Seçmenin motivasyonu yüksek
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ankara saldırısı ve benzeri spekülasyonlar üzerinden böyle toplumda bir yeis havası verilmek istendi ama biz hem onunla mücadele ederken bir taraftan da gerçekten tekrar seçim atmosferinde halkımızı coşkulu bir şekilde bir demokrasi şölenine mobilize edebilmek için hareketlendirebilmek için il il dolaşıyoruz" dedi.
Davutoğlu, Kanal 7 ve Ülke TV’de ortak yayınlanan "İskele Sancak Özel" programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Seçim çalışmaları ve Malatya mitinginde açıkladığı vaatlerine ilişkin bir soru üzerine Davutoğlu, miting alanlarında gördüğü demokrasi coşkusundan ve seçim hazırlığından memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Malatya’da da coşkulu bir miting gerçekleştirdiklerini dile getiren Davutoğlu, mitinglerin çok güzel geçtiğini söyledi.
Davutoğlu, "Bu Ankara saldırısı ve benzeri spekülasyonlar üzerinden böyle toplumda bir yeis havası verilmek istendi ama biz hem onunla mücadele ederken bir taraftan da gerçekten tekrar seçim atmosferinde halkımızı coşkulu bir şekilde bir demokrasi şölenine mobilize edebilmek için hareketlendirebilmek için il il dolaşıyoruz" diye konuştu.
Seçim beyannamesini açıkladıktan sonra beyanname içinde düşündükleri ancak üzerinde çalışılmasının gerektiğini düşündükleri hususlar olduğunu dile getirenDavutoğlu, "Bir de halktan gelen talepler vardı. Bunları bir araya getirdik bir buket halinde 10 müjde şeklinde bugün Cumhuriyet Bayramı hediyesi olarak, müjdesi olarak da takdim ettik halkımıza. Her şeyden önce hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah seçimler güzel neticeyle ortaya çıkar, ondan sonra bunları yaparız" diye konuştu.
İlk müjdelerinin öğrencilere yönelik olduğunu ve bursların 330 liradan 400 liraya çıkaracaklarını dile getiren Davutoğlu, "Biz iktidara geldiğimizde 45 liraydı sadece. Şimdi neredeyse 10 misline çıktı, lisans öğrencileri. Yüksek lisansa 660 ve doktoraya 990 lira veriyoruz" dedi.
Polislerin 2 bin 200 olan katsayılarını 3 bine çıkarılacağını seçim beyannamesinde açıkladıklarını anımsatan Davutoğlu, "Kahramanca mücadele ediyorlar terör çevreleriyle, faaliyetleriyle. Bir kere daha şehit düşen polislerimize, askerimize rahmet diliyorum. Polislerimizle ilgili olarak da polis hizmet tazminatını yüzde 25 artırıyoruz. Dolayısıyla 240 lira ile 580 lira arasında bir ek gelir polislerimize gelecek. En az 240, en fazla 580, bu bant içinde durumlarına göre maaşlarına zam gelecek, bu çok önemli. Hemen seçim sonrasında bunun için gerekli adımları atacağız" diye konuştu.
Davutoğlu, vatani görevini yerine getiren er ve erbaşların 38-50 lira arasındaki ücretlerinin 100 liraya çıkarılacağını anlatarak, şunları söyledi:
"Bu da onların ’harçlık’ diye tabir edilen, vatani görevi yaparken ihtiyaçlarını kısmen gören böyle bir ek katkıda bulunuyoruz. Askeri öğrencilerimize de aynı şekilde harçlıklarını 2 katına çıkarıyoruz, 400 liraya kadar çıkan, askeri öğrencilerimize de bir imkan tanıyoruz. Astsubaylarımız, 2003 yılından önce ve sonra emekli olanlar arasında birtakım farklılıklar vardı, bunun için bizden çok yoğun talep vardı, onlara bu emeklilik farklılıkları dolayısıyla intibak yasası çıkartacağız ve farklılıkları gidereceğiz. Bu da çok ciddi bir talepti. Bunu da yerine getirmiş olacağız. Uzman erbaşların 2 bin 200’den 3 bine çıkarıyoruz göstergelerini. Bütün bunlar tabi özlük haklarına yansıyacak sonuçlar doğuruyor."
Muhtarların da beklentileri olduğunu, bu doğrultuda maaşlarını 950 liradan bin 300 liraya çıkartacaklarını ifade eden Davutoğlu, bunun daha önceden işaretini verdiğini bugün de kesin bir şekilde müjdelediklerini söyledi.
Davutoğlu, 65 yaş aylığı alan yaşlıların yakınlarının yanında kalmaları halinde bu aylığı alamadıklarını anımsatarak, "Şimdi 65 yaşında olan birisi nerede olursa olsun, kimin yanında olursa olsun aylığını alacak. Böylece bazen anne baba sırf aylık almak için belki ayrı oturmak zarureti doğuyordu, şimdi nerede olursa olsun aylıklarını alacaklar" diye konuştu.
"Gelir testi ve genel sağlık sigortasıyla ilgili borçları siliyoruz"
Davutoğlu, gençlerin genel sağlık sigortası ve gelir testi sebebiyle tahakkuk eden borçlara yönelik şikayetleri bulunduğunu dile getirerek, "Malum, anneler ve babaların gençler üzerindeki sigortası üniversite bitince bitiyor çünkü artık sürekli onu almaları mümkün değildi, yeni bir sistem getirmişti, borç tahakkuk etmişti. Bu borçların hepsini siliyoruz. Gelir testi ve genel sağlık sigortasıyla ilgili borçları siliyoruz. Yeni bir sistem oturtunca inşallah bütün vatandaşlarımız buna intibak edecekler" dedi.
Şubat ayında 30 bin öğretmen ataması gerçekleştireceklerini aktaran Davutoğlu, "Böylece 10 maddelik, öğretmenimize, gençlerimize, öğrencilerimize, askerlerimize, polislerimize, yaşlılarımıza, muhtarlarımıza toplumun her kesimine bir buket çiçek sunmuş olduk" ifadesini kullandı.
Başbakan Davutoğlu, gençlerle ve kadınlarla buluşmalar gerçekleştirdiği hatırlatılarak, "Sizden en çok ne istiyorlar" sorusu üzerine, gençlerde büyük bir heyecan olduğunu, çok yoğun bir talep baskısı olmadığını çünkü taleplerin çoğunun karşılandığını söyledi.
Miting öncesinde yaşlıca bir kadının heyecanla otobüsün önüne atladığını, bu vatandaşın büyük bir derdi olduğunu düşünerek otobüsü durdurduklarını belirten Davutoğlu, "Yanıma geldi, elimi tuttu ’ben hiçbir şey istemiyorum, sadece elini tutmak sana dua etmek istedim’ dedi. Yani bir başbakana verilebilecek en güzel hediye bu. ’Her şeyimizi karşılıyorsunuz’ dedi" ifadesini kullandı.
Davutoğlu, İstanbul Bağcılar’da bulunan "Engelliler Sarayı"na gittiklerini belirterek, "Böyle garip, normal şartlarda hayata küsmüş olacak insanların nasıl heyecanla mutluluk içinde meslek sahibi olduklarını, oyun oynadıklarını, resim yaptıklarını, müzik icra ettiklerini, sema döndüklerini, semazenler var, görünce ’işte insana hizmet bu’ diyorsunuz ve hepsi sadece dua ediyorlar. Tabi talepleri de oluyor. Taleplerin hiçbir zaman sonu gelmez" dedi.
Malatya’da engelli bir vatandaşın seçim otobüsünün yanına gelmesi üzerine otobüsü durdurarak yanına gittiğini anlatan Davutoğlu, vatandaşın "Beni evlendirir misiniz" diye sorduğunu dile getirdi.
Davutoğlu, "Herkesin şahsi talepleri oluyor. Böyle çok sevimli taleplerle gelenler oluyor ve o talepler bazı siyasilere yük teşkil eder biz mümkün olduğunca çözmeye çalışıyoruz. Bana verilen yüzlerce, binlerce kağıt oluyor, her birisi bir kenara yazılmış. Cebime alıyorum, sonra onlar tasnif ediliyor. Dönülebilecek, spesifik çözüm gerektiren hususlar çözülüp bilgi veriliyor. Halkla bu iletişimi sürdürmek önemli" yorumunu yaptı.
Yeni vaatlerin kaynağına ilişkin bir soru üzerine ise Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Çok büyük bir yük getiren şeyler değil bunlar toplamına baktığınızda. 19,3 milyar Türk Lirasıydı daha önceki vaatler, bu da 1,5 milyar lira civarında belki bazı şeylerin çünkü tabi etki analizlerini yapıyoruz, 2 milyar en fazla civarında olacağını düşünüyoruz. Yani 22 milyar toplamda geçmeyecek bir şey ki bu da insanlara dokunan ama çok büyük yükler getiren şeyler değil bunlar. Nihayet Türkiye’nin gayrı safi milli hasılasının yüzde 1 nispetinde, yüzde 1’ini şimdi biraz daha geçmiş olacak ama Türkiye’nin bütçe performansı çok iyi, gelir performansımız iyi dolayısıyla toplumda bütçe dengelerimizde ve genel ekonomik dengelerde mali disiplini etkileyecek bir sonuç yok."
"Sizce milleti en mutlu edecek 3 projeniz veya vaadiniz ne" sorusu üzerine Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Her biri birbirinden güzel ve değişik kesimleri mutlu edecek, mesela gençlere iş imkanı oluşturmak için 50 bin lira karşılıksız hibe vaadi çok heyecan verici bir şey. Düşünün, gençlerin her birinin bir rüyası hayali vardır ama yapacak imkanı yoktur, onun için bir anda 50 bin lira çok büyük bir kaynak. Üstüne 100 bin lira da faizsiz kredi aldığında bir genç 150 bin lira gibi önemli sayılabilecek bir can suyu sermayeyle hayata başlayabilecek. Bu beni de heyecanlandıran bir husus. Çünkü 5 sene sonra, 10 sene sonra buradan ne kadar şirket çıkacak, ne kadar istihdam oluşacak bunu şimdiden hayal ediyorum. 10 sene sonra iyi uygulanırsa ki inşallah iyi uygulayacağız, buradan çok güçlü şirketler, KOBİ’ler çıkabilir."
Geçen gün İstanbul’da İMES Organize Sanayi Bölgesine gittiğini ve burada çok küçük alanlarda işe başlayarak şu anda Avrupa’ya yedek parça satan, Avrupa’da tek üretim yapan yerlerin bulunduğunu bildiren Davutoğlu, "Gurur duyuyorsunuz. Yine çok büyük fabrikalar değil ama ihtisaslaşmış, alanında çok iddialı KOBİ’ler, bunlar zamanla inşallah çok geniş bir etki alanı bulacak" dedi.
Davutoğlu, doğum izni sonrası anneleri işiyle çocuğu arasında ikileme sokmamak için annelerin ilk çocuk için 2 ay, ikinci çocuk için 4 ay, üçüncü çocuk için 6 ay kısmi zamanlı çalışıp tam zamanlı ücret alacaklarını belirterek, "Yani 4 saat çalışacak günde, gidecek çocuğuna bakacak ama 8 saat çalışmış gibi de maaş alacak. Bu da kadınlarımıza, annelerimize verdiğimiz değeri gösteriyor" diye konuştu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Futbol maçı yapıp da gol istemeyen teknik direktör nasıl absürt bir noktada ise Sayın Bahçeli de öyle bir noktada. MHP seçmeni taraftar orada izliyor maçı" dedi.
7 Haziran sonrası milletin mesajlarının AK Parti tarafından alınıp alınmadığının sorulması üzerineDavutoğlu, 7 Haziran’dan sonra diğer partilerden farklı olarak bir taraftan devlet yönettiklerini, bir taraftan kampanya yürüttüklerini, kongre yaptıklarını ve parti içindeki motivasyonu oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.
Davutoğlu, 1 Kasım seçimi sonrası partinin güçlenmesi ve kurumsallaşması için ne gerekiyorsa yapacaklarını söyledi.
Milletin mesajını seçim sonrası kurullarda, milletvekilleriyle, il başkanlarıyla değerlendiklerini anlatan Davutoğlu, milletin AK Parti’ye ilk günkü aşkla bir sadakati bulunduğunu, bunun gereğini yapacaklarını dile getirdi.
"7 Haziran’dan farklı bir atmosfer görüyor musunuz?" sorusu üzerine Davutoğlu, "Kesinlikle" yanıtını verdi.
1 Kasım’da seçimlerinde katılımın düşük olacağı yönünde iddiaların bulunduğunun anımsatılması üzerine Davutoğlu, "Ben böyle olacağını düşünmüyorum. Bu seçimde, seçmenin daha fazla ilgi göstereceğini düşünüyorum. ’Ya tek parti ya da koalisyon’ diye bir şey var. Daha önceki seçimlerde pek gündemde olmayan bir tartışma var" diye konuştu.
Diğer partilerin seçime ilişkin bir iddiası bulunmadığını belirten Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Onun için mesela Ankara’da terör olayından sonra biz bir hafta sonra yasımızı tuttuk, taziyemizi yaptık, acıları paylaştık. Sonra normal akışta mitinglerimize devam ettirdik, hatta artırdık. Çünkü bizim halktan talep ettiğimiz bir şey var. Ama Cumhuriyet Halk Partisi şu an ne talep ediyor halktan, yani yüzde 25-27 yapmak, yüzde 28 yapmak durumu değiştirecek değil. Yüzde 3-4 puan artar mı bir parti 4 ayda. Zor. Arttığında tablo değişir mi? Hayır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ikinci olacağı kesin. Arada önemli bir farkla ikinci olacağı. Üçüncülüğe de düşmeyecek o da kesin. Niye motive olsun insanlar? Ya da Milliyetçi Hareket Partisi, oy oranı itibarıyla üçüncü olacağı kesin neredeyse. Milletvekili sayısı itibarıyla değişebilir bazı şeyler ama nihayetinde Milliyetçi Hareket Partisi seçmenini de motive edecek fazla bir şey yok. HDP benzer şekilde. Türkiye’nin siyasetine bu saatten sonra HDP yeni bir boyut katacak değil. 7 Haziran’da soru ’HDP’nin barajı geçip geçmeyeceğiydi’. Şimdi AK Parti’nin tek başına iktidar olup olamayacağı sorusu."
-"AK Parti seçmeninin motivasyonu yüksek"
AK Parti seçmeninin motivasyonunun yüksek olduğunun altını çizen Davutoğlu, seçmenin oyunu kullanmakla siyasetin kaderini değiştirebileceğini ve AK Parti’ye 7 Haziran’da oy vermeyen ancak şimdi verecek olanlarda da motivasyon bulunduğunu söyledi.
Davutoğlu, "Burada ciddi bir miktarda oy kayması ve oy birikimi öngörüyorum. Dolayısıyla seçime katılımdan AK Parti olarak telaşlı değiliz. Seçime katılım noktasında şartların her zamankinden daha fazla bunu zaruri kıldığı kanaatindeyiz" İfadelerini kullandı.
Davutoğlu, yurt dışında yüzde 45 katılım iyi oran olduğunu vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Bizim içimizde, AK Parti-MHP koalisyonu yapılmasını isteyenler var ki şaşırıp kalıyorsunuz. 4 şart olursa AK Parti veya CHP ile koalisyon yaparız" dediğinin anımsatılması ve değerlendirmesinin sorulması üzerineDavutoğlu, şunları kaydetti:
"Bu şartları bize mi dikte ediyor, kendi tabanına mı yani kendi tabanı ile ilgili bir şey söyledikten sonra ’4 şartım var’ demek kendi tabanına ne demiş oluyor, onu anlamakta zorlanıyorum. Bu 4 şartı siz de... Aslında bu bir itiraf. Neyin itirafı? Sayın Bahçeli’nin kendi tabanıyla iletişimin kopuk olduğunun itirafı. Ya kendi tabanı Bahçeli’ye itibar etmiyor ya da Bahçeli kendi tabanı sesini dinlemiyor. Bir lider kendi tabanından kopuk ise siyasette nefesi çabuk tükenir veya siyasette söyleyecek sözünün sonuna geldi anlamına gelir. Kendi tabanına hitap edemeyen, yönlendiremeyen, mesajını iletemeyen birisini kendisine oy vermeyen geniş halk kitlelerine ulaşabilir mi? Ve burada bir başka itiraf da var, kendi tabanına rağmen hükümet olma cesareti göstermediğinin itirafı."
Davutoğlu, 7 Haziran sonrasında hükümet görüşmeleri sürürken AK Parti tabanında hiç kimsenin koalisyon istemediğine işaret ederek, koalisyon şartları oluşsaydı tabanını ikna etmek zorunda kalacağını aktardı.
Tabanın yeni seçim istediğini buna rağmen kendilerinin samimiyetle hükümet kurma çabası içine girdiğini vurgulayan Davutoğlu, bunun sorumluluk ve cesaret işi olduğunun altını çizdi.
"MHP tabanı koalisyon istediği halde Bahçeli, hükümet sorumluluğunu paylaşmaya cesaret edememiş demektir" değerlendirmesini yapan Davutoğlu, MHP tabanının da her siyasi taban gibi iktidar olmak istediğini belirtti.
Davutoğlu, MHP tabanını bu değerlendirmeyi yapacağını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İktidar olma iradesi olmayan bir genel başkandan ise iktidar olarak Türkiye’yi istikrarlı bir şekilde büyümeye götürecek, AK Parti’yi tercih edecektir diye düşünüyorum. Sadece AK Parti tercihi değil burada, MHP tabanı bir şekilde iktidar olmak istiyor. Doğaldır bu da. Niye siyaset yaparsanız? Ben futbol maçı oynayayım 90 dakika ama zinhar gol atmayayım. Gol atmayacaksan niye oynuyorsun?
Diyorlar ki pası veriyor, CHP pası verdi, ’başbakan ol’ dedi. Olabilecek değil, CHP verdi diye olmaz ama. ’Hayır, ben o pası almam’ diyor. Sonra ben götürdüm. Bir pas değil 4 tane top koydum önüne, ’gel bu oyunu istersen beraber hükümet kuralım, istiyorsan seçim hükümeti kuralım, istersen azınlık hükümeti kuralım sen destek ver, taleplerin nedir onu bileyim, istiyorsan beraber erken seçime…’ Bütün bunların hepsine ’hayır, hayır, hayır’ dedi. Futbol maçı yapıp da gol istemeyen teknik direktör nasıl absürt bir noktada ise Sayın Bahçeli de öyle bir noktada. MHP seçmeni taraftar orada izliyor maçı. ’Bizim teknik direktör ne yapıyor’ diyor. Önüne gelen hiçbir topu almıyor. Hatta oyuncuları sahanın dışına çekiyor. O zaman sahaya niye çıkıyorsun? Dolayısıyla burada iktidar olma iddiası taşıyan bir kitle ile iktidar olmayı düşünmeyen bir lider arasında bir problem var."
Davutoğlu, MHP seçmenin AK Parti’nin samimiyetini ve karalığını gördüğü için AK Partiyi tercih ettiğini söyledi.
Başbakan Davutoğlu, Bahçeli’nin koalisyon görüşmelerinde çantayı açıp açmadığının sorulmasına karşılık da "O çantayı hiç açmadı bize. Sadece çantayı şöyle bir kaldırdı, ’hazırlık yapmıştım’ dedi, bir iki bir şey gösterdi ama içinde ne vardı, o dosyalar neydi onları hiç konuşacak şey olmadı" değerlendirmesinde bulundu.