Basbakan Erdogan’in Artvin Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni
Buradan şimdi selamlarımızı gönderiyoruz; Ardanuç’a, Arhavi’ye, Borçka’ya, Hopa’ya, Murgul’a, Şavşat’a, Yusufeli’ne selamlar sevgiler gönderiyorum.
Kardeşlerim, bugün aynı zamanda 21 Mart, uluslararası camiada, özellikle Türk dünyasında Nevruz Bayramı ve ben tüm İslam-Türk dünyasının Nevruz Bayramını kutluyorum, tebrik ediyorum. İnşallah Nevruz Bayramının baharı kalıcı olur. Nevruz’un barışı kalıcı olur. İnşallah birilerinin istismar vesilesi olmaz. İnşallah o barış ateşini yakanlar onun istismarını yapmaz. Ben inanıyorum ki Artvin bunun zaten şuurunda, bunun idrakinde ve inşallah bu anlayışla yola devam ediyoruz.
Kardeşlerim, şimdi gelirken helikopterde bir şey dikkatimi çekti; şurada arka taraftan Çoruh Nehri. Baktım ki orada bir vahşi çöp depolama var. Çöp depolama, bu çöp depolamanın suyu, sızıntısı nereye akıyor? Çoruh Nehrine akıyor değil mi? Hani bunlar çevreciydi, öyle demiyor mu bu Halk Partisi, çevreciyiz demiyor mu? Bu Geziciler çevreci değil miydi? Sizi gidi Geziciler sizi. Kardeşlerim, koskoca İzmir hala vahşi çöp depolama yapıyor, ama İstanbul modern depolama yapıyor. Ne demek o? Yani o modern depolamayla sızıntıları minimize ediyorsunuz, çöpten ta Belediye Başkanlığımda, İstanbul’da, Artvinli İstanbul’u iyi bilir, kompost gübre üretiyoruz parklarda kullanmak için, doğal gübre bu, orada kullanıyoruz. Kimyasal değil, onu orada kullanıyoruz. Ayrıca, yine çöpten enerji üretiyoruz. İstanbul bunu yapıyor, İzmir onu yapıyor. CHP ile AK Parti’nin farkı bu işte; birisi vahşi depolama, birisi modern depolama. Şimdi inşallah Mehmet kardeşimle burada da bu devri kapatacağız. Vahşi dönem kapanacak, modern döneme gireceğiz. Kardeşlerim, size bu yakışır, şu andaki durum değil.
Bakınız AK Parti iktidarıyla bizim şu Artvin’e, görüntüde küçük bir il değil mi, yaptığımız yatırım ne biliyor musunuz? 10 katrilyon. Ah kardeşlerim, niye bunu yaptık? Fakat artık bizim 9 günümüz var, 9 gün. Ben size 9 gün için sizden 9 tane müjde bekliyorum. Anlıyorsunuz değil mi? Ne demek bu? 9’da 9 inşallah, bunu bekliyoruz.
Kardeşlerim, Artvin’in diyoruz tamamı hizmet görsün, A’dan Z’ye hizmet görsün. Ve biz Artvin’i şu yaptığımız hizmetlerle nereden nereye getirdiğimiz zaten belli. Kardeşlerim, 2007’de eğitimden başlıyorum, buraya Üniversiteyi kim kurdu? Biz kurduk. Bu modern geçinenler AK Parti kurulmadan önce acaba Artvin hiç bunların aklına geliyor muydu ya? Ama bizim hep aklımızda oldu. Üniversiteyi kurduk, şimdi burada artık Artvin’in evlatları da okuyor, Artvin’in dışından yavrularımız da burada gelip okuyor. Kardeşlerim, yurtlarımızı kurmaya başladık. Okullarımızda çocuklarımızın kitaplarını ücretsiz olarak alıyor muyuz? Okullarımız devamlı olarak yapılıyor mu? Daha da yapılmaya devam edecek.
Ah benim kardeşlerim, ya şurada Kredi Yurtlar Kurumu olarak bile bunların aklına yurt binası yapmak gelmemişti, bunu bile biz yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Çünkü, üniversitemizdeki yavrularımızın burada konaklama sıkıntısı olmayacak, bunu da başaracağız.
Fakat bütün bunların yanında bizden önce, tabii o zaman burada böyle bir şey yoktu ama, iktidarımızdan önce üniversite öğrencilerine verilen burs neydi biliyor musunuz? 45 liracık, 45 liracık. Şimdi 300 lira. Kredi Yurtlar’da kalanlara 200 lira da beslenme yardımı veriyoruz 500 lira. Kardeşlerim, biz sizin için varız. Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik.
Bütün bunların yanında başka adımlar attık; sağlıkta buradaki hastanemizi büyüttük mü? Buraya 150 ek ilave ettik. Ama şu anda değerli kardeşlerim, inşaatı devam hastanelerimiz var. Çünkü, Artvin ilçeleriyle bu noktada çok daha iyi bir konuma gelecek, bunun adımlarını atıyoruz. Kardeşlerim, istiyoruz ki Artvinli buradan çıkıp buradan Rize’ye, Trabzon’a, İstanbul’a, Ankara’ya değil bütün sorununu, sağlık sorununu burada çözebilsin. Ve şu ana kadar sağlıkta 92 trilyon yatırım yaptık. Kardeşlerim, 150 yataklı ek bloğu hallettik. Şimdi Ardanuç’a bu arada 50 yataklı bir devlet hastanesi kazandırdık. Ardanuçlu kardeşlerim bundan istifade ediyor değil mi? Şöyle Ardanuçluların elini bir göreyim bakayım. Hopa, Şavşat, Arhavi’ye toplamda 120 yataklı devlet hastaneleri yapıyoruz şu anda inşa halinde. En kısa zamanda tamamlayıp onları da hizmete alacağız.
Bitmiyor Murgul Entegre İlçe Hastanesi, Borçka Devlet Hastanesi ve Artvin merkezde burada Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi projelerimiz hazır, şu anda ihale sürecindeyiz, onun da ihalesini yapacağız.
Değerli kardeşlerim, bütün bunlarla beraber inşallah Yusufeli, Yusufeli tabii şu anda Türkiye’nin en büyük gövdeli barajına sahip olacak. Oraya da bir hastane yapıyoruz, şu anda arsa teminiyle ilgili çalışmalar sürüyor, yeni bir Yusufeli inşa edeceğiz biliyorsunuz. Modern bir Yusufeli şehri inşa edeceğiz. Ve bu deniz manzaralı olacak, nereyi seyredecek? Yusufeli Barajını seyredecek. Kardeşlerim, şehir inşa etmek budur. Onun için biz ne diyoruz biliyor musunuz? Büyük medeniyet yolunda insan, demokrasi, şehir. Lafla bu işler olmuyor. Biz zaten kendimizi ispat etmiş insanlarız. Artvinli İstanbul’u bilir, İstanbul’da 4,5 yıl Belediye Başkanlığı yaptım. O zaman İstanbul çöp dağlarıyla kaplı mıydı? Susuzluk var mıydı? Hava kirliliği var mıydı? Ya Artvin bunların hiçbiri burada olmaz. Şu vahşi depolama, şu çöp şuradan ancak bizimle kalkar, Halk Partililerle kalkmaz. Onu hemen anında biz bertaraf ederiz, zaten Artvin’de su sıkıntısı yok, ama altyapı yok, o altyapıyı da biz yapacağız, biz yaparız.
Uzun adam sizlere gurban olsun ya.
İnşallah hava kirliliği, zaten bu yeşilin içinde hava kirliliği olmaz. Şimdi bu yeşilin içinde zaten hava kirliliği olmaz, ama buna rağmen biz buraya doğalgazı da getirmek suretiyle zaten bu noktada da evlerimizde 1 oda ısınsın istemiyoruz, tüm daire ısınsın. Benim hanım kardeşlerim, beyler; mutfağında da, banyosunda da butona bastığı anda sıcak suyu görsün. Zaten göreve geldiğimizde Türkiye’de 9 ilde doğalgaz vardı. Şimdi 72 ilde var. 9 il kaldı, o 9 ili de inşallah süratle bitireceğiz. Burada Artvin inşallah bu doğalgaza süratle ulaşacak, kavuşacak.
Kardeşlerim, şimdi ben sizlere buradan ulaşımda attığımız adımları biliyorsunuz? Ey Cankurtaran, yol var mıydı oradan ya, kışları duruyor muydu? Oralar ölüm kusuyordu ölüm. Şimdi bu yılın sonuna kadar Cankurtaran inşallah bitiyor ve artık Cankurtaran tüneliyle gerçekten orada canlar kurtulacak. Zaten Gümrük ve Tekel Bakanımız, eski adıyla tabii Tekeldi, Gümrük Dış Ticaret şimdi, Hayati Bey, orada ışık göründü sinyalini verdiler. Geldiler orada o töreni de yaptılar. Değerli kardeşlerim, burada el ele vererek Cankurtaran’ı inşallah yılsonunda onun töreninde de beraber oluruz ve tüm belediye başkanlarımızla orada birlikte oluruz.
Ama ben sizden bir ricada bulunacağım. Kardeşlerim, kaç günümüz var? Artık 9 da yok, bugünü de sayma, kaldı 8 gün, yani 1 hafta. Burada kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Bir yerden ablalar türemiş Pensilvanya’dan. Bu Pensilvanya’nın ablaları kapınızı çaldığı zaman herhalde gereğini söylüyorsunuz. Yavrularımızı yurtlarından atıyorlar, evlerinden atıyorlar. Niye? Onlar gibi düşünmüyorlar. Ya siz torna mahsulü mü istiyorsunuz ya, insan istediği gibi düşünür. Çünkü, rant. Pensilvanya’da bir zat var, hoca efendi midir, istihbarat şefi midir belli değil. Adam bakıyorsun dinlemeyse dinleme, görüntüyse görüntü, her numara var. Neymiş, gece bir alüfteyle bir siyasetçi biraraya gelecekmiş, onun istihbaratını almış, hemen İstanbul’da, Türkiye’de neyse tanıdığı birisini aramış bulmuş, git haber ver bak böyle bir durum olacak. Ya şu hale bak, ya sana mı kaldı bu iş? Bir Müslüman, bırak bir Müslümanı dinlemeyi, gözetlemeyi yapamaz böyle bir şeyi, hiçbir insana yapamaz, bu bizim inancımızda yok, bizim dinimizde böyle bir şey yok.
Sonra, sen Türkiye’yi çok mu seviyorsun, bu vatanı çok mu seviyorsun? Ne işin var Pensilvanya’da ya, çık gel buraya, gel. Siyaset yapacaksan burada yap, sonra böyle alüftelere falan takılma, bizim güzel insanımız var, nedir bu yanlış? Benim ülkemi oradan niye karıştırıyorsun, ülkeme fitneyi niye sokuyorsun? Yalansa bunlarda, takiye ise bunlarda, her numara var. Milyarlar dolar bunlarla uğraşıyorsun. Neymiş? Bir tane ceketi varmış, ya bir ceketin cebine milyarlarca dolar sığar mı, nasıl yapıyorsun bu işleri?
Kardeşlerim, el ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz, biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Kardeşlerim, şunu unutmayın: Kişi sevdikleriyle beraber hasrolunacaktır; ilke budur. Şu anda Kılıçdaroğlu’na oy toplayan Pensilvanya onunla beraber hasrolunacaktır. Başka bir şey söylemeye gerek var mı?
Ah benim başörtülü kızlarım, ne dertler çektiler, ah. Benim iki yavrum ne çekti, üniversitenin kapısından çevrildiler. İmam hatip öğrencisi oldukları halde okula sokulmadılar. Kardeşlerim, katsayı engeli getirdiler mi? Getirdiler. Meslek lisesi mezunu musun, katsayı engeli. İstediğin üniversiteye giremiyorsun, ayağına ağırlıkları takmışlar, koş diyorlar, nasıl koşacaksın? Kardeşlerim, ne oldu? Sabrettik, sabrettik, zafere ulaştık. Şimdi 4+4+4’le beraber 12 yıllık zorunlu eğitimle Türkiye’nin önünü açtık mı? Şimdi artık başörtü sorunu var mı? "Katsayı engelli var mı? İstediğin üniversiteye gidebiliyor musun? Kardeşlerim, devlet dairesinde başörtülü olarak çalışma başladı mı? Bunun adı normalleşmedir. İşte buyurun, başı açık kardeşim, başı örtülü kardeşim hepsi yan yana, kardeşlik bu, birlik bu, beraberlik bu. Ya ayırdılar vatandaşımı, ayırdılar, birbirine düşürdüler, sıkıntı buydu. Birisi Kürtçülük yapıyor, siyasi Kürtçülük, bir parti siyasi Türkçülük yapıyor, CHP de ben kumsalların partisiyim diyor. Ama biz 77 milyonun partisiyiz. Biz 780 bin kilometre karenin partisiyiz. Ben Türk’ü Türk olduğu için sevmiyorum, Kürt’ü Kürt olduğu için sevmiyorum, Laz’ı Laz olduğu için sevmiyorum, Boşnak’ı, Arnavut’u, Gürcü’yü, Abhaza’yı kimliklerinden dolayı sevmiyorum, beni yaratan Allah onları da yarattığı için seviyorum; bizim farkımız bu.
Kardeşlerim, onun için tek millet dedik, onun için tek bayrak dedik. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, reklamı izliyorsunuz değil mi? Nasıl bizim reklam? Ona da bir yasak getirdiler. Neyse, çözüm bitmiyor, AK Parti’de çözüm bol. Üçüncüsü; tek millet dedik, tek bayrak dedik, tek vatan dedik. Batıda ne varsa doğuda o olacak, kuzeyde ne varsa güneyde o olacak. Bakınız şimdi diyorlar ki Artvin’e havalimanı, Rize’ye havalimanı. Neyse, bir etüt fizibilite çalışması yaptırdım, inşallah büyük ihtimalle Rize ve Artvin’in müşterek kullanabileceği bir havalimanını orta bölgede uygun bir yere inşallah yapacağız. Şu anda Rize de bugün o müjdeyi bekliyor, şimdi duydular tabii. İnşallah etüt proje çalışması devam ediyor, yer tespit çalışmaları devam ediyor, sizi çok uzun uzadıya yollarda yormadan havalimanına şöyle yarım saatte ulaşabilecek hale getireceğiz.
Kardeşlerim, bununla kalmıyoruz. Tabii Erzurum’a yakın ilçelerimiz belki Erzurum’u kullanacak, takdir kendilerinin. İster Batum’u kullanır, ister Rize Havalimanını kullanır, kullanır, üç tane burada havalimanı Artvin’in hizmetinde olacak inşallah.
Kardeşlerim, bununla kalmıyoruz. Bakınız… Biz sizlerle gurur duyuyoruz.
Kardeşlerim, CHP’yi dinliyorsunuz, geldi buraya, ne konuştu burada? Bir plandan bahsetti mi? Bir projeden bahsetti mi? Ben şunu yapacağım, bunu yapacağım, böyle bir şeyden bahsetti mi? Ya bizim bahsetmemize gerek yok zaten, niye? Şuralardaki yaptığımız barajlar zaten bizi anlatıyor, öyle mi? Deriner’e bak bizi gör, hamd olsun tamamlamak bize nasip oldu. Muratlı’ya bak bizi gör, tamamlamak bize nasip oldu. Değerli kardeşlerim, ya biz dağları delerek geliyoruz, onları bile yaparken bunları yaptık. Buralardan milyonlarca kilovat/saat enerji üretiyoruz. Niye? Türkiye’nin enerji sorununu çözelim diye. Kardeşlerim, Deriner’i biliyorsunuz 2012 yılında hizmete aldık ve bu bizim Çoruh Nehrine taktığımız bir gerdanlıktır.
Değerli kardeşlerim, bunlar Muratlı Barajıyla buradan 1 milyar 39 milyon kilovat/saat enerji üretecek Borçka Barajı ve Hidroelektrik Santralini de bitirmek, o da bize nasip oldu. Bakınız Deriner, Muratlı, Borçka; bunlar buraya hayat getirdi.
Şimdi istiyorum ki Borçka Belediyeyi alacak ve bize müjdeyi verecek.
Şimdi kardeşlerim, 10 katrilyon yatırımın bakınız Orman Su işlerinde 6,5 katrilyon yatırım yaptık Artvin’e, işte bu barajlar ağırlıklı. Ulaştırma haberleşmede 1,5 katrilyon. Tarım ve hayvancılıkta 289 trilyon. Eğitimde 173 trilyon, aile ve sosyal politikalarda 170 trilyon, enerjide 142 trilyon, sağlıkta 92 trilyon yatırım yaptık. Şimdi yavrularımız okula gidiyor kitaplar ücretsiz. Şimdi FATİH Projesiyle tablet bilgisayarlar geliyor, sınıflarımıza biliyorsunuz etkileşimli tahtalar yerleştiriliyor.
Kardeşlerim, bakınız bu adamlar proje, plan, böyle bir şey açıklayamaz. Ama biz, bize yolsuzluk iftiralarına hep eserlerimize cevap verdik. Ziya Paşa güzel söylemiş: “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.” Biz eserlerimizle konuşuyoruz, onlar iftiralarla konuşuyor. Kardeşlerim, ya şuraya bakın, 79 senede Cumhuriyet tarihinde Türkiye’de 6100 kilometre bölünmüş yol yapıldı. Biz 12 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık; farkımız bu.
Kardeşlerim, Cumhuriyet tarihinde yapılan dersliğin yarıdan fazlasını biz yaptık. 205 bin derslik yaptık ve bizim milli gelirimiz neydi biliyor musunuz geldiğimizde? 205 milyar dolar, 230 milyar dolar. Biz bunun üzerine ne ilave ettik biliyor musunuz? 79 senede oraya geldiler, ama biz 12 senede bunun üzerine 590 milyar dolar ilave ettik; kardeşlerim, farkımız bu, farkımız bu, 820 milyar dolar oldu şimdi.
Bu MHP, gitti IMF’e borçlandı. Bize nasıl devretti? 23,5 milyar dolarla. Kim ödedi o borcu biz ödedik, biz ödedik. Şimdi IMF bizden borç istiyor, biz ona şimdi borç vereceğiz.
Merkez Bankası bizim milli bankamız değil mi? Merkez bankasının kasasında ne vardı biliyor musunuz? 27,5 milyar dolarcık. Şimdi 128 milyar dolar. Bir de utanmadan, sıkılmadan milliyetçiyiz diye geçiniyorlar. Bırakın bu işleri ya, ne milliyetçisi. Bunlar vatansever, milliyetperver yok böyle bir şey, bunlar laf milliyetçisi, laf.
Kardeşlerim, bunlar bol bol siyasi Türkçülük yapsınlar, biri de siyasi Kürtçülük yapıyor, tamam bunlar birbirlerini iyi bulmuşlar. Ama biz gerçek manada milletimizi seviyoruz. Biz bu millete hizmet etmeyi bir ibadet telakki etmişiz. Halka hizmet Hakk’a hizmettir, biz bunu böyle bilmişiz.
Kardeşlerim, işçiyi memuru bunlar sömürdü, 13,5 katrilyon zorunlu tasarruf adı altında para kestiler. İşçime-memuruma 13,5 katrilyonu biz ödedik. Konut edindirme yardımı dediler, 3,5 katrilyon kestiler. İşçi-memur devletten alacaklıydı, bunu da biz ödedik, biz böyle çalıştık, hala böyle çalışıyoruz, elhamdülillah sağlamdayız. Türkiye’nin büyümesini hazmedemeyenler var, bizi kıskananlar var, ama biz onlara rağmen büyüyeceğiz, onlara rağmen güçleneceğiz. Gidiyoruz şimdi uluslararası toplantılarda bakıyorsun bize ne diyorlar biliyor musunuz? Türkiye’yi tanıyamadık. Hayırdır, ya yolları gördük, havalimanlarınızı gördük şaşırdık. Geldiğimizde bizim havaalanlarımız kümes gibiydi ya. 26 tane havaalanı vardı Türkiye’de, şimdi 52 tane havaalanı var. Yani, dünyayla yarıştayız, inşallah bunları yapacağız. Ve değerli kardeşlerim, şu gördüğünüz sınır kapısı Kemalpaşa’da neydi? Rezaletti değil mi? Oranın halini biliyorsunuz. O zaman Gürcistan’la anlaştık, orayı modern bir hale getirdik, ama hala eksik var biliyorum, onu da gidereceğiz.
Şimdi Kemalpaşa tutturdu bizi ilçe-ilçe-ilçe. İnşallah oradaki değişim-dönüşümle beraber Mustafakemalpaşa’da bu operasyonu yapacağız ve Mustafakemalpaşa inşallah bir ilçe haline gelmiş olacak. Kemalpaşa ilçe olduğu andan itibaren zaten orası bir sınır kapısı olarak da ilçe olması hasebiyle çok daha güçlü hale gelecek.
Kardeşlerim, biz sizin hizmetkarınızız, bunu bilin. Bizim efendilik diye bir derdimiz yok. Bütün derdimiz şu: Bu can bu tende oldukça biz bu vatana, bu millete hizmetkarız.
Şimdi söz çok, ama bugün Cuma, Rize’ye gideceğiz, Rize’den Erzurum’a geçeceğim. Yani, bugün iki mitingimiz daha var. Sizin dualarınıza muhtacız. Ve gece-gündüz demeden Aşık Veysel gibi uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece, gideceğiz gündüz gece. Kardeşlerim, benim sizden isteğim şu 8 gün. Hanım kardeşlerim, ablalar kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Abiler, kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Aman ha, müjdeleri alacağız Artvin’den. Bu defa bir başka Artvin, bunu görüyorum. Hazır mıyız?
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Artvin’i hatırlatıyor, bana her şey Türkiye’yi hatırlatıyor.
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
Günümüz kutlu olsun, geleceğimiz hayırlı olsun. 30 Mart ülkemiz için yeni bir milat olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.