirmelerimiz olur. Özellikle de seçime iki hafta kala değerlendirmeleri önemlidir. Bu uluslararası bir konsepttir. Hala müdahale edilebilecek bir zamandır iki hafta. O iki hafta önceki günü boş bıraktık, yine orada bir değerlendirme günümüz olacak, strateji heyeti ile neredeyiz nasıl gidiyor. Sonraki günlere dönük yapılabilecek başka şeyler olabilir. Dolayısıyla Genel Merkez’de benim başkanlığımda strateji ekibimiz seçim süresinde yoğun çalışmalarını sürdürecek. Böyle bir kampanya yürüteceğiz inşallah.

İllerde adaylar nasıl bir çalışma yürütecek?

Şimdi bu seçimde adaylarımızıda içine alan bir sosyal medya çalışmamız var. Bunu da hem Genel Merkez hem de ARTER’le projelendirmiş olduk. Bizim adaylarımızdan illerde beklentimiz mümkün olduğunca bir İl Seçim Beyannamesi gibi bir çalışma hazırlamaları. O konuda katkı da verebiliriz. Her il için bir icraat kitabı burada bastırıyoruz zaten yani Ak Parti dönemi de o illerde gerek merkezi hükümet gerek yerel yönetimler belediyeler hangi projeleri gerçekleştirdi, hangi yatırımlar oldu. Biz illere dönük çalışma yapıyoruz ama onu başbakanımız mitinglerde dillendirecek. Ama adaylarımızın da bir araya gelip, o ilin sorunlarını iyi bir analiz edip ve bu sorunlara dönük gelecek dönem neler yapacaklar, bunu bir İl Seçim Beyannamesi gibi küçük bir kitapçık haline getirirlerse, hem kedi ellerinde olur hem de vatandaşla paylâşırlarsa faydalı olur diye düşünüyoruz. Ayrıca adaylarımız içinden özelikle bakan konumunda olan arkadaşlarımıza yeni görevler de veriliyor. Üç dönemlik olan, onun için aday olmayan arkadaşlarımıza bu seçim döneminde çalışmalar öngörüyoruz. Bölgelerde aday durumunda bakanlarımıza bölge koordinasyonu gibi sadece kendi şehri değil çevre şehirlerle ilgili sorumluklar veriyoruz. Bunlar da üzerinde çalıştığımız konular.

İllere veya bölgeler göre farklı bir strateji izlenecek mi?

İllerde yapılacak çalışmaları bu yüzden önemli görüyoruz. Bizim de tabi Genel Başkanın mitingleri için bölgelere dönük stratejilerimiz var. Üslup ve gündeme getirilecek konular var ama esas her seçim bölgesindeki adaylarımızın alana, sahaya çıkmadan önce oturup o şehri uzman desteği de alarak iyi bir şekilde çalışmaları gerekiyor. Tabi ki bölgeler arası seçim kampanyalarında strateji farklılıkları olur. Her bölgenin her şehrin kendi özelliği vardır. Esasen biz aday belirlemede bile şehirlerin nüfus yapısını falan göz önüne alıyoruz. Oradaki nüfus yapısına hitap edecek adaylar belirlemeye dikkat ettik. Kampanyanın her safhasında onu değerlendirmeye çalışıyoruz. Adaylarımız içinde illerde söylem yükünü daha çok çekecek, bu manada düşünce üretecek arkadaşlarımız da var.

Üç dönem kuralı nedeniyle aday olmayan ancak, 13 yıllık iktidar süresinde çok önemli işlere imza atan birçok isim var. Bu süreçte onlar da yer alacak mı? Seçimden sonra 3 dönemlikler emekliye mi ayrılacak?

Şu anda biz Türk siyasetinde bir ilki uyguladık.  Genelde şöyle şikayetler vardı, siyasette bazı isimler sürekli yer alıyor bazen yenileşmeyi önlüyor, bazen tıkanma da oluyor, siyaset tıkanıyor. Siyasette de sirkülasyonun sağlanması, kadroların gençleşmesi yönünde bir ilke koymuştuk kurulurken tüzüğümüze. Milletvekilliği, il başkanlığı, belediye başkanlığı üç dönem. Dolayısıyla 2002’den beri milletvekilliği yapan arkadaşlarımız aday olmuyor ben de bunların içindeyim. Bu arkadaşlarımızın sayısı 70. Büyük bir kadro, bir anlamda partimizin çok iyi yetişmiş profilleri, meclis başkanlığı yapmış arkadaşlarımız, bakan arkadaşlarımız, grup başkanvekilliği yapmış arkadaşlarımız var. En iyi yetişmiş kadrolar, kolay kolay bir siyasi partiye nasip olmayacak büyük bir zenginlik. Bu isimlerin her biri büyük bir değer olmuş. Bu isimlerin her biri zaten partinin kuruluş yılları zor yıllarının da zahmetlerini çekmiş, o ilk yıllarda çok çalışmış, kapatma davalarıyla mücadele etmiş, partimize karşı yapılan oyunlarla kurulan tuzaklarla mücadele etmiş, 27 Nisan Bildirisi gibi süreçlerle mücadele etmiş. Bu isimler partimizin 13 yıllık başarı öyküsünün karamanları, sahipleri. Bizim sessiz devrimi gerçekleştirenler. Bu arkadaşlar Türkiye’de Ak Parti’nin yaptığı devrimlerin bundan sonraki sahipleri olarak anılacak. Onun için bir yandan Türk siyasetinden üç dönem gibi bir ilke uygulanıyor olmasından memnuniyet duymak gerekir. Ama bir yandan da partimiz adına bu arkadaşların hepsinin birden aday olmamasına hüzünleniyoruz.

Ama aday olmamak siyasetten ve partimizden kopmak demek değil. Dolayısıyla biz, ben de içindeyim, hepimiz yine partimizin başarıları için çaba sarf edeceğiz. İçimizde yaşı müsait olanlar inşallah bir dönem sonra zaten tekrar aday olabilecek. Ben kendim genel merkezde önemli bir görevi yürütüyorum. İnşallah bundan sonra da partimiz için hepimiz çalışacağız. Bu seçim döneminde de bu üç dönemlik arkadaşlara önemli sorumluluklar veriyoruz biz. Dolayısıyla bu arkadaşlarımız da seçimde aktif rol alacaklar.

Seçimden sonra da yine bu arkadaşlarımızın devrede olması bizim için önemli. Bu anlamda da bu partinin akil insanları oldular, zor dönemlerin insanları oldular. İnşallah genç arkadaşlarımızın yetişmesinde, oryantasyonunda rol oynarlar. Yine partimizin kurullarında bunların görevleri olacaktır. Hem değişim olurken hem de emeği geçen arkadaşların hakkını bu parti verir. Ama her ne olursa olsun Ak Partili olmak bir kimliktir, bir markadır. Ak Parti’nin bu en önemli reform dönemlerini yaşamış ve o reformları yapmış arkadaşlarımız.

Beşir ATALAY

Tanıtım ve Medyadan Sorumlu

Genel Başkan Yardımcısı

Kırıkkale Milletvekili

Türkiye Bülteni’ne ulaşmak için TIKLAYIN

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.